<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Geçici Fizyolojik Şişmanlıklar</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/gecici-fizyolojik-sismanliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>ŞİŞMANLIK</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 13:59:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-S]]></category>
		<category><![CDATA[Android şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[doğru zayıflama yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte şişmanlama nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici Fizyolojik Şişmanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Gynoid şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[menapozda şişmanlık nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[sigara bırakmanın yolları şişmanlığın nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Su ve Tuz Şişmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/</guid>
		<description><![CDATA[ŞİŞMANLIK. Gerçekte, şişmanlığın tek nedeni, fazla yemek yemektir. Şişman­lıkta, bezlerin çalışmasının rol oynadığı, ya da bazal metabolizmalarının fazla ça­lışmasından ötürü, çok yiyip, şişmanla-mayanların da bulunduğu bir gerçektir. Günümüzde, şişmanlıktaki başlıca fak­törlerden birinin, psikolojik olduğu ka­bul edilmektedir. Bazı kişilerde, özellik­le şekerli yiyeceklere karşı bir alışkan­lık belirir. Bunu, içki alışkanlığına ben­zetebiliriz. Rejim yapmak, düşük kalo­rili, bol proteinli, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ŞİŞMANLIK. Gerçekte, şişmanlığın tek nedeni, fazla yemek yemektir. Şişman­lıkta, bezlerin çalışmasının rol oynadığı, ya da bazal metabolizmalarının fazla ça­lışmasından ötürü, çok yiyip, şişmanla-mayanların da bulunduğu bir gerçektir. Günümüzde, şişmanlıktaki başlıca fak­törlerden birinin, psikolojik olduğu ka­bul edilmektedir. Bazı kişilerde, özellik­le şekerli yiyeceklere karşı bir alışkan­lık belirir. Bunu, içki alışkanlığına ben­zetebiliriz. Rejim yapmak, düşük kalo­rili, bol proteinli, az yağ ve az karbon­hidratlı yiyecekleri yemek demektir. Böy­le bir diyet, örneğin, kahvaltıda, şeker­siz, sütlü çay ya da kahveyle şekersiz ekmek veya bisküvi, az tereyağ almak, reçel, marmelat, ekmek (kızarmış ekmek dahil) hiç yememek; öğleyin, ızgarada pişmiş yağsız et, balık ızgarası, ya da bir yumurtayla salata ve jöle, ya da meyve, şekersiz bisküvi ve peynir ye­mek; buna karşılık hiç patates, taneli sebze yememektir; akşamlarıysa, ızgara­da pişmiş, ya da buğulanmış balık, et suyu, peynir ve meyve yemek, fakat hiç­bir suretle, kızarmış yiyecek, ya da tatlı yememek şeklinde uygulanabilir. Böyle bir diyetin ana kuralları açıktır: Yağ­sız et, yağsız balık, yumurta, meyve, şe­kersiz bisküvi yenebilir; fakat kızarmış yiyecekler, yağlı et ya da balık, ekmek, patates, tatlı ve pastalar yenmemelidir. Az miktarda tereyağı ve bolca süt alı­nabilir.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/sismanlik2244.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15349" title="sismanlik2244" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/06/sismanlik2244.jpg" alt="sismanlik2244" width="150" height="130" /></a>Son yıllarda öne sürülen bir diyet de, insanları şişmanlatan yiyecek elemanla­rının karbonhidratlar olduğu düşünüle­rek, bol protein ve bol yağ yedirtenidir. Eskimolar örnek alınmakta ve bunların çok bol miktarda yağ yemelerine kar­şılık, şişmanlamadıkları, aynı miktar kar­bonhidrat alanlarınsa, bazal metaboliz­maları, alman fazla miktarı yakabilecek kapasitede değilse, şişmanladıkları belir­tilmektedir. Bu tür bir rejim örneği şöy­ledir:<br />
Sabah kahvaltısında, bol yağda kızar­mış sosis, jambon, yumurta, böbrek vb. şekersiz ekmek ve tereyağı yenecek; reçel, marmelât hiç alınmayacaktır. Öğleyin, yağlı et, omlet, sosis, salata, domates yenebilir; patates yenmemelidir. Ayrıca, yeşil sebze, bol yağlı peynirler, elma, ya da portakal alınabilir. Akşam yemeğiy-se, sabah kahvaltısıyla, öğle yemeğinin karışımı şeklindedir. Peynir, domates, su, istenen miktarda alınabilmekte, sek (acı) alkollü içkiler (sek beyaz şarap, cin, acı içkiler) içilebilmekte, fakat bira, rom, tatlı şaraplar, likörler içilmemektedir. Bu diyetin iyi yönleri, zayıflatması, kilo kay­bından sonra dahi, rahatça uygulanabil­mesi, tehlikesiz olmasıdır. Ama, kronik hastalığı olan, ya da sindirim sistemi bo­zuk kişilerin, bu diyeti uygulamamaları gerekir. Bu diyet taraftarlarının görüşü­ne göre, ilk salık verilen, bildiğimiz diye­tin bir çeşit yavaş açlığa yönelttiği, bu­na karşılık burada, toplam kalori mik­tarının, her şeye rağmen azaltıldığıdır. Burada, ekmek, aslı kök olan sebzeler, patates, tatlı ve pastalar, et suyu dışı çorbalar, bira ve tatlı içkilerden sakınıl-malıdır. Beslenme bilimi otoriteleri de, bu rejimin zayıflattığını kabul etmekte, fakat bunun da sırasında bir düşük ka­lori rejimi olduğunu söylemektedirler, çünkü çok yağ yiyenler: a) Yağm fazla­sını, bir süre sonra yiyemezler, b) Kar­bonhidrat da yemeyi istemezler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Şişmanlık</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2008 06:32:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet - Fitnes]]></category>
		<category><![CDATA[Android şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici Fizyolojik Şişmanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlıktan kurtulmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Su ve Tuz Şişmanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği gibi, insanların, hayvanların ve bitkilerin, diğer bir deyimle yaşayan tüm yaratıkların en küçük ya­pı parçası, yapı elemanı hücredir. Hücreler daima ikiye bölünerek her bir hücreden iki ayrı ve yeni hücre meydana gelir. Bir süre sonra bu iki yeni hücreden her biri de ikiye bölünerek 4 hücre meydana gelmiş olur. Böy­lece, hücrelerin sayıları devamlı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilindiği gibi, insanların, hayvanların ve bitkilerin, diğer bir deyimle yaşayan tüm yaratıkların en küçük ya­pı parçası, yapı elemanı hücredir. Hücreler daima ikiye bölünerek her bir hücreden iki ayrı ve yeni hücre meydana gelir. Bir süre sonra bu iki yeni hücreden her biri de ikiye bölünerek 4 hücre meydana gelmiş olur. Böy­lece, hücrelerin sayıları devamlı bir artış gösterir.<br />
Hücreler bir taraftan böyle bölünür ve çoğalırken, diğer taraftan da yaşlanmış ve yaşama yeteneğini kay­betmiş hücreler ölürler ve çeşitli yollardan vücuttan dı­şarı atılırlar. Şu halde doğa, insan vücudunu oluşturan hücrelerin bir taraftan çoğalmasını, diğer taraftan da Ölmeleri sonucu azalmasını öngörmüştür. Aynen ağaç­larda gördüğümüz gibi, bir taraftan yapraklar yaşam gücünü yitirir, sararıp dökülürken, diğer taraftan da ta­ze yeşil yapraklar doğar ve gelişirler. Demek oluyor ki, doğa yaşayan yaratıklarda iki güç arasında bir denge oluşturmuştur. Ancak, bu denge doğuştan ölünceye ka­dar yaşam boyu aynı düzeyde sürüp gitmemektedir. Insan yaşına ve çeşitli koşullara göre bu denge değişir.<br />
Özellikle ana rahminde ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">doğum</a>dan sonra takriben 25 yaşına kadar bu denge çoğalmadan yanadır. Böy­lece, 25 yaşma kadar insan vücudu sürekli bir büyüme ve gelişme gösterir. 25 yaşından sonra denge değişir. Ço­ğalma mekanizması yavaşlar ve fakat durmaz. Yani, hücrelerin çoğalma oranında bir azalma görülür. Oysa, yaşamını kaybeden ve Ölen hücrelerin sayıları ise çoğa­lır. Böylece, 25 &#8211; 60 yaşları arası, hücrelerde çoğalma ve Ölmeler takriben aynı orandadır. Şu halde, bu yaşlar arasında insan vücudunda büyüme ve gelişme hemen hemen durur. 60 yaşından sonra ise, hücrelerde çoğalma azalır ve ölümler çoğalır. Bu nedenle, ileri yaşlarda in­sanların zayıfladıkları ve hatta vücut yapılarında oran­tılı olarak bir küçülmenin yer aldığını görürüz.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/cocuklardasismanlik.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15901" title="cocuklardasismanlik" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/cocuklardasismanlik.jpg" alt="cocuklardasismanlik" width="250" height="250" /></a>Gebelik</a> süresince, ana rahminde sayıları süratle çoğalan ve böylece, çocuğun büyümesine ve gelişmesi­ne yardımcı olan hücreler için başta protein olmak üze­re vitaminlerin ve minerallerin gerekli olduğunu daha önce belirtmiştik. Eğer anne gereğinden fazla <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalori-nedir/">kalori</a> alırsa, bu kaloriler yağ dokusu olarak vücutta yerleşir­ler ve şişmanlık başlar demiştik. Annenin gebelik esna­sında aşırı beslenmesi ve dolayısıyla şişmanlamasının hem doğumu uzun sürdürerek güçleştirdiğini ve hem de çocuğun iri ve normalden büyük olarak doğum yolunu geçmesinin güç olmasına neden olduğunu bundan önce­ki bölümde belirtmiştik.Şimdi ise, annenin aşırı şişmanlığı ve dolayısıyla çocuğun normal ağırlığın üstünde doğmasının diğer bir sakıncasına değinmek istiyoruz.</p>
<p>Doğan çocuğun, normal kabul edilen ağırlığın üze­rinde bir kiloda doğması ne anlam taşır sorusunu cevaplandıralım.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hucre/">Hücre</a>ler anne rahminde çoğalırlarken büyüklükleri­ne, şekillerine ve görevlerine göre ayrılır, gruplaşırlar. Böylece de kaslar, kemikler, sinirler, guddeler, organlar ve sistemler oluşur. Şu halde, hücreler bulundukları yer­lere ve görevlerine göre çeşitli cinslere ayrılmışlardır: Adale hücresi, beyin hücresi, kemik hücresi ve diğerleri. Bunlar arasında bir de yağ hücreleri vardır, insan vücu­dunda. Bu yağ hücreleri de diğer hücreler gibi ana rah­minde oluşmaya başlarlar ve her doğan çocukta kesin­likle az veya çok bir miktar yağ hücresi vücudunun muhtelif yerlerinde bulunur. Eğer bu yağ hücreleri ge­reğinden fazla oluşmuş ise, ana karnından çocuk iri, şiş­man ve yağlı doğar. Böylece, normalden ağır doğan bir çocukta, diğer hücrelere oranla gereğinden fazla yağ hücreleri ve bunların oluşturduğu yağ birikimi var de­mektir.<br />
Doğa kanununa göre, yeni doğan bir çocukta her cins hücre süratle bölünüp sayıları çoğalacağına, böy­lece de gelişme ve büyüme yer alacağına göre, mevcut yağ hücreleri de bölünüp sayıları artacağı tabiidir. Bu ku­rala göre, doğuşta gereğinden daha yüksek oranda yağ hücrelerinin bulunması, gelecekte yağ hücreleri sayısı­nın ne kadar çok olacağını tayin güç değildir. Bu ise, çocuğun ileride şişman bir kişi olacağını gösterir. Ayrıca, araştırmalar, normalin üstünde bir ağırlıkta ve yağlı doğan çocukların gelecek için şişman bir kişi adayı ol­duklarını kanıtlamıştır.</p>
<p>Yine araştırmacılar, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlikcocuklarda-sismanlik">çocuklarda şişmanlık</a> ile ilgili olarak diğer önemli bir hususu aydınlatmış ve <a href="http://www.bilimveteknoloji.info">bilim</a>sel olarak doğruluğu kanıtlanmıştır. O da şudur: Yeni do­ğan çocuğun özellikle ilk yaşında aşırı beslenmesi, vü­cut ağırlığının normalin üstünde artması ve şişmanla­ması, doğuştan mevcut yağ hücrelerinin çoğalmalarına, ilave olarak yeni yeni yağ hücrelerinin doğmasına ne­den olmaktadır. Böylece, eski hücreler bölünüp sayıları artarken, yeni ilave hücreler de meydana gelmekte ve bunlar da bölünerek çoğalmaktadırlar. Demek oluyor ki, doğumdan sonra, çocuğun gereğinden fazla beslenmesi, fazla <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/normal-veya-ideal-kilo-nedir/">kilo</a> alması ve vücutta gereğinden fazla yağ dokusunun bi­rikmesinin bazı sakıncalara neden olduğu kanıtlanmıştır.</p>
<p>Bu sakıncalar, kısa ve uzun vadeli sakıncalar olmak üze­re iki gruba ayrılır. Kısa vadeli sakıncalar arasında, bu tür çocukların daha geç yürümeye başladıkları ve bun­larda çarpık bacak ile düztabanlığın daha sık görüldüğü yer alır. Uzun vadeli sakıncalara gelince: Bu çocukların ileride şişman kişiler oldukları tespit edilmişti. Yani, bunlar gelecek için şişmanlık adaylarıdırlar. Yine bu ko­nudaki araştırmalara göre, anne sütü ile beslenen ço­cuklarda şişmanlık, diğer süt ve mamalarla beslenmele­re oranla daha az görülmektedir.</p>
<p>Çocuklarda şişmanlık konusunu özetlersek, diyebili­riz ki: Zararlarını daha önce sıraladığımız şişmanlık, an­ne karnında ve yaşamın ilk yılında başlayabilmektedir. Bu nedenle, anne gebelik süresince fazla beslenmemelidir ve böylece doğacak çocuğun normalden fazla kilo alması önlenmelidir. Ayrıca, anne, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a>lı yaşam açı­sından, normal kiloda doğan çocuğunun ,bir yaşma ka­dar fazla beslenmemesine ve kilosunun normalin üstün­de bir artışa gitmemesine önem göstermelidir. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yenidogan/">Yeni do­ğan</a> çocuk, alması gereken kiloyu almalı ve gereksiz ye­re aşırı beslenmemelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/cocuklarda-sismanlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZAYIFLAMA METOTLARI VE BU KONUDA TEMEL PRENSİPLER</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zayiflama-metotlari-ve-bu-konuda-temel-prensipler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zayiflama-metotlari-ve-bu-konuda-temel-prensipler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 15:10:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet - Fitnes]]></category>
		<category><![CDATA[Android şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[fazla kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici Fizyolojik Şişmanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Gynoid şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal kilo]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal kilo nasıl hesaplanır]]></category>
		<category><![CDATA[kilo alımının nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[kolay ve sağlıklı zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[menapozda kilo almamanın çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlıktan kurtulmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Su ve Tuz Şişmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama metotları nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/zayiflama-metotlari-ve-bu-konuda-temel-prensipler/</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü bilgin Ibni Sina; «Sağlığını korumak isteyenler, yiyecekleri ve içe­cekleri besinlere çok dikkat etmelidirler. Açlık his­setmeden önce yemek yenmeli ve gıdaların cinsine ve miktarına dikkat edilmeli ve hiçbir zaman mide tam doluncaya kadar yenmemelidir,» demiştir. Böylece, Ibni Sina&#8217;nın bin yıl önceki beslenme ve sağlıkla ilgili önerileri, bugün de geçerli ve çok önemli kabul edilmektedir. Aslında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü bilgin Ibni Sina;<br />
«Sağlığını korumak isteyenler, yiyecekleri ve içe­cekleri besinlere çok dikkat etmelidirler. Açlık his­setmeden önce yemek yenmeli ve gıdaların cinsine ve miktarına dikkat edilmeli ve hiçbir zaman mide tam doluncaya kadar yenmemelidir,» demiştir.<br />
Böylece, Ibni Sina&#8217;nın bin yıl önceki beslenme ve sağlıkla ilgili önerileri, bugün de geçerli ve çok önemli kabul edilmektedir.<br />
Aslında, doğa insan vücudunda bir denge oluşturmuştur, beslenme açısından. Bu da, günlük alman kalo­riler ile harcanan kaloriler dengesidir. Kişi, yürürken, konuşurken, günlük işlerini ve hareketlerini yaparken ve hatta uyurken enerji harcar. Bu enerjiyi de günlük al­dığı gıdalardan sağlar. Eğer aldığımız kalorilerin tama­mım harcayamazsak, arta kalan kaloriler vücutta yağ hücrelerini oluşturur ve yağ tabakaları halinde birikir. Buna şişmanlık diyoruz. Aksi olduğu takdirde, yani harcadığımız kalori toplamını günlük aldığımız gıdalardan sağlayamazsak, meydana gelen açık, daha önce vücut­ta kalmış ve depolanmış yağların yanmaları ile sağlanır. Buna da zayıflama diyoruz. Şu halde, şişmanlık veya za­yıflık, doğanın kurduğu dengenin bozulduğunu gösteren durumlardır.<span id="more-184"></span><br />
Şişmanlık Hudutları ve Ne Kadar Şişmansınız?<br />
Daha önce de belirttiğimiz gibi kişilerin yaşlarına ve boylarına göre, normal veya ideal adı verilen kilo çi­zelgeleri oluşturulmuştur. Şişmanlık hududu ise bazı bilginlere göre, ideal kilodan % ,10 fazlası, bazılarına gö­re % 15 fazlası, diğer bazı bilginlere göre ise % 20 faz­lasıdır. Biz de, büyük çoğunluğun görüşüne katılarak, şişmanlık hududunu (kitabımızın 12&#8242;nci bölümünde yer alan) çizelgelere göre % 10 fazlası ve üstünü kabul et­tik. Aşırı şişmanlık hududu ise, ideal kilodan % 20 faz­lasıdır, bize göre. Örnek verelim:<br />
îdeal kilo Şişmanlık hududu Aşırı şişmanlık hududu<br />
50 kilo için 60 kilo için 70 kilo için 55 ve üstü 66 ve üstü<br />
77 ve üstü 60 ve üstü<br />
Yukarıdaki değerlendirmelere göre, ideal kilodan birkaç kilo fazlası normaldir, önemli değildir, üzülmeye ve telaşlanmaya gerek yoktur. Esasen tüm bilginler, % 10 fazlasına kadar kilo artışlarını normal kabul eder­ler ve bu gibi kişilere şişman demezler ve şişmanlık de yimini de kullanmazlar. Nihayet, bu gibi ideal kilonun üstünde olanlara bir, iki veya iki, üç kilo fazlası var der­ler.<br />
Fazla Kilolar ve Rejimler:<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/zayif.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15312" title="zayif" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/zayif.jpg" alt="zayif" width="166" height="147" /></a>Yaşamın bütün sorunlarında olduğu gibi, fazla kilo­ları atmada ve zayıflamada başarılı olabilmek için, bazı ön şartları kabul etmek gerekir, zayıflamaya başlama­dan önce. Bunları şöyle sıralayabiliriz:<br />
1) önce fazla kilolarını vererek zayıflamanın kendisi için yararlı olacağına inanmak.<br />
2) Önerileri yapmak,<br />
3) Sabretmek. •<br />
Bu şartların ancak yerine getirilebilmeleri halinde gerçek ve kalıcı bir zayıflama sağlanır. Bu şartlar ise, bir irade işidir. Zira, görülmüştür ki, bir konuya kolayca başlayan ve kolayca vazgeçip bırakanlar, daima karar­larında başarıya ulaşamamışlardır.<br />
Genel olarak, zayıflama metotlarında aşırı ve ileri derecede bir rejim, enerji bakımından yetersiz bir bes­lenmeye götürür ki, bunun sonucu sağlık açısından şiş­manlığın zararlarından kat kat fazladır. Çok sıkı bir re­jim ile kısa bir sürede fazla kilo vermenin zararlarını şöyle sıralayabiliriz: Vücuttaki yağların süratle erimele­ri sonucu, el ve ayaklarda titremeler başlar, vücutta sarkmalar görülür, iç organlarda düzensiz çalışmalara, karın boşluğunda bağırsakların aşağıya doğru düşmeleri­ne, kalp çarpıntılarına ve sinirli olmaya yol açar. Sinir­lerin etraflarında çevrelenen ince yağ tabakaları da eri­yince, tüm organlarda ve sistemlerde sinirsel bozukluk­lar kendilerini gösterirler. Ayrıca, vücutta genel direnç düşer. Bu saydığımız, çok sıkı rejimlerin uygulanması ve çok kısa zamanda zayıflamaların, sonuçları bilimsel ola­rak kanıtlanmıştır.<br />
insanlar, yaradılış gereği olarak bir şeyin azlığına veya yokluğuna uzun zaman; çok şeyin ve hele uzun süre yokluğuna ise, ancak kısa bir süre dayanabilirler. Zira, insanlarda fedakârlık ve mahrumiyet duygusu (his­si) sınırlıdır. Kısa bir zamanda hızla zayıflamak için ki­şinin alıştığı ve kendisini şişman hale getiren birçok yi­yeceklerden ve içeceklerden uzak durması ve hemen he­men aç kalması demektir. Bir insan ne kadar azimli ve iradeli olursa olsun, bu kadar geniş kısıtlamaya ne ka­dar zaman dayanabilir?<br />
Çeşitli ülkelerde yapılan araştırmalar göstermiştir ki, bu tür rejimler nep kısa süreli olmuşlardır. Zira, yu­karıda saydığımız zararların yanı sıra, doğa kanununa ters düşen böyle bir rejim, er geç sona ermekte ve kişi de verdiği kiloları kısa bir zamanda tekrar almaktadır.<br />
Kısa zamanda fazla kilo verenlerin, sonra verdikleri kiloları aldıkları, yine zayıfladıkları, daha sonra tekrar verdikleri kiloları aldıkları maalesef çok görülmüştür ve beslenme kitaplarında yer almıştır. Ancak, bugün bilim­sel açıdan bu durumun devamlı şişman olmaktan daha tehlikeli olduğu kanıtlanmıştır. Zira, bu durum, vücut­taki dengenin kısa zamanda ve sık sık bozulmasına, bu­nun da kalp, damar, karaciğer, böbrek ve diğer organ­ları etkilediği, sinir sistemini ve hormonal dengeyi boz­duğu tespit edilmiştir.<br />
Zayıflamada esas amaç, fazla kiloları atarak, ağır­lığı normal düzeye indirmektir. Ancak, bu yukarıda izah ettiğimiz nedenlerden dolayı, hızlı ve kisa bir zaman içinde olmamalıdır. En ideal zayıflama, verilmesi gere­ken kiloları yavaş ve daha uzun bir sürede vermektir. Böylece vücutta yer alan organlar ve sistemler yavaş yavaş bu tedrici kayba alışırlar ve adapte olurlar.<br />
Bugüne kadar önerilmiş ve halen de önerilmekte olan pek çok çeşit zayıflama rejimleri mevcuttur. Ancak, hemen şunu ifade edelim ki, her reçete herkese aynı ya­rarı sağlamaz. Zira, dikkate alınması gerekli bazı faktörler vardır, bir zayıflık reçetesinin yararlı ve uygulama olanağı olabilmesi için. Bunları şöyle özetleyebiliriz: Ki­şilerin sağlık ve özel durumları, yaşları, şişmanlık dere­celeri ve ne kadar kilo vermesi gerektiği, kişilerin ve ayrıca bulunduğu toplumun sosyal ve ekonomik durum­ları, nihayet her yörenin ve toplumun kendine öz alış­kanlıkları, gelenekleri ve mutfakları ile yemeklerin pi­şirilme tarzları. Bu itibarla Amerika&#8217;da veya ingiltere veya Japonya&#8217;da o yöre halkının zayıflamaları için ya­zılmış reçeteleri başka bir ülkede uygulamak hem müm­kün olmaz ve hem de yararlı olmaz. Buna bir örnek ve­relim:<br />
Amerika&#8217;da ve ingiltere&#8217;de esas gıda ettir, süttür ve patatestir. Bizdeki gibi taze veya kuru sebze yemekleri yoktur. Onlar daima yedikleri etin yanında daha çok kızarmış patates ve bazen de haşlama biraz sebze ko­yarlar. Onlar için sebze yeşil salatadır. Salatayı severler ve vitamindir derler. Bu ülkelerde şişmanlığın esas ne­deni yağ ile çikolata, pasta ve çok yedikleri şekerli, mad­delerdir. Bunlar ise yüksek kalori sağlayan gıdalardır, îşte bu nedenle, bütün Amerikan ve ingiliz beslenme ile ilgili kitaplarında ve önerdikleri zayıflama rejimlerinde prensip olarak tatlı ve şekerli, yani karbonhidratları kal­dırmak, yağı çok azaltmak, gerek öğle ve gerekse ak­şam yemeklerinde et veya balık yenmesidir. Buna ilave olarak rejimde süt, salata ve meyve yer alır. Diğer ta­raftan Amerika ve ingiltere&#8217;de esas gıda olan et, balık, süt, yumurta genel olarak halkın kazancına göre pahalı değildir, az gelirliler de alabilir. Bize gelince, bütün bu ana gıdalar genel olarak orta sınıflar için pahalıdır. Şu halde, bir Amerikan rejimi Önerir ve günde iki öğün et veya balık veya tavuk yenecektir dersek, bizde bu öneri kime yarar? Ancak, geliri yüksek düzeyde olan sı­nırlı bir toplum yararlanır. Büyük kitleye seslenmez. Diğer taraftan, Türkiye gibi bir ülkenin hemen her yöre­sinde bu yiyecekleri ucuz ve taze sağlamak mümkün mü­dür? Diğer bir husus da, bu yabancı reçetelerde besinler ve yiyecekler ölçülere göre verilmektedir. Bizde acaba kaç kişinin mutfağında terazi vardır?<br />
Sonuç olarak diyebiliriz ki, bu konuda bize kopya yaramaz ve lüks kalır, çünkü uygulama yanı yoktur. O halde ne yapmalı? Şişmanlık, harcanandan çok, alman kalorilerin vücutta depo edilmesi olduğuna göre, bizdeki şişmanlıkların esas nedenlerini araştırmak ve ona göre bir reçete yazmak gerekecektir. Ayrıca, bizde et, balık ve tavuktan sağlanan proteini çok daha ucuza yerli bitki île yaş ve kuru sebzelerden sağlamak mümkündür. Şu halde, bizim gibi kuru, taze, meyve ve sebzeleri, değişik un ve ürünleri ile çeşitli ekmekleri bulunan bir ülkeye, zayıflama konusunda ayrı bir reçete yazmak gerekir.<br />
işte bu görüşten hareket ederek biz «KOLAY VE SAĞLIKLI ZAYIFLAMA» reçetesini Önereceğiz, kitabı­mızın 8&#8242;inci bölümünde, (önerilerimiz ve Kalori Sarfiya­tını arttırıcı Metotlar).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zayiflama-metotlari-ve-bu-konuda-temel-prensipler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞİŞMANLIĞIN ZARARLARI</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/sismanligin-zararlari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/sismanligin-zararlari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 11:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet - Fitnes]]></category>
		<category><![CDATA[Android şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[boy ile kilo arasındaki orantı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru zayıflama yolları]]></category>
		<category><![CDATA[fazla kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici Fizyolojik Şişmanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Gynoid şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal kilo]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal kilo kaç olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal kilo nasıl hesaplanır]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar kaç yaşlarında kilo alır]]></category>
		<category><![CDATA[karında şişme]]></category>
		<category><![CDATA[kilo alımının nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[menapozda nasıl zayıflanılır]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlıktan kurtulmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Su ve Tuz Şişmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yağ hücrelerinin şişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama aşamaları]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/sismanligin-zararlari/</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle sürekli olan şişmanlıkların meydana getir­diği çeşitli zararların yanı sıra, birçok hastalıklara ve hatta erken ölümlere neden olduğu bilimsel olarak ka­nıtlanmıştır. Bu itibarla aşırı ve sürekli şişmanlığın sakıncaları tahminin çok üstündedir. Şişmanlık hareketsizliğe neden olur. Bunun ise, sağ­lığımız için çok zararlı olduğu bir gerçektir. Yürüyüşler, spor hareketleri moda ve hatta zorunlu kabul edildiği günümüzde, vücudumuzda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle sürekli olan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/">şişmanlık</a>ların meydana getir­diği çeşitli zararların yanı sıra, birçok <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hastalik/">hastalık</a>lara ve hatta erken ölümlere neden olduğu bilimsel olarak ka­nıtlanmıştır. Bu itibarla aşırı ve sürekli şişmanlığın sakıncaları tahminin çok üstündedir. Şişmanlık hareketsizliğe neden olur. Bunun ise, sağ­lığımız için çok zararlı olduğu bir gerçektir. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yuruyus/">Yürüyüş</a>ler, spor hareketleri <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/moda/">moda </a>ve hatta zorunlu kabul edildiği günümüzde, vücudumuzda birikmiş <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/normal-veya-ideal-kilo-nedir/">kilo</a>larla yağların hamallığına gerek yoktur.<br />
Kişi fazla şişmanlayınca, <a href="http://kadinlarsitesi.com">kadın</a>ın ve erkeğin vücut­larının genel olarak deri altlarında ve ayrıca, çeşitli&#8221; yerlerinde örneğin, boyunda, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gobek/">göbek</a>te, bel ve kalçalarda yağlar toplanır ve böylece de estetik görünüm bozulur. Bunun yanı sıra, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/fazla-kilo/">fazla kilolar</a> karın boşluğunda yer alan bağırsaklar, böbrekler ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karaciger/">karaciğer</a> gibi organların çev­relerinde, keza <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gogus/">göğüs boşluğu</a>nda yer alan organların, bu arada kalbin çevresinde yağ tabakaları oluşur ve bu or­ganların normal ve rahat çalışmalarına engel olur. Yine bu arada belirtmemiz gereken bir husus daha vardır. Kadınlık ve erkeklik hormonlarını salgılayan bezlerde (guddelerde) de yağlanmalar yer alır. Böylece, bunların çalışmalarında yavaşlama, dolayısıyla salgıladıkları hor­monlarda bir azalma olur ve bu arada cinsel güç de aza­lır. Ayrıca, yine bu hormon düzensizliğine bağlı olarak, kadınlarda <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-duzensizligi/">âdet</a> bozuklukları ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik/">kısırlık</a> da görülür.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/sismanlik4444.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15317" title="sismanlik4444" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/sismanlik4444.jpg" alt="sismanlik4444" width="177" height="144" /></a>Aşırı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/">şişmanlık</a> ise, daha ileri derecede olmak üze­re organların yağlanmasına, düzensiz çalışmalarına ve hormonal dengenin bozulması gibi çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır. Şişmanlarda daha sık görülen hasta­lıkları şöyle sıralayabiliriz: <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/nefes-darligi-solunum-guclugu/">Nefes darlığı</a>, akciğer, ka­raciğer ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/safra-kesesi/">safra kesesi </a>hastalıkları ile safra kesesinde taş oluşumu, kalp ve damar hastalıkları ve buna bağlı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yuksek-tansiyon/">yüksek tansiyon</a> hastalığı, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/seker-hastaligi-2/">şeker hastalığı</a>, eklem ve ada­lelerde <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/romatizma/">romatizma</a>l ağrılar, işte, bütün bu hastalıkların kronikleşerek (müzminleşerek) sürmesi sonucu olarak da maalesef erken ölümler yer almaktadır.<br />
İleri derecede şişmanlığın diğer zararlarına gelince: Şişmanlarda varisler daha sık görülmektedir. Ayrıca, şişmanlarda vücudun mikroplu ve ateşli hastalıklara karşı savunması, zayıf bünyelilere nazaran daha az ve yavaştır.<br />
Şişmanlığın, özellikle kadınlarda neden olduğu bir başka zararı da ruhsal yapıda değişme ve aşağılık komp­leksinin doğmasıdır. Bilindiği gibi hanımlar, erkeklere nazaran çok daha fazla giysilerine ve dış görünüşlerine önem verirler. Şişman olduğu için giydiğini kendisine yakıştıramayan kadının üzüntüsünü hep biliriz. Ayrıca, bunlarda, giydiğini üstüne yakıştıranlara karşı da bir üzüntü ve kıskançlık hissi duymaktadırlar. «Sen incesin, ne giy sen sana yakışır, ama bana olmuyor,» sözünü çok işitmişizdir. İşte bu, gizli olan kıskançlık duygusunu açıklamaktadır. Genel olarak toplumda ve toplantılarda aynı yaşta olan hanımlar arasında zayıf olanlar, şişman­lara nazaran «ne ince ve ne de zarif kadın,» sözleriyle daha çok ilgi toplamaktadırlar. İnsanın, kendisini diğer­lerinden daha az beğenildiğini görmesi ve hatta sanma­sı dahi bazı insanlarda ve özellikle kadınlarda bir aşa­ğılık kompleksi yaratmaktadır. Bu ise, kişiyi hayatta mutsuz ve küskün yapar. Şu halde, şişmanlık kişilerin vücutları kadar psikolojik yapılarını da etkiler.<br />
Gereğinden fazla ve Özellikle yağlı ve şekerli ye­mekler yemek, yüksek <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/alkol/">alkol</a>lü içkileri fazla almak, az hareket etmek, az yürümek veya hiçbir şekilde spor yap­mamak insanı şişmanlığa götürür. Erken veya geç ihti­yarlamak da, bünye yapısıyla ve yaşam tarzıyla yakın­dan ilgilidir.<br />
Bünyeyi iyi, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a>lı ve daha uzun kullanmak için yaşam düzeni rastlantılara bırakılmakla sağlanmaz. Yu­karıda saydığımız şişmanlık nedenleri ise, yaşamı raslantılara bırakmak demektir. Bakımsız eşya gibi, ba­kımsız vücut da çabuk yıpranır sözü çok doğrudur. Bi­limsel açıdan «şişmanlık yaşlanmayı kolaylaştırır,» gö­rüşü de doğru ve geçerlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/sismanligin-zararlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

