<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Gebelik</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Gebeliğin 3 ila 6. Ayı Arasında Neler Olur?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebeligin-3-ila-6-ayi-arasinda-neler-olur/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebeligin-3-ila-6-ayi-arasinda-neler-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 01:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ay ay gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24869</guid>
		<description><![CDATA[Hamileliğin 13-26. haftaları, yani ikinci üç aylık dönem, ilk trimesterdeki şika­yetlerinizin çoğunu geride bıraktığınız, henüz üçüncü trimesterdeki doğum ha­zırlıklarına başlamadığınız bir süreçtir. Birinci trimesterde yaşadığınız yorgun­luk, halsizlik, mide bulantıları gibi fiziksel rahatsızlıklar artık bedeninizi bırak­mıştır. Kendinizi daha enerjik ve huzurlu hissedersiniz. Öte yandan hamileliğe de alıştınız. Okuduklarınız ve duyduklarınızla daha bilgili ve hazırlıklı bir anne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hamileliğin 13-26. haftaları, yani ikinci üç aylık dönem, ilk trimesterdeki şika­yetlerinizin çoğunu geride bıraktığınız, henüz üçüncü trimesterdeki <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> ha­zırlıklarına başlamadığınız bir süreçtir. Birinci trimesterde yaşadığınız <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yorgunluk/">yorgun­luk</a>, halsizlik, mide bulantıları gibi fiziksel rahatsızlıklar artık bedeninizi bırak­mıştır. Kendinizi daha enerjik ve huzurlu hissedersiniz. Öte yandan hamileliğe de alıştınız. Okuduklarınız ve duyduklarınızla daha bilgili ve hazırlıklı bir anne adayı oldunuz. Bebeğinizin tekmelerini ve hareketlerini hissetmeye başlamanız sizi heyecanlandıracak ve bu dönemde bir <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek </a>sahibi olacağınız fikrine ken­dinizi hazırlamanız daha da kolaylaşacak.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci trimesterde yapılacak kan testleri, doğum öncesi testler ve ultrasonografi görüntüleri ile bebeğinizin sağlığının yerinde olduğundan emin olabileceksiniz. Bebeğinizin görüntülerinden onun büyüdüğünü, hareket ettiğini, vücudunda değişikliklerin meydana geldiğini gördükçe eşiniz ve akrabalarınız başta olmak üzere tüm yakınlarınızla bu büyülü gelişimi paylaşmak isteyeceksiniz. Bu, gerçekten oldukça keyifli bir süreçtir. Bebeğinizin dünyaya gelmesinden önceki 40 haftalık döneminin ikinci aşaması bu bilgiler ve gelişmeler ışığında tahmininiz­den de hızlı geçecektir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Annenin Vücudunda Meydana Gelen Değişiklikler</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"> <strong>Dış Görünümünüz</strong></span><br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-24870" title="gebelik" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/08/gebelik-300x131.jpg" alt="" width="300" height="131" />Birçok hamile <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com/">kadın</a>ın hamile olduğu 16. haftaya kadar dışarıdan bakıldığında belli olmaz. Elbette bu durum, vücut yapınıza ve nasıl bir <a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hamilelik/">hamilelik</a> geçirdiğini­ze göre de değişir. 12. haftadan itibaren rahminiz, pelvis dediğimiz kalça kemik­lerinizden yukarı doğru çıkmaya başlar. 20. haftadan sonra rahminizin tepesi göbeğinize kadar ulaşsa da, dışarıdan yine de belli olmayabilir. Bu süreye kadar vücudunuzda meydana gelen değişikliklerin hiçbiri belinizin kalınlığında çok belirgin bir artışa neden olmayabilir. Vücudunuzun içinde ve bebeğinizin gelişi­minde hızlı değişimler olsa da, henüz dışarıdan fark edilmesi için biraz erken­dir. Gene de çoğu gebe 16. haftadan itibaren yeni giysiler alma ihtiyacı hisseder. Hadi alışverişe&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Unutkanlık ve Sakarlık</strong></span><br />
Arabanın anahtarlarını buzdolabında mı unuttunuz? Sofrayı toplarken sıkça kı­rıp döküyor musunuz? Bu göstergelerin henüz bir bilimsel açıklaması yok, ama evet, ikinci trimesterde bazen daha belirgin olmak üzere, kadınların birçoğu ge­beliği boyunca unutkan ve sakardır. Bu durum sizin de başınıza gelirse hiç en­dişelenmeyin, geçicidir. Bu şikayetleri ortadan kaldırmak için belki sihirli bir formül yok, ama duruma şöyle de bakabilirsiniz: Vücudunuz ve zihniniz, içiniz­de bir bebek taşıyor olmanın ekstra sorumluluğunu yüklenmiş durumda. Dola­yısıyla bazı şeyleri unutmanız veya geç yapmanız, son derece anlayışla karşıla­nabilecek bir durum. Bebeğinizi kucağınıza aldıktan sonra, yaşantınızın ayrıntı­larına eskisinden de enerjik bir biçimde sarılacağınızdan hiç kuşkunuz olmasın!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gaz</strong></span><br />
Hamileliğinizin ikinci trimesterinde, ara sıra rahatsız edici gaz sancılarının ve geğirmelerin meydana gelmesinden şikayetçi olabilirsiniz. Bilin ki, gaz sorunu yaşayan ilk hamile kadın siz değilsiniz! Ne yazık ki bu durumu önlemek zor­dur&#8230; Ama, örneğin, kabız olmamaya çalışarak bir adım atabilirsiniz. Bunun için de, biliyorsunuz ki, sindirimi zor olan ağır gıdalar tüketmemek gerek. Sizi rahatsız eden yiyeceklerden uzak durarak ve sık aralıklarla ama azar azar yiye­rek bu sorunla mücadele edebilirsiniz. Bol su içmek ve yürüyüş yapmak da iyi gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mide Ekşimesi</strong></span><br />
Midenizin ürettiği asit <a title="yemek tarifleri" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/">yemek</a> borunuza doğru yayıldığında, bir ekşime, hatta göğüs kemiğinin arkasında bir rahatsızlık hissedersiniz. Normal zamanda da olabilen bu yanmayı hamilelikte daha fazla yaşamanız çok doğaldır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Bu duru­mun başlıca iki nedeni vardır:</strong></span> Vücudunuzun hamilelikte daha fazla ürettiği progesteron hormonu, sindirim sisteminizin faaliyetini yavaşlatır. Mideniz ile ye­mek borunuz arasında kapakçık görevi gören kaslarınız gevşer. Normalde mide asitlerinin yukarıya gitmesini engelleyen bu kasların gevşemesi nedeniyle, asit­ler yukarı yönelir. İkinci neden ise, rahmin büyüdükçe mideye baskı yapması­dır. Bu da aynı şekilde asitlerin yukarıya gitmesine neden olur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Bu konuda yapacağınız birkaç şey, mide ekşimelerinizi azaltabilir:</strong></span><br />
• Ağır öğünler yerine sık aralıklarla ve az miktarda yiyebilirsiniz (bir oturuşta midenizi doldurmayın)<br />
• Dışarı çıkarken yanınızda bir bisküvi bulundurabilirsiniz -<br />
• Baharatlı ve yağlı gıdalardan uzak durun<br />
• Yatmadan kısa süre önce yemek yemeyin. Gece en az iki yastığı üst üste koya­rak başınızı yüksekte tutun<br />
• Doktorunuza danışmak koşuluyla mide yanmasını önleyen bir ilaç alabilirsiniz</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüylenme ve Tırnakların</strong></span><br />
Hamileyken, el ve ayak parmağı tırnaklarınız eskisine göre daha çabuk uzayabi­lir. Eğer güvenilir ve temiz bir salona giderseniz, manikür ve pedikür yaptırma­nıza itirazımız olmaz. Ancak temizliğinden ve kalitesinden emin değilseniz, bu işlemleri evde yapmanızı öneririz.<br />
Aynı şekilde vücudunuzdaki tüylerin ve saçınızın da eskisinden daha çabuk çık­tığını fark edebilirsiniz. Ayrıca, göbek, bel bölgesi gibi vücudunuzun daha önce tüy hiç çıkmayan yerlerinde tüylenmeler oluşabilir. Ağda, jilet veya epilatör gibi araçlarla bu tüyleri almanızda hiçbir sakınca yok. Ancak tüy dökücü kremlerin kimyasal maddeler içermesi nedeniyle bu dönemde kullanılmaması önerilmek­tedir. Şanslıysanız, tam tersi de olabilir ve tüyleriniz gebelik boyunca azalabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Kasık ve Kann Ağrıları</strong></span><br />
Hamileliğin 18 ve 24. haftaları arasında, kasıklarınızın bir tarafında veya her iki tarafında birden ani bir sancı veya sürekli bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu ağrılar ge­nellikle ani hareketler yaptığınızda veya uzun süre ayakta kaldığınızda kendini gösterir. Bu sancılar round ligament dediğimiz rahmi yerinde tutan bağlardan kaynaklanır. Rahim büyüdükçe bu bölgedeki ağrılar da artar. Çünkü bir yandan bağlar da gerilmektedir. Ağrınız olduğunda ağrının ters tarafına yatmayı dene­yebilirsiniz. Rahatsızlık verici olsa da, bu ağrılar gayet normal bir sürecin sonu­cudur. Güzel olan ise, hamileliliğinizin 24. haftasından sonra bu sancıların ya­vaş yavaş kaybolmasıdır.<br />
Bazen ikinci trimesterin ortalarında, hafif ve kısa süren kasılmalar veya kramp­lar hissedebilirsiniz. Bu kasılmalar küçük Braxton-Hicks kasılmaları olabilir ve bu durumda endişelenmeniz gerekmez. Genellikle yürüdüğünüz veya fiziksel olarak hareketli olduğunuz zamanlarda ortaya çıkar ve ayaklarınızı uzatıp din­lendiğiniz zaman da geçerler. Eğer dinlenmekle geçmezse, kasılmalar düzenli hale gelirse ve bir saat içinde 6 kereden fazla tekrar ederse, doktorunuzu arama­nızda yarar vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Burun Tıkanıklığı</strong></span><br />
Hamilelik sırasında meydana gelen aşırı kan akışı, burnunuzdaki mukoza denen zarların şişmesine ve burunda tıkanıklık hissi yaşanmasına neden olabilir. Tuz­lu su içeren damla kullanmak, bu tıkanıklığı gidermek konusunda işe yarayabi­lir ve oldukça güvenilirdir. Ayrıca geceleri horladığınızı fark edebilirsiniz (yani daha doğrusu siz değil de eşiniz!). Hamilelik süresince birden ortaya çıkan bu durumun nedeni yine burun tıkanıklığıdır. Peki bunun için ne önerebiliriz? Eşi­nize kulak tıkacı kullanmasını söyleyin! Şaka bir yana, burun tıkanıklığını daha etkili bir şekilde gidermek için kullanacağınız ilaçlar konusunda doktorunuza danışabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Burun ve Dişeti Kanamaları</strong></span><br />
Hamilelik süresince gebeliğinizi desteklemek üzere artış gösteren kan akışı ne­deniyle, burnunuzda ve diş etlerinizde küçük kanamalar yaşayabilirsiniz. Bu ka­namalar genellikle zaman içinde kendiliğinden durur. Kanayan bölgelere hafif bası yaparak miktarını ve şiddetini azaltmaya çalışabilirsiniz. Ayrıca dişleriniz için yumuşak diş fırçaları kullanmak da işe yarayabilir. Eğer kanamalar gözle gö­rünür ölçüde çoğalırsa ve sık sık olmaya başlarsa doktorunuza danışın.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Deride Görülen Değişiklikler</strong></span><br />
Hamileliğin ikinci trimesterinde derinizde göreceğiniz en belirgin değişiklik, karnınızın altında oluşan çizgidir. Göbek deliğinizden leğen kemiğinize dek uzanan bu koyu renkteki çizgiye <strong>&#8220;linea nigra&#8221;</strong> adı verilir. Teni koyu olan hami­lelerde bu çizgi daha da belirgin şekilde görülebilir. Açık tenli hamile kadınlar ise bazen bu çizgiyi fark etmeyebilir. Doğumdan sonra yavaş yavaş kaybolacak olan bu çizginin hiçbir zararı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yüzünüz de yanak, burun ve göz çevreleri başta olmak üzere koyulaşabilir. Bir maske şeklindeki bu koyu tabakaya gebelik maskesi veya kloazma diyoruz. Öte yandan, güneş ışınlarına maruz kalmak maskenin daha da koyulaşmasına neden olabilir. Bu lekelerin birçoğu <a title="gebelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a>ten sonra kaybolurken, kimilerinde de ka­lıcı hale gelebilir. Kalıcı hale gelmemesi için güneşe mutlaka yüksek koruyucu kullanarak çıkmanızı tavsiye ederiz. Vücutta spider anjiom dediğimiz kırmızı beneklerin oluşması da bazı hamile ka­dınlarda görülen deri degişimlerindendir. Doğumdan sonra muhtemelen tümü kaybolacak olan bu benekler nedeniyle endişelenmenize gerek yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebeligin-3-ila-6-ayi-arasinda-neler-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin Başlangıcı Olarak Ne Kabul Edilir?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hamileligin-baslangici-olarak-ne-kabul-edilir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/hamileligin-baslangici-olarak-ne-kabul-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jul 2011 18:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24846</guid>
		<description><![CDATA[Hamileliğinizin başlangıcı olarak, cinsel birleşmenin gerçekleştiği tarih değil, son adetinizin ilk günü kabul edilir. Bu tarihin üzerine 280 günlük süre eklene­rek bebeğinizin doğacağı tarih hesaplanır. Muhtemelen siz de birçok kadın gibi gebeliğinizden adetinizin gecikmesinden şüphelenerek haberdar olmuşsunuz­dur. Adetinizin geciktiği tarihlerde elinizde &#8220;pozitif&#8221; bir gebelik testi varsa, sizin 2 hafta önceki cinsel birleşmeden gebe kaldığınızı bilmemize [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Hamileliğinizin başlangıcı olarak, cinsel birleşmenin gerçekleştiği tarih değil, son adetinizin ilk günü kabul edilir. </strong>Bu tarihin üzerine 280 günlük süre eklene­rek bebeğinizin doğacağı tarih hesaplanır. Muhtemelen siz de birçok <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a> gibi gebeliğinizden adetinizin gecikmesinden şüphelenerek haberdar olmuşsunuz­dur. Adetinizin geciktiği tarihlerde elinizde <strong>&#8220;pozitif&#8221;</strong> bir gebelik testi varsa, sizin 2 hafta önceki cinsel birleşmeden gebe kaldığınızı bilmemize rağmen, 4 hafta önceki son adetinizin ilk gününden itibaren gebe kaldığınızı kabul ederek he­saplarımızı yaparız, yani sizi 4 haftalık gebe olarak kabul ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">Gebelik</a> testinizin olumlu sonuç verdiği tarihlerde yumurta ve spermin birleş­mesinden oluşmuş olan bebeğinizin öncüsü blastokist, rahminizin duvarına yer­leşmiş demektir. Döllenen ürünün bir bölümü bebeğe (embriyo), bir bölümü eşine (plasenta), bir diğer bölümü de amniyon sıvısının bulunduğu keseye dö­nüşür. Bebeğin eşi, yani plasenta gebelik süresince bebeğinizin oksijen almasını ve <a title="beslenme" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/beslenme/">beslenme</a>sini sağlar, atıkları uzaklaştırır. Beta HCG dediğimiz ve gebelik tes­tinde &#8220;pozitif olarak ölçtüğünüz gebelik hormonu buradan salınır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-24847" title="gebelik-baslangici" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/07/gebelik-baslangici-300x157.jpg" alt="" width="300" height="157" />Bebeğinizi çevreleyen kesenin içinde yer alan amniyon sıvısı ise bebeğinizi yumuşacık bir yastık gibi sarar ve korur.<br />
Birçok anne adayını rahatlatacağına inandığımız bir bilgiyi burada eklemek iste­riz. Cinsel birleşmenin gerçekleştiği tarih ile adetinizin gecikmesi arasırida ge­çen 2 haftalık sürede gelişen embriyo dış etkenlere karşı oldukça dayanıklıdır. Yani o süre içinde anne adayı gebeliğinden habersiz bir şekilde ilaç almışsa, em­briyo bundan çoğunlukla etkilenmeyecektir. Yine de siz siz olun, doktorunuza, ilk randevunuzda, bu süre içinde tükettiğiniz alkol ve aldığınız ilaçlar konusun­da bilgi vermeyi unutmayın,</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci trimester dediğimiz bu ilk 13 haftalık süreçte kendinizi gebeliğinize ve doğacak olan çocuğunuza ruhsal olarak hazırlamanızın yanı sıra, vücudunuzda da değişiklikler olmaya başlar. Sizinle birlikte bebeğiniz de hızla gelişmekte ve şekillenmektedir. Bu bölümde sizin vücudunuzda ve bebeğinizin gelişiminde yaşanacak olan değişimleri ayrıntılı olarak ele alacağız. Ayrıca <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> öncesi kontrollerin başlamasıyla bu muayenelerde hangi uygulamaların yapıldığına da değineceğiz. Karşılaşabileceğiniz risklerin yanı sıra bunların çözümlerinin de bulunduğunu bilmenizi istiyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/hamileligin-baslangici-olarak-ne-kabul-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsiyet Seçimi Esnasında En Çok Merak Edilen Sorular</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-secimi-esnasinda-en-cok-merak-edilen-sorular/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-secimi-esnasinda-en-cok-merak-edilen-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 14:21:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin cinsiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[çok okunanlar]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24119</guid>
		<description><![CDATA[Cinsiyet Seçimi Esnasında En Çok Merak Edilen Sorular Dr. Halil İbrahim Tekin ile yaptığımız röportaj sonrasında cinsiyet seçimi ile ilgili bilinmesi gereken bir çok konuyu sizlerle paylaşıyoruz. Cinsiyet seçimi uygulamasıyla Tüp bebek tedavisi arasında ne gibi farklar vardır? Cinsiyet seçimi yaparken işlemin çalışabilmesi amacıyla fazla miktarda yumurtaya ihtiyaç vardır. Bu nedenle yumurtalıkları uyarmak amacıyla kullanılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet Seçimi Esnasında En Çok Merak Edilen Sorular</strong><br />
Dr. Halil İbrahim Tekin ile yaptığımız röportaj sonrasında cinsiyet seçimi ile ilgili bilinmesi gereken bir çok konuyu sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet seçimi uygulamasıyla Tüp bebek tedavisi arasında ne gibi farklar vardır?</strong><br />
Cinsiyet seçimi yaparken işlemin çalışabilmesi amacıyla fazla miktarda yumurtaya ihtiyaç vardır. Bu nedenle yumurtalıkları uyarmak amacıyla kullanılan ilaçlar ve kullanma biçimi değişmektedir.Yumurtalar MII adı verilen 23 kromozom içeren İCSİ işlemine uygun olmalıdır. İki-Üç tane <a title="sağlık" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a>lı (ki genetik testleri cinsiyet belirlemenin haricinde standartlara uygun olarak yapılmaktadır) istenen cinsiyette embriyoyu beşinci gün transfer etmek istiyoruz. Yaşa göre değişmekle beraber yüzde altmış altı olan hamilelik oranını yakalayabilmek amacıyla en az iyi kalitede iki tane embriyo transfere dilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet seçimiyle bebek sahibi olduğumda bebeğimin herhangi bir genetik hastalığı olabilir mi ?</strong><br />
Cinsiyet tayini işlemiyle beraber en çok karşılaşılan genetik hastalıklar da incelenmektedir. İstemeniz halinde her çeşit genetik rahatsızlık teşhisi konulabilir. Tek gen hastalıkları ve yirmi üç çift kromozoma dek genetik teşhis mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet belirleme ile <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a> sahibi olmak istediğimde belli bir yaş sınırı var mıdır?</strong><br />
Herhangi bir yaş sınırlaması yoktur.Rahmi olan her <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.com/">kadın</a> cinsiyet tayini işlemini yaptırabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/05/cinsiyet-belirleme.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-24128" title="cinsiyet belirleme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/05/cinsiyet-belirleme-300x163.jpg" alt="" width="300" height="163" /></a>Cinsiyet tayini ile bebek sahibi olmadan önce ne gibi testler yaptırmam icab ediyor?</strong><br />
Sperm testi ve HSG adı verilen ilaçlı rahim filmi yaptırmak gerekir. Bu testi daha önceden yaptırmamış olanlar  Kıbrıs&#8217;a geldiğinde bu testleri yatırabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet Secimi için tedavi süresi ne kadardır. Nasıl bir yol izlenmelidir?</strong><br />
Öncelikle yapılması gereken bu işi yapacak olan merkezdeki hekimle görüşmektir. Çeşitli yollardan önce yazışılp randevu alınır ve mutlaka bir sperm testi ve ilaçlı rahim filmiyle doktorla görüşülüp muayane olunur. Doktorunuz size yapılması gereken ön tetki varsa bu konuda sizi yönlendirir.Tedavinizi belirler ve takibini sağlar.İlk görüşmeler 6yaklaşık 1 saatte biter.Daha sonra tedavi şekilllenir.+ Tedavi 10 gün kadar iğne içerir ve adetin 2. veya 3. günü başlar+ Adetin yaklaşık 14. günü hafif bir anestezi ile yumurtalar toplanır ve sperm ile döllenir.+ 3 gün sonra gelişen embriyolara genetik test yapmak için blastomer biopsisi yapılır+ İsteyen hastalar 14. ila 19. gün arasında kendi memleketlerine gidebilirler.+ Yumurta toplamadan 5 gün sonra oluşan embriyolar anne adayına transferedilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet tayini yapılması Türkiye’de niçin yasaklanmıştır?</strong><br />
Çeşitli dini ve sosyal sebepler nedenler olduğunu düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet Tayini sırasında sperm veya yumurta başka birinden mi alınır ?</strong><br />
Hastanın kendi yumurtası ve spermi bulunuyorsa başka bir sperm ya da yumurta kullanmak mantık dışı olur.Çünki her yumurta ve spermin bir maliyeti vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Normal ilişki ile hamile kalındığında bebeğin cinsiyetini tayin etme gibi bir şansı var mıdır?</strong><br />
Bilimsel olarak kanıtlanmış böyle bir yöntem yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Genetik ya da Kalıtsal hastalıkları olan kişilerde cinsiyet tayiniyle çocuk sahibi olabilir mi?</strong><br />
İlaçlarla tedavisi kontrol edilebilen hastalar bu yöntemi uygulamayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinsiyet tayini yaptırmak istediğimizde herhangi bir sağlık güvencesi ile tedavi mümkün müdür?</strong><br />
Malesef SGK yada diğer özel sigortalar ile tedavi mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yumurtalarım Çok kaliteli değil buna rağmen cinsiyet tayiniyle çocuk sahibi olabilir miyim?</strong><br />
Evet mümkündür, olabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Spermleri az ya da hareketsiz olan beylerde cinsiyet tayininde problem olur mu?</strong><br />
Her iki durumda da yapılabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Halil İbrahim Tekin<br />
Ortadoğu ve Balkanlar Tüp Bebek Merkezi<br />
Tel: +90 392 366 32 17</p>
<p>http://www.kibristupbebek.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-secimi-esnasinda-en-cok-merak-edilen-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Karnında Bebeğin Hafta Hafta Gelişimi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-karninda-bebegin-hafta-hafta-gelisimi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-karninda-bebegin-hafta-hafta-gelisimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 22:44:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hafta hafta gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=22950</guid>
		<description><![CDATA[4. HAFTA: Boy: 4-6 mm. 1. ayın sonunda embriyonun kalbi (ilk atışlar kendini gösterir), karaciğeri, böbrekleri, beyni, gözleri oluşmaya başlar. Embriyo içe doğru eğrilmiş pozisyondadır; rahim içindeki bütün yaşamı boyunca bu şekilde durur. İlkel kollan çıkıntı şeklinde belirmiştir. Baş bölgesi kuyruk bölgesinden daha gelişmiştir. En baştan beri gelişim baştan kuyruğa doğru devam eder, ilk önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>4.	HAFTA: Boy: 4-6 mm.</strong><br />
1. ayın sonunda embriyonun kalbi (ilk atışlar kendini gösterir), karaciğeri, böbrekleri, beyni, gözleri oluşmaya başlar. Embriyo içe doğru eğrilmiş pozisyondadır; rahim içindeki bütün yaşamı boyunca bu şekilde durur. İlkel kollan çıkıntı şeklinde belirmiştir. Baş bölgesi kuyruk bölgesinden daha gelişmiştir. En baştan beri gelişim baştan kuyruğa doğru devam eder, ilk önce organizmanın üst tarafı tamamlanır. Sırt bölgesinde ilk omurlar seçilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.	HAFTA: Boy: 8-12 mm.</strong><br />
Boy iki katma çıkar. Kollar taslak halinde belirmiştir; ilk olarak kollar farklılaşır. Yüz hatları belli olmaz, fakat kafanın karma doğru eğildiği görülebilir. Ensefalon (beyin, beyincik vs) üç kabarcıktan oluşmuştur. Gözlerin taslağı ve 16. haftaya doğru kaybolacak olan bir kuyruk ortaya çıkar. Embriyonun boyu günde 1 mm.&#8217;lik bir hızla artar. Göbek kordonu tamamen oluşmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6.	HAFTA: Boy: 15-20 mm., ağırlık: 1 gr.</strong><br />
Kalp çok hızlı çarpar. Ensefalon şimdi beş kabarcıktan oluşmaktadır. Dış ve iç kulak gelişmeye başlamıştır. Burun şekillenir. Ellerde parmaklann ilk taslağı görülür. Kalbin içinde kanncıklar arası bölmenin oluşumu başlar. Bu oluşum daha sonra dört odacığm (2 kulakçık, 2 kanncık) meydana gelmesini sağlayacaktır. Saydam olan karında karaciğer koyu bir kabarcık gibi görünür. Hemopoetik fonksiyonu (kan yapma) üretimi şimdiden başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-22951" title="anne-karninda-hafta-hafta-bebek-gelisimi" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/04/anne-karninda-hafta-hafta-bebek-gelisimi.jpg" alt="" width="359" height="199" />7.	HAFTA: 3 cm., ağırlık: 2.5-3 gr.</strong><br />
Yüzde gözleri, burnu, dudakları ve dili fark etmek mümkündür. Kollar ve bacaklar oldukça belirgindir. El ve ayak parmakları taslaklarının arasındaki yarıkları görmek mümkündür. Beyin yarım küreleri yapılanmaktadır. İlk kaslar ve kemiklerin kıkırdaktan modelleri ortaya çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8.	HAFTA: Boy: 4 cm., ağırlık: 4-5 gr.</strong><br />
Çeşitli organların ve sistemlerin oluşumu tamamlanmaktadır. Kas yapısı ilk hareketleri doğurur. Dokunma duyusu vardır. Derinin aldığı uyanlar refleks hareketleri oluşturur. 8. haftanın sonunda embriyonun bütün temel yapılanması tamamlanmış gibi görünmektedir. Büyüme ve detayların gelişmesi safhası başlar. Bazılarına göre fetüs devresi başlamıştır, bazılarına göre ise yapılanma evresi 12. haftaya kadar sürer. Bebek şimdi günde 1 mm.&#8217;lik hızla büyümektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12. HAFTA: Boy: 8 cm. ağırlık: 40 gr.</strong><br />
Cinsiyete göre cinsel organlar gelişir. Gözkapakları kapanır, 7. aya kadar kapalı kalırlar. Kollar ve bacaklar <a title="gebelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a> boyunca duracakları pozisyonu alır; dirsekler geriye, dizler ileriye doğrudur. Geçici dişlerin oluşumu tamamlanır. Kalıcı dişler taslak olarak belirir. Fetüs yerinde serbestçe hareket edebilir; bunda göbek kordonunun boyunun uzamasının da payı vardır. Annenin rahmi büyümüştür ve karnına dokunulunca rahim hissedilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>16. HAFTA: Boy: 14-16 cm., ağırlık: 200 gr.</strong><br />
Sinirlerin miyelin kaplandığı miyelinizasyon süreci başlar. Miyelin izole edici bir maddedir. Bu süreç doğumdan sonra da birkaç yıl devam eder. Bağırsaklarda çocuğun doğumdan sonra dışarı atacağı ilk dışkı üretilir. Kız <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>te rahim ve vaj inanın oluşumu tamamlanır. Erkek bebekte testislerin karından, kalıcı yerleri olan testis torbasına göçü başlar. Kalp dakika 120-160 kere atar. Ellerde tırnaklar ve parmak izleri oluşur. Fetüsün hareketleri belirginleşir. Ayrıca ilk defa yutma eyleminde bulunur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>20. HAFTA: Boy: 20-25 cm., ağırlık: 500 gr.</strong><br />
<a title="fetüs" href="http://www.kadinlarsitesi.com/fetus/">Fetüs</a> ince tüylerle kaplanır. Kaşlar ve saçlar çıkar. Solunum sistemi gelişmektedir. Fetüsün hareketleri annenin hareketleri ile ilişkilidir, özellikle anne dinlenirken fetüs hareket eder. Çünkü annenin dinlenmesi sırasında daha az basınçla karşılaşır. Fetüs başparmağını ağzına götürüp emme hareketleri yapabilir. Çoğu zaman kulak annenin karnına dayandırıldığında fetüsün kalp atışım duymak mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>28. HAFTA: Boy: 30-35 cm., ağırlık: 1300-1400 gr.</strong><br />
Beyinde ilk yarıklar ve kıvrımlar oluşur. Retinanın tabakaları oluştuğunda gözkapakları açılır. Fetüs gözlerini açmıştır. Erkek bebekte testisler gelişmeye devam etmektedir. Kasık kanalında bulunan deri kazeöz bir salgı ile kaplıdır (glandula sebase&#8217;nin/ yağ salgılayan bir bezin ürettiği salgı). Akciğer alveollerin şişik kalmasını ve bebeğin kendi başına nefes alabilmesini sağlayan tensioaktif faktör üretimine başlar. 180 gün sonunda fetüs canlı kabul edilir. Başka bir deyişle gebelik bu süreden önce sona ererse düşük olduğu söylenirken, bu süreden sonra erken doğumdan söz edilir. Ve uygulanabilen bakım ve terapiye göre yaşam şansına sahiptir. www.kadinlarsitesi.com</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>36. HAFTA: Boy: 40-45 cm., ağırlık: 2200-2900 gr</strong><br />
Fetüsün artık ışık ve ses uyaranlarını algılayabilmesi olasıdır. <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">Doğum</a>dan önce fetüsün dokunma, görme, işitme gibi duyusal uyaranları algıladığı söylenebilir. Bu algı ilk öğrenme deneyimleri için temel oluşturur. Fetüsün gelişimi doğrusal ve devamlıdır fakat ritmi sabit değildir. 24 ve 36. haftalar arasında çok yoğun olup sonra göreceli olarak yavaşlar. Deri artık kırışık değil düz ve pembemsidir. Tüylerin çoğu yok olmuştur. Akciğerlerdeki alveoller henüz tamamlanmamıştır ama bol miktardaki tensioaktif faktör, erken doğum durumundaki solunum aktivitesinin normal zamandaki doğuma yakın seviyede gerçekleşmesini<br />
mümkün kılar. Annenin rahmi en gelişmiş durumundadır ve amniyotik sıvı azalmaktadır. Doğacak bebeğin yeri daralmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>38. HAFTA: Boy: 48-52 cm., ağırlık: 2800-4000 gr.</strong><br />
Rahim içindeki yaşam sonlanmak üzeredir. Hamileliğin ortalama süresi 280 gündür. Yani son menstruasyondan itibaren 40 haftadır. 38 ve 42. haftalar arasında gerçekleşen doğum normal süresini tamamlamış sayılır. Tek bir hücreden yola çıkarak yaklaşık 200 milyon hücreli bir canlıya ulaşılmıştır. Ağırlığı ise başlangıçtakinin 1 milyar katıdır. Hamileliğin son döneminde bebeklerin yüzde 95&#8242;i rahimde baş aşağı pozisyonda durur. İlk dışarı çıkacak olan vücudun bu bölümüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-karninda-bebegin-hafta-hafta-gelisimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Karnında Bebeğin Farklılaşma Dönemi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-karninda-bebegin-farklilasma-donemi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-karninda-bebegin-farklilasma-donemi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 22:12:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=22947</guid>
		<description><![CDATA[Blastosist denilen hücre öbeğinin içinde, bir uçta bulunan hücre grubu (embriyoblast) aşamalı olarak 3 hücresel tabakaya dönüşmeye başlar. Bunlar sırayla ektoderm, mezoderm, endoderm adlarını alır. Yeni canlının bütün organları, dokuları ve sistemleri bu üç ilkel yapıdan türer. Ektoderm, sinir sistemine ve deri tabakasına (epiderm/üstderi, dermiş, vs) dönüşür. Endoderm, sindirim sistemi ve ilgili organlara (karaciğer, pankreas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Blastosist denilen hücre öbeğinin içinde, bir uçta bulunan hücre grubu (embriyoblast) aşamalı olarak 3 hücresel tabakaya dönüşmeye başlar. Bunlar sırayla ektoderm, mezoderm, endoderm adlarını alır. Yeni canlının bütün organları, dokuları ve sistemleri bu üç ilkel yapıdan türer.</p>
<p style="text-align: justify;">Ektoderm, sinir sistemine ve deri tabakasına (epiderm/üstderi, dermiş, vs) dönüşür. Endoderm, sindirim sistemi ve ilgili organlara (karaciğer, pankreas vs.) ve ayrıca solunum sistemine dönüşür. Başlangıçta embriyonun hücreleri bölünerek başka hücreleri meydana getirir. Bunlar ilk hücrelerin iki katı sayıdadır ve birbirleriyle aynıdır. Bu hücrelerin her birinin çekirdeğinde yeni bir canlının oluşması için gerekli bilgi taşınır; ilk hücrenin oluşmasını sağlayan çekirdekle aynı bilgidir (totipotent hücreler). Bir süre sonra bölünme sürerken hücrelerin farklılaşması da başlar. Hücreler belli görevlere göre şekillenir yani özelleşirler. Daha  sonra   hücreler yeni   kazandıkları görevi kendilerinden türeyen hücrelere aktararak çoğalırlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-22948" title="anne-karninda-bebek-gelisimi" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/04/anne-karninda-bebek-gelisimi-300x216.jpg" alt="" width="300" height="216" />İnsan hücre çekirdeğinde (DNA sarmalında, yani kromozomları oluşturan deoksiribonükleik asit yapı dahilinde) en az 100 bin farklı protein üretebilecek bilgi bulunur. Hücreler özelleştikçe bu genetik potansiyel büyük ölçüde baskılanır. Başlangıçta totipotent olan bir hücre bir görev için özelleştiğinde diğer yeteneklerini kaybeder. Bu özelleşmenin başlangıç evresini hazırlayan ve düzenleyen bölgenin embriyonun sırt tarafında bulunan birincil organizasyon merkezi olduğu düşünülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu merkez vücudun sistemlerini oluşturacak primitif çizgilerini ve organların tüp biçi-mindeki ilk taslaklarını (sırt kordonu, nöral/sinirsel tüp, bağırsak borusu vs.) belirler. Daha sonra bu merkez bir zincirleme reak-siyon başlatır ve bu bölgelerde belli yapılar oluşur. Bu yapılar (ikincil organizatör) meydana gelirken çevresindeki bölgeyi etkiler. Yani embriyonun gelişiminde, bütün genetik talimatların uygulanmasını sağlamak için zincirleme biçimde işleyen organizatörlere tanık oluruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük olasılıkla organizatörün harekete geçme sebebi, organize edilecek bir dokunun var olmasıdır. Daha sonra retroaktif (geriye etkiyen) bir devre meydana gelmiş olan indüklemeyi bir şekilde kaydeder ve bunun sonucunda da organizatörün işlemesini durdurur. Organizatör dokular ya yayılabilir maddeler aracılığıyla (örneğin cinsiyet organlarının organizatörleri büyük oranda steroid hormonlardır), ya hücreler arası maddeler aracılığıyla, ya da hücrelerin doğrudan temas etmesiyle çalışırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/anne-karninda-bebegin-farklilasma-donemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşılama yaptıralım mı?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/asilama-yaptiralim-mi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/asilama-yaptiralim-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2010 03:09:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[bebek istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk istiyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=22044</guid>
		<description><![CDATA[Soru:Bebek sahibi olmaya çalışıyoruz, size daha önce de yazmıştım. Rahim filmi çektirmemi tavsiye etmiştiniz. Çektirdim, kanallarım açık. Doktorum bana yumurta büyütmek için ilaç ve iğne verdi. Hamilelik yok ancak kasıklarımda çok ağrım var. Ağrı yüzünden ilişkiye bile giremiyorum. Bu normal bir durum mu? Aşılama mı yaptırayım? CEVAP Yumurtlama için verilen ilaç bazen yumurtalıkları aşırı derecede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">Bebek</a> sahibi olmaya çalışıyoruz, size daha önce de yazmıştım. Rahim filmi çektirmemi tavsiye etmiştiniz. Çektirdim, kanallarım açık. Doktorum bana yumurta büyütmek için ilaç ve iğne verdi. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">Hamilelik</a> yok ancak kasıklarımda çok ağrım var. Ağrı yüzünden ilişkiye bile giremiyorum. Bu normal bir durum mu? Aşılama mı yaptırayım?</p>
<p><strong>CEVAP</strong><br />
Yumurtlama için verilen ilaç bazen yumurtalıkları aşırı derecede uyarıyor ve birden fazla yumurtanın gelişmesine neden oluyor. Bu durumda da ağrı olabiliyor. Merak etmeyin, birkaç gün sonra geçecektir. Yumurtlama için verilen ilaçlarla ilk kullanıldığı ay gebe kalınacak diye bir kural yok. Bu işlem 2-3 hatta daha fazla kereler denebilir. Telaş etmeyin. Rahim içinde yapışıklık olması en kesin olarak rahim filminde veya rahim içine sokulan bir optik sistemle (Histeroskopi) bakılarak anlaşılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/asilama-yaptiralim-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Alkol Kullanımı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-alkol-kullanimi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-alkol-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 02:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=22025</guid>
		<description><![CDATA[Eğer henüz hamile değilseniz ve önümüzdeki yıl yaşamınıza yeni bir can katma­yı planlıyorsanız, bu süreçte limitinizi kontrol altına alarak alkol kullanabilirsi­niz. Unutmayın ki, fazla alkol tüketimi, erkekle kadının cinsel birleşmesini de olumsuz etkileyebilir. Eşinizin yoğun alkol kullanımı spermlerinin kalitesini düşüreceğinden, onu da bilgilendirmenizde ve bu konudaki bilgiyi doktorunuz­dan beraber almanızda yarar var. Hamile kalmadan önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Eğer henüz hamile değilseniz ve önümüzdeki yıl yaşamınıza yeni bir can katma­yı planlıyorsanız, bu süreçte limitinizi kontrol altına alarak alkol kullanabilirsi­niz. Unutmayın ki, fazla alkol tüketimi, erkekle kadının cinsel birleşmesini de olumsuz etkileyebilir. </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eşinizin yoğun alkol kullanımı spermlerinin kalitesini düşüreceğinden, onu da bilgilendirmenizde ve bu konudaki bilgiyi doktorunuz­dan beraber almanızda yarar var. Hamile kalmadan önce <strong>&#8220;akşamcılar&#8221;</strong> gibi ol­mak (günde 6 kadehten fazla içmek) döllenmeyi engelleyebildiği gibi, erken dü­şük olasılığını da beraberinde getirir. Eğer hamileyseniz ve bu durumu henüz bilmeden <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/alkol/">alkol</a> kullanmaya devam etmişseniz bebeğinizin bundan nasıl etkile­neceğini merak ediyor olabilirsiniz. Merak etmeyin; bu süre içerisinde bebeği­nizde olumsuz gelişime neden olacak etkenler henüz oluşmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-22026" title="gebelikte alkol" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2010/11/gebelikte-alkol-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" /><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">Hamilelik</a> süresince alkol kullanmak, bebeğin rahim içindeki gelişimini, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğu­m</a>unu, bebeğin çocuklukta ve ergenlikte yaşayacağı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a> sorunlarıyla mücade­le etmesini ve ergenliğe kadarki öğrenme yeteneğini olumsuz etkileyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hamilelikte alkol kullanan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/">kadınlar</a>, açık bir şekilde, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>lerini <strong>&#8220;fetal alkol sendromu&#8221;</strong> ile karşı karşıya getirir. Bu sendrom, fiziksel, zihinsel ve davranışsal birçok sorunun bir arada bulunması anlamına geliyor. Bunlardan bazıları geli­şim sorunları, kalp sorunları, zihinsel gerilik veya yüzde ya da organlarda anor­mallikler olarak sıralanabilir. Bunun yanı sıra beynin gelişimini de olumsuz et­kileyerek, hafıza, öğrenme, konuşma ve davranış eksiklik veya bozukluğuna da yol açabilir. Fetal alkol sendromu olan bir bebekte, kısa boy, düşük kilo, küçük kafa yapısı, eklem ve organlarda sorunlar, yüzde anormal oluşumlar ve kalp has­talığı görülebilir. Ender olarak kulak enfeksiyonları, diş sorunları ve görme bo­zukluğu da ortaya çıkabilir. Ve ne yazık ki, günümüzde fetal alkol sendromunun tedavisi yok. Alkolün bebeğin gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerinden bi­ri, bebeğin az gelişmesine neden olmasıdır. Buna tıp literatüründe &#8220;rahim içi ge­lişme geriliği&#8221; (İUGG-intrauterin gelişme geriliği) adı verilmektedir. Alkol kul­lanımının yol açabileceği en ciddi sonuçlar ise <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dusuk/">düşük</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/erken-dogum/">erken doğum</a>dur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;İçkiyi az için, bu sorunlar azalır&#8221;</strong> demek de ne yazık ki mümkün değil. Çünkü tıp, ne kadar içildiğinde bu sorunlarla karşılaşıldığını tam olarak bilemiyor. Ha­milelikte, bebeğiniz sizin kanınızda bulunan her şeyi alır; bu kadar basit yani!</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla aldığınız alkol, plasentadan ona geçer. Yetişkinlerde, fazla alkol tü­ketiminde karaciğer alkolle mücadele etmeye çalışır. Bazen başarılı olur, bazen olamaz. Bebeklerin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karaciger/">karaciğer</a>leri ise alkolle mücadele etmede yeterli değildir. Düşünsenize, o daha minicik!..</p>
<p style="text-align: justify;">Bilimsel araştırmalar, her gün düzenli içmenin veya bir kerede aşırı düzeyde al­kol almanın ciddi komplikasyonlara neden olabileceğini gösteriyor. Ancak, ara­da bir veya özel günlerde bir kadeh içmenin bebeğe bir zararının olmadığını öne sürenler de var. Eğer, <strong>&#8220;Hayır, benim vazgeçmem çok zor&#8221;</strong> diyorsanız, o zaman kontrollü olarak ve sağduyunuzu kullanarak, alkol tüketim düzeyinizi bir şekil­de kararında tutabilirsiniz. Bazı hekimler, hastalarına özellikle ilk trimesterde içmemelerini, çünkü bu dönemde bebeğin organ sisteminin şekillendiğini ve teh­likeye açık olduğunu söylerler. Bu dönemden sonra ise haftada bir iki kadeh sı­nırlaması getirirler. Siz de doktorunuz ile konuşarak kendinize uygun bir plan yapabilirsiniz. Ama, en iyisi tabii ki hiç içmemek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-alkol-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebeliğe Hazırlık İçin Neler Yapılmalı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelige-hazirlik-icin-neler-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelige-hazirlik-icin-neler-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 15:29:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebeliğe hazırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=21848</guid>
		<description><![CDATA[Eğer siz de birçok hamile kadın gibiyseniz, hamileliğinizin olabilecek en huzur­lu şekilde geçebilmesi için yaşamınızda neleri değiştirmeniz gerektiğini veya ne­lerin değişmesine gerek olmadığını bilmek istersiniz. Eğer ortalama sağlık stan­dartlarına uyan bir kadınsanız, yaşantınızın normalden çok da fazla uzaklaşma­sının gerekmediğini göreceksiniz. Kontrollerin bu süreçte çok önemli bir yerinin olduğunu ve hamilelikte öneri­len ideal takip aralıklarının, 28. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Eğer siz de birçok hamile kadın gibiyseniz, hamileliğinizin olabilecek en huzur­lu şekilde geçebilmesi için yaşamınızda neleri değiştirmeniz gerektiğini veya ne­lerin değişmesine gerek olmadığını bilmek istersiniz. Eğer ortalama sağlık stan­dartlarına uyan bir kadınsanız, yaşantınızın normalden çok da fazla uzaklaşma­sının gerekmediğini göreceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Kontrollerin bu süreçte çok önemli bir yerinin olduğunu ve hamilelikte öneri­len ideal takip aralıklarının, 28. haftaya kadar ayda bir, 28-36. haftalar arasında 2-3 haftada bir ve 36. haftadan sonra haftada bir olması gerektiğini belirterek sö­ze başlayalım.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyelim ki hamilelik sürecinde bazı sorunlarla karşılaşıyorsunuz ve hamileliği­niz &#8220;yüksek risk&#8221; grubuna giriyor. Bu durumda doktorunuz sizi daha sık gör­mek isteyebilir. Hiç itiraz etmeyin ve hemen endişelenmeyin. Daha sık takip, si­zin ve bebeğinizin sağlığı için bir önlem niteliğindedir. Doktorunuz her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak istiyordur.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-21849" title="gebelik-oncesi-dikkat-edilmesi-gerekenler" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2010/10/gebelik-oncesi-dikkat-edilmesi-gerekenler-250x300.jpg" alt="" width="250" height="300" />Planlı ve plansız, yani sürpriz hamilelik olmak üzere iki tür hamilelik modelinin olduğunu düşünürsek, bir kadının hamile olduğunu anlama süreçleri de buna göre farklılık gösterebilir. Eğer bilinçli bir şekilde dünyaya çocuk getirmeye ka­rar vermişseniz ve eşinizle beraber gerekli hazırlıklara başlamışsanız hamile ol­duğunuzu doktor takipleri veya testler sonucunda müjdeli bir şekilde erkenden öğrenebilirsiniz. Ancak, planlarınız arasında bir çocuk yapmak henüz yoksa, regl gününüz geciktikçe heyecanlanmaya başlarsınız. Bir hafta geçer, on gün ge­çer, sonunda, on beşinci günde, ya doktora giderek ya da güvenilir bir hamile­lik testiyle hamile olduğunuzu öğrenirsiniz. Bundan sonrası çok önemlidir. Çünkü ruhsal ve fiziksel olarak yaşayacaklarınız bebeğinizi de etkileyecektir. Özellikle ileri yaş hamileliğinde, yani otuzlu yaşların ortasında, bu sürecin nasıl başladığı anne ve bebek için daha da büyük önem taşıyacaktır. www.kadinlarsitesi.com</p>
<p style="text-align: justify;">Daha <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a>lı olmak için yapmanız gereken birçok şey var ve bunlara özen gös­termeye hamile kalmadan aylar önce başlayabilir ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">hamilelik</a> boyunca da de­vam edebilirsiniz. En önemli noktalara değinecek olursak, sigara içiyorsanız, ne yapıp edip lütfen bırakın. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/">Yemek</a>le beraber bir kadeh şarap veya bir bardak bira içme alışkanlığınız varsa lütfen bundan da vazgeçin. Gün içinde tükettiğiniz kahvenin miktarını bir iki fincana indirin ve günde en fazla bir kola için (hatta hiç içmemeye çalışın, olmaz mı?). Son olarak kullandığınız belirli ilaçlar varsa bunları bırakıp bırakmayacağınızı doktorunuza hemen danışın. Alkol ve belli başlı bazı ilaçlar -tümü olmasa da bazıları- sizin bedeninizden plasentaya, yani bebeğin eşince geçerek bebeğinizi etkileyebilir. Hamilelik süresince uygulanması gereken en temel kurallar bunlardır. Ancak <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/ileri-anne-yasi/">ileri yaş hamileleri</a> için dikkat edil­mesi gereken daha ayrıntılı noktalar olabilir ve hazırlık aşamasında önem taşı­yan bazı konular vardır. Evet, şimdi bunlara bir göz atalım isterseniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Karnınız burnunuzdayken, kurslara gitmek de nereden çıktı, demeyin sakın&#8230; <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">Doğum</a> kurslarına ister tek başınıza ister eşinizle beraber katılmanız, hem sizi doğum anma hazırlayacak hem de bilmediğiniz birçok konuyu öğrenmenize yardımcı olacaktır. Doğum anı ve yeni doğan bakımı hakkında önceden bilgi sa­hibi olursanız, son döneminizde bunları düşünerek heyecana kapılmaktan ve kulaktan dolma bilgilerle paniğe kapılmaktan kurtulursunuz. Ayrıca psikolojik olarak kendinizi doğum ve sonrasındaki sürece hazır hissetmek, ruhsal olarak da iyi olmanızı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelige-hazirlik-icin-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Astım</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-astim/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-astim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 22:14:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=21709</guid>
		<description><![CDATA[Hamile kadınların iki kişilik nefes aldıklarını düşünürsek, hamilelik sırasında görülen astım hastalığının önemini yeterince ifade etmiş olur muyuz, sizce? Üs­telik karnın büyümesi ile akciğerde oluşan bası, astımı da olan bir gebede soluk alıp vermeyi iyice güç hale getirmektedir. Astımın tabiatında zaten dış ortamlar­da bulunan alerjenler, sigara dumanı, duygusal nedenler, soğuk havaya maruz kalma, egzersiz gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hamile kadınların iki kişilik nefes aldıklarını düşünürsek, hamilelik sırasında görülen astım hastalığının önemini yeterince ifade etmiş olur muyuz, sizce? Üs­telik karnın büyümesi ile akciğerde oluşan bası, astımı da olan bir gebede soluk alıp vermeyi iyice güç hale getirmektedir. Astımın tabiatında zaten dış ortamlar­da bulunan alerjenler, sigara dumanı, duygusal nedenler, soğuk havaya maruz kalma, egzersiz gibi tetikleyenlerle havayollarm daralması yatar.</p>
<p style="text-align: justify;">Durum böyle olunca bedeninizin gebelik boyunca oksijensiz kalmaması, dolayısıyla bebeğini­ze yeterince oksijen ulaşması için çok tedbirli davranmanız gerektiğini belirte­rek başlayalım&#8230; Ama eğer astım hastalığı kontrollü bir şekilde seyrederse, ha­milelik sırasında bir komplikasyonla karşılaşmayabilirsiniz. Kontrol altına alın­mayan astım ise, anne adayında ve fetusta oksijen yetersizliğine bağlı ciddi so­runlara yol açabilir. Eğer astımınız varsa ve hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamileyseniz, bu konuyu mutlaka doktorunuzla konuşun.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gebelikteki Seyri</strong><br />
<img class="alignleft size-full wp-image-21710" title="gebelikte astım" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2010/10/gebelikte-astim.jpg" alt="" width="285" height="220" />Astımlı gebeleri üç gruba ayırabiliriz: Astımlı hamile kadınların üçte birinde, be­lirtiler geriler. Diğer üçte birlik bölümde, zaten var olan astım belirtileri devam eder. Ve son üçte birlik kesimde bu belirtiler daha da kötüleşir.           :<br />
Eğer astımınız yeterince kontrol altına alınmazsa ve ciddi seyirli olursa, annenin ve bebeğin karşılaşabileceği birçok risk bulunmaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bebekteki riskler: </strong><br />
•  Erken doğum, prematürite<br />
•  Bebekte gelişme geriliği<br />
•  Düşük doğum ağırlığı<br />
•  Bebeğin kaybı<br />
<strong>Annedeki riskler:</strong><br />
•  Preeklampsi                                                                                            ?<br />
•  Aşırı kusma<br />
•  Vajinal kanamalar<br />
•  Annenin kaybı</p>
<p style="text-align: justify;">Ortalama gebeliklerde bebek kaybı riski % 1 oranında iken astımı olan gebeler­de bu risk % 1,5&#8242;a çıkabilmektedir. Ancak tüm bu riskleri iyi bir doğum öncesi takibi ve astım kontrolü ile en aza indirmeniz zor değil&#8230; www.kadinlarsitesi.com</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gebelik Takibi</strong><br />
&#8220;Astımım ne kadar kontrol altında?&#8221; Bu soruyu kendinize daha gebe kalmadan evvel sormalısınız. Çok keskin çizgilerle çizmeyelim ama, astımınıza bağlı haf­tada 1-2&#8242;den fazla şikayetinizin olmaması gerekir. Gece uykunuzu ayda 1-2 ke­reden fazla rahatsız etmemelidir. Uzun zamandır sizi acile götürecek kadar cid­di bir atağınızın olmamış olması gerekir. Astımınızın ne kadar kontrol altında olduğunu, özellikle hastalığınızı takip eden göğüs hastalıkları doktorunuz ile detaylı bir şekilde görüşmeniz gerekir. Doktorunuz sizi gebe kalmadan evvel de­ğerlendirerek ve gerekirse solunum fonksiyon testleri uygulayarak en uygun planı oluşturacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gene de biz bir hatırlatalım:</strong><br />
•  Astımınızı tetikleyenlerden uzak durun<br />
•  İlaçlarınızı aksatmayın<br />
•  Sigara içmeyin, pasif içici olmayın<br />
•  Egzersizi doktorunuza danışarak yapın</p>
<p style="text-align: justify;">Doktorunuz gebeliğiniz boyunca sık sık ultrason ve non-stres test uygulamaları ile bebeğiniz için her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edecektir. Sizden gün içindeki bebek hareketlerini kontrol etmenizi isteyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gebelikte Tedavi</strong><br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/astim/">Astım</a> ilaçlarının büyük çoğunluğu hamilelikte kullanmak için güvenlidir. Hat­ta rahatlıkla emzirebilirsiniz de&#8230; Kontrol altına alınmayan astımın vereceği za­rar, ilaçların bebeğe vereceği zarardan kat kat fazladır. Bu süre boyunca dokto­runuz tedaviniz kapsamında ilaçlarınızı değiştirebilir veya durumunuza göre ye­ni dozlar önerebilir. Bu noktada hemen altını çizelim, gebe kaldığınız için, dok­torunuza danışmadan, aniden ilaçlarınızı kesmeyin ya da dozları ile oynamayın! Gebelikten önce aşı tedavisine başlanmışsa, doktorunuz ile görüşerek devam edip edemeyeceğinizi belirleyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-astim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Epilepsili Gebe Kadınlar Nelere Dikkat Etmeli</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/epilepsili-gebe-kadinlar-nelere-dikkat-etmeli/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/epilepsili-gebe-kadinlar-nelere-dikkat-etmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 18:23:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=21700</guid>
		<description><![CDATA[Gebe Üzerindeki Riskler Eğer epilepsiniz varsa, henüz hamile kalmadan önce doktorunuzla mutlaka gö­rüşmeli ve önlemleri en baştan almaya başlamalısınız. Çünkü biliyoruz ki, gebe­lik döneminde, epilepsisi olan kadınların % 25&#8242;inde nöbetler azalır ya da kaybo­lur. Ne var ki kadınların % 25&#8242;inde de nöbetler özellikle ilk trimesterde sıklaşabilir. Bu süreçte karşılaşabileceğiniz komplikasyonları, vajinal kanama ve plasentanın rahimden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Gebe Üzerindeki Riskler</strong><br />
Eğer epilepsiniz varsa, henüz hamile kalmadan önce doktorunuzla mutlaka gö­rüşmeli ve önlemleri en baştan almaya başlamalısınız. Çünkü biliyoruz ki, gebe­lik döneminde, epilepsisi olan kadınların % 25&#8242;inde nöbetler azalır ya da kaybo­lur. Ne var ki kadınların % 25&#8242;inde de nöbetler özellikle ilk trimesterde sıklaşabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu süreçte karşılaşabileceğiniz komplikasyonları, vajinal kanama ve plasentanın rahimden erken ayrılması olarak sıralayabiliriz. Suyunuzun erken gelmesi ve ha­milelikle bağlantılı olarak yüksek tansiyonla karşılaşmanız da olası durumlar arasındadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">Hamilelik</a> sırasında gideceğiniz rutin doktor kontrollerinde kilonuzun ve tansi­yonunuzun ölçülmesinin yanı sıra, kan testi ile ilaç kan düzeyiniz takip edile­cektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-21701" title="gebelikte sara" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2010/10/gebelikte-sara-224x300.jpg" alt="" width="224" height="249" />Epilepsisi olan bir hamile olarak nöbet geçirebilirsiniz; sakın gereksiz yere kor­kuya kapılmayın. Nöbetler zararlı ve tehlikeli olabilir ama bu durumdaki birçok <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>ın buna rağmen sağlıklı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a>ler doğurduğunu da bilimsel verilerden bili­yoruz, o nedenle lütfen paniğe kapılmayın. Nöbetlerinizi mutlaka doktorunuza bildirin, tedavi önerileri de buna göre değişiklik gösterebilir. Eğer hamileliğini­zin son aylarında nöbet geçiriyorsanız, doktorunuz ultrason ile bebeğinizin du­rumunu kontrol etmek isteyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Epilepsisi olan gebe, kendine iyi bakmalı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">• Epiiepsi ilaçlarını aksatmadan kullanın<br />
• İlaçlarınızı aniden kesmeyin ve hekiminize danışmadan dozları ile oynamayın<br />
• <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">Sağlık</a>lı beslenin ve vitaminlerinizi düzenli alın<br />
• Düzenli <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/egzersiz/">egzersiz</a> yapın ve stresinizi kontrol altında tutun<br />
• Yeterli miktarda uyuyun<br />
• Sigara, alkol kullanmayın</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Sevgili Anne Adayları Şu Sayfalarımızı da Mutlaka Okuyun:</strong></span></p>
<h3><a title="Sara İlaçları ve Gebelik" href="../sara-ilaclari-ve-gebelik/">Sara İlaçları ve Gebelik</a></h3>
<p><a title="gebelikte sara" href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-sara-hastaligi/">Hamilelikte Sara Hastalığı</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/epilepsili-gebe-kadinlar-nelere-dikkat-etmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

