<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; gebelikte yaşanan sorunlar</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/gebelikte-yasanan-sorunlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Gebelikte Kaşıntı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-kasinti/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-kasinti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 14:14:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-kasinti/</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte kaşıntı nispeten sık rastlanan belirtilerden biridir.  Bu kaşıntı gebeliğin kendisinden kaynaklanan bir durum olabilir veya gebe olunmayan dönemlerde kaşıntı yapan durumlar gebelik dönemine rastlamış olabilir.Her durumda gebelikte kaşıntı doktor tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Alerjik durumlar gebelikte nispeten daha az sıklıkta görülseler de alerji öyküsü olan anne adaylarında görülen cilt döküntülü kaşıntılarda bu durumu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-kasinti/">Gebelikte kaşıntı</a> nispeten sık rastlanan belirtilerden biridir.  Bu <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kasinti/">kaşıntı</a> gebeliğin kendisinden kaynaklanan bir durum olabilir veya gebe olunmayan dönemlerde kaşıntı yapan durumlar <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/">gebelik</a> dönemine rastlamış olabilir.Her durumda gebelikte kaşıntı doktor tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Alerjik durumlar gebelikte nispeten daha az sıklıkta görülseler de alerji öyküsü olan anne adaylarında görülen cilt döküntülü kaşıntılarda bu durumu akla getirmek gerekir.Yine uyuz, bitlenme, sinek sokması gibi parazitlere bağlı kaşıntılar da söz konusu olabilir.Uyuz kendini özellikle karın bölgesinde başlayan inatçı <a title="kaşıntı" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kasinti">kaşıntı</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karin-2/">karın</a> cildinde hastalık için özgün olan cilt lezyonlarıyla belli eder. Aile bireylerinde de genellikle kaşıntı vardır. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/uyuz/">Uyuz</a> tedavisinde parazite etkili maddeler içeren losyon şeklindeki ilaçlar doktor önerisine göre kullanılır.Bitlenme kendini <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sac-kil/">saç</a>larda ve/veya <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/genital/">genital</a> kılların olduğu bölgede inatçı kaşıntılar şeklinde gösterir. İncelemede bit parazitinin yumurtaları kolaylıkla bulunabilir. Tedavide yine doktor önerisine göre şampuan ve losyon şeklideki ilaçlardan faydalanılır.Gebelikte bölgesel kaşınmanın en sık görülen nedeni genital mantar enfeksiyonudur. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/vajina/">Vajina</a> ve vulvada kaşıntı, kızarıklık, şişme ve peynir kesiği gibi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-akinti/">akıntı</a> bu <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/enfeksiyon-2/">enfeksiyon</a>unun özgün belirtileridir.</p>
<p><strong>Gebeliğin kendisinden kaynaklanan kaşıntılar</strong></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/catlak-deriler/"></p>
<div id="attachment_20976" class="wp-caption alignleft" style="width: 307px"><img class="size-full wp-image-20976    " title="gebelikte kaşıntı" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2007/12/gebelikte-kasinti.jpg" alt="" width="297" height="285" /><p class="wp-caption-text">gebelikte kaşıntı, hamilelikte kaşıntı</p></div>
<p>Çatlak</p>
<p>lar:<br />
Karın, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gogus/">göğüs</a> ve bacaklardaki çatlaklar cildi gererek rahatsız edici kaşıntılara neden olabilirler. Gerginliği azaltmak için bademyağı, krem ve ileri durumlarda kaşıntı giderici ilaçlar doktor önerisine göre kullanılabilir.<br />
Gebelik kaşıntısı:<br />
Gebelik döneminde vücutta yaygın kaşıntının en önemli nedeni gebelik kaşıntısı adı verilen durumdur. Yaklaşık 700 anne adayından birinde genellikle gebeliğin son haftalarında görülen bu hastalıkta artan gebelik hormonların etkisiyle safra kanallarında akım yavaşlamakta ve böylece kanda kaşıntıya neden olan safra asitleri birikmektedir.Gebelik kaşıntısında genellikle tek belirti kaşıntı olmasına karşın ileri durumlarda kaşıntıdan birkaç gün sonra safra kanallarındaki tıkanıklık kanda bilirubin artışına ve sarılık gelişmesine neden olabilir.Tek başına gebelik kaşıntısı gebeliğin seyrini ve bebeğin durumunu olumsuz etkileyen bir durum olarak kabul edilmemekle birlikte beraberinde sarılık olması durumunda gebeliğin daha yakın takibi gereklidir.Gebelik kaşıntısı preeklampsi seyrinde gelişebilen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karaciger/">karaciğer</a> tutulumundan ayırt edilmesi gerekli bir durum olmakla beraber bu ayrım tansiyonun normal olması ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/idrar/">idrar</a>da protein çıkışı olmamasıyla kolaylıkla yapılabilir.Gebelik kaşıntısının tedavisinde doktor önerisine göre bölgesel krem veya losyon şeklinde tedavi veya ağızdan tablet alınması şeklinde tedavi yapılabilir.Gebelik kaşıntısı genellikle doğumdan iki hafta sonra kaybolur, ancak genellikle her gebelikte tekrarlayıcılık arz eder ve hastalığı geçiren anne adayları <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">doğum</a> kontrol hapı kullandıklarında da aynı belirtiler ortaya çıkabilir.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-kasinti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GEBELİKTE STRES</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-stres/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-stres/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 14:13:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-stres/</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik döneminin sakin ve güven içinde geçmesi, anne ile bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Yaşanan stres, acı ve üzüntülü olaylar ise hem bebek hem de annenin sağlığını olumsuz etkiliyor. Öyle ki yorucu iş temposu ve ruhsal yönden çöküntüye neden olabilecek üzücü olaylar, bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini sekteye uğratabiliyor. Problemli bir gebelik de erken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik döneminin sakin ve güven içinde geçmesi, anne ile bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Yaşanan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/stres/">stres</a>, acı ve üzüntülü olaylar ise hem bebek hem de annenin sağlığını olumsuz etkiliyor. Öyle ki yorucu iş temposu ve ruhsal yönden çöküntüye neden olabilecek üzücü olaylar, bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini sekteye uğratabiliyor. Problemli bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/">gebelik</a> de <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/erken-dogum/">erken doğum</a> riski taşıyabiliyor. Hatta <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">doğum</a> esnasında bebeğin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/oksijen/">oksijen</a>siz kalmasına bile neden olabiliyor.Bilim adamları, stresli bir hamilelik dönemi geçiren anne adaylarının erkeklik hormonu <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/testosteron/">testosteron</a>u daha çok salgıladıklarını belirterek, bu hormonun da bebeğin sosyalleşme yeteneğini, konuşma kabiliyetini olumsuz etkilediğine dikkat çektiler.Bunun sonuçlarının otizme kadar varabildiğinin de altını çizen bilim adamları, sosyal bir çocuk sahibi olabilmenin ilk yolunun sakin ve stressiz bir hamilelik döneminden geçtiğini kaydettiler.<br />
Hamilelikte yaşanan stres, hamilelik sonrası depresyonu tetikleyebileceği gibi, annenin kendi öz bakımını ihmal etmesine, madde kullanımına yönelmesine sebep olabilir. Hamilelik döneminde stres yaşayan anne adayının, doğum sonrası çocukla iletişimde de sorun yaşaması muhtemeldir. Yapılan araştırmaya göre, hamilelik döneminde ve bebeğin ilk yıllarında annenin depresyon geçirmesi, çocuğun sosyal ve bilişsel gelişimine, olaylar karşısında başa çıkma ve problem çözme becerilerine olumsuz etki edebileceği söylenmektedir.</p>
<p>Hamilelik Döneminde Stres Belirtileri:<br />
Kişisel beklentileri yüksektir (Mükemmel bir anne olmalıyım, hata yapmamalıyım)</p>
<p>Sık sık olumsuz düşünceler içinde boğulur (Çocuğum sağlıklı olmayacak, bir şeyler ters gidecek)</p>
<p>Anksiyete ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/depresyon-nedir/">depresyon</a> belirtileri gösterir.</p>
<p>İlişkilerinde sürekli çatışma içindedir.</p>
<p>Karar verme ve problem çözme becerilerini kullanmakta zorluk çeker.</p>
<p>Panik ve öfke nöbetleri geçirir.</p>
<p>Sağlığına, yeme düzenine ve egzersizlerine yeterli önemi vermekte zorluk çeker veya<br />
yapamamaktan ötürü aşırı kaygılanır.</p>
<p>Kendini değersiz ve yetersiz görür.</p>
<p>Uyku düzeni bozulur.</p>
<p>Hamilelikte Stresten Uzak Durmak için Yapılması Gerekenler:</p>
<p>Hamilelikte kendinizi üzmeyin. Hiçbir şeyi kafanıza takmayın.</p>
<p>Kendinizi kötü hissetmenize neden olacak kişi ve olaylardan uzak durun.</p>
<p>Deprem, sel, kaza gibi felaket haberlerini ve bu tür görüntüleri izlemeyin.</p>
<p>Yorucu ve stresli bir işiniz varsa izin alın.</p>
<p>Doktorunuz hamileliğiniz esnasında size istirahat önerdiyse onu mutlaka dinleyin.</p>
<p>Rahatlama egzersizleri (nefes, hamile yogası, meditasyon) hamilelik döneminde işe yarar. Kalp atışları, kan basıncı, stres hormonu ve kas gerginliği azalır, zihin de tüm bu fiziksel değişimlerden olumlu etkilenir. Kaygı ve depresyon ile baş etmede, bedeni rahatlatmak, öncelikle zihni rahatlatmanın ve endişe ve kaygılardan uzaklaşmanın yoludur. Her gün veya gün aşırı, bu egzersizlerden faydalanmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/">Hamilelik</a> döneminde psikolojik destek alınması, duyguları ifade etmek, yapıcı ve alternatif düşünme yöntemleri geliştirmek, başa çıkma becerileri kazanmak açısından yardımcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-stres/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GEBELİK VE MİYOM İLİŞKİSİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-miyom-iliskisi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-miyom-iliskisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 12:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-miyom-iliskisi/</guid>
		<description><![CDATA[Miyomların gebelik oluşumuna engel olmaları nadir bir durumdur. Özellikle rahimin dış duvarında ve kas duvarından gelişenlerde bu olasılık yoktur. Yalnız, rahim iç zarı (endometriyum) altında yerleşmiş (submüköz) myomlar bazen gebeliğin endometriyuma yerleşmesine ve gelişmesine engel olabilir. Myomunu kısırlık sebebi olarak kabul edilebilmesi veya şüphelenilmesi için başka bir sebep olmaması gerekir. Eğer, başka bir sebep yok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/miyom/">Miyom</a>ların <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">gebelik</a> oluşumuna engel olmaları nadir bir durumdur. Özellikle <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim/">rahim</a>in dış duvarında ve kas duvarından gelişenlerde bu olasılık yoktur. Yalnız, rahim iç zarı (endometriyum) altında yerleşmiş (submüköz) myomlar bazen gebeliğin endometriyuma yerleşmesine ve gelişmesine engel olabilir. Myomunu <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik/">kısırlık</a> sebebi olarak kabul edilebilmesi veya şüphelenilmesi için başka bir sebep olmaması gerekir. Eğer, başka bir sebep yok ve submüköz yerleşimli bir myom varsa bunun kısırlık sebebi olabileceği düşünülerek ameliyat yapılabilir. Aksi taktirde ameliyatı gerektirecek başka bir sebep yoksa gebelik öncesi myomu almak için ameliyat gereksizdir. Üstelik, ne kadar iyi teknikle yapılırsa yapılsın myom operasyonları karın içi yapışıklıklara yol açma riski taşır. Bu da gebeliğin oluşumuna engel olabilir. Yanlış anlaşılmaması için bir konuyu vurgulamakta fayda vardır.</p>
<p>Gebelikte Miyomların klasik olarak büyüdüğü bilinir. Ancak, bazı geniş çalışmalarda bazı Miyomların büyüdüğü, buna karşın bir kısmının ise değişmeden kaldığı ve hatta küçüldüğü gözlenmiştir.</p>
<p>Gebelikte büyük olmayan miyomların belirgin zararı yoktur. Ancak, büyük Miyomlar çocuğun başının doğu kanalına girmesine engel olabilecek bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/lokalizasyon/">lokalizasyon</a>da olabilir. Bazı lokalizasyonlardaki miyomlar düşük ve erken doğum riskini artırabilir. Bunun dışında doğum sonrası kanama riskini artırabilir.</p>
<p>Miyom çıkarma operasyonu (myomektomi) geçirmiş kadınlarda sonraki gebelik açısından 2 risk vardır. Eğer, mikrocerrahi kurallarına uygun olmayan dikkatsiz tekniklerle yapılmışsa veya operasyonu zor olan komplike bir miyom ise karın için yapışıklıkların olması ve bunun gebelik oluşumuna engel olması bir risktir. İkinci risk ise doğum eylemi sırasında rahmin dikiş yerlerinden yırtılma riskidir. Genellikle bu risk operasyon sırasında <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/uterus/">uterus</a>un tüm katlarını içeren bir kesi gerektirmişse ortaya çıkar. Bu nedenle, myomektomi öyküsü olanlarda eğer yapılan operasyonun detayları bilinmiyorsa o zaman <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sezaryen-ameliyati/">sezaryen</a> yapmak gerekir. Ama, rahmin dış tabakasından küçük bir kesi ile yapıldığı bilinen bir myomektomi operasyonundan sonra sezaryen şart değildir.</p>
<p>Çoğu hekim sezaryen sırasında miyom çıkarılmasını tercih etmez. Bunun sebebi gebe rahmin aşırı derecede kanlanması ve bunun sonucunda çıkarılan Miyom yerinden kanamanın durdurulamaması riskidir. Kanamanın durdurulamaması rahim alınma riski ile doktor ve hastayı karşı karşıya getirebilir. Eğer, miyom rahmin dış duvarında ve özellikle saplı ise sezaryen sırasında alınabilir, ancak rahim duvarı içindeki miyomlara dokunmamakta genellikle fayda vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-miyom-iliskisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GEBELİKTE DÜŞÜK TANSİYON VE BAYILMA</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-dusuk-tansiyon-ve-bayilma/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-dusuk-tansiyon-ve-bayilma/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 12:25:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-dusuk-tansiyon-ve-bayilma/</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikin ilk üç ayında meydana gelen hormonal değişiklikler, psikolojik etkenler, dolaşım bozukluğu ve tansiyonun aniden düşmesi gibi nedenlerle gebe bir kadında baş dönmesi ve baygınlık hissi gelişebilir. Bacak damarlarında kanın göllenmesi, kan şekerinin düşmesi, ani pozisyonun değişikliği, yorgunluk, damar yatağında mevcut sıvı miktarının artması ile dolaşımın yüklenmesi ve nispi olarak kansızlıkın gelişmesi gibi nedenlerden ileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik/">Gebelik</a>in ilk üç ayında meydana gelen hormonal değişiklikler, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yani-psikolojik-gebelik/">psikolojik</a> etkenler, dolaşım bozukluğu ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/tansiyon/">tansiyon</a>un aniden düşmesi gibi nedenlerle gebe bir kadında <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bas-donmeleri-vertigo/">baş dönmesi</a> ve baygınlık hissi gelişebilir. Bacak damarlarında <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan/">kan</a>ın göllenmesi, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan-sekeri/">kan şekeri</a>nin düşmesi, ani pozisyonun değişikliği, yorgunluk, damar yatağında mevcut sıvı miktarının artması ile dolaşımın yüklenmesi ve nispi olarak <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kansizlik/">kansızlık</a>ın gelişmesi gibi nedenlerden ileri gelir. Ayrıca, gebeliğin daha geç dönemlerinde kadının <a>sırt</a>üstü yatmasına bağlı olarak hafif <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-dusuk-tansiyon-ve-bayilma/">tansiyon düşüklüğü</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bas-donmeleri-vertigo/">baş dönmesi</a>görülebilir.</p>
<p>Alınması Gereken Önlemler:</p>
<p>Genel olarak hastalardaki ilk belirti: anlamada zorlanma ve yetersizlik, baş dönmesi ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/gorme-sorunu/">görme sorunu</a> şeklinde kendini gösterir. Baş Dönmelerinde ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bayilma-2/">bayılma</a> durumlarında yapılacak ilk müdahale hastayı sırt üstü yatırıp başının altına yastık koymadan bacaklarının yukarı kaldırılması gerekir. Gebe kadın, kendinde bu durumu hissettiği anda hemen oturmalı ya da uzanmalıdır. El ve ayak <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/parmak/">parmak</a> uçlarının sıkıştırılması, yüzüne bir bezle soğuk su veya kolonya sürülmesi ile hastanın kendine gelmesi sağlanabilir. Bunlar yapılırken bir sağlık mensubu tarafından <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/nabiz/">nabız</a> ve tansiyonun kontrol edilmesi alınması gereken önlemler bakımından gerekli olduğu bilinmelidir.</p>
<p>Ani pozisyon değişikliklerinden, uzun süre aynı pozisyonda oturmaktan ya da ayakta durmaktan kaçınılmalıdır. Çünkü bu durum kanın göllenmesine ve baygınlık hissine neden olmakta, vücutta dolaşan kan miktarının azalmasına sebep olmaktadır. Sırtüstü yatarken önce bir tarafa yan dönüp uzanmalı, daha sonra oturur pozisyon alınmalıdır. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/temiz-havanin-yararlari/">Temiz hava</a> rahatlatıcı olacağından sıcak ve kalabalık ortamlardan kaçınılmalı, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hava/">hava</a> akımına maruz kalmayacak şekilde kapı ve pencere açılmalı rahat ve ferah bir ortam sağlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-dusuk-tansiyon-ve-bayilma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GEBELİK VE HİPERTANSİYON</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-hipertansiyon/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-hipertansiyon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 12:24:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-hipertansiyon/</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek tansiyon ve gebelik &#8211; Gebelikte yüksek tansiyon özellikle bebek için olumsuz sonuçları olacağından, tansiyonun dikkatle kontrol altında tutulması gerekir. Normal olarak hamilelik sırasında kan basıncı düşer. 140/90 mmHG veya üzerinde olan kan basıncı, gebelikte geleneksel olarak yüksek tansiyon olarak değerlendirilir. Bu değerin önemi, yüksek tansiyonun gebelikte ilk kez ortaya çıkmasına veya hamile kalmadan önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/tansiyon/">tansiyon </a>ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik/">gebelik</a> &#8211; Gebelikte yüksek tansiyon özellikle bebek için olumsuz sonuçları olacağından, tansiyonun dikkatle kontrol altında tutulması gerekir. Normal olarak <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hamilelik/">hamilelik</a> sırasında <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan-basinci/">kan basıncı</a> düşer. 140/90 mmHG veya üzerinde olan kan basıncı, gebelikte geleneksel olarak yüksek tansiyon olarak değerlendirilir. Bu değerin önemi, yüksek tansiyonun gebelikte ilk kez ortaya çıkmasına veya hamile kalmadan önce yüksek olup olmadığına bağlı olacaktır. Hamile bayanların daha sık kan basıncı ölçümlerine ihtiyaç vardır ve bu değerleri doktor ile paylaşmalıdırlar.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hipertansiyon/">Hipertansiyon</a>, anne adaylarında hamileliğin 20. haftasından itibaren ortaya çıkar. Hamilelik süresince tansiyonun düzenli olarak takip edilmesi çok önemlidir. Çünkü hipertansiyon, hamileliğin erken döneminde teşhis edilmesi durumunda tedavisi mümkün olan, geç fark edildiğinde ise anne ya da bebeğin ölümüne yol açabilen hastalıktır. Bundan dolayı erken tanı ve dikkatli takip, anne-bebek açısından çok önemlidir.”<br />
GEBELİĞE BAĞLI YÜKSEK TANSİYON<br />
(<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-hipertansiyon/">Gestasyonel hipertansiyon</a>)</p>
<p>Gebeliğe bağlı hipertansiyon genellikle gebeliğin son aşamalarında, özellikle de son 3 ayında meydana gelir. Adından da anlaşıldığı gibi gebelikten önce normal tansiyonu olan bir kadının gebeliğin son aylarında tansiyonu yükselmiştir. İdrarda protein varlığı preeklamsiye gidiş olduğuna işaret eder.<br />
Gebeliğe bağlı hipertansiyonda, doğumdan sonraki 12 hafta içinde tansiyonunun normale dönmesi beklenir. Eğer 12 hafta sonra tansiyon hala yüksekse, kişide kronik hipertansiyon olabileceği düşünülmelidir.</p>
<p>KRONİK HİPERTANSİYON</p>
<p>Kronik hipertansiyon, gebelikten önce de tansiyonun yüksek olduğu anlamına gelmektedir.<br />
Burada vurgulanması gereken en önemli konu, yüksek tansiyonu olan bir kadının daha gebe kalmadan önce bir hekime danışması gereğidir.</p>
<p>Eğer bu mümkün olmamışsa, gebelik için gidilen ilk izlemde hekime bu durum hemen söylenmeli ve bütün gebelik boyunca iyi bir izlem yapılmalıdır.</p>
<p>YATAK İSTİRAHATİ</p>
<p>Preeklamside veya gebelikteki hipertansiyonda yatak istirahatının kan basıncını düşürdüğü gösterilmiştir.<br />
Sık izlem çok önemlidir. Her bir izlemde hekiminiz tansiyonunuzu değerlendirmeli, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/idrar/">idrar</a>da protein bakmalı ve bebeğin durumunu kontrol etmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-ve-hipertansiyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Tekrarlayan Düşükler</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-tekrarlayan-dusukler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-tekrarlayan-dusukler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 12:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-tekrarlayan-dusukler/</guid>
		<description><![CDATA[Klinik olarak tanı konmuş gebeliklerin ortalama %15 ‘i kaybedilmektedir. Tekrarlayan düşükler ise yaklaşık %0,8 oranında görülmektedir. Ancak tekrarlayan düşük için tek bir tanım veya yaklaşım yoktur. ·Düşüklerin art arda veya arada doğum olsa da , en az 2 veya 3 düşük olması ·Gebeliğin 16 hafta , 20 hafta veya en çok 28 haftalık iken bebeğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Klinik olarak tanı konmuş gebeliklerin ortalama %15 ‘i kaybedilmektedir. Tekrarlayan düşükler ise yaklaşık %0,8 oranında görülmektedir. Ancak tekrarlayan düşük için tek bir tanım veya yaklaşım yoktur.</p>
<p>·Düşüklerin art arda veya arada doğum olsa da , en az 2 veya 3 düşük olması</p>
<p>·Gebeliğin 16 hafta , 20 hafta veya en çok 28 haftalık iken bebeğin kaybedilmiş olması</p>
<p>·<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kromozomlar/">Kromozom</a> bozukluklarının bu tanıma dahil edilmesi konuları hala herkes tarafından kabul görmemektedir. Daha çok kabul gören şekliyle “<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-tekrarlayan-dusukler/">tekrarlayan düşük</a>” 2 veya 3 kez artarda ilk 20 hafta içinde, herhangi bir nedenle , gebeliğin kendiliğinden sonlanması veya embriyonun ölümüne bağlı olarak doktor tarafından sonlandırılmasıdır.</p>
<p>Başlıca bilinen nedenler ve sıklıkları ;</p>
<p>1.Kromozomal bozukluklar (% 0 &#8211; 4)<br />
2.Rahmin yapısal bozuklukları (% 9-23)<br />
3.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-bozuklugu/">Hormonal Bozukluklar</a> (%24-40)<br />
4.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/otoimmun-hastaliklari/">Otoimmun Hastalıklar</a> (annede kendi vücudu veya gebeliğe karşı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/allerjen/">allerji</a>) (%11-25)</p>
<p>Geriye kalan nedenler ise</p>
<p>1.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kanama/">Kanama </a>Bozuklukları (trombofili)<br />
2.Endometriozis<br />
3.İltihabi hastalıklardır.</p>
<p>TANI<br />
Yukarıda tanımlanan şekilde düşük öyküsü olan hastalarda basitten karmaşığa doğru pek çok testler yapılmalıdır. Öncelikle en sık görülen nedenlerin araştırılması şeklinde bir protokol uygulanmalıdır ;</p>
<p>1.Jinekolojik ve genel muayene (<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/guatr/">guatr</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gogus/">göğüs</a>ten <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/sut/">süt</a> gelmesi, kıllanma vb)<br />
2.Ultrasonografi<br />
3.Hormonal değerlendirme( Adetin 3.günü FSH, LH, E2, PRL, TSH,T3,T4 vb)<br />
4.Histerosalpingografi (tüplerin ve rahmin boya verilerek filminin çekilmesi)<br />
5.Açlık <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kan-sekeri/">Kan Şekeri</a> , Üre gibi organ fonksiyonlarını gösteren kan testlerin yapılması<br />
6.Bazı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/mikrop/">mikrop</a>ların (<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim/">rahim</a> ağzı kültürleri ve kanda antikorları ölçülerek) araştırılması<br />
7.Anne ve babanın kromozomal bir bozukluğu olup olmadığının araştırılması için <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/genetik/">genetik</a> danışma ve karyotip belirlenmesi<br />
8.Düşüklerde kaybedilen bebeğin ve bebek eşinin de (etene,plesenta) de kromozom bozuklukları, sakatlıklar ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/enfeksiyon-2/">enfeksiyon</a> açısından incelenmesi gerekebilir.</p>
<p>TEDAVİ</p>
<p>Nedene yönelik olmalıdır. Bugün için bilinen herhangi bir neden bulunamadığında gebelik öncesi danışma , normal jinekolojik kontrol ve aşılar yapıldıktan sonra gebeliğe izin verilebilir.</p>
<p>Hormonal bozukluklar,döllenmiş yumurtanın rahim içerisine ekilme sorunları olan hastalarda yumurtlama uyarılarak aşılama ve hormonal destek ( <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/progesteron/">progesteron</a> ) yapılabilir.</p>
<p>Rahmin yapısal bozuklukları cerrahi olarak düzeltilir(<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/septum/">Septum</a> vb). Rahim içini kapatan myom veya <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/polip/">polip</a> gibi oluşumlar çıkarılır. Rahim ağzının gevşek olması nedeniyle ağrısız , su gelmesini takip eden, özellikle ilk üç aydan sonra görülen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik/">gebelik</a> kayıplarında (servikal yetmezlik), hasta gebe kaldıktan sonra bebekle ilgili 11-14.hafta testleri veya CVS(Chorion Villus Sampling) yapılıp bir sakatlık tespit edilemezse rahim ağzının açılmasını önleyen dikiş veya dikişler atılabilir.Varsa iltihabi hastalıklar antibiotiklerle tedavi edilir.<br />
Tüm sistemik hastalıklar tedavi edilmeli veya kontrol altında olmalıdır (Diabet, Kalp,Böbrek hastalıkları vb)</p>
<p>Kanın kolay pıhtılaşmasına neden olan trombofili tespit edilen durumlarda (Protein S, Faktor Laden bozuklukları, bebeğe karşı gelişmiş antikorlar varlığında ) aspirin ve/veya heparin (normal veya yeni yeni kullanıma giren küçük moleküllü heparinler) erken dönemde başlanarak (gebelik tespit edilir edilmez veya embrionun kalp atımı tespit edildiğinde) aşırı pıhtılaşma ve bunun sonucu çocuk dolaşımının (özellikle çocuk eşinde) bozulmasının önüne geçilmeye çalışılır.Gebelikten birkaç ay önce başlayarak erken gebelikte de devam eden <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/folik-asit/">folik asit</a> (bizim ülkemizde <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/cinko/">çinko</a> ) , multivitamin ve mineral desteği önerilebilir.Genetik danışma sonucu tanı konulmuşsa veya bu yönde şüpheler varsa , genetik nedenlere bağlı düşükleri engellemek için Yardımcı Üreme Teknikleri ve Pre-embrionik genetik tanı yöntemlerine başvurulabilir.Henüz ülkemizde yasal olmayan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sperm/">sperm</a> veya <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yumurta/">yumurta</a> hücresi bağışı ile eşlerin birindeki genetik bozukluğa bağlı düşükler engellenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-tekrarlayan-dusukler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜŞÜK SEBEPLERİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/dusuk-sebepleri/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/dusuk-sebepleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 12:21:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/dusuk-sebepleri/</guid>
		<description><![CDATA[Düşüklerin sebepleri, düşüğün oluştuğu aylara göre değişebilir.Bazen döllenme olur, fakat döllenme ürünü rahim içine yerleşmez ve sessizce, adet kanaması ile birlikte düşer. Bu durum sadece gebelik testleriyle anlaşılabilir. Yaş : Özellikle 35 yaşından sonra oluşan gebeliklerde düşük oranının daha yüksek olduğu kabul edilmektedir. Bu oran 40 yaşından sonra daha da artmaktadır. En önemli nedeni fetusta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dusuk-sebepleri/">Düşüklerin sebepleri</a>, düşüğün oluştuğu aylara göre değişebilir.Bazen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/dollenme/">döllenme</a> olur, fakat döllenme ürünü <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim/">rahim</a> içine yerleşmez ve sessizce, adet kanaması ile birlikte düşer. Bu durum sadece <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-testleri-gebeligin-varligini-anlamak-icin-yapilan-testler/">gebelik testleri</a>yle anlaşılabilir.<br />
Yaş : Özellikle 35 yaşından sonra oluşan gebeliklerde düşük oranının daha yüksek olduğu kabul edilmektedir. Bu oran 40 yaşından sonra daha da artmaktadır. En önemli nedeni <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/fetus/">fetus</a>ta oluşan anomalilerdir.<br />
Hormonal sebepler: Yumurtlama sonrası geçen devrede <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/progesteron/">progesteron</a> hormonunun yetersiz salgılanmasından kaynaklanan bu duruma Luteal Faz Yetersizliği adı verilmektedir. İlk 3 ayda meydana gelen düşüklerde önemli bir yer tutar. Ayrıca <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/tiroid/">tiroid</a> fonksyonlarındaki bozukluklar(tiroid bezinin yavaş veya hızlı çalışması) da düşüklere sebep olabilir.Rahim(dölyatağı) ile ilgili sorunlar: Rahim ile ilgili doğuştan veya sonradan meydana gelen sorunlar erken ve geç düşüklere sebep olabilir.Rahim ağzı yetersizliği özellikle gebeliğin 4. ve 6. ayları arasında rahim ağzının sancısız bir şekilde açılması ve gebelik zarlarının yırtılmasıyla fetusun (bebeğin) dışarı atılmasıyla ortaya çıkan bir durumdur.<br />
Daha öncede geçirilen rahim operasyonları( myom alınması, kürtaj) sonucunda dölyatağında bazı yapışıklıklar meydana gelebilir ve buna bağlı olarakgebelik kayıpları meydana gelmektedir. Rahim içindeki diğer sorunlar(polip ve myomlar) da aynı sebeple <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik/">gebelik</a> kayıplarına sebep olmaktadır.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/otoimmun-hastaliklari/">Otoimmun hastalıkları</a>: Otoimmun hastalıkları insan vucudunun kendi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hucre/">hücre</a>lerine karşı düşmanca davranması olarak tanımlayabiliriz. İnsan vücuduna giren mikroplara karşı vücutta harekete geçen bağışıklık savunma mekanizmaları kendi organlarına karşı da harekete geçerek zarar vermektedir. Özellikle böbrek ve bağ dokuları hasar görmektedir.Bu maddelerin etki mekanizması; plasentanın yetersiz kanlanmasına yol açan damar bozuklukları oluşturmasıdır.Bu maddeler plasentayı da etkilediğinde gebelik kayıplarına sebep olmaktadır.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/diyabet/">Diyabet</a> (Şeker hastalığı):Kontrol altındaki diyabet hastalığının düşük riskini arttırmadığı iyi bilinir. Yani gebe kalan bir diyabet hastasının <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kan-sekeri/">kan şekeri</a> iyi bir şekilde kontrol edilirse düşük ihtimali artmamaktadır.<br />
Tiroid bezi hastalıkları:Tiroid hastalığının gebelik kaybına neden olduğuna dair bilimsel kanıtlar yetersizdir. Bu nedenle tekrarlayan düşüğü olanlarda tiroid homonlarına bakılmasının şart olmadığı söylenmektedir.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-duzensizligi/">Adet düzensizliği</a>:Adet düzeniyle ilgili problemler çoğunlukla “<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/ovulasyon/">ovulasyon</a>” yani yumurtlamayla ilgili aksaklıklarda görülür. Özellikle gebeliğin devamı için gerekli olan “progesteron” hormonunun yetersizliğine yol açan bozuklukların tekrarlayan düşüklere neden olabileceği düşünülmektedir.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/enfeksiyon-2/">Enfeksiyon</a>lar:<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/virus/">Virüs</a> ve bakterilerin neden olduğu vajinal enfeksiyonların gebelik kaybına neden olabileceği düşünülmektedir.Ne var ki bu enfeksiyonların tek bir kez düşüğe neden olduğu bilindiği halde tekrarlayan düşük sebebi oldukları tam olarak kanıtlanamamıştır.<br />
Kromozomal bozukluklar :Tekrarlayan düşüklerde çiftlerin %5&#8242;inde anne-babaya ait kromozomal bozukluk bulunmuştur. Anne ile babanın taşıyıcı olduğu ve hastalık oluşturmayan genetik problemleri, gebelikte aktif hale geçerek yaşamla bağdaşmayan düşüklerle sonuçlanabilmektedir.Sigara ve alkol bağımlılığı : Gebelikte sigara ve alkol kullanan kadınlarda düşük oranı diğer gebeliklere göre yüksektir.Sebebi açıklanamayan gebelik kayıpları: yaklaşık % 20 kadar bir bölümde tüm tetkiklere rağmen bir sebep bulunamaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/dusuk-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DIŞ GEBELİK</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/dis-gebelik/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/dis-gebelik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2007 12:20:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yaşanan sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/dis-gebelik/</guid>
		<description><![CDATA[Dış gebelik, her 100 gebelikten birini etkileyen, sık görülen ve ölüme sebep olabilecek bir durumdur. Bu, döllenen yumurta, rahimin dışına yerleşirse, oluşan bir durumdur. Gebelik ilerledikçe, ağrıya ve kanamalara sebep olur. Tüplerin kırılmasına ve kanamalara sebep olabilir, ve eğer, yeterince çabuk tedavi edilmezse, annede kalp yetmezliğine ve ölüme sebep olabilir. Dış gebeliğe neler sebep olur? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dis-gebelik/">Dış gebelik</a>, her 100 gebelikten birini etkileyen, sık görülen ve ölüme sebep olabilecek bir durumdur. Bu, döllenen yumurta, rahimin dışına yerleşirse, oluşan bir durumdur. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik/">Gebelik</a> ilerledikçe, ağrıya ve kanamalara sebep olur. Tüplerin kırılmasına ve kanamalara sebep olabilir, ve eğer, yeterince çabuk tedavi edilmezse, annede kalp yetmezliğine ve ölüme sebep olabilir.</p>
<p>Dış gebeliğe neler sebep olur?<br />
Yumurta genelde, 4-5 gün içinde yumurtalıktan aşağıya, rahme doğru ilerler ve döllendikten 6-7 gün sonra buraya yerleşir. Dış gebeliğin en sık rastlanan nedeni, fallop tüplerinde, daralmaya veya tıkanmaya sebep olan bir zedelenmedir. Aynı zamanda, normalde, kasılıp döllenmiş yumurtayı rahme götüren tüpün duvarında da bir sorun olabilir. Apandisit veya kadın hastalıkları gibi sorunlar, tüpte kıvrımlar ve yapışmalara sebep olabilecek zararlar verir, böylece, yumurtanın geçişini geciktirip, tüpte yerleşmesine sebep olabilirler. Ancak, birçok durumda yumurtanın neden tüpte yerleştiği bilinmemektedir.<br />
Olası sonuçlar nedir?<br />
Birçok durumda dış gebelik, yeni bir regli dönemi gelmeden veya çok az belirtilerle veya ağrı ve kanama şeklinde belirtilerle, düşer ve çabuk ölür. Bu gibi durumlarda, dış gebelik nadiren teşhis edilir ve bunun bir düşük olduğu sanılır. Bu durumlarda yapılacak bir şey yoktur.</p>
<p>Eğer, dış gebelik devam ederse, tüpün ince duvarları gerilecek ve karın ağrılarına sebep verecektir. Bu durumlarda kanama olabilir. Gebelik geliştikçe, tüp yırtılabilir ve ciddi kanamalara, ağrılara ve kendinden geçmeye sebep olabilir.</p>
<p>Bunlar olmadan, normal gebelik hormonlarının gerekli hızda artıp artmadığına bakılarak, kan testi ile, dış gebeliği tespit etmek mümkündür.</p>
<p>Belirtiler nelerdir?<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karin-agrisi-belirtileri/">Karın ağrısı</a> olan, doğum yapma yaşına gelmiş, cinsel açıdan aktif olan her kadın, aksi tespit edilmediği sürece, dış gebelik yaşıyor olabilir. Sancı aniden başlamış olabilir ve kanama olabilir veya olmayabilir. Vakaların çoğu, gebeliğin 4 ile 10uncu haftası arasında, aşağıdaki belirtileri gösterir:</p>
<p>Tek taraflı karın sancısı<br />
Bu devamlı ve çok fazla olabilir, ancak dış gebeliğin olduğu tarafta olmayabilir.</p>
<p>Omuz başı ağrısı<br />
Bu,<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/ic-kanama/"> iç kanama</a> sonucu diyaframın rahatsız olmasından dolayı olur.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hamilelik/">Hamilelik</a> testi<br />
Test sonucu olumlu olabilir, ancak olmayabilir de. Bazen, bundan emin olmak için daha detaylı kan testi gerekebilir.</p>
<p>Anormal <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kanama/">kanama</a>lar<br />
Kadın hamile olduğunu bilmiyor olabilir, ve olağan dışı bir regli yaşayabilir. Spiral taktırmış olabilir. Kanama her zamankinden fazla veya daha hafif olabilir veya daha uzun sürebilir. Bu kanama regli kanamasına benzemez, koyu renklidir ve daha suludur, bazen kuru erik suyuna benzetilir.</p>
<p>Gelmeyen veya geciken regliler<br />
Hamilelikten şüphelenilebilir veya hamilelik belirtileri görülebilir, örneğin: <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/mide-bulantisi/">mide bulantısı</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gogus/">göğüs</a> ağrısı veya karında şişkinlik gibi, ancak kanama görülmeyebilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/idrar/">İdrar</a> veya bağırsak sorunları<br />
Tuvalete gitmek ağrılı olabilir.</p>
<p>Yığılma <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bayilma-2/">bayılma</a><br />
Başınız dönebilir veya bayılabilirsiniz, bu duygu aynı zamanda sanki bir şey çok yanlışmış gibi bir duygu ile beraber olur. Başka belirtiler olan, renk solması, nabzın hızlanması, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kusma/">kusma</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/ishal-nedir/">ishal</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/tansiyon/">tansiyon</a>un düşmesi de tecrübe edilebilir.</p>
<p>Nasıl başa çıklabilir?</p>
<p>Eğer, dış gebelikten şüpheleniliyorsa, kadın hastaneye götürülmelidir. Hastanede ultrason ve kan testi yapılır. Eğer, ultrason boş bir rahim gösteriyorsa, ancak, hamilelik testi olumlu ise, düşük veya hamileliğin erken zamanları olmasının dışında, dış gebelik büyük bir olasılıktır. En kesin sonuçlu ultrason, vajina içinden bir tüple yapılır, ancak, dış gebeliği her zaman ultrasonda görmek mümkün değildir. Eğer, kadın kendini iyi hissediyorsa ve sancısı yoksa, iki veya üç gün boyunca sürekli yapılacak bir hormon kan testi, dış gebelik olup olmadığını tespit edebilir. Eğer, şüphe yüksekse, veya kadının belirtileri kötüye giderse, tüpleri incelemek için bir laparoskopi yapılır. Eğer, teşhis barizse, dış gebeliği almak için bir ameliyat ve kaybedilen kanı telafi etmek için kan nakli yapılması gereklidir.Eğer, tüp yırtılmadan, erken teşhis ve gerekli şartlar sağlanabilirse, daha az drastik müdahale gerekir. Keyhole (anahtar deliği) ameliyatı veya ilaçla tedavi, daha hızlı iyileşmeyi sağlar ve kadının gelecekte hamile kalabilme şansını arttırır. Unutmayın hamileliğiniz dış gebelikse, bebeğin yaşama şansı kesinlikle olmaz. Bu tedaviler, annenin en az zarar görmesini sağlamak içindir.Tüp yırtılmadan önce, doktorun laparoskopi kullanarak, tüpü zedelemeden, tüpü kesip gebeliği alması mümkündür.Alternatif olarak, methotrexate adlı, dölü öldüren bir ilaç kullanılabilir. Bu ultrason altında veya bir iğnenin laparoskopik yardımıyla direk olarak döle veya fallop tüpüne zarar vermeden, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan-dolasimi/">kan dolaşımı</a> yoluyla döle ulaşmak üzere bir kasa enjekte edilebilir.Tabi ki, bu tedaviler, uzman profesyonel yetenekler, ultrason ve etkili labrotuar testlerine bağlıdır. Aynı zamanda, araştırma ve değerlendirmeye tabi oldukları için, her yerde bulunmazlar.<br />
Kimler risk altındadır?<br />
Doğum yapma yaşına gelmiş, cinsel açıdan aktif her kadında dış gebelik görülme olasılığı vardır. Ancak, eğer aşağıdakileri yaşadıysanız, dış gebelik olma ihtimaliniz artabilir:</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/kadin-hastaliklari/">Kadın hastalıkları</a><br />
Eğer, fallop tüplerinin enfekte olduğu, sancılı kadın hastalıklarıyla ilgili bir geçmişiniz varsa, (örneğin, klamdiya trakomatis &#8211; en yaygın bulaşıcı cinsel ve belirti göstermeyen bir hastalık). Klamdiya hakkında daha fazla bilgi edinin.<br />
Endometriosis<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sezeryan-dogum-videolari/">Sezeryan</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/apandisit-3/">apandisit</a> ameliyatı veya dış gebelik gibi, daha önce yapılmış herhangi bir karın ameliyatı riski arttırabilir.</p>
<p>Spiral takılması<br />
Spiral rahimde olabilecek bir hamileliği önler ancak, tüpte oluşabilecek bir hamileliği önlemekte çok etkili değildir.</p>
<p>Eğer projesteron alıyorsanız- sadece doğum kontrol hapı şeklinde (mini doğum kontrol hapı)<br />
Sadece doğum kontrol &#8211; projestoren, hapları tüpün hareketini değiştirebilir ve bunun da, az da olsa, dış gebelik ihtimalini arttırdığı düşünülmektedir.</p>
<p>Daha sonraki hamilelikler?<br />
Kadının tüplerinden birinin yırtılması veya alınması, normal yumurtlamasına engel değildir, ancak hamile kalma şansı yarı yarıya düşecektir.</p>
<p>Dış gebeliğin tekrar etme olasılığı % 7 &#8211; 10 arasındadır ve bu da yapılan ameliyatın ne tip bir ameliyat olduğuna ve kalan tüpelere verilen zararın ne kadar olduğuna bağlıdır. Fallop tüplerinden birisi zarar gördüyse (örneğin yapışmadan dolayı) diğer, ikinci tüpün de zarar görmüş olma ihtimali fazladır. Bu, sadece hamile kalma şansı normalden daha az anlamında olmakla kalmaz, aynı zamanda bir dış gebeliğin tekrar etme ihtimalini de daha fazlaya çıkarır. Spiralle ilgili vakalarda ise, eğer, spiral çıkarılırsa, gelecekte dış gebelik ihtimali artmaz.</p>
<p>Sonraki hamileliğimde ne yapabilirim?<br />
Her durumda, daha önce dış gebelik geçirmiş bir kadın hamile kaldığından şüphelenir şüphelenmez, yakın gözleme alınmak üzere doktorunu haberdar etmelidir. Benzer olarak, eğer, reglisi gecikirse, kanaması normalden farklı olursa veya anormal karın sancısı olursa, doktora görünmeli ve doktora gerekirse, daha önceki dış gebeliği hatırlatmalıdırlar.</p>
<p>Duygularınız<br />
Dış gebelik, çok hasar veren bir deneyim olabilir; genelde büyük bir ameliyat sonrası iyileşme döneminde olursunuz; kaybettiğiniz bir bebek ve bazen da azalan hamile kalma şansınızın verdiği üzüntü ile yüz yüze kalabilirsiniz; belki de hamile olduğunuzdan haberinizin bile olmadığı bir zamanda.</p>
<p>Kaybınızı takip eden haftalar ve aylar boyunca duygularınız çok farklılıklar gösterebilir. Acıdan kurtulduğunuza ve hayatta olduğunuza çok sevinebilir ama aynı zamanda kaybınıza da çok üzülebilirsiniz. Ameliyat masasına, bu duruma psikolojik olarak alışmaya vakit kalmadan yatırılmış olma ihtimaliniz çok fazladır. Olanların çoğu sizin kontrolünüz dışında olmuştur, ve sizi şokta bırakabilir.</p>
<p>Eğer, size olay tıbbi olarak açıklanmadıysa, sebebini anlamaya çalışabilir ve hatta kendinizi suçlayabilirsiniz. Bu anlayışla karşılanan bir etkidir ancak, sizin sağlığınız açısından, bu olaya sizin sebep olmadığınızı anlamanız çok önemlidir.</p>
<p>Aniden yok olan hamileliğiniz, hormonlarınızı bozar ve bu da kendinizi çok hassas ve bunalımlı hissetmenize neden olabilir.</p>
<p>Aniden biten bir hamileliğin ve bir ameliyatın, aile hayatına getireceği stresi ve baskıyı anlamak zor değildir.</p>
<p>Eşinizin duyguları<br />
Dış gebeliğin sonuçları, bir ilişkiye çok büyük baskılar getirebilir. Bu olay eşinizle sizin daha yakın olmanıza sebep olabilirken, diğer yandan da, eşiniz sizin duygularınızı anlamayabilir ve size destek olamayabilir.</p>
<p>Birçok erkek duygularını göstermekte zorlanabilir ve yardım edemediğinden dolayı kendini çaresiz hissedebilir ancak unutmayın eşiniz de olanlardan dolayı acı çekiyordur. Elbette sizin sağlığınız eşinizin ilk endişesidir, bu yüzden de duygularını kendine saklayıp sizin için güçlü olamaya çalışabilir. Ancak, bu günkü toplumumuzda, erkek veya kadın olsun herkesin duygularını ifade etmesi doğal karşılanır, siz de eşinize duygularını göstermesine ve yasını tutmasına destek olmaya çalışmalısınız.</p>
<p>Gelecek<br />
Yeniden hamile kalmaya çalışmadan önce kendinize, fiziksel ve duygusal açıdan iyileşme fırsatı tanımalısınız. Doktorlar genelde, vücudunuzun dinlenmesi için üç ay kadar beklemenizi tavsiye ederler. Dış gebelik sonrası, herkesin duyguları farklılık gösterir; bazı kadınlar hemen tekrar hamile kalmak isterken, bazıları hamilelik fikrini korkunç bulurlar ve yeni bir hamileliğin stresine dayanamayacaklarını hissederler.</p>
<p>Unutmayın, yeni bir dış gebelik düşüncesi ne kadar korkunç olursa olsun, normal bir hamilelik yaşama şansınız çok daha fazladır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/dis-gebelik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

