Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

KISIRLAŞTIRMA

KISIRLAŞTIRMA (Kâstrasyon). Erbez-lerinin çıkartılmasıdır. (Bazen, kadınlar­da, yumurtalıkların çıkartılmasına da ay­nı ad yerilir). Bu işleme genellikle, erbezlerinin yerel hastalıklarında ve bazen de prostat bezi kanserlerinde başvuru­lur: Erbezi hormonu (testosteron) yok­luğunda, prostat kanseri daha yavaş iler­ler. (Hastalara böyle hallerde kadın­lık hormanı olan östrogen verilir). Kısırlaştırmanın sonuçları, yapıldığı ya­şa göre değişir. Buluğ çağından ön­ce, erkek cinsel özellikleri gelişemez: Ses ince kalır, vücudun şekli kadınsıdır ve sakal yoktur. Buluğ çağından sonra ise, belirli bir değişiklik görülmez ve oluşacak farklılaşmalar dahi, çok yavaş belirir, fakat mutlak kısırlı, doğal sonuç­tur. Buluğ çağı öncesi, cinsel iktidarsız­lık oluşmaktaysa da, bu çağdan sonra, iktidarsızlık görülmez. Stilbestrol adlı sentetik kadın cinsiyet hormonunun ve­rilmesinin sonuçlan, ameliyatla kastre etmenin aynı olduğundan, bu işlem “far­makolojik” kâstrasyon adını alır. Kısır­laştırma nedenleri şunlardır:
1. Hayvanlarda, şişmanlatmak ve sakin­leştirmek amacıyla yapılır.
2. Cinsel sapıklık ve eşcinsellik vaka­larında, ülke yasalarına göre, cerrahî veya farmakolojik kısırlaştırma uygula­nıp, kişinin cinsel dürtülerini azaltmaya gayret edilir. (Zararsız, fakat kalıtımsal özelliği olan delilik vakalarında).
3. Bazı ülkelerde, zekâca geri ya da akıl hastalıklıların, kusurlu çocuk doğurma­larını önlemek amacıyla, bu işleme baş­vurulur.
4. Kadınlarda, yerel hastalık ya da ka­dının kısırlaşmasını gerektiren durum­larda yumurtalıklar çıkarılır. (Meme tü­mörlerinde olduğu gibi).
5. XVII. yüzyılda, Roma’daki Sistin ki­lisesi, o zamana kadar İspanya’dan ge­tirttiği “falsetti”lerin yerine, (yani, tiz sesli şarkıcılar), o zamanların çok aranan sesi olan, kontraltoları çoğaltmak ama- cıyla, erkeklerini kısırlaştırıp, “castrati” leri, (yani, hadımları) kullanmaya başla­mıştır. Bu tür şarkıcılar, XVII. ve XVIII. yüzyıl Avrupa’sında çok aranmaktaydı ve içlerinde en ünlüsü, Farinelli idi. 6. Doğu’da, sarayların harem ağalarını kısırlaştırma âdeti vardı. bkz. Hadım Ağası.