<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Doğum Videoları</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Doğum Öncesi Hangi Kontroller Yapılmalı?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-hangi-kontroller-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-hangi-kontroller-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 17:06:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24850</guid>
		<description><![CDATA[İlk Doğum Öncesi Kontrolünüzde Neler Olur? Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra ilk yapacağınız iş, doğruca doktorun yo­lunu tutmak olmalı. Bu kişi, önceden gittiğiniz bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olabileceği gibi, hamileliğinizle beraber bulduğunuz bir uzman da ola­bilir. İlk kez gidilen bir doğum öncesi muayenede doktorunuz sizi tanımak, tıbbi geç­mişiniz ve hamilelik öykünüz hakkında bilgi sahibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İlk Doğum Öncesi Kontrolünüzde Neler Olur?</strong><br />
Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra ilk yapacağınız iş, doğruca doktorun yo­lunu tutmak olmalı. Bu kişi, önceden gittiğiniz bir <a title="kadın hastalıkları" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/kadin-hastaliklari/">kadın hastalıkları</a> ve <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> uzmanı olabileceği gibi, hamileliğinizle beraber bulduğunuz bir uzman da ola­bilir. İlk kez gidilen bir doğum öncesi muayenede doktorunuz sizi tanımak, tıbbi geç­mişiniz ve hamilelik öykünüz hakkında bilgi sahibi olmak ister. Ayrıca geçir­mekte olduğunuz fiziksel değişikliklerin neler olduğunu, şikayet veya hastalık­larınızın olup olmadığını da sorar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Yaşam tarzınız:</strong></span> Doktorunuz iş yaşamınızda aktif mi masa başı mı olduğunuzu öğrenmek amacıyla mesleğinizi sorabilir. Eğer günlerinizi sürekli ayakta dura­rak, geceleri çalışarak veya ağır nesneler kaldırarak geçiriyorsanız, doktorunuz sizden muhtemelen bunlardan vazgeçmenizi isteyecektir. Ayrıca alkol, sigara ve herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığınızı da öğrenmek ister.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Son regl tarihiniz:</strong></span> Tıp dilindeki karşılığıyla son menstruasyonunuzun, yani reg­linizin ilk gününün hamileliğinizin ilk günü olarak kabul edildiğini belirtmiştik anımsarsanız. Doktorunuz bu tarih üzerinden 40 haftalık bir takvim çıkararak tahmini doğurma gününüzü hesaplayacaktır. Eğer son regl tarihinizi hatırlamı­yorsanız, doktorunuz ultrasonografi aracılığıyla hamileliğinizin ne kadar ilerle­diğini kesinleştirmeye çalışacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong><a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hamilelik/"><span style="color: #ff0000;">Hamilelik</span></a> öykünüz ve jinekolojik durumunuz:</strong></span> Eğer hamileliğinizle birlikte yeni bir doktora gitmeye başladıysanız, bu yeni kişi, <img class="alignright size-medium wp-image-24851" title="dogum-oncesi-kontroller" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/07/dogum-oncesi-kontroller-300x152.jpg" alt="" width="300" height="173" />sizin jinekolojik öykünüz hak­kında da bir dosya oluşturmak isteyecektir. Daha önce bir hamilelik, düşük, kürtaj veya ameliyat geçirip geçirmediğinizi ve herhangi bir jinekolojik sorunu­nuzun olup olmadığını merak edecektir. Geçmişiniz hakkında ayrıntılı bilgi edi­nen doktorunuz, böylelikle hamileliğinizi daha doğru takip edecektir. Örneğin geçmişte bir erken doğum yaptığınızı veya gebelik diyabeti geçirdiğinizi öğrenen doktorunuz, bu aşamadan sonra gereken tedbirlerin alınması için kolları sıvayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tıbbi aile öykünüz:</strong></span> Hem sizin ailenizin hem de baba adayının ailesinin tıbbi geç­mişleri büyük önem taşımaktadır. Örneğin ailenizde ikiz veya iri <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a> doğum­ları olmuşsa, bunun bilinmesi önemlidir. Bu tip kalıtımsal yatkınlıkların kuşak­tan kuşağa geçiyor olması, bebeğinizin sağlığı açısından önemli rol oynar. Bu­nun yanı sıra, ailenizde ciddi <a title="sağlık" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a> sorunları veya kistik fibrozis gibi hastalıklar varsa, bunların bilinmesi, bebeğinizin kalıtsal olarak bu durumdan etkilenip et­kilenmediğini testlerle saptamak açısından önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fizik muayene:</strong></span> Bu ilk doğum öncesi kontrolünüzde, doktorunuz sizinle görüş­tükten sonra fizik muayeneye geçecektir. Rahminizi, rahim ağzınızı, yumurta­lıklarınızı inceleyecek, rahim ağzım daha detaylı değerlendirmek üzere Pap-smear testi için örnek alacaktır.<br />
Fizik muayenenin ardından hamileliğiniz ve yaşadığınız veya yaşayacağınız ola­sı sorunlar hakkında doktorunuz size ayrıntılı bilgi verecektir. Devam ettiğiniz tedaviler varsa ve düzenli ilaç kullanıyorsanız, bunların sakıncasının olup olma­dığını da doktorunuza sorabilirsiniz; zaten sormanız gerekir. Ayrıca doktoru­nuz, dikkat etmeniz gerekenler, sakınmanız veya yapmanız gerekenler hakkın­da size bir liste çıkaracaktır. Kilo, tansiyon gibi ölçümlerin yapılması da bu ilk kontrolden sonra başlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Ultrasonografi:</strong></span> Ses dalgalarını kullanarak görüntü elde edilmesi yoluyla, rahmi­nizin ve bebeğinizin durumunun incelenmesidir. Bu uygulama kesinlikle rad­yasyon içermez ve sizin ve bebeğiniz için çok güvenilir bir yöntemdir. İlk trimesterde, daha iyi bir görüntü elde edebilmek için ultrasonografi vajinal yolla da uygulanabilir. Karnın üzerinden yapılan muayenelerde henüz bebeğiniz çok küçük olduğundan net görüntü almamayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366;"><strong>İlk ultrasonografi muayenenizde şu değerlendirmeler yapılır:</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Beklenen doğum tarihinin doğruluğu:</strong></span> Son adetinizin ilk günü ile karşılaştırıldığın­da, bebeğinizin büyüklüğünün ve gelişiminin normal olup olmadığı kontrol edi­lir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fetal canlılık:</strong></span> Hamileliğinizin ilk beş ya da altı haftasında, bebeğinizin kalp atış­ları dinlenir ve canlılığı teyit edilir. 6. haftadan önce bebeğinizin öncüsü olan embriyonun kendisinden çok gestasyonel keseyi, yani gebelik kesesini görmek mümkün olur. Gebelik kesesi rahmin dışında ise, yani dış gebelik geçiriyorsa­nız, bu muayenede anlaşılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fetus sayısı:</strong></span> Yine ultrasonografi aracılığıyla kaç fetus taşıdığınız saptanacaktır. Birden fazla fetus olması durumunda, onları ayıran ince zarın görüntüsünün ve plasenta konumlarının kontrol edilmesi, aynı plasentada mı yoksa ayrı plasenta­larda mı bulunduklarını gösterecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fetusta anormallikler:</strong></span> Fetustaki bazı anormallikleri özellikle 11-14. gebelik haf­talarında yapılacak olan detaylı ultrasonografi taramasında görebilmek müm­kündür. Ense kalınlığı ölçümü ile bazı genetik ve kromozomal anormallikler tahmin edilmeye çalışılır. Kromozom anomalilerini taramak amacıyla ikili tara­ma testi istenir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Yumurtalıklarınızın durumu:</strong></span> Ultrasonografi, yumurtalıklarınızda bir anormallik olup olmadığını, mesela bir kistin varlığını gösterecektir. Eğer kayda değer bir kist varsa, türüne, büyüklüğüne ve sizdeki bulgulara göre alınması gereken ted­birlere karar verilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Myomlarm varlığı:</strong></span> Myom denilen iyi huylu tümörler, rahmin aşırı ve düzensiz büyüyen kaslarından oluşur. Ultrasonografide myomun olup olmadığı kadar, varsa rahim içindeki yerleşimi ve gebelik açısından bir risk oluşturup oluştur­mayacağı değerlendirilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-hangi-kontroller-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Normal Doğum Yapmanın Avantajları</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/normal-dogum-yapmanin-avantajlari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/normal-dogum-yapmanin-avantajlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 18:19:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=22471</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde sezeryan ile doğum yapan kadın sayısı normal doğum ile doğum yapan kadın sayısına nazaran oldukça fazla. Başta Amerika olmak üzere yurt dışında, doktorların, sadece anne ya da bebek risk altında olduğunda başvurduğu bir doğum yöntemi oysa. Sonuçta sezeryan bir ameliyat, ve her ameliyatta olduğu gibi operasyon sırasında ve sonrasında olabilecek bazı sıkıntıları da beraberinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ülkemizde sezeryan ile doğum yapan <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com/">kadın</a> sayısı <a title="normal doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/normal-dogum-videolari/">normal doğum</a> ile doğum yapan kadın sayısına nazaran oldukça fazla. Başta Amerika olmak üzere yurt dışında, doktorların, sadece anne ya da <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a> risk altında olduğunda başvurduğu bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> yöntemi oysa. Sonuçta <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sezeryan-dogum-videolari/">sezeryan</a> bir ameliyat, ve her ameliyatta olduğu gibi operasyon sırasında ve sonrasında olabilecek bazı sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Elbette normal doğumunda belli komplikasyonları var.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Normal doğum yapmanın avantajları neler&#8230;?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Daha acılı olduğu inancının aksine, sancı çekme evresinin sonunda doğum gerçekleştiği andan itibaren, herşeyin normale dönüşü ve lohusalığın başlangıcı ile devamı sürecinin çok daha kolay geçtiği kesin.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-22472" title="normal-dogum-faydalari" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/01/normal-dogum-faydalari-300x150.jpg" alt="" width="245" height="106" />Normal doğum sayesinde bebeğe anestezi uygulaması yapılmamış oluyor. Annenin ve bebeğin hastaneden ayrılması çok daha kısa bir zamanda oluyor. Anne normal yaşantısına çok daha çabuk dönüyor ve bebeğiyle daha çok ilgilenebilme şansı buluyor. Anestezinin etkisinden çıkmak gibi bir zorunluluk olmadığından, bebeği emzirmeye daha hızlı başlayabiliyor.<br />
Sezeryan yöntemi ile doğum yapan kadınların dikişlerin iyileşmesi sürecini yaşamak durumunda, normal doğumda böyle bir süreç hiç yaşanmıyor. Doğum sonrası kilolarını vermek, normal doğum yapan kadınlarda çok daha hızlı oluyor. Şu sayfmızı da okuyun lütfen <a title="Sezaryen Doğum mu Normal Doğum mu?" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sezaryen-dogum-mu-normal-dogum-mu/">Sezaryen Doğum mu Normal Doğum mu?</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Papatya Somer</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/normal-dogum-yapmanin-avantajlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astım Hastası Kadın Doğum ve Sonrasında Neler Yaşar</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/astim-hastasi-kadin-dogum-ve-sonrasinda-neler-yasar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/astim-hastasi-kadin-dogum-ve-sonrasinda-neler-yasar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2010 19:27:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[Astım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=21712</guid>
		<description><![CDATA[Doğum ve Sonrası Doktorunuz doğum esnasında sizi ve bebeğinizi monitörize ederek her şeyin yo­lunda olduğundan emin olmak isteyecektir. Bu esnada da astım ilaçlarınıza de­vam etmeniz gerekecektir. Eğer sezaryen planlanmışsa, doktorunuz genel anes­tezinin sizin için uygun olup olmadığını tekrar gözden geçirecektir. Gerekirse epidural-spinal anestezi ile ağrı kontrolü sağlanabilir. Aynı şekilde, vajinal do­ğum planlanmışsa, ağrısız olması için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Doğum ve Sonrası</strong><br />
Doktorunuz doğum esnasında sizi ve bebeğinizi monitörize ederek her şeyin yo­lunda olduğundan emin olmak isteyecektir. Bu esnada da astım ilaçlarınıza de­vam etmeniz gerekecektir. Eğer <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sezeryan-dogum-videolari/">sezaryen</a> planlanmışsa, doktorunuz genel anes­tezinin sizin için uygun olup olmadığını tekrar gözden geçirecektir. Gerekirse epidural-spinal anestezi ile ağrı kontrolü sağlanabilir. Aynı şekilde, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/normal-dogum-videolari/">vajinal do­ğum</a> planlanmışsa, ağrısız olması için size önerilerde bulunulacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bebeğinizi dünyaya getirdikten sonra, astım ilaçlarınızı veya dozlarını değiştir­meniz gerekebilir. Kimi hamile kadınlar, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">hamilelik</a>leri süresince astımlarında değişiklik veya düzelme gözlemledikleri için bu tedavi disiplininden hemen kopuverir. Ancak unutmayın ki, var olan bir hastalık için önlem almazsanız, daha sonra kötüleşebilir. Dolayısıyla doktor ziyaretlerini doğum sonrasında da aksat­mayın.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-21713" title="astım" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2010/10/astım.jpg" alt="" width="197" height="96" />Astımı olan anneler, doğumdan hemen sonra <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>lerini <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/anne-sutu/">anne sütü</a> ile emzirme­ye geçebilir. Teofilin kullanıyorsanız, süte geçip çocuğunuzu huzursuz edebile­ceğini bilmelisiniz. Aynı durum antihistaminik ilaçlar için de söz konusu.. Ay­rıca bu ilaçlar süt üretimini azaltabilir. Elbette ki sigara içmemeniz, hatta içilen ortamlarda bile bulunmamanız gerektiğini tekrar hatırlatmamıza gerek yok sa­nırız!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/astim-hastasi-kadin-dogum-ve-sonrasinda-neler-yasar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saralı Kadınlar Doğumda Neler Yaşar?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/sarali-kadinlar-dogumda-neler-yasar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/sarali-kadinlar-dogumda-neler-yasar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 19:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsili anne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=21706</guid>
		<description><![CDATA[Epilepsisi olan gebe, birçok kadın gibi, bebeğini normal vajinal doğumla dünya­ya getirebilir. Sizin durumunuzu da en iyi doktorunuz belirleyecektir. Gerekli görürse size sezaryen önerecektir. Eğer doğum anında nöbet geçirirseniz, damardan verilecek ilaçla bu önlenebilir ve doğumunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Yani, en olumsuz durumlara karşı bile alınacak önlemler ve çözümler var, gördüğünüz gibi. Önemli olan, en olumsuz durumları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Epilepsisi olan gebe, birçok kadın gibi, bebeğini normal vajinal doğumla dünya­ya getirebilir. Sizin durumunuzu da en iyi doktorunuz belirleyecektir. Gerekli görürse size sezaryen önerecektir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eğer doğum anında nöbet geçirirseniz, damardan verilecek ilaçla bu önlenebilir ve doğumunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Yani, en olumsuz durumlara karşı bile alınacak önlemler ve çözümler var, gördüğünüz gibi. Önemli olan, en olumsuz durumları bile soğukkanlılıkla karşılamanız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Doğum Sonrası Bakım</strong><br />
Doğum sonrasında ilaçlarınız tekrar gözden geçirilmeli ve gerekirse yeni bir doz ayarlamasına gidilmeli. Bazı antiepileptikler doğum kontrol ilaçlarının etkisini azaltabilir. Bu durumda, doğum kontrol yönteminizi değiştirmeniz gerekebilir. Hormonal yöntemlerin yerine bazı kadınlar diyafram, sperm öldürücü veya pre­zervatif kullanmayı tercih eder, siz de bu yöntemlerden birini düşünebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-21707" title="doğum" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2010/10/dogum.jpg" alt="" width="200" height="201" />Doğumdan hemen sonra, potansiyel sorunlarla karşılaşmaması için bebeğe K vi­tamini enjeksiyonla verilecektir. Bunun nedeni, antiepileptik ilaçların, vücutta­ki doğal K vitamini seviyesini düşürüyor olmasıdır. K vitamini, kanın pıhtılaş­masına katkıda bulunan bir vitamindir.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Ben epilepsi hastası bir kadın olarak bebeğimi nasıl emzireceğim&#8221; diye kaygıla­nabilirsiniz. Hiç kaygılanmayın! Çünkü epilepsisi olan birçok kadın, bebekleri­ni gönül rahatlığıyla emzirebilmektedir. Antiepileptik ilaçlar anne sütüne az bir oranda geçer, ama genelde bu miktar, bebeği olumsuz etkileyecek kadar değil­dir. İçiniz rahat olsun&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak epilepsisi olan kadınların, hamilelik ve bebeklerini dünyaya getir­me süreçleri sorunsuz bir şekilde yaşanabilir. Burada dikkat etmeniz gereken te­mel şey, hamilelikten önce başlayan bir özenle, hamilelik süresince de kendini­ze dikkat etmeniz. Pozitif bir bakış açısıyla sizin de bebeğinizi sağlıklı bir şekil­de dünyaya getireceğinizden emin olabilirsiniz. Yeter ki inanın ve moralinizi yüksek tutun.</p>
<p style="text-align: justify;">Ciddi de olsa hafif de olsa, eğer herhangi bir kalp sorununuz varsa ve hamilelik süreci içerisinde iseniz, özen ve özel tedavi gerektiren bir durumunuz var de­mektir. Kalp hastalığı, başlı başına, normal bir hamilelik sürecinde anneye, be­beğe veya her ikisine birden ekstra risk getiren bir durumdur. Hele 30&#8242;lu 40&#8242;lı yaşlardaki bir anne adayı iseniz, yaşınızın da etkisi ile, var olan kalp hastalığını­zın seyrinde birtakım güçlüklerle karşılaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Tahmin edersiniz ki, hamile olmak, kalbinizi ve dolaşım sisteminizi doğrudan etkileyen ve stres altına sokan bir durumdur. Hamilelik süresince, kan miktarı­nız bebeğinizin büyümesini desteklemek için yüzde 40 ila 50 oranında artış gös­terir. Kalbinizin dakika başına pompaladığı kan miktarı ise yüzde 30 ila 50 ora­nında artmıştır. Kalp hızınız da aynı şekilde artış gösterir. İşte bu değişikliklerin tümü, kalbinizin çok daha fazla çalışmasına neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğal olarak <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a>un kendisi de kalbin aşırı yüklenmesine neden olur. Doğum sırasında ıkındığınızda ve bebeğinizi tüm gücünüzle dışarı itmeye çalıştığınızda da kan basıncınızda önemli ölçüde değişiklikler olur. Bebeğiniz dünyaya geldi­ği zaman, rahminizdeki kan akımının azalmasıyla birlikte kalbinizin üzerine bi­nen yük ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/stres-2/">stres</a> azalır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/sarali-kadinlar-dogumda-neler-yasar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Güzelleşmek İçin&#8230;</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 00:30:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik bakım önerileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=16975</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlardaki doğum sonrası depresyonunu ele alırken annenin hayatındaki tüm değişikliklerin yanı sıra değişen hormonlarla birlikte farklılaşan beden yapısının getirdiği etkiler de göz önünde bulundurulmalı. Kendi bedeninden yeni bir beden oluşturan kadın, bu değişimin farkına vardığında şaşkınlığa uğruyor. Hatta bazen bu değişiklikler kişide panik ve endişeye sebep oluyor. “Hep böyle mi kalacağım” korkusu başlıyor. Ancak uzmanlar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlardaki doğum sonrası depresyonunu ele alırken annenin hayatındaki tüm değişikliklerin yanı sıra değişen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-replasman-tedavisi/">hormon</a>larla birlikte farklılaşan beden yapısının getirdiği etkiler de göz önünde bulundurulmalı.</p>
<p>Kendi bedeninden yeni bir beden oluşturan kadın, bu değişimin farkına vardığında şaşkınlığa uğruyor. Hatta bazen bu değişiklikler kişide panik ve endişeye sebep oluyor. “Hep böyle mi kalacağım” korkusu başlıyor. Ancak uzmanlar, alınacak küçük önlemler ve doğru plastik cerrahi uygulamaları ile kişiye özgüvenini yeniden kazandırmanın mümkün olduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>Doğum sonrasında güzelleşmek için kadınlara şu önerilerde bulunuluyor:</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-16976" title="dogumsonrasi1" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/10/dogumsonrasi1.jpg" alt="dogumsonrasi1" width="195" height="205" />Doğum sonrası ortaya çıkan şekil bozuklukları annede ruhsal ve bedensel etkilelenmelere yol açıyor ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hamilelik-doneminde-egzersiz-yapmali-mi/">egzersiz</a> gibi tedbirlerle istenen düzelmeler sağlanamıyorsa, uygun plastik cerrahi uygulamaları ile kişiye özgüvenini yeniden kazandırmak, hatta sonuçta evliliğine de olumlu katkıda bulunmak mümkün.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>DERİ ÇATLAKLARI İÇİN</strong></span></p>
<p>Gebelik döneminden itibaren bebe yağı ve badem yağı ile uygulanacak masajlarla deri çatlaklarını en aza indirilebilir.<br />
Bedendeki değişiklikler her ne kadar yavaş yavaş gerçekleşse de bu değişimin doğum sonrasını daha az etkilemesi için gebelikte gereğinden fazla kilo almamak ve genişleyen deriye yağlı masajlar yaparak kalıcı hasarı azaltmak önerilir.<br />
Bu konuda en çok bebe yağları ve badem yağı önerilir, elbette  her gün bir yenisi geliştirilen kozmetik kremleri de uygulamak mümkün.<br />
Özellikle gebeliğe bağlı çatlakların oluşmasını önlemek için gebeliğin başından itibaren derinin esnekliği artırılabilirse oluşacak hasar en aza indirilebilir. Tabii burada derinin özellikleri de önemlidir, çünkü genetik etkiler daha fazla çatlamaya neden olabilir. Yine de yağlı masajdan vazgeçmemek gerek. Sarkmalar bir ölçüde egzersizle giderilebilir. Bölgesel biriken yağlardan doğum sonrasında derhal başlanılan uygun bir egzersiz programı ile kurtulmak mümkün olabilir.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>ESTETİK AMELİYAT İÇİN UYGUN ZAMAN</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gogusleriniz-sarktiysa-uzulmeyincaresi-var/">Meme dikleştirme</a> ve karın gerdirme operasyonları için emzirme döneminin üzerinden bir yıl geçmesi gerekir. Bedeni üzerinde bunca değişikliği, dokuz ay gibi kısa bir sürede yaşayan kadın kendine yabancılaşır, bunu doğum sonrasında atlatmayı başaramayan kadınlar bir süre sonra plastik cerrahlardan yardım alabilirler. Bu yardım asla hemen sezaryen sonrasında yapılacak bir karın ameliyatı veya süt verirken yapılacak meme ameliyatları olmamalıdır. Çünkü vücudun bu dönemde verdiği cevaplar estetik amaçlarına uymamaktadır. Bu yüzden ilk bir yılda beklemeleri önemle belirtiliyor. Yapılacak işlemler doğurganlığı, doğurabilmeyi ve emzirmeyi etkilemezler.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">DOĞUMUN YARATTIĞI HORMONAL ETKİ</span></strong></p>
<p>Karın kaslarının gevşemesi ve doğum sonrasında yeterince güçlenmemesi, derinin çatlamış ve gevşek olması, aşırı kilo alımı ile kalçalarda biriken yağlar annelerin en çok şikayet ettiği vücut bölgeleri; daha ilk aylarda “bunlardan nasıl kurtulabilirim” sorusuna cevap aramaya başlıyorlar. Oysa biliniyorki, gebeliğin getirdiği hormonal etki daha en az bir yıl sürecek ve bu süre içinde yapılan girişimlerde istenilen sonuca ulaşılamayabilir. İşte bu yüzden doğum sonrasında çok çok zorunlu olmadıkça anneye cerrahi olarak dokunmaktan kaçınılır. Bu süre annenin bebeğinden arta kalan zamanlarda daha çok egzersiz gibi, cilt bakımı gibi işlemlerle ve sabırla geçireceği bir süre olmalıdır.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>KARIN VE BACAK YAĞLARI</strong></span></p>
<p>İlk bir yıl içinde bu çabalar sonuç vermemişse ve hasta tekrar bir doğum düşünmüyorsa karın ve yağlar için girişimlerde bulunulabilir. Aslında bir sonraki doğumu engelleyen bir durum söz konusu olmasa da cerrahi ile alınacak sonuç yeni bir doğumla bozulacağı için bu durumda ameliyatı pek önerilmez. Bu özellikle karından deri çıkarıp, kas dikilen ameliyatlar ve meme ameliyatları için geçerlidir. “Liposuction” dahi bir yıl geçmeden pek önerilmiyor çünkü deri eski esnekliğine henüz kavuşmamış oluyor. Aspirasyonla yağ alma yöntemi olan liposuction tekrar bir doğum yapılacak da olsa hasta tarafından isteniyorsa karın ve bacak yağları için uygulanabilir.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>SİLİKONUN EMZİRMEYE ETKİSİ</strong></span></p>
<p>Gebelik öncesi gerçekleştirilen silikon protez ve küçültme ameliyatının süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Anneliğin ardından plastik cerrahtan en çok yardım istenen konulardan biri de meme estetiğidir. Kiminde meme, emzirme sırasında çok büyüyebiliyor ve daha sonra eski haline dönmüyor. Bazen de süt verme sona erdiğinde memenin içi boşalarak sarkık bir torbaya dönüşüyor. Memeye estetik açıdan şekil vermek için mutlaka süt vermenin bitmiş olması gerek, bu silikon protez uygulamasında da, küçültme ve kaldırma ameliyatlarında da geçerli.</p>
<p>Emzirme bittikten sonra özellikle hasta başka bir çocuk istemiyorsa ameliyat öneriliyor. Kararsız veya çok sonra bir doğum planlayan hastalarda ise ameliyatlı memenin şeklinin yeni bir gebelikle bozulabileceğini belirtmek gerekir. Uygulanacak silikon protezin ya da küçültme ameliyatının daha sonraları doğumlarda süt vermeye herhangi bir etkisi yoktur. Burada belirtilmesi gereken nokta teknik olarak çok büyük memelere uygulanan farklı bir meme küçültme yönteminin zaten doğurganlık yaşındaki hanımlara uygulanmadığıdır.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>VAJİNAL ESTETİK</strong></span></p>
<p>Duruma göre vajinal estetik de önerilebilir. Normal doğum, vajeni de esneten bir olaydır. Zaman içinde buradaki dokular da eski boyutlarına ve esnekliğine kavuşurlar. Kadın Doğum Uzmanları muayenede bu bulguları belirler ve hastanın buna bağlı idrar kaçırma şikayeti varsa yine bu uzmanlık dalı tarafından vajeni daraltma ve mesaneyi asma işlemi gerçekleştirilir. Plastik cerrahlar sadece doğuma bağlı veya doğuştan olan dış genital organ şekil bozukluklarında bazı düzeltmeleri yaparlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-sonrasi-guzellesmek-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Sonrası Neler Olur</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-sonrasi-neler-olur/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-sonrasi-neler-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 12:42:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=16893</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğin doğumu ile bir kadının hayatı neredeyse bebeğe endeksli olarak tamamen değişecektir. Anne adayının bebek sahibi olduğunda yeni yaşamına başlarken kendisini nelerin beklediği hususunda derlediğimiz bilgiler fikir verecektir. Hastanede Doğum süreci ve doğumda sarf edilen çaba ile kaslarda ağrı olacaktır. Kalçalarınız ağrır ve şişer, epizyotomi uygulandıysa acıyabilir. Sezaryen olduysanız ya da tüplerinizi bağlattıysanız yaranız ra­hatsızlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebeğin doğumu ile bir <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>ın hayatı neredeyse bebeğe endeksli olarak tamamen değişecektir. Anne adayının bebek sahibi olduğunda yeni yaşamına başlarken kendisini nelerin beklediği hususunda derlediğimiz bilgiler fikir verecektir.</strong></p>
<p><strong>Hastanede</strong></p>
<p><a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">Doğum</a> süreci ve doğumda sarf edilen çaba ile kaslarda ağrı olacaktır. Kalçalarınız ağrır ve şişer, epizyotomi uygulandıysa acıyabilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sezaryen-dogum-mu-normal-dogum-mu/">Sezaryen</a> olduysanız ya da tüplerinizi bağlattıysanız yaranız ra­hatsızlık verebilir.</p>
<p>Gerektiğinde hemşireyi çağırma düğmesini kullanın! Bebekle duygusal bağ kurmak amacıy­la kendiniz ve eşiniz için farklı yollar deneyin.</p>
<p>Kucağınıza aldığınız mucizeyi beslemek (memeyle ya da biberonla) biraz kor­kutucu görünse de çok kısa zamanda bu işi bir profesyonelce yapacaksı­nız!</p>
<p>Ağır kanama ya da <a title="vajina" href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/vajina/">vajina</a>dan büyük kan pıhtılarının gelmesi bir probleme işaret edebilir.</p>
<p>Yüksek veya düşük kan basıncı daha çok test yapmak için bir neden ola­bilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/10/gebelik-sonrasi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-16896" title="gebelik-sonrasi" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/10/gebelik-sonrasi-300x198.jpg" alt="gebelik-sonrasi" width="241" height="159" /></a>Ağrı ilaçla hafıflemeli hatta geçmelidir, eğer hafifle­mezse hemşireye söyleyin. 38°C’nin üzerindeki ateş endişe etmenizi gerektirebilir.</p>
<p>Ağlamanız veya duygusal davran­manız normaldir.</p>
<p>Bebeğe sosyal güvenlik numarası ala­bilmek için gerekli belgeleri isteyin. Belgeleri doldurun ve gönderildiğin­den emin olun.</p>
<p>Dinlenin,  telefonunuzu kapatın ve ziyaretçilerin sınırlan­masını isteyin.</p>
<p>Bebeğin doğumuyla 5-7,5 kilo vermiş olsanız bile geri kalan kiloları vermek biraz zaman alacak. Enerjinizi yüksek tutmak için ve emziriyorsanız süt üretimi için iyi beslenin. Doğum süreci, doğum ve bebekle ge­çirdiğiniz ilk birkaç saatle ilgili düşün­ce ve duygularınızı yazın. Eşinizi de aynısını yapması için teşvik edin. Bebek bakımı konusunda hastanedeki videoları izleyin. Personelden açıkla­ma veya yardım isteyin.</p>
<p>Pediatrınızın ismini, adresini ve tele­fon numarasını alın. Sorular sorun ve hastanedeki hemşire­lerden ve personelden yardım alın. Eşinizden, size hastane odasının dışın­da bir yürüyüşe çıkarmasını isteyin. Bir aile olarak duygusal bağ kurmanız için kendinize, eşinize ve bebeğinize zaman ayırın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-sonrasi-neler-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrısız Doğum</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/agrisiz-dogum/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/agrisiz-dogum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 13:16:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum süreci]]></category>
		<category><![CDATA[doğum yapmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=16720</guid>
		<description><![CDATA[Her anne adayının en büyük korkusu doğum esnasında çok acı çekmektir. Ancak günümüzde tıp o kadar ilerlemiştir ki artık doğum son derece kolay ve ağrısız yapılabilmektedir. Bu yüzden 9 ay boyunca o anı düşünerek stres yapmanız sadece kendinize değil taşıdığınız bebeğe de zarar vermektedir. İşte kadinlarsitesi.com olarak siz değerli anne adayları için ağrısız doğumu araştırdık: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her anne adayının en büyük korkusu doğum esnasında çok acı çekmektir. Ancak günümüzde tıp o kadar ilerlemiştir ki artık doğum son derece kolay ve ağrısız yapılabilmektedir. Bu yüzden 9 ay boyunca o anı düşünerek stres yapmanız sadece kendinize değil taşıdığınız bebeğe de zarar vermektedir. İşte kadinlarsitesi.com olarak siz değerli anne adayları için ağrısız doğumu araştırdık:</strong></p>
<p>Ağrısız doğum; doğum sancıların karında basınç, kasıklarda baskı biçiminde hissedildiği, tamamen normal bir doğumdur. Ağrısız doüumun normal doğumdan tek farkı doğum sancılarınızı karnınızda sadece kasılma (ve bebek çıkarken kasıklarınızda basınç) şeklinde hissetmenizdir. Ağrı acı vs yoktur. Bölgesel analjezi uygulamasından sonra doğuma kadar geçen sürede yürüyebilir, bulunduğunuz mekanda yürüyebiirsiniz.Sizi doğum evine alıp, pozisyon verdiklerinde karnınızda kasılma, kasıklarınızda baskı hissedince siz de aynı zamanda ıkınır, bebeğinizi aşağıya itersiniz. Her kasılmada <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>, doğum kanalında biraz daha ilerler ve nihayetinde önce başı daha sonra vücudu rahimden çıkar.</p>
<p>İsterseniz ilk olarak <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/normal-dogum-videolari/">normal doğum</a> ve evrelerini inceleyelim, sancılar nasıl oluşur, bir görelim:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum ve Evreleri</strong></span></p>
<p>Doğum, rahim içindeki bebeğin, vakti gelince türlü kasılmalarla doğum kanalında ilerleyip dışarıya çıkması, dünyaya gözünü açmasıdır. Her <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>ın doğumu özeldir ve onun için ömrü boyunca unutamayacağı bir tecrübedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Normal doğum 3 Aşamada Gerçekleşir:</strong></span></p>
<p><strong>1-Açılma<br />
2-Bebeğin çıkışı<br />
3-Halas (Plesantanın-bebeğin eşinin çıkımı) ile doğum eylemi tamamlanır.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum süresi:</strong></span></p>
<p>Doğum süresi; ilk ya da ikinci, üçüncü doğum olması, bebeğin ve anne adayının boyu, kilosu, bebeğin pozisyonu, kanalın anatomik yapısı, annenin psikolojik durumu ve benzeri pek çok etkenlerle değişebilmekle birlikte; ilk doğumda ortalama 6-9 saat; daha sonraki doğumlarda 3-5 saattir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum Ağrısı</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/09/agrisiz-dogum.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-16721" title="agrisiz-dogum" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/09/agrisiz-dogum-300x152.jpg" alt="agrisiz-dogum" width="300" height="152" /></a>Doğum ağrısı, kendine özgü nitelikleri olan çok boyutlu bir ağrıdır ve çoğunlukla çok şiddetlidir. Pek çok kadın için şu ana dek yaşadıkları en büyük ağrıdır. Doğumun 1. aşamasındaki ağrılar rahim kasılmaları ve rahim boynunun genişlemesi, doğum kanalı açılmasından kaynaklanır. Bu ritmik kasılmalar çeşitli biçimlerde hissedilir ve şiddetli menstruasyon (Aybaşı) sancısı gibidir.2. devrede ise bebeğin başının doğum kanalından aşağıya inip dışarı çıkarken kasık ve kalça tabanındaki yumuşak dokuların kasılıp germesinden kaynaklanır.<br />
Doğumun ilk safhasında hipnoz, akupunktur, Aromaterapi,Etonoks gazı,TENS uygulanması ve Petidin enjeksiyonu gibi bazı teknikler denenmektedir. Ancak bütün daha sonra yeterli olmayabilir. Doğumun sonraki evrelerinde yalnız Bölgesel Analjezi metadları etkilidir.</p>
<p>Analjezi “ağrısızlık, acı, ağrı hissedilmemesi” demektir. Bölgesel analjezi kişiyi uyutmadan, (şuuru açıkken) sadece ağrının oluştuğu veya iletildiği bölgenin geçici olarak uyuşturulması, o bölgedeki ağrı ve/veya hissin bir süreliğine yok edilmesidir.</p>
<p>Normal doğumda bölgesel analjezi 3 farklı teknikle uygulanabilir. En yaygın yöntem epidural analjezidir. 2. yöntem spinal analjezidir (Çoğunlukla doğumun ilerlemiş aşamalarındaki ağrı tedavisinde, çıkım öncesi şiddetli sancılarda, ıkınmayı engellemeyecek ilaçlarla uygulanır.) 3. metodda kombine spinal epidural analjezidir. Buradaki amaç her 2 yöntemin avantajlarından yararlanabilmektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Normal doğumda altın standart: Epidural Analjezidir.</strong></span></p>
<p>Normal doğum için en çok tercih edilen, en etkili, en güvenli ve en sık kullanılan yöntemdir. Bel bölgesindeki duramater zarı etrafına (Epidural alana) ağrı kesici ilaçların enjeksiyonu ile gerçekleştirilir. Anne adayı baskıyı, dokunmayı hisseder, hatta kalkıp yürüyebilir ama ağrıyı hissetmez. Normal doğum için gerekli olan doğum sancısı, kasılmalar vardır ama rahatsız etmez.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ne zaman uygulanır ?</strong></span></p>
<p>Rahim kasılmaları düzenli hale geldikten (Doğum ağrıları oturduktan) sonra rahim ağzı yaklaşık % 60-70 incelip, açıklığı  4 cm’e ulaşınca yani sancılar anneyi ciddi olarak rahatsız etmeğe başlayınca uygulanır. Daha önce uygulanması, kasılmaları etkileyip doğumu geciktirir. Geç kalındığında ise hem anne gereksiz ağrı çekmiş olur hem de ağrılar daha sık geleceğinden anne adayı işlem süresince hareketsiz kalamaz ve epidural uygulanması zorlaşabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>DOĞUMDA EPİDURAL ANALJEZİ</strong></span></p>
<p>* Günümüzde ayaklarda uyuşukluk ya da ağırlık hissi olmaksızın doğum sancısını yok etmek başka bir ifadeyle “Mobil ağrısız doğum” mevcuttur. Uygulamadan sonra yürüyebilirsiniz.<br />
* Epidural analjezi sizi sersemletmez, hasta hissettirmez, ayrıca bağırsak hareketlerini durdurmaz, gaz çıkarımını engellemez.<br />
* Hem psikolojik rahatlama, hem de kas spazmının çözülmesiyle normal doğum şansınızı artırır.<br />
* Doğum<a title="stres" href="http://www.kadinlarsitesi.com/stres-2/"> stres</a>inizin çoğunu giderir, kaslarda gevşeme ve rahatlama sağlar.<br />
* Sancıları ağrı olarak değil, basınç ve kasılma olarak hissedersiniz. Çıkım esnasında kasılmalara eşzamanlı ıkınarak doğuma katılabilir, doğumunuzu çabuklaştırabilirsiniz.<br />
* Doğum sonrası yorgun, bitkin olmadığınız için bebeğinizi çok daha çabuk kucağınıza alır, hemen besleyebilirsiniz.<br />
* Tecrübeli uzmanların yaptığı epidural sonrası baş ağrısı çok nadirdir(% 1 civarı). Oluşsa bile tedavisi mümkündür. Tedavi edilmese bile 7-15 gün içinde kendiliğinden, iz bırakmadan geçer.<br />
* Normal doğumun ağrı gideriminde altın standart <strong>“epidural”</strong>dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/agrisiz-dogum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Öncesi Kursları</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-kurslari/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-kurslari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 00:06:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum süreci]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=11072</guid>
		<description><![CDATA[Doğum öncesi kurslarına katılmayı ne zaman düşünmelisiniz? Henüz üçüncü trimesterin başlangıcı olduğu halde bu kurslara kayıt yaptırma vakti geldi. Kurslara şimdi yazılmak iyi bir fikirdir, böylece hamileliğin sonuna kadar bu kursları bitirebilirsiniz. Bunu yaparak, öğrendiklerinizi uygulamak için zaman kazanacaksınız. Doğum yaptığınızda kursa yeni başlamış olmayacaksınız! Siz ve Eşiniz Doğum Öncesi Kursla­ra Katılmalı mısınız? Hamileyken, bü­yük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum öncesi kurslarına katılmayı ne zaman düşünmelisiniz? Henüz üçüncü trimesterin başlangıcı olduğu halde bu kurslara kayıt yaptırma vakti geldi. Kurslara şimdi yazılmak iyi bir fikirdir, böylece hamileliğin sonuna kadar bu kursları bitirebilirsiniz. Bunu yaparak, öğrendiklerinizi uygulamak için zaman kazanacaksınız. Doğum yaptığınızda kursa yeni başlamış olmayacaksınız!</p>
<p><strong>Siz ve Eşiniz Doğum Öncesi Kursla­ra Katılmalı mısınız?</strong></p>
<p>Hamileyken, bü­yük olasılıkla doktorunuzla konuşarak ve ona sorular sorarak doğumda neler olacağını öğreniyor olabilirsiniz.  Doğum kursları yi­ne de hamileliğin bu önemli bölümü ko­nusunda bilgi edinmek için diğer bir yol­dur. Doğum süreci ve doğum için hazır­lanmanıza yardım ederler.</p>
<p>Düzenli olarak bir kursa giderek, ge­nellikle 4 ila 6 hafta süreyle haftada bir kez, sizi endişelendiren şeyler konusun­da birçok bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-12178" title="dogumoncesi" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/06/dogumoncesi.jpg" alt="dogumoncesi" width="300" height="302" />Kurslar çoğunlukla, aşağıdakiler dahil olmak üzere çok geniş kapsamlı konuları içerir:</strong></p>
<p>•  Farklı doğum yöntemleri nelerdir?<br />
•  &#8220;Doğal doğum&#8221; yöntemi nedir?<br />
•  Sezaryenle doğum nedir?<br />
•  Hangi ağrı kesici yöntemler uygulan­maktadır?<br />
•  Seçtiğiniz doğum yöntemi ile ilgili bil­meniz (ve uygulamanız) gerekenler.<br />
•  Epizyotomiye ihtiyacmız olacak mı?<br />
•  Lavmana ihtiyacınız olacak mı?<br />
•  Fetal denetimi ne zaman gereklidir?<br />
• Hastaneye gittiğinizde neler olacak?<br />
•  Epidural veya bazı anestezi türleri si­zin için doğru mudur?</p>
<p>Bunlar önemli sorulardır. Eğer doğum eğitimi kursunda bu sorular yanıtlanmı­yorsa bu konuları doktorunuzla konuşun.</p>
<p><strong>Doğum Öncesi Kurslara Kimler Gi­der? </strong></p>
<p>Kurslar genellikle hamile kadınlar ve eşlerinden veya doğum eğitmenlerin­den oluşan küçük gruplar için açılır. Bu, bilgi edinmek için mükemmel bir yoldur. Diğer çiftlerle iletişim kurabilir ve sorular sorabilirsiniz. Diğer kadınların sizinle aynı konular hakkında endişe et­tiklerini göreceksiniz, örneğin doğum süreci ve ağrı yönetimi gibi. Sizi neyin beklediği konusunda düşünen tek kişinin kendiniz olmadığını bilmek güzel bir duygudur.</p>
<p>Doğum öncesi kurslar yalnız ilk defa hamile olan kadınlar için değildir. Yeni bir partneriniz varsa, bebek sahibi olma­nızın üstünden birkaç yıl geçtiyse, soru­larınız varsa ya da yeniden bilgi edin­mek istiyorsanız doğum öncesi kurslar size yardımcı olabilir.</p>
<p>Bu kurslar, sizin ve eşinizin duyduğu herhangi bir üzüntü veya endişeyi azalt­maya yardım edebilirler. Ayrıca, bebeği­nizin doğumundan daha fazla zevk al­manızı sağlayabilirler.</p>
<p><strong>Kurslara Nerelerde Katılabilirsi­niz? </strong></p>
<p>Doğum kursları, çeşitli yerlerde olabilir. Doğum yapılan hastanelerin ço­ğunda doğum öncesi kurslar bulunur, genellikle doğum süreci ve doğum hem­şireleri ya da bir ebe tarafından öğretilir. Diğer türdeki kurslar, farklı katılım de­recelerine sahiptir.</p>
<p>Bunun anlamı, kurs süresi veya konu­nun derinlik derecesinin çeşitli kurslar için farklı olmasıdır. Doktorunuza hangi kursları tavsiye ettiğini sorun. Sizin için en iyi olan kursun hangisi olduğuna ka­rar vermenize yardım edebilirler.</p>
<p><strong>Neler Öğreneceksiniz? </strong></p>
<p>Kurslar, sizi, eşinizi veya doğum eğitmeninizi, hasta­nede neler olacağı ve doğum süreci ve doğum sırasında neler yapılacağı konu­sunda bilgilendirmeyi amaç edinir. Bazı çiftler, eşlerin hamileliğe daha çok dahil olması ve kendilerini daha iyi hissetme­leri için kursların iyi bir fırsat olduğunu düşünürler. Bu, eşlere, hamileliğin geri kalanında olduğu kadar <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">doğum</a> süreci ve doğumda da daha aktif bir rol almaları için iyi bir fırsat verir.</p>
<p><strong>Otomobillerde Bebek Koltuğu</strong></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/bebek/">Bebek</a> koltuğu veya çocuk koltuğu sistemleri hakkında düşünmek için çok erken değil. Bazı insanlar, bebeklerini bir kaza anında güvenle tutabileceklerini düşünürler. Bazıları çocuklarının böyle bir koltukta oturmayacağını söyler.</p>
<p>Kaza anında, çocuk koltuğunda otur­mayan bir çocuk yerinden fırlar. Çarpış­manın gücü tam anlamıyla bebeği bir yetişkinin kollarından çeker! Bir araştır­ma, yılda 30&#8242;dan fazla bebeğin doğum­dan sonra eve giderken bebek koltuğun­da oturmadıkları için öldüğünü göster­miştir. Hemen hemen her durumda, be­bek uygun bir bebek koltuğu sisteminde bulunuyorsa kazada ölmekten kurtul­muştur.</p>
<p>Çocuğunuza güvenlik konusunu öğ­retmeye erken başlayın. Çocuğunuzu arabada her zaman çocuk koltuğuna oturtursanız, bu daha sonradan yapılma­sı gereken doğal bir durum olacaktır. Kendiniz de emniyet kemeri takarsanız çocuğunuzun bu emniyet koltuğunu ka­bul etmesini sağlayabilirsiniz!</p>
<p>Birçok hastane, bebeğinizi hastaneden eve götürürken uygun bir bebek koltuk sisteminde götürmenizi talep eder.<br />
Tüketici magazinleri bu koltukların listesini sık sık belirtir. Yerel kütüphane­nizden kontrol ediniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-kurslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar, Doğum Sonrasına Hazır Olun</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-dogum-sonrasina-hazir-olun/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-dogum-sonrasina-hazir-olun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2009 18:25:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10656</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sonrasında cinsel sorunlar hemen hemen tüm çiftleri etkisi altına alıyor. İşte, Doç. Dr. Cem İncesu&#8217;nun doğum sonrasında cinsel yaşamı sorunlu çiftlere önerileri: Hayal Kırıklığı Yaşamayın Hayal kırıklığı yaşamamak için sizi neyin beklediği konusunda hazırlıklı olun. İlk çocuğun doğumuyla birlikte her şeyin güllük gülistanlık olmayacağını aklınızdan çıkarmayın: Doğumdan sonra evde birçok şey değişecek, sosyal yaşantınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğum sonrasında <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/cinsel-sorunlar/">cinsel sorunlar</a> hemen hemen tüm çiftleri etkisi altına alıyor. İşte, Doç. Dr. Cem İncesu&#8217;nun <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-cinsel-yasami-olumsuz-etkiliyor/">doğum sonrasında cinsel yaşam</a>ı sorunlu çiftlere önerileri:</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hayal Kırıklığı Yaşamayın</strong></span></p>
<p>Hayal kırıklığı yaşamamak için sizi neyin beklediği konusunda hazırlıklı olun. İlk çocuğun doğumuyla birlikte her şeyin güllük gülistanlık olmayacağını aklınızdan çıkarmayın: Doğumdan sonra evde birçok<br />
şey değişecek, sosyal yaşantınız kısıtlanacak, yeni sorumluluklar alacaksınız&#8230; Ayrıca <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/dogum-sonrasi/">doğum sonrası</a>nda<br />
cinsel sorunlar yaşayabileceğinizi unutmayın. Bu süreç emzirme döneminin sonuna kadar devam edebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Zamana Bırakın</strong></span></p>
<p>Bebeğinizi emzirmeye başladıktan sonra cinsel yaşamdan soğumaya başladıysanız bunu normal karşılayın, Doğumdan sonra vücudunuzun eski haline dönmesi ve hormonlarınızın dengeye oturması için kendinize gerekli olan süreyi tanıyın. Bedeniniz iyileşince size yeniden seks yapabileceğiniz zamanı söyleyecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-12496" title="dogum-sonrasi" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/04/dogum-sonrasi.jpg" alt="dogum-sonrasi" width="284" height="379" />Kendinize Bakın</strong></span></p>
<p>Sadece anne değil, aynı zamanda cinsel bir partner olduğunuzu unutmayın. Doğum sonrasında eski<br />
formunuza kavuşmaya çalışın ve bakımlı olun. Eşinizle erozyona uğrayan &#8216;cinsel partner&#8217; kavramını yeniden nasıl ön plana çıkarabileceğinizi konuşun. Sonuç alamazsanız bir uzmandan yardım alın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Uygun Şartlar Yaratın</strong></span></p>
<p>İlişkinizi ve cinsel yaşamınızı olumsuz etkileyecek tüm psikolojik ve sosyal unsurları hayatınızdan çıkarmaya çaba gösterin. Eve giren yardımcı ya da anne babalarla ilişkilerinizi dengede tutun. Doğumdan sonraki ilk bir yıllık dönemin her ailede sorunlu geçtiğini bilin. Hemen derin bir mutsuzluğa kapılmayın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Beklenti İçinde Olmayın</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">Doğum</a> gerçekleştikten sonra ilk bir-iki ay içinde &#8216;Eşim beni neden istemiyor&#8217; gibi endişelere kapılmayın. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/emzirmenin-alti-kurali/">Emzirme</a>nin bir süre sonra bitip, ev içindeki misafirlerin gideceğini ve hayatın eski seyrine döneceğini unutmayın. Psikolojik bir çöküntü yaşarsanız mutlaka psikiyatrist desteği alın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Krem Kullanın</strong></span></p>
<p>Değişen hormon seviyeleri yüzünden vajinal bölge kuruduğu için hormonlar düzenlenene kadar kayganlaştırıcı kremlerden yararlanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-dogum-sonrasina-hazir-olun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Kontrolü</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-kontrolu/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-kontrolu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2009 10:53:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=8015</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrolü çağımızın en mühim konularından biridir. Bunun sebebi halkımızın sosyoekonomik yapısın­dan kaynaklanır. Gelişmekte olan ülke­lerde nüfus artış hızının yüzde üç olması 25 senede nüfusun 2 katına çıkmasına, işsizlik, konut yetersizliği gibi sosyoe­konomik problemlerin büyümesine neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise birçok sebeple eşler daha az veya daha uzun aralıklarla bebek sahibi olmayı seçmek­tedir. Bu problem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum kontrolü çağımızın en mühim konularından biridir. Bunun sebebi halkımızın sosyoekonomik yapısın­dan kaynaklanır. Gelişmekte olan ülke­lerde nüfus artış hızının yüzde üç olması 25 senede nüfusun 2 katına çıkmasına, işsizlik, konut yetersizliği gibi sosyoe­konomik problemlerin büyümesine neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise birçok sebeple eşler daha az veya daha uzun aralıklarla bebek sahibi olmayı seçmek­tedir. Bu problem pek çok tartışmaya sebep olmakla birlikte, Avrupa ülkelerin­de <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/dogum-videolari-dogum-ani-video-kaydi/">doğum</a> kontrolünün yaygın olarak uygulanmakta olduğu söylenebilir. Kadınların ortalama evlenme yaşı doğurganlık süresi dikkate alındığında, her kadının ömür boyunca ortalama 7 çocuk doğurabileceği ortaya çıkar. İstatistiklere göre Avrupa ülkelerinde her <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a> ortalama 2 çocuk do­ğurmaktadır.<br />
<strong></strong><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-12499" title="dogum-kontrolu" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/03/dogum-kontrolu.jpg" alt="dogum-kontrolu" width="275" height="223" />SEÇİMDEKİ ÖLÇÜTLER</strong></span></p>
<p>En iyi doğum kontrolü yönteminin be­lirli gereksinimlere yanıt vermesi ge­rekir. İstenmeyen gebeliğin gerçekleş­memesini sağlamalı, kullanmaktan vaz­geçildiğinde normal döllenme ve do­ğurganlık etkilenmemiş olmalı, kulla­nıldığı süre boyunca ve sonrasında tü­müyle zararsız olmalı, uygulanması ko­lay, ucuz olmalı, ahlaki ve toplumsal açıdan psişik ve fiziksel yan etkileri bulunmamalıdır. Günümüzde uygula­nan doğum kontrol yöntemlerinin hiç­birinin bu gereksinimlerin tümüne ya­nıt verdiği söylenemez. Bu yöntemleri tanımlamadan önce, Önemi kişiden ki­şiye değişen temel ölçütleri açıklama­ya çalışacağız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ETKİ</strong></span></p>
<p>Kadınların büyük bir bölümü doğum kontrol yöntemi seçiminde etkinin en önemli ölçüt olduğunu düşünür. İlk ba­kışta, etkinin en kolay belirlenen bir ölçüt olduğu sanıhrsa da, bir yöntemin etkisini belirleyen pek çok öğe vardır. Her şeyden önce, döllenme kapasitesi­nin bireyden bireye değiştiğini göz önünde tutmak gerekir. Buna ek ola­rak, çiftin doğum kontrolü uygulama nedeni hesaba katılmalıdır. Herhangi bir yöntemle doğum kontrolüne kesin­likle gerek duyan çiftler, eğitimlerim sürdürmek ya da aile huzurunu sağla­mak için doğumu ertelemeye çalışan çiftlerden daha iyi sonuçlar almaktadır. Son olarak, ahlaki etkenlerin de hatır­lanması gerekir; çiftin kültür düzeyi ve yöntemin uygulanma kolaylığı da etki­sini artırabilir. Bu değerlendirmelerin sonucunda, gebeliği önleyici bir yönte­min etkisi, istatistiklerde gösterildiği gibi, büyük topluluklarda ölçülebilir. Tek bir olgudan yola çıkarak genelle­me yapmak olanaklı değildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ZARARSIZLIK</strong></span></p>
<p>Bir yöntemin geçerli olabilmesi için hem uygulandığı sırada, hem de yön­tem bırakıldıktan uzun süre sonra bile herhangi bir zararlı sonucu olmamalı­dır. Ayrıca, bırakıldıktan sonra doğur­ganlık üzerinde kesinlikle hiçbir etkisi­nin de olmaması gerekir. Gebelik önle­yici yöntemin kullanılmasına karar ve­rirken kadının doğurganlığında yaşla birlikte ortaya çıkacak değişiklikler de göz önünde tutulmalıdır. Kadınlar 25 yaşında, 35 yaşa göre yaklaşık iki kat daha doğurgandır; bu nedenle, doğum kontrolünün uzun süre uygulanması, is­tenildiğinde gebe kalma olasılığının azalmasına yol açabilir. Ayrıca, kazay­la bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">gebelik</a> gerçekleşirse, yöntemin dölüte kesinlikle zarar vermemesi de gerekir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KABUL EDİLEBİLİRLİK</strong></span></p>
<p>Oldukça değişken olabilen kişisel ko­şullara bağlı olduğundan, en zor değer­lendirilen ölçüttür. Uygulama kolaylığı Çok önemli bir unsurdur ve yöntemin etkisine de yansır. Yirmi akşam boyun­ca birer hap almak çok kolay görünse de, bu yöntemdeki başarısızlıkların bü­yük bir bölümünün nedeni unutkanlık­tır. Bazı yöntemler (örneğin, vücut sıcaklığı yöntemi) hekimle sıkı işbirliği gerektirir; bazıları ise (örneğin, spiral­ler) özellikle hekim tarafından uygu­lanmalıdır. Vücudun yöntemi kabul edip etmemesi ise kişiden kişiye deği­şir. Doğum kontrol hapına gösterilen değişik tepkileri ve sperma öldürücü kreme karşı alerjileri unutmamak gere­kir. Ahlaki ya da dini açıdan kabul edi­lebilirlik ise, gebelik önleyici yöntemin seçiminde göz önünde tutulması gere­ken önemli bir etkendir.<br />
Aşağıda en yaygın yöntemleri ince­leyerek, dayandıkları ilkeleri gösterme­ye ve elde edilen sonuçları değerlendir­meye çalışacağız. Ne var ki, bu bilgile­rin doğum kontrol yöntemi seçiminde rehber olamayacağını belirtmek gere­kir. Bu seçim bir hekimle birlikte, kişi­sel özellikler göz önünde tutularak yapılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GERİ ÇEKME</strong></span></p>
<p>Kesin istatistik veriler bulunmasa da, eski çağlardan, beri uygulanmış ve gü­nümüzde en çok kullanılan yöntemdir. Erkeğin ersüyunu boşaltmadan önce kamışını dölyolundan geri çekerek dı­şarıya boşalmasına dayanır. Doğru uy­gulandığında yeterli sonuç verir. Başa­rısızlık oranı yüzde 17&#8242;dir. Başarısızlık erkeğin zamanında geri çekilememesinden ya da bazı spermlerin boşalmadan önce dışarı çıkarak yumurtaya ulaşma­sından kaynaklanır. Bu yöntem, doğum kontrolünde bütün sorumluluğu erkeğe bırakır; kadının erkeğe güveni tam ol­mayabilir. Bu durum, özellikle ilişkinin kesintiye uğramasından doğan tatmin­sizlik de varsa, ciddi gerilimlere neden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TAKVİM YÖNTEMİ</strong></span></p>
<p>Özellikle Avrupa&#8217;da, en yaygın yön­temlerden biridir. Katolik Kilisesi&#8217;nin kabul ettiği tek yöntemdir. Başlıcaları Ogino-Knaus yöntemi, vücut sıcaklığı­nın ölçülmesine dayanan yöntem ve bu ikisinin birlikte uygulanmasından olu­şan yöntemdir. Bu yöntemlerin tümün­de <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bebek-isteyenler-icin-cinsellik/">cinsel ilişki</a> âdet çevriminin belirli günleriyle sınırlanır; bu günler kadının fizyolojik olarak kısır olduğu dönem­dir. Bir başka deyişle, bu yöntemlerin temelinde âdet çevriminde yalnızca be­lirli günlerde döllenmenin gerçekleşebileceği ilkesi yatar. Bu ilke, aşağıdaki verilere dayanır:<br />
•  Her çevrimde yalnızca bir yumurta serbest kalır;<br />
•  yumurta, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtalik/">yumurtalık</a>tan dölyatağma geçtiği andan başlayarak 12-24 saat içinde döllenebilir;<br />
•  dölyoluna giren spermler dölleme özelliklerini en fazla 3-5 gün koruyabi­lir.<br />
Bu verilerden yola çıkarak, yumurt­lama tarihi kesin olarak belirlenmelidir.<br />
En yaygm kullanılan yöntemler ay­lık çevrimin uzunluğunun istatistiklerle hesaplanmasına dayanan Ogino-Knaus yöntemi ile yumurtlama döneminde vü­cut sıcaklığının hafif ama net olarak artmasına dayanan yöntemdir. Ogino-Knaus yöntemi &#8211; Bu yöntemin uygulanması için âdet çevriminin birin­ci gününden başlayarak günler numara­lanır.</p>
<p>Yöntemin etkili olabilmesi için, ay­lık çevrimin süresinin kesin olarak bi­linmesi gerekir. Bunun için 12 çevri­min izlenmesi yeterli olabilir. Çevrim­lerin uzunluğu 25-31 gün arasındaysa, olasılıklar şöyle hesaplanır:<br />
I)  Çevrimin uzunluğu ne olursa ol­sun, yumurtlama bir sonraki âdetten 12-16 gün önce olur.<br />
II)  Spermler dölyolunda en fazla 3 gün yaşadığından, döllenme âdetten önceki 19. günden 12. güne kadar ger­çekleşebilir.</p>
<p>Bu hesabı birkaç örnekle açıklaya­lım. Âdet çevrimi 28 gün süren bir ka­dında çevrimin 10-17. günlerinde, çev­rimi 31 gün süren bir kadında ise 13-20. günlerde döllenme olabilir. Aylık çevrim değişken olduğundan, verimli günler kesin olarak hesaplanamaz. Bu durumda şu formül kullanılabilir: İlk döllenme günü=en kısa çevrimin süresi—18; son döllenme günü=en uzun çevrimin süresi-11. Bir örnek verilecek olursa, bir yıl boyunca en uzun çevrimi 31, en kısa çevrimi 25 gün olan bir ka­dında ilk döllenme günü çevrimin 7. günü (25-18=7), son döllenme günü ise 20. gün (31-11=20) olacaktır.<br />
Ogino-Knaus yönteminin, bir yıl boyunca çevrimlerin başlangıcını bilen bir jinekologun yardımı olmadan uygu­lanması çok zordur. Bu yöntemdeki ba­şarısızlıkların önemli bir bölümü hesap yanlışlarına bağlıdır. Vücut sıcaklığı yöntemi &#8211; Bu yöntem, yumurtlama döneminin en tipik özellik­lerinden birine, vücuttaki progesteron düzeyinin değişmesinden kaynaklanan hafif ama net ısı artışına dayanır. Isı değişimi çok az olduğundan, iyi sonuç almak için basit önlemler almak gere­kir. Her şeyden önce, vücut sıcaklığı her zaman aynı termometreyle ölçül­meli, ölçüm her gün aynı saatte yapıl­malıdır. Koltukaltından yapılan ölçüm kesin sonuç için yetersiz olduğundan, vücut sıcaklığı anüsten ya da dölyolun­dan ölçülmelidir.<br />
Ölçülen ısı hemen kareli bir defter sayfasına çizilebilen bir grafiğe kayde­dilir. Grafiğin üstünde soğuk algınlığı, diş ağrısı, yolculuk, uykusuz geceler gibi nedenlerle ortaya çıkan anormal ısı artışlarım işaretlemek gerekir.</p>
<p>Tipik eğri şöyle tanımlanabilir. Âdetin sonundan 14. güne kadar anüs­ten ölçülen ısı 37°C&#8217;nin altında kalır, 12-14. günlerde görece düşer. Bunu iz­leyen iki-üç gün içinde ısı yavaş yavaş artar. Daha sonra çevrimin sonuna ka­dar 37,loC-37,2°Cde kalır ve âdetin başlamasından 1 gün önce 37°C&#8217;ye dü­şer.<br />
Sıcaklığın 37°C&#8217;nin üzerine çıkma­sı, yumurtlamanın gerçekleştiğini gös­terir. Isı yönteminde en iyi sonucun el­de edilmesi için cinsel1 ilişki, ısının be­lirlenmesinden ancak iki gün sonra ger­çekleşmelidir. Bazı kadınlarda ısı eğrisi kolay yorumlanamaz. Bazı durumlarda, ısı artışı çok yavaş olduğu için çevri­min ilerki günlerinde belirlenemez. Bu da cinsel ilişkiyi büyük ölçüde sınırlar. Isı artışının 3. gününden başlayarak ar­tış sürerse ve hep aynı zamanda olursa, cinsel ilişki mümkündür. Karma yöntem &#8211; Bu yöntemler kulla­nıldığında cinsel ilişki ancak âdetten önceki 10-12 günde, ısı artışının belir­gin olduğu dönemde mümkündür. Bu süre, artış belirgin olmadığında 7-8 gü­ne düşebilir. Çevrimin ilk yansında Ogino-Knaus, ikinci yarısında ısı yön­teminin kullanılması önerilir. Karma yöntem tek başına ısı yönteminden da­ha az, Ogino-Knaus&#8217;tan ise daha fazla etkilidir.</p>
<p>Sonuç &#8211; Etki sorunu bir yana, takvim yöntemlerinin sakıncalarının olmaması ve cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmama­ları açısından üstünlüğü vardır. Ama hem kadının, hem de erkeğin kesin de­netimini gerektirir. Ayrıca, en azından başlangıçta, bir uzman hekimin yardı­mıyla uygulanmalıdır; hekim çiftin, tehlikeli ve güvenli günlerini öğrenme­sinde yardımcı olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-kontrolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

