03 Mayıs 2008 Tarihinde Eklenen Konular

Elinizden geldiği kadar uzun süre yararlanmak istediğiniz otuziki dişiniz var. Bunun için de baz*ı sağlık kuralları­na uymak gerekir. A.B.D.'nin toplum sağlığı alanında vatandaşlarına çeşitli olanaklar sağlamış olduğunu biliriz. Buna rağmen bu memlekette yaşayan insanlarda da, diş hekimi sayısının henüz çok az olduğu Senegal'deki kadar diş çürümesi ile karşılaşılmaktadır. De­mek ki,...
Nasıl olsa süt dişleri değişecek diyerek, çocukların dişleriyle yeterince- ilgilen­memek gerektiği fikri tümüyle yanlıştır. Fransa'daki çocuklardan yarısının üç yaşında ortalama olarak üç çürük dişi vardır. Dört yaşında, on çocuktan altısının dört çürük dişi, bir yaş daha büyük olanların da dörtte üçünün beş dişi çürümüş olmaktadır. Bu yaşa kadar, yüzeyde kalan...
Yakın tarihlerde yapılan bir kongrede diş çürümesinin yaygınlığı konusu tartı­şılmıştı. Avrupa Birliği üyesi olan memleketlerde insanların kırk yaşına kadar ortalama olarak her on yılda üç diş, bu yaştan sonra da dört diş kaybettikleri açıklanmıştı. Yetmiş yaşı­na gelen bir Avrupalı, ortalama olarak yirmi dişini kaybetmiş olmaktadır. Bu hesaba göre diş çürümesi...
Amerikalı sinema yıldızları hep bütün dişlerini gösterecek biçimde gülerek resim çektirirler. Hatta fotoğraf makine­si önünde resmi çekilen kimse "çiiiz" diyecek olursa, bütün dişlerinin ortaya çıkacağı ve gülme izlenimi uyandıraca­ğı söylenir. Dişler büyük bir özen gösterilmesini isteyen önemli bir güzelliği meydana getirirler. Günümüzde bu özenin göste­rilmesini sağlayacak her türlü olanak sağlanmıştır. Milâttan...
Sarışın veya esmer, kızıl veya kumral, canlı, cilveli, aklına eseni yapan veya düş kurmayı seven, romantik, kararlı, kararsız kadınlar gibi parfümler de çok çeşitlidir. Gerçekten de parfüm ten türüne, saate, yaşa, iklime ve hatta karaktere göre de­ğişiklikler gösterir. Bir parfüm bazı ka­dınların çevresine hafif bir çiçek kokusu yaymasını sağlarken, aynı parfüm...
İnsanoğlu genel olarak vücudunun do­ğal kokularm'ı giderdiğinden kendine öz gü kokusu yoktur; parfümler insan üze­rinde her hayvanın kendine özgü koku­sunun yaptığı görevin eşini yapar. Doğa kokularıyla insanların yarattıkları kokular karşılaştırılınca, rüzgârın söğüt dalları arasından eserken çıkardığı mü­zik notalarıyla usta bestecilerin yarattık lan senfoniler arasındaki fark kadar bü­yük bir farkla karşılaşılır....
Şişe biçimlerinin yenilenmesinde büyüketkisi olan Daum ve Lalique adlı iki cam ustasının adları belirtilmeden camcılık sanatından söz etmek olanaksızdır. 1860 yılında doğmuş olan Rene Lalique, 1900 yılında açılan Büyük Sergi'de, Japon sanatından ve sembolistlerden esinlenerek yarattığı mücevherlerle ünü nü duyurmaya başladı. Camı kalıplara dökerek biçim verme tekniğini kullanan ve bazı...
Eskiden kadınlar parfümü satın alır al­maz porselen, cam veya opalden yapıl­mış küçük şişelere aktardıkları için par­fümün satın alındığı şişeye hiç bir önem verilmiyordu. Erkekler ise hediye etmek için aldıkları parfümün güzel bir şişe içinde olmasını istiyorlardı. Parfüm satın alan bir kadın, aldığı amba laj çok şık olsa bile bu konuya...
Günümüzde, cam eşya yapımında he­men hemen sonsuz denecek kadar ola­naklar vardır; şişe yapımı endüstrisi bü­yük bir gelişme içinde olup model çizici ler her gün yeni yeni modeller yaratmak tadırlar. Büyük parfümcüler kolonyaları nı bildiğimiz sıradcn şişelere, tuvalet los yonlarını da dah.> süslü şişelere koyarlar Parfümcüler model çizicilerden yepyeni çizgileri olan...
Sonra sıra porselene geldi. Uzak Doğu­ya sefer yapan gemiler, Çin'den işlenmiş şişeler getirdiler ve geri dönerken de be­raberinde Fransız modelleri götürdüler. Çok geçmeden Avrupa'ya XV. Louis üs­lubundan esinlenilmiş fakat Çinli sanat­çıların kendi zevklerine göre değiştirip süsleyerek daha da güzelleştirdikleri çe­şit çeşit şişeler gelmeye başladı. Çin sa­natının inceliğiyle Fransız üslubunun özeni...
ilk parfümler katı halde yapılırdı.Kokulu reçine yaprakları yakılınca, hoş ve içe iş leyen bir koku çevreye yaydırdı. Bu tür parfümler madenden veya pişmiş top­raktan yapılmış hiç bir özelliği olmayan kaplarda saklanırdı. Kokulu yağların ortaya çıkmasıyla bera­ber, parfümleri saklama ve taşıma konu sundaki ilk güçlükler de görülmeye baş­landı. Kokulu yağlar bakır kaplarla...
Sayfa başına git