Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: admin

  • Pizza Tarifi

    Pizza Tarifi

    Evet hanımlar, şu sıralar çok tercih edilen Batı mutfağından olan pizzanın tarifini vereceğiz. Aşağıda tarifini verdiğimiz pizza, denenmiş ve her kadının evinde kolaylıkla yapabileceği tarzda bir tariftir. Dışarıda satılan pizzalardan çok daha lezzetli olacağından emin olabilirsiniz. Hadi mutfağa şimdi…

    İçindekiler:

    Hamuru için gerekli malzemeler:
    – Yüz gram tereyağı
    – Bir su bardağından biraz az ılık su
    – Bir tatlı kaşığı toz şeker
    – Bir tatlı kaşığı tuz
    – Yirmi gram yaş maya
    – İki buçuk su bardağı un

    Üstü için gerekli malzemeleri:

    – İkiz yüz gram rendelenmiş biçimde kaşar peynir
    – Bir yemek kaşığı kadar domates salçası
    – 1/2 çay bardağı su
    – Bir domates
    – Yüz gram konserve mısır
    – Bir parmak sucuk, halka halka doğranmış
    – Bir – iki dilim pastırma
    – Yüz gram konserve mantar
    – Beş – altı adet sivribiber
    – Altı – yedi tane biberli yeşil zeytin
    – Bir – iki tane zeytin
    pizza tarifi
    Yapılışı

    – Bir su bardağından biraz ılık su ve 1 tatlı kaşığı kadar toz şekerde mayayı iyice eritin. Yukarıda saydığımız diğer hamur malzemelerini de ilave edip poğaça hamuru biçiminde yumuşak bir hamur oluşturun. Ggenişçe daha önceden yağladığınız bir tepsiye iyice yayın. tepsinin üzerini alimünyum folyo ile kapatarak yirmi dk. mayalanması için bekletin. bu esnada siz pizzamızın üst malzemelerini hazır hale getirin.

    – Yukarıda liste halinde verdiğimiz pizzanın üst malzemelerini hazırladıktan sonra salçayı 1/2 çay bardağı su ile güzelce ezin. İstemeniz halinde ketçap da ilave edebilirsiniz. salçayı fırça yardımı ile hamurun üzerine güzelce sürün. kaşar peynir dışında bütün malzemeleri hamurun üzerine zevkinize göre dizin. İki yüz derece fırında on beş – yirmi dk. pişirin.  Fırından aldıktan sonra pizzanın her yerine kaşar peynir rendesi saçın yeniden fırına sürün. kaşarlar eriyene dek pişirin.
    Pizzamız hazır. Afiyet olsun. Yorumlarınızı eksik etmeyin lüten.

  • Kadınlar Aldatıldığını Nasıl Anlar

    Kadınlar Aldatıldığını Nasıl Anlar

    Kadınların kabus günlerinin başladığı günler yani aldatıldığından şüphelenmeye başladığı günlerdir. Erkekler sadece aldatmayı akıl edipde yakalanmamayı akıl etmekde aynı özeni gösterme yeteneğine sahip olmadıkları için, birde kadınların inanılmaz içgüdüsel sezgilerinin kuvveti sayesinde kadınlar başlar erkeğin hareketlerinden,tavırlarından,değişen alışkanlıklarından şüphelenmeye.

    Aldatan erkeğin gösterdiği değişimler kadının aldatıldığını anlaması için gayet yeterli davranışlardır.

    Erkeğin gereksiz yere abartılı, kendini dünyanın en yakışıklı erkeği sanmaya başlamasıyla değişen bir halleri,karısını kendisine yakıştıramamaya başlamaları,kendisini çok donanımlı ve kültürlü sanarak karısını aşağılamaya başlaması artık bu erkeğin canına susadığınn ilk sinyalleridir.

    Kadının yaptığı önceden bayıla bayıla yediği yemekler artık ne hikmetse ya tuzsuzdur ya tatsız,önceden ne giyse yakışan karısına fazla kilo aldığından,selülitlerinin çıktığından dert yanmaya başlar.

    Kendi kel olmaya yüz tutmuş başına bakmadan karısının başındaki iki üç tel beyazlamış saç, karısının artık yaşlanmaya başladığını düşündürür.

    Cep telefonunu eve girdiğinde ya sessizdedir ya da mesajlar bölümüne şifre konulmuştur.Vakitli vakitsiz cevapsız çağrılar gelmeye başlar.Kadın ”kim bu çağrı atıp duran”dediğinde cevap ya Ahmet beydir, ya inşattçı Mehmet beydir, ya kaloriferci Ali beydir, ya boyacı Veli beydir.Kontrol edin telefonunu ne hikmetse bu cevapsız çağrılar hep erkek ismiyle kayıtlı kişilerden gelir. Mesajlarına şifre koymayı unuttuğu birgün bu erkek isimli kişilerden birinden yanlışlıkla ! dün gece çok güzeldi gibi bir mesaj gelme ihtimali yüksektir.

    Birden bire çok çalıkan, azimli bir koca olan erkişi ! her akşam artık mesaiye kalmaya başlar.Araştırılıdığında onan başka mesaisi olan yoktur, yazık tek başına bütün işleri o idare ediyodur.

    Ceplerinde alışveriş fişlerini gördüğünüzde eve hiç gelmemiş, size hiç alınmamış bir takım hediyelik eşyalar,yüzükler,mücevherlere ait fişlere rastlayama başlayabilirsiniz. Eve gelen kredi kartı ekstraları nedense artık ya postada kaybolmaya başlar,ya da birden bire iş yeeri adresine gitmeye başlar.

    Cinsel hayatınız kocanızın çooook yorgun olmasıyla, çok çalışmasıyla sekteye uğramıştır. Artık bir cinsel hayatınız yoktur.Ya da açık vermemek için eskisine nazaran daha aktif bir cinsel hayatınız başlamıştır.

    Velhasıl bunlar gibi birçok örneği sıralamak mümkün .Hiçbirini hiç bir kadın tabiri caiz ise yutmaz, sadece çok mecbur olduğu durumlar varsa sineye çeker.Nasıl olsa birgün hepsibi burnunuzdan fitil fitil getirecektir.

  • Erkekler Aldatıldığını Nasıl Anlar

    Erkekler Aldatıldığını Nasıl Anlar

    Zaman zaman erkeklerinde muzdarip olduğu aldatılma konusu, kadınların toplum korkusu yüzünden erkeklere nazaran daha tedbirli davranmasıyla pek ortaya çıkmasa da bazı erkekler kadınların boş bulunmasıyla aldatıldığından şüphelenmeye başlayabilir.

    Birdenbire inanılmaz bir özgüven sahibi olmuş ise kadın tehlike çanları çalıyor demektir. İçinde biriktirdiği hınç ile başka bir erkek tarafından beğenilmenin tercih edilmenin sevilmenin güveniyle kocasına olan tavırları hırçınlaşan, tahammül sınırı azalan bir kadın çıkabilir ortaya.

    Eskisine nazaran daha güzel,daha dekolte giyinmeye başlayan, saçının rengini durup durup değiştiren, makyajsız sokağa çıkmayan, az konuşan çok düşünen, erkenden uykusu gelen kadın olabilir artık hayatınızdaki kadın.

    İnternet veya cep telefonu gibi vesilelerle sevgilisiyle irtibata geçiyorsa tuvalete dahi cep telefonuyla girdiğini veya internetin başından kalkamadığını farkedebilirsiniz. Birgün evin hiç olmadık biryerinden farklı bir sim kartı fırlayabilir. Muhtemelen kime ait olduğunu bilmiyordur ve kaşla göz arasında kayboluverir o kart.

    Önceden cinsel hayatınızda hep ilk adımı atan kadının birden bire bitmek bilmeyen baş ağrıları, yatar yatmaz uykuya dalma huyları gelişebilir. Çok üstüne giderseniz cinsel hayatınızda onu mutlu edemediğinizden, sadece kendizi düşündüğünüzden, kendini kadın gibi hissetmediğinden dert yanabilir.

    Sizinle daha az vakit geçirmeye başlayı evin içinde kendi dünyasında yaşayabilir. Sürekli başkalarıyla sizi kıyaslayıp size olan şikayetleri artabilir.

    Telefonuna baktığınızda arama kaydı ve mesajlar bölümü sürekli boştur zira anında silmiş olabilir.

    Birden bire hiç görüşmediği yada daha önceden hiç tanımadığınız kız arkadaşları ie görüşmeye çıkmış olabilir ama hergün !

    Günlük alışkanlıkları değişebilir, birden bire hiç bilgisi,ilgisi olmayan konularda bilgi sahibi olduğunu görebilirsiniz.

    En çok alışverişleri seksi iç çamaşırlarına dönebilir.Ne hikmetse aldığı birsürü seksi iç çamaşırını giyerken hiç görmeyebilirsiniz.

    Bunun gibi uzayıp giden maddeler kadının artık eşini yada sevgilisini başka birinin hayatına girmesiyle hayatının dışında bırakma aşamaları sayılabilir. Ancak kadının toplum içinde kocasını aldatmasının affı pek olmadığı için kadın çok dikkatli atar her adımını bu yüzden aldatan kadını yakalamak pek de kolay değildir.

  • Ofis Dekorasyonu

    Ofisinizi dekore ederken iki konu üzerinde yoğunlaşmalısınız:

    1) Çalışma ortamınızı hazırladığınızı unutmayın yani yaptığınız işden en iyi verimi nasıl alacaksanız o rotada bir dekor ayarlayın.

    2) Ofisiniz gelen misafilerinizin müşteriniz olmasını sağlamada büyük bir faktördür.Ofisiniz sizin ve yaptığınız işin başarısının aynasıdır. Bu yüzden misafilerinizi müşteri konumuna geçmesini istiyorsanız veya mevcut müşterilerinizin devamlı müşterileriniz olarak kalmasını istiyorsanız başarılı bir ofis dekorasyonu gerçekleştirmeniz akıllıca olacaktır.

    Ofisinizi dekore ederken ofis malzemelerinizin,mobilyalarınızın,aksesurlarınızın tamamının taşınabilir ve kolay kurulabilir ürünlerden seçilmesi size ilerki dönemlerde ofis içinde değişiklik yapmak istediğinizde kolaylık sağlayacaktır.

    Ofisinizde çalışmalarınıza ve müşterilerle görüşmelerinize ofis dışından gelebilecek gürültünün olumsuz etkilemesini önlemek için ofisinize ses izolasyonu yaptırmanız yerinde bir karar olacaktır.

    Çalışma hayatının kişin günde ortalama 8 saatini aldığını düşünürsek ve masa başı yaptığınız bir işiniz varsa ofisinize alacağınız masa ve sandalyenizin boyunuzla ve kilonuzla orantılı yükseklikte olmasına, sandalyenizin bel ve sırt ağrılarına neden olmayacak konforda imal edilmiş olmasına özen gösterin. Çalışma masanızın genişliğini bacaklarınızın ileriye veya yanlara doğru hareketlerini kısıtlamayacak genişlikte olmasına dikkat edin.

    Günümüzde iş hayatınında olmazsa olmazı bilgisayarı çalışma masanıza yerleştiriken bilgisayar ekranı ile aranızda 50 cm kadar mesafe koyarak sabitleyin ve ışığın arkanızdan direk monitöre gelecek şekilde yansımasını engelleyecek bir konuma taşıyın.Yani sırtınız pencereye dönük olmasın ışığı karşınızdan alıyor olmaya dikkat edin.

    Çalışma masanızın karşısına konuklarınız yada müşterileriniz için birbirine yakın mesafede konulmuş koltuk ve sehpadan oluşan bir oturma alanı sağlayın.Müşterileriniz için seçeceğiniz koltukların kişilerin iş ciddiyetine uymayacak şekilde yayılarak oturmasını sağlayacak türden koltuklar olmamasına özen gösterin.

    Dosyalanması gereken evraklarınız için dışardan içi görünmeyen dolaplar monte ettirin.Bu ofisinize hem daha düzenli hemde evraklarınız için daha güvenli bir ortam yaratacaktır.

    Ofis eşyalarınızın birbiriyle olan renk uyumuna özen gösterin. Müşterilerinizinde sizinde gözünü yormayacak iç açıcı renkler tercih edin.

    Çalışma masanızdan kalktığınızda ofisininizin her alanına engelsiz yürüyebilecek şekilde mobilyalarınız yerleşimi ayarlayın.

    Örnek Ofis Dizaynı Resimleri:




  • Akupunktur Nedir

    Akupunktur Nedir

    AKUPUNKTUR NEDİR

    Akupunktur 3000 yıldır uygulanan başlangıcı Çin’e dayanan, zamanla tüm dünyaya yayılan yan etkisi olmayan bir tür tedavi yöntemidir. Akupunktur, kulak akupunkturu ve vücut akupunkturu olmak üzere ikiye ayrılır. Vücutta 361 adet genel nokta ve 48 adet ekstra nokta mevcuttur. Kulakta ise 150 adet nokta bulunur. Bu noktalardan lazer. iğne veya manyetik dalga ile giriş yapılarak uyarı verilir ve bu uyarılar hem o bölgeye hemde bazı merkezlere ulaşarak oradaki salgı bezlerini aktif hale getirip bir takım salgıların ortaya çıkmasını bu salgılarında hızla ilerleyerek o arızalı bölgeye ulaşıp kişiyi rahatsız eden sorunu tedavi etmesini sağlar.

    AKUPUNKTUR TEDAVİSİ UYGULANAN HASTALIKLAR

    – Sigara bırakmak isteyen kişilere
    – Obezite sorunu yaşayan, zayıflamak isteyen kişilere
    – Migren ve çeşitli baş ağrısı çeken kişilere
    – Bel fıtığı ve çeşitli bel ağrısı çeken kişilere
    – Depresyon geçiren kişilere
    – Sinüzit hastalığı yaşayan kişilere
    – Sürekli ve şiddetli kulak çınlamasından şikayetçi olan kişilere
    – Yüz felci geçirmiş kişilere
    – Omuz ve sırt ağrısı yaşayanlara
    – Romatizma ağrıları çeken kişilere
    – Alerjik hastalara
    – İdrar yollarında taş olan hastalara

    AKUPUNKTUR TEDAVİSİNDEN ÖNCE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

    Herhangi bir hastalığınız için akupunktur tedavisi göremeye karar verdiyseniz, tedaviye giderken yorgun olmamaya,dinlenmiş uykunuzu almış bir şekilde gitmeye özen gösterin.Tedavinizin yapıldığı akupunktur merkezlerinde sadece size özel akupunktur iğneleri kullanılmasına yani tek kullanımlık olmasına dikkat edin.

    AKUPUNKTUR TEDAVİSİ İLE ZAYIFLAMAK

    Akupunktur ile zayıflama tedavisinde hastaya kulak akupunkturu uygulanır. İlk hafta 2 kez akupunktur kulak seansına gelir. Sonraki 7 hafta boyunca, haftada 1 kez kulak akupunkturuna gelerek toplamda 8 haftada yani 2 ayda hiç bir yan etki görmeden 8 kilodan az olmamak kaydıyla 10 kiloya kadar zayıflar. Kişi bu 8 hafta sonunda istediği ideal kilosuna ulaşmış ise 3 veya 6 ay süre ile ayda 1 kez kulak akupunkturu tedavisi alarak mevcut kilosunu korur ve tekrar kilo alma riskini ortadan kaldırmış olur.

    Akupunktur ile zayıflamaya karar verilmişse yaşayacağınız aşamalar şunlardır:
    Akupunktur iştah merkezinizi yöneterek açlık isteğinizi bastırır.
    Mide asit salgınızı azaltan akupunktur sayesinde mide ekşimesi ve mide yanması sorunu yaşamazsınız.

    İştahınızın azalmasıyla yaşamak riskiniz olan halsizlik sorununu ortadan kaldırır tam aksine akupunktur size enerji verir. Kişinin kendisini mutlu ve huzurlu hissetmesini sağlayan serotonin ve endorfin isimli salgıların daha hızlı salgılanmasını böyleliklide kişinin kendini mutlu hissetmesini sağlar. Akupunktur metabolizmayı hızlandırıcı, düzenleyici etkisiyle kişinin kilo vermesini sağlar.

    AKUPUNKTUR TEDAVİSİ İLE SİGARAYI BIRAKMAK

    Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmak isteyen kişilere günde 20 dakika süren ve 3 gün ara verilmeden devam eden toplamda 3 günde 1 saatlik bir tedavi süreci kişinin sigarayı bırakmasında %90 oranında başarı sağlar. Yıllardır tiryakisi olduğunuz sigarayı 3 günde üstelik de toplamda 1 saat vakit ayırarak bırakma fikri kişiye her ne kadar cazip gelse de burada en önemli nokta bu 3 gün içinde akupunktur tedavisi sizi sigaradan uzak tutmasına rağmen iradenize yenik düşerek 1 tane bile sigara içmemeye özen göstermeniz, sizi 3 gün sonra sigaradan tamamen kurtulma başarısına götürecektir. Çünkü kişiyi sigarayı bıraktığı andan itibaren ilk 3 günü atlatmak da çok zorluk çekmektedir beyin bu üç içinde serotonin ve endorfin adı verilen kişiye huzur ve mutluluk veren maddeleri salgılayamadığı için kişi sigara bırakma denemesinde tek başına başarılı olamayabilir.İşte bu 3 günlük sürede akupunktur tedavisi alan kişi akupunkturun desteği ile ilk 3 günü rahat atlatılarak sigarayı %90 ihtimalle tamamen bırakır.

    AKUPUNKTUR İLE BEL FITIĞI TEDAVİSİ

    Akupunktur bel fıtığı ağrısını ödemi çözerek, adaleleri gevşeterek tedavi etmeye başlar. Akupunktur iğneleri vücuttaki endorfini harekete geçirerek ağrıların yok olmasını sağlar. Kulaktan yapılan akupunktur ile Gaba sağlanarak yani kaslar gevşetilerek bel fıtığı etrafındaki kas spazmları yok edilerek ağrılar tedavi edilir. Yine kulaktan uygulanan akupunktur sayesinde böbrek üstü bezleri uyarılır ve beden doğal kortizonunu salgılamaya başlar. Salgılanan kortizon bel fıtığı etrafındaki ödemi dağıtarak bölgeyi rahatlatır ve böylece damarlara ve sinirlere yapılan baskının ortadan kalkmasıyla bel fıtığı ağrısı yok olur.

    Akupunktur ile bel fıtığı tedavisinde haftada 3 seans görülür ve her seans ortalama 20 ila 40 dakika arası sürer. Ortalama haftada 3 seans görerek 6 yada 7 haftada kişi akupunktur tedavisi ile bel fıtığı hastalığından hiç bir yan etki yaşamadan, ağızdan alınan hiç bir ilaç kullanmadan kurtulmuş olur.

  • Göz Kapağı Estetiği

    Göz Kapağı Estetiği

    Göz kapakları kişinin yaşlanma belirtilerinden en çok nasibini alan bölge.  Söz gelimi, yüz bölgesinde başlayan cilt sarkmaları, çizgiler, kırışıklıklar ilk önce göz kapağına etki eder. Göz kapağının derisi çok ince olduğundan ve işlevi gereği çok hareket ettiğinden erken deformasyona uğraması, erken kırışması, erken aşağıya doğru sarkması kaçınılmaz oluyor.

    Alın çevremiz yaşımız ilerdikçe yer çekimine yenik düşer ve aşağıya doğru inmeye başlar. Alın ile birlikte kaşlarımızda göz kapaklarımızın üzerine inerek baskı yaparlar ve böyle göz kapakları hem alın hem de kaşların ağırlığını kaldıramadığı için aşağıya doğru kayar.

    Göz kürelerimizi çevreleyen, yağ torbalarını alt göz kapaklarımızdan ayıran, bir nevi bariyer görevi gören elastik bir zar sayesinde göz kapaklarımız estetik olarak sorun yaratmayacak bir görüntü verir bize. Ancak yaşımızın ilerlemesi ile birlikte koruyucu bu elastik zar gevşemeye başlar gücünü kaybeder ve artık yağ torbalarını taşıyamayacak duruma gelir.Sonunda da yağlar dışarıya taşar ve ”göz torbaları” dediğimiz sorun ortaya çıkar.Yani göz torbalarımızın olmasının sebebi göz kapaklarımızda fazla yağ birikmesi değil burada bulunan bariyer görevindeki elastik zarın zayıflamasıdır.Bu elastik zarın düzeltilmesi yağ torbalarından kurtulmamızın tek çaresidir.

    Bedenimizdeki en ince deri olan göz kapakları derisi, altındaki kaslara yapışık halde bulunur ve bu kasların her hareketinde yani gözlerimizi her açıp kapattığımızda bu kaslar hızla çalışır ve kaslara yapışık olan çok ince göz kapağı derisi kırışmaya ve sarkmaya başlar.Gözlerimizin yanlarındaki ”kazayağı” dediğimiz kırışıklıkların oluşma sebebi de budur zaten.

    Başarılı bir göz kapağı ameliyatı olmamız nelere bağlıdır?

    Göz kapaklarımız yüzümün hemen hemen bütün alanından etkilenerek sarkmaya, kırışmaya başladığı için göz kapağı ameliyatına bir bütün olarak yaklaşılması gerekir. Yani göz kapağı sarkmasına, kırışmasına sebep olan yüzdeki bütün alanlar gözden geçirilmelidir.

    İlk önce gözlerimizin altında yanağımıza doğru inen derin bir çukur varsa önce bu çukur alan doldurulmalıdır.Çünkü standart alt göz kapağı estetikleri bu probleme çözüm getirmez aksine bu çukurluk sorununu derinleştirebilirde. Bu çukur bölge, gözaltı torbalarındaki yağların aşağıya doğru indirilmesi ve yanakların yukarıya doğru kaldırılması ile yok edilmelidir. Böylece elmacık kemiklerimizden alt göz kapaklarımıza doğru dümdüz bir görüntü oluşur buda bizim daha genç bir görünüme sahip olmamız için mecburi kuraldır.

    Yanaklarımızda ciddi derecede bir sarkıklık varsa öncelikle bu sorunda mutlaka düzeltilmelidir..Bunun içinde endoskopik yöntemler kullanılabilir,yanaklar kaldırılabilir veya göz kapağı ameliyatı yapıldığı sırada orta yüz bölgesini yukarıya doğru çekmek mümkündür.

    Yine başarılı bir göz kapağı ameliyat sonucuna kavuşmak istiyorsak alın çevremizi de mutlaka değerlendirmeliyiz.Örneğin alın ve kaşlarımız gözlerimizin üzerine yığılmışsa bunlar düzeltilmeden direk göz kapağı ameliyatı olmamız bir şey ifade etmez.  Önce alın kısmımızdaki deforme kaldırılmalı, gerdirilmeli sonra kaşlarımızla orantılı konuma getirtilmelidir.

    Bu tip sorunlar var ise ve bu sorunlar ortadan kaldırıldıktan sonra göz kapağı ameliyatına geçilirse, göz kapağındaki sadece deri ve kaslara müdahale edilerek fazlalıkları alarak ortaya çok başarılı bir sonuç çıkacaktır.

    Göz kapağı ameliyatında bizi neler bekliyor?

    -Göz kapağı ameliyatında tercihe göre lokal anestezi veya genel anestezi uygulanır.
    -Ortalama 1 ila 3 saat arasında ameliyat süresi geçiririz.
    -Ameliyat ağrılı bir ameliyat değildir ve aynı gün taburcu oluruz.
    -Evimize geçtiğimizde ilk birkaç gün sızı olursa hafif bir ağrı kesici yeterli olur.

    Gözlerimizde şişme ve morarma bazen 4-5 gün sürer, bazen de 1 haftaya geçer. Bu yüzden ameliyat sonrası işlerimizi ona göre ayarlamamız gerekir zira mor ve şişmiş gözlerle iş ve sosyal hayat içinde yer almak hayli zor olacaktır.

    Ameliyattan sonraki 5.gün dikişlerimiz alınır ve bu 5 gün içinde pansuman yapılmaz dikişler alındıktan sonra pansumana geçilebilir.

    Göz kapağımıza atılan dikiş yerleri ve dikişin estetik dikiş olması sebebiyle ameliyat sonrası dikiş izi sorunumuz olmaz.

    İlk iki haftamızı yavaş yürüyüşlerle geçirebiliriz.Ağır sporlar veya koşu için 3-4 hafta beklememiz daha sağlıklı olacaktır.

    Göz kapağı ameliyatımızın net sonucunu 3 ay içinde artık tamamen görebiliriz ve bu etkili sonuç 5 ila 10 yıl kadar devam edebilir. 5 ila 10 yıllık süreç sonrası tekrar ihtiyaç duyulursa gerekli tetkikler sonrası tekrar ameliyat olunabilir.

    Her tür estetik ameliyatta olduğu gibi göz kapağı estetik ameliyatında da mutlaka tam teşekküllü bir hastane ortamında ve uzman hekim yada hekimler tarafından ameliyat olmamız gerekiyor.

  • Seda Sayan ve Konuk Koltuğunda Atatürk

    Seda Sayan ve Konuk Koltuğunda Atatürk

    Seda sayan kısa bir süre uzak kaldığı ekranlara özel bir kanalda sabahları eğlence kadınlara dönük programı sunmaya başlayarrak tekrar geri döndü. Programına hafta içi her gün farklı sanatçılar çağırarak stüdyodaki konuklarını ve ekran başında izleyen seyircilerini şarkılar türküler eşliğinde eğlendirmeye çalıştığı bir program yapıyor şu sıralar.

    Ancak dünkü programına sevgili Seda sayan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı olması sebebiyle konuklarını ağırladığı koltuğa bal mumundan yapılmış bir Atatürk heykeli koydu. Müjdat Gezen Şehir Tiyatrosundan getirilen Atatürk heykeli program boyunca koltukda durdu. Program boyunca Atatürk’ün sevdiği şarkılar söylendi. Atatürk kıyafetleri defilesi sergilendi. Bunlar yaşanırken de kameralar sık sık Atatürk’ün bal mumundan yapılmış konuk koltuğunda oturur pozisyonunda duran heykele zumlandı.

    Bu davranışıyla izleyenlerin olumsuz eleştirilerine hedef olan Seda Sayan kendisini savundu. Bal mumundan yapılan Atatürk heykelinin daha öncede Ali Şan ve Çağla Şikel’in programında da görüntülendiğini o zamanlar tepki verilmeyip,  şimdi kendisine bu tepkinin neden verildiğini anlamadığını söylediği beyanatları yer aldı internet gazetelerinde.

    Haberin yer aldığı bir çok internet sitelerinde yorumcuların ve bazı gazete yazarlarının yorumlarına bakılırsa Seda Sayan Atatürk’ün bal mumundan yapılmış heykelini konuk koltuğuna oturur şekilde taşıması sonucu bir süre daha eleştirilecek gibi görülüyor.

  • 6 Aylık Bebek Beslenmesi ve Gelişimi

    6 Aylık Bebek Beslenmesi ve Gelişimi

    Artık yerlerde sürekli emekleyen, emeklerken zaman zaman çenesinin üzerine düşüp canı yanarak ağlayan ama 5 dakika sonra yine emeklemeye çalışan bir bebeğiniz var ve 6.ayınızdasınız.

    Oturabilen ama uzun süre oturma poziyonunda sabit kalamayan, nesneleri elinde tutup fırlatıp diğer eliyle almaya çalışan,insnaların saçlarının ne olduğunu anlamaya çalışan meraklı,çalışkan,yılmayan bir bebeğiniz vardır artık.

    Zeka gelişimi 6.ayla birlikte hızla geliştiğini görürsünüz. Örneğin ilgisini çeken bir nesneye ulaşmasına izin vermediğinizi her defasında onu engellediğinizi beynine kaydeder ve o nesneye ulaşmak için atağa kalktığında eskisinden daha seri halde size yakalanmadan nesneye ulaşmak için hızla emekler.Konuşmak için sarf ettiği çaba artar.İlk kelimelerini onu en çok ilgilendiren kişi yada nesnelerin isimleridir. Anne, baba, su, süt gibi kısa ama duyduğu zamanın hemen ardında memnun kaldığı şeyler yaşadığı kelimeler olduğu için beynine kaydettiği ilk kelimeler bunlardır.

    Anne sütü ile birlikte, doktorunuzun izin verdiği meyve suları,bazı tahıllar içirip yedirebilirsiniz.Ancak domates suyu,portakal suyu, bal yumurta akı gibi besinleri 1 yaşından önce vermeyin.

    Emekleme çabaları içinde olduğu için emekleyerek ulaşıp kendisine zarar verecek herşeyi daha yüksek alanlara taşıyın.

    Rutin sağlık kontrolü ve 3.karma aşısı için doktorunuza mutlaka gidin.

    6 Aylık Bebek Nasıl Beslenmelidir?

    Bebeğiniz 6 aylığa ulaştığında yutma yeteneği son derece gelişmiştir. Fakat daha dişleri çıkmadığı için katı yiyecekleri çiğneyemez. Sindirim sisteminin yağ ve karbonhidratları emme fonksiyonu ve yabancı proteinlere karşı koruyucu yönü de yine bu evrede ortaya çıkar. Bu geçiş evresinde bebeğinize verilmeye başlanan ilave yiyecekler yumuşak ve hafif nitelikte olmalıdır. Bebek için anne sütüne ek olarak en faydalı besleyiciler unlu, sütlü mamalar ve yoğurttur. Ayrıca pirinç unu da verilebilir.

    4. aydan itibaren vermeye başladığınız meyve ve sebze pürelerine bu dönemde de devam etmelisiniz.

    Sebze pürelerini patates, havuç, kabak ve pirinçle oluşturun. Meyve püresine gelince elma ve şeftaliyi kullanın. 6. ayda portakal ve mandalina da yavaş yavaş verilebilir.  Bunların tatlı olanını seçin ki bebek çabuk uyum sağlasın.

  • 7 Aylık Bebek Beslenmesi ve Gelişimi

    7 Aylık Bebek Beslenmesi ve Gelişimi

    Bebeğiniz artık 7.ayında ve bazen elleri ve dizleri üzerinde emekliyor, bazen poposunun üzerinde mekliyor, bazen karnının üstünde sürünerek emekliyor doğal olarak artık bebeğinizin peşinden koşuşturmaya hazırlanma zamanınız geliyor.

    Koltuklara, sehpalara tutunarak kendisini ayağa kaldırmaya çalıştığı, bulduğu tutabildiği her nesneyi fırlatmaya çalıştığı bir döneme geçiyor.

    Rahat rahat oturmaya, oturduğu yerde eline geçirdiği nesneleri kurcalamaya başlar.Yeni yerler keşfetme duygusu gelişir ancak hissettiği korku duygusu ile sizden çok uzaklaşmadan merakını gidermeye çalışır.

    Bebeğinizi kucağınıza alıp birlikte ayna karşısına geçin sizin yüzünü saçınızı zaten ezberlediği için sizi aynada tanıyacaktır bu arada kendisi ile tanışma fırsatı bulacaktır.

    Kemirmesini sağlayacak ekmek kabukları,  zor dağılan büskivi parçalarını eline verin kendi eliyle beslenme dürtüsünü geliştirmesini sağlayın.

    Diş çıkarmaya başlayabilir bu yüzden dışkısında sulanma, ateşlenme, neşesizlik halleri olabilir. Bu durumları uzun süreli ve şiddetli bir hal alırsa doktorunuza başvurun.

    7 Aylık Bebek Nasıl Beslenmelidir?

    – Bebeğiniz 7. ayında anne sütünü emmeye devam ediyorsa anne sütü kesilmemelidir.

    Kahvaltı: 1 öğün 18.00 daha önceden tuzu alınması koşuluyla suda bir süre beklemiş peynir ve buna ek olarak bir miktar haşlanmış yumurta sarısı ve reçel ya da peynir. Bütün bunlar hazırlanmış mama içerisine ya da pastörize inek sütü içerisine eklenerek ezilir. Bebek bu karışıma uyum sağladıktan sonra ayrı ayrı da yedirilebilir.

    Meyve püresi: Sadece sabah 10’da

    Sebze püresi: Bir öğün, bir yemek kaşığı kadar kıyma eklenmiş biçimde
    verilmelidir. Öğlen vakti.

    Yoğurt: 1 öğün Öğleden sonra saat 4’te

    Muhallebi: 1 öğün akşam 8’de

    Tüm bunlara ek olarak mama da günde 1-2 öğün yedirilmelidir.

  • 8 Aylık Bebek Beslenmesi ve Gelişimi

    8 Aylık Bebek Beslenmesi ve Gelişimi

    Artık 8. ayda bebeğinizle en hareketli dönemlere girmeye başladınız.

    Son derece rahat emekleme dönemini tamamlamış ve sırada ayağa kalkma ve yürümeye çalışma çabaları vardır. Bulduğu her fırsatta tutunabildiği kendinden yüksek her şeye tutunup ayağa kalkar ve ellerini bıraktığı anda dengesini sağlayamadığını düşerek fark eder ağlar ama biraz sonra tekrar biryere tutunur ve ayağa kalkar.

    Artık eski oyuncakları renkli, sesli oyuncakları ona hitap etmez ve günlük hayatta büyüklerin kullandığı nesneleri oyuncak olarak kabul eder kendisine.Açabileceği çekmecelere uzanır ve içindekileri kurcalamakdan keyif alır.Mutfak alt dolaplarının içine girerek tencere,kapa,tava gibi şeylerle uğraşmakdan,birbirlerine çarptığı zaman çıkan sesden çok hoşlanır.

    Beslenme şeklini ve besinlerini kendi seçmeye başlar. Verdiğiniz besinlerin bazılarını yemek istemezse eliyle iter. Israr ederseniz hırçınlaşıp dökmeye çalışarak besinden tamemen kurtulmayı dener. Yemek istemediği bir besini zorla yedirmeye çalışmanız asabi bir bebeğiniz olması için yapacağınız ilk hatadır. Bu yüzden fazla ısrar etmeden yiyebildiği kadar besinden faydalanmasına bir süreliğine razı olun.

    8 Aylık Bebek Nasıl Beslenmelidir?

    – Bebeğiniz 8. ayda emmeye devam ediyorsa anne sütü verilmeye devam edilmelidir.

    Kahvaltı: Sabah saat 6 ila 7 arasında bir öğün hafif bir kahvaltı yaptırın

    – Sebze püresi: Öğle saat on iki – bir gibi taze sebze püresi

    Köfte: Sebze püresiyle beraber öğle saat 12’de bir – iki tane verilebilir.

    -Yoğurt ve Meyve püresi: saat 4’te veriniz

    -Muhallebi: Akşam 8’de veriniz.

  • 9 Aylık Bebek Beslenmesi

    9 Aylık Bebek Beslenmesi

    Bebeğiniz 9.ayında ve artık siz de kilo verme zamanınızın başaladığı dönemdesiniz. Çünkü artık emekleme döneminden ayağa kalkmaya geçiş dönemini en çok deneyeceği evredesiniz.

    Bebeğiniz artık koltuk, sandalye gibi yerlere tutunarak ayağa kalkıp ellerini bırakarak hareketsiz ayakda denge sağlamaya çalışacaktır. Bunu izlerken düşmesi durumunda kafasını çarpma riski olan eşyaları etrafından çekin.

    Dikkati çok artacak olan bebeğinizi bu 9.ayında gözlemlerken onudna sizi gözlediğini unutmayın. Zira sakladığınız şeyleri hiç ummadığınız anda bulup çıkarıp getirir.

    Ona söylediğiniz getir, gel, git, otur gibi emir kipleri kullandığınız cümlelerinize itaat eder. Etrafındaki kişilerin konuşmalarını, gülmelerini, öksürüklerini taklit eder.

    Hissleri gelişmeye başlar. Ağladığınızda anlamsızca yüzünüze baksada huzursuz olmaya başlar. Neşenizi,üzüntünüzü hisseder.

    Beslenme konusunda hem merakının artmasıyla hem de katı yiyeceklere 2 aydır alışmış olmasıyla bulduğu her katı nesneyi besin sanarak ağzına götürmeye yutmaya çalışır. Bu yüzden yerden ve koltuk üzeri gibi uzanabileceği yerlerden yutması muhtemel herseyi kaldırın.

    Nasıl Besleneceği Konusuna Gelince:

    Anne sütü: Bebek emmek istediği müddetçe emzirmeye devam edilmelidir.

    Kahvaltı: Sabah 9 gibi hafif bir kahvaltı

    Öğle saati: Öğle saat 12 gibi

    – sebze püresi verilebilir.
    – tarhana, yayla ya şehriye çorbası
    Not: Bu çorbalardan her öğlen sadece birini için

    Makarna, Pilav ve Yoğurt

    Yoğurt artı Meyve püresi: Öğleden sonra saat 4’te

    Muhallebi: akşam 8’de vermeniz uygun olacaktır.

  • 1 Aylık Bebek Beslenmesi

    1 Aylık Bebek Beslenmesi

    Nihayet artık bebeğinizle evinizdesiniz. Hayatınızın bundan sonraki kısmına dahil olacak hatta hayatınızın merkezi olacak bebeğinizle ilk 1 ayda sizi neler bekliyor kısaca değinelim.

    Bebeğiniz ilk bir ayında ilk yaptığı anne sütü emme olduğu için parmağınızı yakaladığı anda emmeye çalışır, kendi elini yumruk haline getirip emmeye çalışır. Bakışlarını yüzünüze tutarak sesinizi dinler. Uyurken dudaklarının gülümsermiş gibi bir şekle girdiğini göreceksiniz bu halleri ile her ne kadar tatlı görünselerde aslında burda yaptıkları gülümse değil değil sadece kaslarının gelişimi ile ilgili minik reflekslerdir.

    Acıktığında ya da uyku zorluğu çektiğinde ağlayarak iletişime geçmeye çalışır.  Zil sesi gibi seslere tepki vermeye başlar. Günün çoğunluğunu uyuyarak geçirsede deliksiz uyumadığı için nerdeyse 2 saatte bir beslenmek için uyanır. Sırt üstü yatırdığınızda kendi kendine yana dönmeye çabalar. Göz kasları geliştikçe yanına gelen kişilere bakışları odaklanmaya başlar. Yavaş yavaş sesinize alışır ve sesinizi tanımaya başlar.

    Beslenmesi için anne sütüne ihtiyacı vardır. Ancak herhangi bir sebepden sütünüz kesilmişse doktorunuza danışın ve size önereceği hazır mamaları kullanın ve asla mecbur kalmadığınız sürece inek sütü vermeyin. Beslendikden sonra mutlaka gaz çıkarmasını sağlayın. Bebeğinizi emzirmeden önce mutlaka altını kontrol edin. Altı kirli iken huzursuz olacağından ihtiyacı olan kadar anne sütünü emmeden memeden ayrılıp ağlamaya başlayacaktır. Bebeğiniz emdikden hemen sonra veya gün içinde ara ara kusabilir. Bu sizi telaşlandırmasının siz bebeğinizin ilk 1 ayda alması gereken kiloyu alıp almadığını kontrol edin eğer alması gereken kiloda ilerliyorsa sorun yoktur ihtiyacı olan besini bedeninde tutmuş fazla olanı kusarak atmıştır.

    Beslenme sonrası hemen altını kirletme alışkanlığı olacağı için ilk bir ayda özellikle bebeğinizin altını sık sık kontrol edin. Çünkü günde en az 5-6 defa altını kirletecektir. Bebeğinizin dışkı rengi anne sütü ile ya da hazır mama ile beslenmesiyle değişir. Anne sütü ile beslenirken dışkısının açık sarı renginde olduğunu ancak hazır mamaya geçerse dışkısının kahverengi olduğunu göreceksiniz. Henüz kendisini kontrol edemediği için tırnaklarını bebeğinize zarar vermeden dikkatlice kesmeniz uyku esnasında yüzünü tırnakları ile çizmesine engel olacakır. Varsa kadeşleri sizin olduğunuzda ortamda bebeğe dokunmalarına ilgi göstermelerine müsade edin. Böylece hem olası kıskançlık krizlerinden dolayı bebeğe zarar verme ihtimalini ortadan kaldırırsınız hemde bebek kardeşiyle iletişime geçmeye başlamış olur.

    Çok sık ağlayan bir bebeğiniz olabilir.  Bu durumda onu kucağa alıştırmamam gerekir gibi yanlış bir düşünceyle ağlamayı bırakmasını beklemek yerine kucağınıza alarak omzunuza başını yaklaştırıp kendini güven içinde hissetmesiyle ağlamasını durdurabilirsiniz.

    İlk 1 ayınızı doldurduğunuz bebeğinizle aylık düzenli kontrollere gideceğiniz doktorunuzu ziyaret edin.