"papatya" Tarafından Eklenen Konular

Çoğumuzun başından geçmiş bir ilişki türü vardır. 'sakız gibi uzamış...' , 'onlar yüzyıllardır beraber zaten' diye bahsedilen.... Bir dargın bir barışık.. ama mütemadiyen beraber... mütemadiyen kavgalı ilişkiler. Kopamadığımız sevgililerimiz... terk edip edip geri döndüğümüz... Her defasında 'artık bu son' dediğimiz... ama yeniden başladığımız... Acaba başkasını hayatımıza sokmaktan korktuğumuzdan mı...? Yoksa gerçekten onu seviyorluğumuzdan mı...? Neden..... neden...
Hani etrafta el ele dolaşırken görüğümüz, her konuda birbirlerine gülümseyerek 'bencede' diyen, mütemadiyen mutlu görünen... sevimli suratlı insanlar...! Mutlu çiftler, daha doğrusu uyumlu oldukları için mutlu olan çiftler...! Sıkıntılı bir ilişki yaşıyorsanız ya da hayatınızda hiç kimse yoksa, uyumlu bir çifti karşınızda görmek bazen sinir bozucu olabiliyor biliyorum. Sizde aynı şeyleri yaşamak...
Bir gün gelip de bir karar vermek gerektiğinde, arada kalındığında, gitmek ve kalmak birbirine bu kadar yakın ve uzak olduğunda saat dursun ister insan. Herşey donsun..! Hatta o an hiç yaşanmıyor olsun... Sevdiğinden gitmek zorunda olmak canımızı çok yakıyor. İstemeye istemeye gitmek zorunda olmak. Bazen en kolay olan yol yerinden kalkıp, kapıyı...
Güven... konu bu elbette... Yoksa bu başlık neden olsun ki...? Güven kazanılması EN zor şey iken, kaybetmesi EN kolay şey olarak adlandırılır hep. Hele aşk mevzu bahis olduğunda, fark etmeden uçar gider ellerinizden... Kadın ve erkeğin birbirine olan güveni, ilişkinin rotasında çok önemli bir role sahip. Yıllar boyu sürebilecek birlikteliklerde çok önemli güven,...
Yaşamımızın rengi, yaptığımız iş, aldığımız eğitim, seçtiğimiz insanlar ve yaşadığımız ortam sayesinde belirleniyor malum. Seçimler bizi biz yapıyor. Zaman zaman pişman olsak bile...! Yaşadıkça alışkanlık haline gelen tavırlarımız var. Bunlar yerleştikçe, vazgeçmek zorlaşıyor. Kanıksıyoruz belli hallerimizi, hatta öyle çok benimsiyoruz ki, öyle olmayı, insanların bizden bahsederken kullandıkları sıfat haline bile gelebiliyor... Olumlu...
Durum gayet açık...pozisyon zor...! Arada kalmak... daha doğrusu arada sıkışmak böyle birşey olsa gerek. Arkasına sığındığımız bir cümleye başvurmak istiyorum izniniz ile...! İşte geliyor.... "duyguların önüne geçmek imkansız...!" Nasıl..? tanıdık geldi mi...? Kişilerin hislerinde dönemsel alaboralar olduğuna inanan biri olarak, hiç akılda olmayan, hiç ihtimal verilmeyen duyguların kalbe girmesini normal görüyorum. Çoğunluk bunu normal mi görüyor...
Toplumun yargılamadığı bir şekilde aynı çatı altında yaşanabilinsin ve sevişilebilinsin diye, kağıt üzerine dökülüp resmileştirilen ve cüzdanlaştırılan belge, kanunlarımızca ve türkçemizde "evlilik" olarak adlandırılıyor. İmzalandıktan sonra kaç defa açıp bakıyoruz acaba o deftere...? Ya da neleri düzeltiyor sorun çıktığında.. ne işe yaradığını biliyor muyuz? İki insanın birbirini seviyorluğu, alkışlar eşliğinde tastiklendiğinde ve...
Cinselliğin beraberliklerde ne kadar önemli bir yer kapladığını hepimiz biliyoruz. Evliliklerin zaman zaman son bulmasında, beraberliklerin hızla başlamasında aslında derinlerde kaliteli / kalitesiz bir cinsel yaşam yatıyor. Eskiden tabu olarak görülen cinsellik gün geçtikçe, daha doğrusu (bence) eğitim düzeyi arttıkça, hak ettiği yeri aldı toplumda. Dejenere olmuş tavırlardan bahsetmiyorum elbette. Kültürümüzün...
Anneler arasında çok fazla kullanılan bir ifadedir.. "fanus çocukları"... Nedir bunun anlamı tam olarak ? Neyi ifade etmek istiyoruz...? Elbette her anne çocuğunu korumak, kollamak ister. Ona zarar gelmesine izin vermez, en azından bunu engellemek için çabalar. Hemen her kadın -artık- daha anne olmadan, hamilelik evresinde çocuk bakımı ve eğitimi hakkında okumaya ve bilgi...
Sayfa başına git