<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Sağlık Sözlüğü &#8211; F</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-f/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Fetişizm</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/fetisizm/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/fetisizm/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 23:53:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=6301</guid>
		<description><![CDATA[İlkel kabilelerde, büyülü niteliklere sahip olduğuna inanılan cansız bir nesne kut­sanır, kabilenin &#8220;fetiş&#8221;i olarak toplu yaşantıda önemli bir yer işgal ederdi. Fransız psikologu Prof. Aifred Binet&#8216;nin, erkek hastalarında gözlemlediği cinsel sap­lantıları tanımlarken bu sözcüğü kullan­masından bu yana &#8220;fetişizm&#8221; antropolojinin yanısıra psikolojide de bir araştırma konusu olmuştur. Sözlükte &#8220;mantık dışı olarak kutsanan nesne&#8221; diye tanımlanan fetiş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlkel kabilelerde, büyülü niteliklere sahip olduğuna inanılan cansız bir nesne kut­sanır, kabilenin &#8220;fetiş&#8221;i olarak toplu yaşantıda önemli bir yer işgal ederdi.<br />
Fransız psikologu <strong>Prof. Aifred Binet</strong>&#8216;nin, erkek hastalarında gözlemlediği cinsel sap­lantıları tanımlarken bu sözcüğü kullan­masından bu yana <strong>&#8220;fetişizm&#8221;</strong> antropolojinin yanısıra psikolojide de bir araştırma konusu olmuştur.</p>
<p>Sözlükte <strong>&#8220;mantık dışı olarak kutsanan nesne&#8221;</strong> diye tanımlanan fetiş, psikolojide, cinsel uyarım kaynağı olarak karşı cinsten bir eşin yerini alan, vücudun doğrudan doğruya coitus&#8217;la ilgisi olmayan bir parçası ya da mutlaka cinsel nitelikte olmayan cansız bir nesne olarak tanımlanır.</p>
<p><strong>&#8220;Fetişizm&#8221;</strong> ise bu &#8220;fetiş-nesnesi&#8221;ne karşı duyulan aşırı tutkunun &#8220;fetişist&#8221; bireyin cinsel yaşamında merkezi bir yer işgal etmesine denir. Öyle ki, söz konusu nesne olmaksızın tam bir cinsel doyuma ulaşılması olanaksızdır. Sözcüğün kökeniyse,<strong> &#8220;büyü&#8221;</strong> ya da <strong>&#8220;yapılmış şey&#8221; </strong>anlamına gelen Portekizce<strong> &#8220;feitiço&#8221;</strong> sözcü­ğüdür.</p>
<p>İrlandalı romancı James Joyce&#8217;un <strong>&#8220;UIysses&#8221;</strong> adlı romanındaki ana karakter­lerden Bloom, bir külot fetişisti olarak canlandırılmaktadır; on yıldır karısıyla cin­sel ilişkide bulunmayan Bloom, yalnızca yatağın ucunda oturup karısının kabaetlerini öpmekle yetinir. Fakat Bloom bir yandan yelek cebinde sürekli olarak bir oyuncak bebeğin külotunu gezdirmektedir. Cinsel ilişkilerinde başarısızlığa uğrayacağı kor­kusuyla yaşayan Bloom, böylece aşağılık kompleksinden sıyrılmaktadır: çünkü o minicik bez parçası kendine bir güven duygusu aşılamaktadır. James Joyce, Bloom tipini yaratırken, hemen tüm cinsel sapma­larda olduğu gibi fetişistlerde de kendine güvensizlik ve aşağılık duygusunun temelde yattığını gözlemlemiştir.</p>
<p>Binet, &#8220;fetiş&#8221;e tam bir saplantıyla bağlanıp, onun yokluğunda cinsel coşku duyması olanaksızlaşan fetişistin halini &#8220;Büyük fetişizm&#8221; olarak tanımlamıştır. Böyle bir halde, fetişin görüntüsü bile cinsel coşku yaratarak doyuma ulaşmaya yeterli olmaktadır. Örneğin fetişist kişi, bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a> külotuyla mastürbasyon yapabil­mektedir.</p>
<p>Daha sık görülen fetişizm türü, yine Binet&#8217;nin deyimiyle <strong>&#8220;Küçük fetişizm&#8221;</strong>dir. Bu durumda ancak cinsel eş, söz konusu fetiş nesnesiyle biriikteyse bu nesne coşku kaynağı olabilir. Örneğin erkek karısının mutlaka kenarları dantelli, şeffaf ipekten bir külot ya da siyah çoraplar giymesini ister. Erkek salt külot ya da çoraplarla bir şey yapamaz ama, karısı bu kumaş parçalarını üstünde bulundurmazsa do­yuma ulaşması zorlaşır ya da olanaksızlaşır.</p>
<p>Fetişizm, örneklerinden de anlaşıldığı gibi hemen hemen bütünüyle erkeklere özgü ve oldukça yaygın bir sapmadır. Kadınlarda bu tür sapmanın hemen hemen hiç gözlemlenmeyişinin nedeni, kadının psikolojik gelişiminin özellikleri yüzünden görsel uyanlara pek eğilimli olmamasıdır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/02/fetisizm.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-15846" title="fetisizm" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/02/fetisizm.jpg" alt="fetisizm" width="289" height="350" /></a>Fetiş haline gelen nesnenin kaynağının çoğu kez ilk çocukluk evrelerinde yattığı, klinik araştırmalarında ortaya çıkmıştır. <strong>Freud</strong> öncesi araştırmacılar buna dayana­rak fetişizmi bir tür <strong>şartlı refleks</strong> olarak tanımlamışlardır. Amerika&#8217;da yapılan Rachmann deneyleri, fetişist eğilimin oluşmasında, bir koşullandırmanın nasıl rol oynadığını açıkça göstermektedir. Bu deneylerde, önce belirli bir süre her türlü cinsel ilişki ve doyumdan kaçınmaları istenen üç bekar erkeğe laboratuvardaki bir ekran üzerinde onbeş saniye süreyle bir çift diz boyu kadın çizmesi gösterilmiş, hemen arkasından da otuz saniye süreyle aynı ekrana güzel bir çıplak kız slaytı yansıtıl­mıştır. Erkeklerdeki cinsel uyarılma dere­cesi de penislerindeki en ufak bir ereksiyonu bile saptayabilen bir araçla ölçülmüş­tür. Altmış beş tekrardan sonra, kızın resmi ekrana yansıtılmasa da salt çizmele­rin görüntüsü üç erkekte de ereksiyon hali meydana getirmeye yetmiştir. Bu deney, pornografik yayınlarla olsun, ticari reklamlarla olsun, cinsel çekicilik simgesi olarak kitlelerin bilinç­altına sürekli tekrarlarla aşılanan bazı görüntülerin zamanla &#8220;kollektif fetiş&#8221; haline geldiklerini de açıklaması bakımın­dan da ilginçtir. Dolayısıyla bir yıl yırtmaçlı eteğin altından sıyrılan düzgün bir bacak, bir başka yıl da daracık bir blucin içinde hatları belli olan kalçalar sokaktaki erkeklerin başlarının mıknatıs­lanmış gibi çevrilmesine yol açmaktadır.</p>
<p>Freud ise, fetişizmi büyük ölçüde her erkeğin bilinçaltında bulunduğunu var­saydığı kastrasyon (hadım edilme) komp­leksine bağlamıştır. Onun psikanaliz kuramına göre, ilk çocukluk çağındaki mastürbasyonla penisine büyük değer atfetmeye başlayan erkek çocuk ana-babasının bu hareketini onaylamayacağı ve bu yüzden penisini yitireceği korkusuna kapılır. Aynı çağda karşı cinsin penise sahip olmadığını da keşfedince, bu korku­su doğrulanmış olur; çünkü dişilerdeki bu farklılığı doğal değil, dışarıdan bir müda­halenin (kastrasyonun) sonucu olarak yorumlar.</p>
<p>Böylece erkek çocuğun bilinçaltında kadının aslında bir penise sahip olduğu, fakat bunu sonradan yitirdiği düşencesi yerleşir. Fetiş de kadındaki yitik penisi temsil ederek, erkeğin bilinçaltındaki bu korkuyu silip yeniden güven kazanmasına olanak sağlar.</p>
<p>Freud, fetişist erkeklerin dişi cinsel organlarını itici bulmalarının, bu savını desteklediğini ileri sürmüştür. Fetişistlerin en çok rağbet ettikleri kadife ve kürk gibi nesnelerin, yitirilen penisi saklayan kıl örtüsünü temsil ettiğini, diğer bir rağbet konusu olan iç çamaşırlarına, kadının soyunmadan önce &#8220;penisli bir yaratık olarak algılanabileceği&#8221; son anı temsil ettiğini de ileri sürmüştür.</p>
<p>Günümüzde Freud&#8217;un bu savlan mut­lak geçerliliğini yitirmiş bulunmaktadır. Ancak,kastrasyon kompleksi kavramının, bir erkeğin cinselikle bağlantılı tüm korkularını içerdiği varsayılırsa, fetiş de bu korkuyu yenerek cinsel doyuma zemin hazırlayan bir araç olarak tanımlanabilir.</p>
<p>Daha geniş bir açıdan bakıldığında, asıl önemli olan, fetişist kişinin cinsel suçluluk ve yetersizlik, kendine güvensizlik hali içinde bulunmasıdır. Dolayısıyla, herhangi bir cinsel ilişkide iktidarsız kalacağından korkan fetişist, çareyi geç­mişte kendisini uyardığını bildiği bir nesnenin varlığında arar. Fetiş o anda cinsel kokulara karşı bir savunma aracı, iktidarlılığı, yani ereksiyonu garantileyen büyülü bir nesnedir.</p>
<p>Psikolog Hadfield, &#8220;çözümlediğimiz bütün fetişizm olaylarında, fetişin memeyi temsil ettiğini saptadık&#8221;, diyerek, Freud&#8217; unkinden değişik bir yorum getirirken, &#8220;memenin çocukluktaki ilk sevgi ve tutku hedefi olduğunu&#8221; vurgulamaktadır. Böy­lece fetişin güven verici rolü bir daha ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Küçüklüklerinde ihmal edilen çocukla­rın daha çok mastürbasyon yaptıkları bilinmektedir. Yeterince ilgi ve şefkat görmeyen bir erkek çocuğunun zamanla kadınların sevgisinden emin olamadığı için, çocukluğunda eksikliğini hissettiği şefkatin yerini simgesel düzeyde alarak, kendine güven vermiş olan bir nesneye bağlı kalması şaşırtıcı olmasa gerekir.</p>
<p>Fetiş haline gelen nesnelerin, genellikle dişi cinse ait ya da dişiliği çağrıştıran şeyler oldukları göze çarpmaktadır. Bir yoruma göre, erkek için bir korku nedeni olan dişi cinsel organını simgeleyen bu nesnelerin, çoğu kez ikincil cinsel özellikleri vurgula­yan giysi parçalan olduğu gözlemlenmiş­tir. Külot, sutyen, naylon çorap, dar ve yırtmaçlı etekler, yüksek topuklu ayakka­bılar, çizmeler, gibi. Öte yandan, kadın ayaklarının, memelerinin de fetiş haline gelen vücut parçaları arasında hayli sık görüldüğü söylenebilir.</p>
<p>Bazı psikologlar özellikle kadın ayağıy­la ayakkabısının çiftleşme sırasında cinsel organların durumunu yansıttığı için çok sık rastlanan bir fetiş kombinasyonu olduğunu ileri sürmektedirler. Ancak ne şekilde yorumlanırsa yorumlansın, bazen ayakkabının ya da çıplak bir ayağın ne denli önemli olabileceğini ünlü Hıristiyan düşünürü Paul Tillich&#8217;in karısı Hannah Tillich&#8217;in anılarında görmek mümkündür:<br />
&#8220;&#8230; Ayakkabılarımı çıkardığımda Paul ayaklarımın görüntüsünden ken­dinden geçercesine büyük bir coşkuya kapıldı. Yıllar sonra, o gün Paul ile birlikteyken ayakkabılarımı çıkarıp yanın­da çıplak ayakla yürümemiş olsaydım, evlenmemiş olacağımızı sık sık söylemi­şimdir. O zaman kocamın kadın ayakları­na olağanüstü düşkünlüğünü öğrenmiş bulunuyordum tabii&#8230;&#8221;</p>
<p>Bir yoruma göre, bir çok fetiş nesnesi sado-mazohist bir anlam da taşımaktadır. Erkeklerdeki fetişist eğilimlere karşılık verecek şekilde değişen, fakat aynı zaman­da bu tür eğilimleri de körükleyen kadın modası, yalnızca dişi özellikleri açığa vurmakla kalmamakta, rahatsızlık verecek kadar beden hareketlerini kısıtlayan, &#8220;tut­sak edici&#8221; şekiller almaktadır. En sık rastlanan fetişlerden olan yüksek topuklu ayakkabıların bunun iyi bir örneği olduğu söylenebilir.</p>
<p>Çinlilerin yüzyıllar boyu kadınların ayaklarını, felce uğratacak şekilde, bağlamaları ve bu şekilde gelişmesi engellenen ayakları bir güzellik öğesi olarak görmeleri de aynı olgunun daha toplumsal nitelikli bir örneği olarak yorumlanabilir.</p>
<p>Seks araçları pazarında genellikle parlak siyah yüzeyli olarak sergilenen deri fetişlerin de, erkek saldırganlığını ya da sadizmini simgelediği ve eşcinsel erotizmiy­le yakından ilgili olduğu, bu konularla ilgili yazılı ve resimli yayınlardan anlaşılabilmektedir.</p>
<p>Yeni bir yoruma göre, sado-mazohist ve transvestit eğilimler çoğu kez bir fetişin merkezi etrafında gelişip büyümektedir. Gerek sado-mazohistlerde, gerekse trans-vestitlerde deri pantalon, ceket ya da naylon çorap gibi nesnelerin büyük önem taşıması, yoruma bir dayanak olmaktadır. Fetiş nesnesi ne olursa olsun, seks pazarında çok karlı bir ticaret metaı olduğu gerçektir. Tüm moda, pornografi ve fuhuş sanayii, akla gelebilecek her türlü uyarım aracını sergileyerek ya da kullana­rak, bir yandan çeşitli şekillerde durmadan arzusu uyandırılan, bir yandan da cinsel dürtüleri baskı altında tutulan çağdaş erkeğin bu ikilem içinde gelişen fetişist eğilimlerine karşılık vermektedirler.</p>
<p>Cinsel özgürlüğün daha çok kuramsal düzeyde egemen olduğu ve aynı zamanda cinselliğin bir satış aracı olarak kulla­nıldığı çağdaş toplumlarda doğal dürtülerine istediği anda çıkış yolu bulunmayan ve bu yüzden devamlı bir duyumsuzluk hali içinde bulunan erkek, toplumun yasakla­dığı ya da ertelediği nazları, asıl haz kaynağının yerini alan nesnelerde yaşama­ya yönelmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/fetisizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FAY</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/fay/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/fay/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 20:29:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[deprem bölgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[deprem ne zaman olur]]></category>
		<category><![CDATA[deprem nerelerde olur]]></category>
		<category><![CDATA[deprem riskinin en az olduğu bölgeler neresidir]]></category>
		<category><![CDATA[fay]]></category>
		<category><![CDATA[fay hattı]]></category>
		<category><![CDATA[istabulda deprem olacak mı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/fay/</guid>
		<description><![CDATA[Yerkabuğunu oluşturan kayaçlarm bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan ıkı parçanın birbi­rine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yerkabuğunu oluşturan kayaçlarm bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan ıkı parçanın birbi­rine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/fay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FELÇLİLERDE İLK YARDIM TEDAVİSİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/felclilerde-ilk-yardim-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/felclilerde-ilk-yardim-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 11:08:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/felclilerde-ilk-yardim-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[Yarım felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan top-lanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzan iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır. Bununla birlikte, genel olarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışma­mak -çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yarım felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan top-lanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzan iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır. Bununla birlikte, genel olarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışma­mak -çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere ka­çabilir- gerekir. Kişi bilinçsizse, koma evresin­de, üst solunum yollarının tıkanmasını engel­leyecek biçimde yan yatırılmalıdır. Bu yatış biçimi, rahat soluk alıp vermesine yardımcı olur. Ayrıca, her 3 saatte bir dayanma yerle­rinde yaralar açılmaması için, öteki yanına çe­virmek gerekir. Damar kökenli yarım felçlerin tedavisinde, yavaş yavaş artırarak yaptırılacak hareket çok önemli bir öğedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/felclilerde-ilk-yardim-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FELÇLER</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/felcler-2/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/felcler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 11:06:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/felcler-2/</guid>
		<description><![CDATA[Organizmanın her köşesine, damar ağacı gibi, bir de sinir ağacı uzanmaktadır. Özellikle ha­reketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinir­lerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o or­ganın kasları hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir. Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Organizmanın her köşesine, damar ağacı gibi, bir de sinir ağacı uzanmaktadır. Özellikle ha­reketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinir­lerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o or­ganın kasları hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir.<br />
Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur.<br />
Önemli felçlerden biri de bağırsak felçleridir, öldürücü bir hastalıktır. Her organın siniri bo­zulduğu vakit felç olayı ortaya çıkar. Örneğin göz felci, işitme felci vb.<br />
Felçlerin meydana gelmesinde başlıca iki olay önemli rol oynar. Bunlardan bir tanesi, organa veya kas içine giren sinirin ezilmesi ve kopma-sıdır. Diğeri de merkezî sinir sistemi dediği­miz beyin, soğancık ve omurilik gibi yapılarda ortaya çıkan arıza ve hastalıklara bağlı olaylar­dır. Bu olaylar bir kanama, bir tümör, bir ilti­hap, bir damar tıkanması olabilir. Bu tür felç­lerin en sık rastlanan tipi yarım felçtir. Yarım felçlere oldukça sık rastlanır. Beyin ya­rıkürelerinden birini orta bölümünde etkile­yen, ister yüzeysel, ister derin bütün bozunlar (travmaya bağlı, damarsal, yangısal, ursal, yozlaştırıcı), bedenin karşı yanında bir yarım felce yol açabilirler. Piramit demetin herhangi bir bölümünün ölümüne yol açabilecek bir da­mar yırtılması, orada oluşan &#8220;tromboz&#8221; ya da başka yerden gelen &#8220;amboli&#8221; pıhtılar, apse, ur, söz konusu olabilir.<br />
Yarım felce genellikle, yaşlı, damarları bozul­muş kişilerde rastlanır. Çeperleri kireçlenen damarlar, kopabilir ya da tıkanabilir, bu yüzden beynin bazı bölgelerine yeterince kan gönderemezler. Bu, genellikle, inme diye nite­lenen durumdur ve çeşitli belirtilerle yansır. Hasta ölü gibidir, yüzü kanlı, solunumu gürül­tülüdür; dış uyarılara yanıt vermez, bazen si­dik ve dışkı kaçırır. Sonra koma yerleşir; bede­nin yarısında felç görülür; hasta yalnızca be­deninin bir yanını oynatabilir; yüzü artık ba­kışımlı değildir, gözler bir yanda yukarı bakar. Muayenede, refleksler değişmiş bulunur. Yüz­deki bakışımsızlık, yüz felcinin merkezî sinir sistemi kökenli olduğunun belirtisidir. Hasta solurken, her soluk verişte felçli yanın yanağı kalkar. Gülümsemesi söylenirse, yalnızca yü­zünün sağlam yanıyla başarabildiği gözlenir. Felcin komayla olan bu ilk dönemi az ya da çok uzun bir süre devam eder. Genellikle bir­kaç saat ya da birkaç günde hasta, bilincini ka­zanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/felcler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FORMUMUZU KORUMANIN SIRLARI NELRDİR*</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/formumuzu-korumanin-sirlari-nelrdir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/formumuzu-korumanin-sirlari-nelrdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2008 15:01:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/formumuzu-korumanin-sirlari-nelrdir/</guid>
		<description><![CDATA[Şeker, bal, reçel, pekmez, çikolata, gofret, lokum, pişmaniye, dondurma, şekerlemeler. ■ Şekerli içecekler; meşrubatlar, kola, limonata, meyveli şerbetler, sıcak çikolata, salep, boza, hazır meyva suları, meyva aramalı içecek tozlan ■ Alkollü içecekler; şarap, rakı, bira, viski, likör vb. ■ Yağ ve şeker içeriği yüksek olan besinler; pasta, kek, kurabiye, bisküvi, börek, çörek, helva ve diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker, bal, reçel, pekmez, çikolata, gofret, lokum, pişmaniye, dondurma, şekerlemeler.<br />
■ Şekerli içecekler; meşrubatlar, kola, limonata, meyveli şerbetler, sıcak çikolata, salep, boza, hazır meyva suları, meyva aramalı içecek tozlan<br />
■ Alkollü içecekler; şarap, rakı, bira, viski, likör vb.<br />
■ Yağ ve şeker içeriği yüksek olan besinler; pasta, kek, kurabiye, bisküvi, börek, çörek, helva ve diğer şekerli tatlılar.<br />
■ Yağda kızartılmış, kavrulmuş yiyecekler; et, sebze, hamur, patates kızartmaları.<br />
■ Kuruyemişler; Fındık, fıstık, çekirdek, badem, ceviz, kurutulmuş meyvalar.<br />
■ Yağlı et ve balıklar; tavuğun derisi, yağlı organ etleri sakatatlar, tam yağlı süt ve süt ürünleri<br />
■ Şarküteri ürünleri; salam, sucuk, sosis, pastırma, kavurma.<br />
■ Yağlı besinler; kaymak, krema, ketçap, mayonez, salata sosları, pasta sosları, tahin, tahin helvası.<br />
■ Hayvansal katı yağlar; tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı.Yemekten sonra masada oyalanmayın.<br />
■ Atıştırmaların yerine egzersiz yapın.<br />
■ Yemekli toplantılardan önce, düşük kalorili bir ön öğün almaya dikkat edin.<br />
■ Kalorisiz içecekleri tercih edin.<br />
■ Küçük bir kaçamak için hemen umutsuzluğa kapılmayın. Bir sonraki öğünde daha az kalorili yiyecekler tüketin.<br />
■ Her koşulda beslenme programınıza uygun besinler seçmeye çalışın.<br />
■ Her teklif edilen besini kabul etmek zorunda olmadığınızı unutmayın.<br />
■ Bol bol su içmeyi unutmayın.<br />
■ Güne erken başlayın. Günde 7-8 saatten fazla uyumayın, uyandıktan sonra yatakta kalmayın.<br />
■ Kısa mesafeler için taşıt kullanmayın, yürümeyi tercih edin. Asansör yerine merdiven kulla­nın, daha hızlı tempo ile yürümeye çalışın, yapabileceğiniz ev işlerini kendiniz yapın.<br />
■ Haftanın 4-5 günü egzersiz yapın. Pasif jimnastik yerine aktif jimnastik veya tempolu yürü­yüşü tercih edin.<br />
■ Aktif ve hareketli kişilerle birlikte olmaya özen gösterin. Hafta sonlan için aktif planlar<br />
yapın.<br />
■ Çevrenizdeki kişileri de yeterli ve dengeli beslenme ile aktif olmaya teşvik edin.<br />
■ Egzersiz zamanınızı, kendinize özel zaman olarak ayınp mutlaka kullanın.Yemeklerde yağ kullanımını arttıran kızartma ve kavurma gibi yöntemleri kullanmayın.<br />
■ Az yağlı veya yağsız et, balık, tavuk, süt, yoğurt, peynir kullanmayı tercih edin.<br />
■ Posalı yiyecek tüketimini arttmn. Bunun için beyaz ekmek yerine kepekli ekmeği tercih edin. Haftada 2-3 porsiyon kurubaklagil tüketmeye çalışın. Pirinç, şehriye ve makarna yerine bulgur, buğday, kabuklu pirinç gibi kepekli olanlan tercih edin.<br />
■ Günde 3-4 porsiyon pişmiş veya çiğ sebze tüketin.<br />
■ Kabuğu ile yenebilen sebze ve meyvalan soymadan tüketin.<br />
■ Ambalajında diyet veya light yazan ürünlerin kalorisiz olduğu yanılgısına kapılmayın. Bu ürünlerin çoğunda kalori içeren tatlandıncıların kullanılmasının yanı sıra yağ, süt, un, yumurta gibi temel besin maddeleriyle hazırlandığını unutmayını</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/formumuzu-korumanin-sirlari-nelrdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FELÇ TEDAVİSİNDE İLKYARDIM</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/felc-tedavisinde-ilkyardim/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/felc-tedavisinde-ilkyardim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 12:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/felc-tedavisinde-ilkyardim/</guid>
		<description><![CDATA[Yanm felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan toplanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzan iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır. Bununla birlikte, genel olarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışmamak -çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yanm felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan toplanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzan iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır. Bununla birlikte, genel olarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışmamak -çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere kaçabilir-gerekir. Kişi bilinçsizse, koma evresinde, üst solunum yollarının tıkanmasını engelleyecek biçimde yan yatırılmalıdır. Bu yatış biçimi, rahat soluk alıp vermesine yardımcı olur. Aynca, her 3 saatte bir dayanma yerlerinde yaralar açılmaması için, öteki yanma çevirmek gerekir. Damar kökenli yanm felçlerin tedavisinde, yavaş yavaş artırarak yaptırılacak hareket çok önemli bir öğedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/felc-tedavisinde-ilkyardim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FELÇ BELİRTİLERİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/felc-belirtileri/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/felc-belirtileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 12:45:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/felc-belirtileri/</guid>
		<description><![CDATA[Hasta ölü gibidir, yüzü kanlı, solunumu gürültülüdür; dışuyanlara yanıt vermez, bazen sidik ve dışkı kaçınr. Sonra koma yerleşir; bedenin yansında felç görülür, hasta yalnızca bedeninin bir yanını oynatabilir, gözler bir yanda yukan bakar. Muayenede, refleksler değişmiş bulunur. Yüzdeki bakışımsızlık, yüz felcinin merkezi sinir sistemi kökenli olduğunun belirtisidir. Hasta solurken, her soluk verişte felçli yanın yanağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hasta ölü gibidir, yüzü kanlı, solunumu gürültülüdür; dışuyanlara yanıt vermez, bazen sidik ve dışkı kaçınr. Sonra koma yerleşir; bedenin yansında felç görülür, hasta yalnızca bedeninin bir yanını oynatabilir, gözler bir yanda yukan bakar. Muayenede, refleksler değişmiş bulunur. Yüzdeki bakışımsızlık, yüz felcinin merkezi sinir sistemi kökenli olduğunun belirtisidir. Hasta solurken, her soluk verişte felçli yanın yanağı kalkar. Gülümsemesi söylenirse, j&#8217;alnızca \oizunun sağlam yanıyla başarabildiği gözlenir.<br />
Felcin komayla olan bu ilk dönemi az ya da çok uzun bir süre devam eder. Genellikle birkaç saat ya da birkaç günde hasta, bilincini kazanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/felc-belirtileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FELÇLER</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/felcler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/felcler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 12:42:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/felcler/</guid>
		<description><![CDATA[Hareketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinirlerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o organın kaslan hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir. Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur. Önemli felçlerden biri de bağırsak felçleridir, öldürücü bir hastalıktır. Her organın siniri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hareketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinirlerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o organın kaslan hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir.<br />
Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur.<br />
Önemli felçlerden biri de bağırsak felçleridir, öldürücü bir hastalıktır. Her organın siniri bozulduğu zaman felç olayı ortaya çıkar. Örneğin; göz felci, işitme felci vb.<br />
Felçlerin meydana gelmesinde başlıca iki olay önemli rol oynar. Bunlardan bir tanesi, organa veya kas içine giren sinirin ezilmesi ve kopmasıdır. Diğeri de merkezi sinir sistemi dediğimiz beyin, soğancık ve omurilik gibi yapılarda ortaya çıkan arıza ve hastalıklara bağlı olaylardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/felcler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FUGİMASYON</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/fugimasyon/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/fugimasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 May 2008 07:32:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/fugimasyon/</guid>
		<description><![CDATA[FUGİMASYON. Bazı cisimleri yakma veya buharlaştırma yoluyla çıkan du­manla, hastalık mikroplarını ve kurtla­rı öldürmektir. Aslında, enfeksiyöz has­talıklarda, hasta odasını dezenfekte et­mek için başvurulan bir yöntemdi; gü­nümüzde pek kullanılmamaktadır. Kâ­furu ve diğer kokulu maddelerin, mik­roplar üzerine hiçbir öldürücü etkisi ol­mamakla birlikte, geçmişte insanlar, ko­kusu veya tadı çok kuvvetli ya da kötü olan cisimlerin kötülük ve hastalık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>FUGİMASYON. Bazı cisimleri yakma veya buharlaştırma yoluyla çıkan du­manla, hastalık mikroplarını ve kurtla­rı öldürmektir. Aslında, enfeksiyöz has­talıklarda, hasta odasını dezenfekte et­mek için başvurulan bir yöntemdi; gü­nümüzde pek kullanılmamaktadır. Kâ­furu ve diğer kokulu maddelerin, mik­roplar üzerine hiçbir öldürücü etkisi ol­mamakla birlikte, geçmişte insanlar, ko­kusu veya tadı çok kuvvetli ya da kötü olan cisimlerin kötülük ve hastalık ko-vucu etkisine inanmışlar ve bu inanıştan ötürü de, günümüze kadar &#8220;kuvvetli&#8221;, yani kötü tat veya kokulu ilaçlar, fazla rağbet görmüştür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/fugimasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FULGURASYON</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/fulgurasyon/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/fulgurasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 May 2008 07:32:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>13eta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü - F]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/fulgurasyon/</guid>
		<description><![CDATA[FULGURASYON. Doku yıkımı amacıy­la elektrik akımından yararlanmaktır. Genellikle, mesane tümörlerini, cerrahi sistoskop içinden gönderilen diyatermi aletiyle yakmak işlemine bu ad verilir. Kelimenin doğru anlamı, dokunun, kı­vılcımlarla yıkımıdır, fakat mesane ful-gurasyonu, su altında yapılmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>FULGURASYON. Doku yıkımı amacıy­la elektrik akımından yararlanmaktır. Genellikle, mesane tümörlerini, cerrahi sistoskop içinden gönderilen diyatermi aletiyle yakmak işlemine bu ad verilir. Kelimenin doğru anlamı, dokunun, kı­vılcımlarla yıkımıdır, fakat mesane ful-gurasyonu, su altında yapılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/fulgurasyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

