KAZAZEDEYE YAPILMASI GEREKEN TEDAVİ

Eğer kazazedenin bilinci yerindeyse, onu sırt üstü yatırıp başını ve omuzlannı hafifçe yukan kaldırın ve altına bir şeyler koyun. Başını bir tarafa çevirerek salyasının dışan akmasını sağlayınız. ■ Boyun, göğüs ve bel çevresindeki sıkı giysileri gevşeterek ... DEVAMI...>>

İLK YARDIM

Genel olarak beyin sarsıntısı için ilkyardım yararlıdır. Her an hastanın kendinden geçme durumuna girmesine ve derinleşmesine hazırlıklı olunuz. Gerekiyorsa solunum yollannı açık tutup, yaşama döndürme çalışmalanna başlayınız. Mümkün olduğu kadar kısa zamanda hastaneye kaldırılmasını sağlayınızBu ... DEVAMI...>>

BEYİN SARSINTISI BELİRTİLERİ

Ani ve kuvvetli baş ağrısı. ■ Tok ve tekleyen bir nabız. ■ Kazazede şuursuz ve şaşkındır, endişeli ve ağlıyor olabilir. ■ Sersemlik ve muhtemelen kendinden geçme hali. Sarsıntının derecesine göre şu fiziksel eksikliklerden biri ya da daha çoğu ... DEVAMI...>>

BEYİN SARSINTISI

Bu terim, beynin bir kısmına kan ulaşımının bir kan pıhtısıyla engellenerek (beyin trombosisi) ya da çatlayan bir damardan beyne kan sızmasıyla (beyin kanaması) birdenbire ve kritik olarak kesilmesi anlamına kullanılır. Bu durum yüksek tansiyonu olan ... DEVAMI...>>

BAYILMA

Bayılma, bilincin kısa bir süre için kaybedilişidir (genellikle birkaç dakikadan fazla sürmez). Kanın beyne akışının yavaş yavaş azalmasından kaynaklanır. Genellikle iyileşme hızlı ve tam olur. Bir ağrıya ya da korkuya gösterilen sinirsel bir reaksiyondur; duygusal bir ... DEVAMI...>>

BAŞ YARALANMALARI

Baş ve beynin yaralanmaları: Herhangi bir darbe veya kaza sonucu başın yaralanmasına kafa travması denir. Yüksek bir yerden ! düşme sonucu, trafik kazalarında, | kavgalarda, taş, sopa veya demirle başa gelen darbelerden sonra I kafatası, baş, ... DEVAMI...>>

YÜKSEK ATEŞİN DÜŞÜRÜLMESİ

Bazen ateş fazla yükselebilir. Genellikle 41°yi geçmesi tehlikelidir. Bu takdirde şu tedbirler alınır: ■ Aspirin veya paracetamol tabletlerinden 4-6 saatte bir, 1 tablet verilir. Bebeklere fitil tatbik edilir. ■ Vücut, sık sık suya batırılmış veya alkolle ıslatılmış ... DEVAMI...>>

ATEŞLİ HASTANIN BAKIMI

■ Ateşli hasta yatakta istirahat etmelidir. ■ Oda sıcaklığı normal seviyede olmalıdır (18-20°). ■ Hastayı ne fazla örtmek ve giydirmek ne de üşütmek doğru değildir. ■ Birçok hastalıklarda perhize lüzum yoktur. Hasta ızgara, et, tavuk, süt, sebze, mej've ... DEVAMI...>>

ASİT KAZALARI

Asitler katı, sıvı ya da gaz halinde bulunan, çoğunlukla ekşi, hatta yakıcı maddelerdir. Asitlerin başlıca özelliği, çeşidine göre az ya da çok yakıcı, tahrip edici olmasıdır. Herhangi bir asit, bir yerimize değerse deriyi yakar, dokulan parçalar. ... DEVAMI...>>

ARI SOKMASI

An sokması, hayatı tehdit etmesi bakımından pek önemli değildir. Ancak birden fazla an soktuğu zaman hassasiyeti olan kişilerde astım nöbeti meydana getirmesi bakımından önemli olabilir. Belirtiler:Işınlan yerde, ağn, kızanklık ve şişlik vardır. Arının soktuğu yerde kısa ... DEVAMI...>>

APANDİSİT

Appendiksin iltihaplanmalanna apandisit denir. Tedavi edilmediği zaman insan hayatını tehlikeye sokan acil ve tehlikeli bir tablo yaratır. Apandisit genellikle çocukluk çağında görülmez, genç ergenlik ve orta yaş grubunda sık görülür.Belirtiler:2-3 gün önceden başlayan iştahsızlık vardır. ■ ... DEVAMI...>>

TÜP BEBEK UYGULAMASI NEDİR?

Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şeklidir. Bu uygulamada, erkek (sperm) ve kadın (yumurta) üreme hücrelerinin laboratuvar koşullannda birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyolann, rahim içine yerleştirilmesiyle sağlanır. Çiftin her ikisine ait üreme ... DEVAMI...>>

TÜP BEBEK

Günümüzde üremeye yardımcı teknikler, kısırlık sorunu olan çiftler için yeni ufuklar açmış ve çeşitli dünya ülkelerinin yanı sıra ülkemizde de yaygın uygulama alanı bulan etkili bir tedavi yöntemi olmuştur. Tüp Bebek yöntemi ile başlayan çalışmalar ... DEVAMI...>>

Kuduzun Nedeni

Kuduzun Nedeni: Bir rhabdovirus'un merkez sinir sistemini enfekte etmesidir; insana, hastalıklı hayvanın ısırmasıyla geçer. Kuluçka devri, bir haftayla altı ay arasında değişir. Virüs, sinirler boyunca beyine iletildiğinden, yüzde olan ısırık­larda, kuluçka devri kısadır, buna kar­şılık, ayaktaki ... DEVAMI...>>

KUDUZ

KUDUZ. Özellikle, köpek, kedi, kurt, yarasa gibi memeli hayvanlarda görülen ve insana geçebilen bir hastalıktır. Etkeni özel bir virüstür. Kuduz, Amerika'da kokarca, tilki ve yarasalar için salgındır. Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde, vampir yarasaların, hayvan sürülerine ... DEVAMI...>>

KUARTAN

KUARTAN. Ateş krizleri üç günde bir tekrarlayan bir sıtma tipidir. Etken organizma, yaşam dönemini 72 saatte ta­mamlayan, Plasmodium malariae'dh. bkz. Sıtma (Malarya). Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KUADRİSEPS

KUADRİSEPS. Üst bacağın önündeki büyük kastır. Gerçekte, büyük medial, büyük intermedyus, büyük lateral ve rek-tus femur adlı dört kasın birleşmesinden meydana gelir. Kuadriseps, tibya'nm te­pesine, patella kirişi şeklinde yapışır ve bu kirişin içinde dizkapağı bulunur. ... DEVAMI...>>

KUADRİPLEJİ

KUADRİPLEJİ. Her iki kol ve bacağın birden felç olmasıdır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRUP

KRUP. Özellikle çocuklarda görülen ve larinksteki (gırtlaktaki) bir tıkanıklık so­nucu beliren, öksürük ve soluk almada­ki güçlüktür. Asıl neden, genellikle, la-rinks, trakea ve bronşlara ilişkin bir vi­rüs enfeksiyonudur. Geçmişte, krup'un en sık görülen nedeni, difteriydi; günü­müzde, ... DEVAMI...>>

KROMOZOMLAR

Memli hücrelerindeki D.N.A. (deoksiribonükleik asid) kromozom adı verilen çubukçuklar oluş­turur; kromozom adı, bu oluşumların bo­yanma reaksiyonlarından ötürü verilmiş­tir. Her türe özgü olan belirli bir kro­mozom sayısı vardır: Bu sayı, insanda 46'dır. Hücre bölünmesi sırasında, kro­mozomlar ... DEVAMI...>>

KROM

KROM. Endüstride, alaşım, boya, sera­mik yapımında ve uçak yakıtı elde et­mekte kullanılır. Krom ve tuzlan, zehir­lidir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRİZ

Genellikle, acil durum anlamına gelmekle beraber, tıpta, kelimenin bir­kaç anlamı vardır: 1. Bazı hastalıklarda görülebilen ani ağ­rı nöbeti. Örneğin, tabes dorsalis'teki ta-betik kriz. 2. Bir hastalığın (örneğin, lober pnömo-ninin) ani ateş düşmesiyle beraber, dü­zelmesi. ... DEVAMI...>>

KRİYOTERAPİ

KRİYOTERAPİ (Krimoterapi). Soğuk tedavisidir. Düşük ısıda dokuların oksi­jen gereksinimi azaldığından, uzun cer­rahî girişimleri tehlikesiz kılabilmek ama­cıyla, bazen hastalar soğutulur ve işlem hipotermi adını alır. Aynı teknik, yerel olarak, bir bölümün kanlanması azaldı­ğında da (örneğin, atardamar ... DEVAMI...>>

KRİSTALÜRİ

KRİSTALÜRİ. İdrara kristaller çıkarıl­ması; idrarda kristal bulunması. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRİSOTERAPİ

KRİSOTERAPİ. Altın (genellikle altın tuzlan) tedavisidir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRİPTORSİZM

KRİPTORSİZM. Erbezlerinin tam ola­rak yerine inmeyip, karın içinde kalma­sıdır. Nedeni: Embriyonda, erbezleri, böb­reklerin yanında oluşur ve doğum ön­cesi, son aylarda skrotum (torba) içine inerler. Bu iniş, yolu üzerinde, herhangi bir yerde engellendiği zaman, erbezi ka­rın boşluğunda ... DEVAMI...>>

KRETEN

KRETEN. Yeni doğanda, tiroid bezinin salgıları olan tiroksin ve tri-iodo-tironin eksikliği olduğu zaman, çocuk kreten olur: Büyümesi kısıtlanır ve zekâ gerili­ği görülür. Belirtileri: Bebek, başlangıçta normale benzemekle beraber, doğru dü­rüst yemek yemez ve kabızlığa eğilim vardır. ... DEVAMI...>>

KREATİN

KREATİN. Kaslarda bulunan bir pro­tein türevi. Serumdaki keratin miktarı, hipertiroidizm'de yükselmektedir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRANİYOSTENOZ

KRANİYOSTENOZ. Kafatası kemikleri arasındaki dikiş yerlerinin zamanından önce kemikleşmesi nedeniyle ortaya çı­kan bir şekil bozukluğu. Hastalarda nö­rolojik semptomlara ve akıl geriliğine neden olur. Tedavisi cerrahîdir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRANİYOPLASTİ

KRANİYOPLASTİ. Kafatasında bulu­nan herhangi bir kusurun, cerrahî yön­temler kullanılarak düzeltilmesi.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRANİYAL SİNİRLER

KRANİYAL SİNİRLER, Kalp Çiftleri.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KRAMP

KRAMP. Kasların, ağrılı, spazmlar (nö­betler) halinde oluşan kasılmalarıdır. Belirli iç organ kaslarının bu tür kasılma­sı, genellikle kolik adını alır. Nedeni: 1. Atardamar hastalığından ötürü, kasların yeterli kanlanamaması; 2. Yüzen kişilerde vb. kasların, yorgun­luk ve soğuk ... DEVAMI...>>

KRAMERİA

KRAMERİA. Bir Güney Amerika bit­kisinin köküdür. (Peru'da, Krameria triandra; Brezilya'da, Krameria argen-tea). Kino'ya (bkz.) benzer, su çeken et­kisi vardır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KÖRBARSAK İLTİHABI

KÖRBARSAK İLTİHABI, Apan­disit. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KÖRLÜK

KÖRLÜK. Doğuştan olur ya da son­radan oluşur. Görme yolundaki oluşum­lar (göz, optik sinirler, beyindeki bağ­lantıları, görme körteksi), herhangi bir anormallik, hastalık ya da zedelenme,körlüğe yol açabilir. Büyük Britanya'da 1948'de çıkartılmış bir yasaya göre, kör bir ... DEVAMI...>>

KÖPRÜCÜK KEMİĞİ

KÖPRÜCÜK KEMİĞİ. Omuzla, kabur­ga kafesi arasındaki mesafeyi sabit tu­tan köprücük kemiği, göğüs kemiğinin üst bölümüyle, kürek kemiğinin dış bö­lümü arasında uzanır. Vücudun en sık kırılan kemiğidir. Kırığa yol açan olay­lar, omuz ya da dışa açık ... DEVAMI...>>

KÖMÜR GAZI

KÖMÜR GAZI. % 4-9 karbonmonok-sit (bkz.) içerir. Evlerdeki havagazı, ge­nellikle, kömür gazıyla su gazı karışımı olup, içinde % 20 oranında karbonmo-noksit vardır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KOZALJİ

KOZALJİ. Bir sinir yıkımı sonucu be-lirebilen, çok şiddetli yakıcı ağrıdır. Nedeni: Bir sinirin tam olmayan ke­silmesi, bu duruma yol açabilir. Etkile­nen sinirler, genellikle, kolun medyan siniri, bacağın siyatik siniri ve kolu et­kileyen sinir topluluğu olan ... DEVAMI...>>

KOTERİZASYON

KOTERİZASYON (Dağlama). Isı ya da kimyasal madde uygulanmasıyla, dokula­rın öldürülmesidir. Isıyı doğuran ya da uygulayan alet, koter adını alır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KOT

KOT. Kaburga. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KOR YON

KOR YON. Ana rahmindeki bebeği çev­releyen iki zardan, dışta olanı, koryon adını alır. Bu zarda, mol hidatiform (bkz.) adını alan, anormal bir değişim olabilir. Bu mol ya da normal gebelik sırasında koryon dokusu ender olarak ... DEVAMI...>>

KORTİKOTROFİN

KORTİKOTROFİN. Böbreküstü bezle­rinin kabuk bölümünün çalışması, beyin tabanında bulunan hipofiz bezi hormon­larına bağlıdır. Hipofiz çıkartılırsa, böb­reküstü korteksi çalışamaz olur; hipofi-zin salgısından A.C.T.H. (adrenokorti-kotropik hormon) olmadıkça, böbreküs­tü bezi, kortikosteroidleri salgılayamaz. Bu maddeye, kortikotropin adı da verilir. Bu ... DEVAMI...>>

Hidrokortizon

Hidrokortizon: Karbonhidrat olmayan maddelerden glikoz yapımını etkiler; bu olayda, amino asitler kullanıldığından, hidrokortizon bu anlamda proteinlerin yıkımını sağlayan ve birleşimini engel­leyen bir maddedir. Bu etki, karaciğer­de tamamen ters yönde gerçekleşir: Bu-etki, karaciğerde tamamen ters yönde ... DEVAMI...>>

KORTİKOSTEROİDLER

KORTİKOSTEROİDLER. Böbreküstü bezinin kabuk bölümünce salgılanan ve fizyolojik önemi olan, aldosteron ve hid-rokortizon adlı steroid maddelerdir. Ko­lesterolden yapılmış olup, etkileri hayat için gereklidir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

KORSAKOFF SENDROMU

KORSAKOFF SENDROMU. Organik ve inorganik maddelerle zehirlenme so­nucu, genellikle polinevritle birlikte gö­rülen bir zihinsel bozukluktur. Özellik­leri, yakın geçmişteki olayları tam anım­samamak, olmamış durumları var olmuş -çasına anlatmak, zaman, yer ve kişi için kavram bozukluğudur. (Örneğin, ... DEVAMI...>>