GeliÅŸmiÅŸ hayvanların çoÄŸunun vüÂcudu, sert kemiklerden oluÅŸmuÅŸ bir isÂkelet çatının etrafında yer alan çeÅŸitli dokular ve kaslardan oluÅŸmuÅŸtur. Kalp, vücudun ihtiyacı olan oksijeni çeÅŸitli yerlere gönderebilmek için pompalama görevini yerine getirir. AkciÄŸerler, vüÂcudun ihtiyacı olan oksijenin alınmaÂsını ve vücuttaki kimyasal deÄŸiÅŸmeler sonucu meydana gelen karbon dioksidin dışarı atılmasını saÄŸlarlar. BöbÂrekler, çeÅŸitli maddelerin vücutta yaÂkılmaları sonucu oluÅŸan zehirli ya da yararsız birçok maddeyi boÅŸaltım kaÂnalları araalığıyle dışa atarlar. HareÂketi ise kemik ve kas sistemleri saÄŸlar. Kemiklerin sert olmasında, dayanıkÂlılığında, içlerinde bulunan kalsiyum fosfat bileÅŸiÄŸi önemli bir rol oynar. Bu nedenle besinlerde yeterli miktarda kalsiyum ve fosfat bulunması gerekir. Kanda, dokulara oksijen ve dokularÂdan karbon dioksit taşıyan organik bi leÅŸiÄŸe hemoglobin adı verilir. Bu bileÂÅŸiÄŸin formülünde demir bulunur. Kan hücrelerinde bol oranda potasyuma rastlanır. Kan serumunda ise, çeÅŸitli .maddelerin tuzlarının belirli oran ve miktarlarda bulunması gereklidir. İşte bu maddelerin beslenme yoluyle vüÂcuda alınması gerekir. Kalsiyum, deÂmir ve iyot bu minerallerin en önemliÂleridir.
Kalsiyum, süt ve peynir gibi süt ürünlerinde bol miktarda bulunur. BüÂyüme çağında olan çocuklarda, gebe kadınlarda ve bebeklerini emziren kaÂdınlarda kalsiyum ihtiyacı yüksektir. Âdet sırasında bir miktar kan kaybetÂtiklerinden kadınların demir ihtiyacı erkeklerinkinden fazladır, iyot, kalkanbezinin (tiroid) çalışması için geÂreklidir. Denizden uzak yerlerde yaÂÅŸayanlar, bu maddeden yeterli mikÂtarlarda almazlarsa, kalkanbezî büÂyümeleri, guatr görülür. Denizden esen rüzgârların ulaÅŸtığı bazı bitkilerÂde ve deniz hayvanlarında bu madÂde bol bol vardır. Bu tür besinlerin az olduÄŸu bölgelerde, iyodun tuz halinÂde yemeklere katılması gerekir.

