<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.com</link>
	<description>Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum videoları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 11:36:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Estetik Burun Ameliyatı Soru Cevap &#8211; Dr. İlker Manavbaşı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/estetik-burun-ameliyati-soru-cevap-dr-ilker-manavbasi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/estetik-burun-ameliyati-soru-cevap-dr-ilker-manavbasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 16:28:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=25223</guid>
		<description><![CDATA[Burun estetiği ameliyatının öncesini, sonrasını, nasıl yapıldığını, son gelişmeleri kadinlarsitesi.com olarak siz değerli ziyaretçilerimiz için ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı&#8217;na sorduk. İşte o çok merak edilen sorular ve cevapları: Kendimize Yakışacak Burun Şekline Nasıl Karar Verebiliriz? Estetik Ameliyatla Burundaki Hangi Şekil Bozuklukları Düzeltilebilir? Hangi Durumlarda Revizyon Burun Estetiği Ameliyatı Gerekir? Burun Estetiği Sonrası İyileşme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burun estetiği ameliyatının öncesini, sonrasını, nasıl yapıldığını, son gelişmeleri kadinlarsitesi.com olarak siz değerli ziyaretçilerimiz için ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı&#8217;na sorduk. İşte o çok merak edilen sorular ve cevapları:<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Kendimize Yakışacak Burun Şekline Nasıl Karar Verebiliriz?</strong></span><br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/vuDew2iMj_4" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe><br />
<strong></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Estetik Ameliyatla Burundaki Hangi Şekil Bozuklukları Düzeltilebilir?</span></strong><br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/gzt7BRsTgYU" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hangi Durumlarda Revizyon Burun Estetiği Ameliyatı Gerekir?</strong></span><br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/wiX7xFD3xPQ" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Burun Estetiği Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?</strong></span><br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/E9SrBLRulkI" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Burun Egriliklerinin Düzeltilmesinde kullanılan Yeni Yöntemler Nelerdir</strong></span><br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/boLbma-vy5U" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/estetik-burun-ameliyati-soru-cevap-dr-ilker-manavbasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır &#8211; İlker Manavbaşı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kucultme-ameliyati-nasil-yapilir-ilker-manavbasi/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kucultme-ameliyati-nasil-yapilir-ilker-manavbasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 16:08:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=25217</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı Meme Küçültme Ameliyatı ile ilgili merak edilen tüm sorularımızı aşağıdaki iki videoda cevapladı. Meme küçültmenin öncesi ve sonrası &#8230;. İşte o merak edilen sorular ve cevapları. Meme Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır  ? Meme Büyütme Ameliyatında Meme Nasıl Büyütülür ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı Meme Küçültme Ameliyatı ile ilgili merak edilen tüm sorularımızı aşağıdaki iki videoda cevapladı. Meme küçültmenin öncesi ve sonrası &#8230;. İşte o merak edilen sorular ve cevapları.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır  ?</strong></span><br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/iC3TfBsSxsA" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme Büyütme Ameliyatında Meme Nasıl Büyütülür ?</strong></span><br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/RLiJ7JKd94A" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/meme-kucultme-ameliyati-nasil-yapilir-ilker-manavbasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Doktorundan Bir İlk</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/turk-doktorundan-bir-ilk/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/turk-doktorundan-bir-ilk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Sep 2011 11:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24953</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı&#8217;nın estetik burun ameliyatları akabinde oluşan burun sırtı düzensizliklerini yok etmek amacıyla geliştirdiği tekniği, dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Aeshetic Plactic Surgery dergisinde yayımlandı. Estetik burun ameliyatları sonrası oluşan burun sırtı düzensizliklerini gidermek için geliştirdiği yöntemle ilgili açıklama yapan Dr. İlker Manavbaşı, &#8220;Estetik burun ameliyatı, bütün insanların en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı&#8217;nın estetik burun ameliyatları akabinde oluşan burun sırtı düzensizliklerini yok etmek amacıyla geliştirdiği tekniği, dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan Aeshetic Plactic Surgery dergisinde yayımlandı.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Estetik burun ameliyatları sonrası oluşan burun sırtı düzensizliklerini gidermek için geliştirdiği yöntemle ilgili açıklama yapan Dr. İlker Manavbaşı, &#8220;Estetik burun ameliyatı, bütün insanların en çok ilgisini çeken, her zaman onları en çok büyüleyen estetik ameliyatların başında gelmektedir. Yüzümüzün ortasında yerleşmiş olması nedeniyle, hemen hemen bütün herkes tarafından yüz güzelliğinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmektedir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;BURUN ÇÖKMESİNE SON&#8221;</strong><br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/09/ilkerm.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-24971" title="" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/09/ilkerm.jpg" alt="" width="405" height="206" /></a>Dr. İlker Manavbaşı sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Bir estetik cerrahı olarak, burun ameliyatlarını yaparken dikkat ettiğim en temel özellik nefes almanın rahatlatılması ya da ameliyat öncesinde problem yoksa, bunun korunmasıdır. Pek çok hastamdan ve burun ameliyatı geçirip nefes almakta zorlanan kişiler tarafından dile getirilen ameliyattan sonra &#8216;burnum çöker mi?&#8217; sorularıyla senelerce karşılaştım. Bunun üzerine geliştirdiğim tekniğimi son dört senedir yaklaşık 1000 hastamda büyük bir başarıyla kullandım.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başarı üzerine elde edilen sonuçlarımla ilgili olarak yazdığım makale dünyanın en prestijli estetik dergisi olan Aeshetic Plactic Surgery Ağustos 2011 sayısında yayımlandı. Ve kısa süre içinde Çin&#8217;den Hindistan&#8217;a Amerika&#8217;dan İtalya&#8217;ya birçok ülke üniversitelerinden konuşma için davet aldım. Kısacası şöyle diyebiliriz <strong>&#8220;burun çökmesine son&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/turk-doktorundan-bir-ilk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflamak İçin Ne Yapmalı?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/zayiflamak-icin-ne-yapmali/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/zayiflamak-icin-ne-yapmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Sep 2011 14:15:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet - Fitnes]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24910</guid>
		<description><![CDATA[Zayıflamak için ne yapmalı? Günlük hayatta durmadan zayıflamaktan söz edildiği du­yulur. Bunu ya yemeklerde ağzına bir şey koymayı reddeden, sonra bir çikolata paketine, ya da yağlı bir dilim ekmeğe, sosisli sandviçlere saldıran genç kızlar, ya da her şeye rağmen daha akıllı olan, fakat yaşayışlarının, çocuklarının, çalışmaları­nın v.s. nin kendilerini uygun bir zayıflama küründen alıkoy­duğunu ileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Zayıflamak için ne yapmalı?</strong></span><br />
Günlük hayatta durmadan zayıflamaktan söz edildiği du­yulur. Bunu ya yemeklerde ağzına bir şey koymayı reddeden, sonra bir çikolata paketine, ya da yağlı bir dilim ekmeğe, sosisli sandviçlere saldıran <a title="kızlar" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/genc-kizlar/">genç kızlar</a>, ya da her şeye rağmen daha akıllı olan, fakat yaşayışlarının, çocuklarının, çalışmaları­nın v.s. nin kendilerini uygun bir <a title="zayıflama" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/diyet-fitnes/">zayıflama</a> küründen alıkoy­duğunu ileri süren genç kadınlar, ya da iş konuşmaları için verilen <a title="yemek tarifleri" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/">yemek</a>lerden yakınan ve her altı ayda bellerinin ve bo­yunlarının kalınlığı birkaç santim artan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/ask/ah-erkekler/">erkekler</a>, ya da ken­dilerinin pek zayıf olduklarını sanarak durmadan şişmanla­mak istediklerini tekrarlayan kimseler söylerler. İnsanların bu yük çoğunluğu, kaybetmeleri gereken, ya da kaybettikleri ki­lolardan bahsederler. Bu konuda herkesin kendi tekniği ve kendi teorisi vardır, ama ne yazık ki, ya bunların etkililiğine İnandırılmak, ya da aksine başkalarını inandırmak için hep­sini bol bol ortaya dökerler.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Herkes zayıflamak ister, fakat&#8230;</strong></span><br />
Kesin bir kural: Zayıflamaktan söz edenler, lokantada en ağır yemekleri seçenlerdir; şüphesiz zayıflamaktan söz et­menin zayıflama yolunda bir adım olduğunu sanırlar.<br />
Zira, herkes zayıflamadan söz etse bile gerçekten zayıflayan kimseler pek azdır. Elbette, zaman zaman dostlarınızdan bazıları birkaç hafta ortalıkta görünmez olurlar — sebebi ge­nellikle doktorun onları korkutmasıdır — sonra etkili bir kürü tamamlayıp tekrar meydana çıktıklarını görürsünüz: on iki kilo kadar «safra atmıştır»; ama hepsi bu kadar.<br />
Genellikle, beden çizgilerini koruyanlar, fcilolarma dikkat edenler ve birgün daha ağır zorunluklara başvurmamak için kendilerini gözetenlerdir</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Zayıflamayı daima düşününüz, ama sözünü etmeyiniz:</strong></span><br />
<a href="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/09/zayıflama.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-24911" title="zayıflama" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/09/zayıflama.jpg" alt="" width="402" height="204" /></a>Zira, zayıflamak istediğiniz ve bir rejime başlamanın ge­rekli olduğunu düşündüğünüz ya da zaten rejim yapmakta olduğunuz zaman ilk kural bundan hiç bahsetmemektir. Başka­larının bundan daha çok canını sıkan birşey yoktur. Siz pek kaygılanır bir yaratılışta iseniz kendi kendinizi bir saplantının rahatsızlığı içine atacaksınız, öyle ki bir fil kadar şişmanlasanız da, çevrenizdekiler sizi avutma yönüne gitmeyi tercih edeceklerdir.<br />
Yağ insan yapısının temel elemanlarından biridir, vücut­ta biraz yağ bulunması gerekir, zira yağ hem vücut için bir yedekler deposu, hem de koruyucu bir şiltedir. Organları sarıp sarmalamaya yarar, deriye o kaygan esnekliğini verir, nazik organların çevresinde boşlukları doldurucu bir rol oynar, fakat, bol bol yığılmaya bırakılırsa derinin altında hakiki yastıklar teşkil eder, ve normal plarak ona tayin edilmiş sınırları aşar, korumakla görevli olduğu organları, özellikle kalbi sıkma teh­likesi başgösterir. İşte bunun için yağ bedeni istila edici olmı-ya başlayınca, yalnız çirkinnk yaratmakla kalmaz, fakat <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a> için gerçek bir tehlike halini alabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan zayıflâmıya karar verdi mi, buna başlama anı üze­rinde asla bir karara varamaz. Daima sekiz gün, sonra bir ay, daha sonra altı ay beklenir&#8230; Ta ki ileriyi gören bir hekim alarm zilini çalıncaya kadar. Fakat niçin geç kalmalı ve az zorlayıcı bakımlar sıkıcı bir kür haline getirilmeli? Amerika Birleşik Devletlerinde, İsviçre&#8217;de ve biraz da Fransa&#8217;da yayılmış olan fcu klinik tedavileri, evinizde bile yapılsa, sizin de, çevrenizdekilerin de günlük hayatlarını alt üst eder.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi seklini seçmeyi biliniz.</strong></span><br />
Bu duruma gelmediğinizi temenni edelim ve sadece birikmeye bırakmış olduğunuz beş kiloyu, her kış 500 gram 500 gram atmanın bahis konusu olduğunu düşünelim. Tabiî bu beş kile Sizi gerçekten çirkinleştirmez ve sağlığınız üzerinde de etki yapmaz. Şurası muhakkak ki bunlar olmasaydı on yıl gençleşirdiniz. Gerçekten, siluetteki birkaç açıdan, sivri bir çene­den, ince bir boyundan, düzgün bir endamdan daha fazla gençleştiren bir şey yoktur. İnsanların çoğu için biraz zayıflamada fayda vardır; şişman oldukları için değil, birkaç yıl önce sahip oldukları görünüşü artık azar azar hatırlamadıkları için&#8230; İyi bir görünüş arz etmediklerini, bazı giyimlerin artık yaşlarına uymadığını, ya da netice itibariyle hemen hemen görünmeyen bu birkaç kiloyu atmakla uğraşamayacak kadar yorgun olduk­larını ileri sürerler. Bütün bu mahzurların bahis konusu ki­lolarla kaybolacağını unuturlar. Ağırlığınız üzerinde inatçı bir anlayışsızlık göstermeniz ve özellikle otuz yaşındaki bir kadı­nın normal olarak, onsekizindevken sahip olduğu ağırlıktan fazla çekmesi, hiç değilse biraz fazla çekmesi gerektiğine inanmamayı istememeniz haklı olur mu?</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan çok zaman zayıflama tarzı üzerinde yanılır. Elbette, en şişmanlatıcı şeyleri bol bol yedikten sonra, sizi zayıflatacağı sanılan birkaç hap yutarak meseleyi çözümlendiğinizi düşüne­mezsiniz. Bununla birlikte, izlenecek tedavilerde hayli tezatlar vardır. Belki bu, şişmanlık tipine göre değişmesindedir, bir tip şişmanı zayıflatabilen bir tedavi şekli, başka bir tipe uymayabilir.<br />
Demek ki genellikle birbirine zıt bir tedavi dizisi vardır, Ya size iyi gelir, ya kötü. Sonunda hangisini seçeceğinizi şa­şırırsınız. Bazı şişmanlık hallerinde hekime görünmek şarttır. Atılacak birkaç kilonuz varsa, bunu doktorun gözetimi altın­da yapmanız iyi olur. Fakat kendinize bir takım sorular sor­manız normaldir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/zayiflamak-icin-ne-yapmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklere Düzenli Beslenme Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklere-duzenli-beslenme-aliskanligi-nasil-kazandirilir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklere-duzenli-beslenme-aliskanligi-nasil-kazandirilir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2011 17:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24888</guid>
		<description><![CDATA[Düzenli beslenme alışkanlığı vermek için yapılacak şeyler: 3,5-4 kilo gelen normal bir bebek; 3,5 &#8211; 4 saatte bir beslenmeye kolayca alışabilir ve başlangıçta 6-7 kere emziril­mek ister. Böyle bir bebeği genellikle şu saatlerde emzirmek birçok bakımdan elverişlidir: saat 6&#8242;da &#8211; 10&#8242;da &#8211; 14&#8242;de &#8211; 18&#8242;de 22&#8242;de &#8211; 2&#8242;de. Bebek buna alışamıyorsa aralıkları (annenin sütü bolsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Düzenli beslenme alışkanlığı vermek için yapılacak şeyler:</strong> 3,5-4 kilo gelen normal bir bebek; 3,5 &#8211; 4 saatte bir beslenmeye kolayca alışabilir ve başlangıçta 6-7 kere emziril­mek ister. Böyle bir bebeği genellikle şu saatlerde emzirmek birçok bakımdan elverişlidir: saat 6&#8242;da &#8211; 10&#8242;da &#8211; 14&#8242;de &#8211; 18&#8242;de 22&#8242;de &#8211; 2&#8242;de. Bebek buna alışamıyorsa aralıkları (annenin sütü bolsa ve bebek İyi içebiliyorsa) 3 saate, memeyle besleniyor ve annenin sütü bol gelmiyorsa 2 saate indirin.</p>
<p style="text-align: justify;">Bebek, beslenme saati geldiği halde uyanmamışsa, uyandı­rın. Zorla yedirmeye kalkmanız gerekmez. Son beslenmeden 4 saat sonra uyandırdıysanız, birkaç dakika içinde kendiliğinden yemek isteyecektir. Buna karşı bebek normal saatinden yarım saat önce mama istemeye başlamışsa, ağlamaya başlar başla­maz emzirmeyin. Belki neden uyandığını kendisi de bilmediği için ağlıyordur. Fakat on-on beş dakika sonra hâlâ ağlamaya de­vam ediyorsa, çocuğa mama vermek için daha fazla beklememelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>«Hani dört saat beklenecekti?» </strong></span>diyebilirsiniz. Çocuk, bu bes­lenmeden sonra daha uzun süre uyuyup tam öteki beslenme saatinde uyanabilir ve düzen de böylece bozulmamış olur. Ara­daki bu açık gündüz dolmazsa gece kendiliğinden kapanır. Be­bek hep erken uyanıyorsa, o zaman aldığı besin miktarı dört saat beklemesine yetmiyor demektir. Bu takdirde, memeyle bes­leniyorsa daha sık emzirin. Böylece meme de birkaç gün sonra daha çok süt vermeye başlar. Fakat bebek sunî olarak besleni­yor ve biberonlarını boşalttığı halde zamanından önce uyanma­ya devam ediyorsa, miktarı arttırıp arttırmayacağınızı doktorunu­za sorun.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Saatinden ne kadar erken emzirebilirsiniz?</strong></span> Bebek, sa­atinden az önce uyanmışsa ve aç görünüyorsa <a title="beslenme" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/beslenme/">beslenme</a>si iyi olur dedim. Aynı şey, zamanından bir hatta bir buçuk saat önce mama isteyen bebeğe de uygulanabilir. Fakat karnını iyice do­yurduğu halde öteki beslenme zamanından iki ya da üç saat ön­ce uyanmışsa, acıkmış olması pek muhtemel değildir. Uykusu bir sindirim bozukluğu ya da karın ağrısı yüzünden bölünmüştür. Böyle hallerde emzirmekte acele etmeyin, emzirme sindirim bo­zukluğunu düzeltemez. Bebek, ellerini ısırıyor ve yakaladığı şey­leri ağzına götürmeye çalışıyor olsa bile bundan çocuğun acık­tığı. Anlamını çıkarmayın. Birçok bebek, aynı şeyi karnı ağrıdığı zaman da yapabilir. <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">Bebek</a>lerin açlık ile karın ağrısını birbirinden ayıramadıkları rahatça söylenebilir.  Başka bir deyimle, bebeğe her ağladığı zaman mama ver­meyin. Sık sık anormal saatlerde ağlıyorsa durumunu inceleyin ve doktora danışın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/bebeklere-duzenli-beslenme-aliskanligi-nasil-kazandirilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebeliğin 3 ila 6. Ayı Arasında Neler Olur?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/gebeligin-3-ila-6-ayi-arasinda-neler-olur/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/gebeligin-3-ila-6-ayi-arasinda-neler-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 01:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ay ay gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24869</guid>
		<description><![CDATA[Hamileliğin 13-26. haftaları, yani ikinci üç aylık dönem, ilk trimesterdeki şika­yetlerinizin çoğunu geride bıraktığınız, henüz üçüncü trimesterdeki doğum ha­zırlıklarına başlamadığınız bir süreçtir. Birinci trimesterde yaşadığınız yorgun­luk, halsizlik, mide bulantıları gibi fiziksel rahatsızlıklar artık bedeninizi bırak­mıştır. Kendinizi daha enerjik ve huzurlu hissedersiniz. Öte yandan hamileliğe de alıştınız. Okuduklarınız ve duyduklarınızla daha bilgili ve hazırlıklı bir anne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hamileliğin 13-26. haftaları, yani ikinci üç aylık dönem, ilk trimesterdeki şika­yetlerinizin çoğunu geride bıraktığınız, henüz üçüncü trimesterdeki <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> ha­zırlıklarına başlamadığınız bir süreçtir. Birinci trimesterde yaşadığınız <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/yorgunluk/">yorgun­luk</a>, halsizlik, mide bulantıları gibi fiziksel rahatsızlıklar artık bedeninizi bırak­mıştır. Kendinizi daha enerjik ve huzurlu hissedersiniz. Öte yandan hamileliğe de alıştınız. Okuduklarınız ve duyduklarınızla daha bilgili ve hazırlıklı bir anne adayı oldunuz. Bebeğinizin tekmelerini ve hareketlerini hissetmeye başlamanız sizi heyecanlandıracak ve bu dönemde bir <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek </a>sahibi olacağınız fikrine ken­dinizi hazırlamanız daha da kolaylaşacak.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci trimesterde yapılacak kan testleri, doğum öncesi testler ve ultrasonografi görüntüleri ile bebeğinizin sağlığının yerinde olduğundan emin olabileceksiniz. Bebeğinizin görüntülerinden onun büyüdüğünü, hareket ettiğini, vücudunda değişikliklerin meydana geldiğini gördükçe eşiniz ve akrabalarınız başta olmak üzere tüm yakınlarınızla bu büyülü gelişimi paylaşmak isteyeceksiniz. Bu, gerçekten oldukça keyifli bir süreçtir. Bebeğinizin dünyaya gelmesinden önceki 40 haftalık döneminin ikinci aşaması bu bilgiler ve gelişmeler ışığında tahmininiz­den de hızlı geçecektir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Annenin Vücudunda Meydana Gelen Değişiklikler</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"> <strong>Dış Görünümünüz</strong></span><br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-24870" title="gebelik" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/08/gebelik-300x131.jpg" alt="" width="300" height="131" />Birçok hamile <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com/">kadın</a>ın hamile olduğu 16. haftaya kadar dışarıdan bakıldığında belli olmaz. Elbette bu durum, vücut yapınıza ve nasıl bir <a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hamilelik/">hamilelik</a> geçirdiğini­ze göre de değişir. 12. haftadan itibaren rahminiz, pelvis dediğimiz kalça kemik­lerinizden yukarı doğru çıkmaya başlar. 20. haftadan sonra rahminizin tepesi göbeğinize kadar ulaşsa da, dışarıdan yine de belli olmayabilir. Bu süreye kadar vücudunuzda meydana gelen değişikliklerin hiçbiri belinizin kalınlığında çok belirgin bir artışa neden olmayabilir. Vücudunuzun içinde ve bebeğinizin gelişi­minde hızlı değişimler olsa da, henüz dışarıdan fark edilmesi için biraz erken­dir. Gene de çoğu gebe 16. haftadan itibaren yeni giysiler alma ihtiyacı hisseder. Hadi alışverişe&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Unutkanlık ve Sakarlık</strong></span><br />
Arabanın anahtarlarını buzdolabında mı unuttunuz? Sofrayı toplarken sıkça kı­rıp döküyor musunuz? Bu göstergelerin henüz bir bilimsel açıklaması yok, ama evet, ikinci trimesterde bazen daha belirgin olmak üzere, kadınların birçoğu ge­beliği boyunca unutkan ve sakardır. Bu durum sizin de başınıza gelirse hiç en­dişelenmeyin, geçicidir. Bu şikayetleri ortadan kaldırmak için belki sihirli bir formül yok, ama duruma şöyle de bakabilirsiniz: Vücudunuz ve zihniniz, içiniz­de bir bebek taşıyor olmanın ekstra sorumluluğunu yüklenmiş durumda. Dola­yısıyla bazı şeyleri unutmanız veya geç yapmanız, son derece anlayışla karşıla­nabilecek bir durum. Bebeğinizi kucağınıza aldıktan sonra, yaşantınızın ayrıntı­larına eskisinden de enerjik bir biçimde sarılacağınızdan hiç kuşkunuz olmasın!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gaz</strong></span><br />
Hamileliğinizin ikinci trimesterinde, ara sıra rahatsız edici gaz sancılarının ve geğirmelerin meydana gelmesinden şikayetçi olabilirsiniz. Bilin ki, gaz sorunu yaşayan ilk hamile kadın siz değilsiniz! Ne yazık ki bu durumu önlemek zor­dur&#8230; Ama, örneğin, kabız olmamaya çalışarak bir adım atabilirsiniz. Bunun için de, biliyorsunuz ki, sindirimi zor olan ağır gıdalar tüketmemek gerek. Sizi rahatsız eden yiyeceklerden uzak durarak ve sık aralıklarla ama azar azar yiye­rek bu sorunla mücadele edebilirsiniz. Bol su içmek ve yürüyüş yapmak da iyi gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mide Ekşimesi</strong></span><br />
Midenizin ürettiği asit <a title="yemek tarifleri" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/">yemek</a> borunuza doğru yayıldığında, bir ekşime, hatta göğüs kemiğinin arkasında bir rahatsızlık hissedersiniz. Normal zamanda da olabilen bu yanmayı hamilelikte daha fazla yaşamanız çok doğaldır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Bu duru­mun başlıca iki nedeni vardır:</strong></span> Vücudunuzun hamilelikte daha fazla ürettiği progesteron hormonu, sindirim sisteminizin faaliyetini yavaşlatır. Mideniz ile ye­mek borunuz arasında kapakçık görevi gören kaslarınız gevşer. Normalde mide asitlerinin yukarıya gitmesini engelleyen bu kasların gevşemesi nedeniyle, asit­ler yukarı yönelir. İkinci neden ise, rahmin büyüdükçe mideye baskı yapması­dır. Bu da aynı şekilde asitlerin yukarıya gitmesine neden olur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Bu konuda yapacağınız birkaç şey, mide ekşimelerinizi azaltabilir:</strong></span><br />
• Ağır öğünler yerine sık aralıklarla ve az miktarda yiyebilirsiniz (bir oturuşta midenizi doldurmayın)<br />
• Dışarı çıkarken yanınızda bir bisküvi bulundurabilirsiniz -<br />
• Baharatlı ve yağlı gıdalardan uzak durun<br />
• Yatmadan kısa süre önce yemek yemeyin. Gece en az iki yastığı üst üste koya­rak başınızı yüksekte tutun<br />
• Doktorunuza danışmak koşuluyla mide yanmasını önleyen bir ilaç alabilirsiniz</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tüylenme ve Tırnakların</strong></span><br />
Hamileyken, el ve ayak parmağı tırnaklarınız eskisine göre daha çabuk uzayabi­lir. Eğer güvenilir ve temiz bir salona giderseniz, manikür ve pedikür yaptırma­nıza itirazımız olmaz. Ancak temizliğinden ve kalitesinden emin değilseniz, bu işlemleri evde yapmanızı öneririz.<br />
Aynı şekilde vücudunuzdaki tüylerin ve saçınızın da eskisinden daha çabuk çık­tığını fark edebilirsiniz. Ayrıca, göbek, bel bölgesi gibi vücudunuzun daha önce tüy hiç çıkmayan yerlerinde tüylenmeler oluşabilir. Ağda, jilet veya epilatör gibi araçlarla bu tüyleri almanızda hiçbir sakınca yok. Ancak tüy dökücü kremlerin kimyasal maddeler içermesi nedeniyle bu dönemde kullanılmaması önerilmek­tedir. Şanslıysanız, tam tersi de olabilir ve tüyleriniz gebelik boyunca azalabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Kasık ve Kann Ağrıları</strong></span><br />
Hamileliğin 18 ve 24. haftaları arasında, kasıklarınızın bir tarafında veya her iki tarafında birden ani bir sancı veya sürekli bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu ağrılar ge­nellikle ani hareketler yaptığınızda veya uzun süre ayakta kaldığınızda kendini gösterir. Bu sancılar round ligament dediğimiz rahmi yerinde tutan bağlardan kaynaklanır. Rahim büyüdükçe bu bölgedeki ağrılar da artar. Çünkü bir yandan bağlar da gerilmektedir. Ağrınız olduğunda ağrının ters tarafına yatmayı dene­yebilirsiniz. Rahatsızlık verici olsa da, bu ağrılar gayet normal bir sürecin sonu­cudur. Güzel olan ise, hamileliliğinizin 24. haftasından sonra bu sancıların ya­vaş yavaş kaybolmasıdır.<br />
Bazen ikinci trimesterin ortalarında, hafif ve kısa süren kasılmalar veya kramp­lar hissedebilirsiniz. Bu kasılmalar küçük Braxton-Hicks kasılmaları olabilir ve bu durumda endişelenmeniz gerekmez. Genellikle yürüdüğünüz veya fiziksel olarak hareketli olduğunuz zamanlarda ortaya çıkar ve ayaklarınızı uzatıp din­lendiğiniz zaman da geçerler. Eğer dinlenmekle geçmezse, kasılmalar düzenli hale gelirse ve bir saat içinde 6 kereden fazla tekrar ederse, doktorunuzu arama­nızda yarar vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Burun Tıkanıklığı</strong></span><br />
Hamilelik sırasında meydana gelen aşırı kan akışı, burnunuzdaki mukoza denen zarların şişmesine ve burunda tıkanıklık hissi yaşanmasına neden olabilir. Tuz­lu su içeren damla kullanmak, bu tıkanıklığı gidermek konusunda işe yarayabi­lir ve oldukça güvenilirdir. Ayrıca geceleri horladığınızı fark edebilirsiniz (yani daha doğrusu siz değil de eşiniz!). Hamilelik süresince birden ortaya çıkan bu durumun nedeni yine burun tıkanıklığıdır. Peki bunun için ne önerebiliriz? Eşi­nize kulak tıkacı kullanmasını söyleyin! Şaka bir yana, burun tıkanıklığını daha etkili bir şekilde gidermek için kullanacağınız ilaçlar konusunda doktorunuza danışabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Burun ve Dişeti Kanamaları</strong></span><br />
Hamilelik süresince gebeliğinizi desteklemek üzere artış gösteren kan akışı ne­deniyle, burnunuzda ve diş etlerinizde küçük kanamalar yaşayabilirsiniz. Bu ka­namalar genellikle zaman içinde kendiliğinden durur. Kanayan bölgelere hafif bası yaparak miktarını ve şiddetini azaltmaya çalışabilirsiniz. Ayrıca dişleriniz için yumuşak diş fırçaları kullanmak da işe yarayabilir. Eğer kanamalar gözle gö­rünür ölçüde çoğalırsa ve sık sık olmaya başlarsa doktorunuza danışın.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Deride Görülen Değişiklikler</strong></span><br />
Hamileliğin ikinci trimesterinde derinizde göreceğiniz en belirgin değişiklik, karnınızın altında oluşan çizgidir. Göbek deliğinizden leğen kemiğinize dek uzanan bu koyu renkteki çizgiye <strong>&#8220;linea nigra&#8221;</strong> adı verilir. Teni koyu olan hami­lelerde bu çizgi daha da belirgin şekilde görülebilir. Açık tenli hamile kadınlar ise bazen bu çizgiyi fark etmeyebilir. Doğumdan sonra yavaş yavaş kaybolacak olan bu çizginin hiçbir zararı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yüzünüz de yanak, burun ve göz çevreleri başta olmak üzere koyulaşabilir. Bir maske şeklindeki bu koyu tabakaya gebelik maskesi veya kloazma diyoruz. Öte yandan, güneş ışınlarına maruz kalmak maskenin daha da koyulaşmasına neden olabilir. Bu lekelerin birçoğu <a title="gebelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">gebelik</a>ten sonra kaybolurken, kimilerinde de ka­lıcı hale gelebilir. Kalıcı hale gelmemesi için güneşe mutlaka yüksek koruyucu kullanarak çıkmanızı tavsiye ederiz. Vücutta spider anjiom dediğimiz kırmızı beneklerin oluşması da bazı hamile ka­dınlarda görülen deri degişimlerindendir. Doğumdan sonra muhtemelen tümü kaybolacak olan bu benekler nedeniyle endişelenmenize gerek yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/gebeligin-3-ila-6-ayi-arasinda-neler-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Öncesi Hangi Kontroller Yapılmalı?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-hangi-kontroller-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-hangi-kontroller-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 17:06:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24850</guid>
		<description><![CDATA[İlk Doğum Öncesi Kontrolünüzde Neler Olur? Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra ilk yapacağınız iş, doğruca doktorun yo­lunu tutmak olmalı. Bu kişi, önceden gittiğiniz bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olabileceği gibi, hamileliğinizle beraber bulduğunuz bir uzman da ola­bilir. İlk kez gidilen bir doğum öncesi muayenede doktorunuz sizi tanımak, tıbbi geç­mişiniz ve hamilelik öykünüz hakkında bilgi sahibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İlk Doğum Öncesi Kontrolünüzde Neler Olur?</strong><br />
Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra ilk yapacağınız iş, doğruca doktorun yo­lunu tutmak olmalı. Bu kişi, önceden gittiğiniz bir <a title="kadın hastalıkları" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/kadin-hastaliklari/">kadın hastalıkları</a> ve <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> uzmanı olabileceği gibi, hamileliğinizle beraber bulduğunuz bir uzman da ola­bilir. İlk kez gidilen bir doğum öncesi muayenede doktorunuz sizi tanımak, tıbbi geç­mişiniz ve hamilelik öykünüz hakkında bilgi sahibi olmak ister. Ayrıca geçir­mekte olduğunuz fiziksel değişikliklerin neler olduğunu, şikayet veya hastalık­larınızın olup olmadığını da sorar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Yaşam tarzınız:</strong></span> Doktorunuz iş yaşamınızda aktif mi masa başı mı olduğunuzu öğrenmek amacıyla mesleğinizi sorabilir. Eğer günlerinizi sürekli ayakta dura­rak, geceleri çalışarak veya ağır nesneler kaldırarak geçiriyorsanız, doktorunuz sizden muhtemelen bunlardan vazgeçmenizi isteyecektir. Ayrıca alkol, sigara ve herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığınızı da öğrenmek ister.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Son regl tarihiniz:</strong></span> Tıp dilindeki karşılığıyla son menstruasyonunuzun, yani reg­linizin ilk gününün hamileliğinizin ilk günü olarak kabul edildiğini belirtmiştik anımsarsanız. Doktorunuz bu tarih üzerinden 40 haftalık bir takvim çıkararak tahmini doğurma gününüzü hesaplayacaktır. Eğer son regl tarihinizi hatırlamı­yorsanız, doktorunuz ultrasonografi aracılığıyla hamileliğinizin ne kadar ilerle­diğini kesinleştirmeye çalışacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong><a title="hamilelik" href="http://www.kadinlarsitesi.com/yazi/hamilelik/"><span style="color: #ff0000;">Hamilelik</span></a> öykünüz ve jinekolojik durumunuz:</strong></span> Eğer hamileliğinizle birlikte yeni bir doktora gitmeye başladıysanız, bu yeni kişi, <img class="alignright size-medium wp-image-24851" title="dogum-oncesi-kontroller" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/07/dogum-oncesi-kontroller-300x152.jpg" alt="" width="300" height="173" />sizin jinekolojik öykünüz hak­kında da bir dosya oluşturmak isteyecektir. Daha önce bir hamilelik, düşük, kürtaj veya ameliyat geçirip geçirmediğinizi ve herhangi bir jinekolojik sorunu­nuzun olup olmadığını merak edecektir. Geçmişiniz hakkında ayrıntılı bilgi edi­nen doktorunuz, böylelikle hamileliğinizi daha doğru takip edecektir. Örneğin geçmişte bir erken doğum yaptığınızı veya gebelik diyabeti geçirdiğinizi öğrenen doktorunuz, bu aşamadan sonra gereken tedbirlerin alınması için kolları sıvayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tıbbi aile öykünüz:</strong></span> Hem sizin ailenizin hem de baba adayının ailesinin tıbbi geç­mişleri büyük önem taşımaktadır. Örneğin ailenizde ikiz veya iri <a title="bebek" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/bebek/">bebek</a> doğum­ları olmuşsa, bunun bilinmesi önemlidir. Bu tip kalıtımsal yatkınlıkların kuşak­tan kuşağa geçiyor olması, bebeğinizin sağlığı açısından önemli rol oynar. Bu­nun yanı sıra, ailenizde ciddi <a title="sağlık" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a> sorunları veya kistik fibrozis gibi hastalıklar varsa, bunların bilinmesi, bebeğinizin kalıtsal olarak bu durumdan etkilenip et­kilenmediğini testlerle saptamak açısından önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fizik muayene:</strong></span> Bu ilk doğum öncesi kontrolünüzde, doktorunuz sizinle görüş­tükten sonra fizik muayeneye geçecektir. Rahminizi, rahim ağzınızı, yumurta­lıklarınızı inceleyecek, rahim ağzım daha detaylı değerlendirmek üzere Pap-smear testi için örnek alacaktır.<br />
Fizik muayenenin ardından hamileliğiniz ve yaşadığınız veya yaşayacağınız ola­sı sorunlar hakkında doktorunuz size ayrıntılı bilgi verecektir. Devam ettiğiniz tedaviler varsa ve düzenli ilaç kullanıyorsanız, bunların sakıncasının olup olma­dığını da doktorunuza sorabilirsiniz; zaten sormanız gerekir. Ayrıca doktoru­nuz, dikkat etmeniz gerekenler, sakınmanız veya yapmanız gerekenler hakkın­da size bir liste çıkaracaktır. Kilo, tansiyon gibi ölçümlerin yapılması da bu ilk kontrolden sonra başlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Ultrasonografi:</strong></span> Ses dalgalarını kullanarak görüntü elde edilmesi yoluyla, rahmi­nizin ve bebeğinizin durumunun incelenmesidir. Bu uygulama kesinlikle rad­yasyon içermez ve sizin ve bebeğiniz için çok güvenilir bir yöntemdir. İlk trimesterde, daha iyi bir görüntü elde edebilmek için ultrasonografi vajinal yolla da uygulanabilir. Karnın üzerinden yapılan muayenelerde henüz bebeğiniz çok küçük olduğundan net görüntü almamayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #993366;"><strong>İlk ultrasonografi muayenenizde şu değerlendirmeler yapılır:</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Beklenen doğum tarihinin doğruluğu:</strong></span> Son adetinizin ilk günü ile karşılaştırıldığın­da, bebeğinizin büyüklüğünün ve gelişiminin normal olup olmadığı kontrol edi­lir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fetal canlılık:</strong></span> Hamileliğinizin ilk beş ya da altı haftasında, bebeğinizin kalp atış­ları dinlenir ve canlılığı teyit edilir. 6. haftadan önce bebeğinizin öncüsü olan embriyonun kendisinden çok gestasyonel keseyi, yani gebelik kesesini görmek mümkün olur. Gebelik kesesi rahmin dışında ise, yani dış gebelik geçiriyorsa­nız, bu muayenede anlaşılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fetus sayısı:</strong></span> Yine ultrasonografi aracılığıyla kaç fetus taşıdığınız saptanacaktır. Birden fazla fetus olması durumunda, onları ayıran ince zarın görüntüsünün ve plasenta konumlarının kontrol edilmesi, aynı plasentada mı yoksa ayrı plasenta­larda mı bulunduklarını gösterecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fetusta anormallikler:</strong></span> Fetustaki bazı anormallikleri özellikle 11-14. gebelik haf­talarında yapılacak olan detaylı ultrasonografi taramasında görebilmek müm­kündür. Ense kalınlığı ölçümü ile bazı genetik ve kromozomal anormallikler tahmin edilmeye çalışılır. Kromozom anomalilerini taramak amacıyla ikili tara­ma testi istenir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Yumurtalıklarınızın durumu:</strong></span> Ultrasonografi, yumurtalıklarınızda bir anormallik olup olmadığını, mesela bir kistin varlığını gösterecektir. Eğer kayda değer bir kist varsa, türüne, büyüklüğüne ve sizdeki bulgulara göre alınması gereken ted­birlere karar verilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Myomlarm varlığı:</strong></span> Myom denilen iyi huylu tümörler, rahmin aşırı ve düzensiz büyüyen kaslarından oluşur. Ultrasonografide myomun olup olmadığı kadar, varsa rahim içindeki yerleşimi ve gebelik açısından bir risk oluşturup oluştur­mayacağı değerlendirilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/dogum-oncesi-hangi-kontroller-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin Başlangıcı Olarak Ne Kabul Edilir?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/hamileligin-baslangici-olarak-ne-kabul-edilir/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/hamileligin-baslangici-olarak-ne-kabul-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jul 2011 18:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24846</guid>
		<description><![CDATA[Hamileliğinizin başlangıcı olarak, cinsel birleşmenin gerçekleştiği tarih değil, son adetinizin ilk günü kabul edilir. Bu tarihin üzerine 280 günlük süre eklene­rek bebeğinizin doğacağı tarih hesaplanır. Muhtemelen siz de birçok kadın gibi gebeliğinizden adetinizin gecikmesinden şüphelenerek haberdar olmuşsunuz­dur. Adetinizin geciktiği tarihlerde elinizde &#8220;pozitif&#8221; bir gebelik testi varsa, sizin 2 hafta önceki cinsel birleşmeden gebe kaldığınızı bilmemize [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Hamileliğinizin başlangıcı olarak, cinsel birleşmenin gerçekleştiği tarih değil, son adetinizin ilk günü kabul edilir. </strong>Bu tarihin üzerine 280 günlük süre eklene­rek bebeğinizin doğacağı tarih hesaplanır. Muhtemelen siz de birçok <a title="kadın sitesi" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadın</a> gibi gebeliğinizden adetinizin gecikmesinden şüphelenerek haberdar olmuşsunuz­dur. Adetinizin geciktiği tarihlerde elinizde <strong>&#8220;pozitif&#8221;</strong> bir gebelik testi varsa, sizin 2 hafta önceki cinsel birleşmeden gebe kaldığınızı bilmemize rağmen, 4 hafta önceki son adetinizin ilk gününden itibaren gebe kaldığınızı kabul ederek he­saplarımızı yaparız, yani sizi 4 haftalık gebe olarak kabul ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/gebelik/">Gebelik</a> testinizin olumlu sonuç verdiği tarihlerde yumurta ve spermin birleş­mesinden oluşmuş olan bebeğinizin öncüsü blastokist, rahminizin duvarına yer­leşmiş demektir. Döllenen ürünün bir bölümü bebeğe (embriyo), bir bölümü eşine (plasenta), bir diğer bölümü de amniyon sıvısının bulunduğu keseye dö­nüşür. Bebeğin eşi, yani plasenta gebelik süresince bebeğinizin oksijen almasını ve <a title="beslenme" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/beslenme/">beslenme</a>sini sağlar, atıkları uzaklaştırır. Beta HCG dediğimiz ve gebelik tes­tinde &#8220;pozitif olarak ölçtüğünüz gebelik hormonu buradan salınır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-24847" title="gebelik-baslangici" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/07/gebelik-baslangici-300x157.jpg" alt="" width="300" height="157" />Bebeğinizi çevreleyen kesenin içinde yer alan amniyon sıvısı ise bebeğinizi yumuşacık bir yastık gibi sarar ve korur.<br />
Birçok anne adayını rahatlatacağına inandığımız bir bilgiyi burada eklemek iste­riz. Cinsel birleşmenin gerçekleştiği tarih ile adetinizin gecikmesi arasırida ge­çen 2 haftalık sürede gelişen embriyo dış etkenlere karşı oldukça dayanıklıdır. Yani o süre içinde anne adayı gebeliğinden habersiz bir şekilde ilaç almışsa, em­briyo bundan çoğunlukla etkilenmeyecektir. Yine de siz siz olun, doktorunuza, ilk randevunuzda, bu süre içinde tükettiğiniz alkol ve aldığınız ilaçlar konusun­da bilgi vermeyi unutmayın,</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci trimester dediğimiz bu ilk 13 haftalık süreçte kendinizi gebeliğinize ve doğacak olan çocuğunuza ruhsal olarak hazırlamanızın yanı sıra, vücudunuzda da değişiklikler olmaya başlar. Sizinle birlikte bebeğiniz de hızla gelişmekte ve şekillenmektedir. Bu bölümde sizin vücudunuzda ve bebeğinizin gelişiminde yaşanacak olan değişimleri ayrıntılı olarak ele alacağız. Ayrıca <a title="doğum" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/dogum-videolari/">doğum</a> öncesi kontrollerin başlamasıyla bu muayenelerde hangi uygulamaların yapıldığına da değineceğiz. Karşılaşabileceğiniz risklerin yanı sıra bunların çözümlerinin de bulunduğunu bilmenizi istiyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/hamileligin-baslangici-olarak-ne-kabul-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Formunuzu korumak için yapmanız gerekenler</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/formunuzu-korumak-icin-yapmaniz-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/formunuzu-korumak-icin-yapmaniz-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 20:02:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>GULSAH</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet - Fitnes]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24775</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde özellikle bayanların en çok çaba harcadığı konu olan sağlıklı zayıflamak ve formunu korumaktır. Gün içinde düzenli olarak uygulayacağınız birkaç nokta hem sağlıklı zayıflamanızı hem de formunuzu korumaya yeter. Sabah uyandığınız zaman, aklınıza gelen ilk şey bir bardak su içmek olsun. Çünkü sabah içeceğiniz sadece bir bardak su bütün gece yavaşlamış olan sindirim sisteminizi hızlandırdığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Günümüzde özellikle bayanların en çok çaba harcadığı konu olan <a title="sağlık" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/">sağlık</a>lı zayıflamak ve formunu korumaktır. Gün içinde düzenli olarak uygulayacağınız birkaç nokta hem sağlıklı zayıflamanızı hem de formunuzu korumaya yeter.</p>
<p style="text-align: justify;">Sabah uyandığınız zaman, aklınıza gelen ilk şey bir bardak su içmek olsun. Çünkü sabah içeceğiniz sadece bir bardak su bütün gece yavaşlamış olan sindirim sisteminizi hızlandırdığı gibi, iç organlarınızı yıkayarak duş etkisi yapacaktır. Bağırsaklarınız çalışmadığı sürece kilo veremeyeceğinizi unutmayın. Bu sebeple sabah içeceğiniz bir bardak su da bağırsak çalışması için faydalı olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çok sık yapılan hatalardan biri de, sabah kahvaltısı yapmadan güne başlamaktır. Sabah asla kahvaltı yapmadan güne başlamayın. Zira sabah kahvaltısını atladığınız zaman, metabolizmanız yavaşlayacak ve vücut kıtlık var sanarak bir dahaki öğüne kadar stok yapmaya başlayacaktır. Bu da siz kilo olarak geri dönecek demektir. Bu yüzden sabah kahvaltınızı yağsız besinler tercih ederek ve mümkünse mutlaka bir iki tane yeşil sivri biber tüketerek yapın. Çünkü yeşilbiber bağırsaklarınızın çalışmasında son derece etkilidir. Çay olarak da siyah çay yerine yeşil çay tercih edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-24795" title="zayıflama" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/07/zayiflama-diyet-300x169.jpg" alt="" width="333" height="199" />Gün içinde 3 ana öğün arasında mutlaka 2 veya 3 ara öğün alın. Ara öğün sayesinde kan şekeri düşmesi veya açlık krizi gibi sorunlar yaşamazsınız. Bir kase yoğurt, yarım kilo mevsim meyvesi, yarım bardak fındık mükemmel ara öğün çeşitlerindendir. Ayrıca yoğurt, özellikle göbek eritmek için oldukça faydalıdır. Günde 3 kâse yoğurt tüketmek göbek yağlarını eritmek için en önemli adımlardan biridir. Ancak yoğurt tercihinizi yağsız yoğurttan yana yapmalısınız ve mümkünse evinizde kendi yaptığınız yoğurdu tüketmeye çalışın.<br />
Formunuzu korumak, <a title="zayıflama diyet" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/saglik/diyet-fitnes/">zayıflama</a>k, sağlıklı bir beden için en önemli faktörlerden biri de günlük su tüketimidir. Yaz aylarında 2 ila 3 litre su tüketmeye özen gösterin. Çünkü yaz mevsiminde terlemenin etkisi ile vücudunuz su kaybeder. Ancak kış aylarında 1,5 ila 2 litre su yeterli olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşınıza göre gün içinde almanız gereken belli bir vitamin miktarı var. İhtiyacınız olan vitaminler ve miktarları için doktorunuza danışabilirsiniz. İhtiyacınız olan belli kalori ve vitamin oranlarının üzerine çıktığınızda kilo alacağınızı, altına düştüğünüzde zayıflamaya başlayacağınızı unutmayın.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüketeceğiniz sıvı gıdaların asitli, gazlı içecekler yerine, taze sıkılmış meyve suları olmasına özen gösterin. Özellikle ev yapımı limonata çok faydalıdır. Çünkü asitli ve gazlı içecekler şişkinliğe sebep olarak, daha kilolu görünmenize sebep olur. Doğal maden sularını gün içinde 1 ila 2 şişe tüketmek sağlıklı zayıflamak ve formunuzu korumak için faydalı olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Alkol tüketimi ya tamamen bırakmalı ya da azaltmalısınız. Çünkü alkol özellikle göbek bölgesinde şişkinliğe sebep olur.<br />
Yağlı <a title="yemek tarifleri" href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/mutfak/">yemek</a>ler tüketmeniz gerektiği zamanlarda yemeğin üzerinde sıkacağınız çeyrek limon suyu, yemeğin zararlı yağlarının kırılmasına sebep olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Plates form korumak ve vücudu sıkılaştırarak olduğunuzdan daha zayıf görünmeniz için son derece faydalıdır. Ancak pilatesi mutlaka bir uzman gözetiminde yapmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/formunuzu-korumak-icin-yapmaniz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Menopoz Döneminde Kadınlar Ne Gibi Değişiklikler Yaşar?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.com/menopoz-doneminde-kadinlar-ne-gibi-degisiklikler-yasar/</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.com/menopoz-doneminde-kadinlar-ne-gibi-degisiklikler-yasar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 12:35:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.com/?p=24695</guid>
		<description><![CDATA[Menopoz dönemi, her kadının hayatının ortalama üçte birini kapsayan bir süreçtir. Menopoz yumurtalıklarda bulunan yumurta hücrelerinin yok olması ile beyinden salgılanmaya devam eden hormonlara yumurtalıkların yanıt vermemesi ile doğurganlık ve adet dönemlerinin sona ermesi halidir. Lakin durum yalnızca bundan ibaret değildir. Adet döneminin sona ermesi menopozun yalnızca görünen belirtisidir. Hâlbuki hormon seviyesindeki değişikliklerle birlikte bedendeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Menopoz dönemi, her kadının hayatının ortalama üçte birini kapsayan  bir süreçtir. Menopoz yumurtalıklarda bulunan yumurta hücrelerinin yok  olması ile beyinden salgılanmaya devam eden hormonlara yumurtalıkların  yanıt vermemesi ile doğurganlık ve adet dönemlerinin sona ermesi  halidir. Lakin durum yalnızca bundan ibaret değildir. Adet döneminin  sona ermesi menopozun yalnızca görünen belirtisidir. Hâlbuki hormon  seviyesindeki değişikliklerle birlikte bedendeki kemik erimesinden tutun  da damar sertleşmesine kadar birçok değişiklikler meydana gelmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Menopoz Kaç Yaşında Olur?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Menopoz için belli bir yaş tayin etmek zordur. Zira her kadının  menopoza girdiği yaşı farklıdır. Yumurtalık işlevlerinin azalmaya  başlaması ile birlikte başlayan döneme perimenopoz denmektedir.  Adetlerin kesildiği duruma menopoz, adet döneminin kesilmesinin  başladığı dönemden 1 yıl sonraki hayatının sonuna kadar devam edecek  olan döneme de postmenopoz denmektedir. Fakat genel olarak kullanılan  şekli olan postmenopozal dönemini <a title="menopoz" href="http://www.kadinlarsitesi.com/menapoz/">menopoz</a> dönemi olarak inceleyeceğiz.  Türkiye’de menopoz yaşı 46 iken Amerika’da 51 olarak tespit edilmiştir.  Bunun yanında istisna olmakla birlikte 23 yaşında menopoza giren  kadınlar olduğu gibi 55 yaşında olup da yeni menopoza giren <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.com/">kadın</a>larda  görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-24696" title="menopoz" src="http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2011/06/menopoz-300x155.jpg" alt="" width="300" height="181" />Menopozun Belirtileri Nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Menopozun ilk belirtisi adet döneminin sona ermesidir. Kişi menopoza  gireceği zaman aşırı ateş basmaları, sık sık çok yoğun terleme, aşırı  sinir, aşırı alınganlık, duygusallık, cinsel isteksizlik, idrar kaçırma,  vajinada kuruluk.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Her Adetten Kesime Menopoz Mudur?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hayır. Kesinlikle böyle bir yanılgıya ve paniğe düşmeyin. Adetten  kesilme bazı zamanlar gebelik işaretidir. Bunun yanında aşırı spor ve  egzersizler, aşırı kilo kaybı, kimi yumurtalık hastalıkları, rahim  hastalıkları da adetten kesilme nedenlerindendir. Bunun yanında rahim  ameliyatları olduktan sonra adet dönemi devamı görülmez. Bu durumda  çoğunlukla menopozla karıştırılır. Rahim alınması durumda tabiî ki adet  kanaması olmayacaktır. Düzenli bir şekilde adet dönemi yaşarken ameliyat  ile rahmi alınan kadının, yumurtalıkları da alınmış ise zamanından önce  menopoza girmiş anlamına gelir. Halbuki yumurtalıkları işlev görmeye  devam edecektir. Lakin adet kanamasının olacağı organ yani rahim artık  olmadığı için kadın artık adet göremeyecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.com/menopoz-doneminde-kadinlar-ne-gibi-degisiklikler-yasar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

