Archive for Mayıs 2008
You are browsing the archives of 2008 Mayıs.
You are browsing the archives of 2008 Mayıs.
■ Şoku en aza indirmek için antişok tedavi şeklini uygulayınız.
■ Solunum hızını, nabzı ve cevap verme seviyesini her 10 dakikada bir kontrol ediniz. Bunları doktor için kaydediniz.
■ Kazazedenin başka yaralan olup olmadığına bakınız ve gerektiği gibi tedavi ediniz.
■ Kazazede kendinden geçmiş, fakat normal olarak nefes alıyorsa, iyileşme konumuna getiriniz.
■ Nefes ve kalp atışları durmuşsa [...]
Bu durum, bir kınk ya da çarpma yaralan gibi yaralanmalardan sonra ya da mide ülseri kanaması gibi bir sağlık durumu sebebiyle görülebilir. Örnek olarak, dışardan hiçbir belirti olmadığı halde, iç organlar, dalak ve karaciğer hasar görebilir.
İç kanama da dış kanama kadar önemlidir. Kan vücuttan gerçekten kaybolmamasına rağmen, dolaşım sisteminde kaybolur ve hayati organlann oksijene [...]
1 – 4 yaş arası çocuklardaki bir enfeksiyon hastalığının ya da bir boğaz veya burun enfeksiyonunun yol açtığı yüksek ateş, havalelere sebep olabilir. Rahatsız edici özelliklerine karşın nadiren tehlikeli olurlar ama çocuğun ateşi anormal derecede yüksek olduğu sürece belirtileri sürebilir.
Belirtiler:■ Çocukta yüksek ateş vardır, kızanp terler.
■ Yüz, kol ve bacak kaslannda seğirmeler.
■ Arasıra göz kaymalan [...]
Güneşte uzun süre kalma sonucu deri üzerinde meydana gelen yanığa güneş yanığı denir. Sanşınlann ve kızıl saçlılann güneş ışınlarına karşı çok duyarlı bir derileri vardır. Ayrıca değişik bölgelerin duyarlılığı arasında da fark bulunur.
Güneş ışınlan deride önce eritem denen bir kızanklık meydana getirirler, buna 1. derece yanık denir. İnsan yanmadan bronzlaşmak isterse yazın ilk gün 15 [...]
Tahta parçası, cam, madeni bir cisimle yaralanan veya düşmekten ileri gelen bir darbeye maruz kalan, patlayıcı bir maddenin etkisi altında kalan herhangi bir göz kazasında, muhakkak tehlikeli bir durum vardır. Göz yaralanmaları anında tedavi edilememesi halinde uzun süreli görme bozukluklan yaratabilir. Kazazedenin gözüne sert bir cisim çarpmışsa göz oyuğu bu çarpmayı korumuştur. Ancak göz ojoığunun [...]
Bütün göz yaralanmalan potansiyel olarak ciddi olaylardır. Çünkü göze kaçan cisimler göz küresini delebilir ve iç hasarlarla ve muhtemel enfeksiyonlarla sonuçlanabilir.
Gözde en çok rastlanan yabancı cisimler, toz, kum ya da kirpiktir. Göz küresinin dış yüzeyine yapışarak ya da gözkapağının altına yerleşerek (normal olarak üst kapağa) rahatsızlığa ve iltihaplanmaya yol açarlar. Çoğu durumda bunlar kolaylıkla çıkarılabilirler. [...]
Hem sıvı hem de katı yakıcı kimyasal maddeler göze kolayca kaçabilir ve göz yüzeyi üzerinde hızla ağır yaralar açılmasına, hatta körlüğe sebep olan hasarlar meydana getirebilir.
Belirtiler:■ Etkilenmiş olan gözde ağır ağrılar.
■ Hasarlı göz, ışığa bakamaz.
■ Etkilenen göz, kapalı olabilir.
■ Göz kızarmış, şişmiş ya da çok fazla sulanmakta olabilir.
İlk yardım ve tedavi:Kimyasal maddeyi mümkün olduğu kadar [...]
Gözün kuvvetli bir darbeye maruz kalması “göz morarması” denilen bere şeklini meydana getirir. Gözün etrafında bulunan dokular şişer ve ağrır. Önce, kan hücumundan dolayı kırmızı bir renk alır, daha sonra koyulaşır ve moranr. Şiş ve sancıyı azaltmak için, soğuk suya batırılmış temiz bezlerin göz üzerine uygulanması faydalıdır. Ağır berelenme vakalarında doktora başvurmak yerinde olur.
Tüp bebek ve mikroenjeksiyon arasındaki tek fark döllenme şekli olup tüp bebek yönteminde spermler ve yumurtalar biraraya konularak döllenmenin kendiliğinden olması beklenirken mikroenjeksiyon yönteminde her bir yumurtanın içine tek bir sperm mikroskopik kataterler ile enjekte edilir.
Hastanın ilaç kullanımı, yumurtaların oluşturulması ve toplanmasına kadar olan aşamalar tüp bebek tedavisi ile aynıdır. Tek fark mikroenjeksion işleminde seçilen [...]
Yumurtalıklann tedaviye aşın cevap vermesi ve karın boşluğu ile diğer vücut boşluklarında sıvı toplanmasıyla ortaya çıkan bir tablo olup şiddetli durumlarda hastanede yatarak tedavi gerekli olabilir. OHSS açısından riskli oaln kişilerde embryo transferi ertelenip embriyolar dondurulabilir.
Test gününden önce kanaması olanlarda gebelik şansı düşmekle birlikte gebelik olmadığı anlamına gelmez.
TESE uygulanan hastalann %40′ında sperm bulunamaz ve tedavi iptal edilmek zorunda kalınır.
Bazı durumlarda kadının genital organlarının anatomik yapısı nedeniyle transfer çok zor olabilir. Bu gibi durumlarda gebelik şansı düşmektedir.
Yumurta ve spermler normal olmasına karşın bazı yumurtalarda döllenme gerçekleşmeyebilir. Döllenme oranı %70 civarındadır.
Özellikle yaşı ileri ve yumurtalık rezeni düşük kadınlarda folliküller yeterli büyüklüğe ulaşmasına karşın aspirasyon sırasında hiç yumurta bulunamayabilir.
Hastaların tedaviye beklenen yanıtı vermemesi, j’eterli sayıda follikül gelişmemesi gibi nedenlerle tedavi iptal edilebilir.
İlk önce idrarda daha sonra ise kanda gebelik testi (beta-hCG) yapılır. Kanda yapılan testin sonucuna göre gebelik olup olmadığına karar verilir. Testi pozitif olanlar iki gün sonra yeniden kanda gebelik testi için çağrılır. İki testin sonuçları arasında ilişki değerlendirilerek gebeliğin sağlıklı olup olmadığına karar verilir. Sağlıklı bir gebelikte iki gün sonra kan beta-hCG değeri yaklaşık [...]
Yanm felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan toplanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzan iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır. Bununla birlikte, genel olarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışmamak -çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere [...]
Hasta ölü gibidir, yüzü kanlı, solunumu gürültülüdür; dışuyanlara yanıt vermez, bazen sidik ve dışkı kaçınr. Sonra koma yerleşir; bedenin yansında felç görülür, hasta yalnızca bedeninin bir yanını oynatabilir, gözler bir yanda yukan bakar. Muayenede, refleksler değişmiş bulunur. Yüzdeki bakışımsızlık, yüz felcinin merkezi sinir sistemi kökenli olduğunun belirtisidir. Hasta solurken, her soluk verişte felçli yanın yanağı [...]
Hareketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinirlerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o organın kaslan hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir.
Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur.
Önemli felçlerden biri de bağırsak felçleridir, öldürücü bir hastalıktır. Her organın siniri bozulduğu zaman [...]
Zehirli kimyasal maddelerin serbest kalmasıyla oluşabilecek böbrek hasarlarını önleyiniz. Bir kazazedenin kol ve bacağından sıkışmış olarak yakalanışı 30 dakikadan fazla sürmüşse kurtarmaya kalkışmadan önce acil servisi çağırınız.
■ Ciddi kanamayı kontrol altına alıp yaralan tedavi ediniz; kınklan mümkün olduğu kadar hareketsiz hale getiriniz.
■ Eğer sıkışan kol ya da bacak gecikmeden serbest bırakılabiliyorsa ağırlığı kaldırınız. Mümkünse kazazedeyi [...]
Sıkışan kol ya da bacak yanıp sızlamakta olabilir.
■ Yaralı kısmın çevresinde şiş ve sert doku (çünkü, kandaki serum bu bölüme akmıştır).
■ Yaralanan yerde kabarcıklar ve bereler.
■ Genel kınk belirtileri ve görüntüleri.
■ Damarlan ezilen sıkışmış kol ve bacaklar, soğuk, solgun ve nabız atışı yoktur.
Bu yaralanmalar, büjoik çapta deri, kas ve kemiğe zarar verdiğinden tıbbi yardım istenmelidir. Ciddi iç ve dış kanamalar olabilir. Özellikle bir kolu ya da bacağı besleyen kan damadan hasar görmüş olabilirler, bu sebeple kurtarma gecikirse oksijenli kan yokluğunun uzaması sebebiyle hasarlı kısım yitirilebilir.
Bazı vakalarda hasar gören parça sıkışmış olarak bir saatten fazla kalırsa yaralı dokulara [...]
Elektrik kazalannın büyük çoğunluğu, genellikle kullanmadaki dikkatsizlikten ileri gelir. Elektriğin tehlikeleri kolayca unutulur.
■ Sayaçtan geçtikten sonra, elektrik abonesi tamamen kendi tesisatından sorumludur. Elektrik tesisatlan, doğru olarak ve en kaliteli malzemeyle yapılmalıdır. Prizler yeter sayıda olmalı ve yüklemeleri önlemek için, ustaca yerleştirilmelidir. Aynca çocukların ellememeleri için kapalı prizler tercih edilmelidir.
Güvence açısından bir sakınca yoksa akımı kesin ya da kazazedeyi kaynaktan uzaklaştırınız. Gerekirse hastaneye kaldırılmasını sağlayınız.
■ Solunum ve kalp atışları durmuşsa hayata döndürme işlemlerine hemen başlayınız.
■ Kazazede kendinde değil fakat normal olarak nefes alıyorsa, iyileşme konumuna getiriniz.
■ Yanıkları tedavi ediniz. Yaralan dikkatli kontrol ediniz, ilk göründüklerinden daha derin olabilirler.
■ Şok etkisini en aza indirmek için [...]
Elektrik çarpması, ölüme sebep olan kazalardan biridir. 150 voltun üstündeki elektrik çarpmalannda | kalp atışlarında bozulma ve zayıflama olur, ölüm sebebi kalptir. Kalp kaslan felce uğrar. 400 voltun üstündeki elektrik çarpmalannda, bütün sinir sistemi birden felce uğrar, solunum ve kalp durur.
Bilindiği gibi elektrik akımlan, özellikle yüksek voltajlı olanlan öldürücüdür. 220 voltluk şehir akımı, 110 volta [...]
Donuklarda vücut dokulan hayatiyetlerini kaybetmiş olurlar. Şiddetli rüzgarlı soğuk havalarda uzun süre durmakla bu donuk olayları ile karşılaşılabilir. Özellikle burun, kulak, yanak ve parmaklar donar Belirtiler
Donmuş olan vücut kısmında kan damadan iyice büzülmüş olduğu için kan dolaşımı mümkün olmaz ve bu yüzden deri soluk, mum rengi bir görünüm alır. Burun, kulak ve yanak donmalan ağnya [...]
Kışın uzun zaman soğukta kalmış kimselerde, donma dediğimiz olay baş gösterir. Donmak üzere olan bir kimse önce uyuşmaya başlar, kendini bitkin hisseder ve nihayet bilincini tamamen kaybederek kendinden geçer.
Ne yapmalı?
Kişi serince bir odaya alınır. Üzeri iyice örtülür. Nefesi kesilmişse derhal yapay solunuma başlanır. Üzerindeki örtülerin altından el sokularak kol ve bacaklan ıslak bezlerle o\-uşturulur. Bu [...]
Eller üzerine düşmekle veya kolun aşın hareketlerinde omuz ekleminde çıkık olabilir. Bulgular iyi değerlendirilirse kolayca teşhis edilirler.
Belirtiler
■ Omuzda ağn ve şişlik.
■ Omuz başında çukurluk, apolet görünümü.
■ Normalde kol gövdeye yapıştığı halde, çıkık durumunda kol gövdeye yaklaştınlamaz.
■ Normalde el, karşı taraf omuz üzerine değdirilebildiği halde, çıkıklarda el, karşı taraf omuza götürülemez.
■ Kol hareketlerinde azalma vardır.
Çene kınğında olduğu gibi, çene sarılarak tespit edilir.
■ Doktor yardımı sağlamak mümkün olmayan durumlarda çıkık, yerine konmaya çalışılır. Bunun için:
■ Hasta, bir sandalyeye oturtulur.
■ Başparmaklar, azıdişleri üzerine gelecek şekilde ağız içerisine sokulur, elin diğer parmaklan ile çene dıştan kavranır.
■ Çene kemiği, yukan ve arkaya doğru itilerek çıkıksa yerine konmaya çalışılır.
Eğer bir iki deneme ile yerine [...]
Esneme sırasında, kahkahayla gülme sırasında veya çeneye gelen bir darbeyle çene kemiği çıkabilir. Belirtileri ve görünümü gayet tipiktir. Kolayca tanınabilir. Ancak bazen çene kırığı ile kanştınlabilir. Çene, sağlam tarafa doğru kaymıştır.
■ Ağız tam olarak kapatılamaz. Çıkık tarafta açıklık kalır ve buradan salya akar.
■ Hasta, ağzını açıp kapayamaz yanı çığneyemez.
■ Çıkık taraf ekleminde ağn vardır.
■ Çıkık [...]
Eklemi teşkil eden kemik uçlarından bir veya birkaçının yer değiştirmesine çıkık denir. Genellikle travmalarla meydana gelir. Acı veren acil bir durumdur. Çıkık teşhis edildikten sonra yerine konulmaya çalışılmamalıdır. Çünkü uzman olmayan kişilerce yapılacak uygun olmayan bir müdahale sakat kalmaya sebep olabilir.
Belirtiler
■ Ağn
■ Şekil bozukluğu
■ Şişlik
■ Hareket sınırlanması.
İlk yardım ve tedavi
■ Teşhis edilir edilmez, yerine koymaya [...]
Tek başınıza asla yola çıkmayın ve gösterilen yollardan başkasını izlemeyiniz.
■ Hareketinizden önce meteoroloji raporlannı dinleyin ve yerli halktan çığ bölgelerini sorunuz; civar köylüler bunu en iyi bilenlerdir.
■ Mümkünse yanınıza bol ip, telsiz ve bölgenin haritasını da alınız.
■ Çığ tehlikesi olduğunu belirten uluslararası san-siyah kareli bayrak dikilmiş yerlerde dolaşmayınız.Kayak yapıyorsanız, kayakları, sopalan ve buz baltasını hemen [...]
Her yıl dünyanın pek çok bölgesinde yüzlerce insanın ölümüne yol açan çığ, bir yardan kopan kar kümesidir ve yardan aşağı, taşlan, kayalan ve ağaçlan kopanp, beraberinde sürükleyerek iner. Olay, birdenbire meydana gelir.
Kazazedeyi sessiz tutup ağzından solumasını tavsiye ediniz.
■ Hastaneye kaldınnız.
Dikkat: Sakın yabancı cismi çıkarmaya çalışmayınız.
Bu maddeler, genellikle çakıl taşı ya da mermer parçası gibi cisimleri burunlanna sokan çok küçük çocuklarda rastlanır. Düzgün şeyler burunda yerleşebilir ama sivri bir cisim burun dokusunu tahrip edebilir. Cismi çıkarmaya değil, kazazedeyi hastaneye kaldırmaya çalışınız. Belirtiler
■ Kazazede burnundan soluk almakta güçlük çeker.
■ Bazen burun şişmiş gibi görünebilir.
■ Burnun bir ya da iki tarafında akıntı [...]
Kan solunumunu engelleyerek solunumu güvenceye, kanamayı da kontrol altına alınız.
■ Kazazedeyi, başı iyice öne eğilmiş, boyun ve göğüsteki dar giyecekleri gevşetilmiş olarak oturtunuz.
■ Kazazedeye ağızdan nefes almasını ve burnun yumuşak kısmını iki parmağı arasında sıkıştırmasını tavsiye ediniz (kazazede için yorucu olursa siz devam etmeye hazır olunuz).
■ Kazazedeye, ağızda toplanan kanı tükürmesini söyleyiniz; yutulan kan, bulantı [...]
Genellikle burun deliklerinin iç kısmındaki damarlardan gelen kanın oluşturduğu yaygın bir kanama durumudur. Bir çarpmadan sonra ya da hapşırma, sümkürme sonucu görülebilir. Bununla birlikte burundan gelen kanlı sıvı, kafatasındaki bir kırığın belirtisi olabilir. Burun kanamalan sadece kan kaybı değil, aynı zamanda kazazedenin çok miktarda kan yutmasına ya da solumasına da sebep olabilir.
Bu da kusma nedeni [...]
İncinmiş kısmı, kazazede için en iyi konuma getirip destekleyiniz; yaralı bir kol ya da bacağı yükseğe kaldınnız.
■ Eklem, kalp seviyesinden yukanda tutulmalı. Burkulan eklem ayak bileği ise, ayağın altına bir destek konarak yükseltilmeli.
■ Eklemin üzerini dikkatle açınız ve burkulma yeni ise şişi ve ağnyı azaltmak için soğuk kompres uygulayınız.
■ Şişmeye karşı tedbirler alınız ve eklemi [...]
Burkulma, eklem bağlarının aşın gerilme veya kopmalarına bağlı olarak meydana gelen incinmelerdir. Burkulmalara tıp dilinde distorsiyon denir ve bunlar çıkıktan farklıdır. En çok ayak bileğinde ve dizde meydana gelir. Bir düşme veya kayma sonucu burkulan eklemde ağn, tek belirtidir.
Bazen eklem içinde de kanama meydana gelebilir. Daha sonra şişlik ve hareketlerin güçleşmesi veya yapılamaması şikayetleri başlar. [...]
Yeryüzünde 1200 kadar örümcek türü bulunmaktadır. Bunlann pek az bir bölümü insanlar için zehirleyici niteliktedir.
Zehirli bir örümcek türü olan Latrodectus tredecimguttatus örümceğinin diğer adı daKaradul’dur. Bu örümcek siyah renklidir ve dişisi, çiftleştikten sonra eşini öldürür. Karadul, mayıs ve eylül aylan arasında rastlantı sonucu insanlan sokup zehirini onlara akıtır.
Dış korunma çareleri: Böceklere karşı DDT veya başka haşere ilaçlan sıkılmalı ve bataklıklarla durgun su birikintileri kurutulmalıdır.
■ Kişisel korunma çareleri: Böceklerin ev içine girmesini önleyecek donatım yaptırılmalı (pencere ve kapılara tel ağlar veya sineklikler vs.), dışarda satılan haşere ilaçlan kullanılmalıdır
Böcek sokmasının tek bir yerde olduğu hallerde:
■ Eğer böceğin iğnesi yaranın içinde kalmışsa, bir cımbız yardımıyla çıkarılmalıdır (anlar için).
■ Yara bir antiseptikle (dörtlü amonyum solüsyonu), eğer yoksa
! alkol, amonyak veya sirke ile dezenfekte edilmelidir.
Genel reaksiyon, kırıklık, sararma, heyecan, terleme, şişme, solunumun sıklaşması, nabzın hızlanması hallerinde:
■ Kişi yere yatırılmalı,
■ Doktor çağrılmak,
■ Hasta kontrol edilmelidir.
Ağız içinde olabilecek [...]
Çevremizde en çok rastlanan böcek cinsleri, yaban anlan, karıncalar, bit, sivrisinek ve pirelerdir. Tüm böcek sokmalan bazen şu etkileri yapabilir:Çok sık görülen alerjik reaksiyonlar (bunlar duruma göre basit ürtikerden öldürücü anafUaktik şoka kadar gidebilir),
■ Bazı böceklerin sokmasından ileri gelen zehirlenme,
■ Sürenfeksiyon (iğne yeri çeşitli mikroplar için giriş kapısı olabileceğinden) ve bunun yanında bazen kaşımadan oluşan [...]
Ateş, atmosferdeki oksijeni kullandığından, yanan bir yerde oksijen seviyesi düşerek boğulmaya neden olabilir. Ayrıca dumandan tahriş olan gırtlakta spazm oluşarak nefes yolu tıkanabilir. Dahası, çağdaş ambalajlarda kullanılan köpük takozlar ve plastik kaplar, yandıkları zaman, zehirlilik derecesi yüksek dumanlar vererek hayati tehlike yaratabilirler.
Belirtiler
■ Genel boğulma belirtileri ve görüntüleri.
■ Kazazede bazı yanıklar almış olabilir.
■ Yanıklar sebebiyle şok [...]
Genel boğulma belirtileri ve görüntüleri vardır.
■ Kazazedenin dudaklan, ağzı ve burun delikleri çevresinde köpükler bulunur Kazazedenin ağzından deniz yosunu gibi engelleri çekerek hemen yapay solunuma başlayınız. Eğer kazazede hala suda ise, orada yapay solunuma başlamak mümkün olabilir.
■ Eğer su, ayakta durabileceğiniz derinlikte ise, bir kolunuzla kazazedenin \oicudunu tutup diğer elinizle de başını tutarken burnunu sıkarak [...]
Suda boğulma, akciğerlere giren su ya da gırtlak spazmı ile (kuru boğulma) boğulmadır. Akciğerlere çok az bir miktar su girer, bununla birlikte, kazazedenin akciğerlerinden su çıkarmak için uğraşarak vakit kaybedilmemelidir.
Boğulan kimse eğer denizden erken çıkarılırsa baş aşağı yere uzatılıp suyun dışan akıtılması sağlanmalıdır. Tatlı suda boğulmalarda fazla vakit geçirildiğinde sujaın hepsi alveollere geçtiğinden boşaltılmaya uğraşılmaz. [...]
Gaz ya da dumanla dolmuş binalarda, maden kuyulannda veya tünelerdeki gibi yetersiz oksijen taşıyan hava.
■ Yüksek yerlerde, düşük basınçlı uçaklarda ya da derin dalışlarda atmosfer başmandaki değişiklik.
Kendinde olmayan bir kazazedede, gırtlağın arkasına düşen dil; yiyecek, kusmuk ya da soluk yolundaki başka bir yabancı cisim; aynca gırtlaktaki yanmalar, böcek sokmalan ya da iltihaplanmalar (enfeksiyonlar) sonucu oluşan şişmeler yüzünden solunum yolu tıkanmış olabilir.
■ Yastıklar ya da plastik çantalarla boğulma.
■ Hava geçitlerindeki akıntı.
■ Asılma ya da boğulmayla soluk borusunun sıkışması.
■ Toprak ya da kum [...]
Boğulma, vücudun dokulan için yeterli oksijen bulunmadığı zaman ortaya çıkan ve öldürücü olabilen bir durumdur. Bu durum, solunan havada yeterli miktarda oksijen bulunmayışından ve solunum sistemindeki bir genel bozukluk ya da yaralanmadan kaynaklanabilir.
Solunum ve kalp hareketlerinin durmasıyla ortaya çıkan duruma asfîksi denir. En sık rastlanan asfıksi nedeni suda boğulmadır.
Hava yollarını tıkayan yabancı cisimler ve bazı [...]
İlk görüşmede tüp bebek (IVF) doktoru detaylı bir sağlık öyküsü alır, daha önce yapılmış tüm tetkik ve tedavileri inceler. Gerekli görüldüğü taktirde ek tetkikler istenebilir, genetik ya da başka bölümlerden konsültasyon istenebilir. Daha sonra ultrason incelemesiyle rahim ve yumurtalıklara duaımu hakkında bilgi sahibi olur. Bu inceleme sonunda herhangi bir patoloji saptanırsa buna yönelik tedaviye öncelik [...]
Daha önce alınmış meni örneğinden hesaplama sonucu miktarı belirlenen spermler aynı kültür ortamına konur. Ve spermlerin yumurtalan kendiliğinden döllemesi beklenir. Mikroenjeksiyon işleminde ise spermin kendiliğinden yumurtayı döllemesi beklenmez, sperm yumurta içine bizzat enjekte edilerek döllenme sağlanır
Bu, kafatası içerisine akan kandan ya da içeriye basmış bir kemik kınğından beyne yüklenen basıncın doğurduğu ciddi bir durumdur. Bası, sarsıntıyı izleyebilir ve kazazedenin belirgin bir şekilde iyileşmiş görünmesinden 48 saat sonra da ortaya çıkabilir.
Belirtiler
■ Solunum sesli olur.
■ Vücut ısısı yükselebilir; yüz krzanr, fakat kurudur.
■ Nabız, tam ve tekler durumdadır, fakat yavaştır.
■ Gözbebekleri farklı büyüklükte [...]
Beyin sadmesi de denen bu durum, çok yönlü fakat geçici bir beyin rahatsızlığıdır. Kafaya gelen bir darbeden, yüksekten ayaküstü düşmekten ya da çenenin ucuna gelen bir darbeden kaynaklanabilir. Bu durum, açık bir bilinçsizlik olmadan görülebilir. Bazı vakalarda, bilinçsizlik öylesine kısa olabilir ki, kazazede önceki olayı ya unutur ya da farkında bile olmaz. Bununla birlikte sarsıntı [...]
Kafa yaralan, beynin hasar görmesiyle ya da rahatsızlanmasıyla sonuçlanabilir. Eğer böyle olursa bilinçlilik bulunabilir ya da kaybolabilir;sarsıntı ya da bası görülebilir ve birlikte oluşan diğer yaralanmalar ya da durumlar gizli kalabilir. Bu sebeple kazazedenin tam bir muayenesi şarttır.
Kafa yarılmalarına ya da berelenmelere neden olan doğrudan kafaya yönelmiş çarpmalar, kafatası kınklanyla bir arada bulunabilir. Onun için [...]
Eğer kazazedenin bilinci yerindeyse, onu sırt üstü yatırıp başını ve omuzlannı hafifçe yukan kaldırın ve altına bir şeyler koyun. Başını bir tarafa çevirerek salyasının dışan akmasını sağlayınız.
■ Boyun, göğüs ve bel çevresindeki sıkı giysileri gevşeterek dolaşım ve solunuma yardımcı olunuz.
■ Şok tedavisi uygulayınız. Sakın kazazedeye ağzından herhangi bir şey vermeyiniz.
■ Kazazede bilinçsizleşmişse hemen iyileştirme konumuna [...]
Genel olarak beyin sarsıntısı için ilkyardım yararlıdır. Her an hastanın kendinden geçme durumuna girmesine ve derinleşmesine hazırlıklı olunuz. Gerekiyorsa solunum yollannı açık tutup, yaşama döndürme çalışmalanna başlayınız. Mümkün olduğu kadar kısa zamanda hastaneye kaldırılmasını sağlayınız
Ani ve kuvvetli baş ağrısı.
■ Tok ve tekleyen bir nabız.
■ Kazazede şuursuz ve şaşkındır, endişeli ve ağlıyor olabilir.
■ Sersemlik ve muhtemelen kendinden geçme hali. Sarsıntının derecesine göre şu fiziksel eksikliklerden biri ya da daha çoğu da görülebilir:
■ Ağız felci. Ağzın bir köşesi aşağı düşer, oradan salyalar akar ve konuşma bozulabilir.
■ Kol ve bacaklann birinde ya [...]
Bu terim, beynin bir kısmına kan ulaşımının bir kan pıhtısıyla engellenerek (beyin trombosisi) ya da çatlayan bir damardan beyne kan sızmasıyla (beyin kanaması) birdenbire ve kritik olarak kesilmesi anlamına kullanılır. Bu durum yüksek tansiyonu olan insanlarda daha çok olasıdır. Her iki durumda da bunlardan etkilenen beyin hücreleri bütünüyle görev yapamaz hale gelirler.
Beynin her bölgesi, vücudun [...]
Bayılma, bilincin kısa bir süre için kaybedilişidir (genellikle birkaç dakikadan fazla sürmez). Kanın beyne akışının yavaş yavaş azalmasından kaynaklanır. Genellikle iyileşme hızlı ve tam olur.
Bir ağrıya ya da korkuya gösterilen sinirsel bir reaksiyondur; duygusal bir rahatsızlık, bitkinlik ya da açlık sonucu da olabilir. Bununla birlikte uzun süre vücudun hareketsiz kalmasından kaynaklanan bayılmalar da yaygındır. Kas [...]
Baş ve beynin yaralanmaları: Herhangi bir darbe veya kaza sonucu başın yaralanmasına kafa travması denir. Yüksek bir yerden ! düşme sonucu, trafik kazalarında, | kavgalarda, taş, sopa veya demirle
başa gelen darbelerden sonra I kafatası, baş, yüz ve boyun çeşitli ölçüde zarar görebilir. Bazen travma şiddetli olabilir. Uzun ve çok yönlü bir tedavi gerektirir. Kafa derisindeki [...]
Bazen ateş fazla yükselebilir. Genellikle 41°yi geçmesi tehlikelidir. Bu takdirde şu tedbirler alınır:
■ Aspirin veya paracetamol tabletlerinden 4-6 saatte bir, 1 tablet verilir. Bebeklere fitil tatbik edilir.
■ Vücut, sık sık suya batırılmış veya alkolle ıslatılmış bezle silinir.
■ Gerekirse hasta, ıslak çarşafa sarılır.
■ Ateş yine düşmüyorsa bir vantilatör çalıştırılarak hastaya doğru çevrilir.
■ Gerekirse soğuk su ile [...]
■ Ateşli hasta yatakta istirahat etmelidir.
■ Oda sıcaklığı normal seviyede olmalıdır (18-20°).
■ Hastayı ne fazla örtmek ve giydirmek ne de üşütmek doğru değildir.
■ Birçok hastalıklarda perhize lüzum yoktur. Hasta ızgara, et, tavuk, süt, sebze, mej’ve yemelidir.
■ Hasta su, süt, çay, limonata gibi sıvılardan bolca almalıdır.
■ Terledikçe çamaşır değiştirmeli ve temiz tutulmalıdır.
■ Ateşli hastalıklann hepsi bulaşıcıdır. [...]
Asitler katı, sıvı ya da gaz halinde bulunan, çoğunlukla ekşi, hatta yakıcı maddelerdir. Asitlerin başlıca özelliği, çeşidine göre az ya da çok yakıcı, tahrip edici olmasıdır.
Herhangi bir asit, bir yerimize değerse deriyi yakar, dokulan parçalar. Bu gibi durumlarda hemen tedavi yoluna gitmelidir, gecikme tehlikeyi artırır.Kezzap (nitrik asit), tuz ruhu (kloridrik asit), kükürt asidi (asit sülfürik), [...]
An sokması, hayatı tehdit etmesi bakımından pek önemli değildir. Ancak birden fazla an soktuğu zaman hassasiyeti olan kişilerde astım nöbeti meydana getirmesi bakımından önemli olabilir.
Belirtiler:Işınlan yerde, ağn, kızanklık ve şişlik vardır. Arının soktuğu yerde kısa süren şiddetli bir ağn ve daha sonra birkaç gün devam eden kaşıntı olur. Sokma yerinde şişlik, kızartı vardır. Baş dönmesi, [...]
Appendiksin iltihaplanmalanna apandisit denir. Tedavi edilmediği zaman insan hayatını tehlikeye sokan acil ve tehlikeli bir tablo yaratır. Apandisit genellikle çocukluk çağında görülmez, genç ergenlik ve orta yaş grubunda sık görülür.Belirtiler:2-3 gün önceden başlayan iştahsızlık vardır.
■ Kabızlık görülür.
■ Bulantı, kusma olabilir.
■ Ağn önce göbek etrafından başlar, 6-8 saat sonra sağ alt kadrana geçer.
■ Ağn olan bölgeye [...]
Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şeklidir. Bu uygulamada, erkek (sperm) ve kadın (yumurta) üreme hücrelerinin laboratuvar koşullannda birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyolann, rahim içine yerleştirilmesiyle sağlanır.
Çiftin her ikisine ait üreme hücreleri elde edildiğinde, bu hücrelerin invitro yani vücut dışı koşullarda döllenme işlemi gerçekleştirilir. Tüp bebek (IVF) için toplanan yumurtalar özel [...]
Günümüzde üremeye yardımcı teknikler, kısırlık sorunu olan çiftler için yeni ufuklar açmış ve çeşitli dünya ülkelerinin yanı sıra ülkemizde de yaygın uygulama alanı bulan etkili bir tedavi yöntemi olmuştur. Tüp Bebek yöntemi ile başlayan çalışmalar çocuksuzluk sorunu olan çiftlere bir yandan yeni umutlar vaad ederken, diğer yandan da erken üreme dönemi hakkındaki bilgilerimizin gelişmesini sağlayarak [...]
Kuduzun Nedeni: Bir rhabdovirus’un merkez sinir sistemini enfekte etmesidir; insana, hastalıklı hayvanın ısırmasıyla geçer.
Kuluçka devri, bir haftayla altı ay arasında değişir. Virüs, sinirler boyunca beyine iletildiğinden, yüzde olan ısırıklarda, kuluçka devri kısadır, buna karşılık, ayaktaki ısırıklarda, uzar. Belirtileri: Köpekte, kızgınlık ve azgınlık görülür; hayvan havlarken, belirli bir ses çıkartır. Hastalık ilerledikçe, hayvan durgunlaşır, yutamaz olur [...]
KUDUZ. Özellikle, köpek, kedi, kurt, yarasa gibi memeli hayvanlarda görülen ve insana geçebilen bir hastalıktır. Etkeni özel bir virüstür. Kuduz, Amerika’da kokarca, tilki ve yarasalar için salgındır. Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde, vampir yarasaların, hayvan sürülerine saldırıp, hastalığı bunlara aktarması sonucu, önemli ekonomik sorunlar ortaya çıkmaktadır.
KUARTAN. Ateş krizleri üç günde bir tekrarlayan bir sıtma tipidir. Etken organizma, yaşam dönemini 72 saatte tamamlayan, Plasmodium malariae’dh. bkz. Sıtma (Malarya).
KUADRİSEPS. Üst bacağın önündeki büyük kastır. Gerçekte, büyük medial, büyük intermedyus, büyük lateral ve rek-tus femur adlı dört kasın birleşmesinden meydana gelir. Kuadriseps, tibya’nm tepesine, patella kirişi şeklinde yapışır ve bu kirişin içinde dizkapağı bulunur. Patella kirişinin başlıca görevi, bacağın diz eklemini germektir.
KUADRİPLEJİ. Her iki kol ve bacağın birden felç olmasıdır.
KRUP. Özellikle çocuklarda görülen ve larinksteki (gırtlaktaki) bir tıkanıklık sonucu beliren, öksürük ve soluk almadaki güçlüktür. Asıl neden, genellikle, la-rinks, trakea ve bronşlara ilişkin bir virüs enfeksiyonudur. Geçmişte, krup’un en sık görülen nedeni, difteriydi; günümüzde, etkili aşılama yöntemleri sayesinde, bu duruma çok seyrek rastlanmaktadır. KRURAL. Bacakla ilgili demektir.
Memli hücrelerindeki D.N.A. (deoksiribonükleik asid) kromozom adı verilen çubukçuklar oluşturur; kromozom adı, bu oluşumların boyanma reaksiyonlarından ötürü verilmiştir. Her türe özgü olan belirli bir kromozom sayısı vardır: Bu sayı, insanda 46′dır. Hücre bölünmesi sırasında, kromozomlar da bölündüğünden, her yeni oluşan hücrede, yine aynı sayıda kromozom belirir. Kromozomlar, kalıtsal özelliklerin aktarıcılarıdır, bkz. Hücre, Mitoz, Meiosis, Kalıtım [...]
KROM. Endüstride, alaşım, boya, seramik yapımında ve uçak yakıtı elde etmekte kullanılır. Krom ve tuzlan, zehirlidir.
Genellikle, acil durum anlamına gelmekle beraber, tıpta, kelimenin birkaç anlamı vardır:
1. Bazı hastalıklarda görülebilen ani ağrı nöbeti. Örneğin, tabes dorsalis’teki ta-betik kriz.
2. Bir hastalığın (örneğin, lober pnömo-ninin) ani ateş düşmesiyle beraber, düzelmesi. Bu duruma, günümüzde çok seyrek rastlanır, çünkü hastalık ancak normal seyrine terk edilirse, bu hal ortaya çıkabilir. Günümüzde, antibiyotik ve sülfonamidlerin [...]
KRİYOTERAPİ (Krimoterapi). Soğuk tedavisidir. Düşük ısıda dokuların oksijen gereksinimi azaldığından, uzun cerrahî girişimleri tehlikesiz kılabilmek amacıyla, bazen hastalar soğutulur ve işlem hipotermi adını alır. Aynı teknik, yerel olarak, bir bölümün kanlanması azaldığında da (örneğin, atardamar hastalığında, bacağın kangrenleşmesi tehlikesine karşı) uygulanır. Siğiller, karbondioksit karı kullanılarak, çıkartılabilir ve beyinde belirli cerrahî lezyonları yapabilmek için de soğutulmuş [...]
KRİSTALÜRİ. İdrara kristaller çıkarılması; idrarda kristal bulunması.
KRİSOTERAPİ. Altın (genellikle altın tuzlan) tedavisidir.
KRİPTORSİZM. Erbezlerinin tam olarak yerine inmeyip, karın içinde kalmasıdır.
Nedeni: Embriyonda, erbezleri, böbreklerin yanında oluşur ve doğum öncesi, son aylarda skrotum (torba) içine inerler. Bu iniş, yolu üzerinde, herhangi bir yerde engellendiği zaman, erbezi karın boşluğunda kasık kanalının iç ağzında, kasıkta, kanal içinde, ya da dış ağzında kalabilir. Bu durum, erbezlerinin birinde veya ikisinde birden görülebilir. [...]
KRETEN. Yeni doğanda, tiroid bezinin salgıları olan tiroksin ve tri-iodo-tironin eksikliği olduğu zaman, çocuk kreten olur: Büyümesi kısıtlanır ve zekâ geriliği görülür.
Belirtileri: Bebek, başlangıçta normale benzemekle beraber, doğru dürüst yemek yemez ve kabızlığa eğilim vardır. Tedavi edilmezse, durum ilerler ve çocuğun görünümünde de kretenliğe özgü değişiklikler belirir: Kreten çocuk, ufak tefek, kalın yapılı, kuru derili [...]
KREATİN. Kaslarda bulunan bir protein türevi. Serumdaki keratin miktarı, hipertiroidizm’de yükselmektedir.
KRANİYOSTENOZ. Kafatası kemikleri arasındaki dikiş yerlerinin zamanından önce kemikleşmesi nedeniyle ortaya çıkan bir şekil bozukluğu. Hastalarda nörolojik semptomlara ve akıl geriliğine neden olur. Tedavisi cerrahîdir.
KRANİYOPLASTİ. Kafatasında bulunan herhangi bir kusurun, cerrahî yöntemler kullanılarak düzeltilmesi.
KRAMP. Kasların, ağrılı, spazmlar (nöbetler) halinde oluşan kasılmalarıdır. Belirli iç organ kaslarının bu tür kasılması, genellikle kolik adını alır. Nedeni: 1. Atardamar hastalığından ötürü, kasların yeterli kanlanamaması; 2. Yüzen kişilerde vb. kasların, yorgunluk ve soğuk nedeniyle yeterli kanlanamaması ve bazen de, lif yırtılması gibi, kası tahriş eden ve kontrolsuz kasılmalara yol açan ufak zedelenmeler; 3. [...]
KRAMERİA. Bir Güney Amerika bitkisinin köküdür. (Peru’da, Krameria triandra; Brezilya’da, Krameria argen-tea). Kino’ya (bkz.) benzer, su çeken etkisi vardır.
KÖRLÜK. Doğuştan olur ya da sonradan oluşur. Görme yolundaki oluşumlar (göz, optik sinirler, beyindeki bağlantıları, görme körteksi), herhangi bir anormallik, hastalık ya da zedelenme,körlüğe yol açabilir. Büyük Britanya’da 1948′de çıkartılmış bir yasaya göre, kör bir insan, “gözle görmenin gerektiği herhangi bir işi yapamayacak kişi” olarak tanımlanır. Çocuklarda, görme araçları ve yöntemleriyle (iri yazı, karatahta yazısı, [...]
KÖPRÜCÜK KEMİĞİ. Omuzla, kaburga kafesi arasındaki mesafeyi sabit tutan köprücük kemiği, göğüs kemiğinin üst bölümüyle, kürek kemiğinin dış bölümü arasında uzanır. Vücudun en sık kırılan kemiğidir. Kırığa yol açan olaylar, omuz ya da dışa açık kol üzerine düşmektir ve en sık kırılan yer, üçte bir dış bölümle, üçte bir orta bölümün birleştiği noktadır.
KÖMÜR GAZI. % 4-9 karbonmonok-sit (bkz.) içerir. Evlerdeki havagazı, genellikle, kömür gazıyla su gazı karışımı olup, içinde % 20 oranında karbonmo-noksit vardır.
KOZALJİ. Bir sinir yıkımı sonucu be-lirebilen, çok şiddetli yakıcı ağrıdır. Nedeni: Bir sinirin tam olmayan kesilmesi, bu duruma yol açabilir. Etkilenen sinirler, genellikle, kolun medyan siniri, bacağın siyatik siniri ve kolu etkileyen sinir topluluğu olan kol sinir ağı’ dır. Tahminlere göre, yıkım alanında, anormal bir şekilde yayılan uyarılar, bu yanma duyusunu doğurmaktadır. Belirtileri: Yaralanmayı izleyen [...]
KOTERİZASYON (Dağlama). Isı ya da kimyasal madde uygulanmasıyla, dokuların öldürülmesidir. Isıyı doğuran ya da uygulayan alet, koter adını alır.
KOR YON. Ana rahmindeki bebeği çevreleyen iki zardan, dışta olanı, koryon adını alır. Bu zarda, mol hidatiform (bkz.) adını alan, anormal bir değişim olabilir. Bu mol ya da normal gebelik sırasında koryon dokusu ender olarak habis bir yönde gelişebilir ve oluşan bu habis tümöre koryonepitelyom adı verilir.
KORTİKOTROFİN. Böbreküstü bezlerinin kabuk bölümünün çalışması, beyin tabanında bulunan hipofiz bezi hormonlarına bağlıdır. Hipofiz çıkartılırsa, böbreküstü korteksi çalışamaz olur; hipofi-zin salgısından A.C.T.H. (adrenokorti-kotropik hormon) olmadıkça, böbreküstü bezi, kortikosteroidleri salgılayamaz. Bu maddeye, kortikotropin adı da verilir.
Hidrokortizon: Karbonhidrat olmayan maddelerden glikoz yapımını etkiler; bu olayda, amino asitler kullanıldığından, hidrokortizon bu anlamda proteinlerin yıkımını sağlayan ve birleşimini engelleyen bir maddedir. Bu etki, karaciğerde tamamen ters yönde gerçekleşir: Bu-etki, karaciğerde tamamen ters yönde protein yapılmasını etkiler. Bu hormon, yağın vücudun bazı bölgelerinden açığa çıkıp, diğer belirli bölgelere birikmesini sağlar. Vücudun su ve tuz [...]
KORTİKOSTEROİDLER. Böbreküstü bezinin kabuk bölümünce salgılanan ve fizyolojik önemi olan, aldosteron ve hid-rokortizon adlı steroid maddelerdir. Kolesterolden yapılmış olup, etkileri hayat için gereklidir.
KORSAKOFF SENDROMU. Organik ve inorganik maddelerle zehirlenme sonucu, genellikle polinevritle birlikte görülen bir zihinsel bozukluktur. Özellikleri, yakın geçmişteki olayları tam anımsamamak, olmamış durumları var olmuş -çasına anlatmak, zaman, yer ve kişi için kavram bozukluğudur. (Örneğin, hasta doktoru tanımaz, bir gün önce yaptıklarını anımsamaz, doktoru değişik bir adla çağırır ve haftalardır hastanede olduğu halde, o sabah [...]