<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; kanser nedir</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kanser-nedir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kanser miyim?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kanser-miyim/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kanser-miyim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 16:18:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[genital organ kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser çeşitleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedir]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[rahim hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[rahim kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=9184</guid>
		<description><![CDATA[Soru:Ben ocak ayında 2 aylık bir adet gecikmesinin ardından çok pıhtılı uzun süreli bir kanama geçirdim. Doktor, endometriumun 20 mm olduğu ve biyopsi yapılmasını söyledi. Başka bir doktora gittim, ultrasonla baktı ve smear testi yaptı. Sorun çıkmadı. Ancak benim sağ kasığımda bir baskı hissi, bacaklarımda karıncalanma var. Makatta da zaman zaman ağrı hissediyorum. Acaba benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Soru</span>:Ben ocak ayında 2 aylık bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-sokturucu/">adet gecikmesi</a>nin ardından çok pıhtılı uzun süreli bir kanama geçirdim. Doktor, endometriumun 20 mm olduğu ve biyopsi yapılmasını söyledi. Başka bir doktora gittim, ultrasonla baktı ve smear testi yaptı. Sorun çıkmadı. Ancak benim sağ kasığımda bir baskı hissi, bacaklarımda karıncalanma var. Makatta da zaman zaman ağrı hissediyorum. Acaba benim kötü bir hastalığım olabilir mi?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap:</strong></span> Sevgili ziyaretçimiz, bu anlattıklarınız kötü bir hastalığın belirtilerine benzemiyor. Çünkü çoğu kötü hastalık dediğimiz <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kanser/">kanser</a>in başlangıçta hemen hemen hiçbir belirtisi yok. Hastalık ilerledikçe belirtiler ortaya çıkmaya başlıyor. Çok kısaca ve çok sık görülen belirtileri isterseniz sıralamaya çalışayım&#8230; Dış genital organ kanserlerinde ilk belirti <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/vajinada-kasinti/">kaşıntı</a>dır ve özellikle yaşlı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadınlar</a>ın hastalığıdır. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim-agzi-kanseri-teshisi-konuldu-ne-yapmaliyim/">Rahim ağzı kanseri</a>nde kanlı akıntı, ilişki sonrası kanama, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim-agzi-kanseri-teshisi-konuldu-ne-yapmaliyim/">rahim kanseri</a>nde düzensiz kanama veya adetten kesilmiş bir kadında akıntı ve kanamanın ortaya çıkması. Yumurtalık kanserinde karında ağrı, karında şişlik, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/anoreksiistahsizlik/">iştahsızlık</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kabizlik/">kabızlık</a> veya <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kolit-ishal/">ishal</a>ler olabilir. Bence yine bir doktora gidip şikayetlerinizi tekrar anlatın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kanser-miyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ablam Meme Kanseri, Tedavi Önerileriniz Nelerdir?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/ablam-meme-kanseri-tedavi-onerileriniz-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/ablam-meme-kanseri-tedavi-onerileriniz-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 13:52:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser çeşitleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedir]]></category>
		<category><![CDATA[meme hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=8261</guid>
		<description><![CDATA[Soru:Ablama 4 sene önce meme kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat oldu, ardından kemoterapi gördü. Her şey yolundaydı. Ancak 2 hafta önce ablamda kemik ve böbrek metastazı tespit edildi. Doktorlar &#8220;Durum ciddi. Kemoterapiye başlamalıyız. Ancak tedavi sadece büyümeyi azaltır, tümörü tamamen yok etmez&#8221; diyor. Sizce ne yapmalıyız? YUNUS G. Cevap: &#8221; Meme kanseri ameliyat, kemoterapi, radyoterapi, hormonoterapi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Soru:</span>Ablama 4 sene önce meme kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat oldu, ardından kemoterapi gördü. Her şey yolundaydı. Ancak 2 hafta önce ablamda kemik ve böbrek metastazı tespit edildi. Doktorlar &#8220;Durum ciddi. Kemoterapiye başlamalıyız. Ancak tedavi sadece büyümeyi azaltır, tümörü tamamen yok etmez&#8221; diyor. Sizce ne yapmalıyız? YUNUS G.</strong></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/03/meme1.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-13524" title="meme1" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/03/meme1-150x150.jpg" alt="meme1" width="203" height="142" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap: </strong></span> &#8221; Meme kanseri ameliyat, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kemoterapi/">kemoterapi</a>, radyoterapi, hormonoterapi gibi yöntemlerle tedavi edilir. Tedavi seçiminde tümörün büyüklüğü, koltuk altına atlayıp atlamadığı, reseptörlerin durumu, hastanın <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/adet/">adet</a> görüp görmediği, HER 2 sonucu gibi faktörler etkili. Son çalışmalarda Ki-67 denen bir proteinin vücutta fazla miktarda olmasının meme kanserine neden olduğu bulunmuş. Patoloji testlerinde ortaya çıkan Ki-67 de tedavi planlanmasında devreye girdi. Tümörün durumu, yeri, reseptörleri göz önüne alınarak verrirlen kemoterapi hormonoterapi, gerekirse radyoterapi yapılabilir. Ümidinizi yitirmeyin, tümörü tamamen yok etmek, uzun bir ömür sağlamak mümkün. Metastazlı olup 10-15 senenin üzerinde yaşayanlar da var. Ablanızın beslenmesine de çok dikkat etmesi gerekiyor. Mart 2009&#8242;da isviçre&#8217;de yapılan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanseri/">meme kanseri</a> kongresinde fenretini&#8217;nin (bir tür A <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/vitamin/">vitamin</a>i) diğer memede tümör çıkma riskini azalttığı açıklandı. Bu maddenin ayrıca <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtalik/">yumurtalık</a> <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanserine-kendiniz-teshis-koyun/">kanser</a>i ve adet gören <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>larda meme kanseri riskini azalttığı gösterildi. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/diyet-onerileri/">Diyet</a>te kırmızı eti de azaltmak gerekir. Amerika&#8217;daki Harvard Üniversitesi&#8217;nde yapılan bir çalışmaya göre, kırmızı et tüketimi meme kanseri riskini ciddi biçimde artırıyor.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Erkan TOPUZ</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Aşağıdaki Sayfalarımız da İnceleyin Lütfen:</span></strong></p>
<ul>
<li><a title="Permanent Link to Alkol Meme Kanseri Riskini Artırıyor" rel="bookmark" href="../alkol-meme-kanseri-riskini-artiriyor/">Alkol Meme Kanseri Riskini Artırıyor</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Meme ve Meme Hastalıkları" rel="bookmark" href="../meme-ve-meme-hastaliklari/">Meme ve Meme Hastalıkları</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Meme kanseri" rel="bookmark" href="../meme-kanseri/">Meme kanseri</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Meme Kanserine Kendiniz Teşhis Koyun" rel="bookmark" href="../meme-kanserine-kendiniz-teshis-koyun/">Meme Kanserine Kendiniz Teşhis Koyun</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Meme Kanserinde Yeni Umut" rel="bookmark" href="../meme-kanserinde-yeni-umut/">Meme Kanserinde Yeni Umut</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/ablam-meme-kanseri-tedavi-onerileriniz-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserine Kendiniz Teşhis Koyun</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanserine-kendiniz-teshis-koyun/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanserine-kendiniz-teshis-koyun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2009 19:13:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser çeşitleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=6415</guid>
		<description><![CDATA[24 yaşındayım. Meme kanserinden korunmak için hangi kontrolleri yaptırmalıyım? Memelerimi kendi kendime muayene edebilir miyim? 25 yaşından itibaren her ay adetten sonra memelerinizi kendi kendinize kontrol edin. Eğer kitle, memeden sıvı, kan gelme gibi durumlarla karşılaşırsanız mutlaka hekime başvurun. Ailenizde meme kanseri varsa 30 yaşında mutlaka mamografi ve ultrasonografî yaptırın. Ailenizde meme kanseri öyküsü yoksa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>24 yaşındayım. Meme kanserinden korunmak için hangi kontrolleri yaptırmalıyım? Memelerimi kendi kendime muayene edebilir miyim? </strong></p>
<p>25 yaşından itibaren her ay adetten sonra memelerinizi kendi kendinize kontrol edin. Eğer kitle, memeden sıvı, kan gelme gibi durumlarla karşılaşırsanız mutlaka hekime başvurun. Ailenizde <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanseri/">meme kanseri</a> varsa 30 yaşında mutlaka mamografi ve ultrasonografî yaptırın. Ailenizde meme kanseri öyküsü yoksa ilk mamografinizi 35 yaşında çektirin. Sorun tespit edilmezse bir sonraki kontrol 40 yaşma kadar ertelenebilir. Ancak 40&#8242;ından sonra her <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>ın yılda 1 kez mamografı-ultrasonografî yaptırması şart. Eğer bu incelemelerde şüpheli bir nodul tespit edilirse meme MR&#8217;ı da yapılmalı. Mamografıde, meme 2 plaka arasında mümkün olduğunca yassılaştırılır ve memenin filmi çekilir. Aynı işlem diğer meme için de tekrarlanır. Plakaların basıncı rahatsız edici, hatta ağrıya sebep olabilir. Ancak işlem 1 dakikadan az sürdüğü için abartılacak bir durum yok. Mamografi memenin içindeki anormal bütün oluşumları, kistleri, tümöral yapıları, kireçlenmeleri gösterir. Bu röntgenle memedeki kitle elle hissedilmeden 2 yıl önce belirlenebilir. Kendi kendinize yapacağınız meme muyanesi için adetin başlangıcından sonraki 7-10&#8242;uncu günler arasını seçin. Bu dönemde meme, hormonların etkisinden uzak ve daha az duyarlı olur. Eğer kitle, memeden sıvı, kan gelme gibi durumlarla karşılaşırsanız mutlaka hekime başvurun.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/02/kanser.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-13827" title="kanser" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/02/kanser.jpg" alt="kanser" width="289" height="230" /></a></p>
<p><strong>İşte elle muayenede izlemeniz gereken adımlar.</strong></p>
<p><strong>1. </strong>Bir boy aynasının karşısına geçin. Ayakta, kollarınız yanda serbest durumdayken her iki memenizde de büyüklük farkı, şişlik, kızarıklık, kırışıklık gibi değişiklik olup olmadığına bakın.<br />
<strong>2</strong> Ellerinizi başınızın arkasında birleştirerek dirseklerinizi arkaya doğru açın ve birinci maddedeki değişiklikleri inceleyin.<br />
<strong>3.</strong> Her iki elinizi belinize dayayın, &#8216;&#8221;omzunuzu hafifçe öne doğru itin, öne doğru eğilin ve aynı değişikliklere dikkat edin.<br />
<strong>4. </strong>Meme başınızı sıkarak akıntı &#8220;&#8221;olup olmadığına dikkat edin.<br />
<strong>5.</strong> Bir kolunuzu yukarı kaldırın, &#8220;&#8221;elinizi meme ve koltuk altınızda gezdirin sertlik ya da kitle olup olmadığını kontrol edin. Bu işlemi önce, koltuk altından başlayıp göğsünüze doğru daire çizerek sonra da daireleri meme ucunuza doğru küçülterek yapın. Daha sonra yukarı aşağı kontrol edin. Son olarak meme dış sınırından meme başına doğru parmaklarınızı yıldız şeklinde hareket ettirin.<br />
<strong>6.</strong> Beşinci şıktaki muayeneyi &#8220;yatar durumda tekrar edin. Kontrol ettiğiniz taraftaki omzunuzun altına ince bir yastık koyun.</p>
<p>Bir memenizde kitle varlığını beîirlediyseniz diğer memenizi de benzer kitle açısmdan kontrol edin. Eğer diğer memede de kitle elinize geliyorsa bu değişiklik normaldir. Fakat kitle yeni ve adetten sonra kaybolmuyorsa mutlaka hekiminizle görüşün. Meme ucunda akıntı, çukurlaşma veya çekilme gibi cilt değişiklikleri hekiminize bildirin. Korkunun sizi geciktirmesine izin vermeyin. Memenizde bir kitle bulduktan sonra korkmanız doğal. Ama unutmayın memedeki tüm kitlelerin beşte dördü kanser değildir.</p>
<p><strong>Meme Kanseri ile ilgili <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">Sağlık</a> Bakanlığının kadınlara özel olarak hazırladığı videoyu izleyebilirsiniz.</strong></p>
<p><object width="446" height="446" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=3564234243198155581&amp;hl=tr&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=3564234243198155581&amp;hl=tr&amp;fs=true" /></object></p>
<p><strong>Aşağıdaki videoda meme kanseri olan bir kadının meme ameliyatını sansürsüz olarak izleyebilirsiniz.</strong></p>
<p><object width="445" height="445" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-255615560958855807&amp;hl=tr&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-255615560958855807&amp;hl=tr&amp;fs=true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanserine-kendiniz-teshis-koyun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserin beslenme yoluyla önlenmesi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kanserin-beslenme-yoluyla-onlenmesi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kanserin-beslenme-yoluyla-onlenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 18:11:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser çeşitleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kansere karşı koruyan besinler]]></category>
		<category><![CDATA[kansere yol açan besinler]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri oluşturan faktörler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/kanserin-beslenme-yoluyla-onlenmesi/</guid>
		<description><![CDATA[Kanserin beslenme yoluyla önlenmesi 1984 yılında Villejuif Antikanser Merkezi kanserin bes­lenme yoluyla önlenmesi konusunda bir konferans organi­ze ettiğinde, kanserologlar bunu münasebetsiz bir girişim olarak yorumlamışlardır. Oysa bugün işler değişmiştir Çünkü kanser vakalanının yüzde 80&#8242;i çevresel faktörlere bağlanmakta ve bu fak­törlerin de yüzde 40&#8242;ından direkt olarak beslenme sorumlu tutulmaktadır. 1) Kanser Nedir? Kanser, yatkınlık gösteren bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">beslenme</a> yoluyla önlenmesi<br />
1984 yılında Villejuif Antikanser Merkezi kanserin bes­lenme yoluyla önlenmesi konusunda bir konferans organi­ze ettiğinde, kanserologlar bunu münasebetsiz bir girişim olarak yorumlamışlardır.<br />
Oysa bugün işler değişmiştir Çünkü <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kanser/">kanser</a> vakalanının yüzde 80&#8242;i çevresel faktörlere bağlanmakta ve bu fak­törlerin de yüzde 40&#8242;ından direkt olarak beslenme sorumlu tutulmaktadır.<br />
1) <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/kanser/">Kanser Nedir</a>?<br />
Kanser, yatkınlık gösteren bir organizmanın çevreye bağlı değişik parametrelerin hareketi, kalıtımsal veya raetabolik kriterlerin fonksiyonu sonucu ortaya çıkan bir has­talıktır.<br />
Bu çevresel faktörlerin etkisi ile, kanserojen maddeler vücuttaki tek veya birçok hücre ile temasa geçtiğinde kan­sere &#8220;önayak&#8221; olan bir rol oynarlar.<br />
Bu hücreler potansiyel olarak değişip, hızla çoğalmaya başlayarak bir dönüşüme uğrarlar.<br />
Sonra, kanserojen olmayan bir etken -buna &#8220;öncü&#8221; di­yebiliriz- hücrelerin artmasına ve bir tümör şeklini almala­rına yol açar.<br />
Hücrenin kanserli hücreye dönüşmesi için, bir çok anor-&#8217; mal ayrımları içeren bir zincirleme harekete girmesi gere­kir. Besin maddeleri, bu zincirin sadece bir halkasıdır ama olaya neden olan faktör de olabilir.<br />
2) Kanserin nedenleri<br />
Kanserin nedenleri bazı epidemolojik (salgın hastalık­larla ilgili) çalışmaların ışığında yapılan araştırmalarda in­celenmektedir. Bu amaçla hem coğrafi bölgelere bağlı ve­riler, hem de bireysel vakaların aşamalarından alınan göz­lemlerden yararlanılmaktadır.<br />
Bu amaçla, iki değişik ülkede, değişik beslenme alış­kanlıkları göz önüne alınarak kanser vakalarının sıklığı araştırılır. Diğer araştırma ise kanserli hastalar ile bu has­talığın yıkımına uğramayan kişilerin beslenme alışkanlık­ları karşılaştırılır.<br />
La Vecchia şöyle der: &#8220;Toplumları gözlemleyerek yapı­lan çalışmalar hipotezler formüle etmek açısından yararlı­dırlar. Ancak bu çalışmaların hiç biri neden-sonuç ilişkisi üzerinde kesin sonuçlar veremezler. Korelasyon (bağlantı) her zaman nedeni gösîermeyebilir.<br />
Profesör Apfelbaum ise bu konuyu küçük bir şaka ile açıklar: &#8220;Dünyada en fazla Renault marka otomobilin Fransa&#8217;da olması ile dünyada en fazla <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/siroz/">siroz</a> vakasının Fransa&#8217;da görülmesi bu otomobil ile siroz arasında bir ba­ğıntı olduğunu göstermez.&#8221;<br />
Bununla birlikte yıllar geçtikçe belli başlı görüşler oluşmaya başladı. Bunların sonuçlarına ihtiyatlı yaklaşmak ge­rekse bile, kanserin ortaya çıkmasına yol açabilecek ve gü­venilir olmayan yiyecekler ve öz besinlerin yanısıra, kan­sere vardır.</p>
<p>3) Kanserojen olabilecek yiyecekler ve özbesinler<br />
a. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/protein/">Protein</a>ler<br />
Etlerin proteinleri, etlerin pişiriliş şeklinden ötürü <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kolon/">kolon</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rektum/">rektum</a> kanserine yol açabilecek heter o sıklık animlere döndür ülebilir.<br />
İşte bu yüzden, sürekli et (sığır, dana, domuz veya ko­yun eti) yiyen kişilerin kanser olma riski, ayda bir kez et yiyenlere göre 2.5 misli fazladır.<br />
Öte yandan, protein yoksunlukları da çok kötüdür çün­kü Limfosit-T&#8217;nin faaliyetini yavaşlatarak, bağışıklık bo­zukluklarına yol açmakta, bu da kanserlerin daha çabuk ilerlemesini kolayaşürmaktadır.</p>
<p>Lipitler<br />
Gıdalardaki doymuş yağın fazla olmasının <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gogus/">göğüs</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yumurtalik/">yu­murtalık</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim-agzi-kanseri/">rahim ağzı</a>, barsak ve rektum kanerlerine yol aç­tığı düşünülmektedir.<br />
Japonya&#8217;da hayvan irijinli lipidler çok az tüketildiği için bu tür kanserler çok ender görülmektedir. Ancak Japon mutfağına batı hakim olmaya başlayalı Japonlarda 1975-1985 arası göğüs kanseri %58 artmıştır. }<br />
Şişman kadınlardaki yağ fazlalığı göğüs kanseri riskini arttırır. Bu bakından erkeksi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/sismanlik/">şişmanlık</a>, kadınsı şişmanlıktan daha kötü bir pozisyondur. Bu ilk tip şişmanlarda yağ vücudun üst kısmında biriktiğinden ve hormonal sistemi alt üst ettiğinden, göğüs kanseri 6 kere daha çok görülmek­tedir.<br />
Ancak bunlara bakıp tüm yağları aynı kefeye oymayın. Balık yağları, zeytinyağ, kensere karşı koruyucu etkiler içerirler.<br />
Aşırılıktan kaçınılmalı ve kolesterol düzeyini normalin çok altına indirme girişimlerinden de kaçınılmalıdır.<br />
Toplam kolesterolün 1.80 g/Tnin altına inmesinin ve on yıl süresince bu çok düşük düzeyde kalmasının rektum kanserlerine yol açtığı da kanıtlanmıştır. Yiyeceklerdeki doymuş doymamış çeşitli yağ asitlerinin doğru oranlarda blunması gerekir.</p>
<p>Tuz<br />
Çok tuzlu yiyecekler, et olsun, şarküteri ürünleri olsun salamura balıklar olsan mide kanserine yol açmaktadır. Bunu Japonlar iyi bilmektedir çünkü ülkelerinde bu tür ye­mek alışkanlığı çok yaygındır.<br />
Tuzlayıp saklama yerine buzdolabında saklama ve don­durulmuş gıdalar kullanma alışkanlığının yerleştiği ülke­lerde mide kanseri %64 azalmıştır.<br />
Alkol<br />
Alkol, sigara gibi kanserojendir. Ancak labaratuvar ko­şullarında hayvan deneyleri ile bu kanıtlanamıyor çünkü labaratuvar hayvanları alkollü içki içmeyi reddediyorlar, bu durumda sadece fizyolojik modifikasyon çalışmaları ile yapılan deneylerle yetiniliyor.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/alkol/">Alkol</a>ün faaliyet mekanizmasının eritme şeklinde işlediği yani barsak iç duvarlarındaki hücreleri eritip değiştire­rek kanserojen maddelerin geçişine yol açtığı düşünülüyor. Fransa, alkole bağlı kanserlerde acıklı bir dünya rekoru­na sahiptir ve yılda bu yüzden 14.000 kişi ölmektedir. Bu kanserler, yutak, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/agiz/">ağız</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/yemek-borusu/">yemek borusu</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/girtlak/">gırtlak</a> ve karaciğer kanserleridir.1 litre 0 derece alkollü şarapta 80 gr saf alkol bulundu­ğunu hatırlatalım. Alkol ve sigaranın bir arada alınmaması daha da zehirleyicidir. Günde 1 litre şaraba (veya buna eş değer bira, aperatif) 1 pakette sigra eklerseniz, kanser ris­kini 50 ile çarpabiliriz.<br />
Kanserlerin üçte birinden <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sigara-icmek/">sigara</a> sorumludur. Ayrıca a<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/akciger-kanseri/">k­ciğer kanseri</a>nin sorumlusu yüzde 90 sigaradır. Bu arada <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/ust-solunum/">üst solunum</a> &#8211; sindirim yollan, yemek borusu, sidik torba­sı kanserlerini de unutmamak gerekir.<br />
İlginç olan bir noktada sigara ve alkol yüzünden ağız sağlıkları kötü kişilerin riskli gurupta olmasıdır.<br />
Çoğunlukla, kanserden korkunç bir hastalık olarak söz eder ve kanserin &#8220;nedenini&#8221; bulmaya yönelik araştırmala­rın çok yavaş ilerlediğinden yakınırız. Ama iyi düşünün: Sigara içilmesi ve aşırı alkol alımı durdurulunca, kanser yüzde 50 azalmaktadır.<br />
e. Mikro Özbesin Yoksunluğu<br />
Beta, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karoten/">karoten</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/c-vitamini/">C vitamini</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/e-vitamini/">E vitamini</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/cinko/">çinko,</a> kansere karşı koruyucudurlar.<br />
Bu mikro özbesinlerin birinin bile yoksunluğu kanser oluşumuna yol açabilir.<br />
Tarım İlaçları<br />
Profesör Revülard tarım ilaçlarının karaciğer ve akci­ğerlerin bazı hücrelerini, bağışıklık bozukluğu yönünden etkilemektedir.<br />
En çok kullanılan böcek ilaçlarından karboril, makrofay ve lindan&#8217;ın hareketlerini inhibe ederek, anormal maddele­rin üremesine sebep oluyor. Bu maddelerin kansere yol aç­tığı düşünülmekte. Bunun yanısıra aynı böcek ilacı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/enflamasyon/">enflamasyon</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/allerjen/">allerji</a> ve bağışıklık eksikliğine de yol açmaktadır.<br />
g. Nitrat ve Nitritier<br />
Sudaki nitrat, nitrite dönüşür sonra da kanserojen olan nitrozamin haline gelirler. Fransa&#8217;da bazı bölglerde mus­luk suyunda 100 miligram kadar nitrit görüldüğü düşünül­düğünde, endişelenmemek elde değildir.<br />
Nitritier uzun süre, şarküteri ürünlerinde (salam, sosis, jambon vs.) koruyucu olarak kullanılmışlardı. Bu uygula­ma yüzde 15 azadığmdan beri, mide kanserleri de yüzde 66 azalma göstermiştir.<br />
Bazı biralarda sindirim yolu kanserlerinin sorumlusu olan nitrozemin hâlâ bulunmaktadır.<br />
4) Pişirme şekilleri ve kanser<br />
Ancak bu bir alev püskütrücü haline dönüşebilir özellikle barbekü yatay pozisyonda ise.<br />
Etlerin veya balıkların lipitleri (yağları) ısıdan eriyip közlerin üzerine damlar ve bir seri yanma reaksiyonu olu­şur. Bu olgu, kanserojen olan benzopiren&#8217;in oluşumuna yol açar. Çıkan dumandaki polisiklik hidrokarbürün yiyecek­lerin üzerine gelmesi de cabasıdır.<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/beslenme.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15264" title="beslenme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/04/beslenme.jpg" alt="beslenme" width="180" height="144" /></a>Bu yüzden sadece dikey barbeküler kullanılmalıdır, (döner gibi). Ancak zaten biliyoruk ki Fransa&#8217;da yıl boyu durmadan barekü yapacak iklim koşullan yoktur.<br />
Füme besinlerin de (et, şarküteri, balık) bu tür yiyecek­lerin çok yendiği Baltık ülkeleri ve Japonya&#8217;da mide kan­serlerine yol açtığı bilinmektedir.<br />
Ayrıca tereyağını da çok ısıtmamak gerekir. Çünkü 130 dereceden sonra akrolen formuna girmektedir ve bu da kanserojen bir maddedir.<br />
5) Kansere karşı koruyan besinler<br />
a. Antioksidanlar<br />
• C vitamini<br />
• E vitamini<br />
• Beta karoten<br />
• selenyum<br />
• çinko<br />
• polifenol<br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalsiyum/">Kalsiyum</a><br />
&#8220;- Barsak ve rektum kanserinde, kalsiyum yoksunluğu ris­ki üç kere arttırıyor. Eğer üç ay boyunca günde 1250 mg kalsiyum alırsanız kolik tümörlerin çoğalmasında bir düşüş olduğu deneylerle sabittir. Bu yüzden yağsız süt ve süt ürünleri, doymuş yağ asitlerinden arındırıldıkları ölçüde alınması gerekli gıdalardır.<br />
c. Besinsel lifler<br />
Bunların yoksunluğunun akciğer, rahim ağzı, ve özel­likle de barsak ve rektum kanserlerinin oluşumunu kolaş-laştırdığı söylenmektedir. En etkili olanlar erimeyen lifler­dir (selüloz, nemi selüloz).<br />
Liflerin, barsaklann iç duvarlarında çeşitli işlevleri so­nucu koruyucu bazı faaliyetleri vardır.<br />
- Potansiyel karsinojen etkenlerle (safra asidi) barsakla­nn mukozası arasındaki temasın süresini azaltarak-barsak-Iaıın içindeki muhtevayı (dışkının kuruması) sulandırır ve barsaktan geçişlerini hızlandırır.<br />
- Bazı safra maddelerinin üzerindeki kolik örtünün ha­reket zamanını azaltır.<br />
- Sofra asitlerinin üzerindeki hareketi ile, kolik hücrele­rin çoğalmasını engeller.<br />
Barsak kanserlerinde lifleri zengin besinlerin tek başla­rına önleyici etkileri olmadığı kanıtlanmıştır. Aynı zaman­da et alımını da azaltarak liflerin koruma etkisi gerçekleşe­bilir.<br />
d. Doymamış yağlar<br />
Soya, mısırözü, ayçiçeği ve zeytinyağlar (okside olma­mışları) kansere karşı koruma etkisi gösterirler.<br />
e. Sebzeler<br />
Bazı sebzelerin kansere karşı koruyucu maddeler içerir­ler;</p>
<p>Uyulması gereken bazı genel ilkeler<br />
- Ağırı yemek yemeyin ve şişmanlıktan kaçının.<br />
- Balığı ete tercih edin. Tuzlanmış ve füme edilmiş be­sinlerden uzak durun.<br />
- Yağ alımını, özellikle doymuş yağlan azaltır.<br />
- Beslenmenizi liflerle zenginleştiriri (meyve yeşil sebze­ler, baklagiller, tam tahıllar)<br />
- Pişirme sırasında vitamin ve oligo-elementlerin yok olmamasına dikkat edin.<br />
- Alkol alımını azaltın<br />
- Dengeli ve çeşitli bir beslenme izlemeye gayret edin. Eğer kanser teşhisi konmuşsa ve bu erken teşhis ise (bu<br />
da dikkatli olunması sayesinde gerçekleşebilir) önlemler zayesinde tümör kontrol altına alınabilir ve tüm mekaniz­maları eski haline döndürmek için henüz vakit vardır. Ya­ni hâlâ beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmek için geç<br />
kalmış sayılmayız.<br />
İyi planlanmış bir beslenme ile kemoterapi ve radyasyo­nun yan etkilerim azaltabilirsiniz.<br />
Beslenme öğütlerinin yanısıra, genel ilkeleri de unut­mamanız lazım. Kanser bir kader değildir ve bazı kanser türlerini önlemek de çok basit tedbirlerle mümkündür:<br />
1. Sigara içmeyin, yanınızda da içirtmeyin.<br />
2. Güneşte çok uzun süre kalmayın (cilt kanseri riski doğurur).<br />
3. Kanserojen maddeler hakkında verilen profesyonel emniyet tedbirlerine uyun.<br />
4. Bir çok kanserin erken teşhis edilirse tedavisi müm­kündür. Israrla devam eden bir rahatsızlığınız varsa bir uzman hakime başvurun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kanserin-beslenme-yoluyla-onlenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

