Sağlık

KARACİĞER İLTİHABI (Hepatit). Genellikle, enfeksiyöz hepatit için kulla nılan bir addır ve sarılıkla birlikte görü­len karaciğer enfeksiyonu anlamına ge­lir. Nedeni: Hastanın dışkısıyla bulaşmış yiyecekteki virüsün yaptığı bir enfek­siyondur. Buna çok benzer bir durum, kan naklinde kullanılan kan ya da se­rumla ve hasta kişide kullanılmış iğne ve şırıngalarla nakledilen ve homolog serum...
KARACİĞER HASTALIKLARI. Bu hastalıklar, özel başlıkları altında anla­tılmakla beraber (bkz. özellikle, Sarılık, Kolesistit) birkaç genellemeden söz edi­lebilir. Karaciğer, vücudun çok önemli bir organıdır. Buna rağmen, bu organın ken­di kendini yenileme yeteneği ve kara­ciğer dokusunun, gerekenden çok fazla miktarda bulunması, karaciğer hastalık­larının sonuçlarının, umulduğu kadar ağır olmamasının nedenleridir. Genellik­le, karaciğer hastalıkları, diğer...
KARACİĞER. Karaciğer, vücudun en büyük organıdır. Anatomisi: Diyaframın altında, sağda bulunan karaciğerin ön yüzünü kabur­galar örter ve üst kubbesi, altıncı ka­burgaya ulaşır. Yaklaşık olarak 1500 gr. ağırlığında, yumuşak bir organdır. Ta­nımlamada kolaylık sağlamak için dört parçaya bölünmekteyse de, aslında bir bütündür. Karaciğere kan, karın aortu­nun bir dalı olan hepatik atardamar,...
KANLANAMAMA (İskemi). Kan da­marlarının geçici daralması, ya da has­talığı sonucu, vücudun belirli bir bölge­sinin yeterli kanlanamamasıdır. Bu du­rum, kan dolaşımının genel yetmezliği sonucu ortaya çıkarsa, genel kansızlık ve ölümle sonuçlanır. Değişik dokuların, kansızlığa dayan­ma süresi farklıdır. Örneğin, beyin do­kusu, beş dakikadan fazla süren iskemi sonucu düzelemeyecek şekilde bozulur­ken, deri, bu duruma,...
KANCALI SOLUCAN. İnsanları enfek­te edebilen kancalı solucanlar, Ankylos- toma duodenale ve Necator americanus' tur. Her ikisi de ufak (10 mm. kadar uzun) olup, barsaklarda, kan emerek ya­şarlar. Nedeni: Kancalı solucanların yumur­taları barsaktan dışarı çıktıkları zaman, larva haline gelebilmeleri için, nemli, donmayan yerlere gerek vardır. Bu lar­valar, insan derisini delip, içeri girebil­diklerinden,...
KAN ZEHİRLENMESİ. Bu deyim, kanda, bakteri, bakteri toksinleri ya da enfekte maddenin bulunması halinde kul­lanılır.Nedeni: 1. Bakteryemi: Kan dolaşı­mım istila edebilecek şiddette bir bak­teri enfeksiyonunda, bu hal ortaya çıkar. 2. Septisemi: Bakteri toksinlerinin kan dolaşımına katılması halidir. 3. Piyemi: Enfekte pıhtı ya da cerahat parçacıklarının, kan dolaşımında bulun­masıdır. Belirtileri: Kıpkırmızı döküntü,...
Oldukça karma­şık bir olaydır. Aslında, dolaşımdaki fib-rinojen adlı bir madde, pıhtının çerçe­vesi olan, erimeyen fibrin'e değişir. Şim­diye kadar, pıhtı oluşumunda etkili 13 faktör bulunmuştur: Bunların hepsinin düzenli çalışması halinde, dolaşımda bu­lunan protrombin adlı faktör, zedelenen dokudan açığa çıkan ve tromboplastin adını alan maddece, trombin'e değiş­mekte, bu da fibrinojen'in fibrin'e dö­nüşmesinde...
KAN TÜKÜRME (Hemoptizi). Solu­num sisteminden (gırtlak, trakea, bronş veya akciğerler) doğan kan tükürme. Ger­çek hemoptizi, belki akciğer veremi, kal­bin valvüler hastalığı veya kalp yetmez­liği (özellikle mitral stenoz ve sol karın­cık yetmezliği), bronşektazi, pulmoner enfarktüsü (akciğerlerde bir kan pıhtısı), zatüre, bronş veya akciğerlerde tümör­ler, abse veya gangren, yaralar ve sey­rek görülen...
Kan Kültürü Nedir? Toplardamardan alı­nan kanın, belirli bir ortamda bekletile­rek mikrop üremesine sahne olup olma­dığının araştırılması. Kan kültürü, kanda var olan bakteri ve mantarların varlığını tespit etmek, bu mikroorganizmayı tanıyıp tedaviye yönlendirmek için yapılan tahlile denir. Vücutta beliren ve rahatsızlık veren mikroorganizmalar kan kültürü sayesinde tespit edilir ve gerekli olan...
KAN KUSMA (Hematemez). Belirir be-lirmez, doktora başvurulmalıdır. Bazen, boğazın arka bölümlerinden gelen az miktardaki kan yutulup, sonradan kusu-labilir. Bu durumda, kısmen sindirildi-ğinden, kusulan kanın rengi çok koyu­dur. Tahriş edici yiyecek ya da kuvvetli alkol alındıktan sonra da oluşan gastrit­te, bazen az miktarda kan kusulabilir, fakat daha fazla miktarlarda kan, ya...
KAN KANSERİ (Lösemi). Kandaki ak­yuvarların sayıca çok fazla artmasıyla belirlenen bir hastalık grubudur. Nedeni: Bilinmemektedir. Radyasyo­nun neden olduğu iddia edilememekle beraber, iyonlaştırıcı ışınlara maruz kal­manın, hastalığın oluşum olağanlığını artırdığı tahmin edilmektedir. Lösemiler, başlıca üç sınıfa ayrılır: Akut, kronik miyeloid ya da granülositik ve kronik lenfatik. 1. Akut: Erkekte daha fazla görülen...
KAN İŞEME (Hematüri). İdrar yolları­nın herhangi bir bölümünden gelebilen ve önemsiz ya da çok önemli olabilen, idrarda kan hücrelerinin bulunması du­rumudur. İdrarın görünümünden, kana­yan bölgeye ilişkin fikir edinilebilir: Ör­neğin, böbreklerden gelen kanama so­nucu, idrar, kırmızıdan fazla, mat kah­verengi ya da grimsi bulanıktır. İdrar torbasından gelen kan, daha kırmızı olup, sistit...
Sayfa başına git