<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Sözlüğü-H arşivleri - Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-h/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-h/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Kadınlar Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Apr 2016 22:45:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Hemoroid Nedenleri ve En Son Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hemoroid-nedenleri-ve-en-son-tedavi-yontemleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 18:24:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10863</guid>

					<description><![CDATA[<p>Liften fakir beslenme ve kabızlık hemoroidin en önemli nedenleri. Ancak bu iki faktör bazen başka bağırsak hastalıklarına da sebep oluyor. Genellikle, hemoroid diye yorumlanan bu rahatsızlıklar tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabiliyor. istanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan DEMİRKOL sorularınızı cevaplıyor; Hemoroid Kansere Neden Olur mu? Prof. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hemoroid-nedenleri-ve-en-son-tedavi-yontemleri/">Hemoroid Nedenleri ve En Son Tedavi Yöntemleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Liften fakir beslenme ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kabizlik/">kabızlık</a> hemoroidin en önemli nedenleri. Ancak bu iki faktör bazen başka bağırsak hastalıklarına da sebep oluyor. Genellikle, hemoroid diye yorumlanan bu rahatsızlıklar tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabiliyor. istanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan DEMİRKOL sorularınızı cevaplıyor;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Hemoroid Kansere Neden Olur mu?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Prof. Dr. Kenan Demirkol:</strong></span> Hayır. Ancak hemoroid tanısı yanlış konduğu için veya hastalık hemoroid zannedildiği için birçok kişi yanlış tedavi görür ve kanser vakası gözden kaçar. Bu nedenle kanaması olanların mutlaka kolonoskopi veya rektoskopi yaptırması gerekir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Hemoroid Şüphesi Taşıyan Kişi Hastanelerin Hangi Servislerine, Hangi Uzman Doktorlara Gitmeli?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Prof. Dr. Kenan Demirkol:</strong></span> Yurt dışında makat hastalıkları cerrahisi ayrı bir ihtisas alanıdır ve &#8216;proktoloji&#8217; diye adlandırılır. Ülkemizde ise böyle bir ihtisas yok. Bu hastalığa genel cerrahlar bakıyor. Gastroentroloji uzmanları da hemoroid ile ilgileniyor ama onlar genellikle bağırsağın iltihabi durumları üzerinde çalışıyor. Oysa hemoroid, iltihabi bir durum değildir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Hemoroidal Hastalıkla Diğer Kalınbağırsak Hastalıkları Arasında Ne Gibi Bir Bağlantı Var?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Prof. Dr. Kenan Demirkol:</strong></span> Hemoroidal hastalığın oluşmasına neden olan başlıca iki neden var. Birincisi liften fakir beslenme ve az sıvı almaya bağlı kabızlık, ikincisi ise ıkınmak. Bazı hastalarıma sorduğumda ısrarla tuvalette ne kadar oturuyorsunuz diye sorduğumda ise, &#8220;Genellikle 10-15 dakika&#8221; diye yanıt verirler. Tuvalette oturulduğu sürece istemsiz ıkınmalar olur. Bu da hemoroidal hastalığın oluşumuna katkıda bulunur. Hemoroidal hastalığa neden olabilen bu hatalar başka bağırsak hastalıklarına da yol açabilir. Bu hastalıklar genellikle işlevsel anorektal hastalıklar (anüs ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rektum/">rektum</a> hastalıkları) başlığı altında incelenir.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hemoroid-nedenleri-ve-en-son-tedavi-yontemleri/">Hemoroid Nedenleri ve En Son Tedavi Yöntemleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hirsütizm Nedenleri Nelerdir</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hirsutizm-nedenleri-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 13:08:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10739</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hirsütizmde genetik ve ırksal etkenler önemli rol oynar. Sarı ve Siyah ırklarda ender görülen hirsütizme Akdeniz halk­larında çok sık rastlanır. Kuzey Avru­pa&#8217;da görülme sıklığı ise Akdeniz hav­zasına göre daha düşüktür. Hirsütizmin saptanması da bir ölçü­de kültüre bağlıdır. Bu durum bazı top­lumlarda kabul edilebilir; bazılarında ise kesinlikle kabul edilemez, çünkü bu toplumlarda kadınlar en hafif hirsütizmi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hirsutizm-nedenleri-nelerdir/">Hirsütizm Nedenleri Nelerdir</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hirsütizmde genetik ve ırksal etkenler önemli rol oynar. Sarı ve Siyah ırklarda ender görülen hirsütizme Akdeniz halk­larında çok sık rastlanır. Kuzey Avru­pa&#8217;da görülme sıklığı ise Akdeniz hav­zasına göre daha düşüktür.</p>
<p>Hirsütizmin saptanması da bir ölçü­de kültüre bağlıdır. Bu durum bazı top­lumlarda kabul edilebilir; bazılarında ise kesinlikle kabul edilemez, çünkü bu toplumlarda kadınlar en hafif hirsütizmi bile dişiliğin kaybıyla özdeşleştirirler. Hirsütizm seyrek olarak ağır hastalık­lardan kaynaklanır; çoğunlukla değişik tipte işlevsel bozuklukların belirtisi ola­rak ortaya çıkar. Ayrıca aynı tip bozuk­luğun değişik bireylerdeki sonuçları kılların dağılımı ve eşlik eden klinik berktiler açısından çok farklı olabilir.</p>
<p>Androjenlerin salgılanmasında, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalitsal-metabolizma-bozuk%C2%ADluklari/">meta­bolizma</a>sında ve etki mekanizmasında­ki değişikliklere bağlı olarak hastaların klinik kontrolü sırasında hormonal öl­çütler de kendiliğinden değişebilir. Hir­sütizmi nedenlerine göre sınıflandırmak basit görülebilir. Oysa bir hastadaki hir­sütizmi eldeki biyokimyasal ölçütlere dayanarak belirlemek çoğu zaman ola­naksızdır. Nedenleri araştırıldığında hirsütizmin androjen üretimindeki deği­şikliğe bağlı birçok biçimi vardır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/kadin441.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-16263" title="kadin441" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/kadin441.jpg" alt="kadin441" width="153" height="122" /></a>Hirsütizmin bazı biçimlerinde er­kekleşme (virilizasyon) belirtileri tipiktir; yani kadında ikincil erkek özellikle­ri olan ses kalınlaşması ve kas gelişme­si kıllanmayla birlikte görülür. Yumur­talıklarda çok sayıda kist (<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-duzensizligi-ve-polikistik-over/">polikistik</a> yu­murtalık) ya da Cushing sendromu gibi olgularda ortaya çıkan bazı hirsütizm biçimlerinde ise dişiye özgü ikincil cin­sel özellikler korunur.</p>
<p>Erkekleşme be­lirtilerinin eşlik ettiği ve etmediği biçİmler arasındaki bu ayrım mutlak de­ğildir. Örneğin, doğumsal <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bobrekustu-bezleri-surrenal-bezler-adrenal-bezler/">böbreküstü bezi </a>hücre çoğalmasının klasik biçimin­de belirgin erkekleşme belirtileri görü­lürken, aynı enzim bozukluğunun geç ortaya çıkan tipinde yalnızca aşırı kıl­lanma ve ergenlik dönemine özgü and­rojen artışının hafif belirtileri söz konu­sudur.</p>
<p>Hirsütizm gebelikte etenenin (pla­senta) ve sarı cismin (corpus luteum) ürettiği hormonlara bağlı olarak da or­taya çıkabilir. Ayrıca <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/menopoz/">menopoz</a>dan son­ra <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/ostrojen-hormonunun-rolu-nedir/">östrojen</a> üretiminin çok azalması ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/androjen/">androjen</a> üretiminin sürmesinden kay­naklanabilir.</p>
<p>Hirsütizmin iç salgı bo­zukluklarından kaynaklanan bu biçim­lerinin yanı sıra nedeni bilinmeyen bi­çimleri de vardır. Bunlarda yumurtalık ve böbreküstü bezi bozuklukları ya da <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-tedavisi-goruluyorsa/">hormon</a>al değişiklikler belirlenemez. Hirsütizme yakalanan kadınların yüzde 50&#8217;den fazlası bu grupta yer alır. Bu hastalarda şişmanlığa, yumurtlamasız âdet çevrimine ve sivilceye belli bir yatkınlık vardır, ama erkekleşme belir­tileri yoktur.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hirsutizm-nedenleri-nelerdir/">Hirsütizm Nedenleri Nelerdir</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hirsütizm&#8217;de Kıl Kesecikleri</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hirsutizm-de-kil-kesecikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 11:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıl kesecikleri avuçlar ve ayak tabanla­rı dışında bütün deri sistemine dağılmış­tır. Ama kılların vücuttaki dağılımı ve gelişimi cinsiyete ve yaşa bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Üç tip kıl ayırt edilebilir: • Cinsel olmayan kıllar (saçlar, kirpik­ler, kaşlar); • Her iki cinste olan kıllar (koltukaltı, kasık üçgeni, önkol sırtı, bacakların alt ve bazen üst bölümü); • [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hirsutizm-de-kil-kesecikleri/">Hirsütizm&#8217;de Kıl Kesecikleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıl kesecikleri avuçlar ve ayak tabanla­rı dışında bütün deri sistemine dağılmış­tır. Ama kılların vücuttaki dağılımı ve gelişimi cinsiyete ve yaşa bağlı olarak büyük ölçüde değişir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Üç tip kıl ayırt edilebilir:</span></strong></p>
<p>• Cinsel olmayan kıllar (saçlar, kirpik­ler, kaşlar);<br />
• Her iki cinste olan kıllar (koltukaltı, kasık üçgeni, önkol sırtı, bacakların alt ve bazen üst bölümü);<br />
• Cinsel kıllar ya da erkek cinsine özgü kıllar (sakal, bıyık, burun ve kulak kıl­ları, göğüs kılları, kasık üçgeninin üs­tünde karın çizgisi kılları).</p>
<p>Cinsel olmayan kılların gelişimi gonat (erbezi ya da yumurtalık) hormonla­rının denetimi altında değildir. (Bu işle­vi bir ölçüde tiroit hormonları ve glikokortikoitler görür; dolayısıyla da tiroit ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bobrekustu-bezleri-surrenal-bezler-adrenal-bezler/">böbreküstü bezi</a> yetmezliklerinde bu kıllar dökülür.)</p>
<p>Buna karşılık kelliğin ortaya çıkması için, her ne kadar çeliş­kili gibi görünse de <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/androjen/">androjen</a> hormonla­rın bulunması gerekir. Her iki cinse öz­gü kılların ve cinsel kılların gelişimi ise böbreküstü bezi ve gonat androjenlerine bağlıdır.</p>
<p>Bütün kıl keseciklerinin etkinliği çevrimseldir. Anajen adı verilen büyü­me evresini katajen denen kısa bir geçiş evresinden sonra telojen denen dinlen­me evresi izler ve bu evrenin sonunda kılın dökülmesiyle çevrim yeniden baş­lar. Büyüme evresini tamamlamış kese­cikten büyük ve uzun bir kıl çıkar. Tam gelişmemiş kesecikte ise zor görünür, ince bir kıl bulunur. Çocukların ince tüyleri bunun tipik örneğidir.<br />
Vücudun her bölümündeki kılların gelişimini belirleyen çeşitli etkenler vardır. Gelişme şu açılardan incelenebi­lir:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>• Gelişme evresinin süresi.</strong></span> Vücudun değişik bölgelerinde farklı olan bu süre saçlarda 3 yıl, bıyıklarda 4 ay, önkolda 30 gün, kalçada 20-50 gün kadardır. Gelişme evresinin süresine bağlı olarak her bölgedeki kılların uzunluğu da deği­şir. Dinlenme evresinde ise değişik böl­geler arasında büyük farklar yoktur. Ör­neğin dinlenme evresi bıyıklarda 2 ay, saçlarda 3 ay sürer.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>• Gelişme evresindeki keseciklerin ora­nı.</strong></span> Bölgelere göre değişir. Örneğin saçlarda kıl keseciklerinin yüzde 90&#8217;ı, sa­kalda ise yüzde 67&#8217;si gelişme evresindedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>• Kıl uzama hızı.</strong></span> Bölgelere göre değişir. Kalçada günde 0,21 mm, saçlarda ve kasık kıllarında ise günde 0,45 mm düzeyindedir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>• Kıl çapı.</strong></span> Bazı bölgelerde kıllar daha kalındır. Örneğin cinsel kılların çapı 80<br />
mm, saçlarınki ise 62 mm kadardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>• Kıl keseciklerinin gelişme yoğunluğu.</strong></span> Hirsütizm olgularını anlamak açısından önemli bir noktadır. Vücudun değişik bölgelerinde kıl-yağ keseciklerinin da­ğılım sıklığı bakımından kadınlarla erkekler arasında hiçbir fark yoktur. Ör­neğin her iki cinste de yüzde cm2&#8217;de 750, gövde ve bacaklarda cm2&#8217;de 7-8 kıl-yağ keseciği bulunur.</p>
<p>İki cinste kıl­ların farklı gelişmesi, yalnızca androjen hormonlarının farklı düzeylerde salgı­lanmasına bağlıdır. Çünkü androjenler gelişme evresindeki keseciklerin üreti­mini artırır ve gelişme evresinin süresi­ni uzatır. Kılların uzama ve kalınlaşma hızı iki cinste de aynıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yüz ve gövde kılları &#8211;</strong></span> Sakal ve bıyık erkekte cinsel kılların en klasik örneği­dir. Doğumsal androjen eksikliğinin kö­seliğe yol açtığı klinik olguların ve de­neysel çalışmaların gösterdiği gibi sakal-bıyık gelişmesi için androjenler ge­reklidir.</p>
<p>Gövde, kol ve bacaklar androjene bağımlılık açısından genelde yüze ben­zer. Bu bölgelerde androjene bağımlılı­ğın derecesi iki cinste farklıdır. Göğüs kılları yalnız erkeklerde gelişir ve en üst düzeye 30-40 yaşları arasında ulaşır. Bacaklar ve kalça üzerindeki <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sac-kil/">kıl</a>lar genellkle erkeklerde kadınlarınkinden da­ha gürdür; önkolda ise çok büyük fark yoktur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Koltukaltı ve kasık kılları &#8211;</strong></span> Bu bölge­lerdeki kılların gelişmesi cinsel hor­monlara bağlıdır ve ergenlik döneminde tamamlanır. Ama gelişmeleri için daha önce değinilen bölgelerin kıllarından çok daha düşük yoğunlukta testosteron gerekir.</p>
<p>Kasık kılları erkeklerin yüzde 90&#8217;ında, kadınların ise yalnızca yüzde 20&#8217;sinde (ve fazla olmamak üzere) karın çizgisine doğru yayılır. Kadınlarda koltukaltı kılları da genellikle erkeklerdekinden azdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Saçlar &#8211;</strong></span> Büyümeleri androjene bağlı değildir. Ama androjen hormonu olma­dan kellik ortaya çıkmaz.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hirsutizm-de-kil-kesecikleri/">Hirsütizm&#8217;de Kıl Kesecikleri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadında Aşırı Kıllanma (Hirsütizm)</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/</link>
					<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 10:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadında aşırı kıllanma anlamına gelen fıirsütizm yalnızca dişiliğin kaybı biçiminde estetik ya da ruhsal bir sorun yaratabilir. Ama böbreküstü bezi ve yumurtalıklardaki işlevsel bozuklukların ya da ağır hastalıkların başlangıç işareti de olabilir. Dolayısıyla ayırıcı tanıda bu olasılıkları göz önüne almak gerekir. Hirsütizm ancak doğru bir klinik ve biyokimyasal değerlendirme yapıldık­tan ve temelindeki nedenler belirlendik­ten sonra [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/">Kadında Aşırı Kıllanma (Hirsütizm)</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadında aşırı kıllanma anlamına gelen fıirsütizm yalnızca dişiliğin kaybı biçiminde estetik ya da ruhsal bir sorun yaratabilir. Ama <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bobrekustu-bezleri-surrenal-bezler-adrenal-bezler/">böbreküstü bezi</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtalik/">yumurtalık</a>lardaki işlevsel bozuklukların ya da ağır hastalıkların başlangıç işareti de olabilir. Dolayısıyla ayırıcı tanıda bu olasılıkları göz önüne almak gerekir.</p>
<p>Hirsütizm ancak doğru bir klinik ve biyokimyasal değerlendirme yapıldık­tan ve temelindeki nedenler belirlendik­ten sonra tedavi edilebilir. Kadında yüz (üst dudak ve çene), göğüs ve karnın or­ta çizgisi gibi androjene, yani erkeklik <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-bozuklugu/">hormon</a>una duyarlı alanlarda kılların gelişmesidir. (Bu bölgelerde yalnız er­keklerde kıl gelişmesi androjene duyarlılıklarıyla bağlantılıdır.) Hirsütizmde aynca kasık kılları eşkenar dörtgen biçi­minde bir dağılım gösterir. Bu tablo androjene duyarlı olmayan alanlarda da aşırı kıllanma görülen hipertrikozdan farklıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Hirsütizmin nedenleri</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/killanma.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-16269" title="killanma" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/killanma.jpg" alt="killanma" width="117" height="119" /></a></span></strong></p>
<p><strong>Yumurtalıklara bağlı nedenler</strong><br />
<strong>Tümörler:</strong><br />
• Arrenoblastom (androjen salgılayan tümör);<br />
• Bağdoku hücresi tümörleri;<br />
• Yağdoku hücresi tümörleri;<br />
• Gonadoblastom (yumurtalık tümörü).</p>
<p><strong>Tümör olmayanlar:</strong><br />
• Polikistik yumurtalık;<br />
• Stromal hipertekoz (yumurtalık folikülü bağ dokusunun aşırı gelişmesi).</p>
<p><strong>Böbreküstü bezine bağlı nedenler<br />
Tümörler:</strong><br />
• Karsinom;<br />
• Virilizan adenom (iyi huylu salgıbezi tümörü).</p>
<p><strong>Tümör olmayanlar:</strong><br />
• Doğumsal böbreküstü bezi aşırı geliş­mesi;<br />
• Cushing sendromu.</p>
<p><strong>İlaçlar</strong><br />
Androjenler. Progesteronlar.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/">Kadında Aşırı Kıllanma (Hirsütizm)</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipotalamus</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hipotalamus-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2008 01:07:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=239</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu ilaçlar sinir hastalıklarının tedavilerine yöneliktir. Bunlar beynin belirli merkezlerinde (hipotalamus) etkili olurlar. Bu merkezler aynı zamanda “açlık merkezleridir” ve vücut ağırlığını da dengelerler. Oragnizmanın endokrin bezleri hormonlarını salgılama­sında bir orkestra şefi görevi olan hipofiz, bu ilaçlardan etkilenir. Psikotrop ilaçlar familyasında bir çok değişik tip ilaç vardır. 1) Anti depresanlar Bunların içinden anafronil ve Tafranil [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hipotalamus-2/">Hipotalamus</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ilaçlar sinir hastalıklarının tedavilerine yöneliktir. Bunlar beynin belirli merkezlerinde (hipotalamus) etkili olurlar. Bu merkezler aynı zamanda “açlık merkezleridir” ve vücut ağırlığını da dengelerler.<br />
Oragnizmanın endokrin bezleri hormonlarını salgılama­sında bir orkestra şefi görevi olan hipofiz, bu ilaçlardan etkilenir.<br />
Psikotrop ilaçlar familyasında bir çok değişik tip ilaç vardır.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">1) Anti depresanlar</span></strong><br />
Bunların içinden anafronil ve Tafranil gibi bazı ilaçlar ağır depresyon vakalarında kullanılırı aktadır. Bu ilaçlar iş­tahı açar, özellikle şekere karşı bir düşkünlük yaparlar. Ay­rıca öğün aralarında atıştırılmasma neden olarak olası bir bulimiye de zemin hazırlarlar. Ensüline direnci arttırırlar.<br />
Bir depresyon tedavisi sırasında eğer ilaç gerekliyse, eğer hali hazırda kötü bir beslenme alışkanlığı yoksa, kilo alma riski yaratmayan Floxifal veya Parozac gibi ilaçlar tercih edilmelidir. <span style="color: #ff0000;"><strong>2) Nöroleptikler</strong></span><br />
Bunların içinde Largactil, Melleril, Loditen ve Teralen’i sayabiliriz.<br />
Bu gurup ilaçlarda, öncekiler gibi açlık hissi yaratırlar veya şeker başta olmak üzere kötü glusitlerin alımına yatkınlık kazandırırlar.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/07/hipotalamus.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-34837 size-full" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/07/hipotalamus.jpg" alt="hipotalamus" width="280" height="210" /></a><br />
<strong><span style="color: #ff0000;">3) Trankilizanlar ve anksiyoletikler</span></strong><br />
Kadınlar, endişeli oldukları veya belirli varoluşsal so­runlar yaşadıkları bir dönem içine girince çoğunlukla “kur­tarıcı” olarak sarıldıkları trankilizanların tuzağına düşmek­tedirler.<br />
Çok fazla mutsuz olma koşulu olmayan zengin ülkeler, maalesef bu “küçük mutluluk ilaçları”nm aşırı tüketiminde şampiyonluğu elden bırakmamaktadır.<br />
Belki de gözden kaçırılan bu menzediazepin’lerin (Le-xomil, Lysanxia, Seresta, Temesta, Tranxene, Valium, Xa-nax) bazen dikkati azaltıp, hafıza zayıflatarak kadınların işlevleri üzerinde hakimiyet kurduklarıdır.<br />
Bu ilaçlar da Öncekiler gibi açlık duygusu ve şekerli yi­yeceklere düşkünlük yaratırlar. ‘î:ı’Vı ‘”‘<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>4) Lityum</strong></span><br />
Nörolityum ve Teralit adı altında satılan bu grup ilaçlar, şekerli içeceklere karşı yoğun bir susuzluk yaratır. Bazen tiroid bezlerinin fonksiyonunu bozup başka bir şişmanla­ma nedeni olurlar.<br />
Bu ilaçların kullanımına iyice düşünülerek karar verilmelidir. İlacı kullanan hastaların kilo alımı 2 ile 30 kg ara­sında çok büyük farklılıklar göstermektedir. En büyük ris­ki obesiteye bağlı hastalıkları ortaya çıkarabilmesidir. Alı­nan kilolar, zaten kendi görüntülerinden memnun olmayan kişiler için “narsislik” olarak tolere edilemez hale gelirler. -î Ağırlaşan obesite sorunları genellikle psişik hastalıkları takib ederler ve hastanın ilaçla sıkı sıkıya bağlanmasının bir sonucudurlar. Kilo alımı nedeniyle aniden ilacı kesmek ise kişide dengesiz ve dramatik sonlara yol açar. Bazen in­tiharlar bile görülür.<br />
Hekimin görevi bir kefeye ilaç tedavisinin önemini, di­ğer kefeye ise ilacın yan etkilerini koyup tartmak, buna gö­re bir karara varmaktır.<br />
Bazı durumlarda psikiyatrik bozuklukla sonu kilo alımı ile biten tedavisi arasında bir seçim yapmak bile gerekebilir.<br />
Basit bir sinirlilik hali, kötü yaşanan stres veya geçici karamsarlık başka teknikler uygulanarak da atlatılabilir. Bu durumda kadının aktif olduğu yollar seçilebilir: Relaksasyon, sofroloji, yaya gibi.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hipotalamus-2/">Hipotalamus</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/havale-ilkyardim-ve-tedavisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 11:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/havale-ilkyardim-ve-tedavisi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ Çocuğu yaralanmalara karşı koruyunuz ve nöbetin yoğunluğunu azaltmak için serinletiniz. Tıbbî yardım sağlayınız. Çocuğunuz bilmemi kaybeder kaybetmez çevresindeki eşyaları ve mobilyaları uzak­laştırın, böylece kollarının ve bacaklarının sert bir cisme çarpmasını önlemiş olursunuz Hasta bir bebek veya küçük bir çocuk­sa, sanki poposuna tokat atacakmış gibi dizimizin üzerine yatırın. Böylece dilin arkaya devrilip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/havale-ilkyardim-ve-tedavisi/">HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ</strong></span><br />
Çocuğu yaralanmalara karşı koruyunuz ve nöbetin yoğunluğunu azaltmak için serinletiniz. Tıbbî yardım sağlayınız.<br />
Çocuğunuz bilmemi kaybeder kaybetmez çevresindeki eşyaları ve mobilyaları uzak­laştırın, böylece kollarının ve bacaklarının sert bir cisme çarpmasını önlemiş olursunuz Hasta bir bebek veya küçük bir çocuk­sa, sanki poposuna tokat atacakmış gibi dizimizin üzerine yatırın. Böylece dilin arkaya devrilip solunum yolunu tıkamasını da önlemış olursunuz.</p>
<div id="attachment_38493" style="width: 210px" class="wp-caption alignright"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/HAVALE-İLKYARDIM-VE-TEDAVİSİ.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-38493" class="size-full wp-image-38493" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/HAVALE-İLKYARDIM-VE-TEDAVİSİ.jpg" alt="HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ" width="200" height="160" /></a><p id="caption-attachment-38493" class="wp-caption-text">HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ</p></div>
<p style="text-align: justify;">Çocuğu serinletiniz Önce yatak örtülerini açınız ve giyeceklerim çıkartınız, sonra ba­şından başlayarak aşağı doğru ılık suyla ısla­tınız<br />
Çocuğu, bir an için bile olsa yalnız bırakma­yın.<br />
Uzuvların hareketine engel olmaya kalkış­mayın, çocuğunuza zarar verebilirsiniz Çenelerinin arasına bir şey sokmaya veya kilitlenmiş dişlen birbirinden ayırmaya ça­lışmayın.<br />
Bol miktarda temiz hava sağlayınız Boyun ve göğüste bulunan sıkı giyecekleri gevşetiniz.<br />
Bilmemi yitirmiş kazazedelere uygulanan tedaviyi uygulayınız.<br />
Çırpınma tarzındaki hareketler sona erdi­ğinde çocuğunuzu yan çevirin, böylece so­lunum yollarının dil veya tükürükle kapan­masını önlersiniz.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/havale-ilkyardim-ve-tedavisi/">HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HASTA BAKIMI</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hasta-bakimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 12:09:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/hasta-bakimi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>HASTA BAKIMI Hasta bakımı, hasta veya yaralının ilaçla teda­visinin yanı sıra, bedensel ve çevresel gereksi­nimlerinin de giderilmesi demektir Hastalara uygulanacak iyi bir hasta bakımı, iyileşmenin çabuklaşmasını, komplıkasyonların önlenme­sini ve hasta yaşamının canlılık kazanmasını sağlar Hastanın mümkün olduğu kadar rahat ettirilmesi ve moralinin yükseltilmesi, iyileş­mede buyuk yararlar sağlar Doktor günlük zi­yaretini yapıp gittikten sonra ıyı bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hasta-bakimi/">HASTA BAKIMI</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HASTA BAKIMI</strong></span><br />
Hasta bakımı, hasta veya yaralının ilaçla teda­visinin yanı sıra, bedensel ve çevresel gereksi­nimlerinin de giderilmesi demektir Hastalara uygulanacak iyi bir hasta bakımı, iyileşmenin çabuklaşmasını, komplıkasyonların önlenme­sini ve hasta yaşamının canlılık kazanmasını sağlar Hastanın mümkün olduğu kadar rahat ettirilmesi ve moralinin yükseltilmesi, iyileş­mede buyuk yararlar sağlar Doktor günlük zi­yaretini yapıp gittikten sonra ıyı bir hemşire hastayı dikkatle gözlemek ve hastayla ilgili iz­lenimlerim doktora bildirmelidir Hemşire, hastanın kalacağı odanın temizliği, havalandırılması, eşya ve dekorasyonunun uygunluğunu temin etmeye yardım edebilir Hastanın her gün yatağı yapılmalı, düzenli ve temiz olması sağlanmalıdır Hasta her gün bir kez tam banyo almalı veya yüz ve ellen ılık su ve sabunla yıkanmalı, ayaklan temiz tutulmalı, vücudu alkol ile silinmelidir. Dişleri günde birkaç kez fırçalanmalı­dır.Hasta odasının ısısı orta derecede tutulmalı ve mümkün olduğu kadar aynı ısı korunmalı ve oda sık sık havalandırılmak, eğer açıldığında bir paravana veya perdeyle hastaya doğrudan gelen hava akımı önlenmelidir.</p>
<div id="attachment_38799" style="width: 456px" class="wp-caption alignleft"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/HASTA-BAKIMI.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-38799" class="size-full wp-image-38799" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/HASTA-BAKIMI.jpg" alt="HASTA BAKIMI" width="446" height="279" srcset="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/HASTA-BAKIMI.jpg 446w, http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/HASTA-BAKIMI-300x188.jpg 300w" sizes="(max-width: 446px) 100vw, 446px" /></a><p id="caption-attachment-38799" class="wp-caption-text">HASTA BAKIMI</p></div>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hasta-bakimi/">HASTA BAKIMI</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HOLGER-NİELSON USULÜ YAPAY SOLUNUM</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/holger-nielson-usulu-yapay-solunum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2008 19:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/holger-nielson-usulu-yapay-solunum/</guid>

					<description><![CDATA[<p>HOLGER-NİELSON USULÜ YAPAY SOLUNUM Hastanın, solunum yollarını açık tutacak ted­birler alındıktan sonra, hasta yüzük oyun yatı­rılır. Elleri, birbiri üzerinde olmak üzere alnı­nın altına yerleştirilir, baş bir tarafa çevrilir Operatör, hastanın başı hizasına geçer, bir dizini yere, diğer ayağını 15-20 cm uzağa koyar. Ellerim hastanın kürek kemiklerı üzerine ko­yar, başparmaklarını omurgaya paralel olacak şekilde yerleştirir Operatör, dizi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/holger-nielson-usulu-yapay-solunum/">HOLGER-NİELSON USULÜ YAPAY SOLUNUM</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HOLGER-NİELSON USULÜ YAPAY SOLUNUM</strong></span><br />
Hastanın, solunum yollarını açık tutacak ted­birler alındıktan sonra, hasta yüzük oyun yatı­rılır. Elleri, birbiri üzerinde olmak üzere alnı­nın altına yerleştirilir, baş bir tarafa çevrilir Operatör, hastanın başı hizasına geçer, bir dizini yere, diğer ayağını 15-20 cm uzağa koyar. Ellerim hastanın kürek kemiklerı üzerine ko­yar, başparmaklarını omurgaya paralel olacak şekilde yerleştirir Operatör, dizi üzerinde doğrularak kollarım bükmeden 2 saniye müd­detle kuvvet uygular, 1 saniye içerisinde, elle­rim kaldırmadan hastamn vücudu üzerinden kaydırarak dirseklere getirir, 2 saniye müddet­le hastanın dirseklerinden tutup çeker, hafifçe yukarı kaldırır ve tekrar yerme koyar, daha sonra ellerini ilk pozisyonuna getirir.</p>
<div id="attachment_38946" style="width: 204px" class="wp-caption alignright"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/HOLGER-NİELSON-USULÜ-YAPAY-SOLUNUM.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-38946" class="size-full wp-image-38946" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/HOLGER-NİELSON-USULÜ-YAPAY-SOLUNUM.jpg" alt="HOLGER-NİELSON USULÜ YAPAY SOLUNUM" width="194" height="230" /></a><p id="caption-attachment-38946" class="wp-caption-text">HOLGER-NİELSON USULÜ YAPAY SOLUNUM</p></div>
<p style="text-align: justify;">Bunu ko­lay yapabilmesi için sayı sayarak yaparsa şöy­le olur. Eller hastanın kürek kemikleri üzerin­de 1,2 kuvvet uygulayarak soluk verme ışı yaptırılır, 3 eller dirseklere kaydırılır, 4,5 dir­sekler yukarı kaldırılıp tekrar yerme konur, 6 eller tekrar hastanın sırtına getirilir Böylece 1 defalık nefes alıp verme ışı 6 saniyede tamam­lanmış olur. 1 dakika içerisinde 10 defa nefes alıp verme işlemi yaptırılmış olur Bir operatörün 2 hastaya aynı anda sunî solu­num yaptırması gerektiği zaman yine Holger Nıelson usulü kullanılır 2 hasta yan yana yatı­rılır.Operatör, hastaların başları arasına dizle­rim koyarak dizüstü oturur Ellerim her iki has­tamn dış taraftaki kurekkemıklerı üzerine ko­yarak kuvvet uygular, sonra dış taraftaki dir­sekleri tutup kaldırarak işlemi devam ettirir Hasta, çocuk ise, bu usulün modıfıye şekli kul­lanılır. Operatör oturur Hasta, başı operatö­rün bacakları arasına gelecek şekilde yüzü ko­yun yatırılır Operatör, ellen ile omuzlarından kavrar, başparmakları ile göğsü sıkıştırıp bıra­karak hastanın nefes alıp vermesini sağlar.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/holger-nielson-usulu-yapay-solunum/">HOLGER-NİELSON USULÜ YAPAY SOLUNUM</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAPAY SOLUNUM VE METOTLARI</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/yapay-solunum-ve-metotlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2008 19:14:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/yapay-solunum-ve-metotlari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>YAPAY SOLUNUM VE METOTLARI Bir kimsenin havasız kalarak boğulmasını ön­lemek için, çalışmayan akciğerlere dışardan hava göndermeye sunî solunum yaptırmak veya resusıtasyon denir Karbon monoksıt solumak, suda boğulmak, zehirlenmek, elektrik şokuna uğramak veya başka nedenlerden oturu insan havasız kalabi­lir. Gerçi sunî solunum için çok modern araç­lar geliştirilmiştir ama bazı acil müdahalelerin gerektiği durumlarda bir insanın elleriyle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yapay-solunum-ve-metotlari/">YAPAY SOLUNUM VE METOTLARI</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>YAPAY SOLUNUM VE METOTLARI</strong></span><br />
Bir kimsenin havasız kalarak boğulmasını ön­lemek için, çalışmayan akciğerlere dışardan hava göndermeye sunî solunum yaptırmak veya resusıtasyon denir Karbon monoksıt solumak, suda boğulmak, zehirlenmek, elektrik şokuna uğramak veya başka nedenlerden oturu insan havasız kalabi­lir. Gerçi sunî solunum için çok modern araç­lar geliştirilmiştir ama bazı acil müdahalelerin gerektiği durumlarda bir insanın elleriyle veya ağzıyla yaptıracağı sunî solunum genellikle en uygun yoldur.<br />
Normal bir insan, dakikada ortalama on altı ile yirmi kez nefes alır Ancak sunî solunum­da daha sık nefes alıp vermek gerektiği öne sürülmektedir. Çünkü bu yolla akciğerlere, normal solunum yoluyla içen almandan çok daha az hava alınır Bu yüzden yaptırılacak sunî solunum hareketlerinin dakikada yirmi dört ile kırk arasında olması gerektiği savu­nulmaktadır Vak&#8217;anm özelliğine göre uygulanabilecek de­ğişik yapay solunum metotları içerisinde en çok kullanılan ve etkili olanları şunlardır.<br />
• Ağızdan ağıza yapay solunum,<br />
• Sılvester usulü yapay solunum,<br />
• Holger-Nıelson usulü yapay solunum,<br />
• Schaffer usulü yapay solunum,<br />
• Schuller usulü yapay solunum,<br />
• Eve (iv) sallama metodu (tahterevalli usulü</p>
<div id="attachment_38956" style="width: 371px" class="wp-caption alignleft"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/YAPAY-SOLUNUM-VE-METOTLARI.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-38956" class=" wp-image-38956" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/YAPAY-SOLUNUM-VE-METOTLARI.jpg" alt="YAPAY SOLUNUM VE METOTLARI" width="361" height="183" srcset="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/YAPAY-SOLUNUM-VE-METOTLARI.jpg 493w, http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/YAPAY-SOLUNUM-VE-METOTLARI-300x152.jpg 300w" sizes="(max-width: 361px) 100vw, 361px" /></a><p id="caption-attachment-38956" class="wp-caption-text">YAPAY SOLUNUM VE METOTLARI</p></div>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yapay-solunum-ve-metotlari/">YAPAY SOLUNUM VE METOTLARI</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HORMON REPLASMAN METODLARI</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-replasman-metodlari-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2008 14:33:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-replasman-metodlari-2/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağızdan ilaç alınarak yapılan tedavi: Bu şekilde kişiye gerekli hormon, ağız yolu ile verilir. Kişinin isteğine göre bu uygulama aylık periyodik kanamalan olan &#124; veya kanama yapmayacak şekilde ayarlanabilir. 2- Cilde hormon içeren bant yapıştırılarak yapılan (tansdermal) tedavi: Bu şekilde de hormon içeren bantlar vücudun bel kısmının altına, hareketlerden etkilenmeyecek bir bölgeye, tercihen kalçaya yapıştırılır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-replasman-metodlari-2/">HORMON REPLASMAN METODLARI</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağızdan ilaç alınarak yapılan tedavi: Bu şekilde kişiye gerekli hormon, ağız yolu ile verilir. Kişinin isteğine göre bu uygulama aylık periyodik kanamalan olan | veya kanama yapmayacak şekilde ayarlanabilir.<br />
2- Cilde hormon içeren bant yapıştırılarak yapılan (tansdermal) tedavi: Bu şekilde de hormon içeren bantlar vücudun bel kısmının altına, hareketlerden etkilenmeyecek bir bölgeye, tercihen kalçaya yapıştırılır. Bantlar çeşitlerine göre haftada bir veya iki kez vücudun simetrik karşı bölgesine yapıştırılarak yenilenir.<br />
3- Cilde uygulanan östrojen içeren krem veya jeller:<br />
Genellikle rahmi olmayan (ameliyat ile alınan) kişilere uygulanır. Diz kapağının arkası uygulama için uyumlu bir bölgedir.<br />
4- Burun içine uygulanan (intra nazal) tedavi: Bu tedavi şekli genellikle rahmi ameliyat ile alınmış kadınlara uygulanır. Günde bir kez östrojen içeren sprey burun içine sıkılarak uygulanır.<br />
5- Doğum kanalına yapılan<br />
uygulamalar: Genellikle menopoz nedeni ile doğum kanalı ve komşu organlarda oluşan atrofide (daralma ve o bölgedeki derinin incelerek kolay tahriş olması) kullanılır.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-replasman-metodlari-2/">HORMON REPLASMAN METODLARI</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
