2008 Yılında Eklenen Konular

İskelet kemiklerini etkileyen darbe (travma) nedeniyle kemik dokusunda meydana gelen aynlmaya kınk denir. Kınklann çoğu. direkt veya indirekt olarak etkileyen darbeler, tıp dilindeki adlarıyla travmalar nedeniyle ve çeşitli biçimlerde oluşurlar. Travma sonucu oluşan kınklara travmatik kınklar denir. Çok kere deride bir vara voktur fakat zamanla ağn, şişlik ve kanamaya bağlı...
Şizofreninin hafif bir şek­lidir. Bir akıl hastalığından fazla, bir karakter bozukluğu diye tanımlanır. Has­tanın kişiliği değişmez, fakat izlenme delüzyonları vardır, belleği ve kelimeleri anlayışı, gerçek dışıdır. Bu duruma ol­dukça sık rastlanır, kişinin mesleğini iz­lemesini engellememekle beraber çevresi­ni tedirgin eder. Paranoya: Paranoid hastalar çok kuşkucu tiplerdir. Kendi yetersizliklerini üstünlük duygularıyla kapatırlar. Bu...
PARALİZİ JENERAL. P.G. ve demans paralitik diye de adlandırılan bu hastalık, frenginin üçüncü evresidir. Nedeni: Frengi etkeninin, beyin ve sinir sistemini enfekte etmesidir. Beyin büzülür ve zarları kalınlaşır. Belirtileri: En erken belirti, ge­nellikle, zihinsel bozukluklardan oluşur. Bu durum, ilk enfeksiyondan 10-20 yıl sonra belirir ve genellikle erkeklerde gö­rülür. Hasta unutkandır,...
Pannus: Gözün kornea tabaka­sında ortaya çıkan damarlanma. Konjunktiva'nm devamlı tahriş olması nedeniyledir. Korneanın üzerinde granülasyon dokusu oluşması ile görmeyi zorlaştıracak şekilde damarlaşma meydana gelmesine pannus denmektedir. Pannusun vücuda zararları nelerdir? Pannus denilen lezyon körlüğe neden olmaktadır. Pannus nasıl ortaya çıkmaktadır? Pannus yaklaşık 7 günlük bir kuluçka döneminden sonra ödem ve göz yaşarması gibi...
PANKREATİT. Pankreas iltihabı. Nedeni: Genellikle, safra yolları has­talıklarına eşlik eder. Enfeksiyon, duodenum'a safra kanalıyla birlikte açıldığı yerden, pankreas kanalına yayılır. Sey­rek olarak da, duodenum papillasını bir safra taşı tıkar ve geri tepme sonucu, safra, pankreas kanalına geçer. Belirtileri: 1. Akut kanamalı pan-kreatit: Tripsin enziminin türediği tripsi-nojenin pankreas kanalına giren safra tarafından aktif...
PANKREAS. Karın boşluğunun üst bö­lümünde, arka duvara dayalı duran bü­yük bir karışık yapıda bezdir. Temel sal­gısı makta, iç salgısı olan ensülin ise doğrudan doğruya kan dolaşımına katılmaktadır. Anatomisi: Pankreas, ortalama 15 cm. uzunluğundadır. Büyük bir başı ve uzun bir cismi ve kuyruğu vardır. Başı, duodenum açıklığına uymakta olup, sağ­dadır. Cismi, enine...
ÖLÜM. Günümüze kadar, bir insanda solunum ve kalbin durmasına değin, ölü­mün gerçekleştiği söylenemezdi. Son yıl­larda, doğal solunumun durması üzerine, aletlerle solunumun yapay olarak sürdü­rülmesi mümkün olabilmekte, ayrıca, ka­za, tümör, ağır kanama, aşın dozlarda alınmış ilaçlar ya da elektrik şoku sonu­cu, beyin yıkıldığı halde, solunumun dur­masına rağmen kalbin düzenli çalışma­ya devam...
Gebeliğin 28'inci haf­tasından sonra doğup, soluk almayan ya da herhangi bir canlılık belirtisi göster­meyen çocuğun ölü doğduğu söylenir. Ölü doğum demek, bebeğin anne karnındayken yani anne rahminde iken ölmüş olması anlamına gelir. Bebeğin anne rahminden çıktığında canlı olup sonradan ölmesi ölü doğum demek değildir. Ölü doğum, gebeliğin bazı kaynaklara göre de 20'nci...
ÖKSÜRÜK. Akciğerlerin solunum yol­larının iç yüzü, normal olarak, toz tane­ciklerini yakalamaya yarayan ve mukus salgılayan hücrelerle kaplıdır. Solunum yollarının iç yüzünü yapan zarlar ilti­haplandığında, mukus salgısı artmakta ve bu zarın kolay tahriş edilebildiği gö­rülmektedir. Öksürükle, mukusun fazlası dışarı atılabilmektedir. Karmaşık bir ref­leks vagus siniri aracılığıyla, öksürüğü doğurur. Öksürecek olan kişi,...
ÖJENİK. Bir türün kalıtsal özelliklerini geliştirebilecek koşulları inceleyen bilim dalıdır. Bu bilimi ilk ortaya atanlardan biri, Charles Darwin'in kuzenlerinden Sir Francis Golton'dur (1822-1911). Günü­müzde öjenik'in rağbet görmemesinin nedenleri, kalıtımın, türün özelliklerini saptayan tek faktör olmadığının tanın­ması, kalıtım hakkındaki bilginin yeter­sizliği ve geçmişte totaliter rejimlerde, bu bilimin kötü amaçlara yöneltilmiş ol­masıdır....
ÖDEM. Vücutta, anormal miktarda su toplanmasıdır. Yerel (bazı allerji durum­larında, ya da yerel kan dolaşımına en­gel bulunan hallerde) veya genel (kalp, böbrek ya da karaciğer hastalıklarında) olabilir. Genellikle, kalp ve böbrek has­talıklarında görüldüğünde, tedavi nedene yönelmektedir. Böbrek hastalıklarında ödem, sabahlan daha fazla olup, göz altları ve yüzde belirir. Kalp hastalıkla-rındaysa,...
OTOSKLEROZ. İç kulak labirentinde süngersi kemik oluşumudur. Bunun so­nucunda, stapes'in ucu, oval pencereye yapışır (bkz. Kulak) ve sağırlık belirir. Bu durum, bazı vakalarda, ameliyatla düzeltilebilir. İşitme Evreleri Kulak 3 ayrı kemik vasıtasıyla duyma işlemini gerçekleştirir. Çekiç kemiği olarak bilenen malleus, en dışta yer alır ve sesleri toplayarak ileriye iletir. Bir sonrasında örs...
Sayfa başına git