Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: kum1

  • Evlilik Geleneği

    Evlilik Geleneği

    Günümüze değin ulaşmış ve halen de uygulanmakta olan evlilik geleneğinin kuralları aslında bilinenin çok dışında anlamlar taşıyor. Üstelik tahmin edilenden de farklı açıklamalar yapılıyor. Evliliklerde kural gibi görünen gelenekler nelermiş hangi amaçla başlatılmış birlikte göz atalım:

    Neden damat gelini öper?

    Düğünlerde en önemli kuraldır damadın gelini öpmesi. Eski dönemlerde evlilik anlaşmalarının mühürü olarak kabul edildiğinden damat gelini öpermiş. Bir diğer anlamda da gelinin ruhunun bir parçası damada, damadın ruhunun bir parçası dageline geçtiği inancıyla gelenekselleşmiş ve günümüze değin devam ettirilmiş.

    evlilikDüğün pastası niye yapılır?

    Geçmişte pasta, iyi şans ve verimliliği artırdığına inanılarak düğünlerin vazgeçilmez kuralı olmuş. Daha eski dönemlerde düğün törenleri, gelinin başında ekmek kırılmasıyla sonlandırılırmış. Gerekçeleri ise buğdayın, kadınların doğurganlığının temsiline olan inançlarıymış. Ekmek kırılması ile dağılan kırıntıları, şans getirmesi inancıyla davetliler toplarmış. farnsa’da 17.yy.’da bir aşçı bu ekmeğe daha değişik ve güzel şekle dönüştürmeye karar vermiş, bu sayede düğün pastası ortaya çıkmış.

    Gelinler neden beyaz giyer?

    Beyazın kullanımı çok çok eskilere dayanır. Romalılar döneminde kutlamalarda özellikle beyaz kullanılırmış. 20.yy ilk dönemlerinde ise beyaz, temizliğin ve masumiyetin sembolü kabul edilmiş. Günümüze değin düğünlerde gelinliklerin beyaz oluşu bu inanış ile gelenekselleşmiş. Yalnız değişen ve gelişen zaman ile artık farklı renklerde gelinliklerde kullanılmaya başlandı.

    Düğün sonunda neden çiftin üzerine pirinç atılır?

    Dünyada bilinen tüm kültürlerde pirinç, bereketin bolluğun sembolü olarak kabul edilmiş. Bazı toplumlarda gelinlerin ellerine başak dalları verilirmiş, misafirler ise şans getirir ianancıyla bunlardan alırmış.

    Neden düğünün sonunda gelin buketi havaya fırlatılır?

    Yine şans getireceği inancıyla gelenekselleşmiş buketin fırlatılması. Bu inanca göre, gelinin fırlattığı buketi yakalayan kişinin şanslı olduğuna ve kısa süre içinde evleneceğine inanılırmış.

    Hristiyan düğünlerinde nedimeler neden bir örnek giyinir?

    Bu gelenek de romalılar döneminde günümüze değin ulaşmış. O dönemlerde bazı kötü ruhların gelinle damadı lanetleyeceği inancıyla, düşüncedeki lanetleri önlemek maksadıyla düğüne şahitlik eden bir kaç kişinin geline ve damada benzer giyinmeleri istenmiş. Zamanla kilise düğünlerinde de bu inançla gelenekler sürdürülmüş.

    Neden yüzük sol ele takılır?

    Eski dönemlerde tıp alanında araştırmalar yapan bilim adamlarının inancıymış. Sol elin dördüncü parmağından kalbe doğru uzanan bir damar olduğu düşüncesiyle evliliklerin sembolü ve mühürü niteliğindeki yüzüğün sol elde dördüncü parmağa takılması günümüze değin gelenekselleşmiştir.

    Belki bu günlere değin evliliklerde kural gibi algılananan geleneklerin anlamları ya da amaçları günümüzde bilinir, belki de bilinmez sadece yapılması gerektiği için yapılır sembol kabul edilenler. Oysa geçmiş zamanlarda insanlar sembolize ederken büyük inançları varmış. Şimdiki zamanda ise “olması gerektiği için” midir yoksa gerçekten bir takım inançlar doğrultusunda mı yerine getirilir bu gelenekler… Aslında önemli bir gerçek var ki; İnsanlar şansa her zaman ihtiyaç  duymuşlar o dönemlerde de şimdi de. Koşullar ne olursa olsun değişmiyor.

  • Anne sütü huzur veriyor

    Anne sütü huzur veriyor

    Bebeklerin, bebeklik dönemlerinde huzurlu olabilmeleri ve daha sağlıklı gelişimleri için anne sütüyle beslenmelerinin çok önemli olduğu bilim dünyasında da kabul edilmiştir.

    Ayrıca anne sütüyle beslenen bebeklerin ileriki yaşlarında da olumlu gelişimleri gözlemlenmektedir.

    Avustralya Perth’s Telethon Çocuk Sağlığı araştırma Enstitüsünce yapılan bir araştırma ile 1989-1992 dönemlerinde doğum yapmış 2.300 kadının çocuklarındaki psikolojik gelişimler ondört yıl süreyle gözlemlendi.

    emzirmeBu sürede anne sütüyle beslenen çocukların biberon ile beslenen çocuklara nazaran daha huzurlu olduklarının belirlendiği açıklandı.

    Bu araştırma sonuçları ile altı ay ve daha uzun süre anne sütüyle beslenen çocuklarda psikolojik sorunlarla karşılaşma riskinin çok düşük olduğu belirlendi.

    Çocuklardaki bu olumlu gelişimde yalnızca anne sütündeki biyolojik bileşenlerin etken olmadığı aynı zamanda emzirme ile anne-bebek arasındaki duygusal doğal bağlantının da etkili olduğu açıklanıyor.

  • Biber Hapı Zayıflatır mı?

    Biber Hapı Zayıflatır mı?

    Fazla kilolar ister istemez çeşitli arayışlara sebep oluyor. Eh tabi araştırmacılar da bu arayışlara çare bulmak için çalışmalara devam ediyorlar. Piyasa sürülen çeşitli bitkisel ürünler arasında son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz Meksika Biber Hapları da var.

    Peki nedir bu Biber Hapı? Yan etkisi var mıdır? Kimler kullanabilir, kimler kullanamaz. İşte tüm bu soruların cevaplarını sizler için derlediğimiz bu yazımızda bulabilirsiniz.

    – Biber hapını kullanan 16 yaş ve üzerindeki kişiler arasında hiçbir şekilde yan etkilerle karşılaşılmamıştır.

    biberhapi1– Vücudun karın, bel, sarkmış kol altları ve basen bölgeleri gibi çok az hareket eden çok zor zayıflama görülen bölgelerinin yağlarını eritmede kesin etkili olduğu denemelerle kanıtlanmıştır.

    – Bütün gün süresince tokluk hissi verdiğinden fazla yeme ve tatlı isteğini de giderdiği bildiriliyor.

    – İçeriğindeki özel formül ile tüm enerjinizi ortaya çıkardığından kendinizi fazlasıyla enerjik hissedersiniz.

    – Yine özel formülü sayesinde hızlı yağ yakıcı özelliği vardır ve kan dolaşımı yardımıyla vücuttaki yağları eriterek idrar yoluyla atılımını sağlar.

    Biber Hapı Kullanımı:

    Her sabah kahvaltı sonrasında bol su içerek bir kapsül almalısınız.

    Yine tüm gün süresince en az iki üç litre su tüketmelisiniz.

    Aynı şekilde Biber hapı tokluk hissi verdiğinden dolayı hapı aldıktan sonra gün içerisinde aç kalmamaya özen göstermelisiniz. Küçük porsiyon da olsa mutlaka bir şeyler yemelisiniz.

    Biber Hapını Kimler Kullanamaz

    Gebelik ve emzirme dönemlerinde kesinlikle kullanmamalısınız.

    Kalp, karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunları olanlar kullanmamalıdır.

    Eğer herhangi bir sebeple kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.

    Yüksek tansiyon hastaları kullanmamalı.

    Ülser ve gastrit gibi mide hastalıkları olanlar kullanmamalı.

    Alkol ile birlikte kullanmamaya dikkat etmelisiniz.

  • Karınca Yumurtası

    Karınca Yumurtası

    Özellikle kadınlar istenmeyen tüylerden kurtulmak için çeşitli yöntemleri denerler. Hemen her yöntemde az da olsa mutlaka acı duyulur. Karınca yumurtası yağı ise son zamanlarda yoğun olarak bahsedilen bir yöntem. Çok eski zamanlardan beri uygulanmış olsa da bir çok kişi güvenirliği konusunda endişe duyabilir. Orjinal karınca yumurtası yağı Tala ile tüylerde % 80 oranında azalma sağladığı söylenmektedir.

    Tavsiye edildiği şekilde düzenli kullanım ile 4 seansta karınca yumurtası özü olarak bilinen bu ürün sayesinde acısız ve çok kolay kurtulabilirsiniz. Diğer ağrılı sızılı epilasyon yöntemlerine nazaran çok etkili olduğu görüşü yaygındır.

    Üstelik hiç bir katkı maddesi içermediğinden tamamen doğal oluşu ile yan etkisi yoktur.

    talayagiOsmanlı dönemlerinde de saraydaki cariyeler ağdadan sonra Karınca yumurtası yağı kullanırlarmış. Üstelik şimdiki imkanlara sahip olmadıkları halde kadınlar doğal yöntemlerle güzelliklerini çok daha etkili koruyabilmişler.

    Günümüzde ise tüm gelişmişliğe rağmen kadınlar eski ve geleneksel yöntemlerin daha geçerli olduğu yönünde hemfikirler. Üstelik Anadolu ve büyük şehirlerde bazı kişiler yeni doğmuş çocuklara, ileriki yaşlarında oluşabilecek tüylenme sorunlarına karşı önleyici tedbir olarak Karınca yumurtası yağı kullanmaktadır. Tamamen doğal, hayvansal bir preparattır ve direkt olarak İran’dan getirilmektedir.

    Kullanımı:

    Tüyler, kişilerin seçtiği ağda, cımbız ve epilasyon makinesi gibi herhangi bir yöntemle tüylerden arındırılır. Tala Karınca yumurtası yağı bu bölgelere masaj yaparak sürülür. İlk seansta Karınca yumurtası yağını 4-5 gün süreyle gece yatmadan önce tüylerden temizlenmiş bölgelere uygulanır. Yaklaşık 4-6 seansta yaklaşık 4-6 ay süre sonrasında tüylerden kurtulabilirsiniz.

  • Göz şişkinliklerinden 5 dakikada kurtulun!

    Göz şişkinliklerinden 5 dakikada kurtulun!

    Parlak ve canlı ciltler sağlıklı görünüm oluştururlar. Özellikle göz çevresindeki mor halkalar, şişkinlikler ve çizgiler hiç de hoş olmayan görüntüler sergiler. Dıştan uygulanacak bakımlar önemlidir elbette yalnız düzenli yaşam şekli de son derece önemlidir.

    Düzenli uyuyun

    Uykunuza önem vermelisiniz. Özellikle gözleriniz için günlük sekiz saatlik uyku düzeniniz olmalı. Ayrıca gün içerisinde 5-10 dakikalık sürelerle gözlerinizi dinlendirmeyi de ihmal etmemelisiniz.

    Göz kremlerinden yardım alın

    Göz çevresi yapısal olarak kurudur. Gözaltı şişkinlikler için özel formüllü nemlendiriciler kullandığınızda göz çevresi daha canlı ve sağlıklı bir görünüme kavuşacaktır.

    gozbakimi1Dengeli yaşam stiliniz olsun

    Bazı kişilerde genetik yapıları gereği gözaltlarında şişkinlik ve morluklar vardır. Ayrıca yaşam şekliniz de sebep olabilir. Kafein tüketimindeki aşırılık, önceki geceden alkol alımı, stres, bilgisayar karşısında geçirilen uzun süreler ve uykusuzluk göz altlarında şişkinlik ve morluk oluşum sebepleri sayılabilir. Genel sağlığınız ve güzelliğiniz için düzenli yaşam sürmeye özen göstermelisiniz.

    Doğal yöntemlere başvurun

    Göz çevresi bakımı için badem yağı içerikli doğal kremleri ayda bir ya da iki kez uygulayabilirsiniz. Ayrıca salatalık dilimlerini gözlerinizin üzerine ve çevresine yerleştirerek onbeş dakikalık bekleme süresiyle de göz çevresini canlandırabilirsiniz.

    Temiz olmasına özen gösterin

    Gece uyumadan önce cilt temizliğini asla ihmal etmemelisiniz. Makyajınızı temizledikten sonra tonik yardımı ile ya da cildinize uygun temizleyicilerle cildinizi temizlemelisiniz.

  • Ayrılık Resimleri

    Ayrılık Resimleri

    Onun varlığı mutluluk kaynağımızdır ama yokluğu hıçkırık olur, gözyaşı olur çoğu zaman” der bir arkadaşımız yüreğinin sesiyle. Yine bir şarkıda; Bir rüyadır gelir geçer, her aşk bir gün hayal olur, unutulmaz denen günler unutulur unutulur….. demiş Banu o muhteşem sesiyle, Ayrılık; sizi kendinizden alan tarif edemediğiniz Aşk’a dahilmiş… Kim ister ki muhteşem aşk sonrası ayrılığı yaşamayı, derinden sarsılmayı. Doğanın gereğidir aslında her ne kadar kabul edilmesede başlangıçların karşılığı bitişler. Yüreklerde ne büyük acıdır yere göğe sığdırılmayan sevgilinin vefazsızlığı. Hatırladıkça kanar, kanadıkça acıtır insanın yüreğini. Dağılıp divane olmuştur kadını, erkeği büyük aşk sonrası ayrılık gerçeğinin yakıcılığıyla. Artık göremeyecek, sesini duyamayacak olmak… Dayanılmaz gibi görünse de bu yakıcı acıya dayanmayı öğrenir insan biten her aşk ile. Şiirler yazılmış ayrılığı anlatan, şarkılar bestelenmiş, ayrılık öyküleri filmlere konu olmuş… Ayrılığı yaşamanızı istemeyiz elbette, yalnız hayatın acı gerçeğini de kabul etmeliyiz, yüzleşmeyi öğrenmeliyiz, duruşumuzla gücümüzü ortaya koymalıyız. Ayrılma düşüncesiyle başlanmaz hiçbir ilişkiye yalnız bizi bizden almasına izin veremeyiz acıların, Ayrılığı bir de resimlerle, resimlere yazılmış güzel sözlerle anlatalım istiyoruz. a7 a9 a6 a11 a16 a2 a13 a8

    Tüm yakarışlara rağmen gidiyordur vazgeçemediği sevgili, Yüreğinin acısı gözyaşına dönüşür, acıtarak süzülür yanaklarından….