<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Bebek</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Mar 2010 19:32:23 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bebek Beşik ve Yatakları</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/bebek-besik-ve-yataklari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/bebek-besik-ve-yataklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 16:38:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kum1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[bebek yatak örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[çok okunanlar]]></category>
		<category><![CDATA[dekorasyon önerileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17911</guid>
		<description><![CDATA[


 Hayatınıza yeni katılan o minik mucizenin huzuru, rahatı ve güvenliği aynı zamanda konforunu sağlamak amacıyla dizayn ediliyor bebek beşik ve yatakları.
Ailenizin, yuvanızın yeni sakini için her şey düşünülmüş tasarımlarca. 
Derlediğimiz beşik ve yatak modelleri çok şık ve  çok sevimli görünüyorlar.
Bebek bekleyenlere dekorasyonda fikir vermesini umuyoruz&#8230;









Ve seyahatlerinizde de taşınabilir bebek park yatağı. Son derece pratik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayatınıza yeni katılan o minik mucizenin huzuru, rahatı ve güvenliği aynı zamanda konforunu sağlamak amacıyla dizayn ediliyor bebek beşik ve yatakları.</strong></p>
<p><strong>Ailenizin, yuvanızın yeni sakini için her şey düşünülmüş tasarımlarca. </strong></p>
<p><strong>Derlediğimiz beşik ve yatak modelleri çok şık ve  çok sevimli görünüyorlar.</strong></p>
<p><strong>Bebek bekleyenlere <a title="dekorasyon" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dekorasyon/">dekorasyon</a>da fikir vermesini umuyoruz&#8230;</strong></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17913" title="b9" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b9.jpg" alt="b9" width="555" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17914" title="b7" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b7.jpg" alt="b7" width="555" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17915" title="b1" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b1.jpg" alt="b1" width="555" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17916" title="b5" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b5.jpg" alt="b5" width="555" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17917" title="b6" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b6.jpg" alt="b6" width="555" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17919" title="b2" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b2.jpg" alt="b2" width="555" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17920" title="b8" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b8.jpg" alt="b8" width="652" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17921" title="b3" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b3.jpg" alt="b3" width="550" height="450" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17923" title="b41" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b41.jpg" alt="b41" width="555" height="450" /></p>
<p><strong>Ve seyahatlerinizde de taşınabilir bebek park yatağı. Son derece pratik bu yatak bebeğinizin rahatı ve güvenliği düşünülerek tasarlanmış.</strong></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-17924" title="b10" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/b10.jpg" alt="b10" width="555" height="450" /></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/bebek-besik-ve-yataklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü huzur veriyor</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-sutu-huzur-veriyor/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-sutu-huzur-veriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 20:41:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kum1</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17857</guid>
		<description><![CDATA[ Bebeklerin, bebeklik dönemlerinde huzurlu olabilmeleri ve daha sağlıklı gelişimleri için anne sütüyle beslenmelerinin çok önemli olduğu bilim dünyasında da kabul edilmiştir.
Ayrıca anne sütüyle beslenen bebeklerin ileriki yaşlarında da olumlu gelişimleri gözlemlenmektedir.
Avustralya Perth&#8217;s Telethon Çocuk Sağlığı araştırma Enstitüsünce yapılan bir araştırma ile 1989-1992 dönemlerinde doğum yapmış 2.300 kadının çocuklarındaki psikolojik gelişimler ondört yıl süreyle gözlemlendi.
Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerin, bebeklik dönemlerinde huzurlu olabilmeleri ve daha sağlıklı gelişimleri için anne sütüyle beslenmelerinin çok önemli olduğu bilim dünyasında da kabul edilmiştir.</p>
<p>Ayrıca anne sütüyle beslenen bebeklerin ileriki yaşlarında da olumlu gelişimleri gözlemlenmektedir.</p>
<p>Avustralya Perth&#8217;s Telethon Çocuk Sağlığı araştırma Enstitüsünce yapılan bir araştırma ile 1989-1992 dönemlerinde doğum yapmış 2.300 kadının çocuklarındaki psikolojik gelişimler ondört yıl süreyle gözlemlendi.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-17858" title="emzirme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/emzirme.jpg" alt="emzirme" width="290" height="199" />Bu sürede anne sütüyle beslenen çocukların biberon ile beslenen çocuklara nazaran daha huzurlu olduklarının belirlendiği açıklandı.</p>
<p>Bu araştırma sonuçları ile altı ay ve daha uzun süre <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/anne-sutu/">anne sütü</a>yle beslenen çocuklarda psikolojik sorunlarla karşılaşma riskinin çok düşük olduğu belirlendi.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklar-icin/">Çocuklar</a>daki bu olumlu gelişimde yalnızca anne sütündeki biyolojik bileşenlerin etken olmadığı aynı zamanda emzirme ile anne-bebek arasındaki duygusal doğal bağlantının da etkili olduğu açıklanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-sutu-huzur-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaç bebeğe zarar verir mi?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/ilac-bebege-zarar-verir-mi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/ilac-bebege-zarar-verir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 14:42:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yaseminposta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte ilaç kullanmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17209</guid>
		<description><![CDATA[SORU:
32 haftalık hamileyim. CRP testim yüksek çıktığı için doktorum antibiyotik verdi. Bu ilacı kullanmaya korkuyorum. Acaba bebeğe bir zararı var mıdır? Bir de plasentada kireçlenme varmış. Bebek erken doğabilirmiş, kireçlenme bebeği nasıl etkiler? Doğum çok mu erken olur?
CEVAP:
CRP&#8217;nin tek başına yükselmesi çok anlamlı değil. Herhangi bir şikayet yoksa ve su gelmiyorsa bence tekrar tahlil yaptırmanız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SORU:</strong><br />
32 haftalık hamileyim. CRP testim yüksek çıktığı için doktorum antibiyotik verdi. Bu ilacı kullanmaya korkuyorum. Acaba bebeğe bir zararı var mıdır? Bir de plasentada kireçlenme varmış. Bebek erken doğabilirmiş, kireçlenme bebeği nasıl etkiler? Doğum çok mu erken olur?<br />
<strong>CEVAP:</strong><br />
CRP&#8217;nin tek başına yükselmesi çok anlamlı değil. Herhangi bir şikayet yoksa ve su gelmiyorsa bence tekrar tahlil yaptırmanız daha uygun. Eğer CRP hakikaten yüksekse, verilecek antibiyotik o hasta olan bölgeye göre (İdrar yolları veya üst solunum yolları)göre farklı ilaçlar kullanılabilir. Plasentanın kireçlenmesine gelince; miadına yaklaşmış bir gebelikte plasentanın olgunlaştığının bir belirtisidir ve normal kabul edilir. Ama daha erken gebeliklerde görülmesi (erken yaşlanma diye anılır) bazı araştırmaların yapılmasını gerektirir. Bebeğin kalp ritmini değerlendiren NST (Non Stres Test gibi), ayrıca bebeği besleyen ve hayati organlara giden damarların doppler&#8217;ini (kan akım hızı) yapmak gerekir. Bu testler sonucu doktorunuz durumunuza göre alınacak önlemleri size anlatacaktır. Özellikle yüksek tansiyonlu hastalarda ortaya çıkan bu durum ciddiyetle izlenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/ilac-bebege-zarar-verir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Döneminde Bebeğinizle İlk İletişimi Kurun</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-doneminde-bebeginizle-ilk-iletisimi-kurun/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-doneminde-bebeginizle-ilk-iletisimi-kurun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 10:34:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[çok okunanlar]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17193</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik döneminde bebeğinizle konuşmanız, ona müzik dinletmeniz bebeklerin görsel zihinsel ve motor becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor.
Memorial Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları uzmanı Op.DR. Altuğ Semiz, bebeklerin dünyaya geldikten sonra annelerinin sesini duydukları ilk anda büyük bir huzur duyarak, kendilerini annelerinin güvenli kollarına bıraktığını söylüyor.
İngiliz bilim adamları anne adaylarına belli bir şarkıyı gebelik süresince defalarca dinletmiş.
Bebekler dünyaya geldikten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">Gebelik</a> döneminde bebeğinizle konuşmanız, ona müzik dinletmeniz bebeklerin görsel zihinsel ve motor becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor.</strong></p>
<p>Memorial Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları uzmanı Op.DR. Altuğ Semiz, bebeklerin dünyaya geldikten sonra annelerinin sesini duydukları ilk anda büyük bir huzur duyarak, kendilerini annelerinin güvenli kollarına bıraktığını söylüyor.</p>
<p>İngiliz bilim adamları anne adaylarına belli bir şarkıyı gebelik süresince defalarca dinletmiş.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-17194" title="muzikdinleme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/10/muzikdinleme.jpg" alt="muzikdinleme" width="202" height="190" /><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">Bebek</a>ler dünyaya geldikten sonra aynı şarkılarda ağlamayı bırakmış ve sorunsuz daha uzun süre uyumuşlar.</p>
<p>Bilim adamları özellikle Barok müziğin nakarat bölümleri sayesinde bebeklerin en huzur duydukları müzik olduğunu söylüyor. Dışarıdan gelen ses, dalgalar biçiminde anne karnına ulaşıyor, o yüzden bulunduğunuz odada müzik dinlemeniz yeterli oluyor.</p>
<p>Bu sesleri uzun süre dinlemek, bebeğe huzur verirken aynı zamanda beyin gelişimi için de önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-doneminde-bebeginizle-ilk-iletisimi-kurun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğiniz Yemeyi Reddediyorsa İyi Bir Şey Olabilir !</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeginiz-yemeyi-reddediyorsa-iyi-bir-sey-olabilir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeginiz-yemeyi-reddediyorsa-iyi-bir-sey-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 20:13:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çok okunanlar]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17140</guid>
		<description><![CDATA[Neredeyse tüm anneler, bebekler hareketlendikçe yemek yedirmekte, uyutmakta ya da banyo yaptırmakta zorlanırlar. Çocuğunuzdaki benlik duygusu gelişimi nedeniyle bunu sorun etmemelisiniz. 
Uzmanların, çocuklardaki benlik duygusunun gelişimi konusunda verdikleri bilgiler şöyle:
“Yanında annesi olmadan tamamen korumasız kalan küçük ve masum bebekler artık yavaş yavaş küçük birer asi oluyorlar. O küçücük bedenleriyle size meydan okuyup, bazen tabağındaki yemeğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Neredeyse tüm anneler, bebekler hareketlendikçe yemek yedirmekte, uyutmakta ya da banyo yaptırmakta zorlanırlar. Çocuğunuzdaki benlik duygusu gelişimi nedeniyle bunu sorun etmemelisiniz. </strong></p>
<p><strong>Uzmanların, çocuklardaki benlik duygusunun gelişimi konusunda verdikleri bilgiler şöyle:</strong></p>
<p>“Yanında annesi olmadan tamamen korumasız kalan küçük ve masum <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>ler artık yavaş yavaş küçük birer asi oluyorlar. O küçücük bedenleriyle size meydan okuyup, bazen tabağındaki yemeğini bitirmemekte ısrar ediyor, bazı zamanlar ise uyku zamanı olduğu halde canı bir türlü uyumak istemiyor. Ne yapacağınızı şaşırabilirsiniz. Bir rahatsızlığı olduğunu da düşünebilirsiniz. Aslında dert etmeniz gereken bir sorun yok çünkü o sadece bir birey oluyor.”</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-17141" title="cocuklarda-benlikduygusu" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/10/cocuklarda-benlikduygusu.jpg" alt="cocuklarda-benlikduygusu" width="178" height="335" />Benlik farkındalığı ve bağımsızlık, aşamalı alarak yaşam boyunca gelişir. Mesela bebeklerin kendi ayna görüntülerine ilgi göstermeleri altı ile dokuz aylıkken oluşan kişilik ile ilgili ilk göstergelerdir.</p>
<p>Yedi-sekiz aylık çocuklar da kaşık ve tabakları tutmayı, beslenmedeki pasif roller yerine sçimleridir. Bu dönemlerde yapmayı tercih etmedikleri bir şeyi yapmayı ister ve direnç gösterebilirler (Örneğin, oturdukları zaman ayakta kalkmaya karşı yaygara yaparlar).</p>
<p>Bir yaşın ötesinde, yeni yürüyenler hızla benlik duygusunu geliştirirler. Çevrelerini kolaylıkla keşfederler ve giderek artan bağımsız aktivite göstermeye başlarlar. Kendilerini bir tabak ve kaşık ile besleyebilirler. Ne istedikleri hakkında açık fikirleri vardır.</p>
<p>Bir-iki yaşlarındaki çocuklarsa kendi başarılarından hoşlanırlar ve kendi başarıları için ellerini çırparlar. Benlik duygusunun yükselmesi ve bağımsızlık dürtüsü, yeni yürüyen çocuğun disiplinini bir meydan okuma şekline dönüştürür. Çocukların yemek, uyku ya da yıkanmayı reddetmelerini gören ana-babaların bunları artan bağımsızlığa doğru pozitif adımlar olarak görmeleri gerekir. Bu durum aslında onun bir birey olmaya başladığının açık bir göstergesidir.</p>
<p>Çocuk iki-üç yaşlarına yaklaşırken, sözel yeteneklerde bağımsızlığı artar, vücut duyularında  farkındalık ve elbise giyme ve çıkartmada becerileri gelişir, çocuğun yetişkinleri taklit etme isteği ve ana-baba onayını almaları ile bir arada toplanır. Bu başarıların birlikteliği tuvalet eğitiminin başlamasını sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeginiz-yemeyi-reddediyorsa-iyi-bir-sey-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Gelişimi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklerde-dis-gelisimi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklerde-dis-gelisimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 17:43:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[çok okunanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17009</guid>
		<description><![CDATA[Şayet bebekler konuşabilseydi; dişlerini çıkartırken söyleyecekleri ilk şey “Anne diş   etlerim çok acıyor” olacaktır.Tabii ki bunu söyleyemeceklerine göre anne-babaların bebeklerinin diş çıkarması  sırasında onların ağzında gözüken bazı işaretlere dikkat etmeleri gerekecektir.
Mesela; tükürük akışında artış, huysuzluk, dişetlerinde kızarıklık/morluk,   uykusuzluk ve iştahsızlık.
Diş çıkarırken bebeklerdeki bu ilk işaretler üç-dört aylıkken görülmeye başlanabilir. Bebeklerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şayet bebekler konuşabilseydi; dişlerini çıkartırken söyleyecekleri ilk şey “Anne diş   etlerim çok acıyor” olacaktır.Tabii ki bunu söyleyemeceklerine göre anne-babaların <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>lerinin diş çıkarması  sırasında onların ağzında gözüken bazı işaretlere dikkat etmeleri gerekecektir.</p>
<p>Mesela; tükürük akışında artış, huysuzluk, dişetlerinde kızarıklık/morluk,   uykusuzluk ve iştahsızlık.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dis-curumesi/">Diş</a> çıkarırken bebeklerdeki bu ilk işaretler üç-dört aylıkken görülmeye başlanabilir. Bebeklerde ilk süt dişleri genellikle altı ile onaltıncı aylar arasında sürerler.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-17010" title="bebek2" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/10/bebek2.jpg" alt="bebek2" width="257" height="246" />Peki bebeğin diş çıkartırken rahat etmesi için neler yapılmalı;</strong></p>
<p>Öncelikle diş çıkarırken semptomları dikkatle izleyin ve çocuğunuza bu dönemde yüksek dozda şefkat, sevgi, ilgi vererek onun huzursuzluğunu azaltmaya çalışın.</p>
<p>* Bebeğinizin dişetlerini temiz ve soğuk bir bezle yumuşakça, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/masajlar-2/">masaj</a> yaparak temizleyin.</p>
<p>* Bebeğinize soğuk ama plastik olmayan bir kaşık verin. Kaşığı bebeğinize çok soğuk (donmuş olarak) olarak vermeyin. Kısa bir süre buzdolabında kaşığı tutun ve serin bir şekilde bebeğinizin ağzında kızarıklık olan yerlerde dolaştırın.</p>
<p>* Bebeğinizin diş kaşıyıcılarla oynamasına izin verin. Yine diş kaşıyıcının soğuk olması çocuğunuzu rahatlatacaktır. Bebeğinizi bu sırada yalnız bırakmayın. Burada dikkat edilmesi gereken; diş kaşıyıcıların donmuş bir halde bebeğinizin ağzına götürmemesi olacaktır. Donmuş diş kaşıyıcılar çocuğunuzun dudağına veya diline yapışabilir. Ayrıca diş kaşıyıcıların plastikten değil kauçuktan yapılmış olanını tercih edin. Çünkü plastik diş kaşıyıcıların üzerindeki düzensiz yüzeyler (kopmuş parçalar veya keskin yüzeyler) bebeğinizin ağzını yaralayabilirler.</p>
<p>* Bütün bunlara rağmen bebeğinizin sıkıntısı geçmiyorsa mutlaka diş hekiminize danışarak; ağrı kesici pomatları kullanabilirsiniz. Yalnız bu pomatların düzensiz ve sıkça kullanımının bebeğinizin çeşitli organları ve özellikle karaciğeri üzerine olumsuz etkileri olabilir.</p>
<p><strong>Bebeğin yeni süren dişlerinin bakımı nasıl yapılmalı?</strong></p>
<p>Bebeğinizin dişleri ağızda görünür görünmez fırçalamaya başlamalısınız. Süt dişleri diş çürüklerine karşı çok dirençsizdirler. Bu nedenden süt dişleri kolayca çürüyebilir ki bu; çocuğunuzun daimi dişlerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Sabah ve akşam yatmadan önce bebeğinizin dişlerini yumuşak kıllı bir fırçayla ve sadece su ile fırçalayınız. 1,5-2 yaşından önce bebeğinizin ağız ve diş sağlığında yutma riskinden dolayı diş macunu kullanmayın. Bu yaşlardan sonra küçük bir nohut tanesi kadar fluoridli diş macunu kullanmaya başlayabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/cocuk-bakimi/">Çocuğunuz</a>un ilk diş hekimi ziyareti için uygun zaman ya ilk dişinin çıkmasından sonra ya da ilk doğum gününden hemen sonra olmalıdır. Bebeğiniz 16 aylık olmadan önce mutlaka sorun olsun olmasın bir pedodontiste (çocuk diş hekimi) götürmeniz; ileride oluşabilecek ağız ve diş sağlığı sorunlarının önlenmesi için çok önemlidir. Bilmelisiniz ki rutin diş doktoru kontrolleri çocuğunuzun sağlıklı gülümsemesi için ilk basamaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklerde-dis-gelisimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık ve Tüp Bebekle İlgili Sık Sorulan Sorulanlar</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 14:04:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğim olmuyor]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[gebe kalamamak]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalamamak]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık ve tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/</guid>
		<description><![CDATA[Aşılama tedavisi :
Tüp bebek öncesi, klasik tedavi içinde yer alan aşılama, rahim kanallarından en az bir tanesi açık olan (HSG filminde) ve sperm analizinde sperm özellikleri normal olan çiftlerde uygulanabilen bir yöntemdir. En fazla 6 kere yapılması önerilir. 3 veya 4 kere yapılmasına rağmen gebe kalınmazsa bu yöntemi devam ettirmenin pek faydası olmamaktadır. Genellikle başarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşılama tedavisi :</strong></span></p>
<p><a href="http://http://www.kadinlarsitesi.com/tup-bebek-nedir/">Tüp bebek</a> öncesi, klasik tedavi içinde yer alan <a href="http://http://www.kadinlarsitesi.com/asilama-nedir-ve-nasil-yapilir/">aşılama</a>, <a href="http://http://www.kadinlarsitesi.com/rahim/">rahim </a>kanallarından en az bir tanesi açık olan (HSG filminde) ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sperm/">sperm</a> analizinde sperm özellikleri normal olan çiftlerde uygulanabilen bir yöntemdir. En fazla 6 kere yapılması önerilir. 3 veya 4 kere yapılmasına rağmen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">gebe</a> kalınmazsa bu yöntemi devam ettirmenin pek faydası olmamaktadır. Genellikle başarı oranı % 8-15 arasında kabul edilir. Aşılama için kullanılan sperm örneğinin yıkanması önemlidir. Yıkanmamış sperm ile aşılama yapılmamalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/mikroenjeksiyon-nedir/">mikroenjeksiyon</a> aynı mıdır?</strong></span></p>
<p>Tüp bebek, uygulanan yöntemlerin Türkçe’de kullanılan genel adıdır. Mikroinjeksiyon bu yöntemlerin laboratuarda kullanılan teknik adıdır. Tüp bebek yapıldığı zaman zaten mikroenjeksiyonla yapılmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek ne zaman yapılır?</strong></span></p>
<p>Klasik <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-tedavisi/">kısırlık tedavisi</a> ile (aşılama) sonuç alınamayan vakalar, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim/">rahim</a> kanalları kapalı olanlar, sperm analizinde sorun olanlar, azospermi, kadın yaşının 37 ve üzeri olması gibi durumlarda uygulanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek programı için ne zaman başvurmalı?</strong></span></p>
<p>Öngörüşme, muayene ve tetkikler yapılıp yönteme karar verildikten sonra <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-gorme/">adet</a> kanamasının 2. günü başvurulmalı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bir program süresi ne kadardır?</strong></span></p>
<p>Yumurta gelişmesi, toplanması, embryo oluşması, embryo transferi için uzun protokolda yaklaşık 1.5 ay, kısa protokolda 14-20 gün sürer.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Program ücret paketi nelerden oluşur?</strong></span></p>
<p>Kullanılan ilaç ücreti dışında kalan, ultrasonla yumurta gelişmesi sırasında gerek duyulan kontrollar ve hormon tahlilleri, yumurta toplanması için hastaneye yatış, ameliyathane ve anestezi, laboratuar işlemleri, sperm alınıp hazırlanması, embryo transferi ve doktor ücreti (+ KDV) paket ücreti içindedir. Programa girmeden önce yapılan teşhis amaçlı hormon tetkikleri, rahim filmi (HSG), sperm tahlili, veya ilave tetkikler, yumurta gelişmesi amacıyla kullanılan ilaçlar ücrete dahil değildir. İlk ön görüşmeden ücret alınmaz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Erkeğin ilaç kullanarak sperm sayısı yükseltilebilir mi?</strong></span></p>
<p>İlaç tedavisinden fayda görebilecek erkek sayısı oldukça azdır. Genellikle ilaçların pek faydası olmamakta. Azospermide ilaç tedavisi denenmekle beraber sonuç faydalı olmamaktadır. En iyi yöntem tüp bebek tedavisinin kendisidir. Erkek için kullanılacak ilaç masrafı da oldukça yüksektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Varikosel ameliyatı sperm eksiklikleri üzerine olumlu etki yapar mı?</strong></span></p>
<p>Varikosel ameliyatı olup olmama sorusu çok sık gündeme gelen bir konudur. Bu konuda tüp bebek uzmanları ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/uroloji/">üroloji</a> uzmanları arasında bazı görüş ayrılıkları mevcuttur. Varikosel ameliyatının faydalı olma ihtimali en fazla % 50 vakada mümkün olabilir. İleri derecede sayı azlığı, hareket azlığı veya şekil farklılığı olan sperm analizi sonuçlarında pek düzelme olmuyor. Yine en iyi tedavisi yöntemi tüp bebek tedavisinde seçilmiş kaliteli spermin yumurta içine <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/enjeksiyon/">enjeksiyon</a>udur (icsi).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Erken <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/menopoz/">menopoz</a> nedir ? tüp bebek yapılır mı?</strong></span></p>
<p>Erken menopoz kadının 35 yaş öncesi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/adet-gorememe/">adet görmeme</a>si durumudur. Bu durumu olan kadınlarda çocuk isteği olsun veya olmasın mutlaka jinekolojik takipler yapılmalıdır. Çocuk isteği olan kadınlarda ilaç denemeleri yapılıp yumurta geliştirmeye çalışılabilir. Bu kadınlarda ön tetkiklerden sonra durum değerlen dirilmesi ne göre yumurta gelişmesi için hiç olmazsa bir kere deneme yapılabilir. Genç yaşta adetten kesilenler de bazen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtalik/">yumurtalık</a>lar cevap verebilir. Yalnız tüm olumsuz ihtimaller hastaya önceden anlatılıp ona göre karar vermesine yardımcı olmak gerekir. Sonuçların pek yüz güldürücü olmadığı çiftlere önceden söylenmelidir. Ayrıca, bu tip hastalarda ilerdeki yaşamında gelişebilecek durumlar ile ilgili bilgi verilmesi gerekmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Daha önce 3 veya daha fazla başarısız tüp bebek denemesi olanlarda nasıl davranmalı?</strong></span></p>
<p>Bu gibi durumlarda tüp bebek uygulamasından önce daha önceki uygulamalara ait tedavi safhaları ve embriyoların laboratuar bulgularını incelemek uygun olur. Gerekirse çift yeniden değerlendirilir, bazen ilave testler istenebilir. Karı-koca‘dan genetik test istenebilir. Yeni değerlendirme sonucuna göre nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek için kullanılan ilaçların kalıcı etkisi var mı?</strong></span></p>
<p>Hayır, bu ilaçlar kalıcı bir etki bırakmazlar. Zaten insandaki hormonların benzerleridir ve yeni üretim teknolojisi ile hemen hemen saf hormon elde etmek mümkün olmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Polikistik Over (PCO) ve Polikistik Over Sendromu (PCOS)’li kadınlar ne yapmalı?</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2007/12/tupbebek44442222.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-16189" title="tupbebek44442222" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2007/12/tupbebek44442222.jpg" alt="tupbebek44442222" width="170" height="155" /></a>PCOS’li kadınlar hormonal yönden farklı oldukları için en çok ilaçla tedaviden fayda görürler. Zaten en çok <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik/">kısırlık</a> sebebi aylık yumurta gelişmesinin olmayışıdır. İlaçla yumurtalık uyarısı genellikle yumurta gelişmesi ve iyi bir gebelik şansı ile sonuçlanır. Fakat bu tip kadınlarda bazen yumurta gelişmesi için gereken doz ayarlamalarında zorluklar ortaya çıkar. Ya hiç yumurta gelişmez veya istenenden çok yumurta gelişerek tedavinin devamını imkansız kılar. Bu tip kadınlar ayrıca <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/diyabet/">diyabet</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hipertansiyon/">hipertansiyon</a> gibi diğer bazı rahatsızlıklara da aday oldukları için bu yönde de araştırılmaları ve gerekirse tedavileri yapılmalıdır. Hayat boyu takip gerekliliği konusunda uyarılmalıdırlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İleri derecede endometriozis veya çikolata kisti olanlar ne yapmalı?</strong></span></p>
<p>Bu tip kadınlarda kısırlık tedavisi endometriozisin yerleşme alanlarına, ve yaygınlığına bağlı olarak farklılık gösterdiği için her kadını kendi durumuna göre değerlendirmek gerekir. Bazen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kist/">kist</a>lerin alınması gerekir, bazen kistler alınmadan tedaviye devam edilebilir. Endometriozisli kadınların hayat boyu takip edilmeleri gerektiği mutlaka hatırlatılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/miyom/">Miyom </a>(myom) kısırlık nedenimi? olan kadın ne yapmalı?</strong></span></p>
<p>Myomlar, rahimden kaynaklanan ve iyi huylu olan tümörlerdir, yani <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adenomiyom/">kanser</a>le alakaları yoktur. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 20-25’inde bulunurlar. Farkedilmeyecek kadar küçük olanlar yanında çok büyük olanlar da vardır. Senelerce büyümeden var olanların yanında çok hızlı büyüyen myomlar da mevcuttur. Myomların gebeliği engelleyip engellemediğine karar vermek bazen zor olmaktadır. Pek çok doktorun büyük bir myom mevcudiyetinde gebe kalıp doğum yapan hastası olmuştur. Benzer olarak senelerce çocuğu olmayıp da miyom ameliyatından sonra gebe kalan hastalar mevcuttur. Miyomlar rahimdeki yerleşme yerlerine, sayılarına, büyüklüklerine göre çok farklı belirtiler verirler, bazen de farkedilmezler ve tesadüfen muayene sırasında varlıkları saptanır. Bu nedenlerden dolayı her kadının kendi durumuna göre bir plan yapmak daha uygun olacaktır. Bir miyomun kısırlık nedeni olup olmadığına karar vermek için dikkatli bir jinekolojik muayene gerekir. Genellikle 5-6 cm boyutlarında olup ta sık kontrollarda büyüme gösteren Miyomlar operasyonla alınmalıdır. Myom olupta gebe kalan kadın sayısı az değildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Adet düzeni ve önemi</strong></span></p>
<p>Üreme çağındaki kadınların çoğunun adet düzeni ortalama 28 günde bir ve 26-32 gün sınırları içinde normal kabul edilir. Adetlerini bu şekilde gören kadınların büyük kısmında doğal yolla veya dışarıdan verilen ilaçlarla yeterli sayıda yumurta gelişmesi beklenen bir sonuçtur. Adet düzeni 32 günden fazla aralıklarla olan kadınlarda, özellikle de 2-3 ay gibi aralıklarla adet görenlerde yumurta gelişmesi çok nadir hale gelebilir. Bazan bu duruma değişik derecelerde tüylenme ve kilo artışı eşlik ederse polikistik over sendromu (pcos) olarak adlandırılır. Bu gibi durumlarda mutlaka ileri araştırma yapılması gerekir. Polikistik overli kadınlarda yumurta gelişmesi için dışarıdan verilecek ilaçlara ihtiyaç olabilir.</p>
<p>Bir de, adetlerini daha sık olarak gören kadınlar vardır; ör: 22-25 günde bir gibi. Bu durumda sık adetin durumu araştırılmalı, eğer herhangi bir neden bulunmuyorsa belirli aralıklarla kontrollar yeterli olacaktır. Bu gibi kadınlarda yumurta gelişmesini değerlendirmek için hormon testleri ve ultrasonografik takip yapılabilir. Eğer yumurta gelişmesi yeterli değilse dışarıdan ilaç tedavisi uygun olabilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>40 yaş ve üzeri kadınlarda kısırlık:</strong></span></p>
<p>Hangi nedenle olursa olsun bazı kadınların geç yaşta evlendiği bir gerçektir ve hepsinin çocuk isteği en doğal haklarıdır. 40 yaşından itibaren, hatta bazı çalışmalara göre 37 yaşından itibaren kadınlarda gebe kalma şansı azalmaya başlamaktadır. Bu durumda olan ve çocuk isteyen kadınlarda klasik tedavilerin fazla uzatılmaması daha akıllıca olacaktır. Tüp bebek yöntemleri ile bile gebelik oranları % 10-20 seviyelerindedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yüksek FSH nasıl değerlendirilir:</strong></span></p>
<p>Kadınlarda <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-gorme/">adet kanaması</a>nın 2-3 günü yapılan FSH ölçümü laboratuar normal üst sınırından fazla ise FSH yükselmesinden bahsedilir. FSH hormonu genellikle 37 yaşından sonra yükselme eğilimi gösterir. Kadınlarda menopoza girmeden yıllar önce (7-10 sene) FSH hormonunda seyrek olarak yükselmeler tesbit edilebilir. Zaman içinde bu yükselmeler daha sık olmaya başlar. FSH yüksekliğinin değeri arttıkça yumurtalıklardan yumurta geliştirme kapasitesinde azalma olabilir. Bu durum ancak ultrason takipleri ile tesbit edilebilir. Eğer yumurta gelişmesinde azalma söz konusu ise dışardan ilaç verilerek çocuk isteyen kadınlarda tedavi yapılabilir. FSH yükselmesi olan kadınlarda gebelik oranlarının biraz daha düşük olabileceği kendilerine anlatılmalıdır. Ayrıca klasik tedavilerle çok uzun süreler vakit kaybedilmemelidir. Bazen yeni evli ve 40 yaş üzeri kadınlarda her şeyin normal olduğu söylenip uzun süre tedavi yapılmadığına şahit oluyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnfertilite nedir, dünyada hangi sıklıkta görülür?</strong></span></p>
<p>Kısırlık, düzenli cinsel ilişkiye ve herhangi bir korunma yöntemi kullanmamaya rağmen 1 yıl içinde çocuk sahibi olamama durumudur. Dünyada çiftlerin yalaşık %10 &#8211; %15&#8242;i infertilite ile ilgili bir sorunla karşılaşırlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnfertiliteye en çok yol açan sebepler nedir?</strong></span></p>
<p>Kadında infertiliteye yol açan sebeplerin başında yumurtla ve tüplerler ilgili problemlerin yanı sıra endometriozis gibi nedenler; erkekte infertiliteye yol açan sebepler ise daha çok sperm bozuklukları ile ilgilidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kısırlık tedavisi içi ne zaman başvurmalı?</strong></span></p>
<p>Çiftler düzenli cinsel ilişkiye ve herhangi bir korunma yöntemi kullanmamaya rağmen 1 yıl içinde çocuk sahibi olamadıkları zaman kısırlık teşhisi ve tedavisi için merkezimize başvurabilirler. Eğer bayan yaşı 30&#8242;un üzerindeyse 5 – 6 aylık korunmama sonrası gebelik oluşmaz ise tetkiklerin yapılmasını önermekteyiz. Çünkü gebelik elde etmede bayan yaşı en önemli faktörlerden birisidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnfertilite tedavisi ne kadar başarılıdır?</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadın</a> yaşı tedavi başarısında oldukça önemlidir. Diğer bir faktör yumurtalığın yumurta üretebilme kapasitesidir. Yaş ne kadar genç ise ve yumurtalık fonksiyonları ne kadar iyi ise, başarı oranı o kadar yüksektir. Genel başarı oranı yerine, bireyselleştirilmiş başarı oranı daha önemlidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Başvurudan sonra uygulamaya geçiş süresi ne kadar?</strong></span></p>
<p>Kadın ve erkeğin ön değerlendirilmesi için kadının adetinin 2. &#8211; 3. günü, erkeğinse 3 – 5 günlük cinsel perhiz sonrası dönem idealdir. Bu dönemde gerekli hormon tetkikleri, muayene, ultrasonografi ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a> ile tetkikler yapılır. Adet bitiminden sonraki ilk hafta içinde de gerekirse rahim içi değerlendirilir. Daha sonra çift için en uygun tedavi yöntemine karar verilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlk tüp bebek işleminde hamile kalamayan bir çift ne kadar sonra tekrar tüp bebek uygulaması deneyebilir?</strong></span></p>
<p>İki tüp bebek uygulaması arasında en az 3 aylık bir süre geçmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşılama en fazla kaç kere yapılabilir?</strong></span></p>
<p>Aşılama ile ilgili kesin bir sınırlama yoktur fakat 5 – 6 uygulamadan sonra hamilelik elde edilmiyorsa daha ileri yöntemlerin denenmesinde fayda vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek en fazla kaç kere yapılabilir?</strong></span></p>
<p>Çiftin manevi ve maddi gücü elverdiği ölçüde tüp bebek uygulanabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hamilelik ne zaman anlaşılır?</strong></span></p>
<p>Hamilelik embryo transferini takip eden 12. gün kanda yapılan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-testi/">gebelik testi</a> sonucu anlaşılır .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Çoğul gebelik olma ihtimali daha mı çoktur?</strong></span></p>
<p>Gebelik ihtimalini arttırmak amacıyla anne rahmine 3 embriyoya kadar transfer edilebildiği için, çoğul gebelik ihtimali daha çoktur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dis-gebelik/">Dış gebelik</a> nedir?</strong></span></p>
<p>Dış gebelik rahim dışında, genelde fallop tüplerinin birinde başlar. Dış gebelik ihtimali %1 gibi nadir bir ihtimaldir. Genellikle tüplerine zarar gelmiş kadınlarda görülür. Ağrıyla beraber vajinal kanama gibi belirtileri olabilir. Dış gebelik tüpün patlamasına ve karın içine kanamaya neden olabilir. Dış gebelik genellikle cerrahi müdahale ile alınır. Erken dönemde saptanırsa, tıbbi (ilaç) tedavi şansı denenebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek uygulaması ile anormal bebek doğma riski nedir?</strong></span></p>
<p>Normal yoldan bebek doğurmak ile arasında bir fark yoktur .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sperm örneği evden veya dışarıdan getirilirse risk oluşur mu?</strong></span></p>
<p>Normal şartlarda merkezimizde hazırlanmış olan özel bir odada sperm örneği verilmelidir. Çok zorunlu hallerde örnek evden getirilecek ise 20 dakikayı aşmayacak bir sürede merkeze ulaştırılmalıdır .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Polikistik over sendromu nedir?</strong></span></p>
<p>Polikistik over sendromu en sık 30 yaş altı kadınlarda görülen bir çeşit yumurtlama bozukluğudur. Adet düzensizliği, aşırı kıllanma, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/">şişmanlık</a>, sivilce gelişmesi ve kısırlık gibi belirtileri vardır. Bazen kilo vermek bile hastalığın şiddetini azaltabilir. Polikistik over sendromu olan kadınlar gebe kalmak için genelde tedavi olurlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Endometriozis nedir?</strong></span></p>
<p>Endometriozis rahim iç tabakasında bulunan ve her ay adet kanaması şeklinde dışarıya dökülen endometriumun vücutta rahim dışında bir yere yerleşmesi olarak tanımlanır. Genellikle yumurtalıklarda, tüplerde ve diğer pelvik organlarda bulunur. Rahim dışındaki bu endometriozis odakları ağrı ve kısırlık gibi problemlere neden olabilmektedir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dondurulmuş embryo ile yeni embryo kullanma arasındaki fark ne?</strong></span></p>
<p>Dondurulmuş embryonun transferi hastaya ekonomik ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/psikoloji/">psikoloji</a>k avantajlar sağlar. Ancak dondurulmuş embryo transferi ile gebelik şansı taze embryoya göre daha azdır .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek uygulaması ile bebeğin cinsiyetini seçmek mümkün mü?</strong></span></p>
<p>Embryo transferi öncesi uygulanan preimplantasyon genetik tanı (PGD) yöntemi ile embryonun cinsiyetini belirlemek ve istenen cinsiyetteki embryoları transfer etmek mümkündür ancak bu yönetmelikler ile yasaklanmıştır. Ancak cinsiyet gözeten hastalıklarda (örn; hemofili) uygulanabilir. (Tıbbi gereklilikler varsa)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek uygulamasında yaş sınırı var mı?</strong></span></p>
<p>Tüp bebek uygulamasında yaş sınırı 45&#8242;tir. Unutulmamalıdır ki, yaş arttıkça tüp bebek uygulamasının başarısı ve bebek sahibi olma ihtimali düşmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?</strong></span></p>
<p>Tüp bebek tedavisi yaklaşık 2 ila 3 hafta civarında sürer. Hastanın bu süre zarfında devamlı merkezimizde kalmasına gerek yoktur. Yumurtaların gelişimi sırasında hastanın gün aşırı merkezimize gelip kan tahlili yaptırması ve ultrasona girmesi gerekir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri var mı?</strong></span></p>
<p>Genel sağlık üzerine önemli yan etkileri yoktur. Ancak, yumurtlama tedavisi esnasında, tedaviye aşırı cevap verilen durumlarda (OHSS; Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu) karın içinde sıvı birikimine ve yumurtalıkların aşırı büyümesine neden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mikroenjeksiyonun tüp bebekten farkı ne?</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/mikroenjeksiyon-nedir/">Mikroenjeksiyon</a> ve tüp bebek yöntemlerinde çiftler üzerinde uygulananlar aynıdır, aralarındaki tek fark yumurtanın döllenme şeklindedir. Tüp bebek uygulamasında kadından alınan yumurtaların çevresine bir miktar sperm bırakılır ve döllenmenin olması beklenir. Mikroenjeksiyon uygulamasında spermler tek tek tutulur ve yumurtanın içine yerleştirilir. Mikroenjeksiyon yöntemi daha çok erkek kısırlığında tercih edilir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Transfer edilen embriyoların iyi kalitede olmasına rağmen tutunamama sebebi nedir?</strong></span></p>
<p>İyi kalitedeki embriyo, genetik olarak normal embriyo olabilme şansını arttırır. Ancak kesin kriter değildir. Embriyo dışında, rahim ile ilgili ve bugün birçoğunu net olarak bilemediğimiz faktörlerden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gebelik öncesi genetik tanı (preimplantasyon genetik tanı pgt) nedir?</strong></span></p>
<p>Preimplantasyon genetik tanı embriyolardan bir veya iki hücre alınması ve bu hücrelerde özel genetik analizler uygulanarak seçilen genetik olarak sağlıklı embryoların ana rahmine transfer edilmesi işlemidir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yumurtaların uyarılması tedavisi ile yumurtalık kanseri riski artar mı?</strong></span></p>
<p>Yapılmış olan hiçbir araştırmada yumurtaların uyarılmasını sağlayan ilaçlar ile yumurtalık kanseri arasında bir ilişkiye rastlanmamıştır. Ailesinde yumurtalık kanseri olan kadınlarda riskin daha fazla olduğu; gebelik, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/emzirme/">emzirme</a> ve doğum kontrol hapı kullanımının riski azalttığı bilinmektedir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek tedavisi sonrası doğan bebeklerin sağlığı ile ilgili riskleri var mıdır?</strong></span></p>
<p>Normal gebelik sonrası doğan bir bebekle tüp bebek tedavisi sonrası doğan bir bebek arasında sağlık açısından bir fark yoktur .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşılama her infertil çift için uygun mudur?</strong></span></p>
<p>Aşılama yöntemi her infertil çift için uygun bir yöntem değildir. Aşılama; erkeğin sperm üretme becerisi düşük olduğunda ya da spermlerin rahim ağzını geçemediği veya kadının bağışıklık sisteminin spermleri öldürdüğü durumlarda uygulanır. Kadın tüplerinden birinin açık olması gerekir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıda kısırlık, tüp bebek yapımı ile ilgili çok ayrıntılı bilgiler mevcuttur. Lütfen videoyu da izleyin.</strong></span></p>
<p><object width="434" height="434" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirme Teknikleri</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/emzirme-teknikleri/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/emzirme-teknikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 12:30:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=12874</guid>
		<description><![CDATA[EMZİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR VE EMZİRME TEKNİKLERİ:
Bebeğe verilecek en iyi besin anne sütüdür. Anne sütü ilk altı ay boyunca bebeğin gelişiminde gerekli olan tüm besinleri karşılar. Emzirme bebeğin beslenmesi dışında, ruhsal yönleri de olan bir durumdur.
BEBEK İLK OLARAK NE ZAMAN EMZİRİLMELİDİR?
Bebek doğduktan sonra bir saat içinde uyanık bir haldedir. Bu yüzden bu süre içinde bebeğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EMZİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR VE EMZİRME TEKNİKLERİ</strong>:</p>
<p>Bebeğe verilecek en iyi besin <a title="anne sütü" href="http://www.kadinlarsitesi.com/anne-sutu/">anne sütü</a>dür. Anne sütü ilk altı ay boyunca bebeğin gelişiminde gerekli olan tüm besinleri karşılar. Emzirme <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/bebegin-beslenmesi-nasil-olur/">bebeğin beslenmesi</a> dışında, ruhsal yönleri de olan bir durumdur.</p>
<p><strong>BEBEK İLK OLARAK NE ZAMAN EMZİRİLMELİDİR?</strong></p>
<p>Bebek doğduktan sonra bir saat içinde uyanık bir haldedir. Bu yüzden bu süre içinde bebeğe anne memesinin verilmesi gereklidir. Yani bebek ilk yarım saat içinde emzirilmelidir. Bu şekilde hem bebeğimiz beslenecektir hem de annede yeni süt yapımı sağlanmış olacaktır. Bilindiğinin aksine anne sütünün yetmezliği söz konusu değildir. Fakat yapılan hatalardan sonra süt azalabilir. Her bebek emmeyi bilerek doğar. Anneler de doğru emzirme yöntemlerini uygularlarsa bebekleri için en değerli olan besin olan anne sütünden bebeklerini mahrum bırakmazlar. Peki emzirirken nelere dikkat etmeliyiz?</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/emzirme.jpg"><img class="size-full wp-image-12875 alignleft" title="emzirme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/emzirme.jpg" alt="emzirme" width="250" height="188" /></a>EMZİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR ŞUNLARDIR:</strong></p>
<p>Emzirme işleminden önce eller güzelce yıkanmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Anne</a> rahat bir yerde ve pozisyonda oturmalıdır.</p>
<p>Meme başı kaynamış ılık su ile silinmelidir.</p>
<p>Bebeğin altı temiz olmalıdır.</p>
<p>Bebeğe meme verildikten sonra meme başı hafifçe bastırılarak burun açık tutulmalıdır.</p>
<p>Emme işlemi sırasında meme başı ve meme başı çevresindeki koyu bölgenin büyük bir kısmı bebeğin ağzında olmalıdır.</p>
<p>Her emzirme işleminde her iki meme de boşaltılmalıdır. 10-15 dakikalık emzirme bir memeyi boşaltmaya yeterlidir. Ancak anne memesinde kalma süresi bebeğe bırakılmalıdır.</p>
<p>Bebek erken doğmuşsa meme tutması ve emmesi iyi değilse kalan süt sağılarak boşaltılmalıdır. Memede kalan süt oluşacak olan sütü de engeller.</p>
<p>Anne bu dönemde <a title="stres" href="http://www.kadinlarsitesi.com/stres-2/">stres</a>ten uzak durmalıdır. Kendisini yoracak şeylerden kaçınmalıdır. Sulu gıdalar tüketmelidir.</p>
<p>İlaç kullanımına dikkat etmelidir. Kullanılacak ilacın içinde bebeğe zararlı maddeler var ise ilaç kullanılmamalıdır.</p>
<p>Bebek yeni doğduğunda ortalama olarak günde 8- 12 defa emzirilir. Daha sonra ise bu 6- 8 defa olabilir.</p>
<p>Bebek her canı istediğinde sık olarak istediği sürece emzirilmelidir.</p>
<p><a title="emzirme" href="http://www.kadinlarsitesi.com/emzirmenin-alti-kurali/">Emzirme</a> işlemi bittikten sonra <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a> dik olarak annenin omzuna yatırılmalı ve sırtına hafif <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/masajlar-2/">masaj</a> yapılarak tüm gazı çıkarılmalıdır.</p>
<p><strong>BEBEK EMZİRİRKEN NASIL TUTULMALI?</strong></p>
<p>Emzirme işlemi sırasında bebeğinizi değişik şekillerde kucaklayabilirsiniz. Burada önemli olan nokta bebek memeye yakın olmalı ve memeye ulaşmak için fazla çaba göstermemelidir. Vücudu tamamen anneye dönük ve aynı düzlemde olmalıdır.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/kucak.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-12877" title="kucak" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/kucak.jpg" alt="kucak" width="134" height="55" /></a>KUCAK POZİSYONU:</strong> Kucağınıza koyduğunuz yastık üzerine bebeğinizi yatırın. Başını kolunuzla kaldırarak poposunu elinizle destekleyin.<br />
Bebeğinizin vücudu tamamen size dönük olsun.</p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong><img class="alignleft" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/terskucak.jpg" alt="" width="137" height="77" />TERS KUCAK POZİSYONU:</strong> Prematüre veya kavrama sorunu yaşayan bebekler için uygundur. Bu pozisyonla bebeğinizin başını kontrolünüz daha kolay olur. Bebek göğsünüze daha kolay yaklaşır. Bebeğin karnını karnınıza çevirin ve elinizle başını, ensesini ve omuzlarını kavrayın. Diğer elinizle göğsünüzü tutun.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/koltukalti.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-12881" title="koltukalti" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/koltukalti.jpg" alt="koltukalti" width="138" height="88" /></a>KOLTUK ALTI POZİSYONU:</strong> <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/ikiz-gebelik/">ikiz doğum</a>larda ve büyük göğüslü annelerde, düz çökük meme başı ve kavrama güçlüğü yaşayan bebekler için uygundur. Sezeryandan sonra da rahatlıkla kullanılabilecek bir yöntemdir. Bebeğinizin vücudunu koltuk altına yerleştirerek başını ve ensesini elinizle destekleyin. Ayakları ve poposu arkanıza bakmalıdır. Diğer elinizi de göğsünüzü desteklemek için kullanın. Bebeğinizi göğsünüze yaklaştırarak  göğüs ucunuzu kavramasını sağlayın.</p>
<p><strong>YATMA POZİSYONU:</strong> Bebeğin yüzü ve bedeni size dönük olmalıdır.</p>
<p><strong>Göğüs ucu yaraları için öneri</strong>:  Ayva çekirdeğini çıkarıp az suda jel haline getirdikten sonra yaralı göğüs uçlarına sürün. Bu işlemi birkaç kez tekrarladıktan sonra yaraların iyileştiğini göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/emzirme-teknikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Beslenmesi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/bebek-beslenmesi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/bebek-beslenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 16:04:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin sağlıklı beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek nasıl beslenmeldiir]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10705</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı bireyler, sağlıklı toplumları oluşturur. Bu yüzden bebeklerimizin beslenmelerinde dikkatli ve titiz davranmalıyız. Onlar için sağlıklı, taze ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmalıyız.
Bebeğimiz dokuz ay boyunca bizimle beraber yaşamış, vücudumuzda bizimle beraber var olmuş, bizden beslenmiş, kalbi bizimle birlikte atmış, kendini bizimle birlikte güvende hissetmiştir. Doğumdan sonra da ona güvenli bir ortam sağlamak bizim sorumluluğumuzdadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıklı bireyler, sağlıklı toplumları oluşturur. Bu yüzden bebeklerimizin beslenmelerinde dikkatli ve titiz davranmalıyız. Onlar için sağlıklı, taze ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmalıyız.</strong></p>
<p>Bebeğimiz dokuz ay boyunca bizimle beraber yaşamış, vücudumuzda bizimle beraber var olmuş, bizden beslenmiş, kalbi bizimle birlikte atmış, kendini bizimle birlikte güvende hissetmiştir. <a href="../sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">Doğum</a>dan sonra da ona güvenli bir ortam sağlamak bizim sorumluluğumuzdadır. Bu güvenin devamını sağlayan ise <a href="../anne-sutu/">anne sütü</a>dür. Çünkü anne sütü ile <a href="../sayfa/saglik/beslenme/">beslenme</a> anne ile bebeği <a href="../yazi/dogum-oncesi/">doğum öncesi</a> kadar birbirine yaklaştırırken diğer taraftan da dünyanın en zahmetsiz, en temiz, en değerli besiniyle bebeği buluşturur. Yani elimizden geldiğince, vücudumuz bu mucizeyi yaratmaya devam ettikçe bebeğimizi bundan mahrum etmemeliyiz. Özellikle ilk dört ay bebeğimizi anne sütü ile beslemeliyiz. Anne sütü yoksa veya yetersizse anne sütüne yakın bir <a href="../yazi/biberon/">biberon</a> maması kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Peki anne sütünü nasıl vermeliyiz?</strong></p>
<p>Bebeğimiz ağladıkça ve acıktıkça onu besleyebiliriz.  <strong>İlk dört ay</strong> sadece anne sütü verilmelidir. Dördüncü aydan sonra anne sütüne ilave olarak meyve suları ve meyve püreleri başlayabiliriz. ( Günde bir öğün verilebilir.) anne sütü yetersiz kalıyorsa hazır mamalardan kullanılabilir.</p>
<p><strong>Beşinci ay</strong>da anne sütünün yanında hazır mama (Günde iki öğün), mevsim meyvelerinden meyve püresi, öğle öğününde bir-iki <a href="http://www.yemektarifleri.info/">yemek</a> kaşığı <a href="../taze-sebze-corbasi/">sebze çorbası</a>, ikindi öğününde yoğurt, gece yatmadan önce de muhallebi verilebilir. Verilecek yoğurdun pastörize sütten mayalanmasına ve taze olmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>Altıncı ay</strong>da anne sütünün yanında hazır mama, bir öğün meyve püresi, bir öğün sebze püresi, bir öğün yoğurt, bir öğün de <a href="../yazi/muhallebi/">muhallebi</a> verilebilir.</p>
<p><strong>Yedinci ay</strong>da bebeğimize kahvaltı vermeye başlayabiliriz. Akşamdan suda bekletilmek suretiyle tuzu alınmış peynir, haşlanmış yumurta, reçel öncelikle hazır mama içinde ezilerek, bebeğimiz bu karışıma alıştıktan sonra da ayrı ayrı verilebilir.</p>
<p><strong>Sekizinci ay</strong>da eti <a href="../sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/kofte-tarifleri/">köfte</a>, tam yumurta, makarna, pilav, ekmek gibi karbonhidratlı yiyeceklere başlanır.</p>
<p><strong>Dokuz ile on birinci aylar</strong>da bebeğimiz artık bazı yiyecekleri ısırarak yiyebilir. Balık ve tavuk eti yiyebilir. Bebeğimizin eline kaşık verme zamanı da gelmiştir.<br />
<strong>On ikinci ay</strong>da öğünler biraz daha zenginleştirilmelidir. Öğle yemeğinde etli sebze yemeği veya sebze püresi veya bir köfte ve makarna; ikindi yoğurt, meyve püresi, ekmek veya iki adet bisküvi, <a href="../yazi/sutlac-yapimi/">sütlaç</a> veya muhallebi; akşam <a href="../sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/corba-tarifleri/">çorba</a>, <a href="../sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/sebze-yemekleri/">sebze yemeği</a>, <a href="../yazi/makarna/">makarna</a> veya <a href="../sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/pilav-tarifleri/">pilav</a>, yoğurt verilebilir.<br />
Bütün bu aylar boyunca anne sütünü bebeğimizden mahrum etmeyelim. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/">Sağlık</a>lı ve mutlu bireyler yarınlarda bizimle olsun.</p>
<p>Bebeklerin, doğumdan itibaren hatta anne karnındaki beslenmesi, gelecekteki sağlığının ve yapısının temellerini oluşturur. Bebeğinize, bu dönemden itibaren <a href="http://www.saglikvediyet.com/">sağlıklı beslenme</a> alışkanlığı verebilirsiniz ve bebeğinizin geleceği için <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a>lı yatırım yapmış olursunuz. Bir bebeğin en önemli <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">beslenme</a> süreci <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">doğum</a>dan sonraki ilk 2 yıllık süredir. Bu sürecin ilk 6 aylık döneminde sadece <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/anne-sutu/">anne sütü</a> verilerek bebeğin doğal, mucizevi, koruyucu ve besleyici besinden yararlanması sağlanmalıdır. Daha sonra anne sütü devam ederken ek gıdalarda tamamlayıcı besinlere geçilir. Bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/bebek/">bebek</a> dengeli bir beslenmeyle aşağı yukarı 9.-10. ayda aile sofrasına oturabilmeli ve oradan bazı yiyecekleri paylaşabilmelidir. Ancak ailenin beslenme düzeninin de gözden geçirilmesi gerekir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/"><img class="alignleft size-full wp-image-11596" title="bebek-beslenmesi1" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/08/bebek-beslenmesi1.jpg" alt="bebek-beslenmesi1" width="332" height="361" />Yemek</a>lerin hazırlanış şekli, kullanılan malzemelerin doğallığı, tazeliği, temizliği, besleyici değerleri, bebeğe sunuluş şekli ve bebek tarafından kabul edilebilir olması çok önemlidir. Bebeğin sofradan beslenebilmesi için öncelikle ailenin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/beslenme-aliskanliklari/">beslenme alışkanlıkları</a>nın değerlendirilmesi ve yanlış alışkanlıkların düzeltilmesi gerekir. Bebeğin sağlıklı beslenebilmesi için sadece yedikleri değil ruhsal dururumu, zihinsel performansı, gelecekteki okul başarısı, konuşma performansı ve yürüme performansı gibi özelliklerde bir bütün olarak ele alınmalıdır. Örneğin ailede bir ölüm ya da ayrılık yaşanmışsa çocuğun bundan en az şekilde etkilenmesi için ne yapılması gerektiğini de konuşmak gerekir.<br />
Çünkü bu tarz olaylar bebeğin yaşamında önemli yer tutar ve onun gelecekteki hayatını etkileyebilir.</p>
<p>Bazen hiç sebebi yokken çocuğunuzun iştahsız olduğunu veya kendini kilitlediğini görebilirsiniz. Bu durumlarda bebekle tartışmaya girmemek çok önemlidir. Bir bebek büyütülürken sadece o andaki kilo-boy performansı değil erişkin yaşlara ulaştığında organ-sistem sağlığının en iyisi olması hedeflenmelidir. Bebeklikten başlayarak iyi bir beslenme ile gelecekte kalp ve damar hastalıkları, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/tansiyon/">tansiyon</a> yüksekliği, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/obezite-nedir/">obezite</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kanser/">kanser</a> gibi birçok hastalık önlenebilir. Sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirilebilmesi için doğumdan itibaren <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">beslenme</a>ye büyük önem verilmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şu Başlıklarımıza da Bakın</strong></span></p>
<ul>
<li><strong><a title="Permanent Link to Bebeklerde Ek Besinlere Geçme Aşamaları" rel="bookmark" href="../bebeklerde-ek-besinlere-gecme-asamalari/">Bebeklerde Ek Besinlere Geçme Aşamaları</a></strong></li>
<li><strong><a title="Permanent Link to Bebeklere Biberon Nasıl Verilmeli?" rel="bookmark" href="../bebeklere-biberon-nasil-verilmeli/">Bebeklere Biberon Nasıl Verilmeli?</a></strong></li>
<li><strong><a title="Permanent Link to Anne Sütü Artık Yeterli Gelmiyorsa…" rel="bookmark" href="../anne-sutu-artik-yeterli-gelmiyorsa/">Anne Sütü Artık Yeterli Gelmiyorsa…</a></strong></li>
<li><strong><a title="Permanent Link to Bebek Beslenirken Nasıl Durmalı" rel="bookmark" href="../bebek-beslenirken-nasil-durmali/">Bebek Beslenirken Nasıl Durmalı</a></strong></li>
<li><strong><a title="Permanent Link to Bebeğe Hangi Süt, Ne Kadar, Ne Zaman?" rel="bookmark" href="../bebege-hangi-sut-ne-kadar-ne-zaman/">Bebeğe Hangi Süt, Ne Kadar, Ne Zaman?</a></strong></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/bebek-beslenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Pişik</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklerde-pisik/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklerde-pisik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 12:43:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=11572</guid>
		<description><![CDATA[NEDEN OLUR ?
Pişik sorunu bebeklerin çoğunda karşılaşılan sorunların başında gelir. Pişik her üç bebekten birinde karşımıza çıkar. Annelerin çok özen göstermelerine rağmen ilk üç aylık dönemde en fazla karşılaştıkları sorun pişiktir. Pişiğin oluşmasındaki temel etken cildin tahriş olmasıdır. Bebeğin zaten hassas olan cildine temas eden bebek bezi, uzun süre bezinin değiştirilmemesi ve ıslaklık, bebeğin beslenmesindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NEDEN OLUR ?</strong></span><br />
Pişik sorunu bebeklerin çoğunda karşılaşılan sorunların başında gelir. Pişik her üç bebekten birinde karşımıza çıkar. Annelerin çok özen göstermelerine rağmen ilk üç aylık dönemde en fazla karşılaştıkları sorun pişiktir. Pişiğin oluşmasındaki temel etken cildin tahriş olmasıdır. Bebeğin zaten hassas olan cildine temas eden bebek bezi, uzun süre bezinin değiştirilmemesi ve ıslaklık, bebeğin beslenmesindeki değişiklikler, ilaç kullanımı, yetersiz temizlik, kullanılan bezin kalitesiz oluşu, bebeğin alt temizliğinde kullanılan kokulu sabun vb. gibi temizleyici maddelerin etkisi ile pişik oluşumu tetiklenir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>PİŞİKTEN KORUNMA NASIL OLUR?</strong></span><br />
1.	Uygun boy ve kiloda bez kullanılmalı.<br />
2.	Bebeğin cilt temizliği su ile yapılmalı.<br />
3.	Bebeğin cildi iyi kurulanmalı.<br />
4.	<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/pisik/">Pişik</a> önleyici kremler kullanılmalı. Kremler ince bir tabaka halinde sürülmeli.<br />
5.	Bebeğin altının sıkça değiştirilmeli.<br />
6.	Bebeğin dışkı yaptığında bezi hemen değiştirilmeli.<br />
7.	Pudra çok fazla kullanılmamalıdır. Çünkü pudra bir süre sonra ciltteki nemi alır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>PİŞİK NASIL GEÇER?</strong></span><br />
<img class="alignleft size-full wp-image-11598" title="bebeklerde-pisik" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/08/bebeklerde-pisik.jpg" alt="bebeklerde-pisik" width="206" height="152" />Bebeğin cildinde pişik görüldüğünde sabunlu su ile temizliğe dönülmelidir. Su ile temizlik yapıldıktan sonra temiz, yumuşak, emici bir bezle bebeğin altı kurulanmalıdır. Bebeğin altının bir süre açık bırakılarak hava ile temasının sağlanması da pişiğin geçmesinde etkili olur. Kullanılan bebek bezi kuru, temiz ve bebeğin kilosuna ve boyuna uygun olmalıdır. Bebeğin vücuduna uygun olmayan bezler bebeği sıkacak, altının daha fazla havasız kalmasına sebep olarak pişik oluşumuna sebep olacaktır. Bebeklerin alt temizliğinde pudralı ürünler ve pudra kullanılmamalıdır.</p>
<p>Bu ürünler <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>lerde pişiği önlemediği gibi pişiği tetikleyebilir. Pişik durumlarında bebeğin bezi biraz gevşek bağlanabilir. Hava girişini engelleyen ürünlerin kullanılması sakıncalıdır. Pişik kremleri bebeğin her alt temizliğinde ince bir tabaka halinde uygulanmalıdır. Kremin bebeğin cilt kıvrımları arasına nüfuz etmesine dikkat edilmelidir. Pişik bunlara rağmen geçmiyorsa ve cilt dokusunda sivilceye benzer oluşumlar görülüyorsa doktora gidilmelidir.</p>
<p>Daha Ayrıntılı Bilgi İçin <a title="pişik ve tedavisi" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/pisik/">Pişik ve Tedavisi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklerde-pisik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
