<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Beslenme Alışkanlıkları</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/beslenme-aliskanliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Güzellik, Sağlık ve Beslenme</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/guzellik-saglik-ve-beslenme/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/guzellik-saglik-ve-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 15:34:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZEL OLMAK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=6333</guid>
		<description><![CDATA[Güzellik anlayışı çağdan çağa ve toplumdan topluma değişiklik gösterdiği halde, günümüzde eği­tim düzeyinin yükselmesi ve nüfus içinde eğitimliliğin yaygınlaşması, insanların, gü­zelliğin değişmez önkoşulunun ana rahmi­ne kadar geri giden ve tüm yaşam boyunca sürmesi gereken bir dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlığı olduğu konusuna eğilmelerini ve giderek benimsemeye baş­lamalarını sağlamıştır. Gerçekten doğru beslenme rejimi uygulamaksızın ne güzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik anlayışı çağdan çağa ve toplumdan topluma değişiklik gösterdiği halde, günümüzde eği­tim düzeyinin yükselmesi ve nüfus içinde eğitimliliğin yaygınlaşması, insanların, gü­zelliğin değişmez önkoşulunun ana rahmi­ne kadar geri giden ve tüm yaşam boyunca sürmesi gereken bir dengeli ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dengeli-ve-saglikli-beslenme-nasil-saglanir/">sağlıklı beslenme alışkanlığ</a>ı olduğu konusuna eğilmelerini ve giderek benimsemeye baş­lamalarını sağlamıştır.</p>
<p>Gerçekten <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kacis-icin-beslenme/">doğru beslenme</a> rejimi uygulamaksızın ne <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/guzel-olmak/">güzel ve çekici olabilmek</a> mümkündür, ne de cinsel etkinliğin sürekliliğini sağlayacak bedensel alt yapıya sahip olmak.</p>
<p>İnsanlar hakkındaki ilk değerlendir­memizi genellikle onların yüz çizgileri ya da vücut şekilleri gibi dışsal özelliklerine bakarak yaparız. Onların çekicilikleri konusundaki yargımızı da büyük ölçüde böyle geliştiririz. Bu davranışın doğru ya da yanlış olduğu bir yana, birçok insanın bu varsayımdan yola çıkarak hareket ettiği ve dış görünümlerinin üzerine titrediği açıktır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/02/beslenme.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15052" title="beslenme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/02/beslenme.jpg" alt="beslenme" width="225" height="225" /></a>Aslında güzel bir dış görünümün <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/dogru-beslenme-nasil-olmalidir/">doğru beslenme</a>den geçtiği bilinirse, bu çabalar için daha geçerli ve saygın bir gerekçe sağlanmış olur. Gerçekten de <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/guzel-bir-cilde-nasil-sahip-olursunuz/">güzel bir cilt</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gunluk-bakim/">parlak saçlar</a> ya da <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/selulit-kabusu/">selülit</a>siz bacaklarla yediklerimiz arasında doğru­dan bir bağ vardır.<br />
Sağlığına ve güzelliğine dikkat eden bir kimsenin rejiminde <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/protein-yoksunluguna-dikkat/">protein</a>in çok önemli bir yeri vardır. Proteinin başlıca görevi yeni doku yapmak ve aşınanları onarmak­tır. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/tirnaklar/">Tırnaklar</a>da, saçta ve deride gözle görüldüğü üzere, vücudumuz sürekli pro­tein kaybetmektedir. Hem bu kayıbı karşılamak, hem de enerji sağlamaya yardım etmek üzere bol miktarda protein almamız gerekir. Neyse ki protein kaynak­ları çok çeşitli ve zengindir. En başta<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/et-yemekleri-yemek-tarifleri-mutfak/"> et</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/yumurta-yemekleri/">yumurta</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/sut/">süt ve süt ürünleri</a> sayılmalıdır. Ancak baklagillerin ve fındık, fıstık gibi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hayvansal-ve-bitkisel-besinler/">besinler</a>in de protein bakımından zengin oldukları unutulmamalıdır.</p>
<p>Şekerlere ve nişastalara verilen teknik ad, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karbonhidrat-rejimi/">karbonhidrat</a>tır. Karbonhidratların başlıca işlevi enerji sağlamak olmakla birlikte, yağ metobolizması gibi vücudun işlev işini gerçekleştiren başka bazı görev alanlarında da etkindir. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sebzeler-ve-taze-meyveler/">Meyve ve sebze­ler</a>de çeşitli şeker türleri bulunmaktadır. Nişastayı ise temel olarak tahıllardan alırız. Ayrıca patates gibi kök sebzelerinde, tohumlarda ve baklagillerde de önemli miktarlarda içerilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/02/guzellikvekadin.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15053" title="guzellikvekadin" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/02/guzellikvekadin.jpg" alt="guzellikvekadin" width="270" height="310" /></a>Karbonhidrat tüketi­mi en fazla dikkati isteyen beslenme alanıdır. Gündelik harcanan enerjiyi karşı­layan karbonhidrat miktarının üstü yağ asidine dönüşüp sonunda yağ tabakaları olarak vücutta kalacağı için bu konuda dikkatli olmak hem vücudun iç ve dış sağlığı açısından hem de <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/guzellik/">güzellik</a> açısından belirli bir duyarlılık gerektirir.</p>
<p>Unutulma­malıdır ki, karbonhidrat eksikliği de <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/agiz-kokusu/">ağız kokusu</a>ndan öte, böbreklere fazla yük binmesine ve beyin işlevlerinin aksamasına yolaçar. Zihinsel boyutu güdük kalmış bir güzellik de pek özenilecek birşey değildir. Bugün beslenme uzmanlarının vazge­çilmez olarak niteledikleri bir besin türü de lifli ya da posalı maddelerdir.</p>
<p>Karbonhid­ratların sindirilemeyen lifli biçimi olan bu besin maddesinin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sindirim-sistemi/">sindirim sistemi</a> içindeki rolü ve bununla bağlantılı olarak dişlerdeki çürüklerden obesliğe ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a>na, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/safra-kesesi/">safra kesesi</a> bozukluklarından <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalp/">kalp rahat­sızlıkları</a>na ve bağırsak kanserine kadar uzanan etki alanı, niye vazgeçilmez olduğunu ortaya koymaktadır. Bu öne­miyle karşıt bir şekilde, lifli yiyecekler uygarlaşmayla birlikte beslenme rejimle­rindeki yerlerini kaybetmektedirler.</p>
<p>Yiye­ceklerin giderek daha fazla işlenmesi ve incelmesi (rafineleştirilmesi), içlerindeki lif oranını büyük ölçüde düşürmektedir. Örneğin un ve şeker gibi besinler, bizim soframıza geldiklerinde lif içereklerinin hemen hepsini kaybetmişlerdir. Oysa doğal hallerinde bunlar lif bakımından zengin besinlerdendir. Bu nedenle yine bol lifli olan meyva ve sebzeleri, kuru yemiş ve çerezleri pişirmeden çiğ olarak yemek çok yerinde bir davranış olur. Bunları pişir­mekten, hele konserveleyip yemekten kaçınmak gerekir.</p>
<p>Pürüzsüz bir cildin temel önkoşulu, düzenli bir sindirim sistemidir. En yoğun enerji kaynağı, yağlardır. Büyümeyi sağlayan çeşitli asitleri içeren bu önemli besin grubu, kaymak, tereyağı, margarin ve iç yağında gözle görülür halde bulunurlar. Oysa örneğin sütte, peynirde, yumurta sarısında fındık, fıstık ve çikola­tada örtülü biçimdedirler. Gerekli miktar­da alındığı takdirde yararlı olduğu Mide, fazlasının karaciğeri yorduğu, kalp rahat­sızlıklarına yol açabildiği bilinmektedir. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yagli-ciltler/">Yağlı ciltler</a>i olanlar ve şişmanlamaya yatkın kimselerin bu besini ölçülü almaları gerekmektedir.</p>
<p>Saydığımız besinlerin dışında, gündelik olarak çok ufak miktarlarda alınan, ancak eksiklikleri ciddi <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalıklar</a>a ve bozukluk­lara yol açan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/mineraller/">mineraller</a> bulunur; çekicili­ğimizi yakından ilgilendiren bu bileşimle­rin etki alanı, kemik ve diş yapımızdan (<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalsiyum/">kalsiyum</a>, florin) ten rengimize (demir), cilt nemliliğimize (<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sodyum/">sodyum</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/potasyum/">potasyum</a>) kadar uzanır.</p>
<p>Yine mineraller gibi organik bileşimler olan ve az miktarlarda alman vazgeçilmez <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/element/">element</a>ler, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vitaminler-2/">vitaminler</a>dir. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vitamin-ve-mineral-gereksinimi/">Vitaminlerin önemi</a>, vücut işlevlerinin sürmesini sağlayan enzimlerin yapılmasını gerçekleştirmekte yatar. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gunes-deriyi-yipratir/">Güneşin doğrudan deri üzerine etkimesi</a>yle elde edilen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/d-vitamini-kalsiferol/">D vitamini</a> dışında tüm öbür vitaminler vücudumuza aldığı­mız yiyeceklerde bulunur.</p>
<p><a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">Sağlık</a>lı ve güzel bir görünüm için temel oluşturan vitamin­lerin herbirinin ayrı bir önemi ve etkisi vardır.</p>
<p>Güzel tırnakların sırrı iyi baKimdan önce iyi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">beslenme</a>de yatar. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vitaminler-2/">B komleks vitaminleri</a> olmaksızın bunu çözmek ola­naksızdır. Duru ve taze bir ten ve parlak, iyi gören <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/goz/">göz</a>ler <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vitaminler-2/">A, B ve C vitaminleri</a> olmaksızın düşünülemez. Bu vitamin -güzellik ilintisini daha bir sürü örnekle desteklemek mümkündür. Ancak vitamin­lerin de belirli bir denge içinde alınması gereklidir. A ve D vitaminlerinin, fazla alındıklarında <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/zehirlenme/">zehirlenme</a> etkileri vardır. Zaten vitaminleri de öbür besin maddele­rini de fazla değil, gerekli miktarda ve dengeli bir biçimde almak önemlidir. Bunlar vücudumuzu kendi başlarına değil, tüm öbür maddelerle bir bütünlük içinde etkilerler.</p>
<p>Günümüzde <a href="http://www.bilimveteknoloji.info">teknoloji</a>nin gelişmişliğiy­le bağlantılı olarak, soframıza gelen yiyeceklerin de işlenmişliği artmaktadır. Oysa bu sayede çok daha ince bir tad ve görünüm kazanmakla birlikte, besin de­ğerlerinden çok şey yitirmektedirler. Hatta içlerine katılan bir takım kimyasal madde­ler ve koruyucular nedeniyle yalnızca değersizleşmemekte, aynı zamanda zararlı bir hale de gelmektedirler.</p>
<p>Dolayısıyla sağlıklı bir yaşam sürdürmek için beslenme konusunda üstünkörü bilgilenmek yeterli olmamakta, bundan öte, besinlerde bulu­nan yararlı maddeleri, bunlardan en iyi ne şekilde yararlanılabileceğini ve değerleri­nin nasıl korunabileceğini bilmek gerek­mektedir. Yapacağınız seçimde, belli bir yiyeceğin çekiciliği değil, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/saglikli-ve-dengeli-beslenme-nedir-ve-nasil-saglanir/">dengeli beslen­me</a>niz açısından taşıdığı değer önemli olmalıdır.</p>
<p>Rejim dendiğinde genellikle akla gelen, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kolay-ve-saglikli-zayiflama-metodu/">zayıflama</a> amacıyla başvurulan kısıtlı yemeklerdir. Oysa az da yesek, çok da hepimiz belli bir rejim uygulamaktayızdır. Çünkü rejim, vücuda alınan yiyeceklerin tür ve alınma kalıbını belirten bir kavramdır. Benimsenen rejimi belirleyen çeşitli etmenlerden en önemli üçü, bir yiyeceğin bulunurluğu, kişinin ekonomik konumu ve geleneklerdir. Bunların getir­diği belirli sınırlamalara karşın, vücût ve yüz güzelliğini ve gençliğini olumlu olarak etkileyen yiyecek bileşimlerini hazırlamak her zaman mümkündür.</p>
<p>Akılda tutulması gereken nokta, öğünleri hazırlarken taze yiyeceklerin tercih edilmesi ve çiğ meyva ve sebzelere mutlaka yer verilmesidir.<br />
Her ne kadar <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/makyaj/">makyaj</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/estetik/">estetik</a> müdahaleler önemli bir çare gibi görünü­yorsa da, güzellik ve cinsel çekiciliğin kalıcı olmasını sağlamak, temelde dengeli bes­lenmeye Ve beslenme konusunda bilgiye dayanarak hareket etmeye bağlıdır.</p>
<p>Güzelliğin ancak sağlıklı, ruh ve beden sağlığıyla birarada varolabileceği günü­müzde her geçen gün daha çok kimse tarafından anlaşılmaktadır. Özellikle ka­dınların beslenmelerine, kilolarına gittikçe artan bir dikkat göstermeleri, maddî olanakları çerçevesinde dengeli bir beslen­me rejimi izlemeleri, fazla kilolarını atmak için rejim yapmak, jimnastik yapmak, masaja, saunaya gitmek gibi etkinlikler içine girmeleri bu durumun belirtileridir.</p>
<p>Sinir gerginliğinin, ruhsal .sıkıntıların, bunalımların güzelliği olumsuz bir şekilde etkilediğini, ciltte bozukluklara, sivilcelere yolaçtığım daha önce dile getirmiştik. Öte yandan kötü beslenmenin de (örneğin, çok fazla yağlı, kızartma, karbon-hidratlı, şekerliftuzlu yiyeceklerle beslenmenin cildi bozduğu, sağlıksız ve göze çirkin gelebilen bir şişmanlamaya yol açtığı, hareketsizliğin ilerleyen yaşla birlikte hantal bir vücut mey­dana getirdiği, günümüzde artık günlük gazetelerde bile hemen her gün oldukça ay­rıntılı bir şekilde işlenen gerçeklerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/guzellik-saglik-ve-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BESLENME BOZUKLUĞU (Malnütrisyon)</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-bozuklugu-malnutris-yon/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-bozuklugu-malnutris-yon/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 May 2008 10:56:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Otuz Yaşındaki Kadın  nasıl beslenmelidir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-bozuklugu-malnutris-yon/</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık için şart olan, vitamin, pro­tein ve benzeri maddelerin yetersiz alın­masından doğan hastalıkları tanımlayan bir addır. Burada, söz konusu besinle­rin miktarında değil, kalitesindeki yeter­sizliktir. Ama bu kelime sık sık her çe­şit beslenme yetersizliği anlamında kul­lanılmaktadır. Yetersiz beslenmeden doğan hastalıklar: Çocuklarda en çok rastlanan sorun, kendini iki biçimde gösteren protein ener­jisi yetersizliğidir. Kvvashiorkor, deri al­tında su [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık için şart olan, vitamin, pro­tein ve benzeri maddelerin yetersiz alın­masından doğan hastalıkları tanımlayan bir addır. Burada, söz konusu besinle­rin miktarında değil, kalitesindeki yeter­sizliktir. Ama bu kelime sık sık her çe­şit beslenme yetersizliği anlamında kul­lanılmaktadır.<br />
Yetersiz beslenmeden doğan hastalıklar:<br />
Çocuklarda en çok rastlanan sorun, kendini iki biçimde gösteren protein ener­jisi yetersizliğidir. Kvvashiorkor, deri al­tında su toplanmasıyla (ödem) birlikte gelen bir doku dökülmesidir. Çocuğa bo­dur bir görünüm verir. Marasmus (ku­ruyup zayıflama illeti) aşırı zayıflığa, şiş bir göbeğe ve saç dökülmesine yol açar. Farklı çevresel koşullar bu hastalıklar­dan birine ya da ötekine neden olur.<br />
A vitamini eksikliği körlüğe ve has­talığa neden olan ve en çok rastlanan vitamin eksikliğidir. Bunun nedeni, vi­taminin özümlenmesine yardımcı olan yağların, sebze ve hayvansal besinlerin eksikliğine bağlıdır. Yetişkinler ve memeyle beslenen süt çocukları yetersiz bes­lenmeye en çok dayanıklı olanlardır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/05/besle.bmp"><img class="alignleft size-full wp-image-15801" title="besle" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/05/besle.bmp" alt="besle" width="244" height="166" /></a>Fa­kat sütten kesilen bebekler ve küçük ço­cuklar, çok fazla enerji ve besin gerek­sinmelerinden ötürü, özellikle bu hasta­lığa yakalanabilirler.<br />
Kötü beslenme teriminin yetersiz bes­lenmeyi çağrıştıran bir havası vardır. Ne var ki Batı dünyasını etkileyen kötü beslenme biçimi fazla beslenmedir. Batı ülkelerindeki yetişkin nüfusun genellik­le üçte birinden çoğu çok şişmandır. Şiş­manlıkla ölüm arasındaki ilişkiyi yakın­dan ilk inceleyenler sigorta şirketleri ol­muştur. Şişmanlığın erken ölümle güçlü bir ilişkisi olduğunu, ayrıca vücudu faz­la ağırlıkla yüklemenin daha fazla kalp ve dolaşım bozukluklarına, kemiklerde, eklemlerde, kemikleri ve organları bir­birine bağlayan bağlarda, solunum siste­minde ve şeker hastalığında olduğu gibi hormonal sistemde fazla aksamalara yol açtığım bulmuşlardır. İnsanları vücut ve kemik yapılarını belirtecek biçimde iri, orta ve ufak olarak sınıflamışlardır. İsta­tistik kayıtlarını kullanarak sağlık için en az tehlike taşıyan en uygun ağırlıkları hesaplamışlardır, bkz. Diyet.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-bozuklugu-malnutris-yon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BESLENMEYE DİKKAT</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-3/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-3/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 May 2008 10:52:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin beslenmesi nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Otuz Yaşındaki Kadın  nasıl beslenmelidir]]></category>
		<category><![CDATA[Zevk İçin Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-3/</guid>
		<description><![CDATA[Yaşayan organizmaların özelliklerinden biri, yaşamak için beslen­mek zorunluluğudur. İnsanlar ve hay­vanlar özelleşmiş organizmalardır, çün­kü besin gereksinmelerini temel element­lerden karşılayamazlar ve güneşin sağ­ladığı enerjiyle besin yapamazlar. İnsan­lar, öteki organizmalarca sentezi yapı­lan organik molekülleri yemek zorunda­dır. Bu moleküller sindirim sırasında da­ha küçük birimlere bölünerek parçala­nır. İnsanlar, bu birimleri kendi tipik hücre yapılarını oluşturmak için kulla­nırlar. Kullanılmayan parçalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşayan organizmaların özelliklerinden biri, yaşamak için beslen­mek zorunluluğudur. İnsanlar ve hay­vanlar özelleşmiş organizmalardır, çün­kü besin gereksinmelerini temel element­lerden karşılayamazlar ve güneşin sağ­ladığı enerjiyle besin yapamazlar. İnsan­lar, öteki organizmalarca sentezi yapı­lan organik molekülleri yemek zorunda­dır. Bu moleküller sindirim sırasında da­ha küçük birimlere bölünerek parçala­nır. İnsanlar, bu birimleri kendi tipik hücre yapılarını oluşturmak için kulla­nırlar. Kullanılmayan parçalar atılır. İn­sanların onsuz yaşayamayacağı, sentezi­ni yapamadıkları yiyecekler, temel besin maddeleri olarak tanımlanır. İnsanın ve besinin incelenmesine de beslenme adı verilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytin</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zeytin/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zeytin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 15:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin nelere yararlıdır]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinin kalorisi ne kadardır]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinin yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/zeytin/</guid>
		<description><![CDATA[Zeytin, gıdaların sıralanmalarında taze yemişlerle kuru yemişler arasında yer alır. Çünkü her iki şekli de yenir. Gerek kahvaltı sofrasında ve gerekse rakı sofra­sında veya iftar sofrasında zeytin hiç eksik edilmez. Ye­rine göre siyahı, yerine göre yeşili arzulanır zeytinin. Zeytin, karaciğer ve safrakesesine çok yararlıdır. Bu iti­barla karaciğer hastalıklarında ve keza safrakesesi ra­hatsızlıklarında Önerilir. Ancak bir zararlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zeytin, gıdaların sıralanmalarında taze yemişlerle kuru yemişler arasında yer alır. Çünkü her iki şekli de yenir. Gerek kahvaltı sofrasında ve gerekse rakı sofra­sında veya iftar sofrasında zeytin hiç eksik edilmez. Ye­rine göre siyahı, yerine göre yeşili arzulanır zeytinin. Zeytin, karaciğer ve safrakesesine çok yararlıdır.<span id="more-207"></span> Bu iti­barla karaciğer hastalıklarında ve keza safrakesesi ra­hatsızlıklarında Önerilir. Ancak bir zararlı tarafı vardır, o da, kolesterin fazladır zeytinde. Şu halde kanda koles­terini fazla olanlar ve tansiyonu yüksek olanlar uzak kalmalıdır zeytinden. Zeytinin, yağı fazla, kalorisi de yüksek olduğundan zayıflama rejimlerinde yeri yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zeytin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuru Sebzeler (Baklagiller)</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kuru-sebzeler-baklagiller/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kuru-sebzeler-baklagiller/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 14:56:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kuru sebzede ne kadar protein vardır]]></category>
		<category><![CDATA[kuru sebzedeki vitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[kuru sebzelerin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kuru sebzelerin zayıflamadaki önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/kuru-sebzeler-baklagiller/</guid>
		<description><![CDATA[Baklagillerin temel özelliği, hayvan etleri kadar ve hatta biraz daha fazla protein kapsamasıdır. Ayrıca bak­lagiller nişantadan da zegin olduklarından, etlerden fazla kalori verirler. (Etler yağlılık derecelerine göre, 100 gramları ortalama 150 ile 250 kalori verirlerken, bak­lagillerin 100 gramları, ortalama 300 ile 400 kalori ve­rirler.) Her ne kadar, hayvan etleri daima birinci sınıf pro­teinler, baklagiller ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Baklagillerin temel özelliği, hayvan etleri kadar ve hatta biraz daha fazla protein kapsamasıdır. Ayrıca bak­lagiller nişantadan da zegin olduklarından, etlerden fazla kalori verirler. (Etler yağlılık derecelerine göre, 100 gramları ortalama 150 ile 250 kalori verirlerken, bak­lagillerin 100 gramları, ortalama 300 ile 400 kalori ve­rirler.) Her ne kadar, hayvan etleri daima birinci sınıf pro­teinler, baklagiller ise ikinci sınıf proteinler sayılırsa da et pahalı olduğundan veya çeşitli nedenlerle temin edil­mediği yörelerde, protein ihtiyacı baklagillerden sağla­nır. Baklagillerde genel olarak, soya hariç, yağ azdır ve fakat değişik oranlarda mineraller ve vitaminler vardır.<span id="more-205"></span><br />
Baklagiller arasında barbunya fasulyesini, soya fa­sulyesini, mercimeği, nohutu, kuru baklayı sayabiliriz, özellikle soya fasulyesi, ucuz ve en yüksek bitkisel pro­tein elde edilebilen bir üründür. Keza, kuru fasulye, maddi olanakları yeterli et almaya imkân vermeyenler için bulunmaz bir nimettir Türkiye&#8217;de. Bugün halkımı­zın büyük bir bölümünün protein kaynağını kuru fasul­ye sağlar. «Kendini fasulye gibi nimetten sayma,» sözü buradan kaynaklanmıştır. Bazı yörelerde, fasulyeye fa­kirin etidir, derler.<br />
Fasulyenin yanı sıra özellikle kış aylarında en çok sevilen ve yenilen yemeklerden biri de mercimektir. Bilhassa çorbası. Mercimekte A, B-2 ve E vitaminlerinin yanı sıra C vitamini de bulunur. Mercimeğin yararları­nı şöyle sayabiliriz: Sinirleri kuvvetlendirir, gebelerde çocuğun kanlı ve canlı doğmasını sağlar. Vücuttaki kanıçoğaltır ve nihayet bağırsakların düzenli çalışmalarını sağlar ve yumuşaklık verir. Mercimek, protein ile kar­bonhidrattan zengindir.<br />
Zayıflama açısından, bunlar da taze sebzeler gibi az yağlı veya az et veya et suyu ile pişirilmelidirler. Bak­lagiller nişanstada da zengin oldukları için bunlarla ay­rıca ekmek ve unlu gıdalar yememelidir zayıflamak is­teyenler. Zira bunlarla bolca ekmek yemek ancak, insanı şişmanlatır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kuru-sebzeler-baklagiller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taze Sebzeler</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/taze-sebzeler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/taze-sebzeler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 14:16:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[taze sebzede minaraller]]></category>
		<category><![CDATA[taze sebzeler]]></category>
		<category><![CDATA[taze sebzelerde ne kadar vitamin vardır]]></category>
		<category><![CDATA[taze sebzelerin zayıflamadaki önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/taze-sebzeler/</guid>
		<description><![CDATA[Taze sebzelerin gerek genel olarak beslenmede ve gerekse zayıflama rejimlerinde özel ve önemli bir yeri vardır: 1) Bileşimlerinde fazla su vardır. Dolayısıyla kişi­nin günlük 2 &#8211; 2,5 kilo olan su ihtiyacının büyük bir kıs­mı bunlardan karşılanır. 2) Bileşimlerinde bol miktarda mineraller ve vita­minler vardır. 3) Sebzelerde selüloz miktarı fazladır. Dolayısıyla doyurma değerleri yüksektir ve bağırsaklarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Taze sebzelerin gerek genel olarak beslenmede ve gerekse zayıflama rejimlerinde özel ve önemli bir yeri vardır:<br />
1) Bileşimlerinde fazla su vardır. Dolayısıyla kişi­nin günlük 2 &#8211; 2,5 kilo olan su ihtiyacının büyük bir kıs­mı bunlardan karşılanır.<br />
2) Bileşimlerinde bol miktarda mineraller ve vita­minler vardır.<br />
3) Sebzelerde selüloz miktarı fazladır. Dolayısıyla doyurma değerleri yüksektir ve bağırsaklarda posa bıra­karak hareketlerini kamçılar.<span id="more-204"></span><br />
4) Taze sebzeler çiğ veya haşlama olarak yenildik­leri gibi, değişik şekillerde etli veya zeytinyağlı ola­rak da pişirilebilirler.<br />
5) Kalori değerleri çok düşüktür. Genel olarak or­talama 40 &#8211; 50 kalori verirler beher 100 gramlarında. Gerek bu düşük kalori niteliği ve gerekse bileşimlerinin önemi bakımından tüm zayıflama rejimlerinde ana yi­yeceklerdendirler.<br />
Ancak zayıflama rejimlerinde yararlı olmaları için sebzeler mümkün olduğu kadar yağsız veya çok az yağ­lı pişirilmelidirler, aksi takdirde sağlayacakları kalori miktarı artar ve amaçtan uzak kalınır. Salatalarına da zeytinyağı ilave edilmemeli ve yerine limon sıkılmalıdır. Sebzeli yemekler yağlı pişirilmişler ise, tencereden ta­bağa konmadan süzülmelidirler ve mümkün olduğu ka­dar tabağa az yağ aktarılmalıdır. Bu amaç için delikli büyük kaşıklar çok uygundur. Ama, bu işin en iyisi seb­zelerin az bir miktar et veya et suyu ile pişirilmeleridir. Kuşkusuz bu önerimiz, zayıflamayı arzulayan okurları­mız içindir.<br />
Diğer bir nokta da, bunların kalorileri düşük diye, «Et gibidirler, ne kadar istersen ye, şişmanlatmaz,» gö­rüşü yanlıştır. Sebzeler de, mutlaka et, peynir ve ek­mek gibi Ölçülü yenilmelidir.<br />
Bunlar arasında özellikle, taze fasulyeyi, İspanağı, lahanayı, pırasayı, kerevizi, yerelmasını, kabağı, engina­rı, patlıcanı, pancarı, havucu, maydanozu, domatesi, sa­latalığı, marulu ve hıyarı öneririz. Bunlardan her biri­nin ayrı ayrı nitelikleri ve yararları vardır. Birkaçına değinelim: Lahana, her ne kadar hazmı güç ise de, çok yararlıdır. Salatasından yemeğine, dolmasına kadar etli veya zeytinyağlı yapılabilir, her çeşidi de lezzetli ve fay­dalıdır. Lahanada A, B-l, B-2 ve C vitaminleri vardır. Şeker hastaları için son derece yararlıdır. Ayrıca, mide ülserini iyileştirir ve kanı temizler. Pancar, kanı temiz­ler ve çoğaltır, sinirleri kuvvetlendirir, suyu içildiğinde fosfor sağlar ve zekâyı artırır. Yaz, kış bulunan sebze­lerden havuçta A, B-l ve C vitaminleri bulunur ve bir­çok yararları vardır. Kanı artırır ve temizler, karaciğe­ri kuvvetlendirir, pekliği giderir, gözlerin iyi görmeleri­ni sağlar, idrar söktürür. Havucun haşlaması ve salata­sı sofralardan hiç eksik edilmemeli. Ayrıca haşlanmış havucun üzerine yoğurt konarak yenmesi ayrı bir ya­rar sağlar. Pırasa da maalesef yararları fazla bilinme­yen ve dolayısıyla fazla sevilmeyen bir kış sebzesidir. Pırasada A, B-l, B-2 ve bolca E vitaminleri bulunur. Yararlarına gelince: Böbreklerin iyi ve düzenli çalışma­larını sağlar, böylece, idrar tutukluğunu giderir ve kanı temizler. Ayrıca, iştah açar, mideyi ve sinirleri kuvvetlendirir. Pırasa hem etli ve hem de zeytinyağlı pişirile-bilen bir sebzedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/taze-sebzeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pirinç</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/pirinc/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/pirinc/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 14:03:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[patatesin kalorisi ne kadardır]]></category>
		<category><![CDATA[patatesin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[patatesteki vitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[pirincin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[pirinçte bulunan vitaminler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/pirinc/</guid>
		<description><![CDATA[Pirinç, her ne kadar minerallerden fakir olmakla be­raber, değerli bir gıdadır. Karbonhidrattan zengindir. Bu nedenle, 100 gram pirinçte ortalama 350 kalori vardır. Yani şehriye ve makarna kadar. Daha önce de söyledi­ğim gibi Çinlilerin ve Japonların ana gıdaları olmasına rağmen,&#8217; bunlar genel olarak şişman insan değillerdir. Çünkü, bunlar pirinci haşlanmış olarak yerler ve bizdeki gibi yağla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pirinç, her ne kadar minerallerden fakir olmakla be­raber, değerli bir gıdadır. Karbonhidrattan zengindir. Bu nedenle, 100 gram pirinçte ortalama 350 kalori vardır. Yani şehriye ve makarna kadar. Daha önce de söyledi­ğim gibi Çinlilerin ve Japonların ana gıdaları olmasına rağmen,&#8217; bunlar genel olarak şişman insan değillerdir. Çünkü, bunlar pirinci haşlanmış olarak yerler ve bizdeki gibi yağla pişirmezler. Şu halde, pilavın şişmanlatıcı ni­teliği daha ziyade pişirilirken ilâve edilen yağdandır.<span id="more-203"></span><br />
Pirinç de, makarna gibi haşlandığında su çeker ve şişer. Böylece, makarna gibi doyurucudur. Bazı hanımla­rın kilo vermek için birkaç gün yağsız lapa perhizi yap­tıklarını ve birkaç kilo verdiklerini hep biliriz. Lapa ile zayıflamada gerçek, pirincin doyurucu oluşu ve yağsız pi­şirilmiş olmasıdır. Ancak, bu rejim bir veya iki gün için geçerlidir, sürekli olmaz ve olmamalıdır da. Zira, uzun sürdüğünde beslenme yetersizliği kendini gösterir. Çok az yağlı veya et suyu ile maydanoz ve domatesin de ilâ­vesiyle yapılmış pirinç çorbası hem yararlı ve hem de doyurucudur.<br />
Pilav, dolma, çorba gibi yemekler dışında muhal­lebi ve sütlaç yapılırken de pirinçten yararlanılır. Pirinç unundan yapılan çocuk mamaları da çok besleyicidir. Pi­rinç kandaki üreyi azaltır. Tuzsuz lapası tansiyonu dü­şürür ve ishali durdurur. Böylece böbreklerin iyi ve dü­zenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Pirinçte karbonhid­ratın yanı sıra B-l, B-2, E ve K vitaminleri de bulunur.<br />
Patates: l<br />
Patates yararlı ve oldukça ucuz bir gıdadır. Yarar­lıdır, çünkü patateste A, B, C gibi vitaminler, potasyum ve kalsiyum madenleri vardır. Her 100 gramında 20 gram karbonhidrat vardır ve bu da vücutta yanarak şe­kere dönüşür. Bununla beraber 100 gram patates 85 -90 kalori verir. Bu ise, ekmeğin verdiği kalorinin yaklaşık üçte biri demektir.<br />
Bu bakımdan gerek zayıflama rejimlerinde ve ge­rekse şeker hastalarının tedavisinde ekmek yerine pa­tates önerilir, özellikle haşlanmış patates çok yararlı­dır. Patatesten, çok çeşitli yemekler ve salatalar yapıldığı gibi, haşlanmış veya kızartılmış şeklinde de yenir. Birçok Avrupa ülkesinde ekmek ve hatta et yerine pa­tates yenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/pirinc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekmek ve Unlu Maddeler</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/ekmek-ve-unlu-maddeler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/ekmek-ve-unlu-maddeler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 13:26:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ekmekteki vitaminler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/ekmek-ve-unlu-maddeler/</guid>
		<description><![CDATA[Ekmek, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi bizde de ana besin maddesidir ve besleyicidir. Ne var ki, ekmeğin şekli, rengi ve cinsi ülkeden ülkeye değişir. Bu da ya-pıldıkları unların cins ve karışımlarına göredir. Ekmeğin iki özelliği vardır: Türkiye&#8217;nin hangi yö­resinde olursa olsun, ekmeksiz bir sofra görmek müm­kün değildir. Bir yemek iki öğün veya bir iki gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ekmek, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi bizde de ana besin maddesidir ve besleyicidir. Ne var ki, ekmeğin şekli, rengi ve cinsi ülkeden ülkeye değişir. Bu da ya-pıldıkları unların cins ve karışımlarına göredir.<br />
Ekmeğin iki özelliği vardır: Türkiye&#8217;nin hangi yö­resinde olursa olsun, ekmeksiz bir sofra görmek müm­kün değildir. Bir yemek iki öğün veya bir iki gün üst-üste yenmez, yenirse de bıkılır. <span id="more-202"></span>Oysa, günlerce, aylar­ca ve hatta senelerce sabah, öğle ve akşam yenen ekinekten bıkılma?, aksine aranır ve istenir. Su da böyle­dir, içilir, içilir yine de bıkılmaz. Çünkü, su ve ekmek Tanrı&#8217;mn iki büyük nimeti olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, Türk milleti ekmeği çok sever, sayar ve yer. Hatta bizde ekmek atılmaz ve günah sayılır.<br />
Ekmeğin 100 gramı ortalama bir ekmeğin dörtte bi­ri demektir, 100 gram ekmek ise ortalama 240 kalori ve­rir. Şu halde 100 gram ekmek ile 100 gram orta yağlı et ve 100 gram orta yağlı beyaz peynir, aşağı yukarı ay­nı kaloriyi verirler. Ne var ki, buğday ekmeği ile fran­cala ekmeği, çavdar ekmeği veya mısır ekmeği arasın­da kalori açısından büyük bir fark yoktur ve hemen he­men hepsi yaklaşık aynı kaloriyi verirler. Farklar sindi­rim açısındandır.<br />
Ekmek, hem doyurucu ve hem de besleyicidir. An­cak, kızartılmış ekmek, kızartılmamış ekmekten daha doyurucudur. Bu besleyici niteliğinden dolayı, tüm <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kolay-ve-saglikli-zayiflama-metodu/">za­yıflama</a> reçetelerinde ekmek çok kısıtlanmıştır. Hatta, yalnız ekmeği kesmiş, daha doğrusu kesebilmiş kişilerin kısa zamanda zayıfladıkları bir gerçektir.<br />
Bu bakımdan biz de, ekmeği kesemeyenlere, günde en çok üç dilimden fazla ekmek yememelerini Öneririz. Buna göre, sabah kahvaltıda iki dilim, öğlen yemekte bir dilim, akşam yemeğinde ise hiç ekmek yenmemesini öneririz. Yenecek miktarın saptanması bakımından ek­mek ile grissiniyi karşılaştırmak isteriz. Her ne kadar aynı miktarda (yani ağırlıkta) ekmek ile grissini hemen hemen aynı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalori-nedir/">kalori</a>yi verirse de yenen veya yenecek gris-sininin sayısını ve dolayısıyla miktarım tayin mümkün­dür. Şöyle ki, bir grissini ortalama s 5-6 gram gelir. Şu halde dört dilim ekmek (100 gram) 17 &#8211; 18 grissiniye eşit­tir. Demek oluyor ki, bir dilim ekmek eşittir ortalama 4-5 grissiniye. Biz en çok sabah kahvaltıda iki dilim, yani 10 -12 grissini, öğlen bir dilim, yani 5-6 grissini, ak­şam ise ekmek yenmemesini Önerdik.<br />
Unlu maddelere gelince: Şehriye ve makarnanın yü­zer gramı 350 kalori verirler. Yani, 100 gram ekmeğe nazaran, 1,00 kalori daha fazla veriyorlar demektir. An­cak, makarna çok su çeker ve genişler pişerken. Böyle­ce, 100 gram makarna yağsız suda haşlanınca 150-200 gram gelir ve bir tabak dolar. Bunun üzerine fazla ka­lorisi olmayan, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/domates/">domates</a> suyu veya <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/ketcap-tarifi/">ketçap</a> veya birkaç kaşık yoğurt konarak yenir. Ayrıca, makarna ekmeksiz de yenebilir. Şu halde 100 gram ekmek yerine, 100 gram yağsız suda haşlanmış domates soslu makarna bir ta­bak makarna yeteri kadar doyurucudur ve bir öğün olabilir.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/sehriye/">Şehriye</a> de makarna gibi su çeker ve şişer. Böylece 100 gram şehriye ile iki kâse şehriye çorbası yapılabi­lir. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/terbiyeli-tel-sehriye-corbasi-tarifi/">Şehriye çorbası</a> da yararlı ve doyurucudur. Yeter ki, fazla yağlı olmamalı ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/corba-tarifleri/">çorba</a> da et veya tavuk suyu tableti ile pişirilsin.<br />
Yine undan yapılan bisküvilerin kalori değerleri ise 400 kaloriden başlayarak cinslerine göre yükselir. Bu cinslere göre kalori artışı, bisküvilere konan şeker ve yağ miktarları ile orantılıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/ekmek-ve-unlu-maddeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yumurtanın Faydaları</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtanin-faydalari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtanin-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 13:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtada ne kadar kalori vardır]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtada ne kadar protein vardır]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtanın yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtanin-faydalari/</guid>
		<description><![CDATA[Yumurta protein, mineral ve vitamin kaynağı olan çok önemli bir besindir. 50 gramlık bir tavuk yumurta­sının kabuğu 5 gram, sarısı 15 gram, akı ise 30 gramdır. 50 gramlık bir tavuk yumurtası 70 kalori verir. Şu halde, 4 adet yumurta, iki kibrit kutusu büyüklüğünde, yani 100 gram orta yağlı beyaz peynirin verdiği kalori­yi verir. Yumurtanın sarışındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yumurta/">Yumurta</a> <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/protein/">protein</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vitamin-ve-mineral-gereksinimi/">mineral</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vitamin-ve-mineral-gereksinimi/">vitamin</a> kaynağı olan çok önemli bir besindir. 50 gramlık bir tavuk yumurta­sının kabuğu 5 gram, sarısı 15 gram, akı ise 30 gramdır. 50 gramlık bir tavuk yumurtası 70 kalori verir. Şu halde, 4 adet yumurta, iki kibrit kutusu büyüklüğünde, yani 100 gram orta yağlı beyaz peynirin verdiği kalori­yi verir. Yumurtanın sarışındaki kalori beyazının iki katıdır.<span id="more-201"></span><br />
Yumurtanın çocukların ve yetişkinlerin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">beslenme</a>le­rinde önemli bir yeri vardır. Yumurta rafadan olarak içilir, kaynatılmış ve ayrıca yağda veya omlet veya çe­şitli yiyeceklerin hazırlanmalarına ilave edilmek sure­tiyle de yenir.<br />
Kaynatılmış lop yumurta, daha doyurucudur ve böylece kişiyi daha uzun süre tok tutar. Gerek bu nite­liği ve gerekse bileşimindeki zorunlu maddelerin bulu­nuşu, ayrıca da, düşük <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalori-nedir/">kalori</a>li olması nedeniyle özellik­le ingilizlerin olmak üzere, birçok ülkenin zayıflama re­çetelerinde kaynatılmış yumurta yer almaktadır.<br />
Ancak, yumurtanın sarısında az miktarda da olsa <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kolesterol/">kolesterol</a> mevcuttur. Bu nedenle, 50 yaşından sonra ve Özellikle <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yuksek-tansiyon/">yüksek tansiyon</a>u olanlar yumurtayı daha dik­katli yemelidirler. Yani, bu gibi kişilerin her gün olma­mak üzere haftada 2-3 gün yumurta yemelerinin kuş­kusuz büyük bir Önemi yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtanin-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı ve Dengeli Beslenme Nasıl Sağlanır?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/saglikli-ve-dengeli-beslenme-nedir-ve-nasil-saglanir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/saglikli-ve-dengeli-beslenme-nedir-ve-nasil-saglanir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 13:01:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dengesiz beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[doğru beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[iyi beslenmek ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/saglikli-ve-dengeli-beslenme-nedir-ve-nasil-saglanir/</guid>
		<description><![CDATA[insan vücudunun normal çalışabilmesi, sağlıklı ve düzenli bir yaşam için gerekli olan enerjiyi besinlerden sağlar; ancak, her insanın da aynı mik­tar enerjiye ihtiyacı yoktur. Demek oluyor ki, her kişinin kendisine göre günlük enerji ih­tiyacı vardır. Birisi için normal ve yeterli olan enerji, diğer bir kişi için çok veya az olabilir. Şu halde, kişinin günlük enerji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>insan vücudunun normal çalışabilmesi, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a>lı ve düzenli bir yaşam için gerekli olan enerjiyi besinlerden sağlar; ancak, her insanın da aynı mik­tar enerjiye ihtiyacı yoktur. Demek oluyor ki, her kişinin kendisine göre günlük enerji ih­tiyacı vardır. Birisi için normal ve yeterli olan enerji, diğer bir kişi için çok veya az olabilir. Şu halde, kişinin günlük enerji ihtiyacı, o kişinin boyuna, kilosuna, günlük yaşamına, iş ve çalışma haya­tına göre hesaplanır.</p>
<p>Enerji açısından yetersiz bir <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/saglikli-beslenme-hakkinda-bilgiler/">beslenme</a>, insanı yal­nız <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kolay-ve-saglikli-zayiflama-metodu/">zayıflama</a>ya değil, aynı zamanda birçok komplikasyonlara ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalıklar</a>a götürür. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">Beslenme </a>yetersizliği ani ve birden başlarsa, örneğin bir açlık grevine başlan­dığında, kısa zamanda ağır bir tablonun ortaya çıkması­na sebep olur. Diğer taraftan, beslenme yetersizliği ne kadar zararlı ise, aşırı beslenme ve enerji fazlalığı da o kadar zararlıdır. Çünkü, aşırı beslenme kişiyi şişmanlı­ğa götürür. Ne var ki, aşırı beslenme, bilerek veya bil­meyerek, iki şekilde yer alabilir.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-11238" title="saglikli-beslenme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/saglikli-beslenme.jpg" alt="saglikli-beslenme" width="250" height="250" /><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Birincisi,</strong> </span>vakitli vakitsiz her şeyden fazla miktarda yemekle meydana gelebilir, ikincisi ise, bazı yemekleri diğerlerinden &#8216;fazla yemekle kendini gösterir, örneğin, fazla yağlı veya fazla şekerli maddeler yenerek. Her iki şekilde aşırı beslenme evvela şişmanlığa ve sonra da, da­ha önce de belirttiğimiz gibi çeşitli zararlara ve hasta­lıklara neden olur.</p>
<p>Şu halde, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/dengeli-beslenme/">dengeli beslenme</a> deyince, konuya geniş bir açıdan bakmak gerekir. insan vücudunu bir fabrikaya veya bir otomobile benzetmiştik. Bir fabrikanın enerji dışında diğer temel maddelere veya bir otomobilin yürüyebilmesi için nasıl yalnız benzine değil aynı zamanda yağ ve suya da ih­tiyaç varsa, vücudun tüm fonksiyonlarını normal olarak yapabilmesi için de yalnız enerji yeterli değildir, daha birçok <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalori-nedir/">kalori</a> vermeyen ve sözünü ettiğimiz <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vitaminler-2/">vitaminler</a>e ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/mineraller/">mineraller</a>e de ayrı ayrı ihtiyaç vardır. Nitekim, den­gesiz ve yetersiz beslenmenin uzun sürdüğü bölgelerde, savaşlarda veya ülkelerin ekonomik sıkıntılarında, gerek çocuklarda ve gerekse yetişkinlerde çeşitli hastalıkla­rın meydana geldiği görülmüştür.</p>
<p>Daha önce de belirttiğimiz gibi enerjiyi, değişik oranlarda olmak, üzere, üç ana besin grubu (<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/proteinler/">proteinler</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/karbonhidratlar/">karbonhidratlar</a> ve yağlar) sağlar. Bu görüşe göre, bir insanın devamlı olarak günlük enerji ihtiyacını bunla­rın birinden veya ikisinden karşılamak ve diğer grup ve­ya gruplardan almamak teorik (nazarî) olarak mümkün görülürse de, yapılan çalışmalar ve araştırmalar bunun çok yanlış ve hatta zararlı bir uygulama olduğunu ka­nıtlamıştır. Örneğin, gerektiğinden fazla karbonhidrat ve özellikle şeker alınması şişmanlığa ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a>na neden olurken, yağların fazla alınması da yine şişman­lığa, safrakesesi hastalığına ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/damar-sertligi/">damar sertliği</a>ne sebep olmaktadır. Şu halde, günlük gerekli kalori ihtiyacı orantılı olarak her üç ana gruptan sağlanmalıdır.</p>
<p>Bugün modern beslenme tekniğine göre, normal ve dengeli bir beslenme için enerji ihtiyacı, azar da olsa üç ana gruptan karşılanmalıdır. Bilginlere göre, sindirimin normal olabilmesi, organ ve sistemlerin fonksiyonlarını tam yapabilmeleri için, değişik oranlarda da olsa, her üç ana gruptan yiyecekler, beslenmede yer almalıdır. Yine bu bilginlere göre, <strong>normal bir kişinin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gunluk-kalori-ihtiyaci-nasil-saptanir/">günlük kalori ih­tiyacı</a>nın % 15&#8242;ini proteinlerden, % 60&#8242;mı karbonhidrat­lardan ve %% 25&#8242;ini de yağlardan sağlanmalıdır.</strong></p>
<p>Bununla beraber, zayıflama <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/rejim-cesitleri/">rejim</a>lerinde —kuşku­suz şişmanlık derecesine göre — veya şeker, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/kalp-sagligi-hakkinda-bilgiler/">kalp</a>, da­mar, karaciğer veya <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/yazi/bobrek-hastaligi/">böbrek hastalıkları</a> gibi özel rejim­ler, gerektiren hallerde bu oranlarda değişikliklerin yer almaları normal ve zorunlu kabul edilmektedir.</p>
<p>Yağlar ile ilgili bir noktayı açıklığa kavuşturmak gerek. Bazı insanlar sabah kahvaltılarında veya öğlen veya akşam yemeklerine başlarken (ki bu gelenek da­ha ziyade lüks lokantalarda yer almaktadır) tereyağı yemezler ve kendilerinin yağ yemediklerini sanırlar ve savunurlar. Oysa, bu kişiler, yağ almaktadırlar. Şöyle ki, gözle görünmeyen yağlar etlerin ve balıkların lifleri arasında mevcuttur, kuşkusuz değişik oranlarda. Ayrı­ca, tencerede pişirilen pilav ve çeşitli sebze ve <a href="http://www.yemektarifleri.info">yemek</a>ler, tavada kızartılan etler, balıklar ve patates tahminin üs­tünde yağ çekmişlerdir hazırlanırlarken.</p>
<p>Ayrıca, süt, peynir, fındık, fıstık ve ceviz gibi birçok yiyeceklerde ve içeceklerde değişik oranlarda yağ vardır.<br />
Kalori veya enerji sağlayan gıdaların üç ana gru­ba ayrıldıklarını ve bu gruplara ayrümalarındaki esa­sın da, gıdalar içinde her ne kadar değişik oranlarda ol­mak üzere (protein, hidrokarbon ve yağ) mevcut ise de bu bileşimde en yüksek oran hangi gruptan ise, yiye­cek veya içeceğin o gruba dahil edildiğini söylemiştik. Ne var ki yiyecek ve içeceklerin bu üç ana gruba ayrılması bilimsel açıdandır ve bileşimindeki orana göredir. Oy­sa, gerek pratik bakımdan ve gerekse halk arasında yi­yecekler ve içecekler iki ana gruba ayrılmışlardır. Bun­lar:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1) Hayvansal gıdalar</strong> </span>ve<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>2) Bitkisel gıdalar</strong></span>, diye.</p>
<p>Bu ayırımda kriter veya ölçü ise şudur: Bir yiyecek ve içeceğin kökeni hayvansal ise, hayvansal gıdalar gru­buna, bitkisel ise, bitkisel gıdalar grubuna dahil edil­mişlerdir.</p>
<p>Diğer taraftan, bu üç ana grup yani proteinlerin, karbonhidratların ve yemeklik yağların dışında kalan, her ne kadar kalori sağlamasalar da yaşam için çok zo­runlu olan diğer iki gruba gelince: Yani vitaminler ve mineraller ne olacak? Daha Önce de belirttiğimiz gibi bu çok önemli iki grupta yer alan vitamin ve mineral çe­şitlerini yiyeceklerden ve içeceklerden almaktayız. Şu halde bunlar da hayvansal veya bitkisel kökenlidirler, işte bu bakımdan tüm yiyecekler ve içecekler <strong>«Hayvan­sal Besinler» </strong>ve <strong>«Bitkisel Besinler»</strong> diye iki gruba ay­rılmaları genel olarak kabul edilmiştir. Birçok yayın­larda ve kitaplarda bu ikili sınıflama kullanılmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hayvansal Gıdalarla Bitkisel Gıdalar Arasında Ne Fark Vardır?</strong></span></p>
<p>Genel olarak, hayvansal kökenli gıdaların sindirimi nispeten daha kolaydır. Bununla beraber, bitkisel yiye­cekler de yaşam için zorunludur. Bitkisel yiyeceklerin arasında sindirimi kolay olmayan ve selüloz denilen lifli ve posa bırakan madde vardır. Ancak, buna da ihtiyaç vardır. Bunlar sindirim borusu ve özellikle <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kalinbarsak-iltihabi/">kalın bağırsaklar</a>ın hareketleri için zorunludur. Bunların azlığı ve­ya yokluğu <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kabizlik/">kabızlık</a>a neden olur. Bu itibarla, günlük yi­yecekler arasında bir miktar posa bırakanların da bu­lunması yararlı ve çok önemlidir. Posa bırakanlar ara­sında bazı meyveleri, sebzeleri, marul, salatalık ve hı­yar gibi yiyecekleri sayabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/saglikli-ve-dengeli-beslenme-nedir-ve-nasil-saglanir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>48</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

