<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; 13eta</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/author/13eta/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>VARİKOSEL</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/varikosel/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/varikosel/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2008 01:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-V]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4399</guid>
		<description><![CDATA[VARİKOSEL  Spermatik kordonun çev­resinde bulunan ve Plexus pampiniformis adını alan toplardamarların varisleşmesidir. Nedeni bilinmemektedir. Seyrek olarak, hastada sancı şikâyeti vardır, fakat vakaların çoğu, genel muayene sı­rasında rastlantıyla dikkati çeker ve önemsizdir. Rahatsızlık vermediği takdirde, bir aşıcı bandaj kullanılabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VARİKOSEL</strong></p>
<p> Spermatik kordonun çev­resinde bulunan ve Plexus pampiniformis adını alan toplardamarların varisleşmesidir. Nedeni bilinmemektedir. Seyrek olarak, hastada sancı şikâyeti vardır, fakat vakaların çoğu, genel muayene sı­rasında rastlantıyla dikkati çeker ve önemsizdir. Rahatsızlık vermediği takdirde, bir aşıcı bandaj kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/varikosel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZÜHREVİ HASTALIKLAR</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zuhrevi-hastaliklar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zuhrevi-hastaliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:48:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[zührevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4489</guid>
		<description><![CDATA[Son gün­lerde bu tür hastalıkların fazlalaştığı id­dia edilmektedir. Başlıca zührevi hasta­lıklar; bel soğukluğu, frengi ve şankroid yumuşak şankrdır. Bunların her biri kendi başlığı altında anlatılmıştır. (Aynı anda, birden fazla zührevi hastalık bu­laşabilir). Bir hastalığın zührevi olma­sının (yani, cinsel birleşmeyle bulaşabilmesinin) nedeni, etken organizmaların, üreme organlarının ısı ve nemliliğinden uzakta yaşayamamasıdır. Frengi, vücu­dun her bölgesine yayılabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son gün­lerde bu tür hastalıkların fazlalaştığı id­dia edilmektedir. Başlıca zührevi hasta­lıklar; <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/belsoguklugu/">bel soğukluğu</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/frengi/">frengi</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sankroid/">şankroid</a> yumuşak şankrdır. Bunların her biri kendi başlığı altında anlatılmıştır. (Aynı anda, birden fazla zührevi hastalık bu­laşabilir). Bir hastalığın zührevi olma­sının (yani, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/cinsellik/">cinsel birleşme</a>yle bulaşabilmesinin) nedeni, etken organizmaların, üreme organlarının ısı ve nemliliğinden uzakta yaşayamamasıdır. Frengi, vücu­dun her bölgesine yayılabilir. Diğer ta­raftan, belsoğukluğu, genellikle yerelleşir. Her ikisi de insanda kolaylıkla teş­his edilebilir. Hiç kimse, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/penis/">penis</a>indeki sert <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yara-turleri/">yara</a>yı ya da <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/uretra/">üretra</a>sından gelen ko­yu, cerahatli <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-akinti/">akıntı</a>yı görmemezlik ede­mez. Her iki hastalığın, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>da teşhisi çok zordur. Bundan ötürü, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadınlar</a>, bil­meden diğer kişileri de enfekte edebilir. Bir zührevi hastalıklar hastanesine dört erkeğe karşılık, bir kadının başvurması, kadınların bu <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalıklar</a>ı daha güç tanı­dığını ve kadınlarda bu hastalıkların ola­ğanlığının, gerçekte, sayıların gösterdi­ğinden fazla olduğunu gösterir. Belirtil­diği gibi, frenginin sonuçları, gerek kişi, gerekse gelecek nesil için çok önemlidir. Belsoğukluğunun vakaların çoğunda da­ha az önemli olmakla birlikte, yine de uzun etkili zararları olabilir. Bu hasta­lıkların, bardak, havlu ya da tuvalet tah­tasından bulaşması çok seyrektir. Bulaş­ma yolları; <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/cinsellik/">cinsel birleşme</a>, ender olarak da, dudağında aktif yarası olan biriyle öpüşmektir. Frenginin erken evrelerinde, penisilin, vakaların çoğunda etkilidir ve bir tek penisilin zerki, genellikle <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gonore/">gonore</a> tedavisine yeter.<br />
Genel kanıya göre, zührevi hastalıkla­rın, son yıllardaki artışının nedenlerin­den biri, bu hastalıkların artık ayıp ka­bul edilmemesinden ötürü, başvurma sa­yısının artması ve hastalıklı sayısının bu yüzden fazlalaşmış gibi görünmesidir. İkinci neden ise, modern dünyada yer değiştirmelerin fazlalaşması sonucu, enfekte bir kişinin geniş alanlarda, başka­larına da hastalık bulaştırabilmesidir. En büyük nedene gelince, bu, gençler ara­sında cinsel birleşmenin artmasıdır. En uygun önleyici çare, anne-baba ve dok­torların, gençlere daha fazla ve doğru <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/cinsellik/">cinsel eğitim</a> sağlamasıdır. Bu <a href="http://www.okuldersleri.com">eğitim</a>, vaiz verme niteliğinden çok, objektif ve karşılıklı tartışma şeklinde olmalıdır. Zührevi hastalıklı erişkinlerin bir kısmın­da, davranış bozukluğu olduğu halde, çoğu, aklı başında ve gerekli eğitimi edin­dikleri takdirde, bu tür bir illeti kapma­yacak gençlerdir. Gençlerdeki cinsel ser­bestliğin nedeni, yalnız <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/cinsel-istek-libido/">cinsel istek</a> de­ğildir. Birçok erişkinin, cinsel birleşme nedeni, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sigara-icmek/">sigara içme</a>lerinin nedeniyle ay­nıdır: Erişkin olduklarını kanıtlamak, an­ne ve babalarına karşı gelmektir. Sigara içmenin yaygın olduğu bir okulda, mü­dür, öğrencileri toplayıp, arkadaşça, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sigara-icmek/">si­gara içmenin sakıncaları</a>nı belirtmiş ve çok sigara içmek isteyenlerin, belirli saat­lerde, ufak bir okul odasında bu işi ya­pabileceklerini bildirmiştir. Bu konuşma­dan sonra, sigara içenlerin sayısı belirli bir şekilde azalmıştır. Cinsel eğitimde de, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/psikoloji/">psikoloji</a>k faktörler göz önüne alı­nırsa, daha olumlu sonuçlar alınabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zuhrevi-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZONA</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zona/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zona/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:47:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[zona hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4488</guid>
		<description><![CDATA[ZONA (Herpes zoster). Duyusal sinirle­rin ağrılı bir hastalığıdır. Hasta sinirin etkilediği deri bölgesinde de iltihap gö­rülür. Nedeni: Suçiçeği etkeni olan virüs­tür. İki hastalık arasındaki ilgi tam sap­tanamamıştır, çünkü zonalı bir erişkin­den, çocuklara suçiçeği bulaşabildiği hal­de, suçiçekli çocuklardan erişkinlere zo­na geçememekte ve bir erişkinden diğe­rine de zona bulaşamamaktadır. Çocuk­lukta geçirilmiş bir enfeksiyon sonrası, vücutta sessiz kalmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZONA (Herpes zoster). Duyusal sinirle­rin ağrılı bir hastalığıdır. Hasta sinirin etkilediği deri bölgesinde de iltihap gö­rülür.<br />
Nedeni: Suçiçeği etkeni olan virüs­tür. İki hastalık arasındaki ilgi tam sap­tanamamıştır, çünkü zonalı bir erişkin­den, çocuklara suçiçeği bulaşabildiği hal­de, suçiçekli çocuklardan erişkinlere zo­na geçememekte ve bir erişkinden diğe­rine de zona bulaşamamaktadır. Çocuk­lukta geçirilmiş bir enfeksiyon sonrası, vücutta sessiz kalmış bir virüsün, eriş­kinde zonaya neden olduğu düşünülmek­tedir.<br />
Belirtileri: Başlangıçta, hafif bir ateşle beraber, hasta sinirlerin sinirlen­dirdiği vücut bölümlerinde ağrı vardır. Hastalık, genellikle vücudun bir yarısı­nı, yarını kuşak şeklinde sarar ve tek yönlüdür. Birkaç gün sonra deri kızarır ve etkili alanda ufak kabarcıklar belirir. Kabarcıklar patlayıp, kuru kabukları bunların yerini alır ve kabukların dökül­mesi sonucu, beyaz bir iz kalır. Zona, beşinci kafa çifti sinirinin (baş ve yüzün duyu siniri) bir dalında görülebilir. Si­nirin ilk (oftalmik) bölümü etkilenmişse, gözde, körlüğe kadar ilerleyen bir durum belirebilir. Zona geçtikten sonra dahi, hastada devamlı ve engelleyici nöralji (sinir ağrısı) kalabilir. Ama, kalan izler­de ağrı yoktur.<br />
Tedavi: Özel tedavisi yoktur. Ağrı giderici ilaç kullanılır ve kabarcıklara kollodion (bkz.) ve steril toz uygulanır. Kabarcıkların mikroplanması önlenmeli­dir. Zonanın geçmesinden sonra devam eden ağrı, doktoru çok uğraştırır ve ba­zen tedavisi olanaksızdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zona/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zollinger-ellison-sendromu/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zollinger-ellison-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:47:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[sendrom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4487</guid>
		<description><![CDATA[ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU. Pankreastaki Langerhans adacıklarına ait bir tümör. Bol miktarda gastrin hor­monu yaparak iyileşmeyen mide ülserle­rine yol açar; şiddetli ishaller meydana getirir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU. Pankreastaki Langerhans adacıklarına ait bir tümör. Bol miktarda gastrin hor­monu yaparak iyileşmeyen mide ülserle­rine yol açar; şiddetli ishaller meydana getirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zollinger-ellison-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZİGOMATİK KEMİK</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zigomatik-kemik/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zigomatik-kemik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:46:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[kemik hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kemikler hakkında bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4486</guid>
		<description><![CDATA[ZİGOMATİK KEMİK. Gözün kemik yuvasının (orbita) dış duvarının bir bö­lümüyle, tabanını yapan yanak kemiği.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZİGOMATİK KEMİK. Gözün kemik yuvasının (orbita) dış duvarının bir bö­lümüyle, tabanını yapan yanak kemiği.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zigomatik-kemik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZERKLER</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zerkler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zerkler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:46:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4485</guid>
		<description><![CDATA[ZERKLER. Zerkler, intradermal (deri içi), hipodermal veya sublitan (deri al­tı), tinramüsküler (kas içi) veya intra-venöz (damar içi) olabilir. Bir ilacı, ge­nel dolaşıma ve etkileyeceği organa en çabuk gönderme yolu, damar içi zerktir. Kas içi zerkler; acil bir vakada, zerk yapmasını bilmeyenlerin kullanacağı en güvenli yoldur. Bu durumda deri mümkünse su ve sabunla yıkanır veya üzerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZERKLER. Zerkler, intradermal (deri içi), hipodermal veya sublitan (deri al­tı), tinramüsküler (kas içi) veya intra-venöz (damar içi) olabilir. Bir ilacı, ge­nel dolaşıma ve etkileyeceği organa en çabuk gönderme yolu, damar içi zerktir. Kas içi zerkler; acil bir vakada, zerk yapmasını bilmeyenlerin kullanacağı en güvenli yoldur. Bu durumda deri mümkünse su ve sabunla yıkanır veya üzerine bir antiseptik sürülür ve iğne, üst kolun dış tarafına, omuz çıkıntısının takriben 7,5 cm. altına ya da kaba etin üst dış kısmına 1-2 cm. sokulur. Şok halindeki bir hastanın üst koluna yapı­lan zerk, kaba etine yapılandan daha çabuk etki gösterir. Önce piston biraz geri çekilip, iğnenin yanlışlıkla bir kan damarına. girip girmediği kontrol edilir, sonra piston ileri doğru itilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zerkler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zencefil</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zencefil/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zencefil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:46:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[hayvansal ve bitkisel besinler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[zencefil bitkisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4484</guid>
		<description><![CDATA[ZENCEFİL. Doğu Hindistan ve Karayipler&#8217;de yetişen Zingiber officinale kö­künden hazırlanan ve sindirimi uyarıcı ya da bağırsak gazlarını giderici olarak kullanılan bir maddedir. Beyaz zencefil, üstü kazınmış köke verilen addır. ZENCEFİL VE KULLANIM ALANLARI Zencefil kökleri birbirine geçmiş yumrular gibi görünen ve toprağın 15-25 cm altında bulunan bir bitkidir. Zencefilin Faydaları 1. Zencefil, insanın iştahını açar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZENCEFİL. Doğu Hindistan ve Karayipler&#8217;de yetişen Zingiber officinale kö­künden hazırlanan ve sindirimi uyarıcı ya da bağırsak gazlarını giderici olarak kullanılan bir maddedir. Beyaz zencefil, üstü kazınmış köke verilen addır.</p>
<p><strong>ZENCEFİL VE KULLANIM ALANLARI</strong></p>
<p>Zencefil kökleri birbirine geçmiş yumrular gibi görünen ve toprağın 15-25 cm altında bulunan bir bitkidir.</p>
<p><strong>Zencefilin Faydaları</strong></p>
<p>1.      Zencefil, insanın iştahını açar.<br />
2.      Zencefil, antiseptik maddelerce zengin bir bitki olduğundan kanın temiz olmasında önemli rol oynar.<br />
3.      Zencefil, hazmı kolaylaştırır, mideyi rahatlatır.<br />
4.      Zencefil, mide bulantısına iyi gelir.<br />
5.      Zencefil, mide ağrılarına iyi gelir, sindirim sistemini hızlandırır.<br />
6.      Zencefil, gaz giderici özelliğe sahiptir.<br />
7.      Zencefil, solunum sistemini korur ve güçlendirir.<br />
8.      Zencefil dolaşım sistemine iyi gelir, dolayısıyla kalp sağlığı için önemli bir etkiye sahiptir.<br />
9.      Zencefil insanı terletir ve vücut ısısının artmasını sağlar.<br />
10.  Zencefil, toksinleri etkisiz hale getirir ve vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.<br />
11.  Zencefil, kalbin çalışmasını düzenler.<br />
12.  Zencefil, romatizma hastalığı için çok faydalı olan ve bu amaçla asırlardır kullanılan bir bitkidir.<br />
13.  Zencefil, baş ağrılarınız için iyi bir ağrı kesicidir.<br />
14.  Zencefil uyku düzenini sağlamada faydalıdır.<br />
15.  Zencefil kolesterolün düşmanıdır, bu açıdan diğer bitkilere göre çok daha faydalıdır.</p>
<p>Zencefilin bunun gibi sayısız faydasından söz edilebilir.</p>
<p><strong>Zencefili nasıl kullanmalısınız?</strong></p>
<p>·         Eğer siz de yolculuk esnasında mide bulantıları yaşıyorsanız yolculuğunuzu kâbusa dönmekten kurtarabilirsiniz. Bunun için yolculuktan yarım saat önce ağzınıza 1 gr zencefil alın, faydasını göreceksiniz.</p>
<p>·         Ameliyat sonrasında yan etkileri bulunduğu için narkoz etkisi giderici ilaçlar almak istemiyorsanız çok daha etkili bir yöntemimiz var: Ameliyattan sonra 100 ml sıcak su ve 0,5 gr – 2 gr arası zencefil karışımını deneyin, iyi gelecektir.</p>
<p>·         Eğer hamileyseniz, bu durumun midenize olumsuz etkilerini 1 gr toz zencefil ile büyük ölçüde giderebilir hatta tamamen iyileşebilirsiniz.</p>
<p>·         Zencefilin bir başka önemli kullanım alanı ise soğuk algınlığı. İçtiğiniz çayın içine bal ve iki dilim taze zencefili ekleyip biraz bekledikten sonra için, böylece soğuk algınlığından kolaylıkla kurtulabilirsiniz.</p>
<p>·         Romatizmal hastalıklarınızın önüne geçmek istiyorsanız yemek ve tatlılarınıza bir miktar zencefil koyunuz, zencefilin romatizmal hastalıklara olan iyileştirici özelliğinden uzun süredir istifade edilmektedir.</p>
<p><strong>Bunlara dikkat</strong></p>
<p>·         Zencefili 0-2 yaş arası çocuklara kullandırmayınız.<br />
·         Günde 4 gr üstü kullanım zararlı olabilir.<br />
·         Kullanmak istediğiniz zencefili tek seferde değil farklı zamanlarda birkaç defa şeklinde alınız.<br />
·         Yetişkin bir kimsenin ortalama 70 kg olduğunu varsayalım. Eğer çocuğumuza vereceksek ağırlığa göre azalan oranda vermeliyiz. Örnek olarak eğer çocuğumuz 20 kg ise, yetişkin ağırlığına oranı yaklaşık 3’tür. (70/20=3) Bu durumda çocuğunuza yukarıda belirtilen ölçülerin üçte birini veriniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zencefil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZEKÂ GERİLİĞİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zeka-geriligi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zeka-geriligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[delilik]]></category>
		<category><![CDATA[geri zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4483</guid>
		<description><![CDATA[ZEKÂ GERİLİĞİ. Zihinsel gelişimin olamaması demektir. Başlangıçtan itiba­ren bu gelişimin eksik olması haline, amentia (amensia), önceleri bu yönden normal olup da bir hastalık sonrası bu yeteneğin kaybolması durumuna ise, de-mentia (demans) adı verilir. Zekâ geri­liğinin sınıflandırılması çeşitlidir. Örne­ğin, İngiltere&#8217;de hukukî yönden, idiosi, embesilite ve basit zekâ geriliği ya da moralite eksikliği diye ayrılmaktadır. A. B.D.&#8217;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZEKÂ GERİLİĞİ. Zihinsel gelişimin olamaması demektir. Başlangıçtan itiba­ren bu gelişimin eksik olması haline, amentia (amensia), önceleri bu yönden normal olup da bir hastalık sonrası bu yeteneğin kaybolması durumuna ise, de-mentia (demans) adı verilir. Zekâ geri­liğinin sınıflandırılması çeşitlidir. Örne­ğin, İngiltere&#8217;de hukukî yönden, idiosi, embesilite ve basit zekâ geriliği ya da moralite eksikliği diye ayrılmaktadır. A. B.D.&#8217;de uygulanan smıflandırmadaysa, kişinin bir adla damgalanmasını önlemek amacı güdülmüştür. İdio denenler, zekâ geriliğini en ağır şeklinde gösterenlerdir; moronlar ise, hafif zekâ geriliği belirtile­ri veren kişilerdir.<br />
Primer amentia, doğuştan var olmak­la birlikte, bunun daima kalıtsal olduğu­na inanmak yanlıştır. Birçok vakada, ra­him içi gelişme sırasında, örneğin, gebe annenin kızamıkçık geçirmesi sonucu, ge­lişen cenin ya da bebekte zekâ geriliği belirmektedir. Diğer nedenler, anne ya da çocuktaki hormon ve enzim yetersiz­likleri, metabolik bozukluklar, çocuğun hastalanması, doğum kazaları vb.&#8217;dir. Çocuğun, erken bebeklik dönemlerinde kafa üstü düşürüldüğünden ötürü geri zekâlı olduğu inancı, geri zekâlılığı ta­mamen kalıtsal nedenlere bağlamamak bakımından, yarı yarıya doğrudur. De­nebilir ki, ağır zekâ geriliğine herhangi bir zeki ailede rastlanabilir. Zekâ gerili­ğinin hafif derecelerinin teşhisi, çocuğun gelişmesi sırasında belirli eksikliklerin görülmesiyle konur. Örneğin, normal ço­cuğun 6&#8242;ncı ayda oturabilmesi ve l&#8217;inci yaşında da yürüyebilmesi gerekir. Ağır zekâ geriliğiyse, bebekte, ilk aylarda sap­tanabilir: Genellikle, çevreyle ilgisizlik, huzursuzluk ve anlamsız, amaçsız hare­ketler göze çarpar. Çocukta idrar ve dış-kılama kontrolü belirmez ve dil devamlı dışarıdadır. Birinci yılın sonunda, an­lamlı heceleri söyleyemeyip, garip sesler çıkarmak, idiosi belirtisi olabileceği gi­bi, çocuğun sağır ve dilsiz olduğuna da işaret edebilir. Zekâ geriliğine genellik­le, epilepsi tipi nöbetler eşlik eder. Bu­nun nedeni, beynin zedelenmiş ya da yapıca bozuk olmasıdır.<br />
İngiltere&#8217;de zekâ geriliğinin hukukta sınıflandırılması şöyledir:<br />
1.  Kendini basit tehlikelerden koruya­mayan kişi, idio&#8217;dur.<br />
2.  İşlerini ve kendini idare edemeyen kişi, embesil&#8217;dir.<br />
3.  Korunduğu takdirde, kendine baka-bilene, geri zekâlı denir. Böyle bir kişi, normal iş koşullarında ve yaşamda, nor- mal olan bir insanla rekabetten acizdir. 4. Eğitilebilmelerine rağmen, çevrelerin-dekilerin korunması için, başkaları tara­fından kontrol edilmeleri gerekenlere, di­ğer bir deyimle, anti-sosyal psikopatlara ki bunlar, yanlış eğitim sonucu da bu kişiliği edinebilmiş insanlar olabilir moral embesil adı verilmiştir, bkz. Mon-golizm, Guatr, Mikrosefali, Hidrosefali.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zeka-geriligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZEHİRLİ BİTKİLER</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zehirli-bitkiler-2/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zehirli-bitkiler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:44:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4482</guid>
		<description><![CDATA[ZEHİRLİ BİTKİLER. Mantarlar: A manita cinsi çok zehirlidir ve bunun bazı türleri, yenebilen mantarlarla karış-tınlabilir. Amanita phalloides, hem yene­bilen mantarlara benzer, hem de çok güzel bir tadı vardır. Genellikle beyaz benekli tüm mantarlar zehirlidir. Belirtileri: Mantarın yenmesinden 6-36 saat sonra, şiddetli karın ağrısı, is- hal, kusma ve sarılık belirir. Karaciğer yetmezliği oluşup, ölümle sonuçlanır. Amanita [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZEHİRLİ BİTKİLER. Mantarlar: A manita cinsi çok zehirlidir ve bunun bazı türleri, yenebilen mantarlarla karış-tınlabilir. Amanita phalloides, hem yene­bilen mantarlara benzer, hem de çok güzel bir tadı vardır. Genellikle beyaz benekli tüm mantarlar zehirlidir. Belirtileri: Mantarın yenmesinden 6-36 saat sonra, şiddetli karın ağrısı, is- hal, kusma ve sarılık belirir. Karaciğer yetmezliği oluşup, ölümle sonuçlanır. Amanita cuscaria ve pantherina&#8217;da be­lirtiler çok daha çabuk ortaya çıkar. (Ye­mekten 1-2 saat sonra). Hasta terler, de-üriumla halüsinasyonlar belirebilir. Tedavi: Yenen mantarın zehirli ol­duğuna ilişkin şüphe varsa, hemen dok­tor çağrılmalıdır. Mide acilen yıkanır, kortikosteroidler ve kan verilirse, hasta kurtulabilir.<br />
Güzel avrat otu (A tropa belladonna): Bu bitkinin yemişleri bazen çocuklar ta­rafından yenir. Hasta, sıcaklık hisseder, kızarır, gözbebekleri, hastanın görmesini engelleyecek derecede büyür, konfüzyon-la eksitasyon belirir. Buna benzer zehir­lenmeye yol açan diğer bitkiler, Datura stramonium, Solanum migrum ve So-lanum dulcamara&#8217;dır. Bunların da ye­miş ve tohumlan yanlışlıkla yenebilir. Tedavi: Mide yıkanır ve 1.0 mg. neostigmin zerk edilir.<br />
Tohumları, yaprak ve kökleri yendiği zaman, zehirli olan daha birçok bitki vardır. Bunları çocuklar yiyebileceği gi­bi, bilgisi kıt, merakı fazla erişkinler de tadabilir. Bu tür bitkilerden zehirlenme belirtileri, karın ağrısı, ishal, kusma, konvülsiyonlar, kas felci, uyuklama, mi­de bozukluğu, kalp felci gibi çeşitlidir. Bu zehirlenmeler, acil doktor tedavisi gerektirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zehirli-bitkiler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZEHİRLER</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zehirler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zehirler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:44:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-Y]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4481</guid>
		<description><![CDATA[ZEHİRLER. Zehirlenme olayında, ilk alınacak önlem; doktora başvurmak ve zehirlenmenin türünü belirtebilecek ma-teryeli (kusmuk gibi) toplamaktır. Anti-dotlara fazla güvenmemek gerekir; çün­kü bunlar, sanıldığı kadar çok sayıda bulunmaz. Hastanın genel durumunu takviye etmek, onu ılık tutmak, bilincini kaybettiyse, solunum yollarını açık tut­mak daha önemlidir. Hasta, başı yana döndürülerek yatırılır. Bazı barbitürat zehirlenmelerinde, suni solunum gereke­bilir. Hastaneye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZEHİRLER. Zehirlenme olayında, ilk alınacak önlem; doktora başvurmak ve zehirlenmenin türünü belirtebilecek ma-teryeli (kusmuk gibi) toplamaktır. Anti-dotlara fazla güvenmemek gerekir; çün­kü bunlar, sanıldığı kadar çok sayıda bulunmaz. Hastanın genel durumunu takviye etmek, onu ılık tutmak, bilincini kaybettiyse, solunum yollarını açık tut­mak daha önemlidir. Hasta, başı yana döndürülerek yatırılır. Bazı barbitürat zehirlenmelerinde, suni solunum gereke­bilir.<br />
Hastaneye gitmek ya da doktorun çağ­rılması için çok vakit geçecekse, hasta­nın boğazına parmak sokup, kusturma­ya çalışmak uygundur. Ama, yakıcı mad­delerle olan zehirlenmede, kusturmak za­rarlıdır; bu durumda, hastaya bol mik­tarda süt ya da su verilir.<br />
Zehirin tanımlanması tam yapılama­mıştır. Yaklaşık bir tanımlamayla, ufak miktarlarda, yaşamı ya da sağlığı teh­dit eden, etkisini, kan dolaşımına ge­çerek kimyasal yoldan gerçekleştiren (ör­neğin, cam parçacıkları, fizik yoldan za­rar verdiğinden, zehir değildir) madde­lerdir. Belirli miktarlarda, aşağı yukarı her madde bir zehir olabilir ve allerji vakalarında zararsız diye bilinen yiyecek­ler dahi, duyarlı kişiler için öldürücüdür. Zehirleri çeşitli şekillerde sınıflandırmak mümkündür. Bunlardan ikisi burada ele alınacaktır:<br />
1. Kaynağına göre: Hayvansal, bitkisel, mineral ve kimyasal tipe göre de, orga­nik, inorganik, asit, alkali.2. Etkisine göre: Narkotik, yakıcı, kon-vülsiyon yapıcı, tahriş edici. Narkotikler: Beyin ve omuriliğe doğru­dan etkiyle, başlangıçtaki eksitasyondan sonra, baş dönmesi ve ağrısı, uyku hali, kaslarda güçsüzlük görülür. Örnek mad­deler: Morfin ve türevleri, hyosin, klo-ral ve kloroform, barbitüratlar vb. Yakıcılar: Karbolik asit, lizol ve yakıcı süblime gibi kuvvetli asit ve alkalilerdir. Bunlar, ağız ve çevresinde yaralara yol açar, yemek borusuyla mide iç yüzeyini yıkar, yutma ve solunumu etkiler. Kus­ma, ishal, şiddetli kolik ve sonradan mi-de-barsaklarm delinme ve gangrenine ne­den olur.<br />
Tahriş ediciler: Oksalik asit, arsenik bi­leşikleri, bakır sülfat, fosfor, çinko ve kurşun tuzları, kroton yağı, kantaridler gibi maddelerdir. Bu maddeler, sürekli ufak dozlarda alındığında, zayıflama ve kronik barsak enfeksiyonuna yol açar. Bu hafif belirtilerden cesaretlenen ve ci­nayet amacıyla bunları kullanan kişi, ço­ğunun ölümden sonra ne kadar kolay anlaşılabileceğini bilemez.<br />
Konvülsiyon yapanlar: Striknin gibi ze­hirler, nöbetlere yol açar. Striknin zehir­lenmesi belirtileri, tetanozunkileri andı­rır. Ölüm, boğulma sonucu görülür, fakat genellikle bilinç etkilenmez. Yiyecek zehirlenmesi: Yiyecekteki m&#8217;ik-roplann, kişinin vücudunda çoğalmaya devam ederek, gastro-enterit (mide-bar-sak iltihabı) yapmasıyla belirir. Botu-lizm ve stafilokoksik yiyecek zehirlenme­sinde, zehirleyen madde, yiyecekte ço­ğalmış belirli bir mikrobun toksinleridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zehirler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

