<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Sözlüğü-K arşivleri - Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-k/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/saglik-sozlugu/saglik-sozlugu-k/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Kadınlar Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Apr 2016 22:45:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Kan ve Dolaşım Sistemi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kan-ve-dolasim-sistemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 11:07:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=20654</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kan, oksijen ve besinleri bütün organ ve dokularınıza taşır (ve atık maddeleri alır). Ortalama sağlıklı bir kadında, sürekli dolaşım halinde yaklaşık 4 litre kan bulunur. Kan, bezlerdeki hormonları, akciğerlerdeki oksije­ni ve sindirim sistemindeki besinleri bedenin çoğu hücresine taşıyan yapışkan ve kırmızı bir sıvıdır. Kan ayrıca, atık maddeleri (kar­bondioksit [C02], laktik asit) atılmak üzere organlara taşır. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan-ve-dolasim-sistemi/">Kan ve Dolaşım Sistemi</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kan, oksijen ve besinleri bütün organ ve dokularınıza taşır (ve atık maddeleri alır). Ortalama sağlıklı bir <a title="kadınlar" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a>da, sürekli dolaşım halinde yaklaşık 4 litre kan bulunur. Kan, bezlerdeki hormonları, akciğerlerdeki oksije­ni ve sindirim sistemindeki besinleri bedenin çoğu hücresine taşıyan yapışkan ve kırmızı bir sıvıdır. Kan ayrıca, atık maddeleri (kar­bondioksit [C02], laktik asit) atılmak üzere organlara taşır.</p>
<p>Kanm sıvı kısmı olan plazma, kan kitlesinin yüzde 55&#8217;ini oluşturur. Plazma içinde asılı olarak bulunan ve çoğunluğu kırmızı hücre olan katı maddeler, geri kalan %45&#8217;i oluşturur. Bedeni savunan beyaz hücre­ler ve kanın pıhtılaşmasına yardım eden trombositlerin her biri %1&#8217;den az bir yer tutar.<br />
İki kan dolaşım sistemi vardır. Sistemik dolaşım, oksijen yüklü kanı kalpten organ­lara, kol ve bacaklara; oksijensiz kanı ise kalbe geri taşır. Pulmoner sistem ise kalpten akci­ğerlere ve yeniden kalbe giden bir döngüdür. Parlak kırmızı kan oksijen yönünden zen­gindir; kırmızı koyulaştıkça taşıdığı oksijen azalır.</p>
<p><strong>ÇALIŞMA BİÇİMİ</strong><br />
Sistemin arkasındaki güç, sıkılmış bir yumruk büyüklüğünde bir pompa olan ve göğsün sol alt bölümünde bulunan kalptir. Kaslı kalp duvarı kasıldığında, sağ taraftaki oksijensiz kan akciğerlere gönderilir ve burada akciğerlerin minik kılcal damarları, alveol denen küçük hava keseciklerini kuşatır. Karbondioksit kan­dan alveola geçer ve ardından solumayla be­denden atılır. Oksijen, alyuvarlardaki hemog­lobin tarafından alınır. Kanı parlak kırmızı yapan oksihemoglobin molekülüdür. Oksijen yüklü kan kalbin sol kulakçığına döner. Sol kulakçık kasılarak kanı karıncığa ve ana atar­damar olan aorta pompalar. Ardından bu, dalları organlara gönderir.</p>
<p>Atardamarların çeperi elastiktir ve kan hac­mindeki değişikliklere göre kasılıp gevşer. Beden yüzeyine yakın herhangi bir atardamar­da hissedebileceğiniz &#8220;nabız&#8221; budur. En küçük kan damarları olan kılcal damarlar dallanarak oksijeni dokulara taşır. Atık karbondioksitle yüklü kan, çok küçük toplardamarlara ve kalbe dönerken (genellikle  yokuş yukarı ) büyük toplardamarlara girer. İki ana toplar­damara büyük toplardamar denir. Kanı ileri ve yukarı itmek için kaslar ince çeperli top­lardamarları sıkar ve kapaklar açılıp kapa­narak kanın geri akmasını engeller. Tam bir sistemik turun tamamlanması yaklaşık yarım dakika sürer. Kadinlarsitesi.com</p>
<p>Kan testleri birçok rahatsızlık ve enfeksi­yonun tanısında yaygın olarak kullanılmak­tadır. Genellikle kolayca alınan kan örneği glukoz, tuz ve ilaç gibi kanda olabilecek kim­yasallarla, dolaşımda olan farklı hormon mik­tarları ile bakteri ve virüs gibi mikroorganiz­malar hakkında bilgiler sağlayabilir.</p>
<p><strong>Kalp-damar Sistemi:</strong></p>
<p>Kalp ve kan yakından ilintilidir. Örneğin, egzersiz sırasında atış hızı artan kalp, kol ve bacaklara daha çok kan pompalar ve daha çok oksijen sağlamak ve karbondioksiti atmak için solunum hızlanır.<br />
-Atardamarlar (kırmızı<br />
-Toplardamarlar (mavi)</p>
<p><strong>Biliyor muydunuz?</strong><br />
Kan, bedenin neredeyse bütün bölümlerine dağılır. Hiç kan damarı içermeyen bölümler gözlerdeki kornea, saç, diş minesi, cildin ölü dış tabakası ve tırnaklardır.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan-ve-dolasim-sistemi/">Kan ve Dolaşım Sistemi</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kistin İlaçla Tedavisi Mümkün Değil mi?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kistin-ilacla-tedavisi-mumkun-degil-mi/</link>
					<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kistin-ilacla-tedavisi-mumkun-degil-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 15:24:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10999</guid>

					<description><![CDATA[<p>5 santim kist olduğunu öğrendim. Doğum kontrol hapını 2 ay kullandım. Bu ay kontrole gittiğimde kistin erimediğini, 7.5 santim olduğunu söylediler. Ameliyat olmam gerektiğini anlattılar, ilaçla tedavisi mümkün değil mi? Prof.Dr.Derin KÖSEBAY: Sevgili okuyucumuz, yumurtalık kist ve urları hakkında bir şey söylerken çok dikkatli olmak gerekiyor. Yumurtalıklarda çeşitli kistler olabiliyor Bunların bir kısmı fonksiyonel kistler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kistin-ilacla-tedavisi-mumkun-degil-mi/">Kistin İlaçla Tedavisi Mümkün Değil mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>5 santim kist olduğunu öğrendim. Doğum kontrol hapını 2 ay kullandım. Bu ay kontrole gittiğimde kistin erimediğini, 7.5 santim olduğunu söylediler. Ameliyat olmam gerektiğini anlattılar, ilaçla tedavisi mümkün değil mi?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Prof.Dr.Derin KÖSEBAY:</strong></span> Sevgili okuyucumuz, yumurtalık kist ve urları hakkında bir şey söylerken çok dikkatli olmak gerekiyor. Yumurtalıklarda çeşitli kistler olabiliyor Bunların bir kısmı fonksiyonel kistler yani yumurtalıkların çalışması sırasında oluşan ve bir süre sonra kendiliğinden kaybolan kistler. Bir kısmı hormon salgılayan ve salgıladığı hormon cinsine göre belirti veren kistler (<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/tiroid/">Tİroid</a> hormonu, estrojen, progesteron, testosteron-erkeklik hormonu gibi).</p>
<p>Bunların da bir kısmı iyi huylu iken, bazıları kötü huylu da olabiliyor. Bunlar dışında yumurtalık dokusundan orijin alan kistler de var. Bunların da iyi ve kötü huylu tipleri&#8230; Şimdi sizin kiste gelirsek; bildiğimiz sadece boyutu 5 santimken 7.5 santim olmuş. Üç aydır kist küçüleceğine büyümüş. Burada kan tahlillerinde tümör markırları denen CA 125, CA 19.9&#8217;un sonuçları, kistin yapısı, cidar kalınlığı, kistin içinde bölmelerin olup olmadığı bilinmeli ve karar ona göre verilmeli. Eğer ameliyat yapılacaksa mutlaka kistin patolojik tahlilinin ameliyathanede yapılabilmesi (Frozın) ve ameliyatın bu patoloji sonuca göre yapılması gerekir.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kistin-ilacla-tedavisi-mumkun-degil-mi/">Kistin İlaçla Tedavisi Mümkün Değil mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kistin-ilacla-tedavisi-mumkun-degil-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemik Kanseriyim. Hastalıktan Kurtulma Şansım Yüksek mi?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kemik-kanseriyim-hastaliktan-kurtulma-sansim-yuksek-mi/</link>
					<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kemik-kanseriyim-hastaliktan-kurtulma-sansim-yuksek-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 20:40:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10899</guid>

					<description><![CDATA[<p>18 yaşındayım. 2 ay önce kemik kanseri (osteosarkom) olduğumu öğrendim. Şu anda kemoterapi görüyorum. Bu hastalıktan kurtulma şansım nedir? Nasıl beslenmeliyim? OKTAY ONAR Prof.Dr.Erkan TOPUZ: Osteosarkom genellikle 18-20 yaş arasında görülen bir kemik tümörüdür. En önemli belirtisi tutulumun olduğu yerde ağırı ve şişliktir. Yeni kemoterapi ilaçları, radyoterapi ve ameliyat kombinasyonuyla hastalar artık büyük oranda kurtarılıyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kemik-kanseriyim-hastaliktan-kurtulma-sansim-yuksek-mi/">Kemik Kanseriyim. Hastalıktan Kurtulma Şansım Yüksek mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>18 yaşındayım. 2 ay önce kemik kanseri (osteosarkom) olduğumu öğrendim. Şu anda kemoterapi görüyorum. Bu hastalıktan kurtulma şansım nedir? Nasıl beslenmeliyim? OKTAY ONAR</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Prof.Dr.Erkan TOPUZ:</strong></span> Osteosarkom genellikle 18-20 yaş arasında görülen bir <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kemikler/">kemik</a> tümörüdür. En önemli belirtisi tutulumun olduğu yerde ağırı ve şişliktir. Yeni kemoterapi ilaçları, radyoterapi ve ameliyat kombinasyonuyla hastalar artık büyük oranda kurtarılıyor. Moralinizi yüksek tutun. Tedaviniz bittikten sonra ilk 3 sene nüks ve metastaz riskine karşı dikkatti olun. Özellikle akciğerinizi sıkı kontrol ettirin.</p>
<p>Kemiklerinizi ve immün sisteminizi güçlendirin. Kemik sağlığınız için probiyotik yoğurt, beyaz 3 peynir, keçi peyniri, çökelek gibi <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kalsiyum/">kalsiyum</a>dan zengin gıdaları bol tüketin. Kırmızı, siyah, koyu yeşil sebze ve meyveleri tercih edin. Kansızlığı önlemek için haftada 1-2 kez. kırmızı et tüketin, kara üzüm, kara erik, kara kayısı gibi kan yapıcı gıdaları takviye olarak alın. l&#8217;e 5 kuralını uygulayın; her gün l porsiyon et 5 porsiyon da sebze meyve yiyin. Et tercihleriniz sırasıyla balık, hindi ve tavuk olsun. Esmer ekmek kabuğu, esmer pirinç, bulgur, arpa ve tam tahılları bol tüketin.</p>
<p>Sofranızda karahindiba, semizotu, kırmızı turp gibi gıdalara yer açın. Protein ihtiyacını karşılamaya yardımcı olması için günde 2-3 tane katı yumurta beyazı yiyin. Isırgan yaprağı, böğürtlen yaprağı ve kökü, civanperçemi, mercanköşk gibi bitki çayları için. Yeşil çay, adaçayı, kuşburnu da çok şifalıdır. Kilo kaybınız varsa 2-3 gram, yoksa l gram omega 3 alın. Adalelerinizi rahatlatmak, immün sisteminizi güçlendirmek için bromelain (ananas hapı) tüketmenizde yarar var. Yine günde 2-3 grama kadar</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/c-vitamini-askorbik-asid/">C vitamini </a>de bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olacaktır, immün sistemini güçlendirecek beta glukan ihtiva eden reishi, cordyceps, coriolus versicolor gibi mantar haplarını kullanabilirsiniz. Bu arada <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/stres-2/">stres</a>ten, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/alkol/">alkol</a>den, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sigara-icmek/">sigara</a>dan uzak durun.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kemik-kanseriyim-hastaliktan-kurtulma-sansim-yuksek-mi/">Kemik Kanseriyim. Hastalıktan Kurtulma Şansım Yüksek mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kemik-kanseriyim-hastaliktan-kurtulma-sansim-yuksek-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kan Testi ile Kanser Tanısı konulabilir mi?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kan-testi-ile-kanser-tanisi-konulabilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 20:07:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tanısı kan testiyle ortaya çıkar mı? Bunun için kanda hangi değerlere bakılması gerekir? GÜLHAN ÖZER Prof.Dr.Erkan TOPUZ: Kan testleri bazı tümörlerde tanı koyma, evreleme, hastalığın gidişatını belirleme, tedaviyi planlama, nüksleri saptamada bize yardımcı olur. En önemli tümör markerları şunlar: NSE: Küçük hücreli akciğer kanserinde ve noroendrokrin tipi akciğer kanserinde yükselebilir. Cea 15 3: Meme [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan-testi-ile-kanser-tanisi-konulabilir-mi/">Kan Testi ile Kanser Tanısı konulabilir mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Kanser tanısı kan testiyle ortaya çıkar mı? Bunun için kanda hangi değerlere bakılması gerekir? GÜLHAN ÖZER<br />
</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Prof.Dr.Erkan TOPUZ:</strong></span> Kan testleri bazı tümörlerde tanı koyma, evreleme, hastalığın gidişatını belirleme, tedaviyi planlama, nüksleri saptamada bize yardımcı olur. <strong>En önemli tümör markerları şunlar:</strong></p>
<p><strong>NSE:</strong> Küçük hücreli <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/akciger-kanseri/">akciğer kanseri</a>nde ve noroendrokrin tipi akciğer kanserinde yükselebilir.</p>
<p><strong>Cea 15 3:</strong> Meme kanserinde genellikle metastazların ortaya çıktığı dönemde yükselir. Tedavi takibi bakımından önemli bir tümör testidir.</p>
<p><strong>Ca72 4:</strong> Özelikle <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/mide-iltihabinin-belirtileri/">mide</a> kanserlerinde, bazen kolon kanserlerinde artabilir. İleri evrelerde takip yönünden önemi vardır.</p>
<p><strong>Cal9 9:</strong> <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/pankreas/">Pankreas</a> kanserlerinde hem teşhis hem takip kriteri olarak değerli bir tümör testidir. Aynı zamanda <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karaciger/">karaciğer</a> metastazlarında, karaciğer <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/siroz/">siroz</a>larında yükselebilir.</p>
<p><strong>H Cea:</strong> Kolon kanserlerinde 1970 yılından beri takip ve teşhis aracı olarak kullanılır. Aynı zamanda bazı tipte akciğer ve jinekolojik kanserlerde, bazen de karaciğer metastazlarında yükselebilir.</p>
<p><strong>Cal2 5:</strong> Kadınlardaki epitelyal <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtalik/">yumurtalık</a> (över) kanserlerinin en önemli göstergesidir. Tedavi ve takipte faydalıdır.</p>
<p><strong>Alfa Feto Proetin (AFP):</strong> Hepatoselüler karaciğer kanserinde, non seminom testis kanserinde yükselebilir.</p>
<p><strong>Beta hcg:</strong> Non seminom testis tümörlerinde, koriyokarsinom&#8217;da (jinekolojik kanserlerden biri) yükselir. Tümörü takip bakımından önemlidir.</p>
<p><strong>PSA:</strong> Prostat kanserinin teşhis ve tedavinde önemli bir testtir.</p>
<p><strong>LDH:</strong> Seminom testis tümörlerinde, lenf bezi kanserlerinde yükselir.</p>
<p><strong>Not:</strong> Tümör markerları aşırı sigara içmek, karaciğer yağlanması, <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kolit-ishal/">kolit</a>, enfeksiyon gibi kanser dışı sebeplerle de yükselebilir.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kan-testi-ile-kanser-tanisi-konulabilir-mi/">Kan Testi ile Kanser Tanısı konulabilir mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadında Aşırı Kıllanma (Hirsütizm)</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/</link>
					<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 10:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-H]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadında aşırı kıllanma anlamına gelen fıirsütizm yalnızca dişiliğin kaybı biçiminde estetik ya da ruhsal bir sorun yaratabilir. Ama böbreküstü bezi ve yumurtalıklardaki işlevsel bozuklukların ya da ağır hastalıkların başlangıç işareti de olabilir. Dolayısıyla ayırıcı tanıda bu olasılıkları göz önüne almak gerekir. Hirsütizm ancak doğru bir klinik ve biyokimyasal değerlendirme yapıldık­tan ve temelindeki nedenler belirlendik­ten sonra [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/">Kadında Aşırı Kıllanma (Hirsütizm)</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadında aşırı kıllanma anlamına gelen fıirsütizm yalnızca dişiliğin kaybı biçiminde estetik ya da ruhsal bir sorun yaratabilir. Ama <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/bobrekustu-bezleri-surrenal-bezler-adrenal-bezler/">böbreküstü bezi</a> ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yumurtalik/">yumurtalık</a>lardaki işlevsel bozuklukların ya da ağır hastalıkların başlangıç işareti de olabilir. Dolayısıyla ayırıcı tanıda bu olasılıkları göz önüne almak gerekir.</p>
<p>Hirsütizm ancak doğru bir klinik ve biyokimyasal değerlendirme yapıldık­tan ve temelindeki nedenler belirlendik­ten sonra tedavi edilebilir. Kadında yüz (üst dudak ve çene), göğüs ve karnın or­ta çizgisi gibi androjene, yani erkeklik <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hormon-bozuklugu/">hormon</a>una duyarlı alanlarda kılların gelişmesidir. (Bu bölgelerde yalnız er­keklerde kıl gelişmesi androjene duyarlılıklarıyla bağlantılıdır.) Hirsütizmde aynca kasık kılları eşkenar dörtgen biçi­minde bir dağılım gösterir. Bu tablo androjene duyarlı olmayan alanlarda da aşırı kıllanma görülen hipertrikozdan farklıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Hirsütizmin nedenleri</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/killanma.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-16269" title="killanma" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/killanma.jpg" alt="killanma" width="117" height="119" /></a></span></strong></p>
<p><strong>Yumurtalıklara bağlı nedenler</strong><br />
<strong>Tümörler:</strong><br />
• Arrenoblastom (androjen salgılayan tümör);<br />
• Bağdoku hücresi tümörleri;<br />
• Yağdoku hücresi tümörleri;<br />
• Gonadoblastom (yumurtalık tümörü).</p>
<p><strong>Tümör olmayanlar:</strong><br />
• Polikistik yumurtalık;<br />
• Stromal hipertekoz (yumurtalık folikülü bağ dokusunun aşırı gelişmesi).</p>
<p><strong>Böbreküstü bezine bağlı nedenler<br />
Tümörler:</strong><br />
• Karsinom;<br />
• Virilizan adenom (iyi huylu salgıbezi tümörü).</p>
<p><strong>Tümör olmayanlar:</strong><br />
• Doğumsal böbreküstü bezi aşırı geliş­mesi;<br />
• Cushing sendromu.</p>
<p><strong>İlaçlar</strong><br />
Androjenler. Progesteronlar.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/">Kadında Aşırı Kıllanma (Hirsütizm)</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinda-asiri-killanma-hirsutizm/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meyve ve Sebzelerin Kansere Etkileri</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/meyve-ve-sebzelerin-kansere-etkileri/</link>
					<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/meyve-ve-sebzelerin-kansere-etkileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2009 13:37:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10634</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof.Dr.Erkan TOPUZ; meyve ve sebzelerin kanserli hücreler üzerindeki etkileri konusunda sorularınızı cevaplıyor: Nar&#8217;ın da tümörü erittiğini gösteren çalışmalar var. Bu nedenle her gün 1 bardak nar suyu için. Bu mevsimde bol bol çağla yiyin. Kuarsetin denen kanser savaşçısı bir madde ihtiva ettiği için bol miktarda soğan ve elma tüketin.Kilo kaybınız varsa omega 3 kullanın.Her gün 2-3 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meyve-ve-sebzelerin-kansere-etkileri/">Meyve ve Sebzelerin Kansere Etkileri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof.Dr.Erkan TOPUZ; meyve ve sebzelerin kanserli hücreler üzerindeki etkileri konusunda sorularınızı cevaplıyor:<br />
</strong>Nar&#8217;ın da tümörü erittiğini gösteren çalışmalar var. Bu nedenle her gün 1 bardak nar suyu için. Bu mevsimde bol bol çağla yiyin. Kuarsetin denen kanser savaşçısı bir madde ihtiva ettiği için bol miktarda soğan ve elma tüketin.Kilo kaybınız varsa omega 3 kullanın.Her gün 2-3 çorba kaşığı zerdeçal tüketin. Tadını sevmiyorsanız hapını kullanın. Karaciğer fonksiyon testlerinizin bozulmaması için milk thistie (devedikeni sütü kapsülü) ve burdock (dulavrat otu tableti) kullanın. Sık girip oluyorsan1z ekinezya kullanmanızda yarar var. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri en çok beyne metastaz yaptığı için 6 ayda bir beyin MR&#8217;ı yaptırın.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">SORU: Meme kanseri geçirdim. Soya tüketebilir miyim?</span></strong></p>
<p>5 yıl önce meme kanseri tedavisi gördüm. Östrojen ve progesteron reseptörlerim pozitif. Soya ürünleri kullanmamda sakınca var mı? <strong>AYNUR ATİLKAN</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/sebza.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-15740" title="sebza" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/sebza.jpg" alt="sebza" width="135" height="101" /></a>CEVAP:</span></strong> Soya, kötü kolesterolü düşürüyor, meme ve prostat kanseri riskini azaltıyor, kemikleri güçlendiriyor, menopozda görülen ateş basmalarını dindiriyor. Ancak reseptörleri pozitif olan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanseri-nasil-teshis-edilir/">meme kanseri </a>hastalarının soya ürünlerinden uzak durmasında yarar var. Çünkü tümörü tetikleyebiliyor. Soya, kalsiyum bazlı yeni taşlar ürettiği için böbrek taşı sorunu olanların da bu besini kısıtlamalı.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">SORU:Yumurtalık kanseri genetik mî?</span></strong></p>
<p>Annem geçen yıl över (yumurtalık) kanserinden hayatını kaybetti. Yumurtalık kanseri genetik midir? 33 yaşındayım. Korunmak için ne tür önlemler almalıyım? <strong>BANU TUNÇ</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">CEVAP:</span></strong> Yumurtalık kanseri, kadınlarda en sık rastlanılan kanserler arasında 4&#8217;üncü sırada yer alır.Genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkar. Yumurtalık kanseri, genetik kanserler grubuna girer. Ailesinde yumurtalık kanseri hikayesi olanlar, hiç doğum yapmamış kadınlar, daha önce meme ya da rahim kanserine yakalanan kadınlar yüksek riskli gruba girer. Yumurtalık kanserinin erken evrelerde yakalanmasına olanak tanıyacak bir tarama testi yok. Korunmak için en uygun yol düzenli kadın doğum muayenesidir. Annenizde kanser öyküsü olduğu için her yıl jinekolojik kontrolden geçin. Senelik kontroller dışında herhangi bir şikayetiniz olursa doktora gitmeyi ihmal etmeyin. Mamografi, tüm batın ultrasonografisi ve yumurtalık kanserini gösteren kan testi olan ca12 5 yaptırın. Sorun varsa doktorunuzun belirlediği aralıklarla kontrollerinizi sürdürün. Sorun yoksa 35 yaşından sonra her yıl mamografi ve ultrasonografi yaptırın. Jinekologunuzla konuşmadan hormon kullanmayın.Doğum kontrol hapları yumurtalık kanseri riskini azaltsa da meme kanseri ihtimalini artırır. Bu ters ilişki nedeniyle doktorunuzla irtibat halinde olun. <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">Beslenme</a>nize dikkat edin. Sigara ve alkolden uzak durun. Düzenli egzersiz yapmaya çalışın.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meyve-ve-sebzelerin-kansere-etkileri/">Meyve ve Sebzelerin Kansere Etkileri</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/meyve-ve-sebzelerin-kansere-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseriyseniz Soyadan Uzak Durun.</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanseriyseniz-soyadan-uzak-durun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kumtanesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2009 10:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=10632</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. ERKAN TOPUZ Kanserle ilgili sorularınızı cevaplıyor. Meme kanseriyseniz soyadan uzak durun. Soya ürünleri kötü kolesterolü düşürüyor, meme ve prostat kanseri riskini azaltıyor, kemikleri güçlendiriyor, menopozda görülen ateş basmalarını dindiriyor. Ancak meme kanseri hastaları ve böbrek taşı olanların bu besinden uzak durmalarında yarar var! SORU: Annem akciğer kanseri. Ameliyat olmalı mı? Annem 55 yaşında. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanseriyseniz-soyadan-uzak-durun/">Meme Kanseriyseniz Soyadan Uzak Durun.</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Dr. ERKAN TOPUZ Kanserle ilgili sorularınızı cevaplıyor.<br />
</strong>Meme kanseriyseniz soyadan uzak durun. Soya ürünleri kötü kolesterolü düşürüyor, meme ve prostat kanseri riskini azaltıyor, kemikleri güçlendiriyor, menopozda görülen ateş basmalarını dindiriyor. Ancak <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanseri-nasil-teshis-edilir/">meme kanseri</a> hastaları ve böbrek taşı olanların bu besinden uzak durmalarında yarar var!</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SORU: Annem akciğer kanseri. Ameliyat olmalı mı?</strong></span></p>
<p>Annem 55 yaşında. 15 ay önce sağ akciğerinde 2 santimlik kitle olduğu için ameliyata alındı.3 ayda bir çekilen akciğer filmleri temiz çıkıyordu. Ancak l hafta önce çekilen akciğer tomografisinde tümörde nüks tespit edildi. Doktorumuz “ya ameliyat yapılacak ya da kemoterapi uygulanacak&#8221; dedi. Ameliyat annemin yaşama şansını azaltır mı? Kemoterapi daha iyi bir seçenek mi? Bize ne önerirsiniz? <strong>ESRA ÖZDEMİR</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>CEVAP:</strong></span> Patoloji raporunu yazmamışsınız ama anneniz büyük ihtimalle küçük hücreli dışı <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/akciger-kanseri/">akciğer kanseri</a>.  Ameliyat edildiğine göre tümör erken evrede yakalanmış. Şu anda annenizin diğer organlarında metastaz olup olmadığı araştırılmalı. Bu amaçla PET yapılmalı ve kan tablosu gözden geçirilmeli. Uzak metastaz yoksa ve tümör göğüs duvarına atlamamışsa tekrar ameliyat denenebilir. Ama annenizin filmlerini görmediğim için kesin bir şey söylemek zor. Ameliyattan önce annenize mutlaka mediaskopi (göğüs boşluğunu değerlendiren tetkik) yapılmalı. Çünkü PET göğüs boşluğunu tam göstermeyebilir. Tümör göğüs duvarına atlamışsa ve büyükse ameliyat yapılmaz. Hastaya kemoterapi başlanır. Annenizin bu dönemde genel durumunu güçlü tutması gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/memekanseri44.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-15747" title="memekanseri44" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2009/04/memekanseri44.jpg" alt="memekanseri44" width="138" height="144" /></a>Annenize önerilerim şunlar:</strong></span><br />
-Kilo kaybetmemek için her gün 1 bıldırcın yumurtası yiyin.</p>
<p>-Haftada 2-3 kez balık, 1 kez kırmızı et, 2 kez de kuru baklagil (mercimek,kuru fasulye, nohut vb) tüketin.</p>
<p>-Her gün yarım kilo yoğurt yiyin. Semizotu, ıspanak, pazı gibi yeşil sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin.  Çünkü bunlar kan tablonuzu toparlayacaktır.</p>
<p>-Kilo kaybına mani olmak için taze sıkılmış meyve suları için. Her gün 3-4 çorba kaşığı kabuklarıyla birlikte katı meyve sıkacağından geçirilmiş portakal ya da mandalina tüketin.</p>
<p>-Kemoterapi görürseniz günde 3 defa birer tane astragalus bitkisi hap kullanabilirsiniz. Bu destek, Ciplatin adlı kemoterapi ilacının etkisini artırıyor. Ayrıca küçük hücreli dışı akciğer kanserinde fayda sağlıyor.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kanseriyseniz-soyadan-uzak-durun/">Meme Kanseriyseniz Soyadan Uzak Durun.</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Doğuştan Mazohist mi?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-dogustan-mazohist-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 23:06:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=6296</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki cinsiyet arasındaki anatothik farklılık dolayısıyla birleşmenin bir penetrasyonu gerektirmesi, erkeklik ile sadizm, kadınlık ile de mazohizm arasında bir bağlantı kurul­masına yol açmış, bir çok sapma olgusunda olduğu gibi bunda da Freud&#8217;un psikoanalitik yorumları uzun bir süre etkili olmuştur. Erkeklerde görülen bir sapmayı Sade&#8217;ın ve Sacher Masoch&#8217;un adlarından esinlenerek sadizm ve mazohizm olarak tanımlayan Krafft [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-dogustan-mazohist-mi/">Kadınlar Doğuştan Mazohist mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İki cinsiyet arasındaki anatothik farklılık dolayısıyla birleşmenin bir penetrasyonu gerektirmesi, erkeklik ile sadizm, kadınlık ile de mazohizm arasında bir bağlantı kurul­masına yol açmış, bir çok sapma olgusunda olduğu gibi bunda da Freud&#8217;un psikoanalitik yorumları uzun bir süre etkili olmuştur.</p>
<p>Erkeklerde görülen bir sapmayı Sade&#8217;ın ve Sacher Masoch&#8217;un adlarından esinlenerek sadizm ve mazohizm olarak tanımlayan Krafft Ebing&#8217;den sonra, Freud, bu iki sözcüğü genel bir psikolojik tavrı tanım­lamak üzere kullanmıştır. Sadizm onun kuramında tüm saldırganca davranış biçim­lerini kapsamaktadır. Sadist ya da mazohist, bilinçli olarak hareket etmese de bilinç­altında cinsel duygular yatmaktadır.</p>
<p><strong>Konuyu biraz daha derinleştiren Freud; </strong><br />
<strong>1.</strong> Sadizm ile mazohizmin içten içe ilintili ve her ikisinin de doğuştan varolan eğilimler olduklarını ve belirli koşullar altında birinin ötekine dönüşebileceğini;<br />
<strong>2. </strong>Birçok nörotik kişinin kendi kendine karşı aynı zamanda hem sadist hem de mazohist tavır içinde olduğu, istemediği şeyleri yapmaya kendini zorlayabileceği gibi, iste­diği şeyleri yapmaktan da kendini alıkoya­bileceğim (bu bağlamda, aşırı görev tutkusu içindeki bir kişinin kendinden fedakârlık ederken aslında çok incelikli bir sado-mazohizm uyguladığını);<br />
3. Bir yandan erkeklik, etkenlik ve sadizm arasında, bir yandan da kadınlık, edilgenlik ve mazohizm arasında içten içe bir bağlantı olduğunu ileri sürmüştür.</p>
<p>Bu arada erkeklerde görülen mazo­hizmin de, erkeğin, bilinçaltındaki kadınlık eğilimlerinin açığa çıkması şeklinde yorumlanmasıyla Freudcu görüşün geçerliliğini tehlikeye düşürebilecek bir olgu, kalıbına uydurulmaya çalışılmıştır.</p>
<p>Ne var ki bu görüş, Freud&#8217;un kendi öğrencilerinden bir çoğu ve sonraki kadın psikanalistler tarafından şiddetle eleş­tirilmiş, özellikle Amerikalı feminist Betty Friedan&#8217;ın ünlü yapıtı <strong>The Feminine Mystique (Dişilik Gizemi)</strong>nde kadını eve kapatan ideolojinin Freud gibi psikanalistlerden güç aldığını savunmuştur.</p>
<p><strong> Kadınların doğuştan ya da yapıları itibariyle mazohist oldukları savına karşı;</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Kadınların cinsel ve üretimsel süreçlerinin acıya erkeklerden daha fazla aşina olma­larına yol açtığı ileri sürülmüştür.</p>
<p><strong>2.</strong> Fiziksel gerçekliklere ek olarak, kadının yazgısının acı çekmek olduğunu ima eden sayısız masal, kuşaktan kuşağa aktarıl­makta, kocalarının kabalığından, duyar­sızlığından yakınan annelerin kız çocukları üzerinde bıraktığı izlenimler de zaten yaygın olan bu inanışın daha da güçlenmesine yol açmaktadır.<br />
Bu durumda bir çok kadının acı çekmeyi bir erdem haline getirmesine ve bunu erkeklerine ve hatta çocuklarına karşı manevi bir baskı aracı olarak kullanmasına şaşmamak gerekir. Bu durumun, kadınların acı çekmekten zevk aldıkları (mazohist oldukları) şeklinde yanlış yorumlanması da kuşkusuz kadın erkek rollerinin değişmesine bilinçsizce karşı koyan tutucuların işine geliyor olsa gerektir.</p>
<p>Doğrusu istenirse, bir erkekle kadının sevişmeleri sırasında uygar yaşantılarında bastırmak zorunda kaldıkları saldırganlık dürtülerini özgürce dile getirmeleri son derece doğal ve olağandır. İçlerindeki bu tür dürtülere bir ifade yolu bulamayanlar yapay koşullar arasında bu duyumsuzluklarını gi­dermeye çalışırlar.</p>
<p>Ellerinde kamçı, ayak­larında diz boyu siyah deriden çizmelerle yarı çıplak bir erkeğin üstüne eğilmiş duran kadınlar, ya da bazı müşterilerinin özel isteklerini yerine getirmeye çalışan uzman­laşmış fahişelerdir.</p>
<p>Şurası muhakkak ki Marquis de Sade&#8217;ın <strong>&#8220;Sadom&#8217;un 120 Günü&#8221; </strong>adlı yapıtından bu yana geçen iki, Leopold von Sacher Masoch&#8217;un <strong>&#8220;Kürkler İçindeki Venüs&#8221;</strong> adlı yapıtından ise yaklaşık bir yüzyıl sonra, pornografik literatürün ve daha sonraları sinemanın en çok yararlandığı konulardan biri sado-mazohist ilişkiler olmuştur.</p>
<p><strong>Playboy, Penthouse</strong> ve daha açık saçık görüntülü dergilerde sık sık rastlanılan görüntülerin milyonlarca alıcı bulmasının yanısıra, sinemada belli başlı bir ekol haline gelmiş <strong>&#8220;Histoire d&#8217;O&#8221; (O&#8217;nun hikayesi)</strong> türü filmler gişe hasılat rekorları kırmışlardır. Daha da ilginç olarak, Amerikan yayıncı­larının <strong>&#8220;romantic rape&#8221;</strong> <strong>(romantik tecavüz)</strong> diye tanımladıkları, bir erkeğin bir kadına zorlu sahip olmasıyla başlayan fakat sonu kadının erkeğe, erkeğin de kadına aşık olmasıyla mutlu bir şekilde noktalanan türde &#8220;pembe&#8221; romanların milyonlarca kadın okuyucu bulduğu gözlemlenmektedir. <span style="color: #ff0000;"><strong>Bu olgu, kadınların doğuştan mazohist olduk­larını değil, çoğu zaman can sıkıcı bir tek düzelik içinde geçen günlük yaşamlarında çıkış olanağı bulamayan bazı dürtülerin varlığını kanıtlıyor olsa gerektir.</strong></span></p>
<p>Sinemanın büyük klasiklerinden<strong> &#8220;Rüz­gar Gibi Geçti&#8221;</strong> de Rhett Butler&#8217;m, tüm direnmesine karşın Scarlet O&#8217;Hara&#8217;y&#8217; ku­cakladığı gibi yatak odasına çıkarıp kapıyı da arkadan kilitlemesi şeklinde cereyan eden ünlü sahneden türeme <strong>&#8220;Rhett Butler sendromu&#8221;</strong> bu tür romanlarda yeniden ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Bu arada vahşi görünüşlü Rolling Stones topluluğu üyesi Mick Jagger ve ünlü aktör Steve Mc Queen&#8217;in, Marlon Brando&#8217;nun ya da Robert Mitchum&#8217;un canlandırdıkları kişiliklerde yeniden bir &#8220;romantik sadomazohist&#8221; tipi ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kadinlar-dogustan-mazohist-mi/">Kadınlar Doğuştan Mazohist mi?</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kremlerdeki Vitaminler</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/kremlerdeki-vitaminler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 15:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=4590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genellikle temelinde bitki olan, özlü veya sentez yoluyla elde edilen ürünlerle hazırlanan kremler kullanırsınız. Ama bileşimleri çok değişik adlarla anıldıklarından tanınmaları sizin için çok güçtür. Aralarında değişik vita­minlere de rastlanır. Bu vitaminleri iyice tanıyor, nelere iyi geldiklerini biliyor musunuz? A Vitamini: En çok buğday tohumunda ve morina balığının karaciğer yağında bulunur. Üst deri tarafından hızla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kremlerdeki-vitaminler/">Kremlerdeki Vitaminler</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle temelinde bitki olan, özlü veya sentez yoluyla elde edilen ürünlerle hazırlanan kremler kullanırsınız. Ama bileşimleri çok değişik adlarla anıldıklarından tanınmaları sizin için çok güçtür. Aralarında değişik vita­minlere de rastlanır. Bu vitaminleri iyice tanıyor, nelere iyi geldiklerini biliyor musunuz?<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>A Vitamini:</strong></span><br />
En çok buğday tohumunda ve morina balığının karaciğer yağında bulunur. Üst deri tarafından hızla emilir, ergenliklerin, derinin pul pul dökülmesinin ve keratin (saç, kıl, tırnağın temel maddesi) fazlalığının tedavisinde kullanılır. Alkolsüz maddelere katılır. Bronzlaşmayı güçlendirmede kullanılan karoten veya A provitamini kırmızı meyve ve sebzelerde bulunur, organizmada bunu A vitaminine çevirir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>D Vitamini</strong></span><br />
Bu da ergenliklere karşı kullanılır. Özellikle tıpta yararlanılır. En çok tütün balığının ve morina balığının karaciğer yağlarında ve yumurta sarısında bulunur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>E Vitamini</strong></span><br />
Başlıca kaynakları: buğday tohumu yağı, mısır ve soya fasulyesinin yağı ve lahanadır. Kırmızı ergenliklerin ve kızarık­lıkların tedavisinde kullanılır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>F Vitamini</strong></span><br />
Bu, genellikle, bitkisel yağlarda (keten, soya fasulyesi, mısır) bulunur. Ama F vitamini kalıcı olmadığından oksitlenmeyi önleyici karşıt maddelerle kalıcı hale getirilir. Derinin pürtüklüğunü gidermek için çok gereklidir. f vitaminine sahip olan buğday tohumu yağı, kırmızı ergenliklerin ve kızarıklıkların tedavisi için önerilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> K Vitamini</strong></span><br />
Yeşil bitkilerde bulunur. Çok daya­nıksızdır, suda hemen erir: Deri hastalıkla­rına karşı kullanılan maddelere kati tır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/08/kremli.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15005" title="kremli" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01/2008/08/kremli.jpg" alt="kremli" width="157" height="128" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> B Grubu Vitaminleri</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tiamin</strong> :</span> Yalnızca dahilen kullanılır; yokluğu deri hastalıklarına, kan çıbanlarına ve aşırı renklenmeye yol açar.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>B2 veya ribotlavin </strong>:</span> Yokluğu gör­me bozukluklarına, derinin ve sümük za­rının anormal derecede kurumasına neden olur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>B3 veya niyasin :</strong></span> Çok yağlı ciltlere tavsiye edilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>B veya piridoksin :</strong></span> Bir çok mad­deler içinde kullanılarak deriyi yumuşatmada yararlanılır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>C Vitamini</strong></span><br />
Özellikle yeşil sebzeler C vitamini yö­nünden çok zengindir. Hava ile temaslarında çok çabuk oksitlenir, kremlerde çabucak bozulur. Harika bir de­ri gericisidir. Lekelerde ve aşırı renk­lenmelerde kullanılan maddelere katılır. En etkili kullanımı ampul şeklinde olanıdır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>H Vitamini</strong></span><br />
Ergenliklere ve derinin pul pul dökül­mesine karşı kullanılır. Yumurta sarısında, buğday tohumunda ve bira mayasında bulunur.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/kremlerdeki-vitaminler/">Kremlerdeki Vitaminler</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMESİ</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/karbon-monoksit-zehirlenmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[yonca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 19:58:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sözlüğü-K]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/karbon-monoksit-zehirlenmesi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMESİ Karbon monoksit zehirlenmesi, esneme, baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, sersemlik, kulak çınlaması ve karın ağrısı gibi erken belir­tiler verir Bu belirtileri izleyen surede, solu num yavaşlar ve bilinç kaybolur Zehirlenmiş kişi derhal açık havaya çıkartıl­malı ve sıcak bir yere yatırılmalıdır. En kısa sü­rede bir doktor çağrılmak, mümkünse hastaya saf oksijen veya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karbon-monoksit-zehirlenmesi/">KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMESİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMESİ</strong></span><br />
Karbon monoksit zehirlenmesi, esneme, baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, sersemlik, kulak çınlaması ve karın ağrısı gibi erken belir­tiler verir Bu belirtileri izleyen surede, solu num yavaşlar ve bilinç kaybolur Zehirlenmiş kişi derhal açık havaya çıkartıl­malı ve sıcak bir yere yatırılmalıdır. En kısa sü­rede bir doktor çağrılmak, mümkünse hastaya saf oksijen veya oksijen karbondioksit karışı­mı koklatılmalıdır. Hastanın solunumu yavaş­lamış veya durmuş ise derhal yapay solunuma geçilmelidir.<br />
Ağır bir zehirlenme söz konusu ise, hemen hastaneye kaldırılmalı ve kan verilmelidir. Ze­hirlenme sinir hücrelerini etkileyecek derece­de ise, beyinde işitme, görme, konuşma, bel­lek bozukluklarına neden olan geçici veya ka­lıcı sekeller ortaya çıkar.Karbon monoksit, renk ve koku vermediğin­den, zehirlenme genellikle sinsi olur. Bu ne­denle çok dikkat edilmeli, kapalı yerde, kar­bon monoksit çıkaran maddeler yakılmamalı, garajlarda araba çalıştırılmamalıdır.</p>
<p>The post <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/karbon-monoksit-zehirlenmesi/">KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMESİ</a> appeared first on <a href="http://www.kadinlarsitesi.com">Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
