D.D.T
Dicophane; Dichloro Diphenyl Trichlorethane). 1874’te sentetik olarak elde edilmiş olan bu maddenin böcek öldürücü etkisi 1940’da bulunmuştur D.D.T.’nin verimliliği, kimyasal açıdan trabil ve fiziksel yönden oldukça inak-tif olmasına ve böylece kalıcı etkisinin varlığına bağlıdır. Sivrisinek, sinek, bit, pire, tahtakurusu gibi; veba, sıtma, tifüs, kolera, barsak enfeksiyonları ve benzeri öldürücü hastalıkların mikroplarına konaklık eden böceklerin çok fazla olduğu ülkelerde D.D.T., değeri büyük bir ilaç olmakla birlikte, bu maddenin bozulmaksızın uzun süre kalıcı olması, istenmeden kişilerin de besinlerine karışmasıyla sonuçlanır. Yüksek dozlarda vücuda giren D.D.T., sinir sistemini etkileyerek, titreme, çırpınma, ve hattâ felce yol açar. İnsan, kuş, balık, inek. domuz, koyun ve hattâ penguenlerin vücut yağında yerleşebilen D.D.T. ve benzeri ilaçların, zamanla dünyayı zehirleyebileceği düşünülmekte ve bazı ülkelerde bu maddenin kullanılışının tamamen yasaklanması düşünülmektedir. Memeli hayvanların karaciğeri D.D.T.’yi yıkabilmekte ve toksit düzeye erişmeden bu maddenin vücuttan dışarı atılmasını sağlayabilmektedir. Bundan ötürü, D.D. T.’nin insan öldürücü etkisi biraz abartılmış olsa gerektir.
