Archive for 2008
You are browsing the archives of 2008.
You are browsing the archives of 2008.
TREMATODLAR (Sülükler). Tıpta önemli olanları, Schistosoma (bilharzia), Paragonimus ve Clonorchis’tir. Vantuzlu, yaprak şekilli asalak kurtlardır; bar-saklar, kan, akciğerler ve karaciğeri en-fekte ederler. Yaşam evrimlerinde, en az iki konakları vardır: Erişkin devirlerini,omurgalılarda, gençliklerini; omurgasız hayvanlarda, genellikle bir sümüklüböcek türünde geçirirler. Erişkin trematod, barsakta yaşadığı zaman, yumurtaları, dışkıyla çıkar. Bunlar, ancak nemli ortamda yaşayabilir ve suya düşecek [...]
TRAVMA. Bir yara ya da zedelenme. Canlılar üzerinde fiziksel ve ruhsal açıdan yaralanma izleri bırakan olay, doku veya vücudumuzdaki uzuvların yapı ve şeklini değiştiren / bozan mekanik bir etki ile ortaya çıkan yaradır. İnsanların istediği gibi tepkisini gösteremediği, uğraştığı halde çözümleyemediği ve de bu nedenlerle bilincinin dışına ittiği gelişmelerdir. Travmalar kişinin bilinçaltı vasıtasıyla var olduğunu [...]
TRANSVESTİZM. Kişinin, karşı cinsin kılığına bürünmeyi sevmesi şeklindeki bir cinsel sapıklık.
TRANSUDA. Hücreler tarafından bir vücut boşluğuna (periton boşluğuna salgılanan asit sıvısı) veya vücut yüzeyine (yamklarda deriden dışarıya sızan serum) salgılanan sıvı.
TRANSFÜZYON. Dolaşıma sıvı verilmesidir. Genellikle, toplardamarlara kan verilmesi anlamında kullanılır, bkz. Kan Grupları, Çapraz-Karşılaştırma.
TRANS. Bilincin kısmen ortadan kalktığı, uykuyu andıran bir durum.
TRAKEOTOMİ. Orta çizgi üzerinde, boyun alt bölümünde, trakea’nın (soluk borusunun) delinmesi ameliyatıdır. Genellikle, larinks tıkandığında, yapay solunum yolu sağlamak amacıyla bu delik açılır ve bu durumda, trakeostomi adını alır. Genellikle, lokal anestezi yardımıyla, soluk borusu meydana çıkarıldıktan sonra, üç ve dördüncü kıkırdak halkalar düzeyinde bir oval delik açılır ve bu trakeostomi deliğinden içeri uzatılan tüp, [...]
TRAHOM. Kornea ve konjunktiva’yı etkileyen ve Bedsoniae’nin (bkz. Orni-toz) neden olduğu bir göz hastalığıdır. Gözkapaklarmın şekil bozukluğuna, ül-serleşme ve körlüğe yol açar. Pislik ve fakirliğin yaygın olduğu bölgelerde görüldüğünden, tropikal ülkelerde sık rastlanır. Hastalığı, sinekler bulaştırır.
TORASİK GİRİŞ SENDROMU. Kolun sinirleri, omurilikten çıktıktan sonra ve kan damarları da, göğüs büyük damarlarından ayrılıp, koltuk altından, üst kola geçerlerken, birinci kaburgayı çap-razladıklarmda, basınca uğradıkları takdirde, ortaya çıkan durumdur. Bu olayla ilgili birkaç yerel durum ortaya çıkar: 1) Ön skalen kas (omurgayla birinci kaburga arasında, bir halat gibi durmaktadır) ve birinci kaburga arasındaki açıda, [...]
TOPLARDAMAR TAŞI (Flebolit). Özellikle pelvis toplardamarlarında taşlara rastlanabilir ve bunlar, röntgen filmlerinde, dikkat edilmezse, üreter taşlarıyla karıştırılabilir.
TOPLARDAMAR İLTİHABI. Genellikle, yüzeysel toplardamarlardaki trom-boza (kan pıhtılaşmasına) bu ad verilir. En sık görüldüğü yer, bacaklardaki varislerdir; yaralanma veya enfeksiyonu izleyerek ortaya çıkabilir. Varisleri tedavi etmenin de bir yoludur, çünkü flebit ya da pıhtılaşma sonucu, toplardamar fibröz bir kordon halini alır. Varislere tahriş edici bir madde zerk etmekle, aseptik bir flebit ortaya çıkar. bkz. Varis. [...]
TOPLARDAMARLAR. Dokulardan kalbe kan taşıyan damarlardır. Pis kan, kullanılmış kan olduğundan, rengi koyudur. Bunun tek ayrıcalığı, akciğer top-lardamarlarındaki kandır, çünkü bu damarlar, akciğerlerdeki oksijenlenmiş kanı, kalbe getirmektedir. Toplardamar duvarları, atardamarlannki gibi, üç tabakadan oluşmuştur, fakat buradaki esnek dokuyla kas dokusu çok az olup, her bir tabaka da çok ince olduğundan, toplardamar duvarları çok kolaylıkla birbirine [...]
TOPALLAMA (Claudication). Claudi-cation Latinceden gelme bir addır (İmparator Claudius bir topaldı). Topallama deyimi genellikle, bacaklardaki kan dolaşımının kötü olmasından ötürü hastanın belirli bir uzaklığı yürüdüğü zaman (bu uzaklık hastadan hastaya değişir), topallamasına ve durmasına neden olan, bacaklarında duyduğu kramplı ağrılardan doğan durum için kullanılır. Dinlenme sırasında bu ağrıların kaybolmasından ötürü Claudication’a aralıklı (entermitan) adı da [...]
TONSİLLEKTOMİ. Bademciklerin (ton-silla palatina) cerrahî olarak çıkarılması; bademcik ameliyatı.
TOMOGRAM. Vücudun belirli bir keskindeki yapıları gösterebilmek için çekilen, özel bir röntgen filmidir. Burada, istenen kesitten değişik derinliklerde bulunan yapılar belirlenmez. İstenen kesit bellendikten sonra, X-ışmları tüpüyle plaka, vücudun bir optik kesitini alabilmek için, bu kesit çevresinde döndürülür.
TOKSOPLASMOZ. Bir parazit proto-zoon olan Toxoplasma gondii enfeksiyonudur. Nedeni: Ev köpek ve kedilerinin çoğu, Toksoplasma taşıyıcılarıdır. Etken organizma, bu konaktan Toxacara mystex adlı solucanın yumurtalarına geçer. Bu yumurtaların yiyeceklere bulaşması olağandır. İnsana enfeksiyon bu yolla geçer. Ayrıca, bu asalak; birçok memeli hayvanla kuşlarda bulunabildiğinden, az pişmiş et yemek de enfeksiyonu bulaştırabilir. Bütün bu verilere göre, [...]
TOKSOİD. Değişikliğe uğrayıp, zehirli özelliğini kaybetmiş, fakat antikor yapımını uyaracak antijen niteliğini hâlâ taşıyan bir toksindir. Örneğin, tetanoz toksoidi, zerk edildiğinde, tetanoza karşı aktif bağışıklık verir, fakat belirtiler ortaya çıkmaz.
TOKSİN. Zehirdir. Genellikle, bakterinin yaptığı zehire bu ad verilir. Toksinler suda erirler. Bu nedenle bulundukları ortamda çabucak yayılırlar. Bakteriler haricinde bazı hayvanlar da ekzotoksin yapar. Toksinler son derece kuvvetli zehirlerdir. Sıvı halde ve beklemekle etkinliklerini kısmen kaybederler. Clostridium botulinum toksini dünyada bilinen en güçlü toksindir. Toksinler çoğunlukla polipeptid yapısında maddelerdir. Molekül ağırlıkları 10-90.000 arasında farklılık [...]
TOKSEMİ. Kanda toksinlerin bulunmasıdır. Gebelik toksemisi, pre-eklampsi ve eklampsi durumlarını içine alır.
TOFUS. Damla hastalığı vakalarında, kulak kepçesi ya da parmaklarda görülen, sodyum biürat birikimidir.
TİTRASYON. Nitelikleri kesin olarak bilinen Standard çözeltilerden yararlanılarak yapılan hacim analizi.
TİROİD. Boyun bölgesinde, gırtlağın hemen altında bulunan bir iç salgı bezidir. Trakea’nın her iki yanında bulunan iki lobunu, trakea önünden geçen bir bölüm birleştirir. Her bir lobun içinde, iki paratiroid bezi bulunur. Tiroidin görevi, metabolizmayı (yaşamak ve vücut çalışması için gerekli, kimyasal ve fiziksel olaylar) ayarlamaktır. İyod ve tirozin’den, Tiroksin (T4) ve Triodotironin (T3) yaparak, [...]
TİOTEPA (Trietilen tifofosforamid). Meme ve över kanseri tedavisinde kullanılan bir sitotoksik ilaçtır.
TİOPENTON (Pentothal). Damar içi anestezik olarak kullanılan, bir kısa etkili barbitürik asit türevidir.
TİNNİTUS. Hastalık sonucu ortaya çıkan kulak çınlamasıdır. Tinnitus başlı başına bir hastalıktan ziyade bir hastalığın belirtisidir.Tinnitus, uzmanlarr tarafından, mekanoakustik ve elektrik sinyallerin aynı anda oluşturduğu ses duyamsaması olarak açıklanır. Tinnitus, önceleri hastalara eksternal bir ses kaynağından geliyormuş gibi gelebilir. Bu açıklama tıbbi olarak tinnitus olarak prezente olan kimi halleri teşhis dışı bırakmaktadır. Mesela fizyolojik tinnitus, [...]
TİNEA. Derinin çeşitli mantar enfeksiyonlarına verilen ad. Örneğin, tinea pe-dis (atlet ayağı), tinea capitis (kellik), tinea corporis (gövdedeki mantar enfeksiyonu), tinea cruris (bacak mantar enfeksiyonu) dur. bkz. Mantar Dermatoz-ları.
TİMUS. Boynun alt ve göğüs boşluğunun üst bölgesinde bulunan bir bezdir. Fonksiyonu, son yıllara kadar pek bilinmemekteydi. Günümüzde, bunun vücudun lenfoid sisteminin en önemli organı olduğu ve gelişen hayvanda, lenfosit yapımını etkileyen bir hormon salgıladığı anlaşılmıştır. Buluğdan sonra, normalde bu bez, ufalıp, hemen hemen kaybolur. İnsanda, timus’un en büyük olduğu zaman, 9 yaşıdır. Erişkinde de [...]
TİMOL. Bir antiseptik maddedir. Gargaralarda kullanılır.
TİK. Süratli bir spazmodik harekettir. Belirli bazı hareketlerin tekrarlanması da tik adını alır ve bazen akıl hastalıklarında görülür. Tic douloureux (ağrılı tik), trigeminal nevraljideki çok şiddetli ağrı sonucu, yüz kaslarında görülen spazma verilen addır. bkz. Nöralji.
TİFÜS. Bitle taşman ve bundan ötürü, savaş zamanlarında ve çok kalabalık toplumlarda sık görülen bir hastalıktır. Nedeni: Ricketssia prowazeki enfeksiyonudur. Hastalık, özellikle Doğu’da, Akdeniz kıyılarında, Kuzey Afrika’da ve ayrıca dünyanın her bölgesinde görülebilir. Belirtileri: Kuluçka devri 5-21 gündür. Baş- sırt, kol, bacak ağrıları ve titremeyle ani başlar. Hastalığın dördüncü günü, “dut döküntüsü” denen deri döküntüsü [...]
TİFO. Bir barsak hastalığıdır. Nedeni: Salmonella typhi (bir gram -negatif bakteri) enfeksiyonudur. Hastalık, su ve yiyeceklerin lağımla bulaşması sonucu yayılır, geçtikten sonra (çok hafif şeklinde dahi) bakteri, yıllarca safra kesesinde yaşayabildiğinden, böyle bir kişi taşıyıcı olur ve yiyecek dağıtımı gibi bir işle ilgilendiği takdirde de, sağlık şartlarına uyulmayan yerlerde, enfeksiyon yayılır. Belirtileri: Kuluçka devresi 1-2 [...]
TİFLİT. Çekum iltihabıdır. Nedenleri, aktinomikoz, bir divertikül, çekum içi ülseri, habis tümörü ya da apandisit olabilir. Duruma, genellikle, apandisit teşhisi konur (eskiden apandisit, peritiflit diye adlandırılırdı) ve gerçek hastalık ameliyatta anlaşılır.
Yüzün bir parçası olmamakla birlikte el tırnaklarının renklendirilmesi de aslında yüz makyajının belirleyiciliği altındadır. Zira özellikle ruj rengi ile oje renginin birbirini tutması, hatta bir olması güzelllik kurallarından biri olarak kabul edilmektedir. Ancak bu genel kuralı da yine özgürlüğü içinde değerlendirip, uygulamak gerekir. Zira dudaklar gibi tırnaklar da çeşit çeşit biçimlidirler. Dolayısıyla her renk, her [...]
TİBYA. Alt bacağın büyük kemiğidir. Tibya, Latince, çubuk anlamına gelir.
TIAMIN. Bx vitaminidir. Eksikliğinde, beriberi hastalığı görülür.
TIKANMA (Barsaklarda). Nedeni: Tümör, iltihap, barsağın kendi çevresinde düğümlenmesi (volvu-lus) ya da yapışıklıklar çevresinde düğümlenmesi veya bir fıtık kesesine girip çıkamamasıdır.Belirtileri: Birdenbire gelişen tıkanmada, karında kolik şeklinde sancı, kusma, kabızlık, karın gerginliği ve bayılmadır. Tedavi: Devamlı kusmayla su ve tuz kaybedildiğinden, hastanın durumu, midedeki maddelerin tüple boşaltılması ve damardan sıvı ve tuz verilmesiyle düzeltilip, karın [...]
THOMAS TAHTASI. Dizi düz tutmaya ve vücut ağırlığını, tahtanın alt ucundan (hasta ayaktayken, bu uç yere değer), iskiyum çıkıntısı (üstüne oturduğumuz pelvis kemik kısmı) yoluyla, doğrudan pelvis ve omurgaya geçirmeye yarayan bir destek tahtasıdır. Ayak, tahtanın alt ucuna bağlanabilir ve üst uç pelvise uygulandığında, ayağı etkileyen çekme kuvveti, tüm bacağı gerer. Bu şekilde, çekme (traksiyon), [...]
THIOUREA (Tiyoüre). Tiroid hormonu salgılanmasını engelleyen ilaçların elde edildiği madde. Bu tür ilaçlar, toksik guatr tedavisinde, hastayı ameliyata hazırlayıcı olarak, ya da ameliyat için elverişli olmayan vakalarda, asıl tedavi olarak kullanılır.
THERIAC. Geçmişte vahşi hayvan ısırıklarını iyileştirdiği ve insanları bunların zehirlerinden koruduğu sanılan bir antidotdur.
TETRAETİL KURŞUN. Kurşunun bir organik bileşiğidir. Sağlam deriden ya da akciğerlerden geçerek, kurşun zehirlenmesine yol açabilir. Merkez sinir sisteminde birikerek, delirium, delüzyon-lar, depresyon, çırpınmalar ve ağır vakalarda da, koma durumu belirir. Hasta intihara kalkışabileceğinden, çok dikkatle izlenmelidir.
TETANOZ. Kas sertliği ve spazmlarıyla seyreden bir hastalık Kazıklı humma. Bir enfeksiyon hastalığı olan tetanos merkezi sinir sistemini etkilemektedir. Sebepleri Clostridium tetani adında sporlu bir basil tetanosun etkenini oluşturmaktadır. Uygun koşullar olmadığında spor biçiminde dinlenme evresine giren bu bakteriler belki de yıllarca sürebilecek bu dönemin ardından uygun koşullarda yeniden etkileşerek ürerler. Bu bakterilerin 10 farklı [...]
TETANİ. Sinir ve kasların anormal derecede uyarılabilir olmasıdır. Tetanozla karıştırılmamalıdır. Bu anormal durum, el ve ayak bileklerinin fleksiyonu (içe bükülmesi), (karpo-pedal spazm), kol ve bacaklarda, seyirme ve kramplarla, karıncalanma, yüzde seyirme ve spazm şeklinde belirir. Tetani’nin nedeni, kandaki kalsiyum azlığıdır. Bu ise, paratiroid bezlerinin yeterli çalışmamasından, ya da kalsiyumun yeterlin emilime uğrayama-masından ortaya çıkar. Ayrıca, [...]
TESTİS İLTİHABI. Orşit Nedir? Çoğunlukla genç erkeklerde görülen ve testis ve sperm kanallarının iltihaplanması olarak tanımlanan epididimoorşit birtakım enfeksiyonların epididim denilen sperm kanallarına ve testise ulaşmasıyla ortaya çıkmaktadır. Testis iltihabı bulunan bir bireyde testiste şişme meydana gelir ve ağrılar görülür. Erkek çocuklarda testis iltihabı kabakulak ve idrar yolu enfeksiyonları neticesinde daha sık görülür. Eğer kişi [...]
TEST YEMEĞİ. Mide fonksiyonunu inceleyebilmek amacıyla verilen yemektir. Bilinen nitelik ve nicelikteki yemek, midede belirli bir süre bırakılır ve bir mide tüpü aracılığıyla, emilip yeniden dışarıya çıkartılır. Günümüzde, yiyecek kullanılmaz, mide salgısını uyarmak amacıyla histamin zerk edilir ve mide salgısı, incelenmek üzere, emilir. Bununla birlikte, midede hidroklorik asit salgısının olup olmadığı, mide tüpü olmaksızın da [...]
TEST YAZISI. Görme keskinliğini ölçmeye yarayan, basılmış harflerdir. Bu harfler, yazıyla kişi arasındaki belirli uzaklıklarda gözde belirli bir açı yapacak şekilde ayarlanmıştır.
TERMOMETRE. Ancak hastanelerde kullanılan termometrelerin gösterdiği değerler önemlidir. Evde, arasıra ateş ölçmek, hem yanıltıcı olabilir, hem de hastanın genel durumu kadar değerli bir ölçü değildir.
TERMOGRAFİ. Vücut yüzeyindeki ısı değişiklikleri, enfraruj (kızıl ötesi) ışınlanmalarına duyarlı olan fotoğraf filmleriyle saptanabilir. Bu tekniğin adı, ter-mografidir; çekilen filmse, termogram adım alır. Vücut yüzeyi ısısı, dolaşımın yerel durumu ve diğer bazı bilinen faktörlerin etkisinde olduğundan, termogr yardımıyla belirli bazı hastalıkların teşhisine yardım edilmiş olur.
TERLETİCİ (Diyaforetik). Geçmişte, belirli bazı ateşli hallerde hastayı terletmenin iyi olduğu kanısı yaygındı ve aspirin, kinin gibi terletici maddeler, diyaforetik diye adlandırılırdı. Günümüzde bu tedavinin etkililiğine olan inanç azalmıştır.
TERATOM. Her üç gelişme hücresi tabakasını (endoderm, mesoderm ve ektoderm) içine alan, cenine özgü dokulardan yapılmış bir tümördür. Katı, içi dolu bir teratomada, kemik, sinir, barsak parçalan bulunabilir ve genellikle habistir. Katı teratoma, testis ya da överde belirir ve çıkartılmalıdır. Kistik terato-madaysa, çeşitli körelmiş dokular (deri, saç, diş) bulunabilir, bu tümör selimdir ve tam olarak [...]
TERATOJENİK MADDE. Anne karnındaki bebeğin büyümesini aksatan ve onda çeşitli şekil bozukluklarına yol açan madde ya da ilaç. Bir zamanlar çok kullanılan Talidomid gibi.
TER. Ter, vücut yüzeyinde, dağılmış olan ufacık ter bezlerinin salgısı olan sulu bir maddedir. Her gün, deriden yarım litreyi aşkın su, fark edilmeksizin buharlaşmaktadır. Vücut içi ya da dışının ısısı yükseldiğinde, terin, fark edilecek şekilde, vücut yüzeyinde belirdiği ve buradan . buharlaştıkça vücut yüzeyini soğuttuğu görülür. Bu, vücut ısısını değişmez tutan en önemli mekanizmadır. Kuru [...]
TEOBROMİN. Teobromin, teofilin ve kafein, çay, kahve ve kakaoda bulunan ve birbirlerine çok benzeyen alkaloidlerdir. Kafein.
TENYA. 1) Yassı solucanların bir cinsidir, (bkz. Solucanlar). Halk dilinde şerit diye adlandırılır. 2) Kalınbarsak boyunca, uzunlamasına duran fibröz doku bantlarıdır. 3) Anatomide, yumuşak doku şeritleridir.
TENTORYUM. Kafatasının arkasında, beyin yarı kürelerinin alt yüzüyle, sere-bellum üst yüzü arasındaki dura mater kıvrımı, tentorium cerebelli adını alır.
TENOSİNOVİT. Kirişle (tendon) kılıfının iltihabıdır. Seyrek olarak, bu durum, enfeksiyonu izler. Genellikle, tekrarlayan ufak zedelenmeler, buna yol açar. Örneğin, ev kadınlarında, önkol ve el bileğinde, bu duruma rastlanır: İltihaplı kiriş kılıfının üstündeki bölge, ağrılı ve duyarlıdır.. Dinlenme ve hareketsizlik, iyileştiricidir.
TENİS DİRSEĞİ. Dirsekte hissedilen ve önkola yayılan şiddetli ağrıdır. Muayenede, dirsek dış kemik çıkıntısı (lateral epikondil) ağrılıdır ve dirseğe uygulanan anestezik maddeyle, hidrokortizon zerki, genellikle ağrıyı giderir.
TENİFÜJ. Barsak şeritlerinin vücuttan dışarıya atılmasını sağlayan maddelerin ve ilaçların ortak adı.
TENEZM. Dışkılamak ya da idrar yapmak için, etkisiz ve ağrılı ıkınmaktır.
TENDİNİT. Tendon (kiriş) iltihabıdır. Tenosinovit tendon ve kılıfının iltihabına verilen addır.
Çok güzel Rock Kolye Modelleri sunuyoruz. Beğenmeniz dileği ile
Kemer deyip geçmeyin, kemer bir kadın için çok önemli bir aksesuardır. Doğru kıyafete doğru bir kemer seçimi kadının daha da bir hoş ve şık gösterir. Kemerin tek başına güzel olması elbette önemli fakat giysinizle bütünleşip bütünleşmediği de çok önemli. O kadar çok alternatif var ki seçim yapmakta zorluk yaşayabilirsiniz. Kadinlarsitesi.com olarak sizlere fikir vermesi için [...]
Moda Bayan Ayakkabılar bayan ayakkabı modelleri topuklu bayan ayakkabıları 2011 bayan ayakkabı modelleri kadın ayakkabı modelleri
TEMPOROMANDİBÜLER EKLEM. Şakak kemiğiyle, (temporal kemik), alt-çene kemiği (mandibula) arasındaki eklemdir. Kulağın hemen önünde yer alır ve kulak deliğinin önüne konan parmak ucuyla, altçene kemiği başının oynadığı hissedilir. Bu eklemde, altçene, iki yana da oynayabilmektedir. Normalde, eklemi yapan iki kemik arasında, bir kıkırdak yüzey vardır, fakat bazen, kıkırdağın yerinden oynadığı, ya da yırtıldığı durumlarda, eklem [...]
TEMİZLİK SABUNU. Bir, sodyum hidroksit, sodyum karbonat karışımıdır. Geçmişte, evlerde kullanılmaktaydı. Yanlışlıkla içildiğinde, çok fazla yakıcıdır
TELKİN. Bir kişiyi, belirli bir görüşü ya da inancı kabul edene değin devamlı olarak etkilemek. Hipnoz, bir telkin aracıdır.
TELANJİYEKTAZİ. Genişlemiş kılcal damarların deride yaptığı lekelerdir.
TEKA. Kılıf demektir. Genellikle, omuriliği kaplayan dura mater’e bu ad verilir.
TEDAVİDE ELEKTRİK. Galvani devrinden itibaren, 20-30 yıl öncesine kadar, tıpta elektrik çok kullanılmaktaydı. Buna, özellikle başka yollarla sonuç alınamayan durumlarda başvurulurdu. Fakat, su ve morötesi ışınları gibi, elektrik de, son 20-30 yıldır gittikçe daha az kullanılır olmuştur. Günümüzde, elektriğin tedavi aracı olduğu vakalar, kas ağrılarında diyatermi olarak psikiyatride şok tedavisi ve kalbin defibrilasyonu’dur.
TATARCIK HUMMASI. Akdeniz kıyılarında bulunan tatarcık sineğinin taşıdığı bir virüs hastalığıdır. Şiddetli baş ağrısı, konjunktivalarda kızarıklık ve 39 -40 derece arası ateş vardır. 3-4 gün sürer. Özel tedavisi yoktur.
TATARCIK. Leishmaniasis etkenleri olan Leishmania donovani ve Leishmania tropica adlı tripanosomları taşıyan tatarcık sineğidir. Bu organizmalar, insanlara bu sineğin sokmasıyla geçtiği gibi, sinek, hasta insandan emdiği kanla, asalakları başkasına taşımak üzere alır. Flebotom, ayrıca, tatarcık humması etkeni olan ar-bovirus’u da taşır. Tatarcık, eski evlerde, duvar, tavan, yer çatlaklarında yaşar. D.D.T. bu sinek için öldürücüdür.
TAŞİKARDİ. Süratli kalp atımıdır. Nedeni, ateş, heyecan, egzersiz, kronik enfeksiyon, anemi, kanama ve bazı ilaçlar olabilir. Paroksismal taşikardi’de (bkz.), bilinmeyen bir nedenden ötürü, kalp atımı iki misline çıkar.
TAŞIYICI (Portör). Bilinci dışında, belirti vermeksizin, bir hastalığın etkenlerini taşıyan kişidir. Örneğin, difteri, menenjit, kızıl, tifo mikroplarını, ya da çıban veya yara enfeksiyonu oluşturan stafilokokları taşıyanlar bu tür kişilerdir. Etken organizmalar, genellikle burun ve boğazda bulunur. Tifo mikroplarını, safra kesesi, barsak ve idrarda bulmak mümkündür.
TAŞ (Kalkül). Taşlara, özellikle, böbrekler, idrar torbası, safra kesesi, prostat ve tükürük bezlerinde rastlanır. Oluş nedenlerinin başında, iltihap gelir. Bazı vakalarda, kuruluk da taş oluşmasına yol açar. Önemli organlardaki taşların belirti ve tedavileri, o organların başlıkları altında anlatılmaktadır, bkz. Kalkül.
TARTAR EMETİK. Geçmişte, kusturucu olarak kullanılan bir antimon potasyum tartarat karışımıdır. Günümüzde aynı amaçla kullanılmamasının nedeni, etkisinin yavaş oluşması ve solunumla kalp atımlarını yavaşlatmasıdır. Şimdi bazen, Schistosoma japonicum (bkz. Bilharzia) ve kazalar tedavisinde kullanılmaktadır.
TARSUS. 1) Ayak bileğidir. 2) Gözka-pağına destek olan, yassı, sert yüzey.
TARSORAFİ. Gözü korumak amacıyla, gözkapaklarının birbirine dikilmesi-dir. Bu yönteme, beşinci kafa çiftinin, trigeminal nevralji tedavisi için kesilmesi ya da bazen zona sonrası, kornea’nm duyarlığı kaybolduğunda başvurulur.
TANSİYON, Kan Basıncı anlamına gelir. Kalbin vücudumuzdaki kan dolaşımını sağlaması için gereken güce tansiyon adı verilir. Kanın kalp tarafından sol kalpten vücuda pompalanırken gereken güce büyük tansiyon veya birinci tansiyon denir. Kalp tarafından kan pompalanması sona erdiğinde damarlarımızda oluşan basınç ise küçük tansiyon veya ikinci tansiyon olarak adlandırılır. Yüksek Tansiyon Dünya Sağlık Örgütü’ne ve gerçekleştirilen [...]
TANEN. Proteinleri pıhtılaştırmakta kullanılan, büzücü tadı olan, açık kahverengi bir tozdur. Ufak yaralarda, kanamayı durdurmak için tanen kullanılabilir, fakat günümüzde artık, yanık yüzeyinden sıvı kaybını önlemek için uygulanmamaktadır.
TAMPON. Bir çubuk ucuna yerleştirilmiş, pamuk parçasıdır. Mukoza zarları yüzeylerinden, yara akıntılarından örnek almaya yarar. (Bu örnekler, incelenmek üzere, bakteriyologa gönderilir). Ayrıca, yine tampon adı verilen ufak gaz ya da benzeri madde parçalarıyla, ameliyatlarda, kanayan yerlere bastırılır ve kan temizlenir.