<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Çocuk Bakımı</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/cocuk-bakimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Fanus Çocukları</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/fanus-cocuklari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/fanus-cocuklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2011 22:16:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>papatya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=22602</guid>
		<description><![CDATA[Anneler arasında çok fazla kullanılan bir ifadedir.. &#8220;fanus çocukları&#8221;&#8230; Nedir bunun anlamı tam olarak ? Neyi ifade etmek istiyoruz&#8230;? Elbette her anne çocuğunu korumak, kollamak ister. Ona zarar gelmesine izin vermez, en azından bunu engellemek için çabalar. Hemen her kadın -artık- daha anne olmadan, hamilelik evresinde çocuk bakımı ve eğitimi hakkında okumaya ve bilgi edinmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Anneler arasında çok fazla kullanılan bir ifadedir.. &#8220;fanus çocukları&#8221;&#8230;<br />
Nedir bunun anlamı tam olarak ?<br />
Neyi ifade etmek istiyoruz&#8230;?</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette her anne çocuğunu korumak, kollamak ister. Ona zarar gelmesine izin vermez, en azından bunu engellemek için çabalar.<br />
Hemen her <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a> -artık- daha anne olmadan, hamilelik evresinde çocuk bakımı ve eğitimi hakkında okumaya ve bilgi edinmeye başlıyor.<br />
Kimimiz bunu çok abartsak ve bilgilerin içinde boğulsak bile&#8230;.!</p>
<p style="text-align: justify;">Annelik elbetteki titiz olunması gereken bir konu. Bu görevi en iyi şekilde yapmak hepimizin isteği.<br />
Peki hiç düşündünüz mü.. Acaba faydalı olalım derken zarar verdiğimiz noktalar olabilir mi&#8230;?<br />
Bazen hem bebeğimizi hem kendimizi haddinden fazla hırpalıyor olabilir miyiz&#8230;?</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-22606" title="bebek resimleri" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/01/bebek-resimleri-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" />İşte <strong>&#8220;fanus çocukları&#8221;</strong> derken bahsettiğimiz de tam olarak bu.<br />
Gereğinden fazla, hatta çok çok fazla titiz davranarak, çocukların aşırı korumacı bir biçimde yetiştirilmesi yanlışı&#8230;.!</p>
<p style="text-align: justify;">İlk bebeklik denilen andan itibaren çok fazla steril, çok sessiz, çok izole ortamlarda olmaya alıştırılan çocuklar hayatın içine girdikçe, sık hastalanma, huzursuzluk ve hırçınlık gibi sorunlarla karşılaşıyorlar.<br />
Anneleri ile yalnız olmaya, sadece onların pişirdikleri yemekleri yemeye o kadar çok alışıyorlar ki, aksini yadırgıyorlar.<br />
Örneğin, bebekliğinden beri kendi yatağında uyumaya alıştırılmış, sessizlik içinde uykuya geçmiş bir bebek ile tatile gittiğinizi düşünün&#8230;<br />
Çokta eğlenceli olmayacaktır&#8230;!</p>
<p style="text-align: justify;">Çocukların her zaman bizimle beraber olmayacaklarını hesaba katmayı unutuyoruz sanırım. Okul çağına gelipte, bizden ayrılmaya direnen, okuldaki yemekleri yemekte zorlanan, steril yetiştirildiği için, en ufak mikroba bile direnci olmayan çocukları bir düşünün. Ve bir de bunun halen farkında olmayan anneleri&#8230;.!</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun bir de anne ile ilgili olan olumsuz etkileri var elbette. Biraz da bunlardan bahsedelim.<br />
Taze anne bebeğini kimse ile paylaşmak istemez, eşinden bile sakınır. Ona o kadar iyi bakıyordur ki, başka biri ne bunu becerebilir, ne de hakkı vardır&#8230;!<br />
Kadınların çoğuna annelik ile beraber &#8220;kontrolcülük&#8221; te gelir. Çocuklarının hayatına maksimum derecede hakim oldukları için, bunun hep böyle devam edeceğine inanırlar.<br />
Zaman geçtikçe bu eğlenceli durum biraz değişir. Bununla beraber özgürlüklerinin hem fiziksel, hem de beynen kısıtlandığını fark ederler&#8230; ve başlarlar &#8220;nerede yanlış yaptım ?&#8221; diye düşünmeye&#8230;.<br />
Netice genelde, aslında başlardan beri kendilerinin sorumluluk vermedikleri kocalarına, &#8220;biraz sorumluluk alsan&#8230;!&#8221; , &#8220;bu çocuk sadece benim çocuğum mu&#8230;?&#8221; gibi ifadeler kullanarak azarlamakta bulurlar.<br />
Eee&#8230;! Ne oldu &#8230;.?<br />
Hani her şeyi ile biz ilgilenmek istiyorduk&#8230;?</p>
<p style="text-align: justify;">Arkadaşlar&#8230;<br />
Çocuklarımızı elbette seviyoruz&#8230; çok seviyoruz hem de..<br />
Ama unutmamamız gereken bir nokta var &#8230;<br />
Onlar kendi başlarına birer birey ve sonsuza kadar evde dizimizin dibinde oturacak, bizim pişirdiğimiz yemeği yiyecek, yere düşen şeyi ağzına sokmayacak, hasta birisi ile yanyana gelmeyecek, hırkası birisi tarafından tutularak giyinemeyecek, ağzına beslenmeden doyamayacak değiller&#8230;!<br />
Daha anne olmamış, yakında olacaklara bir tavsiye..<br />
Sizin bebeğinize nazaran daha eski bir yaşanmışlığınız var, onun temel ihtiyaçlarını mutlaka göz önünde bulundurarak&#8230;! Sizin ve eşinizin hayatına uyum sağlamasına yardımcı olmalısınız&#8230;<br />
Bu şekilde hem anne, hem eş, hem sosyal bir birey olabilirsiniz&#8230;<br />
Kolay gelsin&#8230; hepinize&#8230;.!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Papatya Somer</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/fanus-cocuklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Beslenmesi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuk-beslenmesi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuk-beslenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 21:07:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Mineraller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=19997</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı Beslenme Vitaminler Vitaminler vücudun enerji üretimi, hormonel denge, kalp sağlığı, sinir sistemi, beyin, bağışıklık sistemi, diş, kemik ve saç sağlığı için büyük bir önem taşımaktadır. Aşırı vitamin eksikliği nedeniyle raşitizm hastalığı gibi birçok sağlık sorunu ortaya çıkmaktadır. Vitamin eksikliği çok ciddi boyutlarda görülmese bile, davranışsal sorunlara, gelişim bozukluğuna, bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesine, yorgunluğa, baş ağrısına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıklı Beslenme<br />
Vitaminler</strong><br />
Vitaminler vücudun enerji üretimi, hormonel denge, kalp sağlığı, sinir sistemi, beyin, bağışıklık sistemi, diş, kemik ve saç sağlığı için büyük bir önem taşımaktadır. Aşırı vitamin eksikliği nedeniyle raşitizm hastalığı gibi birçok sağlık sorunu ortaya çıkmaktadır. Vitamin eksikliği çok ciddi boyutlarda görülmese bile, davranışsal sorunlara, gelişim bozukluğuna, bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesine, yorgunluğa, baş ağrısına ve cilt sorunlarına neden olmaktadır.</p>
<p>Vitaminlerin bir kısmı (A, D, E, K vitaminleri) yağda çözülmektedir. Bu nedenle vitaminlerin sadece bir kısmı vücudumuzda kalabilmektedir. Bazı vitaminler (B ve C vitaminleri) ise suda çözülmektedir. Bu nedenle, bazı vitaminlerin vücutta tutulması oldukça güçleşmektedir. B ve C vitaminlerini içeren gıda maddeleri her gün düzenli olarak tüketilmektedir.</p>
<p><strong>Mineraller</strong><br />
Vücut kalsiyum, magnezyum, demir ve fosfor gibi bazı minerallere aşırı derecede ihtiyaç duymaktadır. Bu minerallere &#8220;makro-mineraller&#8221; adı verilmektedir. Vücudun krom, selenyum, manganez ve çinko ihtiyacı makro-minerallere duyduğu ihtiyaç kadar büyük değildir. Bu minerallere &#8220;trace (iz) elementler&#8221; adı verilmektedir. Vücut, fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek için, minerallere ihtiyaç duyar. Vücudun mineral eksikliği çok büyük olmasa bile, uykusuzluk, hiperaktivite, kabızlık, gerginlik, bitkinlik, aşırı susuzluk, tatlı ihtiyacı, iştah kaybı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları yaşanabilir.<br />
Vitamin ve mineraller hem çocuklar hem de yetişkinler için oldukça önemlidir.</p>
<p><strong>Vitamin ve minerallere kucak açarken&#8230;</strong></p>
<p>Vitamin ve minerallerden faydalanmak için besin terapisti olmanıza gerek yoktur. Sağlıklı bir beslenme planında taze ve işlemden geçirilmemiş meyve ve sebzeler yer almalıdır. Hangi gıda maddesinin hangi vitamini ve minerali içerdiğini bilmek oldukça yararlıdır. Çocuğunuzun beslenme programının yeterli olup olmadığına ancak bu bilgiler sayesinde karar verebilirsiniz.</p>
<p>Aşağıda verilen bilgiler temel vitamin ve mineralleri anlatmaktadır. Vitamin ve minerallerin eksikliği, yeri geldikçe, çeşitli hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Hangi gıda maddelerinde hangi vitamin ve minerallerin bulunduğunu öğrenmeye çalışın.</p>
<p><strong>VİTAMİNLER</strong><br />
A vitamini (Hayvani ürünlerde Retinol, bitkisel ürünlerde Beta-karoten)<br />
<strong>Vitamin kaynakları: </strong>Beta-karoten -parlak renkli meyve ve sebzeler (kayısı, havuç, yeşil yapraklı sebzeler, kavun).<br />
Retinol ciğer, balık yağı, yumurta, yağ, peynir.<br />
<strong>Görevleri: </strong>Kemikleri güçlendirme, göz sağlığı, cilt sağlığı.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> A vitamini eksikliği gelişim sorunlarına ve büyüme hormonunun pasifleşmesine neden olmaktadır.</p>
<p><strong>B1 vitamini (Thiamin)</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Ciğer, kepekli ürünler, patates, fıstık, mercimek.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesi, büyüme ve gelişimin hızlandırılması.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> Bl IQ (zekâ testi) ve hafıza ile ilişkilendirilmektedir, şeker hastalığının kontrol altında tutulmasına yardımcı olur.<br />
<strong>Uyarı: </strong>Aşırı miktarda alınan B1 vitamini toksiktir.</p>
<p><strong>B2 (Riboflavin)</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Süt ve süt ürünleri (yoğurt), yeşil yapraklı sebzeler, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, yumurta, balık.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Enerji üretimi, antioksidan özelliği, hücre onarımının hızlandırılması, üreme ve büyüme fonksiyonlarının geliştirilmesi.<br />
<strong>Uyarı: </strong>Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.</p>
<p><strong>Vitamin kaynakları:</strong> Yağsız et, mercimek, patates, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, kepek ve yuiaflı ürünler, maya, fıstık.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Cinsiyet hormonlarının gelişimi, enerji miktarının artışı.<br />
<strong>Uyarı:</strong> Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.</p>
<p><strong>B5 (Panothenic acîd)</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Her türlü et ve sebze ürünü, özellikle de fıstık ve kuru meyveler.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Yaraların hızla iyileşmesi, enfeksiyonlarla mücadele, hücre üretimi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> B5 vitamini çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir. Çocuğunuzun kronik bir hastalığı varsa, beslenme planının yeterli düzeyde B5 vitamini içerip içermediğini tespit edin.</p>
<p><strong>B6 vitamini (pyridoxine)</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, balık, yumurta, kepekli gıdalar, fıstık, bira mayası, soya ürünleri, muz.<br />
<strong>Görevleri:</strong> 60 enzimin işlevini sağlama, sinir sistemini güçlendirme, hücre üretimi, bağışıklık sistemini güçlendirme.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> B6 vitaminin bazı kanser çeşitlerini önlediğine dair bir bulgu elde edilmiştir. B6 vitamini cilt kanseri ve sinir sistemi hastalıklarının tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>B12 (Cyanocobaiamîn)</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Balık, süt ürünleri, ciğer gibi organların eti, yumurta.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kırmızı karı hücrelerinin üretimi, enerji artışı, konsantrasyon yüksekliğini sağlama, sinir sistemi sağlığım koruma.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> B12 vitamininin toksik ve alerjik maddelere karşı vücudu koruduğu<br />
bilinmektedir.<br />
<strong>Uyarı:</strong> Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.</p>
<p><strong>Folik asit</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Taze yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, buğday tohumunun embriyon kısmı.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kemik iliğinde kırmızı kan hücrelerinin üretimi, şeker metabolizması, aminoasit, antikor üretim merkezi; sinir sisteminin korunması, kalıtımsal özelliklerin belirleyicisi olan DNA ve RNA&#8217;nın sağlıklı bir şekilde işlev görmesi.<br />
<strong>Uyarı:</strong> Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.</p>
<p><strong>C vitamini (askorbik asit) </strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Taze meyve ve sebzeler, patates, yapraklı bitkiler, çilek ve böğürtlen türü meyveler.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Cilt sağlığı, kas ve kemik sağlığı; virüs, toksin, ilaç ve alerjik maddelere karşı koruma; antioksidan özelliği.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> C vitamininin insan vücudunda çok önemli bir rol oynadığı yapılan çalışmalarla da kanıtlanmıştır. C vitamini enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini harekete geçirir, kolestrolü düşürür, yaraların iyileşmesini hızlandırır, göz sağlığını korur, astım hastalığının tedavisinde etkilidir.</p>
<p><strong>D vitamini (calciferols)</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Süt ürünleri, balık, yumurta, balık yağı.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kalsiyum üretimi, büyüme, diş ve kemik sağlığı, kalsiyum emilimini kolaylaştırma.<br />
<strong>Uyarı:</strong> Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.</p>
<p><strong>E vitamini (tocopherols)</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Fıstık, bitki tohumları, yumurta, süt, kepekli ürünler, rafine olmayan yağlar, yapraklı bitkiler, avokado, soya.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Demir ve yağ asitlerinin emilimini sağlama, dolaşım sistemini ve hücreleri koruma, antioksidan özelliği, yaşlanmayı geciktirme.<br />
<strong>Uyarı:</strong> Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.</p>
<p><strong>K vitamini</strong><br />
<strong>Vitamin kaynakları:</strong> Yeşil sebzeler, süt ürünleri, pekmez, kayısı, kepekli gıdalar, balık yağı..<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kanı pıhtılaştıran maddelerin üretimi.<br />
<strong>Uyarı</strong>: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.</p>
<p><strong>MİNERALLER</strong></p>
<p><strong>Kalsiyum</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları</strong>: Süt, peynir, sütlü ürünler, yeşil yapraklı sebzeler, somon ve sardalya balığı, kuruyemişler, köklü bitkiler, brokoli.</p>
<p><strong>Görevleri:</strong> Hormonların fonksiyonlarının yerine getirilmesi, kas hareketliliğinin sağlanması, beyin komutlarının verilmesinin sağlanması, sinir sisteminin korunması, kanın pıhtılaşmasının kolaylaştırılması, tansiyonun düzenlenmesi, diş ve kemik sağlığının korunması, demirin aktifleşmesi, kalp atışlarının sağlanması, hücre yapısının oluşumu, B12 emiliminin sağlanması.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> Kalsiyum çocuklardaki &#8220;büyüme ağrılarını&#8221; azaltır, osteoporozun (kemik erimesi) önlenmesine katkıda bulunur, alerjilerin önlenmesini sağlar, uykusuzluk ve uyku bozukluğu sorunlarını tedavi eder.</p>
<p><strong>Krom</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları:</strong> Ciğer, kepek ve yulaftı müsli, et, bira mayası, peynir, pekmez, mantar yumurta sarısı.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kandaki şeker seviyesini düzenleyen &#8220;glükoz tolerans faktörü&#8221; görevinin yerine getirilmesi.</p>
<p><strong>Demir</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları:</strong> Ciğer, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, bitter çikolata, sardalya, pekmez, koyu yeşil yapraklı sebzeler.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kana oksijen taşıyan hemoglobin üretimi, bazı enzimlerin üretimi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, serbest radikallere karşı koruma sağlama.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> Demir kansızlık (anemi) tedavisinde kullanılmaktadır. Gelişim sorunları, yorgunluk ve enfeksiyonlara karşı direnç kaybı gibi sorunların tedavisi için de demir takviyesi kullanılmaktadır.<br />
<strong>Uyarı</strong>: Aşırı miktarda demir takviyesi kabızlığa neden olur.</p>
<p><strong>Magnezyum</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları:</strong> Kepekli gıdalar, kuruyemişler, köklü sebzeler, mercimek, bitter çikolata.<br />
<strong>Görevleri</strong>: Hücrelerin korunması ve onarımı, hormonel faaliyetlerin düzenlenmesi, vücut fonksiyonlarının kolaylaştırılması, enerji üretimi, kas hareketliliğinin sağlanması, kemik gelişimi ve büyümesinin desteklenmesi.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> Magnezyum eksikliği astım hastalığı ile ilişkilendirümektedir. Astım hastalığının tedavisinde magnezyum takviyesi kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Manganez</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları:</strong> Kepekli gıdalar, kuruyemiş, köklü sebzeler, esmer pirinç, mercimek.<br />
<strong>Görevleri</strong>: Beynin işlevinin desteklenmesi, enerji metabolizmasının hızlandırılması, kemik sağlığının korunması, tiroit bezi fonksiyonlarının desteklenmesi.</p>
<p><strong>Potasyum</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları</strong>: Avokado, yeşil yapraklı sebzeler, muz, kuru meyveler, meyve ve sebze suları, kuruyemiş, soya unu, patates, pekmez.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Kırmızı kan hücrelerinin karbondioksit taşıma işlevinin desteklenmesi, vücutta su dengesinin sağlanması, protein sentezi, sinir ve kas fonksiyonlarının desteklenmesi.<br />
<strong>Uyarı: </strong>Aşırı miktarda potasyum tüketimi ince bağırsak rahatsızlığına ve ülsere neden olabilir.</p>
<p><strong>Selenyum</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları:</strong> Kepekli gıdalar, kuruyemişler, esmer pirinç, mercimek.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Antioksidan özelliği, bağışıklık sisteminin korunması, karaciğer fonksiyonlarının desteklenmesi, göz sağlığının korunması, cilt ve saç sağlığının korunması, vücudun kalp-damar hastalıklarına karşı korunması, yaşlanma sürecinin geciktirilmesi.<br />
<strong>Uyarı:</strong> Dikkatli kullanılmadığında (küçük dozlarda bile) toksik etki yaratabilir.</p>
<p><strong>Çinko</strong><br />
<strong>Mineral kaynakları:</strong> Deniz ürünleri, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, yağsız kırmızı et (bel eti), ayçiçeği tohumu, yerfıstığı, kepekli ürünler.<br />
<strong>Görevleri:</strong> Erkeklerin verimliliğini artırma, hormonel dengeyi sağlama, bağışıklık sistemini koruma, büyüme ve enerji metabolizmalarını harekete geçirme, antioksidan özelliği.<br />
<strong>Özel bilgiler:</strong> Çinko, bağışıklık sistemini koruyan önemli bir mineraldir. Tıp alanında başarılı sonuçlar yaratmaktadır. Gelişim sorunları ve alerjik vakaların tedavisinde çinko kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuk-beslenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuza Sevginizi Gösterin</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/cocugunuza-sevginizi-gosterin/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/cocugunuza-sevginizi-gosterin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 21:04:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumkasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17657</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı bireyler huzurlu ve mutlu aile ortamlarında yetişirler. Çocuğunuzun sağlıklı, mutlu ve yaşamı süresince başarılı  birey olması için siz de çocuğunuzdan sevginizi esirgemeyin. Yaşamı süresince bazı dönemlerde her çocuk annesi ya da babasının kendisini sevmediğini düşünür. Açıkçası en yıkıcı düşünce de sevgisizliktir. Mutlu veya mutsuz geçirilen çocukluk dönemi sizin, çok değer verdiğiniz yavrunuzun bütün hayatını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıklı bireyler huzurlu ve mutlu aile ortamlarında yetişirler. Çocuğunuzun sağlıklı, mutlu ve yaşamı süresince başarılı  birey olması için siz de çocuğunuzdan sevginizi esirgemeyin.</strong></p>
<p><strong>Yaşamı süresince bazı dönemlerde her çocuk annesi ya da babasının kendisini sevmediğini düşünür. Açıkçası en yıkıcı düşünce de sevgisizliktir. Mutlu veya mutsuz geçirilen çocukluk dönemi sizin, çok değer verdiğiniz yavrunuzun bütün hayatını olumlu ya da olumsuz etkileyecektir.</strong></p>
<p><strong>Neredeyse tüm ebeveynler çocuklarını çok sevdiklerini ve ne yapıyorlarsa onların iyiliği için yaptıklarını söylerler. Oysa çocuk eğitiminde öyle yanlışlar yapılıyor ki, üstelik telafisi olmayan ve zaman zaman da olumsuz geri dönüşleriyle karşılaşılan yanlışlar. Kimse mükemmel değildir, ancak öğrenmenin de sınırı yoktur. Anne-baba olmadan önce mutlaka bir takım bilgilerin edinilmesi ile bebek sahibi olmaya daha doğrusu çocuk yetiştirmeye hazırlayabilirsiniz kendinizi.</strong></p>
<p><strong>Diğer taraftan sevgi duygusuna sahip olma ve gösterme şekli tüm yaşamımız süresince ilişkilerimizde gereklilik değil midir&#8230;</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-17659" title="image-34d6_4afc4ec21" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/12/image-34d6_4afc4ec21.jpg" alt="image-34d6_4afc4ec21" width="343" height="257" />Onay sözleri:</strong></span></p>
<p>Çocuk eğitiminde en belirgin yanlışlardan birisi, çocuğun başarısızlığı karşısında eleştirme girişimidir. Oysa gösterilen bu tavır, çocuğun ileriki yaşamında olumsuzlukların temellerini oluşturur. Eleştirilerde yapıcı yaklaşımlar olması gerektiği gibi, her doğru için de övgüyü unutmamalısınız. Gün içerisinde en az iki defa övgü ile karşılaştığında başarıya daha hızlı yöneldiğini görebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nitelikli beraberlik:</strong></span></p>
<p>Çocuğunuzla ilgilenirken ona ayırdığınız vakitleri nitelikli değerlendirmeye özen göstermelisiniz. Çocuğunuzun beslenmesi ne kadar önemliyse kişisel gelişimini de sağlıklı tamamlayabilmesi için önceliğiniz çocuğunuza yönelik olmalı, onun seviyesine inmelisiniz. İlgi alanları sizden farklı olabilir, kurduğunuz yakınlık ile onu tanımaya ve her yönünü anlamaya çalışmalısınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Armağan alma:</strong></span></p>
<p>Çocuğu hediyelere boğmak son derece yanlıştır hem de zamanla hiç bir anlamı kalmayacaktır. Sevginizi gösterebilmenin en iyi yolu gerektiğinde ve özel seçilmiş hediyeler almak olmalıdır. &#8220;Seni seviyorum, o yüzden sana özel bir hediye aldım&#8221; tarzındaki olumlu yaklaşımlarınız çocuğunuzun sevgi ihtiyacını karşılamaya yardımcı olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hizmet davranışları:</strong></span></p>
<p>Ebeveynler doğal olarak sürekli çocuğa hizmet tutumundadırlar. Zaman zaman yalnızca çocuğunuza özel işler de yapılmalı. Yetişkinlerin sıkıcı olduğunu düşündükleri işler çocuklar için çok özeldir. Bu anlamda kendinizi geliştirme çabaları göstermeli ve akademik ya da mekanik yeni beceriler edinmelisiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fiziksel temas:</strong></span></p>
<p>Çocuğa dokunma ve öpme hatta kucağa alma en iyi sevgi gösterisidir. Her çocuğun yaşı ve huyları gereği sevgi dili farklıdır, bu yüzden özel yaklaşımlarınız olmalı. Yaşları ilerledikçe fiziksel temas konusunda ise duyarlılık gösterilmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/cocugunuza-sevginizi-gosterin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pratik Çözümler &#8211; Oyuncak Kurbağa</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/pratik-cozumler-oyuncak-kurbaga/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/pratik-cozumler-oyuncak-kurbaga/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 18:25:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=8057</guid>
		<description><![CDATA[Yumuşak, eğilip bükülebilen bir kurbağayla oynamak, yerinde duramayan küçükler için bü­yük bir eğlencedir. Bir çocuk için, son moda bir &#8220;fasulye çantası&#8221; (kuru fasulye taneleriyle doldurulmuş, atıp tutma oyunlarında kullanılan küçük, dikdörtgen bir yastık) gibi, yumu­şak, her yana eğilip bükülebilen bir kurbağayı da yakalamak ve tutmak, düz bir toptan daha kolaydır. Bir ya da daha çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yumuşak, eğilip bükülebilen bir kurbağayla oynamak, yerinde duramayan küçükler için bü­yük bir eğlencedir. Bir çocuk için, son moda bir &#8220;fasulye çantası&#8221; (kuru fasulye taneleriyle doldurulmuş, atıp tutma oyunlarında kullanılan küçük, dikdörtgen bir yastık) gibi, yumu­şak, her yana eğilip bükülebilen bir kurbağayı da yakalamak ve tutmak, düz bir toptan daha kolaydır. Bir ya da daha çok sayıda yerinde dura­mayan afacana, saatlerce hareket olanağı sağlar. Sıkı dokunmuş pamuklu ya da pamuklu-polyester karışımı, tarazlan­mayan kumaşlar kullanın ve şiddetli gerilimlerin etkisinde kalacağı için, dikişlerinin sağlam olmasına dikkat edin: El dikişi de, makine dikişi de yapsanız, sağlamlaştırmak için her dikişi çift olarak geçin. Her kurba­ğanın üçte ikisini (minik eller tara­fından kolayca yakalanabilecek bi­çimde eğilip bükülebilir olması için, tıka basa doldurmayın) polyester kırpıntıyla doldurun.<span style="color: #ff0000;"><strong></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/03/kurbaga.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-16825" title="kurbaga" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/03/kurbaga.jpg" alt="kurbaga" width="191" height="166" /></a><br />
</strong> <span style="color: #000000;">Yumuşak, eğilip bükülebilen kur­bağa, küçük bir çocuğun kucağında sevgiyle taşıyabileceği bir </span><span style="color: #000000;">oyuncaktır; bu yüzden, yıkanabilir bir kumaş se­çin. Pamuklu kadife, yün dokuma ya da kalın havlu bezinden daha ağır bir kurbağa yaparsanız, içini kuru fasul­yeyle doldurun. Kuru fasulye doldu­rulmuş kurbağa, çeşitli biçimlere ve duruşlara getirilebilir; bükülebilir; düz bir zemin üstünde atılarak kaydırı­labilir: Üstelik mobilyalara ya da du­var boyasına zarar vermez. Bir kur­bağayı doldurmak için aşağı yukarı 1.250 gr kuru fasulye gereklidir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong> BİR KURBAĞA AİLESİ YAPMAK</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/03/kurbaga2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-16824" title="kurbaga2" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/03/kurbaga2.jpg" alt="kurbaga2" width="197" height="154" /></a><br />
</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="font52" style="line-height: 11.88pt;">Tek bir oyuncak yapacak yerde anne, baba ve bebeklerden oluşan bir kurbağa ailesi yapa­bilirsiniz. Önceki sayfada anlatıldığı gibi iki kurbağa yaptıktan sonra, aydınger kâğıdı ya da ince kâğıt üstüne, patron üstündeki ka­relerin her birinin kenarı 2,5 cm değil, 1 cm</span> <span class="font52" style="line-height: 11.88pt;">olacak biçimde daha küçük yeni bir kalıp çizin. Birkaç tane küçük kurbağa yapmak için bu ikinci kalıbı kullanın. </span><span class="font52" style="line-height: 11.88pt;">Kurbağa ailesinin her üyesi için farklı ku­maşlar kullanabilirsiniz. Ayrıca, uygun desenli iki kumaşla da kurbağalar yapabilirsiniz. Kur­bağalarınızı tamamlayınca, şeritler ya da be­neklerle süsleyebilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/pratik-cozumler-oyuncak-kurbaga/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Şişmanlık</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 06:32:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet - Fitnes]]></category>
		<category><![CDATA[Android şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici Fizyolojik Şişmanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlıktan kurtulmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Su ve Tuz Şişmanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği gibi, insanların, hayvanların ve bitkilerin, diğer bir deyimle yaşayan tüm yaratıkların en küçük ya­pı parçası, yapı elemanı hücredir. Hücreler daima ikiye bölünerek her bir hücreden iki ayrı ve yeni hücre meydana gelir. Bir süre sonra bu iki yeni hücreden her biri de ikiye bölünerek 4 hücre meydana gelmiş olur. Böy­lece, hücrelerin sayıları devamlı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilindiği gibi, insanların, hayvanların ve bitkilerin, diğer bir deyimle yaşayan tüm yaratıkların en küçük ya­pı parçası, yapı elemanı hücredir. Hücreler daima ikiye bölünerek her bir hücreden iki ayrı ve yeni hücre meydana gelir. Bir süre sonra bu iki yeni hücreden her biri de ikiye bölünerek 4 hücre meydana gelmiş olur. Böy­lece, hücrelerin sayıları devamlı bir artış gösterir.<br />
Hücreler bir taraftan böyle bölünür ve çoğalırken, diğer taraftan da yaşlanmış ve yaşama yeteneğini kay­betmiş hücreler ölürler ve çeşitli yollardan vücuttan dı­şarı atılırlar. Şu halde doğa, insan vücudunu oluşturan hücrelerin bir taraftan çoğalmasını, diğer taraftan da Ölmeleri sonucu azalmasını öngörmüştür. Aynen ağaç­larda gördüğümüz gibi, bir taraftan yapraklar yaşam gücünü yitirir, sararıp dökülürken, diğer taraftan da ta­ze yeşil yapraklar doğar ve gelişirler. Demek oluyor ki, doğa yaşayan yaratıklarda iki güç arasında bir denge oluşturmuştur. Ancak, bu denge doğuştan ölünceye ka­dar yaşam boyu aynı düzeyde sürüp gitmemektedir. Insan yaşına ve çeşitli koşullara göre bu denge değişir.<br />
Özellikle ana rahminde ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">doğum</a>dan sonra takriben 25 yaşına kadar bu denge çoğalmadan yanadır. Böy­lece, 25 yaşma kadar insan vücudu sürekli bir büyüme ve gelişme gösterir. 25 yaşından sonra denge değişir. Ço­ğalma mekanizması yavaşlar ve fakat durmaz. Yani, hücrelerin çoğalma oranında bir azalma görülür. Oysa, yaşamını kaybeden ve Ölen hücrelerin sayıları ise çoğa­lır. Böylece, 25 &#8211; 60 yaşları arası, hücrelerde çoğalma ve Ölmeler takriben aynı orandadır. Şu halde, bu yaşlar arasında insan vücudunda büyüme ve gelişme hemen hemen durur. 60 yaşından sonra ise, hücrelerde çoğalma azalır ve ölümler çoğalır. Bu nedenle, ileri yaşlarda in­sanların zayıfladıkları ve hatta vücut yapılarında oran­tılı olarak bir küçülmenin yer aldığını görürüz.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/cocuklardasismanlik.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15901" title="cocuklardasismanlik" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/cocuklardasismanlik.jpg" alt="cocuklardasismanlik" width="250" height="250" /></a>Gebelik</a> süresince, ana rahminde sayıları süratle çoğalan ve böylece, çocuğun büyümesine ve gelişmesi­ne yardımcı olan hücreler için başta protein olmak üze­re vitaminlerin ve minerallerin gerekli olduğunu daha önce belirtmiştik. Eğer anne gereğinden fazla <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalori-nedir/">kalori</a> alırsa, bu kaloriler yağ dokusu olarak vücutta yerleşir­ler ve şişmanlık başlar demiştik. Annenin gebelik esna­sında aşırı beslenmesi ve dolayısıyla şişmanlamasının hem doğumu uzun sürdürerek güçleştirdiğini ve hem de çocuğun iri ve normalden büyük olarak doğum yolunu geçmesinin güç olmasına neden olduğunu bundan önce­ki bölümde belirtmiştik.Şimdi ise, annenin aşırı şişmanlığı ve dolayısıyla çocuğun normal ağırlığın üstünde doğmasının diğer bir sakıncasına değinmek istiyoruz.</p>
<p>Doğan çocuğun, normal kabul edilen ağırlığın üze­rinde bir kiloda doğması ne anlam taşır sorusunu cevaplandıralım.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hucre/">Hücre</a>ler anne rahminde çoğalırlarken büyüklükleri­ne, şekillerine ve görevlerine göre ayrılır, gruplaşırlar. Böylece de kaslar, kemikler, sinirler, guddeler, organlar ve sistemler oluşur. Şu halde, hücreler bulundukları yer­lere ve görevlerine göre çeşitli cinslere ayrılmışlardır: Adale hücresi, beyin hücresi, kemik hücresi ve diğerleri. Bunlar arasında bir de yağ hücreleri vardır, insan vücu­dunda. Bu yağ hücreleri de diğer hücreler gibi ana rah­minde oluşmaya başlarlar ve her doğan çocukta kesin­likle az veya çok bir miktar yağ hücresi vücudunun muhtelif yerlerinde bulunur. Eğer bu yağ hücreleri ge­reğinden fazla oluşmuş ise, ana karnından çocuk iri, şiş­man ve yağlı doğar. Böylece, normalden ağır doğan bir çocukta, diğer hücrelere oranla gereğinden fazla yağ hücreleri ve bunların oluşturduğu yağ birikimi var de­mektir.<br />
Doğa kanununa göre, yeni doğan bir çocukta her cins hücre süratle bölünüp sayıları çoğalacağına, böy­lece de gelişme ve büyüme yer alacağına göre, mevcut yağ hücreleri de bölünüp sayıları artacağı tabiidir. Bu ku­rala göre, doğuşta gereğinden daha yüksek oranda yağ hücrelerinin bulunması, gelecekte yağ hücreleri sayısı­nın ne kadar çok olacağını tayin güç değildir. Bu ise, çocuğun ileride şişman bir kişi olacağını gösterir. Ayrıca, araştırmalar, normalin üstünde bir ağırlıkta ve yağlı doğan çocukların gelecek için şişman bir kişi adayı ol­duklarını kanıtlamıştır.</p>
<p>Yine araştırmacılar, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlikcocuklarda-sismanlik">çocuklarda şişmanlık</a> ile ilgili olarak diğer önemli bir hususu aydınlatmış ve <a href="http://www.bilimveteknoloji.info">bilim</a>sel olarak doğruluğu kanıtlanmıştır. O da şudur: Yeni do­ğan çocuğun özellikle ilk yaşında aşırı beslenmesi, vü­cut ağırlığının normalin üstünde artması ve şişmanla­ması, doğuştan mevcut yağ hücrelerinin çoğalmalarına, ilave olarak yeni yeni yağ hücrelerinin doğmasına ne­den olmaktadır. Böylece, eski hücreler bölünüp sayıları artarken, yeni ilave hücreler de meydana gelmekte ve bunlar da bölünerek çoğalmaktadırlar. Demek oluyor ki, doğumdan sonra, çocuğun gereğinden fazla beslenmesi, fazla <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/normal-veya-ideal-kilo-nedir/">kilo</a> alması ve vücutta gereğinden fazla yağ dokusunun bi­rikmesinin bazı sakıncalara neden olduğu kanıtlanmıştır.</p>
<p>Bu sakıncalar, kısa ve uzun vadeli sakıncalar olmak üze­re iki gruba ayrılır. Kısa vadeli sakıncalar arasında, bu tür çocukların daha geç yürümeye başladıkları ve bun­larda çarpık bacak ile düztabanlığın daha sık görüldüğü yer alır. Uzun vadeli sakıncalara gelince: Bu çocukların ileride şişman kişiler oldukları tespit edilmişti. Yani, bunlar gelecek için şişmanlık adaylarıdırlar. Yine bu ko­nudaki araştırmalara göre, anne sütü ile beslenen ço­cuklarda şişmanlık, diğer süt ve mamalarla beslenmele­re oranla daha az görülmektedir.</p>
<p>Çocuklarda şişmanlık konusunu özetlersek, diyebili­riz ki: Zararlarını daha önce sıraladığımız şişmanlık, an­ne karnında ve yaşamın ilk yılında başlayabilmektedir. Bu nedenle, anne gebelik süresince fazla beslenmemelidir ve böylece doğacak çocuğun normalden fazla kilo alması önlenmelidir. Ayrıca, anne, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a>lı yaşam açı­sından, normal kiloda doğan çocuğunun ,bir yaşma ka­dar fazla beslenmemesine ve kilosunun normalin üstün­de bir artışa gitmemesine önem göstermelidir. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yenidogan/">Yeni do­ğan</a> çocuk, alması gereken kiloyu almalı ve gereksiz ye­re aşırı beslenmemelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

