Mayıs 2008 Ayında Eklenen Konular

HEMOTORAKS. Göğüs duvarıyla ak­ciğerler arasındaki boşluk olan plevra boşluğunda kan bulunmasıdır. Nedeni: Delici yaralar, habis tümör­ler, ender olarak kan kanseridir. Göğüs duvarını kaplayan plevra zarıyla, akci­ğeri örten plevra zarı arasında oluşmuş yapışıklıkların yırtılması sonucu, kendi­liğinden de ortaya çıkabilir. Belirtileri: Hemotoraks, bir yara­lanma sonucu oluşmuşsa, ağrı, şok, so­lunum darlığı, göğüs duvarındaki yara­nın...
HEMOGLOBİNÜRİ. Serbest hemoglo­bin, böbreklerden süzülüp, idrara karı­şarak, idrar rengini koyu kırmızı yapar. Kan dolaşımında bu renk maddesinin serbest olarak bulunma nedeni, kırmızı kürelerin yıkılmış olmasıdır (hemoliz). Hemoliz, arsin, potasyum klorat, kinin gibi kimyasal maddelerden, san humma, sıtma (karasu humması) gibi bazı en­feksiyonlardan, ya da ileri derece yanık­lar ve ezilme gibi...
HEMOFİLİ. Kan pıhtılaşma mekaniz­masının bozuk olduğu bir kan hastalığı­dır. Hemofili, kalıtsal olup, kadınlarca taşınır, hastalık ise sadece erkeklerde belirir. Geçmişte, kral ailelerinde görül­düğünden, "asil hastalık" diye de adlan­dırılmıştır. Kraliçe Viktorya bir taşıyı­cıydı ve bu niteliği, Rus Çariçesi olan kızma aktardığından, Rus veliahtında hastalık belirdi ve bu olayın yankıları, Rusya...
Hemipleji (Yarı Felç) Felç, beyin damarlarının bir nedenle beyne giden kanı kesmesi veya azaltması durumudur. Halk arasında ‘beyin damar tıkanması’ olarak da bilinen bu durum, bir beyin damarı rahatsızlığıdır. Ancak tüm vücut beyin tarafından kontrol edildiği için beyinde meydana gelebilecek bu türlü bir rahatsızlık, vücudun da işlevlerini geçici olarak veya kalıcı...
HEMAKROMATOZ. Bronz diyabet de denen bu durum, demir metabolizması bozukluğuna bağlı bir kalıtsal hastalık­tır: Demir pigmenti (renk maddesi) olan hemosiderin, deride ve vücudun diğer bölgelerinde birikir ve derinin rengi koyu­laşır. Bu, erkekte görülen bir hastalıktır. Nedeni: Kanda artmış olan demir, kahverengi hemosiderin tanecikleri halin­de, karaciğer, dalak, kalp, erbezi ve de­ride...
HAZIMSIZLIK (Dispepsi): Bu kelime, sindirim olayı sırasında duyulan rahat­sızlık anlamına gelir. Bu rahatsızlığın ne­denleri çeşitlidir: a) Başka bir olayla il­gili olmaksızın sindirim güçlüğü (fonk­siyonel hazımsızlık)-, b) Mide ya da duo-denumdaki organik değişiklikler (yara gibi), c) Barsak hastalığı, d) Sinirsel şi­kâyetler, e) Geçici şikâyetler. Sık sık sindirim rahatsızlığı geçirenle, bir gece önce fazla yemiş içmiş olan veya hafif...
Hava Yutma Nedir? (Aerofaji). Nörotik (asabî) bünyelilerde, genellikle farkına varılmadan, hava yutulmasına verilen ad­dır. Bu durum, mide şişkinliğine yol açar. Dişler arasına bir mantar sıkıştır- manın durumu düzeltmekte etkili oldu­ğu iddia edilir Hava yutma havanın mideye aşırı olarak gitmesi durumudur ve hemen hemen herkesin günlük yaşamda karşılaştığı bir durumdur. Rahatsızlığa neden olan...
HAVA YOLCULUĞU. Hava yolculuğu­na çıkacak kişi, direncinden şüphe et-mekteyse, doktor kontroluna başvurma­lıdır. Uçakla yolculuk yapmaması gere­kenlerin sayısı çok azdır: Aktif verem, yakında geçirilmiş enfarktüs, ağır ane­mi dışındaki hallerde, uçak yolculuğunu önleyen bir durum pek düşünülemez. Bu­nunla birlikte, bir karın ameliyatını izle­yen iki hafta içinde yolculuk etmek, ve­ya göz küresini ilgilendiren...
HASTANE. Hastaların kabul ve tedavi edildikleri yerdir. Kelimenin kökü, La­tince hospitalis'tir ki, ev sahibi ile ko­nuğa ilişkin bir anlamı vardır ve günü­müzde, anlamı değiştiği halde, otel keli­mesi de aynı kökten türemiştir. M.Ö. 4000 yıllarında, Mısır'da, tapmaklara bağlı bir tür hastaneler vardı ve burada hastalar, tanrılardan yardım beklemek için yatarlardı. "Tıbbın...
HARDAL. Brassica nigra ve Brassica alba'mn uçucu yağlar kapsayan tohum­larından elde edilen bir maddedir. Özel tadı ve uyarıcılığından, deri ve dilde, karşı tahriş olayında yararlanılır. HARDAL GAZI. I. Dünya Savaşı'nda, kükürtlü hardal, zehirli bir gaz olarak kullanılmaktaydı. 20 yıl sonra, hardalın azotlu türevlerinin kanser tedavisinde kullanılabileceği anlaşıldı. Bu maddenin hücrelere etkisi,...
(Sanrı). Halüsinas-yonlar, illüzyon ya da delüzyon'lavla ka­rıştırılmamalıdır. İllüzyon, algılama du­yusu bozukluğudur: Kişi, gerçekte olan bir şeyi yanlış yorumlar (örneğin, kapıya asılı bir bez parçasını hortlak sanır). Delüzyonda ise, kişiye özgü, başkaların­ca kabul edilmeyen bir inanç vardır: Örneğin, kişi kendini Napolyon sanır. Halüsinasyon, yanlış duyu varlığıdır: Ki­şi, başkalarının ortada bulunmadığını id­dia...
HAFIZA KAYBI. Belleğin kısmen ve­ya tamamen kaybolması. (Belleğin tama­men kaybolması pek düşünülemez, çün­kü bellek olmadan hiçbir zihinsel fonk­siyon görülemez). En sık rastlanan bi­çimi, kelime veya adların unutulması olan, verbal amnezidir. İhtiyarlıkta ve beyin hücrelerini yıkan direkt hastalıklar veya dolaylı olarak (örneğin, arterioskleroza bağlı olarak) beyin hücrelerinin kan­lanmasının azaldığı hallerde, amnezinin...
Sayfa başına git