FARE ISIRIĞI HASTALIĞI

FARE ISIRIĞI HASTALIĞI. Fareler (veya sıçanlar) ısırma yoluyla insana en­feksiyon bulaştırabilirler. Bu enfeksiyon­lardan biri, streptobacillus moniliformis enfeksiyonudur; beş gün içinde, hastada yüksek ateş, deri döküntüsü, eklemlerde şişkinlik ve ağrı belirir. Diğer bir hasta­lık da, spirillum ... DEVAMI...>>

FANTOM ORGANI VE AĞRISI

FANTOM ORGANI VE AĞRISI. Kol veya bacaklardan biri cerrahi olarak ke­sildikten sonra hasta, genellikle o or­ganın hâlâ yerinde olduğu duygusunda­dır. Genellikle, bu duygu zamanla kay­bolur, fakat ender vakalarda, hastayı ra­hatsız edercesine sürer ve hasta, o or­ganın ... DEVAMI...>>

FANCONİ SENDROMU

FANCONİ SENDROMU. İdrara fazla miktarda amino asid çıkarılmasıyla özel-lenen bir hastalık. Protein metabolizma­sını ilgilendiren doğuştan bir kusur söz konusudur. Bu kusur, böbreklerde yer­leşmiştir.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FALLOP BORULARI

Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FALLOİDİN

FALLOİDİN (Phalloidin). Yenebilen mantar sanılıp, yendiğinde, süratle tam akciğer nekrozuna yol açan mantar A ma­nita phalloides'in zehiridir.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FALANKS

FALANKS. El ve ayak parmaklarının ufak düz kemiklerine verilen addır.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FAKÜLTATİF

FAKÜLTATİF. Duruma, isteğe bağlı olan; çeşitli koşullar altında yaşama ye­teneğine sahip bulunan.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FAKOMATOZ

FAKOMATOZ'lar. Sıklıkla şiddetli akıl geriliğine eşlik eden kalıtsal bir hasta­lık grubu. Adını, gözün ışığa duyarlı ta­bakasında ortaya çıkan "fakomata" adlı küçük nodüllerden alır. Sturge-Weber sendromu diye adlandmlan nadir bir ka­lıtsal hastalık bu çeşit fakomatozlar ara­sında ... DEVAMI...>>

FAHRENHEİT

FAHRENHEİT. Bir ısı ölçüm sistemi. Bu sistemde suyun donma noktası 2, kaynama noktasıysa 212 olarak kabul edilmektedir.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FAGOSİT

FAGOSİT. Diğer hücreler veya mikro -organizmaları yiyen herhangi bir hüc­redir. Fagositler sabit veya serbest ola­bilirler; kandaki fagositler, monosit ve polimorf nüveli lökositlerdir. bkz. Löko-sit, Retikülo-endotelyal Sistemi.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FACİES

FACİES (Fasyes). Yüz anlamına gelen bu kelime, tıpta "yüz ifadesi"ni belirt­mek için kullanılmaktadır. Çeşitli hasta­lıklara özgü ifadeler vardır: Burun ar­kasında et bulunan çocuklardaki ade-noid yüz (aptalımsı, ağzı açık bir ifade) veya Parkinson hastalığındaki Parkinson yüzü ... DEVAMI...>>

EV TEMİZLEYİCİSİ DİZİ

EV TEMİZLEYİCİSİ DİZİ; Dizkapağı önünde kesenin şişmesidir. Adından da anlaşılacağı gibi, bu durumun nedeni, aşırı çömelmektir.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

EUTHANASIA

EUTHANASIA. Ötanazi. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ETMOİD

ETMOİD. Kafatası tabanında bulunan, düzensiz şekilli ufak bir kemiktir. Göz küresi boşluğunun iç duvarını, burun üst kısımlarını ve burnu ikiye ayıran böl­meyi oluşturur. Kemiğin bazı bölümle­rinde hava hücreleri vardır ki, bunlar, etmoid sinüsleri adını alır ... DEVAMI...>>

ETİLEN GLİKOL

ETİLEN GLİKOL. Donmaya karşı kul­lanılan bir maddedir. Alındığında oluş­turduğu etkilerin ölüme yol açtığı bili­nen zehirli olarak tanımlanmış bir sıvı­dır. Karaciğer ve böbrekleri yıkıma uğ­ratır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ETİL KLORÜR

ETİL KLORÜR (Klorür Detil). Yerel anestezik olarak (çabuk buharlaşmasın­dan ötürü, üzerinde bulunduğu bölümü dondurur) ve genel narkozun ilk aşama­larında genel anestezik olarak kullanı­lan uçucu bir sıvıdır. Bazı zararlarından ötürü günümüzde, pek kullanılmaktadır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ETİL ALKOL

ETİL ALKOL. Alkol. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ETER

ETER. Kimyasal adı dietil eter (diethyl ether) olan uçucu, anestetik bir sıvıdır. XVI. yüzyıldan beri tanınmakta olan eterin anestezide ilk kullanılışı XIX. yüz­yılda olmuştur ve 1846'da, ilk defa Wil-liam Morton, Massachusetts General Hospital'de bu maddeyi ... DEVAMI...>>

EŞCİNSELLİK

EŞCİNSELLİK (Homoseksüalite). Cin­sel dürtü ve davranışları bakımından kar­şıt cinse değil de, kendi cinsinden olan­lara eğilim duyma. Bu hal nadiren orga­nik bir nedene bağlıdır (bkz. Hermafro-dit). Büyük oranda psikolojik bir bozuk­luktur. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ESKAR

ESKAR. Yatak Yarası. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ESERİN

ESERİN. Diğer adı fizostigmin olan ese­rin, Calabar fasulyesinden elde edilen bir alkaloiddir. Bu madde, sinir siste­minde uyarıların hücreden hücreye ge­çişinde ve parasempatik sinir sistemini çalıştırmakta etken olan asetilkolin'in yı­kılmasında (bkz. Asetilkolin) rol oyna­yan enzimlerin çalışmalarını ... DEVAMI...>>

ESANSİYEL HİPERTANSİYON

ESANSİYEL HİPERTANSİYON. Bir hastalıkla ilgili olmaksızın var olan yük­sek kan basıncıdır, Hipertansiyon. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

EROZYON

EROZYON. Rahim boynunu (serviks) etkileyen bir özel durumdur. Nedeni: Burada kelimenin bize ha­tırlattığı anlamda bir doku aşınması söz konusu değildir. Aşınmadan kasıt, vagi-nayı ve vaginaya uzanan rahim boynu­nun dış kısmını normalde örten çok katlı yassı ... DEVAMI...>>

EROTİK

EROTİK. Cinsel heyecana yol açan uya­ranları tanımlamak için kullanılan bir deyim. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

EROİN

EROİN (Heroin): (Diamorfin). Morfin formülünde ufak bir değişiklik yaparak elde edilen bir alışkanlık verici ilaçtır. Miktar yönünden karşılaştırıldığında, morfinden daha etkilidir, yani belirli bir miktar morfin etkisi, eroinin daha az miktarıyla elde edilir. Bu ilacın ... DEVAMI...>>

ERKEN EJAKÜLASYON

ERKEN EJAKÜLASYON. Erkekte, cinsel birleşmeden önce ya da hemen başlangıçta meydana gelen boşalmadır. Anksiyete giderici ilaçlar yararlı olabilir. Vakaların yaklaşık % 50'sinde organik bir bozukluk vardır. Geri kalan grup ta-mamıyle psikolojik etkenlere bağlıdır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza ... DEVAMI...>>

ERKEN DOĞUM

ERKEN DOĞUM. Gebelik süresini dik­kate almaksızın, doğan bebeğin ağırlığı­nın 2500 gramdan az olduğu vakalar "erken doğum" diye nitelendirilir. Yeni doğanın ağırlığı 1100 gramdan az ise (takriben, 28 haftalık bebeğin kilosu) be­beğin yaşama olanağı yok gibidir. ... DEVAMI...>>

ERİZİPELOİD

ERİZİPELOİD. Derinin, erizipel'de ol­duğu gibi, kızarmasıyla, fakat erizipeF de bu duruma eşlik eden ateş ve bitkin­lik halinin bulunmasıyla, kendini göste­ren bir hastalıktır. Nedeni: Bazı hayvanlar ve balıklar­da yaşayan bir organizma olan Bacillus erysipelatus suis'ÜT. Belirtileri: Bu hastalığa, ... DEVAMI...>>

ERİZİPEL

ERİZİPEL. Yılancık. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERİTROSİT SEDİMANTASYON HI­ZI

ERİTROSİT SEDİMANTASYON HI­ZI, Sedimantasyon. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERİTROSİT

ERİTROSİT, Alyuvar. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERİTROPOEZ

ERİTROPOEZ. Kandaki alyuvarların yani eritrositlerin vücut içinde yapımına verilen ad. Eritropoez kemik iliği ve ka­raciğerde gerçekleşir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERİTROMİSİN

ERİTROMİSİN (Erythromycine). Peni­siline duyarlı kişilerde, pnömokok, sta-filokok veya streptokok enfeksiyonlarını tedaviye yarayan bir antibiyotiktir. Ery-thromycin'e karşı duyarlık reaksiyonları çok seyrektir ve bu maddenin toksisitesi çok azdır. Ama ne yazık ki, stafilokok-lar, genelikle erythromycin'e karşı di­renç ... DEVAMI...>>

ERİTEM

ERİTEM. Derinin kızarmasıdır. İlgili bölgedeki kan damarlarının genişlemesi sonucu oluşur. Bu duruma yol açan et­kenler, hafif yanıklar, aşırı soğuk, sıy­rıklar, çeşitli ateşli hastalık ve allerjik reaksiyonlardır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERGOTAMİNE

ERGOTAMİNE.Çavdar Mazmuzu. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERGOSTEROL

ERGOSTEROL. Bu sterol, küf ve man­tarlarda bulunur. Aslında çavdar mah-muzu'ndan izole edilmiş olduğundan, bu adı almıştır. Ergosterol, X-ışınma tutu­lursa, D2 vitamini olan kalsiferol oluşur. bkz. Kalsiferol. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERGOSTEROL

ERGOSTEROL Günümüzde bile birçok genç kız bir­denbire beliren âdet kanaması olayına ruhsal açıdan hazır değildir veya en azın­dan, konu hakkında bilgisizdir. Âdet ka­naması ağrılı olabilir, vücuttaki hormon dengesinin değişimi ve ... DEVAMI...>>

ERGİNLİK ÇAĞI

ERGİNLİK ÇAĞI. Buluğ, Adolessans, Püberte, Erinlik. İkincil cinsel özelliklerin belirmeye başlamasıyla kişinin tam ol­gunlaşması arasındaki dönemdir. Bu dö­nem, vücut büyümesinin tamamlanmasıy­la sona erer; genellikle kızlarda 12, er­keklerde 14 yaşlarında başlar. Her iki cinsiyette de erginlik ... DEVAMI...>>

EREKSİYON

EREKSİYON. Penis'in ya da klitoris'in kanla dolarak şişmesi, sertleşmesi. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ERBEZİ

ERBEZİ (Testis). Düzgün yüzeyli, oval, 2,5 x 3 x 4 cm. boyutlarında olan bir or­gandır. Her bir testisi, tunica vaginalis adlı, aralarında ince bir sıvı tabakası olan çift katlı bir zar kaplar. Her iki testis ... DEVAMI...>>

EPİZYOTOMİ

EPİZYOTOMİ. Doğum sırasında, anne perine'sinin yırtılmasını önlemek ama­cıyla, perine'de yapılan bir insizyondur. İnsizyon, kontrolü olan bir yaradır, bu­na karşılık, yırtık kontrolsüzdür ve be­beğin serbestçe dışarı çıkabilmesi, vagi-na ağzının genişletilmesini gerektiriyorsa, genel veya yerel anestezi altında, ... DEVAMI...>>

EPİZYOTOMİ