Mayıs 2008 Ayında Eklenen Konular

KIZIL (Scarlatina: Skarlatina). Özel bir deri döküntüsüne eşlik eden boğaz ağ­rısıyla beliren bir hastalıktır. Nedeni: Bademciklerin Streptococcus pyogenes enfeksiyonudur. Duyarlı kişi­lerde, özellikle çocuklarda, bu mikrop, bir zehir salgılayarak, bir deri reaksiyo­nuna yol açar. Belirtileri: Akut boğaz ağrısıyla birlikte, bademciklerin üzerinde salgıdan oluşan bir zar ve boyun lenf bezlerinde şişkinlik belirir. Titremeyle ateş...
Kızamığın Nedeni: Doğrudan temasla geçen bir virüs (bkz.) enfeksiyonudur. Kuluçka devri 2-3 haftadır. Başlangıçta ve akut bkz devresinde bulaşıcıdır. Belirtileri: En belirli işareti, deri döküntüsüdür. Döküntü, genellikle yüz­de başlayıp, çok çabuk gövdeye atlar: Ufak, pembe, 1-3 mm. çapında ve iki gün kadar süren noktalar halindedir. Göz­ler kızarır ve çok belirli diğer bir...
KIZAMIK. Genellikle, kış mevsiminde salgınlar yapan bir enfeksiyöz hastalık­tır.Nedeni: Kızamık virüsüdür: Çok bu­laşıcı olduğundan, şehirlerde, çocukların çoğu, beşinci yaştan önce kızamığa tu­tulur. Genellikle, gebelik sırasında, an­nenin antikorları , bebeğe geçer, fakat bunların sağladığı pasif bağışıklık ancak altı ay sürer. Hastalığın kuluçka devri iki haftadır. Belirtileri: Başlangıçta, nezleyi an­dırır: Gözler kızarır, burun...
KISIRLIK (Sterilite). Bazı kişiler, kısır-laştırılmak istediklerinden, kendilerine bunu gerçekleştiren ameliyat ya da ilaç­lar uygulanır. Bazı çiftlerse, kısırlıkları­nı gidermek için uğraşırlar. Bir çiftin kı­sır olması için türlü nedenler vardır: Erkek yönünden, erkeğin cinsel birleş­mede bulunabilmesi, tohumlarının nor­mal şekilli ve hareketli olması gerekli­dir. Vakaların % 15'inde, kısırlığın ne­deni, erkektedir. Kadındaysa, yumurtla­manın gerçekleşmesi,...
KISIRLAŞTIRMA (Kâstrasyon). Erbez-lerinin çıkartılmasıdır. (Bazen, kadınlar­da, yumurtalıkların çıkartılmasına da ay­nı ad yerilir). Bu işleme genellikle, erbezlerinin yerel hastalıklarında ve bazen de prostat bezi kanserlerinde başvuru­lur: Erbezi hormonu (testosteron) yok­luğunda, prostat kanseri daha yavaş iler­ler. (Hastalara böyle hallerde kadın­lık hormanı olan östrogen verilir). Kısırlaştırmanın sonuçları, yapıldığı ya­şa göre değişir. Buluğ çağından...
KIRIKLAR. Kuramsal olarak, kemik kı­rıklarına iskeletin her bölümünde rastlanabilmekteyse de, gerçekte kırıkların çoğu belirli bölgelerde oluşur. Örneğin, önkolun en sık görülen kırığı, bilekteki Colles kırığıdır (bkz.); aynı şekilde, ba­cakta en sık görülen kırık da, ayak bi­leğinin Pott kırığıdır. Kırıkların genel­likle belirli bölgelerde oluşmaları, ke­miklerin değişken kuvvetlerine ve kişi­lerin aynı tip...
KIKIRDAK. Kemikle birlikte, iskeleti yapan özel bir destek dokusudur. Anne karnındaki bebekte, iskelet kıkırdaktan­dır; bu bebek gelişirken, kemikleşme ol­makta ve sonunda kıkırdak, ancak ke­mik uçlarında epifiz plağında (bkz. Epi-fiz) ve eklem yüzeylerinde bulunabilmek­tedir. Eklem kıkırdaklarının yüzeyleri çok kaygandır (buzdan daha kaygan­dır). Erişkinde, iskeletin kıkırdak bölüm­leri yalnız kaburga kemiklerinin uçla­rında, bu...
KERATİT. Kornea iltihabıdır. Nedeni: Çeşitli konjunktivit veya gö­ze kaçıp çıkartılmamış yabancı cisim en­feksiyonu sonucu belirebilir. İnterstisyel keratit diye adlandırılan şekli ise, kalıt­sal sifiliz (frengi)'den ötürü, kornea yü­zeyinden çok, temel dokusunda görülen keratittir. Belirtileri: Keratitin tehlikesi, korneadaki yaralar sonucu oluşan bula­nık alanların, görüşe engel olmasıdır. Başlıca keratit belirtileri, ağrı, ışığa du­yarlık (fotofobi),...
Kendi Kendine Zarar Verme Nedir? Şizofreniklerde ve cinsel sorunları olan depressiflerde görülen bir durumdur. Lesch-Nyhan sendromunun önem­li belirgilerinden de birisini oluşturur. Hasta, kendi gövdesinin çeşitli yerlerini keser, yaralar. Kendi kendine zarar vermenin birçok tanımı olmakla birlikte en yaygın olarak kullanılan tanımı şöyledir; kesmek, yakmak, çizmek gibi davranışlarda bulunarak düzenli olarak kendine,...
KEMİKLER. Kemikler; yumuşak doku­ları korur ve onlara desteklik eder. Ay­rıca, kaldıraç gibi iş görerek, kişinin ha­reket etmesini sağlar. Kemikler, değişik miktarda yumuşak dokuyla, sert kristal cinsi bir mineral olan kalsiyum apattit-ten oluşmuştur. Bir çocuk kemiğinin, yaklaşık olara üçte ikisi bağdokusuyken, yaşlı bir adam kemiğinin yapısında üçte iki oranında minerale rastlanır....
KEMİK İLİĞİ. Kemik iliği, kırmızı ya da sarı renklidir: Kırmızı ilik, kafatası, kaburgalar, pelvis (leğen), sternum (gö­ğüs kemiği), vertebra (omur) cisimleri ve uzun kemiklerin uçlarında bulunur ve kan hücreleri yapar. Sarı ilik; yağ hüc­resiyle doludur: Yaşamın başlangıcında kırmızıyken, büyüme döneminin sonun­da, kemik iliğinin bir bölümü çalışma­sını kaybedip, sararır. Vücudun aşırı...
KEKEMELİK. Çok sık rastlanan bir konuşma bozukluğudur. Gırtlak çevresi kaslarının uyumlu çalışmamasından ötü­rü ortaya çıkar. Kişi, ya bir heceyi söy­lemeden önce duraksar, veya hecenin ilk harflerini birkaç kere tekrarlar. Keke­melik, çocukluk devresinde olabildiği gi­bi, erişkinde ya da daha ileri yaşlarda da belirebilir. Genel inanışa göre, erken beliren kekemelikte, konuşmayla ilgili...
Sayfa başına git