YUMURTALIK
YUMURTALIK (Över). Överler, dişi cinsiyet bezleridir.
Anatomisi: Överler, 4×2x1 cm. boyutlarında, badem biçimli organlardır. Çocuk doğurmamış kadınlarda, ilyak atardamarların ayrılma yerinin önünde, rahim ve fallop borularını kaplayan geniş bağa bağlı olarak, pelvis duvarına yapışık durumdadırlar. Doğurmuş kadınlarda, konum değişken olmakla beraber, daima fallop borularının açık ağızlarına yakmdıriar. Yumurtalıkların bir korteks, bir de medulla bölümleri vardır. Organın temelini yapan kortekste germ hücreleri bulunur. Karm aortundan doğrudan ayrılan ve pelvis’de uzanan yumurtalık atardamarları, bu organların kanlanmasını sağlar. Organın sağ toplardamarı, alt vena kava’ya, solu ise sol böbrek toplardamarına akar. Yumurtalıkların lenfatik damarları, karm aortunun her iki yanındaki lenf bezlerine boşalır. Görevleri: Bu organlar, doğurganlık dönemi boyunca, germ hücrelerinin gelişmesini izleyen, dönüşümlü bir çalışma gösterir. Her ay, içinde bir yumurta bulunan tek bir folikül gelişir ve patlayıp, organın över yüzeyinden yumurtasını dışarı atar. Fallop borusuna erişen bu yumurta, rahime varır. Yumurtasını atan folikül, şimdi corpus luteum’u (sarı cismi) yapar ve bu cisim on gün süreyle ste- roid hormonlarını salgılar. Yumurta döl-lenmemişse, sarı cismin hormon yapımı durur ve cisim de dejenere olup, kabuk dokusunu andıran corpus albicans’a (beyaz cisime) değişir. Yumurtanın atılması, yaklaşık olarak bir yumurtalık döneminin ortasına rastlar. Dönemin ilk günü, âdet kanamasının birinci günü kabul edilir. Gelişmekte olan folikül, östro-jen hormonları salgılar ve bunların etkisiyle rahim iç yüzündeki endometri-yum hücreleri yenilenir. Âdetin on dördüncü gününde, yumurta atılır ve sarı cismin hormonları olan progesteronlar, ostrojenlere ek olarak salgılanmaya başlar. Sarı cismin etkisiyle, endometrium yeniden değişip, bir süngersi alt tabakayla, yüzeysel bir yoğun tabaka haline gelir ki, bu durum, döllenmiş yumurtanın yuvalanmasına elverişlidir. Döllenme olmadığı zaman, sarı cisim dejenere olur ve kandaki östrojenlerle progeste-ronların miktarı aniden azalır. Endometrium yıkılır ve âdet kanaması başlar. Tüm devre 28 gün kadardır. Yumurtalık ayrıca, çok az miktarda erkek testosteron hormonunu da salgılar.
Över dönemini, hipotalamus (bkz.) ve bunun etkilediği hipofiz (bkz.) kontrol eder. Hipofiz, F.S.H. (folikül canlandırıcı hormon) ve L.H. (sarı cisim yapıcı hormon) salgılar. Tahminlere göre, kan östrojen düzeyi yükseldiği zaman, hipotalamus hipofizi uyarıp, onun L.H. salgılamasına yol açar. Progesteronların fazla olması halinde ise, L.O. salgısı azalır. Âdet başlangıcında, östrojen ve pro-gesteron düzeyi azaldığı zaman, F.S.H. salgılanması azalır. Bu görevleri görebilmek için bir tek över yeterlidir.
1. İltihap: bkz. Oooforit.
2. Endometriosis: Rahmin iç yüzünü döşeyen doku, burada anormal bir konum gösterir ve aynı zamanda yumurtalıkta bulunur. Aynı dokunun bazen de, va-ginayla rektum’u ayıran dokularda, göbekte, alt karın bölgeleri ameliyat yaralarında, pelvis içi barsaklarda, idrar torbasında da görülebilir.
Nedeni: Tahminlere göre, bu doku, rahimden, fallop boruları yoluyla, yumurtalıklara ve diğer pelvis içi organlara ilerlemektedir.
Belirtileri: Bu hastalık, genellikle, 30 yaşının üstündeki kadınlarda görülür. Özellikle âdetler sırasında, ağrı olabilir. Yumurtalıkta bu dokunun çok fazla bulunması, yapışıklıklara yol açacağından, kısırlık beliröbilir ve aynı nedenle, barsak tıkanmaları oluşabilir. Âdetler sırasında, aşırı kanama görülebilir.
Tedavi: Ameliyattır. Genç kadınlarda, cerrah, mümkün olduğu kadar fazla miktarda, görev yapabilen sağlam yumurtalık dokusu bırakmaya gayret eder, fakat yaşlı hastalarda, yabancı dokuyu taşıyan ve zararsızca çıkartılacak tüm organlar alınır. Bu durum habis olmadığı gibi, habisleşmez de. Hormon tedavisinin etkisi sınırlıdır.
3. Kistler: Organın kistlerine sık rastlanır. Çoğu selim olmakla beraber, habisleri de vardır. Genellikle 30-60 yaşlarında oluşur ve çok büyük boyutlara ulaşabilirler.
Belirtileri: Yavaş büyüyebilip, varlıklarını, karında gerginliğe, pelvis içinde çok yer tutarak sık işemeye ya da pis kan akımını engellediğinden, bacaklarda şişkinliğe neden olarak, belli ederler. Bazen, kendi sapları üstünde dönerek, şiddetli ağrı ve kusmaya yol açıp, durumun apandisitle karışmasına neden olurlar. Ayrıca, teşhis, ameliyatla konur. Bazen, geçici bükülmeler, belirsiz semptomlara yol açar. Kist içine kanama iki durumda da ateş ve karında duyarlık görülür.
Tedavi: Cerrahî müdahaleyle, kistin çıkarılmasıdır.
4. Habis tümörler: Yumurtalıklarda seyrek oluşur. Çabuk büyürler, ağrılıdır- lar ve âdet kesilmesinden sonra, kanamalara neden olurlar. Tedavi, mümkünse ameliyat ve bununla birlikte, stitok-sik ilaçların uygulanmasıdır. Bir tümörün cinsine ilişkin şüphe olan hallerde, cerrah tüm yumurtalığı çıkartır. Hasta 45′in üstündeyse, diğer yumurtalıktaki herhangi bir anormal belirti, her iki organın çıkartılması için yeterlidir, çünkü bu tür hastalığın iki yanlı olmasma sık rastlanır.
|
Bu kategoriye son eklenenler
|
Bu kategorinin diğer yazıları
|
Kadinlar,Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin





14 yasında yumurtalıkların büyük olması ne gibi etkenlere yol acar?