Kimyagerler ilk olarak deriyi derinleme­sine etkileyen kızılötesi ışınlarla deriyi yüzeyde etkileyen morötesi ışınları süze bilecek maddeler bulmaya çalıştılar. Bu maddelerin aynı zamanda derinin yal­nız pigmentli bölümünü etkileyen uzun morötesi ışınların geçişini de engelleme meleri gerekiyordu. Geçerli bir sonuca varabilmek için birçok maddenin labora tuvarlardadenenmesi gerekti. Seçilecek maddelerin geç bayatlamaları, deriyi tahriş etmemeleri, allerjiye yol açmama lan, başka maddelerin rengini bozma­maları ve fiyatlarının elverişli olması ge­rekiyordu. Ayrıca sıcağa dayanıklı olma lan, terle karışınca bozulup özelliklerini kaybetmemeleri de gerekiyordu. Bütün bu koşulları bir araya toplamak kuşku­suz kolay değildi.
Güneşe karşı ilk koruyucu, metil salisat-lı olup 1936 yılında piyasaya çıkarıldı. Bunu kininli ve tanenli birçok krem izle­di. İlk çıkan madde bir yağ olup günümüzde de en etkili koruyucu niteli­ğini sürdürmektedir. Daha sonraları krem, pelte, süt, yağsız losyon püskürtü sü ve katı biçimli koruyucular geliştirildi Zamanla değişik maddelerin katkılarıyle koruyucuların kusursuzlaştırılması yolu­na gidildi.