2008 Yılında Eklenen Konular

PORFİRİ. Kalıtsal bir metabolizma bo­zukluğudur. Porfirin adı verilen ve he­moglobin yapımında demir ve protein globinle birleşen maddeler, idrarla atıl­maktadır. Nedeni: Bilinmemektedir. Doğuştan ve akut aralıklı olmak üzere iki şekli vardır.Belirtileri: 1. Doğuştan: Genellik­le erkek çocuklarda görülür. Çocuğun derisi güneşe karşı duyarlıdır ve güneş gören yerlerde sivilceler ve enfeksiyon belirmektedir. Dişler kızarabilir...
PNÖMOTORAKS. Plevra boşluğunda hava bulunmasıdır. Geçmişte, verem te­davisinde, akciğeri dinlendirmek ve hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla, yapay olarak uygulanan bir yöntemdi. Günümüzdeyse, pnömotoraks'm en sık rastlanan nedenleri, göğüs duvarı yaralanmaları ya da gençlerde veya astımlı kişilerde, genişlemiş bir hava kesesinin patlamasıdır. Bu tip pnömotoraks, sinsi ve tehlikeli olarak gelişir. Örneğin, ge­nellikle,...
PNÖMOKONYOZ. Maden işçileri ve tozlu maddelerle uğraşan kişilerin ak­ciğerlerinde görülen bir meslek hastalı­ğıdır. Nedeni: Birkaç yıl süreyle, belirli bazı tozların solunulması sonucu, akci­ğerlerde, fibrozis, enfeksiyona eğilim ve bundan ötürü, verem, kronik bronşit, amfizem ve hatta kanser belirebilir. En zararlı toz, kömürden çıkan, kömür, si-lika ve silikat karışımı olanıdır. Pnömo-nokonyoz'a yol açan...
PLÖREZİ (Zatülcenp). Plevra iltihabı. Nedeni: Verem, zatüre, akciğer ab-sesi gibi vakalarda, akciğerlerden yayı­lan iltihap, akciğer kanserlerinde, enfek­siyon olmaksızın, plevra'nın tahriş olma­sı, akciğer ya da göğüs duvarı yaralan­malarıdır. Belirtileri: "Kuru" plörezi'de, so­luk almayla boyun ya da omuz başına kadar yayılan keskin bir göğüs ağrısı vardır. Hasta, kesik kesik soluyup, gö­ğüs duvarını mümkün...
Yukanda değinildiği gibi genellikle farkına varılmadan geçirilen akut HCV enfeksiyonlarının %80-90'ı kronikleşmektedir. Eğer olay geriye dönüşümü olmayan siroz ya da karaciğer kanseri düzeyine gelmemiş ise, kronik hepatit C tanısı konulan kişilerin yansından fazlasında bu tam ya bir kan bağışı sırasında ya da genel kontrol amacıyla yapılan tetkikler sonucunda konmaktadır. Her...
Klinik belirti ve bulgular açısından HCV'ye bağlı akut hepatitlerin diğer hepatit virüsleri ile olan enfeksiyonlardan önemli bir ayncalığı yoktur. Hastalık, 6-8 hafta kadar süren bir kuluçka döneminin (kan ve kan ürünlerinin aktarımı sonrasında gelişenlerde bu süre 2-4 hafta kadardır) ardından sinsi bir şekilde başlar. Akut HCV enfeksiyonu hastaların % 75'inde belirti vermediği...
İlk kez 1989 yılında tanımlanmış olan Hepatit C virüsünün (HCV) neden olduğu C tipi viral hepatit, dünyadaki başlıca sağlık problemlerinden biridir. Akut hepatitlerin %20'sinin, kronik hepatitlerin ise %70'inin nedeni HCV enfeksiyonlandır. Akut olarak başlayan enfeksiyonların yaklaşık %85'inin kronik hale gelmesi hastalığın öneminin en iyi göstergelerinden biridir. Kronik Hepatit C enfeksiyonu siroz ve karaciğer...
Akut Hepatit B enfeksiyonu geçiren hastalann bir kısmında 6 ay olarak kabul edilen kriter sürenin sonunda bağışıklık gelişmez ve kişiler virüsü aylar ya da yıllar boyunca taşımayı sürdürürler. Böyle kişilere "taşıyıcı=portör" adı verilir. Taşıyıcılar yaşamları boyunca taşıyıcı olarak kalabilecekleri gibi, yıllar içinde virüsün karaciğerde yeniden aktif hale gelmesi ile "kronik...
Bir kişiye Hepatit B virüsü bulaştıktan sonra, hepatit B hastalığının geçirdiği evreler, aynen Hepatit A hastalığında anlatıldığı gibidir. Hastalann yakınmaları ve hastalığın süresi açısından bazı farklılıklar göze çarpar. Hastalık belirtileri ortaya çıkıncaya kadar geçen süre olan kuluçka süresi, Hepatit B'de 6 haftadan 6 aya kadar değişebilir. Bu sürenin sonunda HBV...
Hepatit, çeşitli bulaşıcı mikropların, kimyasal maddelerin ve vücudun bağışıklık mekanizmalarındaki bazı değişikliklerin neden olabildiği bir karaciğer hastalığıdır.H epatitten sorumlu tutulan mikrobik etkenlerin başında virüsler gelmektedir ve bunlarla oluşan hepatMere de "viral hepatitler" adı verilmektedir. Hepatit oluşturan virüsler arasında en iyi tanımlanmış olardan şöyle sıralayabiliriz: • Hepatit A virüsü (HAV), • Hepatit B...
Nodüller tiroid iç salgı bezinde oluşan küresel veya elips şeklide oluşumlardır. Tiroid içinde nodul olması kanser olasılığı bakımından önem taşımaktadır. Ancak, tiroid iç salgı bezinde nodul çok farklı sebeplerle oluşabilir, kanser bu sebepler arasında en azından birisidir. Kolloid nodul dediğimiz basitçe hücre çoğalmasından ibaret yumru (nodul) şeklinde tiroid büyümesi en...
Çoğu kez iyot eksikliği sonucu gelişirler. Daha az sıklıkla iyot eksikliği dışında da bazı çevresel sebepler olabilir (Bazı kirli kuyu sulan gibi). Günde alınması gereken iyot 100-300 mikrogramdır. Bunu suyla, soluduğumuz hava ve tükettiğimiz gıdalarla alınz. Sudaki iyot miktan özellikle önemlidir. Bu azalmışsa bu suyu tüketen hayvansal ürünlerdeki (örneğin süt)...
Sayfa başına git