Kadın ve erke­ğin cinsel organları tamamen değişik gibi görünürse de, yapısal olarak birbirine çok benzerler. Ana rahmindeki dölütün cinslik ayrımı, gelişimin ancak ileri bir evresinde gözle görülebilir bir hale gelir.
Kadın cinsel organlarının büyük bir bölümü vücudun içine gizlenmiştir. Dış koruyucu organlar, iki çift dudaktan (vulva) oluşur. Büyük dış dudaklar (la-bia majora), daha duyarlı ve ince doku­lardan oluşan ve içte kalan küçük du­dakları (labla minora) korur. Vulvanın ön kısmında, sinirsel dokulardan oluşan, erkeğin penisiyle eşdeğerde küçük bir tomurcuk olan klitoris (erektil organ) bulunur. Kadının cinsel yaşamında kli-torisin uyarıcılık görevinden başka bir rolü yoktur. Vulvanın bulunduğu bölge çok duyarlıdır, ancak cinsel istek yönün­den en önemli organ klitoristir.
Vulvadan, vajen (hazne, dölyolu) adı verilen kısa bir kanal açılır. Bu kanalın içi, kayganlığı sağlayan ve spermaların yaşayabilmelerini kolaylaştıran bir ortam oluşturan sümüksel zarla kaplıdır. Ka­dının . idrar yolu (üretra), klitorisin he­men altında vajen ağzına açılır. Vajen 7-10 cm. derinliğinde, yuvarlak olmak­tan çok yassı bir kanaldır. Doğumda, bebeğin başının geçebileceği kadar genişleyebilen vajen, normalde kolaylıkla penisi içine alabilir. Vajen, vulvadan kız­lık zan (himen) ile ayrılır. Himen, ilk cinsel ilişkide genişler veya yırtılır.Rahim (uterus) veya dölyatağı, rahim boynu (serviks) denilen daracık bir ka­nalla vajenin üst bölümünde birleşir. Er­kek testislerinin karşıtı olan yumurtalık­lar (överler) fallop borularıyla rahime bağlanırlar.
Erkek cinsel organlarının ve penisin ya-pısı oldukça basittir. İdrarın dışarı atıl­ması, cinsel ilişki sırasında kadına sper­maların aktarılmasını sağlayan çift gö­revli, üretra (idrar yolu) penisin ortasın­dan geçer. Normal zamanda penis, yu­muşak ve sarkık durur, cinsel istekle dik-leşerek sertleşir (ereksiyon), cinsel ilişki­nin gerçekleşmesini sağlar. Penisin için­de üç tabaka halinde, normalde yumuşak olan süngerdoku bulunur. Penis, ereksi­yon durumuna geçerken penisten kanı boşaltan toplardamar sıkışarak kan bo­şaltımını keser. Atardamarla gelen kan süngerdokuda birikir, penis şişer ve sert­leşir.
Halk arasındaki yaygın inançların ter­sine, penisin normal zamandaki boyutu ile sertleÅŸme anındaki boyutu arasında hiçbir ilgi veya orantı yoktur. Genel ola­rak sertleÅŸmiÅŸ penisin uzunluÄŸu 15 cm., alt kalınlığı 4 cm.’dir. Ancak bu ölçüler büyük ayrımlar gösterebilir. DoÄŸuÅŸta, çok duyarlı bir bölge olan penisin ucunu sünnet derisi korur. Bu deri parçası sün­netle alınır.
Erbezleri (testisler) spermaları üretir­ler, penis ise bu erkek tohum hücreleri­nin dışarı atılmasını sağlar. Erişkin bir erkekte, erbezleri vücudun dışında, es­nek bir deri torbanın (skrotum) içinde bulunur. Erbezlerinin iç yapısı sperma­ların üretildiği karmaşık tüplerden olu­şur. Dölleme yeteneğinin en yüksek dü­zeyde olabilmesi için erbezlerinin vücut ısısından daha düşük bir ısıda olmaları gerekir. Bu gerçek erbezlerinin vücut dı­şında olma nedenlerini bir ölçüde açık­lamaktadır.