Archive for 2008

You are browsing the archives of 2008.

TREMATODLAR

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TREMATODLAR (Sülükler). Tıpta önemli olanları, Schistosoma (bilharzia), Paragonimus ve Clonorchis’tir. Vantuzlu, yaprak şekilli asalak kurtlardır; bar-saklar, kan, akciğerler ve karaciğeri en-fekte ederler. Yaşam evrimlerinde, en az iki konakları vardır: Erişkin devirlerini,omurgalılarda, gençliklerini; omurgasız hayvanlarda, genellikle bir sümüklübö­cek türünde geçirirler. Erişkin trematod, barsakta yaşadığı zaman, yumurtaları, dışkıyla çıkar. Bunlar, ancak nemli or­tamda yaşayabilir ve suya düşecek [...]

Travma

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAVMA. Bir yara ya da zedelenme. Canlılar üzerinde fiziksel ve ruhsal açıdan yaralanma izleri bırakan olay, doku veya vücudumuzdaki uzuvların yapı ve şeklini değiştiren / bozan mekanik bir etki ile ortaya çıkan yaradır. İnsanların istediği gibi tepkisini gösteremediği, uğraştığı halde çözümleyemediği ve de bu nedenlerle bilincinin dışına ittiği gelişmelerdir. Travmalar kişinin bilinçaltı vasıtasıyla var olduğunu [...]

TRANSVESTİZM

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSVESTİZM. Kişinin, karşı cinsin kılığına bürünmeyi sevmesi şeklindeki bir cinsel sapıklık.

TRANSUDA

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSUDA. Hücreler tarafından bir vücut boşluğuna (periton boşluğuna sal­gılanan asit sıvısı) veya vücut yüzeyine (yamklarda deriden dışarıya sızan serum) salgılanan sıvı.

TRANSPLANTASYON

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSPLANTASYON, Organ Nakli, Doku Aşısı.

TRANSFÜZYON

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSFÜZYON. Dolaşıma sıvı veril­mesidir. Genellikle, toplardamarlara kan verilmesi anlamında kullanılır, bkz. Kan Grupları, Çapraz-Karşılaştırma.

TRANS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANS. Bilincin kısmen ortadan kalk­tığı, uykuyu andıran bir durum.

TRANKİLİZAN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANKİLİZAN. Sakinleştirici.

TRAKEOTOMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAKEOTOMİ. Orta çizgi üzerinde, boyun alt bölümünde, trakea’nın (soluk borusunun) delinmesi ameliyatıdır. Ge­nellikle, larinks tıkandığında, yapay so­lunum yolu sağlamak amacıyla bu delik açılır ve bu durumda, trakeostomi adını alır. Genellikle, lokal anestezi yardımıy­la, soluk borusu meydana çıkarıldıktan sonra, üç ve dördüncü kıkırdak halkalar düzeyinde bir oval delik açılır ve bu trakeostomi deliğinden içeri uzatılan tüp, [...]

TRAKEA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAKEA. Soluk borusu.

TRAHOM

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAHOM. Kornea ve konjunktiva’yı etkileyen ve Bedsoniae’nin (bkz. Orni-toz) neden olduğu bir göz hastalığıdır. Gözkapaklarmın şekil bozukluğuna, ül-serleşme ve körlüğe yol açar. Pislik ve fakirliğin yaygın olduğu bölgelerde görüldüğünden, tropikal ülkelerde sık rast­lanır. Hastalığı, sinekler bulaştırır.

TORTICOLLIS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORTICOLLIS. Boyun Çarpıklığı.

TORASİK GİRİŞ SENDROMU

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORASİK GİRİŞ SENDROMU. Ko­lun sinirleri, omurilikten çıktıktan sonra ve kan damarları da, göğüs büyük da­marlarından ayrılıp, koltuk altından, üst kola geçerlerken, birinci kaburgayı çap-razladıklarmda, basınca uğradıkları tak­dirde, ortaya çıkan durumdur. Bu olay­la ilgili birkaç yerel durum ortaya çıkar: 1) Ön skalen kas (omurgayla birinci ka­burga arasında, bir halat gibi durmak­tadır) ve birinci kaburga arasındaki açı­da, [...]

TORAKS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORAKS. Göğüs.

TORAKOTOMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORAKOTOMİ. Göğüs duvarını açmak operasyonu.

TOPLARDAMAR TAŞI

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPLARDAMAR TAŞI (Flebolit). Özellikle pelvis toplardamarlarında taş­lara rastlanabilir ve bunlar, röntgen film­lerinde, dikkat edilmezse, üreter taşlarıy­la karıştırılabilir.

TOPLARDAMAR İLTİHABI

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPLARDAMAR İLTİHABI. Genel­likle, yüzeysel toplardamarlardaki trom-boza (kan pıhtılaşmasına) bu ad verilir. En sık görüldüğü yer, bacaklardaki va­rislerdir; yaralanma veya enfeksiyonu izleyerek ortaya çıkabilir. Varisleri teda­vi etmenin de bir yoludur, çünkü flebit ya da pıhtılaşma sonucu, toplardamar fibröz bir kordon halini alır. Varislere tahriş edici bir madde zerk etmekle, aseptik bir flebit ortaya çıkar. bkz. Va­ris. [...]

TOPLARDAMARLAR

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPLARDAMARLAR. Dokulardan kalbe kan taşıyan damarlardır. Pis kan, kullanılmış kan olduğundan, rengi ko­yudur. Bunun tek ayrıcalığı, akciğer top-lardamarlarındaki kandır, çünkü bu damarlar, akciğerlerdeki oksijenlenmiş ka­nı, kalbe getirmektedir. Toplardamar du­varları, atardamarlannki gibi, üç taba­kadan oluşmuştur, fakat buradaki esnek dokuyla kas dokusu çok az olup, her bir tabaka da çok ince olduğundan, toplar­damar duvarları çok kolaylıkla birbiri­ne [...]

TOPALLAMA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPALLAMA (Claudication). Claudi-cation Latinceden gelme bir addır (İm­parator Claudius bir topaldı). Topalla­ma deyimi genellikle, bacaklardaki kan dolaşımının kötü olmasından ötürü has­tanın belirli bir uzaklığı yürüdüğü za­man (bu uzaklık hastadan hastaya deği­şir), topallamasına ve durmasına neden olan, bacaklarında duyduğu kramplı ağ­rılardan doğan durum için kullanılır. Dinlenme sırasında bu ağrıların kaybol­masından ötürü Claudication’a aralıklı (entermitan) adı da [...]

TONSİLLEKTOMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TONSİLLEKTOMİ. Bademciklerin (ton-silla palatina) cerrahî olarak çıkarılma­sı; bademcik ameliyatı.

TOMOMANİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOMOMANİ. Kesme manisidir.

TOMOGRAM

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOMOGRAM. Vücudun belirli bir ke­skindeki yapıları gösterebilmek için çe­kilen, özel bir röntgen filmidir. Burada, istenen kesitten değişik derinliklerde bu­lunan yapılar belirlenmez. İstenen kesit bellendikten sonra, X-ışmları tüpüyle plaka, vücudun bir optik kesitini alabil­mek için, bu kesit çevresinde döndürü­lür.

TOKSOPLASMOZ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSOPLASMOZ. Bir parazit proto-zoon olan Toxoplasma gondii enfeksiyo­nudur. Nedeni: Ev köpek ve kedilerinin ço­ğu, Toksoplasma taşıyıcılarıdır. Etken or­ganizma, bu konaktan Toxacara mystex adlı solucanın yumurtalarına geçer. Bu yumurtaların yiyeceklere bulaşması ola­ğandır. İnsana enfeksiyon bu yolla ge­çer. Ayrıca, bu asalak; birçok memeli hayvanla kuşlarda bulunabildiğinden, az pişmiş et yemek de enfeksiyonu bulaş­tırabilir. Bütün bu verilere göre, [...]

TOKSOİD

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSOİD. Değişikliğe uğrayıp, zehirli özelliğini kaybetmiş, fakat antikor yapı­mını uyaracak antijen niteliğini hâlâ ta­şıyan bir toksindir. Örneğin, tetanoz toksoidi, zerk edildiğinde, tetanoza karşı aktif bağışıklık verir, fakat belirtiler or­taya çıkmaz.

TOKSİKOLOJİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSİKOLOJİ. Zehirli maddeler bili­midir.

Toksin

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSİN. Zehirdir. Genellikle, bakteri­nin yaptığı zehire bu ad verilir. Toksinler suda erirler. Bu nedenle bulundukları ortamda çabucak yayılırlar. Bakteriler haricinde bazı hayvanlar da ekzotoksin yapar. Toksinler son derece kuvvetli zehirlerdir. Sıvı halde ve beklemekle etkinliklerini kısmen kaybederler. Clostridium botulinum toksini dünyada bilinen en güçlü toksindir. Toksinler çoğunlukla polipeptid yapısında maddelerdir. Molekül ağırlıkları 10-90.000 arasında farklılık [...]

TOKSİK

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSİK. Zehirli.

TOKSEMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSEMİ. Kanda toksinlerin bulunma­sıdır. Gebelik toksemisi, pre-eklampsi ve eklampsi durumlarını içine alır.

TOKOFEROL

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKOFEROL. E vitamini.

TOFUS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOFUS. Damla hastalığı vakalarında, kulak kepçesi ya da parmaklarda görü­len, sodyum biürat birikimidir.

TİTRASYON

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİTRASYON. Nitelikleri kesin olarak bilinen Standard çözeltilerden yararlanı­larak yapılan hacim analizi.

TİROTOKSİKOZ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİROTOKSİKOZ. Guatr.

TİROKSİN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİROKSİN, Tiroid, Guatr.

Tiroid

Tiroid

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİROİD. Boyun bölgesinde,  gırtlağın hemen altında bulu­nan bir iç salgı bezidir. Trakea’nın her iki yanında bulunan iki lobunu, trakea önünden geçen bir bölüm birleştirir. Her bir lobun içinde, iki paratiroid bezi bulunur. Tiroidin görevi, metabolizma­yı (yaşamak ve vücut çalışması için ge­rekli, kimyasal ve fiziksel olaylar) ayar­lamaktır. İyod ve tirozin’den, Tiroksin (T4) ve Triodotironin (T3) yaparak, [...]

TİOTEPA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİOTEPA (Trietilen tifofosforamid). Me­me ve över kanseri tedavisinde kullanı­lan bir sitotoksik ilaçtır.

TİOPENTON

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİOPENTON (Pentothal). Damar içi anestezik olarak kullanılan, bir kısa et­kili barbitürik asit türevidir.

Tinnitus

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİNNİTUS. Hastalık sonucu ortaya çı­kan kulak çınlamasıdır. Tinnitus başlı başına bir hastalıktan ziyade bir hastalığın belirtisidir.Tinnitus, uzmanlarr tarafından, mekanoakustik ve elektrik sinyallerin aynı anda oluşturduğu ses duyamsaması olarak açıklanır. Tinnitus, önceleri hastalara eksternal bir ses kaynağından geliyormuş gibi gelebilir. Bu açıklama tıbbi olarak tinnitus olarak prezente olan kimi halleri teşhis dışı bırakmaktadır.  Mesela fizyolojik tinnitus, [...]

TİNEA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİNEA. Derinin çeşitli mantar enfeksi­yonlarına verilen ad. Örneğin, tinea pe-dis (atlet ayağı), tinea capitis (kellik), tinea corporis (gövdedeki mantar enfek­siyonu), tinea cruris (bacak mantar en­feksiyonu) dur. bkz. Mantar Dermatoz-ları.

TİMUS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİMUS. Boynun alt ve göğüs boşluğu­nun üst bölgesinde bulunan bir bezdir. Fonksiyonu, son yıllara kadar pek bilin­memekteydi. Günümüzde, bunun vücu­dun lenfoid sisteminin en önemli organı olduğu ve gelişen hayvanda, lenfosit ya­pımını etkileyen bir hormon salgıladığı anlaşılmıştır. Buluğdan sonra, normalde bu bez, ufalıp, hemen hemen kaybolur. İnsanda, timus’un en büyük olduğu za­man, 9 yaşıdır. Erişkinde de [...]

TİMOL

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİMOL. Bir antiseptik maddedir. Gar­garalarda kullanılır.

TİK

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİK. Süratli bir spazmodik harekettir. Belirli bazı hareketlerin tekrarlanması da tik adını alır ve bazen akıl hastalık­larında görülür. Tic douloureux (ağrılı tik), trigeminal nevraljideki çok şiddetli ağrı sonucu, yüz kaslarında görülen spaz­ma verilen addır. bkz. Nöralji.

TİFÜS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİFÜS. Bitle taşman ve bundan ötürü, savaş zamanlarında ve çok kalabalık top­lumlarda sık görülen bir hastalıktır. Nedeni: Ricketssia prowazeki enfeksi­yonudur. Hastalık, özellikle Doğu’da, Akdeniz kıyılarında, Kuzey Afrika’da ve ayrıca dünyanın her bölgesinde görüle­bilir. Belirtileri: Kuluçka devri 5-21 gündür. Baş- sırt, kol, bacak ağrıları ve titremeyle ani başlar. Hastalığın dördün­cü günü, “dut döküntüsü” denen deri döküntüsü [...]

TİFO

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİFO. Bir barsak hastalığıdır. Nedeni: Salmonella typhi (bir gram -negatif bakteri) enfeksiyonudur. Hasta­lık, su ve yiyeceklerin lağımla bulaşması sonucu yayılır, geçtikten sonra (çok ha­fif şeklinde dahi) bakteri, yıllarca safra kesesinde yaşayabildiğinden, böyle bir kişi taşıyıcı olur ve yiyecek dağıtımı gibi bir işle ilgilendiği takdirde de, sağlık şartlarına uyulmayan yerlerde, enfeksi­yon yayılır. Belirtileri: Kuluçka devresi 1-2 [...]

TİFLİT

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİFLİT. Çekum iltihabıdır. Nedenleri, aktinomikoz, bir divertikül, çekum içi ülseri, habis tümörü ya da apandisit ola­bilir. Duruma, genellikle, apandisit teş­hisi konur (eskiden apandisit, peritiflit diye adlandırılırdı) ve gerçek hastalık ameliyatta anlaşılır.

TIRNAKLAR

TIRNAKLAR

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

Yüzün bir parçası olmamakla birlikte el tırnaklarının renklendirilmesi de aslında yüz makyajının belirleyiciliği altındadır. Zira özellikle ruj rengi ile oje renginin birbirini tutması, hatta bir olması güzelllik kurallarından biri olarak kabul edilmekte­dir. Ancak bu genel kuralı da yine özgürlüğü içinde değerlendirip, uygula­mak gerekir. Zira dudaklar gibi tırnaklar da çeşit çeşit biçimlidirler. Dolayısıyla her renk, her [...]

TİBYA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİBYA. Alt bacağın büyük kemiğidir. Tibya, Latince, çubuk anlamına gelir.

TIAMIN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TIAMIN. Bx vitaminidir. Eksikliğinde, beriberi hastalığı görülür.

TIKANMA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TIKANMA (Barsaklarda). Nedeni: Tümör, iltihap, barsağın kendi çevresinde düğümlenmesi (volvu-lus) ya da yapışıklıklar çevresinde dü­ğümlenmesi veya bir fıtık kesesine girip çıkamamasıdır.Belirtileri: Birdenbire gelişen tı­kanmada, karında kolik şeklinde sancı, kusma, kabızlık, karın gerginliği ve ba­yılmadır. Tedavi: Devamlı kusmayla su ve tuz kaybedildiğinden, hastanın durumu, mi­dedeki maddelerin tüple boşaltılması ve damardan sıvı ve tuz verilmesiyle düzel­tilip, karın [...]

THOMAS TAHTASI

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

THOMAS TAHTASI. Dizi düz tutma­ya ve vücut ağırlığını, tahtanın alt ucun­dan (hasta ayaktayken, bu uç yere de­ğer), iskiyum çıkıntısı (üstüne oturdu­ğumuz pelvis kemik kısmı) yoluyla, doğ­rudan pelvis ve omurgaya geçirmeye ya­rayan bir destek tahtasıdır. Ayak, tah­tanın alt ucuna bağlanabilir ve üst uç pelvise uygulandığında, ayağı etkileyen çekme kuvveti, tüm bacağı gerer. Bu şekilde, çekme (traksiyon), [...]

THIOUREA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

THIOUREA (Tiyoüre). Tiroid hormonu salgılanmasını engelleyen ilaçların elde edildiği madde. Bu tür ilaçlar, toksik guatr tedavisinde, hastayı ameliyata ha­zırlayıcı olarak, ya da ameliyat için el­verişli olmayan vakalarda, asıl tedavi olarak kullanılır.

THERIAC

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

THERIAC. Geçmişte vahşi hayvan ısı­rıklarını iyileştirdiği ve insanları bunla­rın zehirlerinden koruduğu sanılan bir antidotdur.

TETRAETİL KURŞUN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TETRAETİL KURŞUN. Kurşunun bir organik bileşiğidir. Sağlam deriden ya da akciğerlerden geçerek, kurşun ze­hirlenmesine yol açabilir. Merkez sinir sisteminde birikerek, delirium, delüzyon-lar, depresyon, çırpınmalar ve ağır va­kalarda da, koma durumu belirir. Has­ta intihara kalkışabileceğinden, çok dik­katle izlenmelidir.

Tetanoz

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TETANOZ. Kas sertliği ve spazmlarıyla seyreden bir hastalık Kazıklı humma. Bir enfeksiyon hastalığı olan tetanos merkezi sinir sistemini etkilemektedir. Sebepleri Clostridium tetani adında sporlu bir basil tetanosun etkenini oluşturmaktadır. Uygun koşullar olmadığında spor biçiminde dinlenme evresine giren bu bakteriler belki de yıllarca sürebilecek bu dönemin ardından uygun koşullarda yeniden etkileşerek ürerler. Bu bakterilerin 10 farklı [...]

TETANİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TETANİ. Sinir ve kasların anormal de­recede uyarılabilir olmasıdır. Tetanozla karıştırılmamalıdır. Bu anormal durum, el ve ayak bileklerinin fleksiyonu (içe bükülmesi), (karpo-pedal spazm), kol ve bacaklarda, seyirme ve kramplarla, ka­rıncalanma, yüzde seyirme ve spazm şek­linde belirir. Tetani’nin nedeni, kandaki kalsiyum azlığıdır. Bu ise, paratiroid bez­lerinin yeterli çalışmamasından, ya da kalsiyumun yeterlin emilime uğrayama-masından ortaya çıkar. Ayrıca, [...]

TEŞRİH

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEŞRİH, Disseksiyon.

TESTOSTERON

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TESTOSTERON. Erkeklik hormonu.

Testis İltihabı

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TESTİS İLTİHABI. Orşit Nedir? Çoğunlukla genç erkeklerde görülen ve testis ve sperm kanallarının iltihaplanması olarak tanımlanan epididimoorşit birtakım enfeksiyonların epididim denilen sperm kanallarına ve testise ulaşmasıyla ortaya çıkmaktadır. Testis iltihabı bulunan bir bireyde testiste şişme meydana gelir ve ağrılar görülür. Erkek çocuklarda testis iltihabı kabakulak ve idrar yolu enfeksiyonları neticesinde daha sık görülür. Eğer kişi [...]

TESTİS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TESTİS Erbezi.

TEST YEMEĞİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEST YEMEĞİ. Mide fonksiyonunu in­celeyebilmek amacıyla verilen yemektir. Bilinen nitelik ve nicelikteki yemek, mi­dede belirli bir süre bırakılır ve bir mide tüpü aracılığıyla, emilip yeniden dışarı­ya çıkartılır. Günümüzde, yiyecek kul­lanılmaz, mide salgısını uyarmak ama­cıyla histamin zerk edilir ve mide sal­gısı, incelenmek üzere, emilir. Bununla birlikte, midede hidroklorik asit salgı­sının olup olmadığı, mide tüpü olmak­sızın da [...]

TEST YAZISI

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEST YAZISI. Görme keskinliğini ölç­meye yarayan, basılmış harflerdir. Bu harfler, yazıyla kişi arasındaki belirli uzaklıklarda gözde belirli bir açı yapa­cak şekilde ayarlanmıştır.

TERRAMİSİN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TERRAMİSİN. Tetrasiklinler.

TERMOMETRE

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TERMOMETRE. Ancak hastanelerde kullanılan termometrelerin gösterdiği değerler önemlidir. Evde, arasıra ateş ölç­mek, hem yanıltıcı olabilir, hem de has­tanın genel durumu kadar değerli bir ölçü değildir.

TERMOGRAFİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TERMOGRAFİ. Vücut yüzeyindeki ısı değişiklikleri, enfraruj (kızıl ötesi) ışın­lanmalarına duyarlı olan fotoğraf film­leriyle saptanabilir. Bu tekniğin adı, ter-mografidir; çekilen filmse, termogram adım alır. Vücut yüzeyi ısısı, dolaşımın yerel durumu ve diğer bazı bilinen fak­törlerin etkisinde olduğundan, termogr yardımıyla belirli bazı hastalıkların teşhisine yardım edilmiş olur.

TERLETİCİ

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TERLETİCİ (Diyaforetik). Geçmişte, belirli bazı ateşli hallerde hastayı terlet­menin iyi olduğu kanısı yaygındı ve as­pirin, kinin gibi terletici maddeler, diya­foretik diye adlandırılırdı. Günümüzde bu tedavinin etkililiğine olan inanç azal­mıştır.

TERATOM

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TERATOM. Her üç gelişme hücresi ta­bakasını (endoderm, mesoderm ve ekto­derm) içine alan, cenine özgü dokular­dan yapılmış bir tümördür. Katı, içi do­lu bir teratomada, kemik, sinir, barsak parçalan bulunabilir ve genellikle habis­tir. Katı teratoma, testis ya da överde belirir ve çıkartılmalıdır. Kistik terato-madaysa, çeşitli körelmiş dokular (deri, saç, diş) bulunabilir, bu tümör selimdir ve tam olarak [...]

TERATOJENİK MADDE

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TERATOJENİK MADDE. Anne kar­nındaki bebeğin büyümesini aksatan ve onda çeşitli şekil bozukluklarına yol açan madde ya da ilaç. Bir zamanlar çok kul­lanılan Talidomid gibi.

TER

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TER. Ter, vücut yüzeyinde, dağılmış olan ufacık ter bezlerinin salgısı olan sulu bir maddedir. Her gün, deriden yarım litreyi aşkın su, fark edilmeksizin buhar­laşmaktadır. Vücut içi ya da dışının ısı­sı yükseldiğinde, terin, fark edilecek şe­kilde, vücut yüzeyinde belirdiği ve bu­radan . buharlaştıkça vücut yüzeyini so­ğuttuğu görülür. Bu, vücut ısısını değişmez tutan en önemli mekanizmadır. Ku­ru [...]

TEOBROMİN

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEOBROMİN. Teobromin, teofilin ve kafein, çay, kahve ve kakaoda bulunan ve birbirlerine çok benzeyen alkaloidlerdir. Kafein.

TENYA

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENYA. 1) Yassı solucanların bir cin­sidir, (bkz. Solucanlar). Halk dilinde şe­rit diye adlandırılır. 2) Kalınbarsak bo­yunca, uzunlamasına duran fibröz doku bantlarıdır. 3) Anatomide, yumuşak do­ku şeritleridir.

TENTORYUM

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENTORYUM. Kafatasının arkasında, beyin yarı kürelerinin alt yüzüyle, sere-bellum üst yüzü arasındaki dura mater kıvrımı, tentorium cerebelli adını alır.

TENOSİNOVİT

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENOSİNOVİT. Kirişle (tendon) kılıfı­nın iltihabıdır. Seyrek olarak, bu durum, enfeksiyonu izler. Genellikle, tekrarlayan ufak zedelenmeler, buna yol açar. Ör­neğin, ev kadınlarında, önkol ve el bile­ğinde, bu duruma rastlanır: İltihaplı ki­riş kılıfının üstündeki bölge, ağrılı ve duyarlıdır.. Dinlenme ve hareketsizlik, iyileştiricidir.

TENKİYE

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENKİYE. Lavman.

TENİS DİRSEĞİ

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENİS DİRSEĞİ. Dirsekte hissedilen ve önkola yayılan şiddetli ağrıdır. Muaye­nede, dirsek dış kemik çıkıntısı (lateral epikondil) ağrılıdır ve dirseğe uygulanan anestezik maddeyle, hidrokortizon zerki, genellikle ağrıyı giderir.

TENİFÜJ

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENİFÜJ. Barsak şeritlerinin vücuttan dışarıya atılmasını sağlayan maddelerin ve ilaçların ortak adı.

TENEZM

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENEZM. Dışkılamak ya da idrar yap­mak için, etkisiz ve ağrılı ıkınmaktır.

TENDİNİT

25 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TENDİNİT. Tendon (kiriş) iltihabıdır. Tenosinovit tendon ve kılıfının iltihabına verilen addır.

Rock Kolye Modelleri

Rock Kolye Modelleri

24 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

Çok güzel Rock Kolye Modelleri sunuyoruz. Beğenmeniz dileği ile

Bayan Kemer Modelleri

Bayan Kemer Modelleri

24 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

Kemer deyip geçmeyin, kemer bir kadın için çok önemli bir aksesuardır. Doğru kıyafete doğru bir kemer seçimi kadının daha da bir hoş ve şık gösterir. Kemerin tek başına güzel olması elbette önemli fakat giysinizle bütünleşip bütünleşmediği de çok önemli. O kadar çok alternatif var ki seçim yapmakta zorluk yaşayabilirsiniz. Kadinlarsitesi.com olarak sizlere fikir vermesi için [...]

Moda Bayan Ayakkabı Modelleri

Moda Bayan Ayakkabı Modelleri

24 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

Moda Bayan Ayakkabılar bayan ayakkabı modelleri topuklu bayan ayakkabıları 2011 bayan ayakkabı modelleri kadın ayakkabı modelleri

TEMPOROMANDİBÜLER EKLEM

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEMPOROMANDİBÜLER EKLEM. Şakak kemiğiyle, (temporal kemik), alt-çene kemiği (mandibula) arasındaki ek­lemdir. Kulağın hemen önünde yer alır ve kulak deliğinin önüne konan parmak ucuyla, altçene kemiği başının oynadığı hissedilir. Bu eklemde, altçene, iki yana da oynayabilmektedir. Normalde, ekle­mi yapan iki kemik arasında, bir kıkır­dak yüzey vardır, fakat bazen, kıkırda­ğın yerinden oynadığı, ya da yırtıldığı durumlarda, eklem [...]

TEMİZLİK SABUNU

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEMİZLİK SABUNU. Bir, sodyum hid­roksit, sodyum karbonat karışımıdır. Geçmişte, evlerde kullanılmaktaydı. Yan­lışlıkla içildiğinde, çok fazla yakıcıdır

TEMARUZ

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEMARUZ, Hastalık Taklidi.

TELKİN

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TELKİN. Bir kişiyi, belirli bir görüşü ya da inancı kabul edene değin devamlı olarak etkilemek. Hipnoz, bir telkin ara­cıdır.

TELANJİYEKTAZİ

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TELANJİYEKTAZİ. Genişlemiş kılcal damarların deride yaptığı lekelerdir.

TEKA

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEKA. Kılıf demektir. Genellikle, omur­iliği kaplayan dura mater’e bu ad veri­lir.

TEK HÜCRELİ

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEK HÜCRELİ. Protozoon.

TEDAVİDE ELEKTRİK

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TEDAVİDE ELEKTRİK. Galvani dev­rinden itibaren, 20-30 yıl öncesine ka­dar, tıpta elektrik çok kullanılmaktaydı. Buna, özellikle başka yollarla sonuç alı­namayan durumlarda başvurulurdu. Fa­kat, su ve morötesi ışınları gibi, elektrik de, son 20-30 yıldır gittikçe daha az kullanılır olmuştur. Günümüzde, elektri­ğin tedavi aracı olduğu vakalar, kas ağ­rılarında diyatermi olarak psikiyatride şok tedavisi ve kalbin defibrilasyonu’dur.

TAVŞAN DUDAĞI

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TAVŞAN DUDAĞI, Yarık Damak. bkz  YARIK DAMAK

TATARCIK HUMMASI

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TATARCIK HUMMASI. Akdeniz kıyı­larında bulunan tatarcık sineğinin taşı­dığı bir virüs hastalığıdır. Şiddetli baş ağrısı, konjunktivalarda kızarıklık ve 39 -40 derece arası ateş vardır. 3-4 gün sü­rer. Özel tedavisi yoktur.

TATARCIK

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TATARCIK. Leishmaniasis etkenleri olan Leishmania donovani ve Leishmania tropica adlı tripanosomları taşıyan tatar­cık sineğidir. Bu organizmalar, insanlara bu sineğin sokmasıyla geçtiği gibi, sinek, hasta insandan emdiği kanla, asalakları başkasına taşımak üzere alır. Flebotom, ayrıca, tatarcık humması etkeni olan ar-bovirus’u da taşır. Tatarcık, eski evler­de, duvar, tavan, yer çatlaklarında yaşar. D.D.T. bu sinek için öldürücüdür.

TAŞİKARDİ

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TAŞİKARDİ. Süratli kalp atımıdır. Ne­deni, ateş, heyecan, egzersiz, kronik en­feksiyon, anemi, kanama ve bazı ilaçlar olabilir. Paroksismal taşikardi’de (bkz.), bilinmeyen bir nedenden ötürü, kalp atı­mı iki misline çıkar.

TAŞIYICI

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TAŞIYICI (Portör). Bilinci dışında, be­lirti vermeksizin, bir hastalığın etkenle­rini taşıyan kişidir. Örneğin, difteri, me­nenjit, kızıl, tifo mikroplarını, ya da çıban veya yara enfeksiyonu oluşturan stafilokokları taşıyanlar bu tür kişiler­dir. Etken organizmalar, genellikle burun ve boğazda bulunur. Tifo mikroplarını, safra kesesi, barsak ve idrarda bulmak mümkündür.

TAŞ

TAŞ

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TAŞ (Kalkül). Taşlara, özellikle, böb­rekler, idrar torbası, safra kesesi, pros­tat ve tükürük bezlerinde rastlanır. Oluş nedenlerinin başında, iltihap gelir. Bazı vakalarda, kuruluk da taş oluşmasına yol açar. Önemli organlardaki taşların belirti ve tedavileri, o organların baş­lıkları altında anlatılmaktadır, bkz. Kal­kül.

TARTAR EMETİK

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TARTAR EMETİK. Geçmişte, kustu­rucu olarak kullanılan bir antimon po­tasyum tartarat karışımıdır. Günümüzde aynı amaçla kullanılmamasının nedeni, etkisinin yavaş oluşması ve solunumla kalp atımlarını yavaşlatmasıdır. Şimdi bazen, Schistosoma japonicum (bkz. Bilharzia) ve kazalar tedavisinde kullanılmaktadır.

TARSUS

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TARSUS. 1) Ayak bileğidir. 2) Gözka-pağına destek olan, yassı, sert yüzey.

TARSORAFİ

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TARSORAFİ. Gözü korumak amacıy­la, gözkapaklarının birbirine dikilmesi-dir. Bu yönteme, beşinci kafa çiftinin, trigeminal nevralji tedavisi için kesilmesi ya da bazen zona sonrası, kornea’nm du­yarlığı kaybolduğunda başvurulur.

Tansiyon

Tansiyon

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TANSİYON, Kan Basıncı anlamına gelir. Kalbin vücudumuzdaki kan dolaşımını sağlaması için gereken güce tansiyon adı verilir. Kanın kalp tarafından sol kalpten vücuda pompalanırken gereken güce büyük tansiyon veya birinci tansiyon denir. Kalp tarafından kan pompalanması sona erdiğinde damarlarımızda oluşan basınç ise küçük tansiyon veya ikinci tansiyon olarak adlandırılır. Yüksek Tansiyon Dünya Sağlık Örgütü’ne ve gerçekleştirilen [...]

TANEN

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TANEN. Proteinleri pıhtılaştırmakta kullanılan, büzücü tadı olan, açık kahve­rengi bir tozdur. Ufak yaralarda, kana­mayı durdurmak için tanen kullanılabilir, fakat günümüzde artık, yanık yüzeyin­den sıvı kaybını önlemek için uygulan­mamaktadır.

TANI

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TANI. Teşhis.

TAMPON

22 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TAMPON. Bir çubuk ucuna yerleştiril­miş, pamuk parçasıdır. Mukoza zarları yüzeylerinden, yara akıntılarından örnek almaya yarar. (Bu örnekler, incelenmek üzere, bakteriyologa gönderilir). Ayrıca, yine tampon adı verilen ufak gaz ya da benzeri madde parçalarıyla, ameliyatlar­da, kanayan yerlere bastırılır ve kan te­mizlenir.

.