HİDROKORTİZON

HİDROKORTİZON. Hidrokortizon, zerk halinde, ya da deride yerel uygula­ma için kullanılmaktadır, bkz. Kortikos-teroidler. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HİDROKLORTİYAZİD

HİDROKLORTİYAZİD (Hydrochloro-thiazide). İdrar yapımını ve sodyumun atılmasını artırıcı bir maddedir. Konjes-tif kalp yetmezlikleri, böbrek hastalıkla­rıyla ilgili ödemli haller gibi vücutta su toplanmasına neden olan durumlarda kullanılır. Piyasada, çeşitli ticarî adlar altında satılmaktadır, bkz. İdrar Söktürü-cüler. Bu ... DEVAMI...>>

HİDROKLORİK ASİT

HİDROKLORİK ASİT. Çok seyreltik halde, mide suyunda bulunur. Mide ül­serinde miktarı artan bu asidin, bazı hal­lerde mide suyundan kaybolduğu da bi­linir. Yalnız basma asidin azlığı veya çokluğu, bir belirti ortaya çıkarmaz. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HİDROJEN PEROKSİT

HİDROJEN PEROKSİT. Formülü H2O2 olan hidrojen peroksit, renksiz, kokusuz bir sıvıdır. Eriyiğinden oksijenin açığa çıkması ve sonunda suyun oluşması, bu sıvının, tehlikesiz ve etkili bir antiseptik olarak kullanılmasını sağlamıştır. Bir hidrojen peroksit eriyiğinin kuvveti, için­deki ... DEVAMI...>>

HİDROFOBİ

HİDROFOBİ. Su içmeden kaçınma şek­linde beliren bir araz. bkz. Kuduz. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HİPİTANE

HİPİTANE (Chlorhexidine). Özellikle, Gram-pozitif bakterilere etkili olan ve genellikle antiseptik olarak kullanılan bir maddedir. Hastanelerde, ameliyat önce­si, deriyi temizlemek için, genellikle cetri-mid'le (setrimid'le) karışım halinde kul­lanılır. % l'lik hibitane kremi, cerrahlar ve ebelerce çok kullanılmaktadır; ... DEVAMI...>>

HİBERNASYON

HİBERNASYON. Kış uykusu anlamın­da bir deyim. Tıpta ise, bedenin geçici olarak soğutulması anlamına gelir. Böy­lece beyin gibi hayati dokuların oksijene olan gereksinimleri azalır ve bu gibi do­kular, oksijensiz kalma durumuna daha uzun süre dayanabilir. Bu Sayfayı ... DEVAMI...>>

HIRPALANMIŞ ÇOCUK SENDROMU

HIRPALANMIŞ ÇOCUK SENDROMU. Kendilerinde kişilik bozuklukları bulunan ya da birer psikopat olan ana -babalar; çocuklarına gereksiz yere sert davranarak onları aşırı hırpalayabilirler. Tanı oldukça zordur; bir kez konuldu- ğunda ana-baba itham edilmemeli, onla­ra psikolojik tedavi ... DEVAMI...>>

HIGGINSON ŞIRINGASI

HIGGINSON ŞIRINGASI. İki ucunda birer tüp bulunan, eliptik bir balon şek­lindeki lastik şırıngadır. Tüplerle balonun birleştiği yerlerde, tek yönlü kapaklar vardır. Balona basınç uygulanınca, için­deki sıvı bir tüpten çıkar, balon basıncı azaltılınca da diğer tüpten ... DEVAMI...>>

HIÇKIRIK

HIÇKIRIK. Ses tellerinin kapanmasıyla ani biten bir spazmodik soluk almaktır. Diyaframın istemsiz kasılmaları bu du­rumu doğurur ve genellikle çabuk sona erdiği halde, devam edip hastayı bitkin-leştirdiği haller de vardır. Nedeni: Diyafram, ya da diyaframa giden ... DEVAMI...>>

HETEROJEN

HETEROJEN. Başka kaynaklardan ge­len, kaynağı başka olan. Kemik ameli­yatları sırasında bazen kullanılan hay­van (domuz) kemikleri, insan için hete­rojen nitelik taşır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEROİN

HEROİN. Eroin. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HERNİOTOMİ

HERNİOTOMİ. Fıtığın cerrahî tedavi­si amacıyla yapılan ameliyat; fıtık ame­liyatı. Burada fıtık kesesinin içerisinde-kiler, gerçek yerlerine iade edilir ve kese çıkarılır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HERNİ

HERNİ. Fıtık.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HERMAFRODİT

HERMAFRODİT. Her kişi, ya erkek ya da dişi olarak doğar, çünkü döllenme anında bu özellik, seks kromozomların-ca saptanmıştır. Buna rağmen, cinsel or­ganları anormal olup da, dış görünüşe göre cinsiyet tayini yapılamayacak ço­cuklar vardır. Bu durumun ... DEVAMI...>>

HEREDİTE

HEREDİTE.Kalıtım.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEPATOSPLENOMEGALİ

HEPATOSPLENOMEGALİ. Karaciğer Dalak Büyümesi. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEPATORENAL SENDROM

HEPATORENAL SENDROM. Tıkan­ma sanlıklarının cerrahî tedavisi ama­cıyla yapılan ameliyattan (kolesistekto-mi) sonra, karaciğer ve böbrek yetmez­liğinin bir arada görülmesi. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEPATOMEGALİ

HEPATOMEGALİ. Karaciğer Bü­yümesi. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEPATOLENTİKÜLER DEJENE­RASYON

HEPATOLENTİKÜLER DEJENE­RASYON. Bakır metabolizmasıyla ilgili doğuştan bir rahatsızlık; Wilson sirozu. Dokularda ve bu arada beyinde biriken bakır, özellikle bazal ganglionlarda ha­sara yol açar ve kas sertliği, titreme, yutma ve konuşma güçlükleri gibi bulgu­ları karşımıza getirir. ... DEVAMI...>>

HEPATİT

HEPATİT. Karaciğer İltihabı. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEP ARİN

HEP ARİN. İlk olarak 1916 yılında, A.B.D.'nde imal edilen, kan pıhtılaşma sim önleyici bir maddedir. Karaciğer, akciğerler, kas ve barsak mukozasında bulunur. Trombin'in fibrinojen'e etkisini engelleyerek, fibrin yapımını önler ve tıpta kan pıhtılaşmasının gerçekleşmeme­sini gerektiren ... DEVAMI...>>

HEMŞİRELİK

HEMŞİRELİK. Çok eski yıllarda, Mı­sır, Hindistan, Yunanistan ve Roma'da, fakir hastalara özgü hastaneler olduğu bilinmekle beraber, gerçek anlamında hemşirelik mesleği, Kırım Savaşı sırasın­da, Florence Nightingale'in öncülüğüy­le başlamıştır. Hemşirelik, tıp tedavisi­nin bir dalı olarak, örgütlenmiş bir ... DEVAMI...>>

HEMOTORAKS

HEMOTORAKS. Göğüs duvarıyla ak­ciğerler arasındaki boşluk olan plevra boşluğunda kan bulunmasıdır. Nedeni: Delici yaralar, habis tümör­ler, ender olarak kan kanseridir. Göğüs duvarını kaplayan plevra zarıyla, akci­ğeri örten plevra zarı arasında oluşmuş yapışıklıkların yırtılması sonucu, kendi­liğinden de ... DEVAMI...>>

HEMOSTAZ

HEMOSTAZ. Kanamanın durdurulma­sı anlamında kullanılan bir deyim. Bu amaçla yararlanılan alet ya da ilaçlar, hemostatik olarak adlandırılır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMOROİDLER

HEMOROİDLER; Basur Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMOLİZ

HEMOLİZ. Alyuvarların yıkılması, par­çalanması ve boya maddesi olan hemo­globinin kan dolaşımında serbest kalma­sıdır. Çeşitli olaylar, hemoliz'e neden ola­bilir. Yeni doğanın hemolitik hastalığı ve zehirlerinde hemolitik bir faktörün bulunduğu yılan sokmaları, bu nedenler­dendir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMOLİTÎK HASTALIK

HEMOLİTÎK HASTALIK (Yeni do­ğanda), bkz. Yeni Doğanın Hemolitik Hastalığı. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMOGLOBİNÜRİ

HEMOGLOBİNÜRİ. Serbest hemoglo­bin, böbreklerden süzülüp, idrara karı­şarak, idrar rengini koyu kırmızı yapar. Kan dolaşımında bu renk maddesinin serbest olarak bulunma nedeni, kırmızı kürelerin yıkılmış olmasıdır (hemoliz). Hemoliz, arsin, potasyum klorat, kinin gibi kimyasal maddelerden, san ... DEVAMI...>>

HEMOGLOBİN

HEMOGLOBİN. Kırmızı kan küreleri­nin yapısının yaklaşık olarak üçte biri, hemoglobin adlı bir renk maddesidir. Bu maddede, dört "hem" grubu içinde demir bulunur ve ayrıca, protein olan bir globin bölüm vardır. Hemoglobin, gelişmekte olan kırmızı kürelerce ... DEVAMI...>>

HEMOFİLİ

HEMOFİLİ. Kan pıhtılaşma mekaniz­masının bozuk olduğu bir kan hastalığı­dır. Hemofili, kalıtsal olup, kadınlarca taşınır, hastalık ise sadece erkeklerde belirir. Geçmişte, kral ailelerinde görül­düğünden, "asil hastalık" diye de adlan­dırılmıştır. Kraliçe Viktorya bir taşıyı­cıydı ve bu ... DEVAMI...>>

HEMİSFER

HEMİSFER. Herhangi bir yuvarlak ya­pının, ya da vücudun bir bölümünün ya­rısıdır; genellikle, beynin serebral ve se-rebellar bölümleri için kullanılan bir ke­limedir, bkz- Sinir Sistemi. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMİPLEJİ

HEMİPLEJİ. Yarı Felç. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMİPAREZİ

HEMİPAREZİ. Vücudun bir yarısında­ki kasların kuvvetsizliğidir.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMİKOLEKTOMİ

HEMİKOLEKTOMİ. Kalınbarsağın yak­laşık yarısının, cerrahi girişimle çıkarıl­ması. Kanser ya da onarılması olanaksız diğer kalınbarsak lezyonlannda başvuru­lan bir yöntemdir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMERALOPİ

HEMERALOPİ. Bir çeşit gündüz kör­lüğüdür. Kişi alacakaranlıkta, tam ay­dınlıkta olduğundan daha iyi görür. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMATOSEL

HEMATOSEL. İçinde kan bulunan bir boşluktur. Örneğin, bir anevrizmanın (bkz.) zedelenmesi ya da patlaması sonu­cu, kan, doğal bir boşluk içine veya gev­şek bağdokusu araşma dolar. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMATOLOJİ

HEMATOLOJİ. Kan bilimi. Sağlıklı ve hastalıklı durumlarda, kanm özelliklerini inceler.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMATOKOLPOS

HEMATOKOLPOS. Kızlık zarının de­liksiz olması halinde, menstrüel kanın (âdet kanının) vagina (hazne) içinde bi-rikmesidir. Ufak ve ağrısız bir insizyon (bkz.) bu durumu ortadan kaldırmaya yeter. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

HEMATİNİK

HEMATİNİK. Kan yapıcı, daha doğru­su alyuvar yapılmasında rol oynayan maddelerin ortak adı. Bu Sayfayı Arka