Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: admin

  • Gebelikte Hipertansiyon

    Gebelikte Hipertansiyon

    Hipertansiyon gebelikten önce de var idi ise buna kronik ya da esansiyel hipertansiyon deriz. Gebelikten önce kadınların yüzde 5’inde hipertansiyon vardır. Gebelikten önce var olan bu durum gebelik boyunca ve gebelikten sonra da devam edecektir. Uzun sureden beri var olan ve kontrolsuz kronik hipertansiyon tedavi edilmediğinde zamanla kalp damar sorunlarına ve inmeye neden olabilir.

    Kronik hipertansiyonu olan birçok kadın gebeliğinden önce ilaç kullanmaktadır. Siz de ilaç kullanıyorsanız bunun gebeliğe bir zararının olup olmadığını doktorunuza danışmanızı öneririz. Kronik hipertansiyonu olan bazı gebelerin tansiyonları hamilelik boyunca normal seviyelerde seyrettiği için ilaç almalarına gerek yoktur. Bazıları ise tansiyonlarını normal seviyelerde tutabilmek için bebeğe zarar vermeyecek ilaçları hekiminin kontrolünde almalıdır.

    Dikkat: Hipertansiyonu olan hastalarda kontrolsüz ilaç kullanımı ile tansiyonu da aşırı derecede düşürmek istemiyoruz. Bu bebeğe giden kan akımını ileri derecede bozabilir.

    Gestasyonel Hipertansiyon

    Bu tansiyon tünme gebelik ile ilişkili hipertansiyon da denir. Gebelikten önce tansiyon sorunu olmayan kadında gebeliğin 2. yarısından sonra ortaya çıkar. Kadınların yüzde 5-8’i hamilelik surecinde görülen hipertansiyona sahiptir. Genelde bu durum doğumdan sonra geçse de, gestasyonel hipertansiyon, gelecekte ortaya çıkabilecek kronik hipertansiyonun habercisi olabilir.
    Gestasyonel hipertansiyon da kronik hipertansiyon da preeklampsi (gebelik toksikozu, zehirlenmesi)
    denilen da ha ciddi bir tabloya yol açabilir.

  • Gebelikte Tansiyon

    Gebelikte Tansiyon

    Size en uygun doğum yöntemine, doktorunuzla görüşerek, avantaj ve dezavantajları gözden geçirerek birlikte karar vermeniz en doğrusu olacak.

    Normal bir tansiyon, sağlıklı olmanın önemli belirtilerinden biridir. Kan basıncının yükselmesine hipertansiyon adı verilir.
    Tansiyon dediğimiz kan basıncı, kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Hatta aynı kişide gün içinde bile değişiklikler gözlemlenebilir. Eğer endişe veya üzüntü dolu olursanız veya fiziksel olarak çalışıp yorulursanız tansiyonunuz yukselebilir.

    Dinlendiğiniz takdirde de genellikle düşer. Kan basıncındaki bu anı değişiklikler son derece normaldir. Eğer bir insanın tansiyonu uzun sure yüksek kalırsa hipertansiyonun varlığından soz ederiz.

    Hamileliğin ilk 3 ayında gebelik hormonlarının damar sistemi üzerindeki etkisi ile tansiyon bir miktar düşebilir hatta çok az bilmen bir nokta da bu düşüsün kronik hipertansiyon dediğimiz gebelik öncesi hipertansiyonu olan hastalarda daha belirgin oluşudur. Birçok hamile kadında 120/80 m altındaki olçüm normaldir. Eğer hamıleyseniz ve en az 3 ayrı zamanda yapılan ölçümlerinizde basıncınız (büyük tansiyon) 140 veya diyastolik basıncınız (küçük tansiyon) 90 çıkmışsa bu yüksek sayılmaktadır.

    Kan basıncındaki irili ufaklı oynamalar nedeniyle eğer bir ölçümünüz yüksek çıkarsa bu ölçüm bir müddet sonra tekrarlanmalıdır. Böylelikle bunun normal ölçümünüz olup olmadığından emin olunur. En önemlisi de tansiyonunuz siz dinlendikten sonra ölçülmelidir.

    Dikkat: Gebelikte tansiyon ölçümü muhakkak sağ koldan oturur pozisyonda ve uygun genişlikte manşon (tansiyon aletinin kola sarılan kısmı) kullanılarak yapılmalıdır, farklı tarzlarda örneğin yatarak sola uzanarak yapılan ölçümler çok yanıltıcı olabilir.

    Eğer hamile kalmadan önce hipertansiyonunuz varsa büyük olasılıkla bunu diyet ve egzersizle kontrol altında tutmaya çalışıyorsunuz veya ilaç kullanarak duruma müdahale ediyorsunuz öyle degıl mı? Her ne şekilde olursa olsun hiper tansiyonu olan bir anne adayıysanız hamilelik surecinde neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Tam olarak bilmediğinizi varsayarak bazı noktaları vurgulamaya çalışalım: www.kadinlarsitesi.com

    Gebeliğe Etkisi

    Hipertansiyon bebeğinize besin ve oksijen sağlayan plasentadaki kan akımını azaltabilir. Yani diğer deyişle gerekli oksijen ve besinin bebeğinize ulaşmasını engelleyebilir. Bu da bebeğinizin büyümesini yavaşlatıp erken doğum olasılığını güçlendirebilir. Hipertansiyon ayrıca plasentanın erken ayrılmasına neden olabilir Çok ender de olsa ölümcül bazı sonuçları da beraberinde getirebilir. Aman lütfen dikkatli olun. Ayrıca bkz GEBELİKTE DÜŞÜK TANSİYON VE BAYILMA

  • Yeni Doğan Bebeğin Refleksleri Nelerdir?

    Yeni Doğan Bebeğin Refleksleri Nelerdir?

    Bebeklerin yeni geldikleri yaşadığımız bu dünyaya uyum sağlayabilmelerinin çok daha kolay olması amacıyla bir çok reflekse sahip olarak tabidir. Bu reflekslerin tümünün yaşamsal önemi söz konusudur. Hayatlarını devam ettirebilmeleri için bunlar şarttır. Bu refleksler belirli bir uyarıya cevap olarak istem dışı meydana gelirler. Bu refleksler içinde; esneme, öksürme, kusma, göz kırpma, hapşırma, burnunu çekme de bulunur. En mühim refleksler beslenme ile alakalı olanlardır. Annesinin göğsünü yanağına dokunmasıyla başını çevirme, emme ve yutma refleksleridir. Hastaneden çıkmadan önce bebeğin bütün bu reflekslere sahip olup olmadığı çok iyi araştırılmalıdır. Bebekte bu saydığımız reflekslerin pek çoğu altı ay sonra kaybolur.

    a. Emme Refleksi:

    Yeni dünyaya gelen bebeğinizin ağzına parmağınızı soktuğunuzda bebeğiniz emmeye başlar. Bu refleks uyanıkken dördüncü aya kadar, uykudayken yedinci aya kadar sürebilir. Emme refleksi, erken doğan, doğum ağırlığı düşük olan ve hasta yenidoğanlarda hiç olmayabilir veya çok zayıftır. Bu bebekler anne göğsünü doyuncaya dek ememezler, kolayca yorulurlar ve memede iken uyuyakalırlar. Bu halde bebeğinizi az ve sık emzirmeniz icap eder.

    İrkilme:

    Bebeğin ani sesler ve sert tepkiler karşısında gösterdiği bir korku durumudur, irkilen yenidoğan başını arkaya atar, kollarını yana doğru açar. Sonra çabucak kollarını göğsüne doğru çeker ve bedenini büker. Bu refleks, bebek üç dört aylık olduğunda ortadan kalkar. Erken doğan bebeklerde daha önceleri hiç olmayabilir.

    Yakalama Refleksi:

    Yeni doğan bebeğin elinin içine parmağınızla getirirseniz parmağınızı sıkıca kavrar. Aynı biçimde ayak tabanına dokunulduğunda ayaklarını içe büker. Yakalama refleksi isteyerek yakalamaya başladığı zaman ortadan kalkar.

    Arama Refleksi:

    Bu en temel içgüdülerinden biridir ve memenizi bulup emmesine yardımcı olur. Eğer nazikçe memenize yakın olan yanağını
    okşarsanız ya da parmağınızla dokunursanız başını parmağınıza doğru çevirip ağzını açacaktır. Üstdudağının ortasına dokunduğunuzda da ağzını açar. www.kadinlarsitesi.com

    Yürüme Refleksi
    Bebeğinizin koltukaltlarından tutularak sert zemine bastırdığınızda, sanki yürüyormuşçasına bacaklarını hareket ettirecektir. Bu refleks 3 veya 6. hafta dolaylarında ortadan kalkar ve bebeğinizin yürümeyi öğrenmesine herhangi bir katkısı yoktur.

    Sürünme Refleksi:

    Bebeğinizi yüzüstü yatırdığınızda, otomatik olarak poposunu kaldırıp dizlerini karnına doğru çekerek emekleme pozisyonu alır. Bacaklarını sürünüyormuşçasına ileri geri oynatabilir. Bu gerçek bir sürünme değildir ve bacaklarını düz tutarak yatabilmeye başlayınca, bu hareketi de ortadan kalkacaktır.

  • Yeni Doğan Bebeğin Cildi

    Yeni Doğan Bebeğin Cildi

    Yenidoğanın cildi yumuşak ve kadife gibidir. Cildinin üzeri beyazımsı ve kaygan bir maddeyle (verniks) kaplıdır. Bu tabaka deriyi ısı kaybından korur. Bu tabaka 1-2 gün içinde kendiliğinden deri tarafından emilir. Geri kalanlar ise bebek banyo yaptırıldığında temizlenmiş olur.

    Doğumdan hemen sonra bebeğin cilt rengi kırmızımsı, bazı bölgeler mavimsi olabilir. Bu kısa sürede kırmızıya döner, ikinci ya da üçüncü günü bu kırmızılık da hafifler ve bebeğin cildi pembe bir görünüm alır. (Her bebek aynı renkte olmaz. Kimileri de erken zamanlarda bile açık renkte olabilir.) Ciltte aşırı solukluk, dudaklarda morluk bulunması bir hastalık belirtisi olabilir.

    İlk iki gün içinde ciltte ve gözlerde görülen sarılık önemlidir. Doktor kontrolü gerektirir. 2. günden sonra görülen hafif sarılık ise neredeyse tüm bebeklerde görülür. Bu yenidoğan sarılığıdır ve 10-15 gün içinde kendiliğinden geçer. Sarılık fazlaysa, kan tahlili yapılması ve sarılık seviyesinin yüksek çıkması durumunda ise tedavi edilmesi gerekir.

    Yeni doğan bebeğin kulak ve omuzlarında daha belirgin olmak üzere vücudunda ince uzun tüyler bulunur. Erken doğan çocuklarda bu tüyler daha fazladır. Lanugo denen bu tüyler zamanla kendiliğinden kaybolur.

    Bebeğin yüzünde beyaz renkte, toplu iğne başı büyüklüğünde oluşumlar bulunabilir. Bunlar zararsızdır, tedavi gerektirmez ve kendiliğinden geçerler. Eğer bu oluşumların içini boşaltmak için sivilce gibi sıkılırlarsa içindeki yağ bezesi şeklindeki yapı çıkar. Ancak bunların yerinde çukur şeklinde iz kalır. Bu nedenle hiçbir müdahalede bulunmamak gerekir.

    Yenidoğan bebeğin vücudunda, yaşlı kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) parçalanır. Bunların parçalanmasıyla birlikte ortaya bilirubin maddesi ortaya çıkar. Biluribin miktarının kanda yükselmesiyle birlikte ortaya bu hafif seyreden sarılık çıkar. Gebelik boyunca, fetüsün kanı annenin karaciğeri ve plesanta tarafından temizlen inektedir. Bebeğin karaciğeri ise doğumdan sonra bir kaç gün geçmeden kandaki bilirubini temizleyememektedir.

    Bebeğin karaciğeri normal fonksiyonuna ulaşana kadar hafif sarılık görülür. Doğumdan birkaç gün sonra ortaya çıkan bu hafif sarılıktan dolayı paniğe kapılmamak ge rekir.

  • Yeni Doğmuş Bebeğin Başı

    Yeni Doğmuş Bebeğin Başı

    Bebeğin başı, diğer vücut organlarına göre daha büyüktür. Vücut uzunluğunun yaklaşık dörtte biri kadardır. Bebek büyüdükçe bu oran yavaş yavaş normale döner. Normal doğumla dünyaya gelmiş bebeklerde baş, doğum kanalından geçtiği için uzamış ve biraz yassılaşmış olabilir. Bu durum da zamanla düzelir.

    Yeni doğan çocuğun baş kemikleri arasında boşluklar vardır. Bunlara bıngıldak adı verilir. Bıngıldaklar, bebeğin doğum esnaında başının doğum kanalından geçmesini kolaylaştırır. Ayrıca beyin gelişimine olanak sağlar. Bu bıngıldaklar zamanla kapanırlar.
    sert bir darbe almadıkça bıngıldağa dokunmanın bebeğe zararı olmaz. Nefes alıp verme ve ağlama sırasında bıngıldağın şişmesi normaldir.

    Sağlıklı bir bebekte bıngıldağın görünümü çok çökük veya kabarık olmamalıdır. Bıngıldağın anormal bir görünüm aldığı durumlarda doktora başvurmak gerekir.

    Yonidoğanın göz rengi genellikle bulanık, koyu lacivert gibidir. Yaklaşık 2 ay civarında kendi rengini alır. Fakat göz rengindeki değişim 2 yaşına kadar sürebilir.

  • Dekoratif Duvar Kaplama

    Dekoratif Duvar Kaplama

    Duvar kağıtları, steckerlar derken şimdi de duvar dekorasyonunda dekoratif duvar kaplama ön plana çıkmaya başladı. Evlerinde yenilik, değişiklik arayan ve fark yaratmaya çalışan pek çok kişi günümüzde dekoratif duvar kaplamalarına yöneldi. Dekoratif duvar kaplama boya, ahşap, taş vs gibi malzemelerle yapılabilmektedir. Monte edilmesi ise son derece basittir. Dekoratif duvar kaplama fiyatlarına gelince sizi hiç korkutmasın çok da pahalı değildir. Hemen her bütçeye uygun duvar dekorasyonu mevcuttur. Siz yeter ki evinizde yenilik yapmak isteyin. Bu alanda faaliyet gösteren pekçok firma mevcuttur.

    Oturma odanızın ya da salonunuzun duvarının bu şekilde olduğunu hayal edin ne kadar güzel olurdu değil mi?

    dekoratif duvar kaplama

    Yukarıdaki dekoratif duvar kapkamaya tasarım yönüyle oldukça benziyor. Ama sanki bu daha şık.

    Duvarlar artık daha modern daha estetik.

    Ofis ya da evinizin duvarına böyle bir dekor verebilirsiniz.

    duvar dekorasyonu

    Klasik bir duvar kaplama ama yine de çok güzel görünüyor.

  • Dekoratif Yastıklar

    Dekoratif Yastıklar

    Sevgili hanımlar, internette artık hep aynı dekoratif yastık modellerini ben görmekten çok sıkıldım. Nereye baksam hep aynı dekoratif yastıklar. Biraz fark yaratmak istedim ve daha önceden hiç görmediğiniz dekoratif yastık resimlerini sizlerle paylaşmak istedim. Sevdiğiniz, değer verdiğiniz kişilere aşağıdaki yastık modellerinden hediye de edebilirsiniz. Bence bir sevgiliye verilebilecek en güzel hediye dekoradif yastıklardır. Sizin verdiğiniz yastığa baş koyması, onunla uyuması çok manidardır bence.

     

     

    dekoratif yastık
    Bu dekoratif yastık modelini bir kız erkeğe hediye edebilir; çünkü erkek odasına daha çok yakışır.

    dekoratif yastık modelleri
    dekoratif yastık modelleri

    Bu türde bir yastığı aile üyelerinden birine ya da dostlarınıza, normal arkadaşlarınıza hediye edebilirsiniz.

    dekoratif yastıklar
    dekoratif yastıklar

    Yaşama sıkı sıkıya bağlı, cıvıl cıvıl bir kişiliği olan dostunuza özel bir gününde hediye edilebilir.

    dekoratif yastık modelleri

    Desenleri ne kadar güzel düşünülmüş değil mi, gerçekten de çok yatatıcı.

    Neşeli, komik bir dostunuza böyle bir yastık hediye etseniz eminim çok sevinirdi.

    dekoratif yastık çeşitleri

    Çok sade ama bir o kadar da şık ve estetik bir yastık.

    İşte bu yastığı aşkınıza hediye edebilirsiniz. Ama söyleyin ona odasının baş köşesine koysun ve ona her baktığında sizi hatırlasın.

    dekoratif yastıklar yeni trend

    Bu yastığı da bir erkek kız arkadaşına hediye edebilir. Genç kızların çok hoşuna gidebilecek tarzda bir yastık modeli.

    dekoratif yastık modelleri

    Bir balık dekoratif yastık olmuş. Bin yıl düşünsem balığın yastık haline geleceği aklıma gelmezdi. Pes yani…

  • Patates Püresi Tarifi

    Patates Püresi Tarifi

    Patates Püresinin Malzemeleri

    *Bir bardak kaynamış halde süt ya da tercihe göre 1 bardak et suyu
    *Bir ortaboy demet doğranmış maydanoz ve dereotu
    *Bir kg patates
    *Üç adet ince bir şekilde doğranmış taze soğan
    *Tercihinize göre tuz
    *Üç kaşık yağ

    Patates Püresi Tarifi

    -İlk olarak kabuklarını daha önceden soyduğunuz patatesleri 4’e ayırın. Bu patatesleri iyice haşlayın. Haşladıktan sonra sudan alın.

    patates püresi
    patates püresi

    – Haşladığınız patatesleri püre makinesinden evinizde püre makinası muvcut değilse süzgeçten geçirin. Aslında bunu kalburla da yapabilirsiniz.
    – Püre durumuna getirdiğiniz patatesleri kısık ateşte, yağ ve tuz ekleyerek 5 – 10 dk. karıştırarak, yağı patatese iyice yedirin.
    – Pürenin üstüne başka bir yerde kaynattığınız bir bardak süt ya da et suyu döküp ateşte yeniden karıştırarak kaynatın, ocaktan alın. Üzerine küçük küçük kestiğiniz taze soğanı, küçük küçük doğranmış dereotu ve maydanozu serpin, karıştırın. Hepsi bu kadar. Hadi afiyet olsun.

  • Damatlık Modelleri

    Damatlık Modelleri

    Genç kızlar için gelinlik seçimi ne kadar önemliyse erkekler için de damatlık seçimi o kadar önemlidir. Dolayısıyla damatlık seçimi bir oldu bittiye getirilmemeli gerekirse uzman yardımı alınmalıdır. Damatlık tek başına güzel ve estetik olabilir ama, size yakışmayabilir ya da size yakışır ama gelinlikle uyum sağlamayabilir.

    Kısaca söylemek gerekirse damatlık alırken pek çok faktörü göz önünde bulundurmak zorundasınız; çünkü o gece tüm gözler sizin üzerinizde olacak ve o günün fotoğraflarını, video kaydını yıllarca izleyeceksiniz. Bu kadar önemli bir gece için seçiminiz çok ama çok önemli. İşte size bir birinden şık damatlık modelleri örneği.

    damatlık

    Beyaz damatlıkla beyaz gelinlik çok uyumlu durmuş.

    damatlık çeşitleri
    damatlıklar
    damatlık modelleri
    moda damatlıklar

    Gelin ile damat birbirine kıyafetlerindeki uyum sayesinde çok yakışmış

    moda damatlıklar 2011
  • Gelin Ayakkabı Modelleri

    Gelin adayları genç kızlarımız için düğün gecesi çok önemlidir. O gece öyle bir gece olmalı ki en ufak bir ayrıntı dahi gözden kaçırılmamalı, her şeyin en güzeli olmalıdır. Saç modelinden tutun da ayakkabıya varana dek her şey uyum içinde olmalıdır. O gece insanlar sizin güzelliğinizden büyülenmelidir. Daha önceden gelinlik modellerini vermiştik. Şimdi de sizlere harika gelin ayakkabısı modellerinden örnekler sunuyoruz. Saatler süren araştırmamız neticesinde aşağıdaki ayakkabıları seçtik. Umarız sizler de bizim gibi bu modelleri beğenirsiniz.

    gelin ayakkabısı 2010
    gelin ayakkabı
    gelin ayakkabıları

    Sade bir gelinliğin altına çok yakışacak tarzda bir ayakkabı örneği.

    gelin ayakkabı modelleri
    gelin ayakkabı modelleri 2011
    gelin ayakkabısı 2010
    gelin ayakkabısı çeşitleri
    gelin ayakkabısı modelleri

    Tokanızı da ayakkabının üzerindeki taşlara uygun seçerseniz çok güzel bir uyum sağlayabilirsiniz.

    gelinler için ayakkabı modelleri

    Ayrıca bkz  Ayakkabı Modelleri

  • Hangi Tür Diyet Sağlığa Zararlıdır?

    Hangi Tür Diyet Sağlığa Zararlıdır?

    Günde 1000 kalorinin altında kalori içeren diyetler bunun dışında sadece tek tip besinlerden oluşan diyetler oldukça sağlıksızdır. Yani gün içerisinde örneğin ; sadece tavuk yiyerek beslenmek sadece süt tüketerek , meyve tüketerek günü geçirmek oldukça sağlıksızdır. 1000 kalorinin altında da diyetler yapıldığında da mutlaka uygulama sonucunda mineraller ve vitamin yetersizliği ortaya çıkmaktadır.

    Bu, ilk başta kendini dengesizlik , tansiyon düşmesi olarak ortaya koyar. Daha sonrasında tırnak kırılması , saç dökülmesi , ağız yaraları , ağız içi afları olarak da ortaya çıkabilir. Bu tür diyetlerin diğer bir sakıncası da metabolik hızı düşürmeleridir. Çünkü vücuttan kas kaybını , su kaybını destekledikleri ve yağı vücutta bıraktıkları için.

    diyet

    Yani bu diyetlerle yağdan kilo veremediği için metabolik hızda giderek yavaşlar. Ve vücut kendini giderek açlık durumuna sokar. 1000 kalorinin altında diyet yapan kişiler ya da tek tip beslenerek kilo vermeye çalışan kişiler vardır. Bunlar kiloları geri aldıktan sonra tekrar zayıflamaya çalıştıklarında genelde başarısız olurlar.

    Bu da gene vücuda metabolizmamıza verdiğimiz zarardan kaynaklanır. Tek çeşit beslenme dışında karbonhidrat ve proteini ayırarak , tamamen yağsız beslenerek sadece diyet ürünlerle beslenmeye çalışmakta gene yapılabilecek beslenme yanlışları arasındadır.

  • Isı Yalıtımı

    Isı Yalıtımı

    Binalarda Isı Yalıtımının Sağlanması :
    Isı yalıtımı yapılmamış konutlarda; kış mevsiminde ev sıcaksa ısı akışı odanın içinden dışarı doğru, yaz mevsiminde evin içi soğuk ise ısı akışı dışardan evin içine doğru olur.

    Konutlarda pencerelerde yüzde yirmi beş, tavanda ve çatılarda yüzde yirmi beş, tavan arasında yüzde yirmi, zeminde yüzde on beş ve konut girişinde yüzde yirmi beş ısı yalıtımı olması gerekir.

    Konutlarda ısı yalıtımının yapılabilmesi için;
    • Binanın dış cephesinin duvarlarında,
    • Cam, pencere ve doğramalarda,
    • Çatı katında ve döşemelerde,
    • Konutun tesisat borularında, ısı yalıtımının olması gerekir.

    Konutların doğru şekilde yalıtılmasıyla yüzde 25–50 civarında daha az ısı enerji  kullanarak aynı oranda ısınması gerçekleştirilebilir. Binanın iç bölümünü dış bölümden ayıran kapılar, pvc’ler, duvarlar ve tavan gibi konutun temel bölümleri binanın kışın sıcak, yazınsa serin olmasına yardımcı olur. Bütün dünyada bina yalıtımının çok daha iyi yapılabilmesi için, pek çok teknik ve malzemeden faydalanılmıştır.

    Yaz aylarında parkların veya ağaçlık bölgelerin şehir merkezlerinden daha serin, ağaç yapraklarından buhar şeklinde dışa verilen su ağacın etrafındaki havanın sıcaklığında yaklaşık beş dereceye kadar düşüş olmasına neden olur. Bu durumda konutlara en basit ve ucuz yalıtım evin çevresine ağaç dikilerek gerçekleştirilebilir. Isınma ve soğutmaya son derece faydalı bir çözüm yöntemi olan bu ağaç dikimi, elbette  uzun vadeli bir iş gibi görünüyor.  Zekice yapılmış bir planlamayla bahçeye dikilen fidanlar, evin ısıtılması ve serinletilmesi  için sarf edilen enerji oranını yüzde yirmi beş oranında tasarruf ettirebilir. www.kadinlarsitesi.com

    Evinizin etrafına dikilen fidanlar sayesinde kış mevsiminde konutların sıcak kalması sağlanırken yaz mevsiminde de serin olması sağlanır. Soğuk bir bölgede oturuluyor ve kışın evin sıcak olması arzulanıyorsa bu sıcaklık için mümkün olduğunca sık dallı ve yapraklı ağaçlar dikilmelidir. Yok şayet sıcak bir yerde oturuluyor ve konutun yaz aylarında serin tutulması amaçlanıyorsa seyrek dallı ve yapraklı ağaçlar tercih edilmelidir.

    Yalıtım ve Enerji Tüketimi :
    Konutlarda ve ofislerde kullanılan yalıtım malzemeleri aracılığı ile sağlanan yalıtım, enerji sarfiyatının son derece azalmasına, doğal kaynakların ve bu kaynakların dengesinin sağlanmasına ve memeleket ekonomisine olumlu pekçok katkı sağlar. Tüm bunlara ek olarak  ısı yalıtımının yapılması ile çok daha az yakıt madde tüketileceğinden atmosfere daha çok az  zararlı maddelerin yayılmasını sağlar ve böylece sera etkisi son derece azaltılır ve küresel ısınma sorunu giderilir.

    Yalıtım yapılarak kış aylarında kömür, petrol ve doğal gaz gibi yakıtlar çok daha az kullanılır. Yaz aylarındaysa serinlemek amacıyla elektrikli aletler kullanılmadan kolaylıkla hayatımızı sürdürebiliriz.
    Konutlarda gerçekleştirilen iyi bir yalıtım ciddi bir enerji tasarrufu sağlar.