FOLİKÜL

FOLİKÜL (Bezoik). Salgı yapan, çok ufak bir bez veya kisttir. Yumurtalıkta, yumurta hücresi yumurtalık folikülü adı­nı alan ufak kistik bir boşluk içinde ge­lişir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FOLİK ASİT

FOLİK ASİT (Pteroylglutamic asid). İlk olarak ıspanakta bulunan ve sonraları diğer bitkilerin yapraklarında, bira ma­yasında ve karaciğerde de varlığı sapta­nan bir maddedir. B kompleks vitami­ninin bir bölümü olup, kanda büyük anormal alyuvarların bulunmasıyla be­lirlenen kansızlığın ... DEVAMI...>>

FOBİ

FOBİ. Anormal korkudur. Bu kelime, genellikle, korkulan cismin sonuna, takı olarak getirilir: Açık yerden kormak an­lamına gelen agorafobi, kapalı yerlerden korkmak anlamına gelen klaustrofobi vb. gibi.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLUOTHAN

FLUOTHAN.Halothan. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLUOROSKOPİ

FLUOROSKOPİ. Fluoresan ekran kul­lanılarak yapılan radyolojik inceleme. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLUORESCEIN

FLUORESCEIN. Sudaki eriyiği gözün kornea tabakasındaki sıyrık ve yaralan saptamakta kullanılan, portakal renkli bir tozdur. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLUORASETİK ASİT ZEHİRLEN­MESİ

FLUORASETİK ASİT ZEHİRLEN­MESİ. Fluorasetat, bir fare zehiridir ve Güney Afrika'da yetişen bir bitkide bu­lunması, o bölgedeki sürülerin zehirlen­mesine neden olur. Fluorasetat, bizzat zehirli değildir; vücutta fluorositrat ha­line geçmesiyle, metabolik olayları en­gelleyen en tehlikeli zehir ortaya ... DEVAMI...>>

FLUOR

FLUOR. Halojen serisi (klor, brom ve iyot'un bulunduğu grup) elementlerinden biridir; kemik ve dişlerin doğal olarak bileşiminde bulunur. Günümüzde, fluor ile ilgili tartışmalardan en büyüğü, diş çürümelerinin önlenmesi için içme su­larına fluor eklenip eklenmemesi konu­sunda ... DEVAMI...>>

FLEXIBILITAS CEREA

FLEXIBILITAS CEREA. İlerlemiş ka-tatonik şizofreni'de görülen anormal bir durumdur: Hastanın organları, hangi du­ruma getirilirse, o durumda kalır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLEMING

FLEMING, Sir Alexander (1881-1955). Penisilin'in bulucularından olup, bu yön­deki çalışmalarından ötürü, Sir Howard Florey ve Sir Ernest Chain ile birlikte Nobel Ödülü'nü kazanmıştır. Bu buluşla tıpta antibiyotik dönemi başlamış oldu. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLEKSİYON

FLEKSİYON. Bükülme hareketi; bir ek­lemin bükülme hareketini tanımlamak için kullanılan deyim. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLEBOTOM HUMMASI

FLEBOTOM HUMMASI, bkz. Tatarcık Humması. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLEBİT

FLEBİT, Toplardamar İltihabı. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FLATULANS

FLATULANS. Mide veya barsaklarda mideye geren, karında gurultulara ne­den olan, dolgunluk ve rahatsızlık duy­gularını yaratan gaza veya anus'tan ya da ağızdan (geğirme şeklinde) hava çı­kartılmasına verilen addır. Flatulans va­kalarının çoğunda neden, hastanın hava­yı dışarı atmaya ... DEVAMI...>>

FİZYOLOJİ

FİZYOLOJİ. İnsan vücudunun normal işleyişini inceleyen bilimdir. Ayrıca, hay­van ve bitki fizyolojisinden de söz edilir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİZOSTİGMİN

FİZOSTİGMİN (Physostigmine). Batı Afrika'da yetişen Calabar fasulyesinden elde edilen bir maddedir. Geçmişte zehir olarak kullanılmıştır. Physostigmine'in diğer adı Eserin olup, o başlık altında anlatılmıştır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİZİK TEDAVİ

FİZİK TEDAVİ. Fizik yollarla tedavi demektir: Aktif ve pasif gövde hareket­leri dışında, bu tedavi amacıyla çeşitli aletler de kullanılmaktadır. Fizik teda­vinin, özellikle cerrahi yönünden önemi vardır, çünkü ameliyat sonucu vücudun iyi çalışabilmesi, iyi bir fizik ... DEVAMI...>>

FİTİL

FİTİL (Süpozituva). Rektum ya da va-ginaya konmak üzere hazırlanmış, ilaçlı, gliserin jölesi ya da diğer bir kolay eri­yen maddeden yapılmış koni biçimindeki fitildir Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİSTÜL

FİSTÜL. Doğal bir boşlukla, vücut yü­zeyi veya iki doğal boşluk arasındaki anormal geçittir. (Barsak ve deri yüzeyi ya da mesane ile barsak arası gibi). Bu durum, doğuştan olabilir bademcik bölgesiyle boyun yüzeyi arası fistüllü doğan ... DEVAMI...>>

FİSSÜRÜN Nedeni

FİSSÜRÜN Nedeni: Ağızda, çeşitli etkenlerle, ufak fissürler belirebilir. Bunlar, ağızla birlikte devamlı hareket halinde oldukla­rından ve içinde bakteri bulunan tükü­rükle bulaştıklarından, iyileşmeleri uzun sürer. Özellikle, soğuk havalarda, ağız fissürlerine sık rastlanır. Anus fissürleri, genellikle katı ve ... DEVAMI...>>

FİSSÜR

FİSSÜR. Genellikle, ağız kenarında ve­ya anus mukozasında görülen, çatlak ya da ufak yaradır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİMOZİS

FİMOZİS. Sünnet derisinin dar olması ve penis ucundan geriye doğru çekile-memesidir. Küçük erkek çocuklarında bu duruma sık rastlanır ve bazen de, nor­mal olarak sünnet derisi, penis ucuna biraz yapışıktır ve bu durum 3-4 yaş­larına kadar ... DEVAMI...>>

FİLARYAZİS

FİLARYAZİS. Filarya adı verilen çok küçük solucanların yaptığı bir enfeksi­yondur. Bu solucanlar, 2-50 cm. uzun­luğunda, kalınca bir iplik inceliğindedir. Erişkin dişi filarya'dan, kanda dağılan ve mikrofilarya adı verilen larvalar çı­kar. Enfekte bir kişiyi sokan bir ... DEVAMI...>>

FİL HASTALIĞI

FİL HASTALIĞI (Elefantiyazis). Ba­caklar veya üretim organlarının çok faz­la şişmesidir. Bu durumun nedeni, lenf yollarının, çok ince, ufak solucanlarca tıkanmasıdır. Filarya solucanlarından Wuchereria bancrofti ve Brugia malayı elefantiyazis'e neden olur. Filaryazis. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİBULA

FİBULA. Kamış Kemik. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİBROZİS

FİBROZİS. Yaralanma, enfeksiyon ve­ya kanlanmanın azalması sonucu yıkıma uğrayan normal doku yerine, fibröz bir doku ya da kabuk dokusunun oluşma­sıdır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİBROSARKOM

FİBROSARKOM. Genellikle, vücut yü­zeyine yakın kasların içinde, bağdoku-sundan oluşan ve oldukça yavaş büyü­yen habis bir tümördür. Çevresine ya­yılmakla birlikte, başlangıçta vücudun diğer bölgelerine sıçramaz. İleri safha­larda, akciğere metastaz yapabilir. Te­davisi cerrahidir, fakat tümör çıkarıldık­tan sonra ... DEVAMI...>>

FİBROKİSTİK HASTALIK

FİBROKİSTİK HASTALIK. Araların­da kistik boşluklar bulunan bağdokunun aşırı büyümesi şeklinde beliren bir has­talıktır. Pankreas'ın fibrokistik hastalığı, karışık kalıtsal bir durumdur ve hasta­daki diğer anormallikler bu duruma eş­lik eder. Hastalık, karaciğeri de tutar. En kötüsü, hastada ... DEVAMI...>>

FİBRİNOJEN

FİBRİNOJEN. Kanda bulunan bir mad­dedir. Kan pıhtılaşması sırasında, fibrin'e dönüşür, bkz. Pıhtılaşma. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FİBRİN KÖPÜĞÜ

FİBRİN KÖPÜĞÜ. Doku tarafından emilip eritilen ve kan durduran bir mad­dedir. Kullanılmadan önce, bir trombin eriyiğine batırılır. Kan pıhtılaşmasını ça­buklaştırmak amacıyla kullanılan diğer maddeler, jelatin köpüğü ve yosundan hazırlanan cerrahi yosunlardır. Bunların etki şekli, pıhtılaşmanın ... DEVAMI...>>

FITIK BAĞI

FITIK BAĞI. Fıtıkları kontrole ve bun­ların dışarı çıkmasını önlemeye yarayan bir araçtır, bkz. Fıtık. FİBRİN. Kan pıhtılarının çatısını mey­dana getiren maddedir, bkz. Pıhtılaşma. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FITIK

FITIK (Herni). Bir organın tamamının veya bir kısmının, normalde içinde bu­lunduğu vücut bölmesinden dışarı çık­masıdır. İnsan vücudunda, baş, göğüs ve karın gibi belirli bazı bölmeler var­dır. Birkaç bölmeden birden geçen önem­li oluşumlar da bulunur: Kan ... DEVAMI...>>

FETUS

FETUS. Ana rahminde bulunan çocuğa, insana benzer şekle gelişiyle, doğuşu ara­sındaki sürede verilen addır. Bu devre­den önce ise, gelişmekte olan bu orga­nizma, cenin adını alır. Yumurta, fallop borusunda (bkz.) döllenir ve ilk hafta içinde rahim ... DEVAMI...>>

FERSOLATE

FERSOLATE. Demir eksikliği anemile­rinde bulunan demir-sülfat tabletlerinin ticari adıdır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FEOKROMOSİTOM

FEOKROMOSİTOM (Phenochromocy-toma). Böbreküstü bezinin medulla böl­gesinin seyrek görülen bir tümörüdür. Yüksek kan basıncı nöbetlerine, baş ağ­rıları ve çarpıntılara yol açar. bkz. Para-gangliyom. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FENOTİAZİN

FENOTİAZİN'ler. Katekolamin (bkz.) metabolizması üzerinde engelleyici etki­leri olan bir ilaç grubu. Modern psiko-farmakolojinin başlamasında önemli rol­leri olan ilaçlardır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FENİTOİN SODYUM

FENİTOİN SODYUM (Eqanutin, Me-santoin). Sara vakalarında kullanılan bir antikonvülsif ilaçtır. Fenobarbiton'dan az uyku hali verir. Vakaların çoğunda, fe-nobarbiton'la bir arada kullanılır. Her iki ilacın dozu, vakanın özelliğine göre ayarlanır. Fenitoin, bazı trigeminus nev- raljisi vakalarında ... DEVAMI...>>

FENOLFATALEİN

FENOLFATALEİN (Phenolphtatein). Alındıktan altı saat sonra etkisi ortaya çıkan, müshil tesirli bir maddedir. Deri reaksiyonlarına ve idrarın pembeleşme­sine sebep olabilir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

FENİNDİON

FENİNDİON (Phenindione). Kan pıh­tılaşmasını önleyen bir ilaçtır. Ağızdan alınabilir ve venöz tıkanma, koroner tı­kanma, beyin damarlarının tıkanması, angina pectoris gibi hallerde kullanılır. Yan etkileri, deri döküntüsü, ishal, ka­raciğer ve böbrek yıkımıdır. Bu etki­leri, ilacın kullanılmasını ... DEVAMI...>>

FENİLKETONÜRİ

FENİLKETONÜRİ. Fenilalanin adlı amino asit metabolizması bozukluğuna bağlı olan bir hastalıktır ve genellikle, zekâ geriliği ile birlikte görülür. Bu ami­no asit'in değişimi için gerekli enzimin yokluğundan, fenilalanin vücutta anor­mal derecede fazla miktarda bulunur. Hasta, açık ... DEVAMI...>>

FENESTRASYON

FENESTRASYON. Bir kulak ameliya­tıdır. Bu ameliyatın bulunuşuyla, cerra­hide yeni bir çığır açılmış ve aksi şekil­de sağır olacak kimselerin işitebilmesi sağlanmıştır. Bu ameliyat şekli gittikçe ilerletilmiştir, ama her tip sağırlık bu­nunla tedavi edilemez. İşitme siniri has­talığına ... DEVAMI...>>