Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: kumkasim

  • Evlenmek Stresi Yok Ediyor

    Evlenmek Stresi Yok Ediyor

    Stresi yenmenin en iyi yolu mutlu süren evliliktir.

    Uzmanlar, mutlu sürdürülen bir ilişkinin çalışma hayatı ve günlük yaşamın streslerinde başarılı olmada çok önemli rol oynadığını belirtiyorlar.

    Oysa bekarlar kendilerini “dertsiz” nitelendirirken stresle baş etmede mutlu evlilere oranla şanssız addediliyor.

    Bir hastane çalışanlarından 400 hemşireninin katılımı ile yapılan bir araştırmaya göre, mutlu bir evliliği veya ilişkisi olanların işyerindeki stres ve zorluklardan daha az etkilendiklerinin belirlendiği, bekar ya da eşinden ayrılmışların ise stresten daha fazla etkilendiklerinin görüldüğü bildiriliyor.

    g7Ayrıca stres yönetiminde en çok zorlananların ise boşanmış kişiler olduğu tesbit ediliyor.

    Araştırma sonuçlarına göre evli kişilerin veya partneri olanların ise sıkıntılarını eşleriyle paylaştıklarında destek görmeleri ile rahatladıkları açıklanıyor.

  • Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak

    Bebeğinizin Cinsiyeti Ne Olacak

    Yumurta sperm ile döllendiği anda bebeğin cinsiyeti de belirlenir.

    Cinsiyeti belirlemede anne adayları da tahminde bulunabilirler. Üstelik tahminlerde en az doktorlar kadar başarılıdırlar.

    Halk arasında yaygın inanışlar doğrultusunda, çiftler gebelik planladıklarında ve denemelerinde erkek çocuk ya da kız çocuk istekleri ile çeşitli yöntemler arar hatta denerler.

    Bazı çiftlerde sperm dölleme yöntemi uygulanır.

    Bu yöntemde erkek ve dişi spermler ayrılarak yapay dölleme uygulaması ile seçilen sperm anne adayına yerleştirilir.

    fetus iBu yöntem epey masraflı olması ile birlikte garantisi de yoktur.

    Yapay dölleme yöntemi; ailenin cinsiyet belirlemede sorunları olduğunda uygulanmaktadır.

    Ayrıca ailede hemofili ya da duchenne (kas distrofisi) geçmişi olduğunda tercih edilen yöntemdir.

  • Aşık Erkek Ne Yapar

    Aşık Erkek Ne Yapar

    Yeni ve çok güzel duygulara sahipsiniz. Aşk mı acaba diyorsunuz. Onu düşünmekten, sürekli onu görme isteğinden kendinizi alamıyorsunuz. Sesini duymak için fırsat yaratıp telefona sarılıyorsunuz… Evet bunun adı aşk. Peki o da size aşık mı? Aşık olduğunu anlayabilirsiniz. Tıpkı size olanlar ona da olur. Aşık değilse nasıl davranır? Türden soruların cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz.

    – Bağlıysa..

    Size bir kaç gün önceden randevu veriyorsa, içinden gelerek sizi görmek istiyordur,

    ask1Arkadaşları onunla sürekli tartışma çabasında olsalar da o aldırmaz, aklında sadece siz varsınızdır. Dostları, arkadaşları onun betona çarpmış gibi görünmesinden şikayetçidirler.

    Sizi görebilmek, sizinle vakit geçirebilmek için kendisine vakit ayırmanızı ister. İş yerinizden izin almanızı da ister.

    Yaşadığı ilişkiden mutludur. Öyle ki, ailesi ve yakın çevresi onu, daha önce bu kadar mutlu görmediklerini söylerler.

    Sizinle birlikte olmak için yaptığı bir programı iptal etmesi gerektiğinde üzülür, kendini kötü hisseder. Nereye giderse gitsin mahçup ifadeyle mutlaka sizi arar, doğru söylediğini bilmenizi ister.

    Sizin mutlu olduğunuzu bilmek için her an gülümsediğinizi görmek ister.

    Sizin de uygun olduğunuz her an her dakika sizi görmek ister.

    – Bağlı değilse..

    Sizi sık aralıklarla aramaz, hatta on gün ya da onbeş gün aramadığı zamanlar olur. Bir süre sonra aniden telefon edebilir.

    Randevularında önceliği hep erkek arkadaşlarına verir.

    Tatil planlarına kesinlikle sizi dahil etmez.

    Sürekli önceki kız arkadaşından bahseder.

    Güzel bir akşam yemeği planladınız ya da birlikte birşeyler yapıp vakit geçirmek istediniz. O, akşamki programı iptal eder, aradığınızda ulaşamazsınız. Ertesi gün aradığında ise mazereti hazırdır.

    Sizinle dışarıda bir yerlerde yemek ya da birşeyler içmek için görüşmek istemez. Para harcamadığı gibi sizden ödünç para da ister.

    Haftasonu için akşam program yaparsınız, siz hazır olduğunuzu hissettirseniz dahi o hazır değildir.

  • Yılbaşında Neden Kırmızı İç Çamaşırı Giyilir?

    Yılbaşında Neden Kırmızı İç Çamaşırı Giyilir?

    Yılbaşı gecesi kırmızı iç çamaşırı geleneği nereden geldiği bilinmese de pek bir yaygın. İnsanların umutları tükenmediği sürece kırmızı iç çamaşır türünden daha çok yeni gelenekler türetilir. Ne de olsa UMUT peşindedir insanoğlu.

    Daha çok bayanlar için geçerli olduğu söylense de erkekler arasında da azımsanmayacak kadar yaygın olduğu söylentileri dolaşır ortalıkta. Eh ne diyelim…

    Amacı nedir kırmızı iç çamaşır giymenin? Yeni yılın uğur getirmesi, kimileri için de yeni yılda daha çok seyahat etmektir belki de.

    bad_santaKırmızı renk olmasının özelliği nedir acaba…

    Kırmızı; aşkın ve şehvetin rengidir.

    Kırmızı rengi seven kadınların neşeli ve hayat dolu oldukları söylenir.

    Genelde çabuk öfkelenseler de heyecanlandırmak kolay ve keyifliymiş.

    Ayrıca azimli oldukları da bir gerçek deniyor.

    Aşkın ve şehvetin rengi olan kırmızı renkteki iç çamaşırı giyenlerin bir sene süreyle aşkta şanslı olacaklarına inanılır.

    Yılbaşı gecesi saat 00:00’a bir kaç dakika kala kırmızı iç çamaşırının giyilmesi gerekiyor. Yalnız sakın pantolon üzerine giymeyi düşünmeyin, uğrsuzluk olduğu düşünülüyor.

    Bazı kişiler kırmızı iç çamaşır giymeyi piyango bileti ile eş değer tutuyor.

    Yeni yıl, yeni başlangıçlar olarak düşünüldüğünde, kırmızı iç çamaşırının da şans getireceğine, mal, mülk, servet sahibi olunacağına hatta ikramiye çıkacağına inanılması ya da umut edilmesi doğal karşılanmalı.

    Ayrıca kırmızı iç çamaşırı giyenlerin cesur ve atik oldukları yönünde de bir inanış var.

    Sonuçta bu bir inanç sistemidir. Tamamen kişilerin kendi inançları doğrultusundaki davranışlarıdır.

    Biz de yeni yılın herkese sağlık, huzur, yeni umutlar ve yeni başlangıçlarla gelmesini diliyoruz.

  • Çocuğunuza Sevginizi Gösterin

    Çocuğunuza Sevginizi Gösterin

    Sağlıklı bireyler huzurlu ve mutlu aile ortamlarında yetişirler. Çocuğunuzun sağlıklı, mutlu ve yaşamı süresince başarılı  birey olması için siz de çocuğunuzdan sevginizi esirgemeyin.

    Yaşamı süresince bazı dönemlerde her çocuk annesi ya da babasının kendisini sevmediğini düşünür. Açıkçası en yıkıcı düşünce de sevgisizliktir. Mutlu veya mutsuz geçirilen çocukluk dönemi sizin, çok değer verdiğiniz yavrunuzun bütün hayatını olumlu ya da olumsuz etkileyecektir.

    Neredeyse tüm ebeveynler çocuklarını çok sevdiklerini ve ne yapıyorlarsa onların iyiliği için yaptıklarını söylerler. Oysa çocuk eğitiminde öyle yanlışlar yapılıyor ki, üstelik telafisi olmayan ve zaman zaman da olumsuz geri dönüşleriyle karşılaşılan yanlışlar. Kimse mükemmel değildir, ancak öğrenmenin de sınırı yoktur. Anne-baba olmadan önce mutlaka bir takım bilgilerin edinilmesi ile bebek sahibi olmaya daha doğrusu çocuk yetiştirmeye hazırlayabilirsiniz kendinizi.

    Diğer taraftan sevgi duygusuna sahip olma ve gösterme şekli tüm yaşamımız süresince ilişkilerimizde gereklilik değil midir…

    image-34d6_4afc4ec21Onay sözleri:

    Çocuk eğitiminde en belirgin yanlışlardan birisi, çocuğun başarısızlığı karşısında eleştirme girişimidir. Oysa gösterilen bu tavır, çocuğun ileriki yaşamında olumsuzlukların temellerini oluşturur. Eleştirilerde yapıcı yaklaşımlar olması gerektiği gibi, her doğru için de övgüyü unutmamalısınız. Gün içerisinde en az iki defa övgü ile karşılaştığında başarıya daha hızlı yöneldiğini görebilirsiniz.

    Nitelikli beraberlik:

    Çocuğunuzla ilgilenirken ona ayırdığınız vakitleri nitelikli değerlendirmeye özen göstermelisiniz. Çocuğunuzun beslenmesi ne kadar önemliyse kişisel gelişimini de sağlıklı tamamlayabilmesi için önceliğiniz çocuğunuza yönelik olmalı, onun seviyesine inmelisiniz. İlgi alanları sizden farklı olabilir, kurduğunuz yakınlık ile onu tanımaya ve her yönünü anlamaya çalışmalısınız.

    Armağan alma:

    Çocuğu hediyelere boğmak son derece yanlıştır hem de zamanla hiç bir anlamı kalmayacaktır. Sevginizi gösterebilmenin en iyi yolu gerektiğinde ve özel seçilmiş hediyeler almak olmalıdır. “Seni seviyorum, o yüzden sana özel bir hediye aldım” tarzındaki olumlu yaklaşımlarınız çocuğunuzun sevgi ihtiyacını karşılamaya yardımcı olacaktır.

    Hizmet davranışları:

    Ebeveynler doğal olarak sürekli çocuğa hizmet tutumundadırlar. Zaman zaman yalnızca çocuğunuza özel işler de yapılmalı. Yetişkinlerin sıkıcı olduğunu düşündükleri işler çocuklar için çok özeldir. Bu anlamda kendinizi geliştirme çabaları göstermeli ve akademik ya da mekanik yeni beceriler edinmelisiniz.

    Fiziksel temas:

    Çocuğa dokunma ve öpme hatta kucağa alma en iyi sevgi gösterisidir. Her çocuğun yaşı ve huyları gereği sevgi dili farklıdır, bu yüzden özel yaklaşımlarınız olmalı. Yaşları ilerledikçe fiziksel temas konusunda ise duyarlılık gösterilmeli.

  • Kadınlar Erkeklere Ne Ceza Veriyor

    Kadınlar Erkeklere Ne Ceza Veriyor

    İlişkilerde kadınlar hem duygusal hem de cinsel anlamda incindiklerinde eşlerine seks cezası vererek acısını çıkarıyorlar. Uzmanlara göre hiçbir kadın duygusal ve cinsel anlamda mutluysa eşine ceza vermez. Ayrıca kadınların seks robotu olmadığı ve düğmesine basılınca cinsellik olması beklentisinin ise son derece yanlış olduğuna dikkat çekiliyor.

    Ayrıca erkekler cinselliğin aşk ve sevgiden oluştuğuna inanıyorlar. Sık sık seks yapan erkekler eşlerinin kendisini çok sevdiğini düşünüyor. Tüm dünya kadınlarınca uygulanan bu yöntem ile kadınlar, kendilerini üzen erkeği ilişkiye girmeyerek cezalandırmada etkili olduğu düşünülüyor.

    ask1Kadın aynı zamanda kendini de cezalandırıyor

    Kadınlar için cinsellik duygusal anlam taşıyor ve cinsellik olmadığında yokluğunu erkekler kadar hissetmiyor. Oysa erkekler cinselliği çok daha fazla düşkün. Bir erkek kadına duygusal anlamda yakınlık göstermediğinde kadının da robot olmadığı ve cinsellik beklenmemesi gerektiği belirtiliyor. Elbette ki kadının da cinselliğe ihtiyacı vardır ama erkek sırf ihtyacı için istiyorsa kadından yakınlık ve ilgi beklenmesi ne kadar doğrudur.

    Erkekler aşkı cinselliğe bağlıyor

    Erkeklere göre, cinsellik varsa kadın sevgisini de gösteriyor demektir. Çok yanlış bir düşünce. Bu anlamda erkeklerin cinsellik ve aşk-sevgi bağlantısını kuruyor olması evliliklerde sürekli sorunlara sebep oluyor.

  • Mor Efsane

    Her insanın yaşamında özel bir yeri vardır mor rengin. Kimileri için mor tutkusunun ayrıcalığı vardır, kimileri içinse belki de boğucudur. Esasında mor renk yaratıcılığı, verimliliği ve hazzı çağrıştırır. Yaşam alanlarında daha çok yatak odaları için uygundur mor renk, diğer kullanım alanlarında koyuluğu ile bunaltıcı etki yapabilir.

    Leylak reni ise yaratıcılığı, yine verimliliği ve dişiliği çağrıştırır. Leylak rengini de yaşam alanlarınızda stres azaltıcı etkisinden dolayı banyolarda tercih edebilirsiniz, elbette yatak odaları için de uygundur. Evinizin diğer kullanım alanlarında tek başına leylak rengi solgun görüntü verebilir. Leylak rengini her alanda kullanmak isterseniz canlılık kazandırmak için gümüş rengi ve siyah ile birlikte kontrast yaratabilirsiniz.

    Şimdi sizler için dekorasyonda ve doğada mor büyüsünden örnekler sunuyoruz.

    mor9

    mor5

    mor11

    mor3

    mor4

    mor1

    mor10

    mor8

    mor12

    mor6


  • Yılbaşı Dekorasyonları

    Yeni yıla sayılı günler kalmışken yılbaşı gecesi için de hazırlıklar ve programlar hız kazanmaya başladı. Yeni yıl denilince yeni umutlar, yeni başlangıçlar ve bereket akla geliyor. Bu anlamda herkes dostlarıyla birlikte coşku ile yeni yılı karşılama planları yapılır.

    Yapay bir çam ağacı, renkli toplar, yanıp sönen ışıklar, noel baba figürleri vs… türlü türlü süsler dolaplardan çıkarılır.

    Renkli ve ışıltılı süsleri çam ağacında kullanabileceğiniz gibi evinizde her yerde ve masanızda da kullanabilirsiniz.

    Çam ağacı için en uygun yer elbette çocuk odasıdır. Altına da renkli ve süslü hediye paketleri, yine cıvıltılı süsleri yerleştirebilirsiniz.

    Yılbaşı hazırlıkları için derlediğimiz süsleme örnekleri yardımcı olacaktır. En azından çocuklarınızı sevindirmeyi düşünebilirsiniz.

    deko1

    deko3

    deko11

    deko7

    deko12

    deko8

  • Kadınlar Öpüşmeye Daha Çok Önem Veriyor

    Kadınlar Öpüşmeye Daha Çok Önem Veriyor

    Bir araştırmaya göre kadınların öpüşmeyi çok daha fazla önemsediği belirtiliyor.

    Peki kadınlar öpüşmeyi neden önemsiyorlar?

    Araştırma sonuçlarına göre kadınlar; bir erkeği eş olarak seçme konusunda belirleyici olarak kabul ediyor ve ilişkilerini değerlendirmede rol oynadığını düşünüyorlar.

    Erkekler arasında ise öpüşmeye aynı ölçülerde önem verilmiyor, üstelik bir kadın ile beraber olmanın koşulu olarak öpüşmeyi kullandıkları açıklanıyor.

    Bu da demek oluyor ki erkekler öpüşürken de rol yapabilirler.

    Çünkü; bundan hoşlanmayan erkekler ilişkiye girebilmek için öpüşmeleri gerektiğini biliyorlar.

    askKısaca ilişkileri belirleyici faktörler arasında sayılması çok da doğru değil. Kadınların, ilişkilerini belirleyici daha emin olabilecekleri faktörleri bulmaları gerekiyor.

    Kadınlar, öpüşmeyi ikili ilişkilerinde bağlayıcı unsur olarak görüyorlar ve ilişki kişilere sorumluluk getiriyor dolayısıyla seçici davranıyorlar.

    Oysa erkekler için durum çok farklı, onlar istedikleri herkesle ilişkiye girebiliyorlar.

  • Kalça ve Basen İçin Egzersizler

    Kalça ve Basen İçin Egzersizler

    Burada verilen hareketleri düzenli uyguladığınızda kalça ve basen bölgenizdeki fazlalıklardan kurtulabilirsiniz.

    Geri Adım Hareketi

    Geri adım hareketi ile kaslarınız esneyerek yürüyüş ya da bisiklet kullanma öncesi bedeninizi hazırlayabilirsiniz.

    1 – Ayaklarınızın arasında bir adımlık mesafe bırakarak dik olarak ayakta durun
    2 – Ellerinizi belinize koyun
    3 – Dizinizi kırarak bacağınızı arkaya götürün
    4 – Aynı hareketi her iki bacak için de tekrarlayın
    5 – Hareketi onar kez tekrarlayarak elliye tamamlayın

    egPopo Kaldırma Hareketi

    Kalçalarınız için ideal bir harekettir, bu sayede kalçalarınız esneklik kazanacak bu arada dasıkılaşacaktır.

    1 – Yere uzanarak dizlerinizi kırın ve ayaklarınızı yere basın, bacaklarınızı ayırın
    2 – Kalcanızı yerden kaldırarak bir süre bu şekilde bekleyin
    3 – Bu hareketi yirmibeş tekrar ile yüze tamamlayın

    Çömelme Hareketi

    Çömelme hareketi biraz zordur ama düzenli uygulandığında kaslarınızı ideal şekilde güçlendirebilirsiniz.

    1 – Ayakta dik durun ve ayaklarınızı bir ayak ölçüsünde açın
    2 – Çömelirken kollarınızı omuz hizasında öne doğru uzatın
    3 – Onar kez tekrarlayarak elliye tamamlayın
    4 – Aşagı eğilme hareketinde çömelerek durmaya çalışın

  • Diyet İpuçları

    Diyet İpuçları

    Diyete başlamadan önce yapılması gereken ve yapılmaması gerekenleri sizler için derleyip bilgilerinize sunuyoruz. Diyet programlarınızda özellikle dikkat etmeniz gerenleri bilmelisiniz, bu sayede tüm çabalarınızın olumlu sonuçlarını alabilirsiniz.

    Bunları yapın

    Diyet listenizde bulunması gereken besinleri şöyle sıralayabiliriz:

    * Doğal ve tam besinleri ilk sırada tutmalısınız, ayrıca düşük glisemik indeksli besinlere yer vermelisiniz
    * Aralarda yeşil çay ve kefir sindirimi çalıştırdığından içmelisiniz
    * Doğal ve işlenmiş ürünleri tercih etmelisiniz
    * Porsiyonlarınızı mutlaka küçültmelisiniz
    * Aşırıya kaçmadan kuru fasulye tüketilmelidir
    diyet* Öğünleri çoğaltırp miktarları azaltın
    * Her zaman daha sağlıklı olduğundan yavaş kilo vermeyi hedefleyin
    * Salatalarda özellikle sirke ve limon suyunu daha fazla kullanabilirsiniz
    * Mutlaka düzenli en az yarım saat yürüyüş yapın
    * Yoğrdu özellikle az yağlı tercih edin

    Bunları yapmayın

    * Şeker, un ve nişastayı beslenme listenizden çıkarın. Paketlenmiş hazır gıdalardan uzak durun.
    * Asla mucize bekleyerek şok diyetlere ve hızlı kilo verme çabalarına girmeyin
    * Öğünlerinizi atlamamaya çalışın
    * Şeker içerdiğinden tatlı meyveleri tüketmemeye gayret edin
    * Diyet içeceklerden uzak durun
    * Akupunktur yaptırmayı düşünmeyin
    * Kesinlikle tatlandırıcıları kullanmayın
    * Elma, hoodia, yosunlar, lahana, acı biber hapları gibi kilo kaybısağlayacağı söylenen destek ürünlerinden uzak durun
    * HCG iğneleri asla kullanmayın
    * Son olarak diyet yapıyorum diye asla aç kalmamaya çalışın, kan şekerinizi düşürmek ve olası rahatsızlıklara sebebiyet vermek istemezsiniz değil mi?

  • İlişkiniz Kötü Gidiyorsa…!

    İlişkiniz Kötü Gidiyorsa…!

    Herkes hayatında mutlu olmayı, özellikle de evliliklerde mutlu ve huzurlu bir düzende yaşamayı ister. Öyleyse tüm geleceğe dair tüm planlarınızı ve endişeleriniz, kırgınlıklarınızı hatta iş yerinizde neler olup bittiğini paylaşmalısınız. göreceksiniz uygun bir dille konuşmayı denediğinizde evliliğinizdeki bağlarınız güçlenecek ve daha mutlu olacaksınız.

    Elbetteki dışarıdan söylemenin kolay olduğunu söyleyebilirsiniz, bunu yapabilmek gerçekten zordur. Uzman önerileriyle siz de evliliğinizde iletişimi güçlendirebilir ve mutluluğunuzu sürekli kılabilirsiniz.

    Sohbet edin

    Günlük yaşamınızda rutin koşuşturmalar sayesinde yorgun düşebilir ve konuşmaya fırsat bulamayabilirsiniz. Mutlaka sizin de zihninizde geliştirdiğiniz geleceğe yönelik planlarınız vardır hatta ruh haliniz ne durumdadır… bunları konuşmaya fırsat bulamadığınızı düşünürken günlük yoğun tempoda çocuklar hakkında, ev için alışverişlerle ilgili ya da belki küçücük dedikodulara fırsat bulunabiliyor ancak diyorsanız, kendinizle ve gelecekle ilgili konularda da konuşabileceğiniz fırsatları oluşturabilirsiniz elbette.

    iliskilerTabii ki her gün konuşmaya çalışmayacaksınız. Belki haftada bir belki de iki haftada bir en azından küçücük vakitlerinizi eşinizle konuşmak için dertleşmek için ayırabilirsiniz. Yalnız bu sürede konuyu dağıtmamaya, sadece duygularınız ve evliliğiniz hatta planlarınız hakkında konuşmaya özen göstermelisiniz.

    Suçlamaktan vazgeçin

    Evliliğiniz süresince kilo aldığınızı ve eşinizin artık sizi çekici bulmadığını düşünerek konuşma sırasında onu suçlamamaya dikkat edin. Kilolarınızdan eşinizi sorumlu tutamazsınız. Konuşmaya başladığınızda eşinize ” bana artık iltifat etmiyorsun” gibi sözleri suçlayıcı ifadelerle söylememelisiniz. Onun yerine “hamilelikta aldığım kilolarımdan kurtulamadım” ya da ” beni eskiden olduğu gibi çekici bulduğuna inanmak için desteğine ihtiyacım var” gibi sözlerle yaklaşmalısınız.

    Değişikliğe açık olun

    Evliliklerde zaman geçtikçe her iki tarafta birbirleri hakkında her şeyi bildikleri yönünde yanılgıya düşerler. Oysaki zaman geçtikçe herkesin duygu ve düşünceleri ile ilgi alanları da değişir. Mutlaka partnerinizin de bilmediğiniz yönleri olacaktır.