<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Sözlüğü-N arşivleri - Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-n/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-n/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Kadınlar Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2015 10:13:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Morina Balığının Karaciğer Yağı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/morina-baliginin-karaciger-yagi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[birolresim]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 13:19:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4587</guid>

					<description><![CDATA[<p>A ve D vitaminleri bakımından çok zengin olmasına karşın, kokusunu örtmek oldukça güçtür. Aslında, üst deriyi din­lendiren, iyileştiren ve güçlendiren tütün balığı yağından daha az vitamin içerir. Köpek Balığının Karaciğer Yağı Deriyi derinlemesine yağlayan, özel-fikle hassas ciltlere çok iyi gelen bir yağdır. Pratikte morina balığıyla aynı özelliklere sahip olmasına karşın morina balığı kara­ciğer yağından daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/morina-baliginin-karaciger-yagi/">Morina Balığının Karaciğer Yağı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>A ve D vitaminleri bakımından çok zengin olmasına karşın, kokusunu örtmek oldukça güçtür. Aslında, üst deriyi din­lendiren, iyileştiren ve güçlendiren tütün balığı yağından daha az vitamin içerir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-17586" title="morina-baligi" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/08/morina-baligi.jpg" alt="morina-baligi" width="234" height="97" /><span style="color: #ff0000;"><strong>Köpek Balığının Karaciğer Yağı</strong></span><br />
Deriyi derinlemesine yağlayan, özel-fikle hassas ciltlere çok iyi gelen bir yağdır. Pratikte morina balığıyla aynı özelliklere sahip olmasına karşın morina balığı kara­ciğer yağından daha az koku çıkarma üstünlüğü vardır. Bu deniz hayvanlarının yağları sayesinde, cilt bakım kremleri çok daha etkin hale gelmişlerdir. Aslında bu yağlar, tenin en diplerinde bulunan bileşimlere kadar etki. ederler; genellikle tedavi edicidirler. Kalın makyajlı ve çirkin deriler değil, doğal tazeliğinde, elastiki ve gençliği simgeliyen ciltler oluşturur ve onları ko­rurlar.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/morina-baliginin-karaciger-yagi/">Morina Balığının Karaciğer Yağı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NEKAHET</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/nekahet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 12:12:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/nekahet/</guid>

					<description><![CDATA[<p>NEKAHET Geçirilen hastalık, ameliyat veya kazadan son­ra insanın yavaş yavaş iyileşme dönemine ne­kahet devri denir.Nekahet döneminin ıyı bir şekilde geçirilebil­mesi için, hastamn diyetine çok dikkat etmesi ve gerekli gıdayı tam olarak alması lazımdır. Örneğin ameliyat yarasının kapanması için bol miktarda C vitaminine ihtiyacı vardır. Cerrahî operasyonlardan sonra kan kaybına bağlı olarak hastalarda anemi olabilir. Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nekahet/">NEKAHET</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>NEKAHET</strong></span><br />
Geçirilen hastalık, ameliyat veya kazadan son­ra insanın yavaş yavaş iyileşme dönemine<span style="color: #ff0000;"><strong><em> ne­kahet</em></strong></span> devri denir.Nekahet döneminin ıyı bir şekilde geçirilebil­mesi için, hastamn diyetine çok dikkat etmesi ve gerekli gıdayı tam olarak alması lazımdır. Örneğin ameliyat yarasının kapanması için bol miktarda C vitaminine ihtiyacı vardır. Cerrahî operasyonlardan sonra kan kaybına bağlı olarak hastalarda anemi olabilir. Bu ne­denle böyle hastalara demirli yiyecekler yedi­rilmelidir. Keza, vücudun kendini toplaması ve yarayı onarabilmesi için proteinli gıdalar da gereklidir. Sindirim sistemi, gerek ameliyat es­nasındaki narkoz, gerekse ameliyat öncesi ha­zırlıklar nedeniyle bir süre tembelleşirler. Bu nedenle hastaya ilk günlerde sulu ve sindi­rimi çok kolay gıdalar yedirilmelidir. Bağırsak enfeksiyonları veya ishallerden sonra hastaya sulu gıdalar, çorba, meyve suyu, çay ve bol su verilmelidir. Daha sonra yumurta, kızarmış ekmek, süt ve püreye geçilmeli ve normal di­yet tatbik edilmelidir.</p>
<div id="attachment_38796" style="width: 294px" class="wp-caption alignright"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/nekahet.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-38796" class="size-full wp-image-38796" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/nekahet.jpg" alt="nekahet" width="284" height="177" /></a><p id="caption-attachment-38796" class="wp-caption-text">nekahet</p></div>
<p style="text-align: justify;">Eskiden hastalara uzun süre yatak istirahati öneriliyordu. Günümüzde ise hasta ne kadar erken ayağa kalkar ve dolaşmaya başlarsa ne­kahetin o kadar hızlı seyrettiği ve iyileşmenin daha çabuk olduğu dikkati çekmektedir. Aynı zamanda tehlike yaratacak kan pıhtılarının oluşması da engellenmekte ve hastaya zinde­lik kazandırılmaktadır. Buna rağmen hasta kendini ayağa kalkamayacak derecede rahatsız hissediyorsa, hareketi önermeden önce mutlaka bir muayeneden geçirmek lâzımdır. Kalp, böbrek ve diğer hayatî organların hasta­lıklarında, ayrıca enfeksiyon hastalıklarında fazla hareket yaptırmak zararlı olabilir. Bu ne­denle bu kimselerin güneşte, açık ve temiz ha­vanın bol olduğu yerlerde oturmasına izin ve­rilmelidir. Hasta ziyaretinde, ziyaretçilerin ka­labalık olmamasına, uzun süre hastanın ya­nında kalmamasına ve hastanın moralini boz­mamasına kesinlikle dikkat edilmelidir. Bula­şıcı hastalığı olan ziyaretçiler hastanın yanma sokulmamalıdırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Nekahet döneminde, özellikle sabahları ol­mak üzere her gün hastanın ateşi ölçülmelidir. Hasta kalkıp gezebıliyorsa, duş veya banyo al­malı, eğer kalkamıyorsa, bir kişinin yardımıy­la vücudu her gün bir sünger ile temizlenmeli­dir. Banyo yaptığı zaman odanın ısısı artırıl­malı, banyodan sonra çarşaf değiştirilmeli, ya­tak rahat, yumuşak, deriyi tahriş etmeyecek kalitede olmalıdır.Uzun süre yatan bir hastayı ilk defa ayağa kal­dırırken bazı noktalara dikkat etmek lâzımdır. Önce hasta yavaş yavaş yatakta oturur vazi­yete getirilir. Birkaç dakika bu şekilde bekletildikten sonra bacakları aşağı sarkıtılıp yatağın kenarına oturtulur Önce bu hareketler yaptı­rılır, sonra bir kışının yardımıyla koluna girilip kaldırılır, birkaç adım attırılır, yatağa veya başka bir koltuğa oturtulur Böylece egzersizler gittikçe artırılır Bu hareketler esnasında baş dönmesi olursa, daha sonra tekrarlamak üzere hasta, yatağına yatırılır Yatan hastaların diğer önemli şikâyeti ise ka­bızlıktır. Hastaya hafif mushıl ilâçları verilerek bu durumun önlenmesine çalışılır Yatarken meydana gelen bağırsak gazlarının giderilme­sinin en ıyı yolu ise kalkıp dolaşmaktır Şayet bu şekilde de geçmiyorsa makattan rektal tup denen lastik bir boru sokularak, gazların daha kolay çıkması sağlanır Ayrıca bağırsak hare­ketlerini artıracak ilâçlar uygulanır.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nekahet/">NEKAHET</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NODÜLER GUATR</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/noduler-guatr/</link>
					<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/noduler-guatr/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2008 08:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/noduler-guatr/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nodüller tiroid iç salgı bezinde oluşan küresel veya elips şeklide oluşumlardır. Tiroid içinde nodul olması kanser olasılığı bakımından önem taşımaktadır. Ancak, tiroid iç salgı bezinde nodul çok farklı sebeplerle oluşabilir, kanser bu sebepler arasında en azından birisidir. Kolloid nodul dediğimiz basitçe hücre çoğalmasından ibaret yumru (nodul) şeklinde tiroid büyümesi en sık rastlanan sebeptir. Daha az [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/noduler-guatr/">NODÜLER GUATR</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nodüller tiroid iç salgı bezinde oluşan küresel veya elips şeklide oluşumlardır. Tiroid içinde nodul olması kanser olasılığı bakımından önem taşımaktadır. Ancak, tiroid iç salgı bezinde nodul çok farklı sebeplerle oluşabilir, kanser bu sebepler arasında en azından birisidir. Kolloid nodul dediğimiz basitçe hücre çoğalmasından ibaret yumru (nodul) şeklinde tiroid büyümesi en sık rastlanan sebeptir. Daha az sıklıkla kistler, iltihablı nodüller, iyi huylu tümör nodülleri (adenomlar) veya kötü huylu tümör nodülleri (kanserler) nodul sebebidirler.<br />
Nodulun kanser olasılığını, muayene eden doktor, ayına tanı kapsamında belirlemek zorundadır. Tedavi seçimini ona göre yapacaktır. Bu da çok kolay değildir. Nodulun kanser riski bakımından ağırlığını belirleyen bazı özellikler vardır. Nodulun büyük olması, tedaviyle veya tedavisiz giderek büyümesi, 20 yaşından büyük, 65 yaşından küçüklerde belirlenmesi, boyun bölgesine röntgen ışınlanması risk ağırlığı taşıyan durumlardır. Elle tiroid muayenesi esnasında net olarak saptanan nodüllerde kanser oranı, her 10 veya 20 nodüllü guatn bulunan kişiden birinde kanser varlığı şeklindedir. Nodul tek veya birden fazla olabilir. Ultrasonla saptanan nodüllerde ise bu oran % 1 &#8216;in altındadır. Yani ultrasonla nodul saptanan her 100 kişinin Tinden daha azında kanser görülür. Ultrasonla saptanan nodüllerin boyutu çoğu kez 10, özellikle de 5 mm&#8217;nin altındadır. Ultrasonla saptanabilen bu küçük nodüllerde kanser oranı çok düşüktür. Hatta 5 mm&#8217;nin altında bir nodülde kanser olsa bile yaşam boyu klinik olarak önemli boyut ve özellik göstermez, sorun yaratmaz. Ancak bu, ultrasonla saptanan nodüllerin takip edilmemesi, izlenmemesi anlamında değildir.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/noduler-guatr/">NODÜLER GUATR</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/noduler-guatr/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NASIL BESLENMELİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/nasil-beslenmeli/</link>
					<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/nasil-beslenmeli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2008 13:33:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/nasil-beslenmeli/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günde 2 -3 litre arasında sıvı alınmalıdır. Su insan vücudunun en önemli maddelerinden biridir. Cildin daha canlı ve pürüzsüz olmasının yanında, boşaltım sistemi için de büyük önem taşır. • Kilo yaptığı düşüncesiyle yeterli miktarda alınmayan karbonhidrat ve yağların vücutta önemli görevleri olduğu unutulmamalı, vücudun durumuna göre alınacak oran belirlenmelidir. • Vücuttaki yağlardan kurtulmak için ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nasil-beslenmeli/">NASIL BESLENMELİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günde 2 -3 litre arasında sıvı alınmalıdır. Su insan vücudunun en önemli maddelerinden biridir. Cildin daha canlı ve pürüzsüz olmasının yanında, boşaltım sistemi için de büyük önem taşır.<br />
• Kilo yaptığı düşüncesiyle yeterli miktarda alınmayan karbonhidrat ve yağların vücutta önemli görevleri olduğu unutulmamalı, vücudun durumuna göre alınacak oran belirlenmelidir.<br />
• Vücuttaki yağlardan kurtulmak için ne kadar kalori yakıldığı değil, kalorinin karbonhidratlardan mı, yağ cinsinden mi yakıldığı önemlidir.<br />
• Karbonhidrat, protein ve yağların dengeli bir biçimde alınmasıylasağlıklı bir beslenme programı uygulanabilir. Tek yönlü beslenme ya da bu üç ana besin türünün bir veya ikisini kullanmadan yapılacak beslenme programlan, sağlığı bozar.<br />
• Metabolizmanın daha iyi çalışması için mineral ve vitaminlere ihtiyaç vardır. Sebze ve meyve yiyerek dengeli bir beslenme uygulayanların, fazladan yüksek dozda vitamin kullanmalarına gerek yoktur. Eforlu fiziksel aktivite yapan sporcular, hamile kadınlar, sigara içenler, mikrobik bir rahatsızlığı olanlar doktor kontrolünde vitamin kullanmalıdır. Vitaminler zararsız olarak görülse de, bazı vitaminler (A, D, E, K) vücudumuzda birikme yaparak metabolizmanın çalışmasını bozmaktadır. Bu yüzden bilinçli kullanılması gereklidir.<br />
• Sabah kahvaltı yapmadan güne başlamak şişmanlığın oluşmasına zemin hazırlamaktır. Ne kadar az zamanınız olursa olsun meyve ile veya 1 dilim ekmek 1 parça peynirle kahvaltı yapılmalıdır. Uyandıktan en geç 1 saat sonra kahvaltı etmek metabolizmanın iyi çalışması için gereklidir.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/nasil.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-15779" title="nasil" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/nasil.jpg" alt="nasil" width="292" height="204" /></a>• Kahvaltılarda sebze ve meyveye yer verilmelidir M, beynin enerji ihtiyacı olan glikoz daha rahatlıkla salgılanabilsin.<br />
• Öğünlerde kimyasal maddelerden özellikle uzak durulmalıdır.<br />
• Kahvalülardaki karbonhidrat, öğle ve akşam yemeğindeki karbonhidratlardan daha fazla olabilir.<br />
• Sabahtan akşam yemeğine doğru karbonhidratlarda azalma olması gerekirken, sebze ise sabahtan akşama doğru artan bir biçimde alınmalıdır.Protein alımı insan vücudu için büyük önem taşır. Protein hayvansal ürünlerden alınacağı gibi bazı bitkisel besinlerden de alınabilir.<br />
• Karbonhidratsız (ekmek, patates, pilav vs.) beslenme şekilleri insanlan güçsüz ve mutsuz yapmaktadır. Bunun için günlük karbonhidrat alımları dengeli bir biçimde olmalıdır.<br />
• Vücudun sıvı ihtiyacı su ile karşılanmalıdır.<br />
• Günlük sıvı alımı sabahtan başlayıp akşam yaüncaya kadar düzenli bir şekilde 2 ile 3 litre arasında olmalıdır.<br />
• Yağsız bir beslenme yöntemi hormonal sistemi bozmakta, bunun sonucunda da karbonhidrata olan istek giderek artmaktadır. Günlük gıda alımının yüzde 20 ile 30 arasında yağlardan oluşması gerekmektedir. Bunların % 10&#8217;u hayvansal yağlardan, % 10&#8217;u tekli doymamış yağlardan, % 10&#8217;u ise çoklu doymamış yağlardan alınmalıdır.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nasil-beslenmeli/">NASIL BESLENMELİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/nasil-beslenmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okaliptüs Yağı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/okaliptus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[13eta]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 12:17:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/okaliptus/</guid>

					<description><![CDATA[<p>OKALİPTÜS. Okaliptüs ağacından elde edilen bir yağdır. Öksürük, soğuk algın­lığı vakalarında dıştan vücuda sürülmek­te ya da buharları solunulmaktaysa da, iyileştirici etkilerinden şüphe edilmekte­dir. Okaliptüs Yağı Okaliptüs yağı, diğer bitkisel yağlarda olduğu gibi okaliptüs ağacının yaprağının distile edilmesiyle ortaya çıkar ve ciddi bir şifa kaynağıdır. Faydaları Harika bir antiseptik olan okaliptüs yağı, deriye sürmek suretiyle kullanıldığında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/okaliptus/">Okaliptüs Yağı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>OKALİPTÜS.</strong> </span>Okaliptüs ağacından elde edilen bir yağdır. Öksürük, soğuk algın­lığı vakalarında dıştan vücuda sürülmek­te ya da buharları solunulmaktaysa da, iyileştirici etkilerinden şüphe edilmekte­dir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Okaliptüs Yağı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Okaliptüs yağı, diğer bitkisel yağlarda olduğu gibi okaliptüs ağacının yaprağının distile edilmesiyle ortaya çıkar ve ciddi bir şifa kaynağıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Faydaları</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Harika bir antiseptik olan okaliptüs yağı, deriye sürmek suretiyle kullanıldığında birçok cilt sorununun önüne geçer. Her türlü solunum yolları rahatsızlığında etkili bir çözüm yoludur. Astım, bronşit, alt ve üst solunum yolları enfeksiyonu hastalıklarıyla mücadelede isterseniz ana mücadele ilacı olarak; isterseniz de tıbbi ilaçlara destek olarak kullanmanız mümkündür. Solunum yolları sorununa paralel olarak öksürüğe de iyi gelir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/okoliptus-yağı.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright  wp-image-35235" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/okoliptus-yağı.jpg" alt="okoliptus yağı" width="224" height="337" /></a>Sindirim sistemi sorunlarının çözümüne yardımcı olur. Dolayısıyla kabızlık sorununu da giderir. Romatizmal hastalıklarla mücadelede etkilidir. Diş eti rahatsızlıkları başta olmak üzere ağız içi sorunlarını çözer. Anti bakteriyel özelliği sayesinde vücuda giren veya girmeye çalışan mikropları öldürür. Kas gevşetici özelliği sayesinde de çeşitli ağrı ve sızıların önüne geçer.  Okaliptüs yağının halk arasında bilinen en önemli faydası, sinüzit ağrılarına iyi gelmesi ve sinüsleri açmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Sinüzit Tedavisinde Okaliptüs Yağının Kullanım Şekli</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Peki, en fazla kullanıldığı alan olan sinüzit tedavisinde okaliptüs yağı nasıl kullanılır? 1 litre kadar kaynamış suyun içerisine 5 ila 6 damla kadar okaliptüs yağı damlatılır. Kap uygun bir yere konulup üzerine eğilinir. Başın üzerine bir örtü örtülerek buharın dışarıya çıkması önlenir ve buhar içe çekilir. Böylece güçlü okaliptüs yağı burundan girerek sinüsleri açar. Bu yöntem, bir gün arayla birkaç seans uygulandığında kalıcı çözümler sunacaktır.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/okaliptus/">Okaliptüs Yağı</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NÜFUS</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/nufus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[13eta]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 11:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/nufus/</guid>

					<description><![CDATA[<p>NÜFUS. Dünya nüfusu, geçmiş yıllarda görülmeyen bir hızla artmakta ve her geçen yıl bu artış hızı biraz daha faz­lalaşmaktadır. Bu durumun birkaç önem­li sonucu vardır: 1. Bilimin ilerlemesiyle sağlanabilecek olan daha iyi sağlık, beslenme koşulları ve daha yüksek yaşam standartı, bu ar­tış yüzünden sağlanamamaktadır. 2. Nüfus artışı, savaşların başlıca neden-lerindendir. Örneğin, Çin-Japon savaşı­nın asıl nedeni, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nufus/">NÜFUS</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NÜFUS. Dünya nüfusu, geçmiş yıllarda görülmeyen bir hızla artmakta ve her geçen yıl bu artış hızı biraz daha faz­lalaşmaktadır. Bu durumun birkaç önem­li sonucu vardır:<br />
1.  Bilimin ilerlemesiyle sağlanabilecek olan daha iyi sağlık, beslenme koşulları ve daha yüksek yaşam standartı, bu ar­tış yüzünden sağlanamamaktadır.<br />
2.  Nüfus artışı, savaşların başlıca neden-lerindendir. Örneğin, Çin-Japon savaşı­nın asıl nedeni, çok kalabalıklaşmış olan Japon adalarında oturamayanların bir çeşit tepkisiydi).<br />
3.  Julian Huxley&#8217;in sözleriyle, &#8220;İnsan, nesnesel gereksinmelerinden öteye, gü­zelliğe, dinlenmeye, eğlenmeye gereksi­nim duyar. Aşırı fazlalıkta bir nüfus, bunların tümünü silip süpürmektedir Çok hızlı nüfus artışı sonucu oluşan bü­yük kentlerde, ilkel yaşam amaçları dahi gözetilememektedir. Dünyanın daha az kalabalık bölgeleri de gittikçe artmakta­dır. Ormanlar kesilmekte, dağlar, hidro^ elektrik projelerinden doğan nedenlerle yıkılmakta, geniş doğa güzelliklerinin gö­rülebileceği yerlere turist kampları ku­rulmakta, tarlalar, geniş araziler, yol, uçak alanı yapımı için yontulmaktadır&#8221;. Bir buçuk yüzyıl önce, Thomas Mal-thus adlı bir din adamı, nüfus artışının daima var olan yiyecek kaynaklarının üstünde olduğuna işaret etmiş ve bu gi­dişle, gelecekte yaygın fakirlik ve açlığın belirmesinin kaçınılmazlığını anlatmaya çalışmıştı. Daha bilimsel bir deyimle, nü­fus, geometrik bir ilerlemeyle artarken, besin kaynaklarının artışı, aritmetik bir programlamaya dayanmaktadır. Ondoku-zuncu yüzyıl sonuyla, yirminci yüzyılın başında, bu özelliğin yan doğru olduğu gösterilmişti; çünkü o devirde, yiyecek üretimi, aritmetik programlamadan faz­la bir hızla artmaktaydı. Günümüzdeyse, bu artış hızının bir sının olduğu ve Mal-thus&#8217;un aslında gerçeği söylediği anlaşıl­mıştır. Dünya yüzündeki nüfus, başlan­gıçta çok yavaş artmış, günümüzdeyse bu fazlalaşma, &#8220;patlayıcı&#8221; sıfatıyla anla­tılmaya başlanmıştır. Her büyük nüfus artışı, bellibaşlı yeni bir buluşu izlemiş­tir. Avcılıktan tarımsal ekonomiye geç­meden önce, M.Ö. 6000 yıllarında, dün­ya nüfusu 22 milyon kadardı. Her tek­nolojik devrimi —ilk kentlerin kurulma­sı, insanın su ve rüzgârdan işgücü yönün­den yararlanabilmesi, büyük Endüstri Devrimi ve günümüzdeki tıp teknikleri­nin ilerlemesi— yeni bir nüfus patlaması izlemiştir. Shakespeare çağında 500 mil­yon olan dünya nüfusu, ondokuzuncu yüzyıl ortasında 1 milyar, 1920 yılların-daysa 2 milyarı bulmuştur. Diğer bir deyimle, 1650-1920 arası, dünya nüfusu iki kere iki misline çıkmıştır. İlk iki misli artış iki yüzyıl sürmüş, ikincisiyse bir yüzyıldan kısa bir sürede gerçekleş­miştir. İlkel toplumlarda ortalama yaşam süresi 30 yıl kadardır ve 1880 yılların­da, A.B.D.&#8217;nin oldukça uygar olan Mas-sachusetts eyaletinde, ortalama yaşam uzunluğu 40 yıldı. Günümüzde, teknikte ilerlemiş tüm toplumlarda, bu süre 70 yıldır. II. Dünya Savaşı&#8217;ndan bu yana geçen kısa süre içinde, Seylan&#8217;da mo­dern tıp ve sosyal yardımın yerleşmesi, özellikle sıtmanın ilaçla tedavisi ve D.D. T.&#8217;nin kullanılması sonucu, ölüm oranı yarıya inmiştir. Buna karşılık, doğum oranı değişmemiş olduğundan, nüfusun her 25 yılda bir, iki mislinden fazla ar­tacağı hesaplanmaktadır. Ölüm oranla­rının azaldığı, Hindistan, Malaya, Tay­land gibi ülkelerde de aynı durum söz konusudur.<br />
En kalabalık ailelere, dünyanın en fa­kir ve ilkel bölgelerinde rastlanmaktadır. Avrupalı bir ailenin ortalama çocuk sa­yısı 2-3 iken, bu sayı Asya&#8217;da 6-8 ol­maktadır. Teknikte ilerlemiş ülkelerde görülen çocuk sayısındaki azalmanın ne­denleri, endüstrileşme ve okur yazar kit­lesinin artışıdır. Tarım ülkelerinde, faz­la çocuk sayısının cahillikle ilişkisi ol­makla beraber, bu çocukların ekonomik yaşamda önemli faktör sayılmalarının, çok ufak yaşlardan itibaren toprakta ça­lıştırıldıklarının da bir gerçek olduğu mu­hakkaktır. Buna karşılık, endüstri ülkele­rinde, çocuklar 15 yaşına gelmeden işe yaramamakta, tersine ailede ekonomik zorluk kaynağı olmakta ve bundan ötü­rü aileler de ufalmaktadır. Endüstrileş­menin, buna rağmen, yakın gelecekte nüfus artışını önemli bir şekilde etkile­mesi beklenemez. Bugünkü artış hızına göre, iki yüzyıldan kısa bir zaman sonra, Seylan&#8217;ın nüfusunda günümüzdekinden 64 misli fazla bir artış olacaktır.<br />
Bugünkü nüfus artışının temel nedeni, doğum kontrolü uygulamaksızın, ölüm­lerin kontrol altına alınmış olmasıdır. Bundan ötürü, doğum kontrolü uygulan­masının gerekli olduğu ileri sürülmekte­dir.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nufus/">NÜFUS</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NÖROM</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/norom/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[13eta]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 11:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/norom/</guid>

					<description><![CDATA[<p>NÖROM (veya NÖRİNOM). Bir sinir tü­mörüdür. Sinirlerin boyunca ve sinir kök­lerinde beliren tümör hücrelerinin gerçek kaynaklarına ilişkin fikir ayrılıkları var­dır. Bu çeşit tümörler, sinir liflerinden de­ğil de, sinirleri çevreleyen bağdokusundan oluştukları halde, sinir dokusuyla ilgili ad­lar almaktadır: Nörom, nörinom, nörofib-rom, nörilemmom, Schvrannom gibi. Bazı nörom&#8217;lar tek olarak belirir, bazen de vü­cudun tümünde nörom&#8217;lar bulunur ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/norom/">NÖROM</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NÖROM (veya NÖRİNOM). Bir sinir tü­mörüdür. Sinirlerin boyunca ve sinir kök­lerinde beliren tümör hücrelerinin gerçek kaynaklarına ilişkin fikir ayrılıkları var­dır. Bu çeşit tümörler, sinir liflerinden de­ğil de, sinirleri çevreleyen bağdokusundan oluştukları halde, sinir dokusuyla ilgili ad­lar almaktadır: Nörom, nörinom, nörofib-rom, nörilemmom, Schvrannom gibi. Bazı nörom&#8217;lar tek olarak belirir, bazen de vü­cudun tümünde nörom&#8217;lar bulunur ve deride, bunlara eşlik eden kahverengi geniş lekelere rastlanır. Bu son durum, von Recklinghausen hastalığı adını alır. Genellikle bu çeşit tümörler belirtisiz oluşur, fakat kafatası içinde, işitme siniri üstünde büyüdükleri zaman hem sağır­lığa yol açarlar, hem de beyin sapma yap­tıkları basınç etkisiyle hastada ağır has­talık belirtilerine neden olurlar.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/norom/">NÖROM</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NÖRALJİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/noralji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[13eta]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 11:45:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/noralji/</guid>

					<description><![CDATA[<p>NÖRALJİ. Bir sinir boyunca duyulan ağrıdır. Genellikle hiçbir şekilsel ano­mali görülmez; fakat bazen bir sinir ya da gangliyon&#8217;da hafif iltihap belirtileri veya önceden ortaya çıkmış bir zona nö­beti vardır. Nebralji deyimi, anlama tam olarak uygun değildir. Ancak, &#8220;trigemi-nus nevraljisi&#8221; deyiminde doğru kulla­nılmaktadır. Bu hastalığın iyi tanımla­nabilen bir seyri vardır. Bu durumun ne­deni bilinmez. Genellikle 50 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/noralji/">NÖRALJİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NÖRALJİ. Bir sinir boyunca duyulan ağrıdır. Genellikle hiçbir şekilsel ano­mali görülmez; fakat bazen bir sinir ya da gangliyon&#8217;da hafif iltihap belirtileri veya önceden ortaya çıkmış bir zona nö­beti vardır. Nebralji deyimi, anlama tam olarak uygun değildir. Ancak, &#8220;trigemi-nus nevraljisi&#8221; deyiminde doğru kulla­nılmaktadır. Bu hastalığın iyi tanımla­nabilen bir seyri vardır. Bu durumun ne­deni bilinmez. Genellikle 50 yaşlarından sonra ortaya çıkar.<br />
Trigeminus nevraljisinin belirtileri: Yüzün duyu siniri olan trigeminus sini­rinin bir dalı boyunca, yüzün bir yanın­da şiddetli ağrı nöbetleri, belirir. Bu si­nirin birinci dalı göze, alına ve başın ön bölümüne gelir. İkinci dal, yanak, üst çene, üçüncü dal ise, yüzün alt bölümü ve alt çeneyi sinirlendirir. Ağrı, bir da­kikadan kısa süren spazmlar halinde ge­lir ve bu spazm sırasında, hasta, yüzünü buruşturur, genellikle çığlık atar ve ağ­rılı yüz bölümünü eliyle örtmeye yöne­len bir hareket yapmakla beraber, ağrı­nın şiddeti, yüzünü ellemesine engel olur. Ağrıyı uyaran etkenler çeşitlidir: Soğuk hava akımı, sümkürmek, yemek yemek, yüzü yıkamak gibi. Bazen, yüzün etki­lenen yarısının renk bozukluğu ve tıraş­sız olmasından, hastalık kolayca tanınır. Hastalık ilerledikçe, ağrı, trigeminus si­nirinin bir dalından diğerine yayılır. Baş­langıçta, ağrı, belirsiz aralıklarla belirir ve aylar süren iyilik dönemleri vardır. Hastalığın ilerlemesiyle, ağrılar arasın­daki devreler azalır. Bir ağrı nöbeti sı­rasında yüzde beliren ıstırap ifadesi ne­deniyle hastalığa, &#8220;tic douloureux&#8221; (ağ­rılı tik&#8221; adı da verilmiştir. Tedavi: Phenytoin sodium (fenitoin sodium: Epanutin) ya da carbamazepine (Karbamazepin: Tegretol) oldukça yarar­lı ilaçlardır, fakat özellikle yaşlıların car­bamazepine dozunu iyi ayarlamalarına dikkat edilmesi gerekir, çünkü aşırı mik­tarlarda, bulantı, kusma ve deri dökün­tüsü belirebilir. İlaç tedavisine cevap ver­meyen vakalarda, ameliyatla sinirin ka­fatası içindeki kökü kesilebilir (hastala­rın çoğu bu ameliyata rahat dayanabil­mektedir) veya sinire alkol zerk edilir. Bu son işlem oldukça etkilidir, fakat uzun vadede, ameliyat kadar başarılı ol­duğu iddia edilemez.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/noralji/">NÖRALJİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nikotin</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/nikotin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[13eta]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 08:54:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/nikotin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>NİKOTİN. Sinir uyarılarının iletimini etkileyen bir alkaloiddir. Nikotin, dünyadaki en yaygın suistimal edilen 3 maddeden biridir. En fazla tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta kaldığında havadan oksijen alarak koyu bir renk alan,bitki hastalıklarıyla mücâdelede bitkileri saran dış asalakları öldürmek için de kullanılan, 247 C&#8217;de kaynayan ve 1.033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2). Organik kimyâda üç [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nikotin/">Nikotin</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NİKOTİN. Sinir uyarılarının iletimini etkileyen bir alkaloiddir.</p>
<p> Nikotin, dünyadaki en yaygın suistimal edilen 3 maddeden biridir. En fazla tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta kaldığında havadan oksijen alarak koyu bir renk alan,bitki hastalıklarıyla mücâdelede bitkileri saran dış asalakları öldürmek için de kullanılan, 247 C&#8217;de kaynayan ve 1.033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2). Organik kimyâda üç &#8211; (1 metil &#8211; 2-pirolidil)- piridin adıyla bilinen, piridin tipindeki alkoloitlerin en önemli üyesi. Nikotin ham nikotin ya da nikotin sülfat hâlinde, tütünden buhar destilasyonuyla ya da trikloretilen gibi bir çözücüyle ekstrakte edilerek elde edilir. Etil nikotinat ve bir &#8211; metil-pirrolidon kullanarak sentetik DL &#8211; nikotin elde edilir.</p>
<p>Amerika’nın keşfinin akabinden Avrupa’ya ve bütün dünyaya yayılmıştır. Başta bahçelerde <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/estetik/">estetik</a> amaçli olarak ve tıbbi amaçlarla kullanılırken 1800’lerden sonra büyük halk kesimleri tarafından kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p>Nikotinia ailesi bitkilerinin yapraklarından elde edilir. Sigara şeklinde tüttürülerek ya da ince kıyılmış tütünü emerek nikotin kullanılır. Normal bir sigara yirmi mg. nikotin bulundurmasına rağmen yanarak içildiğinden 1-1.5 mg. nikotin alınır.</p>
<p>Tütün ve ürünleri dünya sağlığınının 1 numaralı tehlikesidir. Her yıl yalnızca ABD’de üç yüz elli bin kişi ölmekte, yirmi iki milyar dolarlık <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a> harcamasına, kırk üç milyar dolarlık işgücü kaybına neden olmaktadır. Sigaradan ölenler aşağıdaki sebeplerden ölenlerin toplamından çoktur: AIDS, kokain, eroin, alkol, yangın, trafik kazası, cinayet ve intihar.</p>
<p>Nikotin&#8217;in MSS (merkezi sinir sistemi) ve çevresel sinir sisteminde eşit derecede uyarıcı ve depresan etkileri bulunmaktadır. Nikotin alındıktan sonra , öfori, uyanıklık, hafıza ve dikkatin artması ve sıkıntıdan kurtulma gibi etkiler oluşur. Ama aynı zamanda nikotinin kendisi de gerginlik yaratmaktadır. Nikotinin etkilerine karşı tölerans gelişir ve ilk sigara kullanırken oluşan etkiler oluşmaz. En kuvvetli psikolojik bağımlılık yapan maddelerdendir ve bırakanların yüzde doksanı ilk altı ayda sigara kullanmaya başlarlar. Sigaranın iştah kesici etkisi vardır ve sigara kullananlar normal kilolaların 2-3 kilo altına düserler.</p>
<p><strong>Sigaraya bağlı yan etkiler:</strong></p>
<p>Genelde üst solunum yollarında kanserojen etki, damarları büzme etkisinden dolayı ise kalp dolaşım sisteminde problemler oluşturuyor. Yüksek tansiyon, kalp krizi riskinin 20 kat artması, kalp durması, koroner arter hastalığı, hamilelikte kullanımda erken doğum, düşük doğum ağırlığı, düşük oluşturduğu bilinmektedir. Ayrıca ağız, damak, gırtlak kanserlerinin %90’ından fazlası sigaraya bağlı olup, akciğer kanseri olanlarda birinci sıra sigara kullananlarındır. </p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nikotin/">Nikotin</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NIEHAN HÜCRE TEDAVİSİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/niehan-hucre-tedavisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[13eta]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 08:53:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/niehan-hucre-tedavisi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>NIEHAN HÜCRE TEDAVİSİ. İsviçreli bir hekim ve biyoloji uzmanı Dr. Nie-han&#8217;m ortaya attığı bu tedavi yöntemin­deki temel inanç, vücudun yeterli çalış­mayan bir organının, genç ya da terci-han henüz doğmamış bir hayvanın aynı organından alman taze hücrelerin zerkiyle, yenilebileceğidir. İddiaya göre, ye­ni, sağlam hücreler, ergeç vücudun has­talıklı bölümüne erişmektedir. Bu yön­temin uygulanmasında, mezbahada öldü­rülen gebe hayvanın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/niehan-hucre-tedavisi/">NIEHAN HÜCRE TEDAVİSİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NIEHAN HÜCRE TEDAVİSİ. İsviçreli bir hekim ve biyoloji uzmanı Dr. Nie-han&#8217;m ortaya attığı bu tedavi yöntemin­deki temel inanç, vücudun yeterli çalış­mayan bir organının, genç ya da terci-han henüz doğmamış bir hayvanın aynı organından alman taze hücrelerin zerkiyle, yenilebileceğidir. İddiaya göre, ye­ni, sağlam hücreler, ergeç vücudun has­talıklı bölümüne erişmektedir. Bu yön­temin uygulanmasında, mezbahada öldü­rülen gebe hayvanın henüz doğmamış yavrusundan gerekli bölümler alınmakta ve mümkün olan hızla hastanın bulun­duğu yere getirilmekte, bir elekten ge­çirilerek normal bir tuz eriyiğinde süs­pansiyonları hazırlanmakta ve bu halde hastaya zerk edilmektedir.<br />
Birçok ünlü kişinin bu yöntemden ya­rarlandığı iddialarına rağmen, genellikle tıp çevrelerince kabul edilmeyen ve teh­likeli olabileceği dahi söylenen bir yön­temdir.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/niehan-hucre-tedavisi/">NIEHAN HÜCRE TEDAVİSİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
