2008 Yılında Eklenen Konular

Besin olarak yenen bazı mantarlar, bitkiler aleminin Basidiomycetous grubundan canlı varlıklardır. Mantar zehirlenmesi, bunların zehirli tiplerinin yenmesiyle meydana gelir. Özellikle Amanita phalloides, Amanita muscaria, Amanita vera bilinen en zehirli mantarlardır. En önemli zehirleri muscarindir. Zaman zaman da, daha önce tanımlanmamış olan bazı mantar tiplerinin de zehirli etkilere sahip olduklan bildirilmektedir....
Alerji Nedir? Alerji, vücudun herhangi bir şeye olağandan farklı tepkiler vermesi durumudur. En sık rastlananlardan biri üzerinden örnek verecek olursak, normal hava insanda hapşırma ve burun kaşıntısı yaratmaz. Tozlu havalar da her insanda anormal tepkiler doğurmaz. Ancak toza alerjisi olan bir birey, tozlu havalarda normalden daha farklı tepkiler vermeye başlar. Art...
Bu durum kazara fazla doz ■ Kazazede kolay heyecanlanır ve almaktan ya da uyuşturucu çok terler. kullanmaktan kaynaklanır. ■ Kazazede, titremelerden ve hayal Uyuşturucu kullanımı, bir kişinin, görmelerden şikayetçidir. uyuşturucuyu kabul edilen tıbbi ya Halusinojenler da sosyal kalıplara uygun olmayan m Kazazede tedirgindir ve terler. ...
Gıda zehirlenmelerinin belirtileri genellikle iki gün sürer. Bol sulu gıdalar, dinlenme, ishal ilacı gibi, evde alınabilecek önlemlerle düzelir. Belirtiler çok ciddiyse ya da hasta, küçük bir çocuk, çok yaşlı veya hastalıklı bir kimseyse, hiç vakit kaybetmeden hastaneye gitmek veya bir doktor çağırmak gerekir. Gıda zehirlenmelerine yol açan bakteriler, patates salatası,...
Herhangi bir maddenin kan yoluyla geçerek kimyasal olarak sağlığımızı veya hayatımızı tehdit eder bir durum yaratmasına zehirlenme denir. Ağız yolu ile olan zehirlenmelerde ilk belirtiler midede yanma, bulantı, kusma, ishal şeklinde olur. Zehir kana geçtikten sonra cinsine göre yüzde solma veya morarma, konvülsiyon, nabız ve tansiyon düşüklüğü, uyku, koma, kalbin durması,...
Zehirsiz yılanların ısırması hafif şişlik, kızartı ve ağndan başka zararlı bir etki meydana getirmez. Zehirli yılanlann ısırması ise hastanın ölümüne sebep olacak kadar şiddetli reaksiyon ortaya çıkmasına sebep olur. Bu nedenle yılanın zehirli veya zehirsiz olduğunun ayırt edilmesinde fayda vardır.Zehirli yılanların ağzında sivri dişler vardır, zehirsiz olanlar da bu yoktur. ■...
Piyemi Nedir? Kanda, cerahat ya da mikrop­lu pıhtı parçacıklarının bulunması hali­dir. Bu durumda, vücudun değişik yer­lerinde, mültipl abseler oluşur. Piyemi kanda irin oluşturabilecek yapıda olan mikropların bulunması sonucu ortaya çıkan enfeksiyondur. Söz konusu mikropların kan dolaşımına karışarak vücudun çeşitli bölgelerinde başta eklemlerde ve buna bağlı bölgelerde apseler oluşturur. Bunun dışında Akciğer,...
PİYELONEFRİT. Böbrek ve böbrek pelvisinin iltihabıdır. Nedeni: En sık enfekte eden mikro -organizma, normalde, sindirim yolların­da bulunan ve zararsız olan Escherichia coli'div. Streptokok, stafilokok, Bacillus proteus gibi organizmalar da etken ola­bilir. Enfeksiyon, böbreklere, kan dola­şımı ya da üretra, idrar torbası ve üre-terler yoluyla erişir. Genellikle, kadın­larda, gebelik sırasında, erkekteyse, pros­tat bezinin...
PİYELOGRAFİ. Röntgen ışınlarını ge­çirmeyen bir maddeyle belirgin hale ge­tirildikten sonra, böbrek pelvisinin X-ı§mlarıyla incelenmesidir. Karnın düz filmi çekildikten sonra, damara iyotlu bir madde, örneğin Urografin, zerk edi­lir. Bundan 5, 10, 15 ve 30 dakika son­ra radyografiler alınır. Verilen maddeyi yoğunlaştıran böbrek, bunu böbrek pel-visine salgılar ve kontrast maddenin üre-terler yoluyla...
PİLOR STENOZU. Mide çıkışının da-ralmasıdır. Nedeni: 1. Doğmalık: Doğrudan ne­deni bilinmemektedir. Genellikle 2-6'ncı haftalarda, erkek bebeklerde teşhis edi­lir ve kalıtsaldır. Pilor bölgesini çevrele­yen kaslar aşırı gelişmiştir. 2. Sonradan oluşan: Erişkinlerdeki bu bölge daralması, genellikle, pilor bölgesi­ne yakm bir duodenal ülserin büzülmesi ya da mide alt ucu karsinomu sonucu görülür. Akut duodenum ülserleri...
Bu maddeler, derin tabakalardaki damarlarda pıhtıların oluştuğunun bilin­diği hallerde, damar cerrahîsinde ve kan dializinde, toplardamarlarda pıhtılaşmayı önlemek amacıyla kullanılırlar. Bazı dok­torlar, antikoagülaniarı, koroner trom-boz vakalarından sonra kullandırmakta­dırlar, fakat bu durumda, sürekli labo-ratuvar deneyleriyle doz kontrolü ge­rektiğinden, antikoagülanm varsayılan koruyucu etkisinin, bu yorucu deneyleri yaptırmak için yeterli olmadığı kanısı da yaygındır. Başlıca...
PIHTILAŞMA (Koagülasyon). Pıhtılaş­ma, oldukça karmaşık bir olaydır. As­lında, dolaşımdaki fibrinojen adlı bir madde, pıhtının çatısını yapan ve erime­yen fibrin'e dönüşmektedir. Şimdiye ka­dar pıhtı oluşumunda rolü olan 13 fak­tör keşfedilmiştir. Bu faktörlerin tümü­nün normal çalışması halinde, yaralanan doku sıvısında bulunan tromboplastin, dolaşımdaki protrombini, trombine dö­nüştürmekte, bu da fibrinojeni etkileyip, fibrin haline...
Sayfa başına git