2008 Yılında Eklenen Konular
SAFRA KESESİ. Safra kesesi, safra sisteminin bir parçası olup, safranın karaciğerden akışı, safra depolanması, yoğunlaştırılması ve safranın barsaklara akı-tılmasıyla ilgili görevleri vardır. Safra, karaciğerde, ufak kanallarda toplanır ve ufak kanalların hepsi, iki büyük kanal yapacak şekilde birleşir. Bunlar, karaciğeri, derin bir yarık olan porta hepatis bölgesinden terkeder. Porta hepatis bölgesinden,...
SAFRA. Karaciğer tarafından salgılanan yeşil-kahverengi sıvıdır; glikoz, üre, safra tuzlan, kolesterol, bilirübin gibi ka-nşık maddeler ve bir miktar proteinin sudaki eriyiğidir. Safra kanalı, karaciğerden duedonum'a uzanır ve böylece safra doğrudan olarak karaciğerden ince-barsağa akabilir, ama safranın genellikle izlediği yol, karaciğer -» ductus cysti-cus -» safra kesesi şeklindedir ve safra kesesinde...
SAÇ-KIL. Tıpla kozmetik arasında söz-konusu edildiğinden, saç-kıl konusunda çeşitli yanlış düşünceler vardır. Burada, bunların ancak birkaçından söz edilebilecektir. Şunu işaret etmek gerekir ki, saç, ölü bir yapıdır ve derideki yağ bezlerinin salgılarıyla parlak görünür. Saç, dıştan beslenemez, çünkü saçlı deriye gerekli besleyici maddeler ona ancak kan dolaşımıyla gelebilir. Saçın, haftada...
ROMATİZMA. Ağrı ve hareket sınırlılığı yaratan eklem ve bağdokusu iltihabının genel adı, romatizmadır. Daha uygun bir adlandırma sistemiyse, eklemleri ve bağdokusunu genellikle etkileyen hastalıklara ayrı ad vermektir: Romatoid artrit, osteoartrit, gut, diğer hastalıklar sırasında beliren artrit ve romatizmal ateş. Romatizmal ateş (asıl romatizma): Eklemleri, kalbi ve sinir sistemlerini etkileyen ve çocuklarla...
RETROGRAD AMNEZİ. Belirli bir olaydan başlayarak, belirli bir zaman süresinin anımsanamaması, bu dönem hakkındaki hafıza kaybıdır. Genellikle, başa gelen ve bilinç kaybına yol açan şiddetli bir darbe sonucu ortaya çıkan hafıza kaybı için bu deyim kullanılır. Hasta, kazaya kadar olmuş olayları hiç hatırlamaz. Örneğin, sabah evinden çıktığını hatır-layabilse de, işe...
RENK KÖRLÜĞÜ. Renk görmenin temeli, spektrumdaki herhangi bir rengin, değişik şiddette, fakat sabit dalga boyundaki üç saf renk karışımından oluşabileceği ilkesidir. Buna göre, gözde üç pigmentin (renk maddesinin) bulunması, spektrumdaki herhangi bir rengin görü-lebilmesini sağlayabilir. Görme pigmenti olan rodopsin, retina çomak hücrelerinde bulunmuştur ve bunun fonksiyonu, ışığı görmektir. Işığın etkisiyle...
REKTUM. Kalınbarsağm, anus kanalından önceki son bölümüdür. Sakrum'un üçüncü bölümünde başlar ve pelvis içi barsakla devamlıdır. Dışkının rektumda bulunması, dışkılama isteğini uyardığından, rektum genellikle boştur. Rektum' un uzunluğu 12 cm.'dir. Rektum ve anus kanalının hastalıkları, hemoroidler (basur memeleri), proktit, prolaps, pilonidal sinüs, pruritus, fisür (çatlak), fistüllerdir. Bunların her biri, kendi...
RAYNAUD HASTALIĞI. Özellikle soğuk havada, el ve ayak parmaklarının soluklaşıp hissizleşmesiyle belirlenen bir hastalıktır. Nedeni: Bilinmemektedir. Aileseldir. Benzer haller, sol köprücük altı atarda-man'nm köprücük kemiği, ilk kaburga ve ön skalen kas arasında sıkışmasıyla (kostoklaviküler sendrom), havalı delme aletlerini kullanmayı gerektiren işlerde uğraşanlarda da görülür. Raynaud hastalığını andıran durumlar, "Raynaud fenomeni gösteriyor"...
RAŞİTİZM. D. vitamini eksikliğinin neden olduğu bir hastalıktır. Güneş ışınları, deriyi ışınlandırıp, ültraviyole (mor ötesi) ışınları etkisiyle deride bulunan bir ön vitaminin D vitaminine dönüşme sini sağladığından, hastalığın oluşmasını önler. Nedeni: D vitamini eksikliğinin nedeni genellikle fakirliktir. D vitamini, süt ve sütten elde edilen maddelerde, yumurta ve balıkyağmda bulunur. Büyük şehirlerdeki...
RAHİM KANAMASI (Kanamalı metro-pati). Rahim iç yüzünün kalınlaşması ve düzensiz kanamalarla belirlenen bir hastalıktır, bkz. Hiperplazi. Nedeni: Devamlı, karşıt etkisi bulunmayan bir östrojen çalışması vardır, çünkü yumurtalıklar (bkz.) yumurtayı atamazlar. Sarı cisimler oluşmadığı gibi, progesteron da salgılanmaz. Tahminlere göre, bunların nedeni, hipofizin bozuk çalışmasıdır, fakat durumu doğuran mekanizma tam olarak...
RAHİM (Uterus). Armut biçimli, içi boş bir organdır. 7 cm. uzunluğunda, 5 cm. genişliğinde, yaklaşık olarak da 2.5 cm. kalmlığındadır. Rahim cismi, serviks (cer-vix) ya da boynu ve fundus'u (tepesi) ayırt edilebilir. Cismin üst tarafında, her iki köşede, iki fallop borusu (tuba) rahimden yumurtalıklara doğru uzanır. Fallop borularının rahime açıldıkları...
PSİKOTERAPİ. Zihinsel yoldan tedavi yöntemidir. Otosujestion (kendi kendine telkin), heterosüjestion (karşısındakine telkin) ve analiz gibi türleri vardır. Otosüjestion: Bu yüzyılın başlarında, Emil Cone, kendi kendine telkin yöntemini, "her gün, her şekilde gittikçe iyi-leşiyorum" deyimiyle tanıtmıştır. Gerçekten, kişinin bir çeşit kendi kendini ipnotize etmesi mümkünse de, bu uzun etkili olamaz ve ancak...
