<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Gebelik</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 00:47:52 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Cinsiyet Belirleme</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-belirleme/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-belirleme/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 01:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17867</guid>
		<description><![CDATA[


 Bebeğin Cinsiyeti Nasıl Belirlenir?
Bebeğin cinsiyeti belirlenirken şu faktörler rol oynar:  Sperm hücrelerinde hem X hem de Y kromozomu bulunur. Yumurta hücrelerindeyse daima X kromozomu vardır.
Milyarlarca sperm yumurta hücresinin içine girmek için mücadele eder, ancak milyarlarca spermden yalnızca biri bunu başarabilir. Yumurtanın içine girmeyi başarabilen sperm hücresi X kromozomuna sahipse bebek kız, Y kromozomu taşıyorsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebeğin Cinsiyeti Nasıl Belirlenir?</strong></p>
<p>Bebeğin cinsiyeti belirlenirken şu faktörler rol oynar:  Sperm hücrelerinde hem X hem de Y kromozomu bulunur. Yumurta hücrelerindeyse daima X kromozomu vardır.</p>
<p>Milyarlarca sperm yumurta hücresinin içine girmek için mücadele eder, ancak milyarlarca spermden yalnızca biri bunu başarabilir. Yumurtanın içine girmeyi başarabilen sperm hücresi X kromozomuna sahipse bebek kız, Y kromozomu taşıyorsa bebek erkek olur.</p>
<p>Özetle söylemek gerekirse bebeğin cinsiyetini belirleyen etken daima erkeğin sperminde bulunan x ya da y kromozomudur.</p>
<p><strong>Peki Günümüzde Bebeğin Cinsiyetini Önceden Belirlemek Mümkün mü?</strong></p>
<p>Günümüzde doğacak bebeğin cinsiyetinin belirlenmesine yönelik tıbbi yönü hiç olmayan ya da zayıf olan teknikler olduğu gibi, son derece güçlü tıbbi temellere dayanan birbirinden farklı yöntemler geliştirilmiş durumdadır. Bunlardan en gelişmiş olan ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/tup-bebek-nedir/">tüp bebek</a>le beraber uygulanan PGT yöntemi %100’e yakın istenilen sonucu vermekte, fakat Türkiye&#8217;de isteğe bağlı yapılmamaktadır.</p>
<p>Bu Yöntemlerin Haricinde Başka Yöntemler Var mıdır?</p>
<p>Evet, Tüp Bebek ve PGT Yöntemi dışında cinsiyet belirlemede dünyada uygulanan başka yöntemler de mevcuttur. Bu yöntemler aşağıdaki gibidir:</p>
<p><strong>1.     BabyChoice –Materna yöntemi :</strong></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/cinsiyet-belirleme.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-17868" title="cinsiyet-belirleme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2010/01/cinsiyet-belirleme-300x252.jpg" alt="cinsiyet-belirleme" width="262" height="124" /></a>İsviçre’deki Materna Laboratuarlarının 1996 senesinden bu yana dünyanın pek çok yerinde temsilcilikleri aracılığıyla dağıtımını yaptığı BabyChoice yötemiyle herhangi bir tıbbi müdahale olmadan anne ve babanın istediği cinsten <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek </a>yapabilmenin doğal ve güvenli tek yolunu oluşturmaya çalışmaktadır. Anne ya da bebeği hiçbir tehlikeye sokmadan yüzde 90&#8242;ın üzerindeki başarı oranı sağladığını savunarak, pratik ve ekonomik bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><strong>BabyChoice –Materna yöntemi yöntemi nasıl çalışıyor? </strong></p>
<p><strong>Bu yöntemin çalışma  prensibi ;</strong><br />
Hücresel haberleşme konusunu inceleyen bilim adamları annenin yumurta zarındaki reseptörlerin &#8220;X&#8221; ya da &#8220;Y&#8221; kromozomu taşıyan spermleri dönem dönem kabul ya da reddettiğini keşfettiler. &#8220;X&#8221; kromozomlu spermin (kız bebek) (+) artı ve &#8220;Y&#8221; kromozomlu spermin (erkek bebek) (-) eksi yük taşıdığıysa önceden biliniyordu. Fransız bilim adamları çok daha ileri gittiler ve yumurta zarındaki reseptörlerin elektrik yükünün annenin biyolojik saatine göre değiştiğini keşfettiler. Buna kutuplaşma dönemleri ismini verdiler.</p>
<p>Söz konusu bu keşif resmi makamlarca takip edilen testlerle test edildi ve yüzde 98  oranında başarı sağlandı. Bunun üzerine 1997&#8242;den bu yana bütün dünyada satışa sunuldu.</p>
<p><strong>Yeni adıyla BabyChoice şöyle özetleniyor :</strong> Annenin yumurta zarındaki reseptörlerin hangi günlerde &#8220;X&#8221; kromozomlu spermleri (kız), hangi günlerde &#8220;Y&#8221; kromozomlu spermleri (erkek) kabul edip diğerini reddedeceğini bulan metotdur. Çiftlerin, doğanın onlar için belirlediği günlerde kız ya da erkek çocuk yapmalarını sağlar. 1997 senesinden bu güne dek kullanıcıların başarı oranı yüzde 90 civarında olmuştur.</p>
<p>Hakkınızda vereceğiniz bilgiler analiz edilerek ve her biri 25 ayrı hayati parametre ile karşılaştırılır ve BabyChoice takvimi , gebelik takvimi hazırlanır. Takvim, spermlerin ana rahminde altmış saate dek yaşayabildikleri hesaplanarak hazırlanır. Takvimde işaretli günler çoğu annenin doğurgan dönemi (son kanamanın ilk gününden sonraki yedinci ila yirmi birinci gün arası) ile ilk altı ayda çakışmaktadır. Fakat gerekli görülürse adet dönemlerini değiştirmek kolaydır. Kutuplaşma dönemleri sabittir ve değiştirilemez. BabyChoice yöntemi ile cinsiyet gebelik takvimi  tamamen doğal olup kopyalama, genetik seçme, embriyo ayırma gibi işlemlerden ayrı tutulmaktadır ve bunları yasaklayan tüm otoritelerce kabul görmektedir. İsviçre&#8217;deki Materna  laboratuarlarında annenin kişiye özel analizi yapılmaktadır ve BabyChoice takvimi hazırlanmaktadır. Bu takvimdeki işaretli günler çiftlerin arzuladıkları cinsiyetteki bebeğe gebe kalabilecekleri günleri gösterir. Bugünlerde gebelik için deneme yapmak gerekir.</p>
<p><strong>2.     Microsort –Ericcson  yöntemi </strong></p>
<p>Amerika&#8217;da bilim adamları çiftlere bebeklerinin cinsiyetini belirlemeyi kolaylaştıran bir metod geliştirdi. Yöntem kız bebeklerde yüzde 92, erkek bebeklerde ise yüzde 80 başarı sağlıyor. Amerikanın Virginia eyaletindeki Fairfax şehrindeki Genetik ve Tüp Bebek Enstitüsünde geliştirilen bir alet yardımıyla spermler X ve Y kromozomlarına göre ayrıştırılıyor.  Lazer ışınları ve komplike DNA formülleri kullanarak sperm ayrıştıran  bir cihaz yardımı ile kız bebek olmasını  sağlayan X kromozomu taşıyan spermlerle erkek bebek olmasını  sağlayan Y kromozomu taşıyanları  birbirinden ayırıp elde edilen ayrılmış spermleri Aşılama (suni dölleme) yöntemi ile anne adayına  yerleştirerek gerçekleştiriliyor.</p>
<p>İstenilen kromozomdaki sperm ayrıştırma  işlemi epey  zor olduğu için kız bebek için ayrıştırma oranı yüzde 92 ve  erkek için  ise oran daha düşük ,yani %80 dolaylarındadır. Gebelik oranları ise uygulama başına hayli düşük yüzde on sekiz saptanmış . Daha çok <a title="genetik hastalıklar" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/genetik-hastaliklar/">genetik hastalıklar</a>ı olan aileler için geliştirilen bu yöntem aslında henüz daha deneme aşamasındadır. Bu yöntem sayesinde önümüzdeki senelerde çocuklarda ortaya çıkan hemofili veya <a title="kas erimesi" href="http://www.saglikbilimi.com/kas-erimesi-3/">kas erimesi</a> gibi <a title="hastalıklar" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bolum/hastaliklar-hakkinda-bilgiler/">hastalıklar</a> için, daha önceden cinsiyet belirlenerek  önlem alınması  planlanıyor. Genel olarak uygulaması zor ve pahalı bir tekniktir. Uygulanırlığı zor olduğundan çok daha az kullanılmaktadır. Bu yöntem için teknik ve yasal zorluklar vardır.</p>
<p><strong>3. Shettles Metodu</strong></p>
<p>Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde çok fazla  uygulanan bir teknik ise Shettle metodudur. Çok basit olan bu metodun uygulama prensibi adetin belirli günlerinde ilişkiye girilmesine dayanmaktadır Landrum Shettles adlı bir doktorun geliştirdiği basit ve ücretsiz olan bir yöntemdir. Dayandığı  nokta X kromozomu taşıyan spermlerin Y kromozomu taşıyanlara göre daha yavaş yüzmesi ve daha dayanıklı  olmasıdır. Yumurtlama dönemindeki yapılacak bir zamanlama ile seçmeye çalışılan cinsiyetteki spermlere avantaj sağlamaya çalışıyorsunuz. Buna göre erkek çocuk için yumurtlamaya en yakın zamanda cinsel birleşme yapılmalıdır. Böylece hızlı Y kromozomu taşıyan spermler yumurtaya daha hızlı ulaşabilmekteler. Kız çocuğu içinse   yumurtlama olmadan üç ila beş gün önce cinsel birleşme yapılıyor  ve sonra bir daha yapılmıyor. Bu şekilde Y kromozomu taşıyan spermler ölüyor ve geriye X kromozomu taşıyan daha dayanıklı spermler kalıyor. Bu yöntemin uygulanması için yumurtlama gününün tespiti için bazal vücut ısısı takibini ya da servikal mukus testlerini kullanmak icap etmektedir. Sözün özü bu bir tür <a title="gebelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a> takvimi dir.<br />
<strong> Özetle ;</strong><br />
- Bu kurama göre yumurtlamadan iki gün önce ilişkiye girilirse  kız , yumurtlamadan sonra ilişkiye girilirse  erkek -olacağı savunulmaktadır<br />
- Yine bu metoda göre yüzeyel ilişki ile kız ,derin cinsel ilişki ile erkek olma olasılığı artmaktadır.<br />
- Shettle metoduna göre ilişki esnasındaa <a title="kadın, gebelik, hamilelik, cilt, zayıflama, diyet" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın </a>orgazm olmaz ise kız ,orgazm olur ise erkek olma ihtimali yüksek olmaktadır.</p>
<p><a title="Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak" href="../bebeginizin-cinsiyeti-ne-olacak/"> </a></p>
<p>Ayrıca bkz  <a title="Cinsiyet  Tahmini" href="../cinsiyet-tahmini/">Cinsiyet Tahmini </a> ,  <a title="Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak" href="../bebeginizin-cinsiyeti-ne-olacak/">Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak</a> ve  <a title="Çin Takvimi" href="../cin-takvimi/">Çin  Takvimi</a> sayfalarımızı da ziyaret edin.<a title="Cinsiyet  Tahmini" href="../cinsiyet-tahmini/"><br />
</a></p>
<p></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-belirleme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsiyet Tahmini</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-tahmini/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-tahmini/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 00:15:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17862</guid>
		<description><![CDATA[ Sadece Türkiye&#8217;de değil,  başka memleketlerin insanları da çok eskiden beri doğacak bebeğin cinsiyetini tahmin edebilmek için çeşitli tahmin yöntemlerine bulunmuşlardır. (Ayrıca Çin  Takvimi ile de cinsiyet tahmini yapılabilmektedir. Bu sayfayı okuduktan sonra Çin  Takvimi sayfamıza  ya da Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak sayfamıza bakınlütfen)
Derleyebildiğimiz kadarıyla bu tahmin yöntemlerini aşağıda topladık.
Uyarı:  Düş kırıklığına uğramamanız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sadece Türkiye&#8217;de değil,  başka memleketlerin insanları da çok eskiden beri doğacak bebeğin cinsiyetini tahmin edebilmek için çeşitli tahmin yöntemlerine bulunmuşlardır. (Ayrıca <a title="Çin Takvimi" href="../cin-takvimi/">Çin  Takvimi</a> ile de cinsiyet tahmini yapılabilmektedir. Bu sayfayı okuduktan sonra <a title="Çin Takvimi" href="../cin-takvimi/">Çin  Takvimi</a> sayfamıza  ya da <a title="Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak" href="../bebeginizin-cinsiyeti-ne-olacak/">Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak</a> sayfamıza bakınlütfen)</p>
<p>Derleyebildiğimiz kadarıyla bu tahmin yöntemlerini aşağıda topladık.</p>
<p><strong>Uyarı: </strong> Düş kırıklığına uğramamanız amacıyla bu bilgileri sadece eğlence amaçlı düşünün.</p>
<p>&#8216;Ye Acıyı Doğur Hacıyı&#8217; ; <img src='http://www.kadinlarsitesi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> )<br />
Gebe iken canı acı <a title="kolay, pratik, resimli, oktay usta yemek tarifi" href="http://www.yemektarifleri.info/">yemek</a> isteyenin oğlu olurmuş&#8230;</p>
<p>&#8216;Ye tatlıyı doğur atlıyı, ye ekşiyi doğur Ayşe&#8217;yi.<br />
Bir Anadolu atasözüymüş&#8230;</p>
<p>Hamile kadının karnı yumurta şeklinde büyürse bu bebegin ERKEK olacağı, eger yana dogru yayılırsa KIZ  olacağı manasına gelirmiş.</p>
<p>Erkek <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek </a>olacaksa anne adayının karnı sivri, kız olacaksa daha yuvarlak ve büyük olurmuş&#8230;</p>
<p>Baba adayı <a title="gebelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a> boyunca anne adayı ile birlikte kilo alırsa, bu bebeğin ERKEK olacağı manasına gelir.</p>
<p>Anne adayı gebelikte &#8220;güzelleşirse&#8221; bebek ERKEK olacaktır, zira kız çocukları annelerinin <a title="güzellik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/guzellik/">güzellik</a>lerini alırlar.</p>
<p><a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hamilelik/">Hamilelik</a>te anne adayının canı daha çok <a title="tatlı tarifleri" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/tatli-tarifleri/">tatlı</a> şeyler çekerse KIZ bebek, tuzlu şeyler çekerse ERKEK bebek olacağına işaret eder.</p>
<p>ERKEK olacak bebek karında daha aşağıda, KIZ olacak bebek ise daha yukarıda durur.</p>
<p>KIZ bebek olduğunda anne adayının kiloları daha çok kalça ve basende birikir, ERKEK bebekte ise bu birikme göbek kısmındadır.</p>
<p>Gebelikte anne adayının göğüs bölgesi iyi gelişirse bu bebeğin KIZ olacağı anlamına gelir.</p>
<p>ERKEK olduğunda anne adayının canı daha çok <a title="et yemekleri, etli yemekler, tarifleri" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/yemek-tarifleri/et-yemekleri/">et</a> ve peynir gibi besinler isterken, KIZ olduğunda meyveyi daha çok ister.</p>
<p>Anne adayının idrar rengi açık sarıysa bu bebeğin ERKEK olacağı, koyu sarıysa KIZ olacağına işarettir.</p>
<p>Hamile kadının gebelik boyunca ayakları donuyorsa bu bebeğin ERKEK olacağı manasına gelir.</p>
<p>Anne adayının bacak tüyleri gebelikte daha hızlı uzamaya başladıysa bu bebeğin ERKEK olacağı anlamına gelir.</p>
<p>Erken hamilelik evresinde aşırı <a title="bulantı" href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-mide-bulantisi-ve-kusma/">bulantı</a> <a title="kusma" href="http://www.kadinlarsitesi.com/kusma/">kusma</a> olduğunda bu bebeğin &#8220;saçlı&#8221; olduğu (KIZ olduğu) manasına gelir.</p>
<p>Anne adayının gebelikte burnu büyüdüyse bu doğacak bebeğin ERKEK olacağına işarettir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/cinsiyet-tahmini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeginizin-cinsiyeti-ne-olacak/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeginizin-cinsiyeti-ne-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 22:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumkasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin cinsiyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17710</guid>
		<description><![CDATA[Yumurta sperm ile döllendiği anda bebeğin cinsiyeti de belirlenir.
Cinsiyeti belirlemede anne adayları da tahminde bulunabilirler. Üstelik tahminlerde en az doktorlar kadar başarılıdırlar.
Halk arasında yaygın inanışlar doğrultusunda, çiftler gebelik planladıklarında ve denemelerinde erkek çocuk ya da kız çocuk istekleri ile çeşitli yöntemler arar hatta denerler.
Bazı çiftlerde sperm dölleme yöntemi uygulanır.
Bu yöntemde erkek ve dişi spermler ayrılarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yumurta sperm ile döllendiği anda bebeğin cinsiyeti de belirlenir.</p>
<p>Cinsiyeti belirlemede anne adayları da tahminde bulunabilirler. Üstelik tahminlerde en az doktorlar kadar başarılıdırlar.</p>
<p>Halk arasında yaygın inanışlar doğrultusunda, çiftler <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a> planladıklarında ve denemelerinde erkek çocuk ya da kız çocuk istekleri ile çeşitli yöntemler arar hatta denerler.</p>
<p>Bazı çiftlerde sperm dölleme yöntemi uygulanır.</p>
<p>Bu yöntemde erkek ve dişi spermler ayrılarak yapay dölleme uygulaması ile seçilen sperm anne adayına yerleştirilir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-17715" title="fetus i" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/12/cinsiyet2.jpg" alt="fetus i" width="171" height="128" />Bu yöntem epey masraflı olması ile birlikte garantisi de yoktur.</p>
<p>Yapay dölleme yöntemi; ailenin cinsiyet belirlemede sorunları olduğunda uygulanmaktadır.</p>
<p>Ayrıca ailede hemofili ya da duchenne (kas distrofisi) geçmişi olduğunda tercih edilen yöntemdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeginizin-cinsiyeti-ne-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaç bebeğe zarar verir mi?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/ilac-bebege-zarar-verir-mi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/ilac-bebege-zarar-verir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 14:42:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yaseminposta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte ilaç kullanmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17209</guid>
		<description><![CDATA[SORU:
32 haftalık hamileyim. CRP testim yüksek çıktığı için doktorum antibiyotik verdi. Bu ilacı kullanmaya korkuyorum. Acaba bebeğe bir zararı var mıdır? Bir de plasentada kireçlenme varmış. Bebek erken doğabilirmiş, kireçlenme bebeği nasıl etkiler? Doğum çok mu erken olur?
CEVAP:
CRP&#8217;nin tek başına yükselmesi çok anlamlı değil. Herhangi bir şikayet yoksa ve su gelmiyorsa bence tekrar tahlil yaptırmanız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SORU:</strong><br />
32 haftalık hamileyim. CRP testim yüksek çıktığı için doktorum antibiyotik verdi. Bu ilacı kullanmaya korkuyorum. Acaba bebeğe bir zararı var mıdır? Bir de plasentada kireçlenme varmış. Bebek erken doğabilirmiş, kireçlenme bebeği nasıl etkiler? Doğum çok mu erken olur?<br />
<strong>CEVAP:</strong><br />
CRP&#8217;nin tek başına yükselmesi çok anlamlı değil. Herhangi bir şikayet yoksa ve su gelmiyorsa bence tekrar tahlil yaptırmanız daha uygun. Eğer CRP hakikaten yüksekse, verilecek antibiyotik o hasta olan bölgeye göre (İdrar yolları veya üst solunum yolları)göre farklı ilaçlar kullanılabilir. Plasentanın kireçlenmesine gelince; miadına yaklaşmış bir gebelikte plasentanın olgunlaştığının bir belirtisidir ve normal kabul edilir. Ama daha erken gebeliklerde görülmesi (erken yaşlanma diye anılır) bazı araştırmaların yapılmasını gerektirir. Bebeğin kalp ritmini değerlendiren NST (Non Stres Test gibi), ayrıca bebeği besleyen ve hayati organlara giden damarların doppler&#8217;ini (kan akım hızı) yapmak gerekir. Bu testler sonucu doktorunuz durumunuza göre alınacak önlemleri size anlatacaktır. Özellikle yüksek tansiyonlu hastalarda ortaya çıkan bu durum ciddiyetle izlenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/ilac-bebege-zarar-verir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Döneminde Bebeğinizle İlk İletişimi Kurun</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-doneminde-bebeginizle-ilk-iletisimi-kurun/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-doneminde-bebeginizle-ilk-iletisimi-kurun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 10:34:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[çok okunanlar]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17193</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik döneminde bebeğinizle konuşmanız, ona müzik dinletmeniz bebeklerin görsel zihinsel ve motor becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor.
Memorial Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları uzmanı Op.DR. Altuğ Semiz, bebeklerin dünyaya geldikten sonra annelerinin sesini duydukları ilk anda büyük bir huzur duyarak, kendilerini annelerinin güvenli kollarına bıraktığını söylüyor.
İngiliz bilim adamları anne adaylarına belli bir şarkıyı gebelik süresince defalarca dinletmiş.
Bebekler dünyaya geldikten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">Gebelik</a> döneminde bebeğinizle konuşmanız, ona müzik dinletmeniz bebeklerin görsel zihinsel ve motor becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor.</strong></p>
<p>Memorial Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları uzmanı Op.DR. Altuğ Semiz, bebeklerin dünyaya geldikten sonra annelerinin sesini duydukları ilk anda büyük bir huzur duyarak, kendilerini annelerinin güvenli kollarına bıraktığını söylüyor.</p>
<p>İngiliz bilim adamları anne adaylarına belli bir şarkıyı gebelik süresince defalarca dinletmiş.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-17194" title="muzikdinleme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/10/muzikdinleme.jpg" alt="muzikdinleme" width="202" height="190" /><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">Bebek</a>ler dünyaya geldikten sonra aynı şarkılarda ağlamayı bırakmış ve sorunsuz daha uzun süre uyumuşlar.</p>
<p>Bilim adamları özellikle Barok müziğin nakarat bölümleri sayesinde bebeklerin en huzur duydukları müzik olduğunu söylüyor. Dışarıdan gelen ses, dalgalar biçiminde anne karnına ulaşıyor, o yüzden bulunduğunuz odada müzik dinlemeniz yeterli oluyor.</p>
<p>Bu sesleri uzun süre dinlemek, bebeğe huzur verirken aynı zamanda beyin gelişimi için de önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-doneminde-bebeginizle-ilk-iletisimi-kurun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>100 gebeden 5&#8242;inin bebeğine virüs bulaşabilir</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/100-gebeden-5inin-bebegine-virus-bulasabilir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/100-gebeden-5inin-bebegine-virus-bulasabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 15:14:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yaseminposta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=17154</guid>
		<description><![CDATA[Hemodiyaliz hastaları, damar yolu ile uyuşturucu ilaç kullananlar, korunmasız ve değişik partnerle seks yapanlar ve sağlık çalışanları, diğerlerine göre daha yüksek riske sahiptirler. Hepatit B ve AİDS&#8217;le karşılaştırıldığında hepatit C&#8217;nin cinsel yolla bulaşma riski daha azdır. Eşlerden birinde Hepatit C virüsü bulunması evli ciflerin cinsel yaşamlarına kısıtlama getirilmesini gerektirmez. Hepatit C&#8217;li 100 gebeden 5&#8242;inin bebeğine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemodiyaliz hastaları, damar yolu ile uyuşturucu ilaç kullananlar, korunmasız ve değişik partnerle seks yapanlar ve <a title="sağlık" href="http://www.genelsaglikbilgileri.com">sağlık</a> çalışanları, diğerlerine göre daha yüksek riske sahiptirler. Hepatit B ve AİDS&#8217;le karşılaştırıldığında hepatit C&#8217;nin cinsel yolla bulaşma riski daha azdır. Eşlerden birinde Hepatit C virüsü bulunması evli ciflerin cinsel yaşamlarına kısıtlama getirilmesini gerektirmez. Hepatit C&#8217;li 100 gebeden 5&#8242;inin bebeğine virüs bulaşabilmektedir. Hepatit C ile infekte kadınların hamile kalmadan önce bir gastroenterologa görünmeleri gerekir. Kronikleşmiş C Hepatit&#8217;li hastaların yüzde 20 kadarında zamanla karaciğer sirozu gelişmektedir. Bu bilgilerden sonra evlenmenizde ve gebe kalmanızda büyük bir sorun olmadığını söylemeliyim. Sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/100-gebeden-5inin-bebegine-virus-bulasabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık ve Tüp Bebekle İlgili Sık Sorulan Sorulanlar</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 14:04:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğim olmuyor]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[gebe kalamamak]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalamamak]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık ve tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/</guid>
		<description><![CDATA[Aşılama tedavisi :
Tüp bebek öncesi, klasik tedavi içinde yer alan aşılama, rahim kanallarından en az bir tanesi açık olan (HSG filminde) ve sperm analizinde sperm özellikleri normal olan çiftlerde uygulanabilen bir yöntemdir. En fazla 6 kere yapılması önerilir. 3 veya 4 kere yapılmasına rağmen gebe kalınmazsa bu yöntemi devam ettirmenin pek faydası olmamaktadır. Genellikle başarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşılama tedavisi :</strong></span></p>
<p><a href="http://http://www.kadinlarsitesi.com/tup-bebek-nedir/">Tüp bebek</a> öncesi, klasik tedavi içinde yer alan <a href="http://http://www.kadinlarsitesi.com/asilama-nedir-ve-nasil-yapilir/">aşılama</a>, <a href="http://http://www.kadinlarsitesi.com/rahim/">rahim </a>kanallarından en az bir tanesi açık olan (HSG filminde) ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sperm/">sperm</a> analizinde sperm özellikleri normal olan çiftlerde uygulanabilen bir yöntemdir. En fazla 6 kere yapılması önerilir. 3 veya 4 kere yapılmasına rağmen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">gebe</a> kalınmazsa bu yöntemi devam ettirmenin pek faydası olmamaktadır. Genellikle başarı oranı % 8-15 arasında kabul edilir. Aşılama için kullanılan sperm örneğinin yıkanması önemlidir. Yıkanmamış sperm ile aşılama yapılmamalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/mikroenjeksiyon-nedir/">mikroenjeksiyon</a> aynı mıdır?</strong></span></p>
<p>Tüp bebek, uygulanan yöntemlerin Türkçe’de kullanılan genel adıdır. Mikroinjeksiyon bu yöntemlerin laboratuarda kullanılan teknik adıdır. Tüp bebek yapıldığı zaman zaten mikroenjeksiyonla yapılmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek ne zaman yapılır?</strong></span></p>
<p>Klasik <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-tedavisi/">kısırlık tedavisi</a> ile (aşılama) sonuç alınamayan vakalar, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/rahim/">rahim</a> kanalları kapalı olanlar, sperm analizinde sorun olanlar, azospermi, kadın yaşının 37 ve üzeri olması gibi durumlarda uygulanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek programı için ne zaman başvurmalı?</strong></span></p>
<p>Öngörüşme, muayene ve tetkikler yapılıp yönteme karar verildikten sonra <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-gorme/">adet</a> kanamasının 2. günü başvurulmalı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bir program süresi ne kadardır?</strong></span></p>
<p>Yumurta gelişmesi, toplanması, embryo oluşması, embryo transferi için uzun protokolda yaklaşık 1.5 ay, kısa protokolda 14-20 gün sürer.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Program ücret paketi nelerden oluşur?</strong></span></p>
<p>Kullanılan ilaç ücreti dışında kalan, ultrasonla yumurta gelişmesi sırasında gerek duyulan kontrollar ve hormon tahlilleri, yumurta toplanması için hastaneye yatış, ameliyathane ve anestezi, laboratuar işlemleri, sperm alınıp hazırlanması, embryo transferi ve doktor ücreti (+ KDV) paket ücreti içindedir. Programa girmeden önce yapılan teşhis amaçlı hormon tetkikleri, rahim filmi (HSG), sperm tahlili, veya ilave tetkikler, yumurta gelişmesi amacıyla kullanılan ilaçlar ücrete dahil değildir. İlk ön görüşmeden ücret alınmaz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Erkeğin ilaç kullanarak sperm sayısı yükseltilebilir mi?</strong></span></p>
<p>İlaç tedavisinden fayda görebilecek erkek sayısı oldukça azdır. Genellikle ilaçların pek faydası olmamakta. Azospermide ilaç tedavisi denenmekle beraber sonuç faydalı olmamaktadır. En iyi yöntem tüp bebek tedavisinin kendisidir. Erkek için kullanılacak ilaç masrafı da oldukça yüksektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Varikosel ameliyatı sperm eksiklikleri üzerine olumlu etki yapar mı?</strong></span></p>
<p>Varikosel ameliyatı olup olmama sorusu çok sık gündeme gelen bir konudur. Bu konuda tüp bebek uzmanları ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/uroloji/">üroloji</a> uzmanları arasında bazı görüş ayrılıkları mevcuttur. Varikosel ameliyatının faydalı olma ihtimali en fazla % 50 vakada mümkün olabilir. İleri derecede sayı azlığı, hareket azlığı veya şekil farklılığı olan sperm analizi sonuçlarında pek düzelme olmuyor. Yine en iyi tedavisi yöntemi tüp bebek tedavisinde seçilmiş kaliteli spermin yumurta içine <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/enjeksiyon/">enjeksiyon</a>udur (icsi).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Erken <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/menopoz/">menopoz</a> nedir ? tüp bebek yapılır mı?</strong></span></p>
<p>Erken menopoz kadının 35 yaş öncesi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/adet-gorememe/">adet görmeme</a>si durumudur. Bu durumu olan kadınlarda çocuk isteği olsun veya olmasın mutlaka jinekolojik takipler yapılmalıdır. Çocuk isteği olan kadınlarda ilaç denemeleri yapılıp yumurta geliştirmeye çalışılabilir. Bu kadınlarda ön tetkiklerden sonra durum değerlen dirilmesi ne göre yumurta gelişmesi için hiç olmazsa bir kere deneme yapılabilir. Genç yaşta adetten kesilenler de bazen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtalik/">yumurtalık</a>lar cevap verebilir. Yalnız tüm olumsuz ihtimaller hastaya önceden anlatılıp ona göre karar vermesine yardımcı olmak gerekir. Sonuçların pek yüz güldürücü olmadığı çiftlere önceden söylenmelidir. Ayrıca, bu tip hastalarda ilerdeki yaşamında gelişebilecek durumlar ile ilgili bilgi verilmesi gerekmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Daha önce 3 veya daha fazla başarısız tüp bebek denemesi olanlarda nasıl davranmalı?</strong></span></p>
<p>Bu gibi durumlarda tüp bebek uygulamasından önce daha önceki uygulamalara ait tedavi safhaları ve embriyoların laboratuar bulgularını incelemek uygun olur. Gerekirse çift yeniden değerlendirilir, bazen ilave testler istenebilir. Karı-koca‘dan genetik test istenebilir. Yeni değerlendirme sonucuna göre nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek için kullanılan ilaçların kalıcı etkisi var mı?</strong></span></p>
<p>Hayır, bu ilaçlar kalıcı bir etki bırakmazlar. Zaten insandaki hormonların benzerleridir ve yeni üretim teknolojisi ile hemen hemen saf hormon elde etmek mümkün olmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Polikistik Over (PCO) ve Polikistik Over Sendromu (PCOS)’li kadınlar ne yapmalı?</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2007/12/tupbebek44442222.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-16189" title="tupbebek44442222" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2007/12/tupbebek44442222.jpg" alt="tupbebek44442222" width="170" height="155" /></a>PCOS’li kadınlar hormonal yönden farklı oldukları için en çok ilaçla tedaviden fayda görürler. Zaten en çok <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik/">kısırlık</a> sebebi aylık yumurta gelişmesinin olmayışıdır. İlaçla yumurtalık uyarısı genellikle yumurta gelişmesi ve iyi bir gebelik şansı ile sonuçlanır. Fakat bu tip kadınlarda bazen yumurta gelişmesi için gereken doz ayarlamalarında zorluklar ortaya çıkar. Ya hiç yumurta gelişmez veya istenenden çok yumurta gelişerek tedavinin devamını imkansız kılar. Bu tip kadınlar ayrıca <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/diyabet/">diyabet</a>, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hipertansiyon/">hipertansiyon</a> gibi diğer bazı rahatsızlıklara da aday oldukları için bu yönde de araştırılmaları ve gerekirse tedavileri yapılmalıdır. Hayat boyu takip gerekliliği konusunda uyarılmalıdırlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İleri derecede endometriozis veya çikolata kisti olanlar ne yapmalı?</strong></span></p>
<p>Bu tip kadınlarda kısırlık tedavisi endometriozisin yerleşme alanlarına, ve yaygınlığına bağlı olarak farklılık gösterdiği için her kadını kendi durumuna göre değerlendirmek gerekir. Bazen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kist/">kist</a>lerin alınması gerekir, bazen kistler alınmadan tedaviye devam edilebilir. Endometriozisli kadınların hayat boyu takip edilmeleri gerektiği mutlaka hatırlatılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/miyom/">Miyom </a>(myom) kısırlık nedenimi? olan kadın ne yapmalı?</strong></span></p>
<p>Myomlar, rahimden kaynaklanan ve iyi huylu olan tümörlerdir, yani <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adenomiyom/">kanser</a>le alakaları yoktur. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 20-25’inde bulunurlar. Farkedilmeyecek kadar küçük olanlar yanında çok büyük olanlar da vardır. Senelerce büyümeden var olanların yanında çok hızlı büyüyen myomlar da mevcuttur. Myomların gebeliği engelleyip engellemediğine karar vermek bazen zor olmaktadır. Pek çok doktorun büyük bir myom mevcudiyetinde gebe kalıp doğum yapan hastası olmuştur. Benzer olarak senelerce çocuğu olmayıp da miyom ameliyatından sonra gebe kalan hastalar mevcuttur. Miyomlar rahimdeki yerleşme yerlerine, sayılarına, büyüklüklerine göre çok farklı belirtiler verirler, bazen de farkedilmezler ve tesadüfen muayene sırasında varlıkları saptanır. Bu nedenlerden dolayı her kadının kendi durumuna göre bir plan yapmak daha uygun olacaktır. Bir miyomun kısırlık nedeni olup olmadığına karar vermek için dikkatli bir jinekolojik muayene gerekir. Genellikle 5-6 cm boyutlarında olup ta sık kontrollarda büyüme gösteren Miyomlar operasyonla alınmalıdır. Myom olupta gebe kalan kadın sayısı az değildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Adet düzeni ve önemi</strong></span></p>
<p>Üreme çağındaki kadınların çoğunun adet düzeni ortalama 28 günde bir ve 26-32 gün sınırları içinde normal kabul edilir. Adetlerini bu şekilde gören kadınların büyük kısmında doğal yolla veya dışarıdan verilen ilaçlarla yeterli sayıda yumurta gelişmesi beklenen bir sonuçtur. Adet düzeni 32 günden fazla aralıklarla olan kadınlarda, özellikle de 2-3 ay gibi aralıklarla adet görenlerde yumurta gelişmesi çok nadir hale gelebilir. Bazan bu duruma değişik derecelerde tüylenme ve kilo artışı eşlik ederse polikistik over sendromu (pcos) olarak adlandırılır. Bu gibi durumlarda mutlaka ileri araştırma yapılması gerekir. Polikistik overli kadınlarda yumurta gelişmesi için dışarıdan verilecek ilaçlara ihtiyaç olabilir.</p>
<p>Bir de, adetlerini daha sık olarak gören kadınlar vardır; ör: 22-25 günde bir gibi. Bu durumda sık adetin durumu araştırılmalı, eğer herhangi bir neden bulunmuyorsa belirli aralıklarla kontrollar yeterli olacaktır. Bu gibi kadınlarda yumurta gelişmesini değerlendirmek için hormon testleri ve ultrasonografik takip yapılabilir. Eğer yumurta gelişmesi yeterli değilse dışarıdan ilaç tedavisi uygun olabilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>40 yaş ve üzeri kadınlarda kısırlık:</strong></span></p>
<p>Hangi nedenle olursa olsun bazı kadınların geç yaşta evlendiği bir gerçektir ve hepsinin çocuk isteği en doğal haklarıdır. 40 yaşından itibaren, hatta bazı çalışmalara göre 37 yaşından itibaren kadınlarda gebe kalma şansı azalmaya başlamaktadır. Bu durumda olan ve çocuk isteyen kadınlarda klasik tedavilerin fazla uzatılmaması daha akıllıca olacaktır. Tüp bebek yöntemleri ile bile gebelik oranları % 10-20 seviyelerindedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yüksek FSH nasıl değerlendirilir:</strong></span></p>
<p>Kadınlarda <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/adet-gorme/">adet kanaması</a>nın 2-3 günü yapılan FSH ölçümü laboratuar normal üst sınırından fazla ise FSH yükselmesinden bahsedilir. FSH hormonu genellikle 37 yaşından sonra yükselme eğilimi gösterir. Kadınlarda menopoza girmeden yıllar önce (7-10 sene) FSH hormonunda seyrek olarak yükselmeler tesbit edilebilir. Zaman içinde bu yükselmeler daha sık olmaya başlar. FSH yüksekliğinin değeri arttıkça yumurtalıklardan yumurta geliştirme kapasitesinde azalma olabilir. Bu durum ancak ultrason takipleri ile tesbit edilebilir. Eğer yumurta gelişmesinde azalma söz konusu ise dışardan ilaç verilerek çocuk isteyen kadınlarda tedavi yapılabilir. FSH yükselmesi olan kadınlarda gebelik oranlarının biraz daha düşük olabileceği kendilerine anlatılmalıdır. Ayrıca klasik tedavilerle çok uzun süreler vakit kaybedilmemelidir. Bazen yeni evli ve 40 yaş üzeri kadınlarda her şeyin normal olduğu söylenip uzun süre tedavi yapılmadığına şahit oluyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnfertilite nedir, dünyada hangi sıklıkta görülür?</strong></span></p>
<p>Kısırlık, düzenli cinsel ilişkiye ve herhangi bir korunma yöntemi kullanmamaya rağmen 1 yıl içinde çocuk sahibi olamama durumudur. Dünyada çiftlerin yalaşık %10 &#8211; %15&#8242;i infertilite ile ilgili bir sorunla karşılaşırlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnfertiliteye en çok yol açan sebepler nedir?</strong></span></p>
<p>Kadında infertiliteye yol açan sebeplerin başında yumurtla ve tüplerler ilgili problemlerin yanı sıra endometriozis gibi nedenler; erkekte infertiliteye yol açan sebepler ise daha çok sperm bozuklukları ile ilgilidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kısırlık tedavisi içi ne zaman başvurmalı?</strong></span></p>
<p>Çiftler düzenli cinsel ilişkiye ve herhangi bir korunma yöntemi kullanmamaya rağmen 1 yıl içinde çocuk sahibi olamadıkları zaman kısırlık teşhisi ve tedavisi için merkezimize başvurabilirler. Eğer bayan yaşı 30&#8242;un üzerindeyse 5 – 6 aylık korunmama sonrası gebelik oluşmaz ise tetkiklerin yapılmasını önermekteyiz. Çünkü gebelik elde etmede bayan yaşı en önemli faktörlerden birisidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İnfertilite tedavisi ne kadar başarılıdır?</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadın</a> yaşı tedavi başarısında oldukça önemlidir. Diğer bir faktör yumurtalığın yumurta üretebilme kapasitesidir. Yaş ne kadar genç ise ve yumurtalık fonksiyonları ne kadar iyi ise, başarı oranı o kadar yüksektir. Genel başarı oranı yerine, bireyselleştirilmiş başarı oranı daha önemlidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Başvurudan sonra uygulamaya geçiş süresi ne kadar?</strong></span></p>
<p>Kadın ve erkeğin ön değerlendirilmesi için kadının adetinin 2. &#8211; 3. günü, erkeğinse 3 – 5 günlük cinsel perhiz sonrası dönem idealdir. Bu dönemde gerekli hormon tetkikleri, muayene, ultrasonografi ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalıklar</a> ile tetkikler yapılır. Adet bitiminden sonraki ilk hafta içinde de gerekirse rahim içi değerlendirilir. Daha sonra çift için en uygun tedavi yöntemine karar verilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlk tüp bebek işleminde hamile kalamayan bir çift ne kadar sonra tekrar tüp bebek uygulaması deneyebilir?</strong></span></p>
<p>İki tüp bebek uygulaması arasında en az 3 aylık bir süre geçmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşılama en fazla kaç kere yapılabilir?</strong></span></p>
<p>Aşılama ile ilgili kesin bir sınırlama yoktur fakat 5 – 6 uygulamadan sonra hamilelik elde edilmiyorsa daha ileri yöntemlerin denenmesinde fayda vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek en fazla kaç kere yapılabilir?</strong></span></p>
<p>Çiftin manevi ve maddi gücü elverdiği ölçüde tüp bebek uygulanabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hamilelik ne zaman anlaşılır?</strong></span></p>
<p>Hamilelik embryo transferini takip eden 12. gün kanda yapılan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/gebelik-testi/">gebelik testi</a> sonucu anlaşılır .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Çoğul gebelik olma ihtimali daha mı çoktur?</strong></span></p>
<p>Gebelik ihtimalini arttırmak amacıyla anne rahmine 3 embriyoya kadar transfer edilebildiği için, çoğul gebelik ihtimali daha çoktur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/dis-gebelik/">Dış gebelik</a> nedir?</strong></span></p>
<p>Dış gebelik rahim dışında, genelde fallop tüplerinin birinde başlar. Dış gebelik ihtimali %1 gibi nadir bir ihtimaldir. Genellikle tüplerine zarar gelmiş kadınlarda görülür. Ağrıyla beraber vajinal kanama gibi belirtileri olabilir. Dış gebelik tüpün patlamasına ve karın içine kanamaya neden olabilir. Dış gebelik genellikle cerrahi müdahale ile alınır. Erken dönemde saptanırsa, tıbbi (ilaç) tedavi şansı denenebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek uygulaması ile anormal bebek doğma riski nedir?</strong></span></p>
<p>Normal yoldan bebek doğurmak ile arasında bir fark yoktur .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sperm örneği evden veya dışarıdan getirilirse risk oluşur mu?</strong></span></p>
<p>Normal şartlarda merkezimizde hazırlanmış olan özel bir odada sperm örneği verilmelidir. Çok zorunlu hallerde örnek evden getirilecek ise 20 dakikayı aşmayacak bir sürede merkeze ulaştırılmalıdır .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Polikistik over sendromu nedir?</strong></span></p>
<p>Polikistik over sendromu en sık 30 yaş altı kadınlarda görülen bir çeşit yumurtlama bozukluğudur. Adet düzensizliği, aşırı kıllanma, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sismanlik-2/">şişmanlık</a>, sivilce gelişmesi ve kısırlık gibi belirtileri vardır. Bazen kilo vermek bile hastalığın şiddetini azaltabilir. Polikistik over sendromu olan kadınlar gebe kalmak için genelde tedavi olurlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Endometriozis nedir?</strong></span></p>
<p>Endometriozis rahim iç tabakasında bulunan ve her ay adet kanaması şeklinde dışarıya dökülen endometriumun vücutta rahim dışında bir yere yerleşmesi olarak tanımlanır. Genellikle yumurtalıklarda, tüplerde ve diğer pelvik organlarda bulunur. Rahim dışındaki bu endometriozis odakları ağrı ve kısırlık gibi problemlere neden olabilmektedir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dondurulmuş embryo ile yeni embryo kullanma arasındaki fark ne?</strong></span></p>
<p>Dondurulmuş embryonun transferi hastaya ekonomik ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/psikoloji/">psikoloji</a>k avantajlar sağlar. Ancak dondurulmuş embryo transferi ile gebelik şansı taze embryoya göre daha azdır .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek uygulaması ile bebeğin cinsiyetini seçmek mümkün mü?</strong></span></p>
<p>Embryo transferi öncesi uygulanan preimplantasyon genetik tanı (PGD) yöntemi ile embryonun cinsiyetini belirlemek ve istenen cinsiyetteki embryoları transfer etmek mümkündür ancak bu yönetmelikler ile yasaklanmıştır. Ancak cinsiyet gözeten hastalıklarda (örn; hemofili) uygulanabilir. (Tıbbi gereklilikler varsa)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek uygulamasında yaş sınırı var mı?</strong></span></p>
<p>Tüp bebek uygulamasında yaş sınırı 45&#8242;tir. Unutulmamalıdır ki, yaş arttıkça tüp bebek uygulamasının başarısı ve bebek sahibi olma ihtimali düşmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?</strong></span></p>
<p>Tüp bebek tedavisi yaklaşık 2 ila 3 hafta civarında sürer. Hastanın bu süre zarfında devamlı merkezimizde kalmasına gerek yoktur. Yumurtaların gelişimi sırasında hastanın gün aşırı merkezimize gelip kan tahlili yaptırması ve ultrasona girmesi gerekir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri var mı?</strong></span></p>
<p>Genel sağlık üzerine önemli yan etkileri yoktur. Ancak, yumurtlama tedavisi esnasında, tedaviye aşırı cevap verilen durumlarda (OHSS; Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu) karın içinde sıvı birikimine ve yumurtalıkların aşırı büyümesine neden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mikroenjeksiyonun tüp bebekten farkı ne?</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/mikroenjeksiyon-nedir/">Mikroenjeksiyon</a> ve tüp bebek yöntemlerinde çiftler üzerinde uygulananlar aynıdır, aralarındaki tek fark yumurtanın döllenme şeklindedir. Tüp bebek uygulamasında kadından alınan yumurtaların çevresine bir miktar sperm bırakılır ve döllenmenin olması beklenir. Mikroenjeksiyon uygulamasında spermler tek tek tutulur ve yumurtanın içine yerleştirilir. Mikroenjeksiyon yöntemi daha çok erkek kısırlığında tercih edilir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Transfer edilen embriyoların iyi kalitede olmasına rağmen tutunamama sebebi nedir?</strong></span></p>
<p>İyi kalitedeki embriyo, genetik olarak normal embriyo olabilme şansını arttırır. Ancak kesin kriter değildir. Embriyo dışında, rahim ile ilgili ve bugün birçoğunu net olarak bilemediğimiz faktörlerden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gebelik öncesi genetik tanı (preimplantasyon genetik tanı pgt) nedir?</strong></span></p>
<p>Preimplantasyon genetik tanı embriyolardan bir veya iki hücre alınması ve bu hücrelerde özel genetik analizler uygulanarak seçilen genetik olarak sağlıklı embryoların ana rahmine transfer edilmesi işlemidir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yumurtaların uyarılması tedavisi ile yumurtalık kanseri riski artar mı?</strong></span></p>
<p>Yapılmış olan hiçbir araştırmada yumurtaların uyarılmasını sağlayan ilaçlar ile yumurtalık kanseri arasında bir ilişkiye rastlanmamıştır. Ailesinde yumurtalık kanseri olan kadınlarda riskin daha fazla olduğu; gebelik, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/emzirme/">emzirme</a> ve doğum kontrol hapı kullanımının riski azalttığı bilinmektedir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüp bebek tedavisi sonrası doğan bebeklerin sağlığı ile ilgili riskleri var mıdır?</strong></span></p>
<p>Normal gebelik sonrası doğan bir bebekle tüp bebek tedavisi sonrası doğan bir bebek arasında sağlık açısından bir fark yoktur .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşılama her infertil çift için uygun mudur?</strong></span></p>
<p>Aşılama yöntemi her infertil çift için uygun bir yöntem değildir. Aşılama; erkeğin sperm üretme becerisi düşük olduğunda ya da spermlerin rahim ağzını geçemediği veya kadının bağışıklık sisteminin spermleri öldürdüğü durumlarda uygulanır. Kadın tüplerinden birinin açık olması gerekir .</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıda kısırlık, tüp bebek yapımı ile ilgili çok ayrıntılı bilgiler mevcuttur. Lütfen videoyu da izleyin.</strong></span></p>
<p><object width="434" height="434" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2741001827676361400&amp;hl=tr&amp;fs=true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kisirlik-ve-tup-bebekle-ilgili-sik-sorulan-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Beslenme</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-beslenme/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 14:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-beslenme/</guid>
		<description><![CDATA[Annenin gebelik boyunca yeterli ve dengeli beslenmesi gereklidir. Tüm gebelik boyunca alınması gereken kilo 11-13 kg.dır. Bunun üzerinde alınacak kilolar doğum ve loğusalıktan sonra size gebeliğinizin hediyesi olarak kalacaktır. Gebelik sırasında gereksinim duyduğunuz kalori miktarında da bir miktar artış söz konusudur. Ancak bu artış hiçbir zaman aşırı yemenizi gerektirecek kadar değildir. Gebe olan ile olmayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Annenin <a href="http://http://www.kadinlarsitesi.com/">gebelik</a> boyunca yeterli ve dengeli beslenmesi gereklidir. Tüm gebelik boyunca alınması gereken kilo 11-13 kg.dır. Bunun üzerinde alınacak kilolar <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/">doğum</a> ve loğusalıktan sonra size gebeliğinizin hediyesi olarak kalacaktır. Gebelik sırasında gereksinim duyduğunuz kalori miktarında da bir miktar artış söz konusudur. Ancak bu artış hiçbir zaman aşırı yemenizi gerektirecek kadar değildir. Gebe olan ile olmayan kadınlar arasındaki kalori gereksinimi farkı sadece 300 kaloridir ve bu her öğünde 1-2 kaşık fazla yenilerek karşılanabilecek bir farktır. Gebelikte ilk üç ayda 0,5-1 kg, sonraki aylarda ise ortalama 1.5-2.0 kg, ağırlık kazanması uygundur. Eğer, dengeli ve yeterli beslenme alışkanlığı edinilirse zaten gebelikte alınması gereken kilolar düzenli olarak alınır.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-12471" title="gebe-beslenme" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2007/12/gebe-beslenme.jpg" alt="gebe-beslenme" width="260" height="279" />Gebelikte alınan kiloların kaynağı </strong><br />
Bebek<br />
3.500 gr<br />
Plasenta<br />
700 gr<br />
Amniyon sıvısı<br />
800 gr<br />
Uterusun büyümesi<br />
900 gr<br />
Meme dokusu artışı<br />
400 gr<br />
Kan hacmindeki artış<br />
1.250 gr<br />
Dokulardaki su artışı<br />
1.250 gr<br />
Annedeki yağ dokusu artışı<br />
3.200 gr<br />
TOPLAM<br />
12.000 gr</p>
<p>Gebelikte alınan kiloların ancak üçte biri yağ dokusundaki artışa bağlıdır. Tabloda ideal kilo alan bir gebede alınan kiloların yaklaşık dağılımı gözlenmektedir. Alınan kiloların yaklaşık 6 kilosu bebeğin doğumuyla birlikte kaybedilir. Su kaybı da buna eklendikten sonra ilk hafta sonunda yaklaşık 8 kilo kaybedilir.Gebelik boyunca 12,5 kg alan bir kadın doğumdan 2 hafta sonra gebelik öncesi kilosuna göre yaklaşık 4-4,5 kg daha fazladır. Daha sonra doğum sonrası 6. aya kadar 2,5 kg daha verilir. Gebelikte alınan kilo önerilenden ne kadar fazla ise gebeliğin hediyesi olan kilolar o kadar fazla alacaktır. Kalan kiloları egzersiz ve diyet ile verebilirsiniz. Egzersizin bir sakıncası yoktur ama diyet için emzirme dönemi sonrasını, en azından bebeğin ek gıdalara başladığı 6. aydan sonrasını bekleyebilirsiniz</p>
<p><strong>Eğer Hamileyseniz Sizin için Harika Bir Videomuz Var. Bu Videoyu Defalarca Sonuna Dek İzlemenizi Şiddetle Tavsiye Ediyoruz.</strong></p>
<div><object width="480" height="414" data="http://www.dailymotion.com/swf/xadra4_ggebik_news" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/xadra4_ggebik_news" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object><br />
<strong><a href="http://www.dailymotion.com/video/xadra4_ggebik_news"><br />
</a></strong><em><a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/news"></a></em></div>
<p><strong>Temel Beslenme Prensipleri</strong><br />
Gebelikte beslenmenin önemli prensiplerinden birisi günlük öğün alışkanlığının yeniden düzenlenmesidir. Üç temel (nispeten daha az miktarlarda) ve 2 ve hatta gerekirse 3 ara öğün gebelikte önerilmektedir. Bu yaklaşım gebeliğin erken döneminde <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/bulanti/">bulantı</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kusma/">kusma</a> şikayetlerinin daha az görülmesine yardımcı olur. Öğünlerin 3 öğünde tıka basa yemek yerine bu şekilde ara öğünlerle desteklenerek bölünmesi ilerleyen gebelik haftalarında ise mide yanması, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/regurjitasyon/">regürjitasyon</a> gibi şikayetleri azaltır.Gebelik öncesine göre ek olarak günlük 20 gr. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/protein/">protein</a>, 15-20 mg. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/demir/">demir</a>, 500 mg. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalsiyum/">kalsiyum</a> ve ortalama 300 kalorilik enerji alınması gereklidir.</p>
<p>Hamileliğinizin son döneminde vücudunuz normalden çok daha fazla yorulacaktır, ve ihtiyacınız olan enerjiyi size <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/karbonhidratlar/">karbonhidratlar</a> sağlayacaktır. Ekmek ve tahıllar karbonhidrat açısından zengin besinlerdir. Vücuda enerji vermenin yanısıra, B vitamini, demir ve folik asit açısından da zengindirler. Buğday ekmeği, bulgur ve kepekli yiyecekler de zengin lif kaynaklarıdır. Bu yüzden bu yiyecekleri masanızdan eksik etmemelisiniz. Örneğin eğer canınız tatlı istiyorsa kepekli undan yapılmış üzümlü bir kek veya sütle hazırlanmış mısır gevreği yiyebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalori/">Kalori</a> ihtiyacınızı karşılamak için tabii ki karbonhidratlı ve yağlı yiyecekler tüketilmelidir. Ancak, yağlı ve tatlı yiyecekler günlük öğünün %7’sinden az olmalıdır. Hamur işi gıdaları da ancak düşük miktarlarda tüketmelisiniz. Buna karşın, aşırı kilo almayı önlemek için karbonhidratlı besinleri diyetten tamamen çıkarmak da yanlıştır. Eğer karbonhidratlar yetersiz alınırsa vücudunuz enerji sağlamak için proteinleri ve yağları yakmaya başlar. Böyle bir durumda 2 sonuç ortaya çıkabilir. Birincisi bebeğinizin beyin ve sinir sistemi gelişimini sağlayacak yeterli protein olmaz, ikincisi ise ketonlar ortaya çıkar.</p>
<p>Ketonlar yağ metabolizmasının ürünü olan asitlerdir ve bebeğin asit baz dengesini bozarak beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilirler. Bu nedenle hamilelikte karbonhidrattan fakir diyet önerilmez. Pirinç, un, bulgur biri kompleks karbonhidrat kaynakları anne için enerji kaynağı olmanın yanı sıra B grup vitaminleri ve çinko, selenyum, krom, magnezyum gibi eser elementleri bol miktarda ihtiva ederler.</p>
<p>Karbonhidratlar fazla miktarda tüketildiğinde ise bebek açısından ekstra bir yarar sağlamadıkları gibi sadece anne adayının aşırı kilo almasına neden olurlar.<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/proteinler/">Proteinler</a> hücrelerin temel yapı taşlarıdırlar ve amino asit denilen yapılardan oluşurlar. Amino asitlerin bir kısmı vücutta diğer maddelerden üretilebilirken esansiyel amino asit adı verilen bazıları vücutta üretilemez ve mutlaka besinler yolu ile dışarıdan alınmaları gerekir. Hayvansal proteinler tüm esansiyel amino asitleri içerdiğinden komplet proteinler olarak adlandırılırlar ve beslenmede son derece önemlidirler.</p>
<p>Proteinleri saç telinden tırnağa kadar vücutta bulunan tüm hücrelerin yapı taşı oldukları gibi beyin ve sinir sisteminin gelişimi içinde yaşamsal öneme sahiptirler. Bu nedenle hamile kadınların günde 60-80 gram protein almaları önemlidir. Mikroskobik bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/cenin-embriyo/">embriyo</a>yu sağlıklı bir bebeğe dönüştürebilmek için milyonlarca ufak hücre gerekir. Protein esas olarak bu görevi yerine getirecek maddelerin oluşumunu sağlar. Hamileliğin son üç ayında günde 150 ila 200 gram protein almanız gerekir. Her biri iskambil kağıdı büyüklüğünde 75 gram kemiksiz et, tavuk veya balık mükemmel protein kaynaklarıdır. Ayrıca sebze temelli proteinler sağlayabileceğiniz nohut, mercimek ve fasulye gibi tahılları da unutmamak gerek.</p>
<p>Protein açısından zengin olan bir çok besin aynı zamanda iyi birer demir kaynağıdır da. Hamileliğin son aylarında bebek doğumdan sonraki ilk aylarında kullanmak üzere demir depolar. Bu dönemde kan hacminiz sürekli arttığı için sizin de demire ihtiyacınız vardır. Eğer yeterli demir almazsanız, bebek vücudunuzda depoladığınız demiri kullanmaya başlayacaktır. Bu nedenle demir eksikliği genelde yeni doğan bebeklerden çok hamile kadınlarda sıkça görülür.</p>
<p>Proteinin ana kaynağı hayvansal gıdalardır. Et, kümes hayvanları ve balık komplet proteinler içerirler. Bunun yanı sıra süt ve süt ürünleri de hayvansal protein gereksiniminin karşılanması açısından yeterli olabilir. Bitkisel ve hayvansal proteinler eşit oranlarda tüketilmelidir. Protein gereksinimi her gün 1 yumurta, 2 bardak süt, süt ürünleri, baklagiller (fasulye, mercimek, barbunya vb) ve et ürünleri (haftada en az bir kez) ile karşılanabilir. Kırmızı etin yağlı olmamasına dikkat etmek gerekir.</p>
<p>Günde içilen 2 bardak süt bebeğe gerekli kalsiyumu karşılamakta da yeterlidir. Laktoz intoleransı nedeniyle süt içemeyenler bunun yerine peynir ya da yoğurt yiyebilir.Doktorunuz size gebeliğinizin 4. ayından itibaren demir ilacı ve gerekli gördüğü taktirde vitamin önerecektir. Eğer, anemik (kansızlık) iseniz demir preparatları gebeliğin başından itibaren verilebilir. Siz de gebelikte artan demir gereksinimini karşılamak için pekmez, kuru üzüm, kırmızı et, yumurta, kuru baklagillerden zengin gıdaların tüketilmesine önem vermelisiniz.</p>
<p>Erken gebelikte demir vermenin tek sakıncası mide şikayetlerinden dolayı bulantı-kusma yakınmalarını artırabilmesidir. Hasta tolere edebildiği sürece verilmesinde sakınca yoktur. Normal koşullarda dengeli beslendiğiniz taktirde dışarıdan vitamin verilmesi gerekli olmayabilir. Doktorunuz sizin için vitamin desteğinin gerekli olup olmadığına sizin <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/beslenme-aliskanliklari/">beslenme alışkanlığı</a>nızı değerlendirdikten sonra karar verecektir.</p>
<p>En önemli konulardan biri de gebelik boyunca bol bol sıvı almaktır. Yeterince sıvı almak, özellikle gebelikte sık görülen idrar yolu enfeksiyonu, erken doğum tehdidi, bebeğin içinde bulunduğu sıvının azalması (oligohidramniyoz) gibi durumlarda faydalıdır. Özellikle, yaz günlerinde fazladan sıvı kaybı olduğu için yazın sıvı alımını daha da arttırmalısınız. Bol sıvı yanında posalı (lifli) gıdaların da tüketilmesi gebelikte sık görülen kabızlık şikayetlerini azaltır. Lifli gıdalar kepekli ekmek, yulaf ezmesi, barbunya, kepekli makarnalar, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç, ahududu ve kuruyemişte bol miktarda vardır.</p>
<p><strong>Örnek bir günlük yemek listesi aşağıda verilmiştir:</strong></p>
<p><strong>Sabah: </strong>1 kibrit kutusu kadar peynir, 1 yumurta, 1 bardak süt,<br />
2 ince dilim ekmek, istenirse 1 bardak açık çay,<br />
<strong>Kuşluk: </strong>1 pors. meyve<br />
<strong>Öğle:</strong> 3 köfte kadar et, 1 pors. sebze yemeği, 2 yemek kaşığı pirinç pilavı,<br />
1 kase yoğurt, 1 ince dilim ekmek<br />
<strong>İkindi:</strong> 2 porsiyon meyve<br />
<strong>Akşam: </strong>3 köfte kadar et, 1 pors. sebze yemeği, 1 tabak çorba, salata<br />
Bu listeye sıkı sıkıya bağlanmak zorunda değilsiniz,hatta bazen, küçük kaçamaklar da yapabilirsiniz (alışkanlık haline getirmemek kaydıyla). Önemli olan ihtiyaçlarınızı mutlaka almak ve aşırı tüketimden de kaçınmaktır.</p>
<p><strong>Ayrıca aşağıdaki hususları da aklınızda bulundurun:</strong></p>
<p>• Günde 3 dilim ekmeği aşmayın. Pilav, makarna gibi gıdaları 2-3 kaşıktan fazla tüketmeyin.<br />
• Mutlaka 8-10 bardak su için. Kola, gazoz ve şekerli içeceklerden uzak durun. Fazla maden suyu içmeyin. Sıcak günlerde, aldığınız sıvı miktarını artırın.<br />
• Kızartmanın her türlüsünden kaçının.Son zamanlarda, özellikle patates kızartmasının ve cipsin,fetus üzerinde olumsuz etkileri olduğunu gösteren çalışmalar yayınlanmıştır.<br />
• Çikolata, dondurma, bisküvi, kek sizin için hiç uygun olmayan gıdalardır.<br />
• Alkol almayın. Mümkün olduğunca az ve açık çay için. Tercihen kahve içmeyin, ama canınız çok çekerse az miktarda içmenizde de sakınca yoktur.<br />
• Konserve, tatlandırıcı ve hazır gıdaları tercih etmeyin.<br />
• Kendi kendinize tuz kısıtlaması yapmayın. Ama turşu gibi aşırı tuzlu gıdalardan da kaçının.<br />
Gebelikte Oruç Tutmak: Oruç tutmak sağlıklı insanların yapabileceği bir ibadettir. Gebelik her ne kadar bir hastalık olmasa da, anne vücudunda oluşan değişiklikler, onu normal zamana göre farklı bir duruma getirmektedir. Bu konuda kesinlik kazanmış bir bilgi olmamakla birlikte,gebelikte esas olan, bir anda çok yemek değil, kısa aralıklarla sık sık yemektir. Burada amaç, gelişen bebeğiniz için sürekli bir besin akışını sağlamaktır. Yani, meselenin açlığa dayanıp, dayanamama olmadığını bilmelisiniz. Özellikle bebeğinizin hızlı gelişim dönemi olan son üç aylık dilimde uzun süre aç kalmanız doğru olmaz.  Eğer çok arzu ediyorsanız, aralıklı olarak birkaç kez oruç tutabilirsiniz , ama birkaç şartı da yerine getirmelisiniz:<br />
• Uzun yaz günlerinde oruç tutmayı denemeyin bile.<br />
• Gece mutlaka sahura kalkın (tok karna yatmak mide şikayetlerinizi artıracağından, yemekten sonra biraz oturun ve yüksek yastıkla yatın)<br />
• Sabah olabildiğince geç kalkın ve gündüz 1-2 saat uyuyun<br />
• İftardan sonra birkaç kez ara öğün yiyin.<br />
Ayrıca, İslam dininin gebelere ve lohusalara oruç tutmayı zorunlu kılmadığını da hatırınızdan çıkarmayın.<br />
Gebelik süresince anne yetersiz ve dengesiz beslendiğinde;<br />
- Anne ağırlık kazanamaz, hatta zayıflar. Anne vücudundaki besin öğeleri yedek depolarının<br />
dengesi bozulur. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Anne</a> ve çocuk sağlığı olumsuz etkilenir.<br />
- Anne kansız (anemi) kalabilir. Toprak ve kil yeme de kansızlığı oluşturur.<br />
- Bacakları ve göz kapakları şişer. Bu durum yeterince protein tüketilmediğinin belirtisidir.<br />
- Çabuk yorulur, çalışma gücü azalır.<br />
- Hastalıklara sık yakalanır ve iyileşme süresi uzar.<br />
- Kemik dokusu harabiyeti görülür. Yetersiz beslenmenin yanısıra D vitamini kaynağı olan<br />
güneş ışınlarından da yararlanamazsa anne kemiklerinden kalsiyum ve fosfor çekilir.<br />
Kemikler yumuşar osteomalasia&#8217;ya neden olur.<br />
- <a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com">Gebelik</a> zehirlenmesi ( preeklempsi, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/eklampsi-belirtileri/">eklampsi</a>, toksemia ) görülür.<br />
- Anne ölümleri görülür.<br />
- Ölü doğum, erken <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> (prematürelik) cılız-zayıf çocuk doğumu, bedensel ve zihinsel<br />
özürlü çocuk doğumları görülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şu Sayfalarımızı da Ziyaret Edin:</strong></span></p>
<ul>
<li><strong><a title="beslenme" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/beslenme/">Beslenme</a></strong></li>
<li><strong><a title="Bebek Beslenmesi" href="../bebek-beslenmesi/">Bebek Beslenmesi</a></strong></li>
<li><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/beslenme-2/">Sağlık Beslenmenin Faydaları</a></strong></li>
<li><strong><a title="Sağlıklı ve Dengeli Beslenme" href="../saglikli-ve-dengeli-beslenme/">Sağlıklı ve Dengeli Beslenme</a></strong></li>
<li><strong><a title="Sağlıklı ve Dengeli Beslenme Nasıl Sağlanır?" href="../saglikli-ve-dengeli-beslenme-nedir-ve-nasil-saglanir/">Sağlıklı ve Dengeli Beslenme Nasıl Sağlanır?</a></strong></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebelikte-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lohusalık Hüznü ve Depresyon</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/lohusalik-huznu-ve-depresyon/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/lohusalik-huznu-ve-depresyon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 22:26:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumeylul</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[lohusalık]]></category>
		<category><![CDATA[lohusalık sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=13562</guid>
		<description><![CDATA[Gebeliğin başlamasıyla anne adayının bedeninde gelişen değişimler doğrultusunda kadın kendini yeni yaşamına hazırlamaya başlar. Ancak bebeğin dünyaya gelişiyle birlikte anne olmak, kadının yeni yaşamında bir takım sıkıntıları da beraberinde getirerek başlamıştır. Doğum sonrasında her kadının kendini; anneliğe, bebeğine ve zorlu sürec olan yeni yaşmına alışma süresine ihtiyacı vardır. Bedeninde de değişimler söz konusudur. İşte bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gebeliğin başlamasıyla anne adayının bedeninde gelişen değişimler doğrultusunda kadın kendini yeni yaşamına hazırlamaya başlar. Ancak bebeğin dünyaya gelişiyle birlikte anne olmak, kadının yeni yaşamında bir takım sıkıntıları da beraberinde getirerek başlamıştır. Doğum sonrasında her kadının kendini; anneliğe, bebeğine ve zorlu sürec olan yeni yaşmına alışma süresine ihtiyacı vardır. Bedeninde de değişimler söz konusudur. İşte bu alışma ya da adaptasyon dönemine &#8220;<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/lohusalik/">lohusalık</a>&#8221; denilmektedir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Annelik &#8211; Lohusalık Hüznü (Post Partum Blues) Nedir?</strong></span><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignleft size-full wp-image-13564" title="lohusalik" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/lohusalik.jpg" alt="lohusalik" width="324" height="267" /></strong></span></p>
<p>Bu durum doğum sonrasındaki ilk iki haftalık dönemde ortaya çıkar ve gebeliğin, doğumun doğal sonucu olarak kabul edilir. Kadınlar arasında sıkça gözlenen bir durumdur. Genelde doğum sonrası melankolisi, lohusalık hüznü, pospartum blues yada baby blues gibi tabirlerle ifade edilir. Annenin; bebeği ve kendisi hakkındaki endişeleri, mutsuzluk, uykusuzluk, sinirlilik, yorgunluk ve ağlama isteği gibi sorunlar gözlemlenebilir. Bu sürede ailenin ilgisi ve desteği, annenin dinlendirilmesi ve bebeğin bakımına yardımcı olunması gereklidir. Genelde bir-iki hafta içerisinde kendiliğinde geçer şayet geçmiyor daha uzun sürüyor ya da şiddetli hal alıyorsa mutlaka uzman bir psikiyatriste danışılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum Sonrası Depresyonun Belirtileri Nelerdir?</strong></span></p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/depresyon-nedir/">Depresyon</a>, kısa süreli annelik hüznünden farklı ve daha ağır süreçtir. Doğum yapan kadınların yüzde beş yada onluk kısmında görülür. Doğum sonrasında ki ilk altı aylık dönemde ortaya çıkabilir. Belirtileri ise; uyku düzeninin bozulması -az yada fazla uyku isteği-, iştahındaki değişimler, mutsuzluk ve çökkünlük hissi, bebeğin yada kendisinin bakımında zorlanma, sinirlilik, tahammülsüzlük, endişe ve kaygı duyulması olarak sıralanabilir. Uzun süreceğinden bir uzman tarafından değerlendirilip annelik hüznünden farklı olduğu tesbit edilerek kontrollü tedaviye başlanmalıdır. Tedavi edilmediğinde düzelmesi uzun süreceğinden hayatı zorlaştırabilir. İlaç tedavisi uygulanabilir bu yüzden uzman görüşmeleri ile emzirmeye ara verilebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum Sonrası Depresyonun Nedenleri Nelerdir?</strong></span></p>
<p>Depresyona birçok şey etken olabilir. Belirlenen bazı riskleri şöyle sıralanabilir: Önceki doğumunda depresyon geçirmiş olmak, zorlu gebelik süreci, doğumun zor ve uzun süreli olması, evlilikte yaşanan sorunlar, istenmeyen gebelik, kayıp ile sonuçlanan hamilelik, sosyal desteğin yetersizliği, anne-bebek ayrılığı, sosyo-ekonomik sorunlar ve doğum öncesi oluşmuş psikolojik sorunlar denilebilir. Ayrıca doğum sonrasındaki fiziksel ve biyolojik hızlı değişim, sosyal yaşantıdaki değişimler de depresyonu başlatan etkenler arasındadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum Sonrası Psikoz (Post Partum Psikoz) Nedir?</strong></span></p>
<p>Çok sık görülmese de ciddi bir durumdur. Yine doğum sonrasındaki ilk günlerde fark edilebilir. Düşünce sistemi bozukluğu ile gerçeği değerlendiremezler. Bebeğin kendisinin olmadığını düşünür,bebeğin sağlığına dair endişeye kapılır ya da bebeğin zarar görmesinden korkar. Böylece hem kendine hemde bebeğe bakamayacak duruma gelir.</p>
<p>Bazen halüsinasyonlara da rastlanır, duygudurumunda dalgalanmalar, içe kapanma ya da taşkınlık oluşur, uyku düzeni ve beslenme de rahatsız edici boyutlarda bozulur. Annenin bebeğe ya da kendisine zarar verme gibi eğilimleri de görülebilir. Bu durumda aile yakınlarından bebeğin bakımını üstlenmeleri istenir ve annenin bir sağlık merkezine yatışı ile tedavi süreci başlatılır. Tedavinin başlamasıyla annenin davranışlarında değişim gözlense de tedaviye devam edilir, iyileşmesi uzun sürer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/lohusalik-huznu-ve-depresyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Erkeksiz de Hamile Kalabilecek</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-erkeksiz-de-hamile-kalabilecek/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-erkeksiz-de-hamile-kalabilecek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 22:56:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[beğenilenler]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kalamamak]]></category>
		<category><![CDATA[yapay sperm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=12516</guid>
		<description><![CDATA[Çeşitli nedenlerle evlenemeyen kadınların en büyük özlemi  anne olmak. İşte tıp kadınların bu ihtiyacına cevap vermek amacıyla yıllardır yapılan çalışmanın meyvesini aldı.  Artık hamile kalmak için kadınların bir erkeğe ihtiyaç yok. Kadınlar erkek olmadan da gebe kalabilecek.
Alman bilim adamları dişi yumurtadan elde edilen kök hücreler aracılığı ile erkek spermi üretmeyi başardı. Bu araştırma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli nedenlerle evlenemeyen kadınların en büyük özlemi  anne olmak. İşte tıp kadınların bu ihtiyacına cevap vermek amacıyla yıllardır yapılan çalışmanın meyvesini aldı.  Artık hamile kalmak için kadınların bir erkeğe ihtiyaç yok. Kadınlar erkek olmadan da gebe kalabilecek.</p>
<p>Alman bilim adamları dişi yumurtadan elde edilen kök hücreler aracılığı ile erkek spermi üretmeyi başardı. Bu araştırma henüz sadece fareler üzerinde denendi ve olumlu sonuçlar alındı. Fareler üzerinde yapılan deneyde 65 fareye üretilen yapay sperm verildi, söz konusu 65 fareden tam 12 yavru elde edildi; ancak bu 12 yavrudan 7’si doğduktan kısa bir zaman sonra öldü. Geri kalan 5 fare ise yaşadı.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-12515" title="gebelik" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2009/09/gebelik.jpg" alt="gebelik" width="142" height="109" />Yapılan bu araştırma sadece evlenemeyen <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadınlar</a> için değil kısır erkekler için de umut kaynağı oldu. Araştırma tamamlandığında kısır erkekler de bu yöntemle çocuk sahibi olabilecekler.</p>
<p>Yapılan araştırmaları insanlar üzerinde denemeye Alman yasaları izin vermediği için uzman ekiplerden biri İngiltereye giderek araştırmasını insanlar üzerinde de deneyecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-erkeksiz-de-hamile-kalabilecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
