Güzellik İlaheleri
Bizler ender ve sıradışı bir külte sahibiz. Bir zamanlar şişman olmak, sosyal başarıyı simgelerdi; bunun anlamı her gün “baştan aşağı donatılmış” bir masada oturabilme ve fazlasıyla beslenme olanaklarına sahip olmak demekti. İncelik ve zayıflık (ki buna o devirlerde “sıskalık” denilirdi) çoğunluğun içinde bulunduğu durumdu.
İşte bu yüzden, etli butlu olmak ve yuvarlak hatlar sıra-dışılık sayıldığından, böyle kişiler güzellik ilaheleri olarak kabul ediliyorlardı. O dönemlerde toplumun büyük bir kısmı için besin maddelerine ulaşabilmek rastlantısaldı.
Savaşlar, ayaklanmalar, kötü giden hasatlar kıtlık ve açlığa yol açıyordu. Her gün düzenli olarak ve açlık çekmeden yemek yiyebilmek bir lüks sayılıyordu.
O günün koşullarında vücutta biriktirilen yağ kitleleri, yukarda anlatılan olası kötü koşullar sırasında kullanılabilecek değerli erzak gibiydiler. Kilo fazlalığı, bu günkü gibi olumsuz bir özellik değil, tam tersine olabilecek tersliklere karşı bir çeşit “risk sigortası” şeklinde algılanırdı.
Kilo fazlalığı, ender görüldüğü için bir sigortaya sahipmişçesine yaşanırdı.
O devirlerde şişmanlık aynı zamanda gürbüzlüğün sonucu ortaya çıkan bir sağlık ölçütüydü. Başka bir deyişle, dolgun bir kadın, geniş kalçalan sayesinde rahatça doğum yapabilecek ve hamileliği de sorunsuz geçecek doğurgan bir dişi olarak görülürdü.
Günümüz de hâlâ, bir çok üçüncü dünya ülkesinde, özellikle Kuzey Afrika’da ideal kadın böyle ifade edilir. Anadolu’da da yüzyıllardır aynı inanç vardır, örnek; Bereket Tanrıçası heykeli fç.n.)
14 Kadın estetiğinin gelişimini irdeleyen sosyologlar, güzellik ilahelerinin dünyadaki sosyo-kültürel gelişmelerle birlikte adım adım değiştiğini söylerler.
Bazıları da, moda’nın kendini ifade etmesi için bir çıkış yolunu bulup, o yolda ilerlediğini düşünürler.
Yüzyılın başında Paul Poiret isimli modacı vücutları korselerle sıkmayı ortaya atınca bu anlayışın yayılmasına yol açmıştır.
Bu durum kadınların vücutlarını bol giysilerin içinden çıkarmalarına neden oldu. Elbiseler vücuda sıkıca yapışıp hatları ortaya çıkarmıştı. Bunu takip eden yıllarda ise, kadın özgürlüğü hareketleri etkisini göstermiş, bu kez de “erkeksi” modeller giyilerek dişilik ilkelerinin reddi ifade edilmiştir.
Kadın cinselliği ile erkek cinselliğinin karşı karşıya gelmesinin yarattığı kaygı, Önce Freud tipi psikanalizde sonra da fikir düzeyinde yansımalarım bulmuştur. Resimde erotizm yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmuş, hatta Pi-casso, Buffet gibi ressamlar eserlerinde kadın vücudunu parça parça, geometrik şekillerde resmetmişlerdir.
Bu sosyo-kültürel olgulara paralel olarak, iki etken zayıflığın öneminde belirleyici olmuştur. Bir yanda, ABD gibi bir ülkenin liderliğini yaptığı oburluğa varan bir etli butluluğun genellenmesi, öte yanda ise tıbbın, fazla kiloların sağlığı etkileyen Önemli bir risk etkeni olduğunu keşfetmesi.
|
Bu kategoriye son eklenenler
|
Bu kategorinin diğer yazıları
|
Kadinlar,Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin





bn nim çiktiğim olmadi bn güzel değiim galibanapmamlazim 18 yaşindayim
benim küçükken üzüm yandı tamam artık yüzümde kısa kısa bölümler yanık estetik ameliyatlar oldum yama ve balon takıldı ama daha fazla gelişme yok ne önerirsiniz tedavisi falan sizi bekliyorum şimdiden teşekkürler.15 yaşındayım
yha bnm de çıktığım yok cildim öncededn sivilceliydi simdi çukur çukur saçım kuru offf
bnim her yerim her seyim cok güzel ama tek bi kusur gözlerimin altı mor gecsinler artık