Erkeklerin ilk zayıflama rejimleri 35-45 yaÅŸlan arasın­da olur. ÇoÄŸunlukla da bu rejim sırasında bir spor faaliye­tine baÅŸlamak, sigarayı bırakmak, iÅŸ deÄŸiÅŸtirmek gibi radi­kal kararlan alır ve uygularlar. Yani erkekler bir anlamda “her ÅŸeyin rejimini” yaparlar. Bu duruma organizmaları çok iyi tepki gösterir ve zayıflamaları kolay olur.
Kadınlar ise ergenlikten itibaren bazı yiyecekleri gönül­lü olarak azaltabilirler. Bazen yeniyetmelik dönemindeedinilen dolgun hatlara karşı savaşırlarken, çoğu kez de ka­dın dergilerinde sunulan sıskalık standartlarının sonucu varsayımsal yüklenimlerle dolarlar.
Bundan sonra akan zamanlar, sürekli tekrar edilen dü­şük kalori rejimlere sığdırılır. Gel zaman git zaman, orga­nizmaları bu sürekli kilo kaybedip, kilo alma sonucunda zarara uğrar ve hedefi, kaybedilen yağlan geri kazanmak ve olabilecek bu türlü zayıflama girişimine karşı direnmek olan bir mekanizmayı devreye sokar. Önceden tedbir alma­nın en doğrusu olacağını varsayan organizma, en fazla miktarda depolamayı gerçekleştirmek amacıyla yağ hücre­lerinin sayısını arttırmaya başlar. Hiper trofik (yağ hücre­lerinin yağ ile şişmesi) şişmanlığın yanına bir de hiperplas-tik (yeni yağ hücrelerinin oluşumu) şişmanlık da eklenir.