MASKELİ DEPRESYON
Maskeli depresyon terimi, duygula­nım gösterimleri pek açık olmayan, be­densel ve bilişsel belirtilerin ön planda ol­duğu depresyonu tanımlamak için kulla­nılmaktadır. Sıklıkla bu tablolar çok uzun süre tanınmadan ve tedavi edilmeden ka­lır. Maskeli depresyon tabloları her yaşta bulunabilirse de orta yaş ve yaşlı nüfusta daha sık gözlenmektedir. Bu tür depres­yonlarda, hastada depresyon bilinci söz konusu değildir; bunun yerine, bedensel şikayetlere sahiptirler ve hatta yüzlerine savunma amacını güden bir gülümseme maskesi takabilirler (gülümseyen depresyon). Bazı hastalarsa çeşitli ağrı ve sızılardan, başlarına bir felaket gelebileceği, akıllarını yitirecekleri gi­bi korkulardan yakınırlar. Kimileri ise artık ağlayamaz, alıştığı duyguları hissedemez ve dünyanın renksiz, cansız, ölü bir yer olduğu fikrine kapı­lır ki, bu tür hastalarda ağlama genellikle düzelme belirtisi olarak kabul edilir. Hastaların önemli bir kısmı, özellikle bedensel belirtiler üzerinde dururken, psikolojik sorunları hiç bildirmez ya da çok az bildirirler. Ço­ğu hasta, ağrı yanında iştah kaybı, kilo verme, yorgunluk ve enerji kay­bı sorunlan ile gelir. Uygun ve kabullenici bir görüşme, bu hastalardaki depresif belirtileri açığa çıkarabilir. Öte yandan, birçok hasta ruhsal so­runlarını tamamen bilip kabullenmesine rağmen, özellikle cinsel güçsüz­lük, uykusuzluk, bazen de baş ağrısı üzerinde odaklandıkları ve ruhsal sorunlannın nedeni olarak da bunları düşündükleri için yalnızca bu tür bir yakınma ile gelip, öncelikle onun tedavisini isteyebilmektedir. Maske­li depresyonu diğer depresyon biçimlerinden ayıran sınır çoğu kez belir-lenemez. Ancak, depresyonun yaygın biçimde moda şeklinde kullanılı­yor olması, birçok ruhsal ya da organik tablonun yersiz ve yanlış biçim­de depresyon olarak damgalanmasına yol açmaktadır.
 İLTİPİK DEPRESYON
Atipik depresyonlar ikiye ayrılır. A tipi, anksiyete ve gerginliğin ön planda olduğu, bedensel belirtiler, fobiler, panik atakları içeren tiptir. Genelde anksiyete bozukluklarına benzer. V tipi, uyku, iştah, kilo ve li­bido artışı gibi zıt belirtiler ve akşam kendini kötü hissetmeyle karakte-rizedir. Vtipi denilen depresyonlar, günümüzde yaygın kullanılan atipik tanımına daha çok uymaktadır. Bu bireylerde, reddedilme duygularına bağlı fırtınalı ilişkiler, bu anlamda reddedilme ve eleştiriye karşı tepki olarak önemli sorumlulukların sık sık ihmal edilmesi ve red olunacağı korkusu ile romantik ilişkilerden kaçınma söz konusudur. Hafif depres­yonlarda, antidepresandan çok psikoterapi önerilir. Atipik özellikler ka­dınlarda 2-3 kat daha sık bulunur. Atipik depresyonda, olumlu olay ve yaşantılara olumlu tepki verme de önemli bir özelliktir.
  MEVSİMLİK DEPRESYON
Tekrarlayıcı biçimde kışları ortaya çıkar. Mevsimsel değişmeler yalnız
 Muhtemelen halk arasında yer ve ik­lim deÄŸiÅŸtirmenin olumlu etkilerine olan inanç bu tür olgulardan kaynaklanmakta­dır Mevsimsel depresyon yerine kış dep­resyonu terimi de kullanılır. Bu depresyon ekvatordan uzakta yaÅŸayan nüfusun % 6′dan fazlasını etkiler. Ülkemizde de kış depresyonları genellikle Ekim-Kasım aylarında baÅŸlayıp Åžubat-Nisan aylarında bit­mektedir. Bu bozukluk, yüksek yerlerde
 daha yaygındır ve hastaların % 60-90′ı kadındır. Duygulanım bozukluÄŸunun bazı türlerinin mevsimselliÄŸi ve çevresel etken­lere duyarlılığı, hastalığın doÄŸası hakkında bazı ipuçlan verebilir. Bu bo­zukluk, organizmanın fizik çevredeki deÄŸiÅŸmelere uyum saÄŸlamasına ara­cılık eden sistemlerin bozukluÄŸu olabilir. Kış depresyonu olan hastalar aşı­rı yeme/kilo alma, aşın uyuma ve karbonhidrat açlığı ÅŸeklinde atipik be­lirtiler göstermektedirler. Mevsimsel depresyondaki belirtiler, gıda tercihi, kilo alma ve bazal metabolizmadaki deÄŸiÅŸikliklerle (uykululuk-fazla uyu­ma) açıklanmıştır