Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: admin

  • Bahçe Dekorasyonu

    Yaşam şartlarımızın farklılaşması ile şehirlerde yaşama oranınında artması ile doğadan uzak bir hayat süremeye başladık. Buna rağmen evimizin küçükde olsa bir bahçesi varsa bu bahçeyi çiçeklerle, bitkilerle donatarak bu mekanları hem şık, hem kullanışlı, hemde ruhumuzu rahatlatıcı mekanlar haline getirebiliriz. Bütün bunları sağlamak için bahçemize uygun aksesuarlar, mobilyalar seçerek uyumlu bi dekorasyon yapmamız gerekir.

    Bahçenizi dekore etme aşamasında ne istediğinize karar verin bahçenizde hamakların kurulduğu, ayaklarınızı uzatıp kitabınızı okuduğunuz rahat bir ortamın sağlandığı bir dinlenme sahasımı oluşturmak istiyorsunuz yoksa renk renk çiçekler yetiştirmek,bitkilerle uğraşmak için bir alan mı istiyorsunuz? Tercihinizi yapın ve tercihiniz yönünde bahçe dekorasyonuna başlayın.

    Bahçenizde kullanacağınız mobilyaları taş veya mermer,ahşap,plastik ağırlıklı ürünlerden seçebilirsiniz

    bahçe dekorasyonu

    Ahşapdan yapılma masaların, sandalyelerin olduğu bir bahçe doğa ile ahşabın uyumu sayesinde hem göze hemde kullanım kolaylığına hitap edebilir.Ancak bahçenize yağmur yağması durumunda ahşapdan yapılma koltuklarınız, sandalyelerinizin, masalarınızın zaman içinde deforme olacağını unutmayın. Bu yüzden seçiminizi ahşadan yana kullanırsanız mobilyalarınızı bahçenizde yağmur görmeyecek alanlara sabitlemelisiniz.

    Taş veya mermer ağırlık bir bahçe dekoru isterseniz daha sağlam daha dayanıklı bir bahçe mobilyalarınız olur. Yine taş ve mermerin doğanın bir parçası olması sebebiyle bahçenizden taşdan mermerden yapılmış masalar, sandalyeler,koltuklar çok şık ve doğal duracaktır.Ancak unutmayın ki eğer bahçenizdeki mermerden, taşdan yapılmış mobilyalarınızın yerini değiştirmek isterseniz ağrılık sebebiyle hayli zorlanacaksınız. Bu yüzden yer değiştirmeyi düşünmediğiniz durumlarda mermer veya taş mobilyalar tercih etmeniz daha isabetli bir karar olur.

    Plastik mobilyalar tercih edenlerdenseniz biraz daha şanslısınız çünkü plastik mobilyaların fiyatları hem daha ucuzdur hemde taşınması ve kullanılması daha kolaydır.

    Mobilya seçiminize karar verdikden sonra varsa yeriniz minik süs havuzları, çimlendirilmiş bir alan,renk renk çiçeklere yer verilen bir alan, boyu kısa minik bahçe çitleri,farklı açılara yerleştirilmiş aydınlatma sistemleri bahçe dekorasyonunuzu tamamlayan bazı ögelerdir. Kış aylarından hem bahçenizde vakit geçirmek hemde soğukdan korunmak istiyorsanız bahçenizi camekan duvarlarla kaplatabilirsiniz.

    Örnek Bahçe Dekorasyonları:

    bahçe dekorasyonu örnekleri
    bahçe dizaynı
    bahçe dekorasyonu resimleri
    bahçe tasarımı
  • 30’lu Yaşlarda Kadın Olmak

    30’lu Yaşlarda Kadın Olmak

    Birçok kadın gibi, 30’lu yaşlarınız, ilk erişkinlik devresindeki arkadaş rekabeti­ni geride bırakmanın rahatlığıyla özgüvenini­zin arttığı ve kendiniz olmaktan mutlu oldu­ğunuz bir dönemdir. İşinizi yoluna koymuş­sunuz ve yaşamdan beklentilerinizi biliyor­sunuz.

    Birçok kadın bir süre sonra çocuk sahibi olmak ister. Güvenilir doğum kontrol yöntem­leri, siz ve eşiniz şartların oluştuğuna karar verene kadar çocuk sahibi olmayı ertelemenizi olanaklı kılar. Dilerseniz eşsiz, tek başına çocuk sahibi olabilirsiniz. Gebe kalmadan önce sağlığın önemini bilmeli ve hamile kal­madan önce bedeninizi en üst form düzeyine çıkarmalısınız. Ancak, çocuk doğurmaktansa işinize ya da ilgilendiğiniz konulara yönelebilir veya birlikteliği yeterince doyurucu bulabilir ve anneliğin gerekli olmadığını düşünebilir­siniz.

    ANNELİK VE İŞ:

    Birçok kadın doğal yollarla sağlıkbebekler doğurabilir ve bebeğini büyütmekten büyük zevk alır. Çocuğunuza karşı duyduğunuz sevginin yoğunluğu şaşırtıcı olabileceği gibi, aranızdaki bağın gelişmesi uzun zaman da alabilir.
    Çocuğun gelmesiyle birlikte, eşinizle (var­sa) ilişkiniz değişir. Özellikle bebeğe birlikte bakıyor ve sorumlulukları paylaşıyorsanız ilişkiniz, bebekten kaynaklanan ortak bir neşe ile zenginleşebilir. Ancak, ilişkiniz yeni talep­ler yüzünden baskı altında da kalabilir. İki tarafın anne-babalarıyla ilişkiler de değişir ve dengelenmeleri gerekir.

    Benzer biçimde, çalışmayı sürdürürseniz, özellikle de başarılı olduğunuz yorucu bir işiniz varsa, evde yardım alsanız bile, evlilik ve işi aynı anda yönetme­nin düşündüğünüzden daha zor olduğunu görebilirsiniz. Hem bir birey hem de anne olmanıza olanak veren bir düzen kurmanız güç olabilir.

    Anneliğin gerekleriyle ilgili gerçekçi olma­yan beklentileri olan kadın, özgürlüğün elin­den gitmesini derinden hissedebilir. Kimi an­neler bunalıma bile girebilir. Bir bebeğin doğu­mu ardından yaşanan uzun süreli bunalım, “bebek yüzünden” diye geçiştirilmemeli ve ciddiye alınmalıdır. Yeni bir anne olarak, yeni bebeğin talepleri karşısında afallayabilirsiniz. Doğumdan sonra işe dönmeme kararı alan ve böyle bir anda yardım alabilecekleri aile­leri olmayan kimi yeni anneler, kendilerini yalnız ve boşlukta hissedebilirler. Çevrelerin­deki diğer annelerle arkadaşlık kurup onların desteğini almak isteyebilirler. Fiziksel olarak ilk birkaç yıldan sonra annelik kolaylaşır; an­cak, yaşamın bu devresinde de çocuk büyüt­menin güçlükleri vardır.

    Çocuğu olmayanlar için de çalışma yaşa­mının yükü ya da işten çıkarılmak veya eşten ayrılmak gibi krizler bunalım ve endişeye yol açabilir. Arkadaşlarınıza ya da ailenize yük olmak istemiyorsanız (ya da mutsuzluğunuzun nedeni onlar ise) doktorunuzla, bir danış­manla ya da psikoterapistle görüşmek çok yararlı olabilir.

    Seçme özgürlüğü: Günümüzde birçok kadın, işinde ilerlemek ve rahat bir yaşamın tadını çıkarmak için anneliği geciktirmeyi yeğlemektedir.

    Anne olmak: Bebeğiniz olduktan sonra, artık önce kendinizi değil, size yeni bir amaç ve yön veren çocuğu düşünürsünüz.

  • İlk Kadınlık Dönemi

    İlk Kadınlık Dönemi

    Çocukluktan çıktığınızda, ailenizin etkisin­den uzaklaşırsınız. Gençliğin enerjisini kaybetmeden, yetişkinler dünyasında bazı sorumluluklar almaya hazırsınızdır. Fiziksel olarak bebek doğurabilirsiniz ancak eş/koca bulmak, yerleşmek ve bir aile kurmak için zamanında annenizin gördüğü kadar baskı görmezsiniz.

    Genellikle bebek doğurma işini yirmili yaşların sonuna ya da otuzlu yaşların başına ertelemeyi yeğler ve iş, okul ya da seyahate odaklanırsınız. Erkek arkadaşlarınızla aynı ekonomik bağımsızlığı yakalamak için çaba­lar ve özgürlüğünüzden vazgeçmek konusun­da isteksiz olabilirsiniz.

    Genç, yetişkin bir kadın olarak sağlığınızın iyi olmasını bekleyebilirsiniz; ancak, bu, sağlıklı beslenme, egzersiz ve servikal yayma testleri gibi düzenli sağlık kontrolleri yaptır­ma gereğini ortadan kaldırmaz. Bu yaşta sağ­lıklı olmanın önemini kavrayamayabilir ve sağlığınızı tehlikeye atabilirsiniz. Spor salon­larında saatlerce kalabilir ancak aşırı derecede sigara ve alkol kullanabilirsiniz. Katı diyet yapıp, ardından haftalarca sağlıksız yiyecek­lerden başka bir şey yemeyebilirsiniz. Yoğun sosyal yaşamınız sıkça uykusuz kalmanızı gerektirebilir. Ara sıra uyuşturucu alıyor olabi­lirsiniz.

    İlk kadınlık aynı zamanda, duygusal so­runların yaşamınızda önemli yer tuttuğu, yeme düzensizlikleri ya da kronik yorgunluk sendromuna yol açabilen bir devredir. Ailenizden ayrılmış ve kendi başınıza yaşıyorsanız, arkadaşların desteği önemlidir.

    Herhangi bir yükümlülük altına girmeden cinsel ilişki kuracağınız bir kişinin olmasını isteyebilirsiniz. Aslında, uzun dönemli bir ilişkiye başlamadan önce birçok kişiyle cin­sel ilişkiye girebilirsiniz. Bu, Batı kültürlerin­de kabul gören bir davranış olmuştur, ancak kendi risklerini içerir. İstenmeyen gebelikleri önlemek için doğum kontrolünün ve yalnız­ca küçük ama gerçek HIV pozitif olma olası­lığından dolayı değil, aynı zamanda herpes, belsoğukluğu ve klamidya gibi yaygın cin­sel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için de güvenli seksin önemim anlamanız gerekir. Bunların biri ya da tümü gelecekte­ki sağlık ve mutluluğunuz için bir tehlike oluşturabilir.

  • Zeka Nasıl Ölçülür

    Zeka Nasıl Ölçülür

    Zekânın Ölçülmesi
    Ölçme, birim miktarın ölçülecek nesnede ne kadar bulunduğunu gösterir. Daha kesin ve objektif sonuçlara ulaşmak amacıyla yapılır. “Hava biraz soğuk” cümlesi kişiye göre farklı yorumlanabilir. Ama “hava sıcaklığı 3°C” cümlesi bir ke­sinlik gösterir ve kişiye göre yorumu değişmez. Ölçme sonuçları rakamlarla gösterilir. “3 metre kumaş”, “5 kg meyva”, “8 saatlik iş”, “300 km yol” gibi.

    Aynı amaçla bilimlerde de ölçme yapılır. Her bilimsel alan, kendi konu­larına uygun ölçme araçları kullanır. Psikolojide, özellikle zekâ, çeşitli yetenekler, kişilik, tutum ve kanaatlerin ölçülmesi için ölçme araçları geliştirilmiştir.

    Ölçtüğü özelliklerin yapısına bağlı olarak psikolojide ölçme, daha zordur. Bu ölçme araçlarının hazırlanması, uygulanması ve değerlendirmesi daha uzun zaman ister. Havanın nem oranını ölçmek özel araçlarla kolayca yapılabilir. Ama insanın cesaretini ölçmek aynı kolaylıkla yapılamaz. Önce özel bir ölçme aracı gerekir, ayrıca kesin ve güvenilir sonuçlara ulaşmak da oldukça zordur.

    Bir psikolojik Özelliği ölçmek için hazırlanan, normları saptanmış, geçerlilik ve güvenirliliği belirlenmiş ölçme araşlartna “test” adı verilir.

    Test: Bireylerin kendilerini tanımaya ve karşılaş­tırmaya yarayan ölçme araçları.

    Test Çeşitleri:

    a) Testler ölçtükleri özellikleri göre adlandırılabilirler. Zekâ testi, kişilik testi, yetenek testleri, başarı testleri gibi.
    b) Uygulanış biçimlerine göre şöyle sınıtlandırılabilirler:
    * Bireysel testler: Bireylere tek tek uygulanan testlerdir. Binet -Simon Zekâ Testi, Wechler Belleveue zekâ testi gibi.
    * Grup testleri : Birden fazla bireye aynı anda uygulanan testlerdir. Ordu Alfa, Ordu Beta zekâ Testleri gibi.
    c) Cevaplandırma biçimine göre;
    * Sözlü testler: Sözlü olarak cevaplandırılan testlerdir. Binet – Simon zekâ testinde olduğu gibi.
    * Sözsüz veya yazılı testler: Kâğıt – kalem testleri adı da verilir. Yazılı olarak cevaplandırılan testlerdir. D – 48 (zekâ testinin adı) testi gibi.
    *Periormans (icra) testleri: Bir eylem yapılarak cevaplandırılan testlerdir. Wechler Belleveue testlerinin bir bölümü böyledir. Yetenekle­ri ölçmek için hazırlanan testlerde de performans ağırlık kazanır.

    Zekâ katsayısı sıralaması şu şekildedir:

    -Derin zekâ geriliği 0-20 arası
    -Ağır zekâ geriliği 20-35 arası
    -Orta dereceli zekâ geriliği 35-50 arası
    -Hafif dereceli zekâ geriliği 50-70 arası
    -Sınırda zekâ geriliği 70-79 arası
    -Donuk zekâ 80-89 arası
    -Ortalama ya da normal zekâ 90-109
    -Parlak zekâ 110-119
    -Üstün zekâ 120-129
    -Üstün zekâ ya da deha 130 ve üstü

    Zekâ Yaşı ve Zekâ Bölümü

    Zekâ testleri uygulandıktan sonra puanlar ay veya yıla göre hesaplanarak zekâ yaşı (z.y) belirlenir.

    Örneğin, Binet – Simon testlerinde her soru 2 ay karşılığıdır. 6 soruyu doğru cevaplandıran çocuğun Z.Y 1’dir.
    İlk zekâ testlerinde, zekâ yaşı hasaplanırdı. Daha sonra Stem, zekâ yaşı (Z.Y)’nı takvim yaşına (T.Y) bölerek sabit bir sayı elde etti. Terman, bu sabit sayıyı 100 ile çarparak zekâ bölümünü buldu. 100’le
    kesirden kurtarmak için yapılmıştır.

    Zekâ yaşı (Z.Y): Zekâ testin­den alınan puanların ay yıl olarak hesaplanmasından elde edilen say.

    Zekâ Bölümü (Z.B): Zekâ yaşının, takvim yaşına bölünüp 100’le çarpılmasıyla elde edilen oran.

  • HPV Çıktı, Neden Bana Biyopsi Yapmak İstiyorlar?

    HPV Çıktı, Neden Bana Biyopsi Yapmak İstiyorlar?

    32 yaşındayım, düzenli adet görüyorum, 29 günde bir oluyor. Yaptırdığım smear testinde doktor HPV bulunduğunu söyledi. Biyopsi yapmak istiyor. Biyopsi kanser olanlara yapılmaz mı? Neden bana biyopsi yapmak istiyorlar?

    Cevap: Sevgili ziyaretçimiz, biyopsi neden kanser olanlara yapılsın? Kanser olduğu bilinse onun tedavisine çalışılır. Biyopsi doğru tedavi yapabilmek için  hastalığın ne olduğunu kesin olarak anlamak için yapılan bir doku örneklemesidir.  Smear de HPV çıkmış ve doktorunuz bu virüsün rahim ağzında ne derece hastalık yaptığını anlamak için oradan doku örneği almak istiyor.  Kesinlikle doktorunuzun tavsiyelerine uyun. Biyopsi dediğiniz birkaç dakikalık bir şey. Ama ciddi bir hastalık varsa ve teşhis gecikirse o zaman çok daha zor şeylerle karşılaşma ihtimali olabilir. Ayrıca şu sayfamıza da bakınız:  Rahim Ağzı Kanserinden Nasıl Korunulur?

  • Yumurtalık Kistinin Kaybolması

    Yumurtalık Kistinin Kaybolması

    Soru: Annem 50 yaşında ve yumurtalıklarında kist vardı. Şu anda menopozda. Ultrasonda kist artık görünmüyor. Acaba menopoz döneminde kistin yok olması gibi bir şey mümkün mü?

    Cevap: Yumurtalıklar cinsel olgunluk döneminde birçok cins kist yapabilen bir organdır. Bu kistlerden çoğu yumurtlama süresinde olabilen fonksiyonel dediğimiz kistlerdir. Meydana gelir ve kısa süre sonra kendiliğinden kaybolur.  Yine bu dönemde bazı kistler başka hastalıklar nedeni ile ortaya çıkar ( Endometriozisde olduğu gibi bu kistlere çikolota kistleri de denir) ve cerrahi tedavi yapılmadan kaybolmazlar. Bir başka kategori de kötü huylu kistler ve urlardır. Bunlar hemenhiç belirti vermeden büyümeye başlar ve çoğu kere de hastalık ilerledikten sonra tanı konabilir. Genç yaşlarda bu gruptaki kistler çok sık görülmez. Menopozdan sonra ise görülen kistlerin çoğu önemle incelenmeyi gerektirir.  Çünkü artık bu yaş grubunda fonksiyonel denen ve ortaya çıkıp sonra kendiliğinden kaybolan kistlere pek rastlanılmaz.  Annenizin de muhtemelen basit bir kisti vardı ve menopozda hormonal aktivite azaldığı için küçülmüş olabilir. Ama şunu tekrar hatırlatmamda yarar var: Menopoz öncesi dönemde ve menopozda olan her kadın 6 ayda bir mutlaka jinekolojik muayene yaptırmalı. Sevgiler

  • Şişlik Var

    Şişlik Var

    soru: 25 yaşında bir kızım. 10 gün kadar önce vajinamın sol kısmında ağrı meydana geldi.  Ertesi gün ağrı yoktu ama iç tarafta ele gelen büyük bir şişlik oluştu. Sizce ne olabilir? Önemli bir şey midir?

    Cevap: Sevgili ziyaretçimiz görmeden bir şey söyleyebilmek zor ama akla bartholin apsesi geliyor. Bartholin bezi vajinanın girişinde olan ufak bir kanal ile salgısını vajinaya akıtan ve bu şekilde vajinanın ıslaklığını sağlayan bir bezdir.  Bu kanalın bir şekilde (daha çok enfeksiyon sonucu) tıkanması bezin şişmesine neden olur.  Eğer enfeksiyon varsa şişlik kızarıktır ve çok ağrılı da olabilir.  Yapılacak şey antibiyotik kullanmak ve doktorun şişmiş, apse haline gelmiş bartholin bezinin cerrahi olarak boşaltılmasıdır. Ssizin probleminiz bu mudur bilmiyorum ama mutlaka vakit geçirmeden bir doktora başvurun, sevgiler.

  • Menopozda Nasıl Bir Tedavi Uygulanmalı?

    Menopozda Nasıl Bir Tedavi Uygulanmalı?

    Soru: 48 yaşındayım ve 2 yıldır menopozdayım. Ultrason sonucumu size yazıyorum. Bunlara göre nasıl bir tedavi önerirsiniz.

    Cevap: Sevgili ziyaretçimiz, çekilen ultrasonografi sonucuna göre endometrium denen rahmin en iç tabakası menopozda çok incelir ve 5 mm’in altına iner. Sizin endometrium kalınlığı 3-4 mm. yani tamamen normal. Rhim ağzında görülen Naboth kistleri normal, tehlikesi olmayan tamamen selim oluşumlardır. Yumurtalık içindeki çok ufak kistik yapı da aynı şekilde normal kabul edebileceğimiz bir durum. Sonuç olarak yapılan ultrason muayenesi de yaşınıza uygun ve tamamen normal. Bu arada mamografi çekildi mi? Biliyorsunuz senede bir 40 yaşından sonra meme filmi çektirmek lazım. Smear testi yapıldı mı? Yani rahim ağzı kanseri açısından gereken tarama testini de yaptırmadıysanız mutlaka yaptırın. Lütfen şu sayfalarımıza da bakın:  MENOPOZ NEDİR? , MENOPOZ VE KALP – DAMAR HASTALIKLARI ve Menopoza Girdim, Cinsel Hayatım Çok Kötü

  • Takı Yapımında Kullanılan Malzemeler

    Takı Yapımında Kullanılan Malzemeler

    BONCUKLAR
    Piyasada yapıldığı malzemelere göre isimlenen çok çeşitli renklerde ve boyutlarda boncuklar bulunmaktadır. (Cam, plastik, tahta, metal boncuklar gibi.) Bir de Fimo hamuruyla kendi boncuğunuzu kendiniz yapabilirsiniz. Takı yaparken bu boncuklar yerine ya da onlarla birlikte iğne oyasından çiçekler, düğmeler, plastik pullar, çakıl taşları, deniz kabukları, deri şerit parçaları da kullanabilirsiniz. Nelerden yararlanıp, neleri kullanabileceğiniz konusunda sınır hayal gücünüzle doğru orantılıdır.

    DİZME MALZEMELERİ

    Naylon ipler, çeşitli kalınlıkta misina, zincirler, organze ve saten kurdeleler, teller, deri ya da kadife şeritler vb. kullanılabilir.

    BİRLEŞTİRME MALZEMELERİ

    Takının tamamlanmasında kullanılan klipsleri ve halkaları satın alabileceğiniz gibi tellerden kendiniz de üretebilirsiniz. Bir de kıstırma dediğimiz, klipsten önce birkaç misina ucunu veya teli biraraya getirmeye, kurdele uçlarını sabitlemeye yarayan bir aparat daha bulunur.

    ÇİVİ:

    Boncukları takıdan sallandırmak için kullanılan, ucunda küçük bir topuz bulunan tel parçasıdır. Piyasada çeşitli uzunlukta ve renkte olanları vardır. Tel bükme tekniğiyle yapılan takılarda kullandığımız telden çivilerinizi kendiniz de yapabilirsiniz.

    KUMAŞLAR:

    takı malzemeleri
    takı malzemeleri

    Takı için önceden belirlediğiniz boncuklarla, pullarla uyumlu ise hemen her kumaşı tasarımlarınız için kullanabilirsiniz.

    KEÇE:

    Çeşitli renklerde tabaka halinde satılmaktadır. Eğer renklisini bulamazsanız kumaş boyası ile kendiniz de renklendirebilirsiniz.

    GALVANİZ LEVHA:

    Çatı için oluk malzemeleri satan dükkanlardan temin edebilirsiniz. Kumaşın içine yerleştirerek kolyelerinizin, tok durmasını sağlamış olursunuz.

    PÜSKÜL
    Çeşitli renklerde ve boyutlarda olmak üzere tuhafiyelerden temin edebileceğiniz gibi ince naylon ipten, çeşitli kalınlıktaki tellerden kendiniz de yapabilirsiniz.

    Takı Yapımında Kullanılan Aletler:

    KARGA BÜRÜN
    Zincirleri açıp sıkıştırmak, halkaları tutmak, klips takmak, kalın telleri düzgün biçimde bükmek için hep bu el aletinden yararlanırız. Takı yapanların vazgeçilmezidir. Şekil olarak penseye benzer ama daha küçük ve narindir. Mümkünse iki tane edinmekte fayda vardır.
    KÜÇÜK YAN KESKİ
    Bu el aletini telleri, deri şeritleri istediğimiz yerden kesebilmek için kullanırız. Yan keski alırken dikkat edeceğimiz nokta kolayca açılıp kapanmasının yanında uçlarının bir araya gelip, gelmediğidir. İyi bir yan keskinin kesici kısımları birbirine tam olarak dokunur.

    ÖRGÜ ŞİŞLERİ
    Takı parçalarını bir araya getirmeye yarayan tel halkaları yapabilmek için çeşitli kalınlıktaki örgü şişlerinden yararlanırız. Şişin kalınlığına göre halkanın boyutu da değişir. (Takı malzemeleri satan mağazalarda
    sadece bu işi yapmak için üretilmiş tel sarma aleti de bulunmaktadır.)

    TEL ÖRME TEZGAHI
    Telleri örebilmek için 5 – 5 -1,5 cm boyutlarında dikdörtgen prizma şeklindeki bir tahtayı bu iş için kullanabiliriz. Ortasına açılan delik ve deliğin kenarlarına eşit aralıklarla çakılacak çivilerle örme tezgahımızı hazırlarız. Bu tahtalardan birkaç tane yapıp, orta delik çaplarını farklı tutarak daha ince ya da daha kalın örgüler oluşturabilmemiz mümkündür. (Örme tezgahın ıyapma imkanınız yoksa takı malzemeleri satan mağazalarda örg ümakarası adıyla bu el aletini edinebilirsiniz.)
    ÖRME TIĞI
    Tel örme tezgahında tellerin ilmeklerini oluşturabilmek için çok kalın uçlu olmayan tığa ihtiyacımız olacaktır. (Örgü makarasını satın alırsanız beraberinde özel tığını da edinebilirsiniz.)

    DELİK AÇMA APARATI
    Deriye çeşitli büyüklükte düzgün delikler açabilmek için kullanılır. Eğer bu alete sahip değilseniz ve edinemiyorsanız, ayakkabı ve kemer satan mağazalarda bulabilirsiniz, birkaç delik açabilniek için yararlanmanızı sağlayacaklarını ümit ediyorum. Ayrıca iğne, iplik, makas, kalem, sabun, mezro (cetvel), bıçak gibi aletleri de takı yapımında kullanabiliriz.

    TENEKECİ MAKASI
    Galvaniz gibi sert metal yüzeyleri kolayca kesmekte kullanırız. Yapı marketlerden satın alabilirsiniz.

    SİLİKON TABANCASI
    Yapıştırma işlerinizin tümünde kullanabilirsiniz, (cam, metal, ahşap, plastik, deri, kumaş gibi) Yapı marrketlerde ve büyük kırtasiyelerde satılmaktadır.

  • Çocuk Beslenmesi

    Çocuk Beslenmesi

    Sağlıklı Beslenme
    Vitaminler

    Vitaminler vücudun enerji üretimi, hormonel denge, kalp sağlığı, sinir sistemi, beyin, bağışıklık sistemi, diş, kemik ve saç sağlığı için büyük bir önem taşımaktadır. Aşırı vitamin eksikliği nedeniyle raşitizm hastalığı gibi birçok sağlık sorunu ortaya çıkmaktadır. Vitamin eksikliği çok ciddi boyutlarda görülmese bile, davranışsal sorunlara, gelişim bozukluğuna, bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesine, yorgunluğa, baş ağrısına ve cilt sorunlarına neden olmaktadır.

    Vitaminlerin bir kısmı (A, D, E, K vitaminleri) yağda çözülmektedir. Bu nedenle vitaminlerin sadece bir kısmı vücudumuzda kalabilmektedir. Bazı vitaminler (B ve C vitaminleri) ise suda çözülmektedir. Bu nedenle, bazı vitaminlerin vücutta tutulması oldukça güçleşmektedir. B ve C vitaminlerini içeren gıda maddeleri her gün düzenli olarak tüketilmektedir.

    Mineraller
    bebek-beslenmesi1Vücut kalsiyum, magnezyum, demir ve fosfor gibi bazı minerallere aşırı derecede ihtiyaç duymaktadır. Bu minerallere “makro-mineraller” adı verilmektedir. Vücudun krom, selenyum, manganez ve çinko ihtiyacı makro-minerallere duyduğu ihtiyaç kadar büyük değildir. Bu minerallere “trace (iz) elementler” adı verilmektedir. Vücut, fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek için, minerallere ihtiyaç duyar. Vücudun mineral eksikliği çok büyük olmasa bile, uykusuzluk, hiperaktivite, kabızlık, gerginlik, bitkinlik, aşırı susuzluk, tatlı ihtiyacı, iştah kaybı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları yaşanabilir.
    Vitamin ve mineraller hem çocuklar hem de yetişkinler için oldukça önemlidir.

    Vitamin ve minerallere kucak açarken…

    Vitamin ve minerallerden faydalanmak için besin terapisti olmanıza gerek yoktur. Sağlıklı bir beslenme planında taze ve işlemden geçirilmemiş meyve ve sebzeler yer almalıdır. Hangi gıda maddesinin hangi vitamini ve minerali içerdiğini bilmek oldukça yararlıdır. Çocuğunuzun beslenme programının yeterli olup olmadığına ancak bu bilgiler sayesinde karar verebilirsiniz.

    Aşağıda verilen bilgiler temel vitamin ve mineralleri anlatmaktadır. Vitamin ve minerallerin eksikliği, yeri geldikçe, çeşitli hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Hangi gıda maddelerinde hangi vitamin ve minerallerin bulunduğunu öğrenmeye çalışın.

    VİTAMİNLER
    A vitamini (Hayvani ürünlerde Retinol, bitkisel ürünlerde Beta-karoten)
    Vitamin kaynakları: Beta-karoten -parlak renkli meyve ve sebzeler (kayısı, havuç, yeşil yapraklı sebzeler, kavun).
    Retinol ciğer, balık yağı, yumurta, yağ, peynir.
    Görevleri: Kemikleri güçlendirme, göz sağlığı, cilt sağlığı.
    Özel bilgiler: A vitamini eksikliği gelişim sorunlarına ve büyüme hormonunun pasifleşmesine neden olmaktadır.

    B1 vitamini (Thiamin)
    Vitamin kaynakları: Ciğer, kepekli ürünler, patates, fıstık, mercimek.
    Görevleri: Kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesi, büyüme ve gelişimin hızlandırılması.
    Özel bilgiler: Bl IQ (zekâ testi) ve hafıza ile ilişkilendirilmektedir, şeker hastalığının kontrol altında tutulmasına yardımcı olur.
    Uyarı: Aşırı miktarda alınan B1 vitamini toksiktir.

    B2 (Riboflavin)
    Vitamin kaynakları: Süt ve süt ürünleri (yoğurt), yeşil yapraklı sebzeler, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, yumurta, balık.
    Görevleri: Enerji üretimi, antioksidan özelliği, hücre onarımının hızlandırılması, üreme ve büyüme fonksiyonlarının geliştirilmesi.
    Uyarı: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.

    Vitamin kaynakları: Yağsız et, mercimek, patates, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, kepek ve yuiaflı ürünler, maya, fıstık.
    Görevleri: Cinsiyet hormonlarının gelişimi, enerji miktarının artışı.
    Uyarı: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.

    B5 (Panothenic acîd)
    Vitamin kaynakları: Her türlü et ve sebze ürünü, özellikle de fıstık ve kuru meyveler.
    Görevleri: Yaraların hızla iyileşmesi, enfeksiyonlarla mücadele, hücre üretimi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi.
    Özel bilgiler: B5 vitamini çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir. Çocuğunuzun kronik bir hastalığı varsa, beslenme planının yeterli düzeyde B5 vitamini içerip içermediğini tespit edin.

    B6 vitamini (pyridoxine)
    Vitamin kaynakları: Kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, balık, yumurta, kepekli gıdalar, fıstık, bira mayası, soya ürünleri, muz.
    Görevleri: 60 enzimin işlevini sağlama, sinir sistemini güçlendirme, hücre üretimi, bağışıklık sistemini güçlendirme.
    Özel bilgiler: B6 vitaminin bazı kanser çeşitlerini önlediğine dair bir bulgu elde edilmiştir. B6 vitamini cilt kanseri ve sinir sistemi hastalıklarının tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.

    B12 (Cyanocobaiamîn)
    Vitamin kaynakları: Balık, süt ürünleri, ciğer gibi organların eti, yumurta.
    Görevleri: Kırmızı karı hücrelerinin üretimi, enerji artışı, konsantrasyon yüksekliğini sağlama, sinir sistemi sağlığım koruma.
    Özel bilgiler: B12 vitamininin toksik ve alerjik maddelere karşı vücudu koruduğu
    bilinmektedir.
    Uyarı: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.

    Folik asit
    Vitamin kaynakları: Taze yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, buğday tohumunun embriyon kısmı.
    Görevleri: Kemik iliğinde kırmızı kan hücrelerinin üretimi, şeker metabolizması, aminoasit, antikor üretim merkezi; sinir sisteminin korunması, kalıtımsal özelliklerin belirleyicisi olan DNA ve RNA’nın sağlıklı bir şekilde işlev görmesi.
    Uyarı: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.

    C vitamini (askorbik asit)
    Vitamin kaynakları: Taze meyve ve sebzeler, patates, yapraklı bitkiler, çilek ve böğürtlen türü meyveler.
    Görevleri: Cilt sağlığı, kas ve kemik sağlığı; virüs, toksin, ilaç ve alerjik maddelere karşı koruma; antioksidan özelliği.
    Özel bilgiler: C vitamininin insan vücudunda çok önemli bir rol oynadığı yapılan çalışmalarla da kanıtlanmıştır. C vitamini enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini harekete geçirir, kolestrolü düşürür, yaraların iyileşmesini hızlandırır, göz sağlığını korur, astım hastalığının tedavisinde etkilidir.

    D vitamini (calciferols)
    Vitamin kaynakları: Süt ürünleri, balık, yumurta, balık yağı.
    Görevleri: Kalsiyum üretimi, büyüme, diş ve kemik sağlığı, kalsiyum emilimini kolaylaştırma.
    Uyarı: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.

    E vitamini (tocopherols)
    Vitamin kaynakları: Fıstık, bitki tohumları, yumurta, süt, kepekli ürünler, rafine olmayan yağlar, yapraklı bitkiler, avokado, soya.
    Görevleri: Demir ve yağ asitlerinin emilimini sağlama, dolaşım sistemini ve hücreleri koruma, antioksidan özelliği, yaşlanmayı geciktirme.
    Uyarı: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.

    K vitamini
    Vitamin kaynakları: Yeşil sebzeler, süt ürünleri, pekmez, kayısı, kepekli gıdalar, balık yağı..
    Görevleri: Kanı pıhtılaştıran maddelerin üretimi.
    Uyarı: Aşırı miktarda kullanıldığında, toksik etki yaratır.

    MİNERALLER

    Kalsiyum
    Mineral kaynakları: Süt, peynir, sütlü ürünler, yeşil yapraklı sebzeler, somon ve sardalya balığı, kuruyemişler, köklü bitkiler, brokoli.

    Görevleri: Hormonların fonksiyonlarının yerine getirilmesi, kas hareketliliğinin sağlanması, beyin komutlarının verilmesinin sağlanması, sinir sisteminin korunması, kanın pıhtılaşmasının kolaylaştırılması, tansiyonun düzenlenmesi, diş ve kemik sağlığının korunması, demirin aktifleşmesi, kalp atışlarının sağlanması, hücre yapısının oluşumu, B12 emiliminin sağlanması.
    Özel bilgiler: Kalsiyum çocuklardaki “büyüme ağrılarını” azaltır, osteoporozun (kemik erimesi) önlenmesine katkıda bulunur, alerjilerin önlenmesini sağlar, uykusuzluk ve uyku bozukluğu sorunlarını tedavi eder.

    Krom
    Mineral kaynakları: Ciğer, kepek ve yulaftı müsli, et, bira mayası, peynir, pekmez, mantar yumurta sarısı.
    Görevleri: Kandaki şeker seviyesini düzenleyen “glükoz tolerans faktörü” görevinin yerine getirilmesi.

    Demir
    Mineral kaynakları: Ciğer, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, bitter çikolata, sardalya, pekmez, koyu yeşil yapraklı sebzeler.
    Görevleri: Kana oksijen taşıyan hemoglobin üretimi, bazı enzimlerin üretimi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, serbest radikallere karşı koruma sağlama.
    Özel bilgiler: Demir kansızlık (anemi) tedavisinde kullanılmaktadır. Gelişim sorunları, yorgunluk ve enfeksiyonlara karşı direnç kaybı gibi sorunların tedavisi için de demir takviyesi kullanılmaktadır.
    Uyarı: Aşırı miktarda demir takviyesi kabızlığa neden olur.

    Magnezyum
    Mineral kaynakları: Kepekli gıdalar, kuruyemişler, köklü sebzeler, mercimek, bitter çikolata.
    Görevleri: Hücrelerin korunması ve onarımı, hormonel faaliyetlerin düzenlenmesi, vücut fonksiyonlarının kolaylaştırılması, enerji üretimi, kas hareketliliğinin sağlanması, kemik gelişimi ve büyümesinin desteklenmesi.
    Özel bilgiler: Magnezyum eksikliği astım hastalığı ile ilişkilendirümektedir. Astım hastalığının tedavisinde magnezyum takviyesi kullanılmaktadır.

    Manganez
    Mineral kaynakları: Kepekli gıdalar, kuruyemiş, köklü sebzeler, esmer pirinç, mercimek.
    Görevleri: Beynin işlevinin desteklenmesi, enerji metabolizmasının hızlandırılması, kemik sağlığının korunması, tiroit bezi fonksiyonlarının desteklenmesi.

    Potasyum
    Mineral kaynakları: Avokado, yeşil yapraklı sebzeler, muz, kuru meyveler, meyve ve sebze suları, kuruyemiş, soya unu, patates, pekmez.
    Görevleri: Kırmızı kan hücrelerinin karbondioksit taşıma işlevinin desteklenmesi, vücutta su dengesinin sağlanması, protein sentezi, sinir ve kas fonksiyonlarının desteklenmesi.
    Uyarı: Aşırı miktarda potasyum tüketimi ince bağırsak rahatsızlığına ve ülsere neden olabilir.

    Selenyum
    Mineral kaynakları: Kepekli gıdalar, kuruyemişler, esmer pirinç, mercimek.
    Görevleri: Antioksidan özelliği, bağışıklık sisteminin korunması, karaciğer fonksiyonlarının desteklenmesi, göz sağlığının korunması, cilt ve saç sağlığının korunması, vücudun kalp-damar hastalıklarına karşı korunması, yaşlanma sürecinin geciktirilmesi.
    Uyarı: Dikkatli kullanılmadığında (küçük dozlarda bile) toksik etki yaratabilir.

    Çinko
    Mineral kaynakları: Deniz ürünleri, kümes hayvanlarından elde edilen ürünler, yağsız kırmızı et (bel eti), ayçiçeği tohumu, yerfıstığı, kepekli ürünler.
    Görevleri: Erkeklerin verimliliğini artırma, hormonel dengeyi sağlama, bağışıklık sistemini koruma, büyüme ve enerji metabolizmalarını harekete geçirme, antioksidan özelliği.
    Özel bilgiler: Çinko, bağışıklık sistemini koruyan önemli bir mineraldir. Tıp alanında başarılı sonuçlar yaratmaktadır. Gelişim sorunları ve alerjik vakaların tedavisinde çinko kullanılmaktadır.

  • Kan Uyuşmazlığı Var

    Kan Uyuşmazlığı Var

    Soru: 24 yaşındayım ve 13 haftalık hamileyim. Eşimle kanlarımız uyuşmuyor. Benim kanım negatif, eşimin kanı pozitif. Daha önce herhangi bir tedavi görmedim, doktora gitmedim. Ne yapmamız gerekiyor.

    Prof. Dr. Derin KÖSEBAY: Rh’a bağlı kan uyuşmazlıklarında ilk gebelikte bir sorun çıkması çok seyrek görülen bir durum. İlk doğumdan sonra anneye yapılan bir anti D Gamma globilin adlı madde ile bundan sonraki gebeliklerde çocuğun hasta olması engellenmektedir. 13 haftalık hamile olduğunuza göre sizi takip eden bir kadın doğum uzmanı herhalde vardır. O gebeliğinizi takip ederken gerekli görürse kan uyuşmazlığı ile ilgili de testler isteyebilir. Umarım her şey yolunda gider. Ayrıca şu sayfamıza da bakınız:  Gebelikte Kan Uyuşmazlığı

  • 4 Defa Düşük Yaptım, Umudumu Kaybettim

    4 Defa Düşük Yaptım, Umudumu Kaybettim

    Soru: 27 yaşında hamile kaldım. 5.5 aylık hamileyken du kaybı oldu ve ölü doğum yaptım. 28 yaşında tekrar hamile kaldım.  Kalp atışları duymadan kürtaj yapıldı. 29 yaşında yine düşük , yine kürtaj yaşadım.  Ardından dış gebelikten ameliyat oldum, sağ tubam alındı.  Şimdi 31 yaşındayım. Geçen ay hamile kaldım; ama yine düşük yaptım.  5 kere doktor değiştirdim.  Artık umutlarımı kaybettim. Ne yapabilirim.

    Prof. Dr. Derin KÖSEBAY: Sevgili ziyaretçimiz, peş peşe 4 kere düşük yaptığınıza göre bu olayların herhalde bir nedeni olmalı.  Yapılacak araştırmaları kısaca özetlemeye çalışırsam: Önce ultrason muayenesinde bir özelliğin olup olmadığına bakılmalı, kadında düşüğe neden olan bazı enfeksiyonlar , hormanal bozukluklar araştırılmalı ( Tirid hormonu gibi)  Şeker yükleme testi yapılarak şeker hastalığına bir eğilim olup olmadığına bakılmalı. Rahim filmi çekilerek rahim iç duvarları ve rahim ağzı hakkında bilgi alınmalı ( rahim içinde myom, polip veya yapışıklık olabilir.  Ayrıca rahim ağzının yetmezliği değerlendirilebilir. ) Bunlardan sonra eşinizin spermiogramı incelenmeli ve eşlerin genetik incelemeden geçmesi istenmelidir.  Çok kısaca aklıma gelenler bunlar. İyi bir merkezde bunların hepsini yapabilmek mümkündür. Sonuca göre uygun bir tedavi başlanabilir. Son olarak şunu da söylemek isterim ki sizin durumunuzda olup sağlıklı bebek sahibi olan binlerce aile var. Sabırla araştırmalara devam. Sevgiler.