Archive for Haziran 2008

You are browsing the archives of 2008 Haziran.

Ürtiker

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜRTİKER. (Kurdeşen). Ciddi bir deri hastalığıdır. Günümüzde oldukça sık rastlanır. Bu yazımızda bu hastalığı enine boyuna inceledik, belirtileri, tedavisi, teşhisi ie ilgili ayrıntılı bilgiler verdik. Öyle ki hiç sağlam deri aralıkları bırakmaksızın tüm deriye yayılan bir kırmızılıkla beraber düzensiz geniş soyulma alanlarının bulunduğu deri kızarıklığı. Ürtikerin nedenleri Ürtikerin en ilgi çekici yanı, sebepleridir. Kurdeşenin pekçok [...]

ÜROLOJİ

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜROLOJİ, Bevliye.

ÜROBİLİN

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜROBİLİN. Ürobilinogen’in oksitlen-mesiyle meydana gelen ve idrara, dış­kıya çıkarılan bir boya maddesi.

ÜRİK ASİT

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜRİK ASİT. Üratlar. Kanda ürik asit miktarının belirlenmesinde, nükleik asitlerin ve hücre metabolizmasının incelenmesinde yararlı bir laboratuvar testidir. Vücutta ürik asit yapımı, bazı nükleik asit bileşenlerinin, özellikle de pü-rinlerin metabolizmasıyla bağlantılıdır. Ürik asit, pürinlerin parçalanmasıyla oluşan son üründür. Kanda ürik asit, ürat monosodyum tuzu biçiminde ya da bazı proteinlere bağlı olarak bulunur. En çok böbreklerden, [...]

ÜRETRİT

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜRETRİT. Üretra, Reiter Hasta­lığı. bkz  ÜRETRA

ÜRETRA

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜRETRA. İdrar torbasından vücut dı­şına açılan ve idrarın dışarı atılmasını sağlayan tüp. Bu bölgenin birkaç has­talığı sayılabilir. Üretra iltihabı, üretrit adını alır ve bunun en sik rastlanan ne­deni, belsoğukluğudur. Diğer üretrit ne­denleri, üretradan alet sevk edilmesi, ya da idrar akıtmak için, burada bir süre sondanın bırakılmış olmasıdır. İltihap sonucu, üretra’da yozlaşma ve bundan ötürü, daralmayla, [...]

ÜRE

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜRE.Üremi.

ÜRATLAR

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜRATLAR. Ürik asit tuzlarıdır. Nor­malde, kan ve idrarda bulunurlar. Gut hastalığında, kulak derisinde, eklemler ve böbreklerde birikirler, Gut, To-fus.

ÜLTRAVİYOLE

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜLTRAVİYOLE (Mor ötesi). Spektru-mun mor ucunun ötesinde X-ışınlarına kadar olan bölge (1,800 – 3,900 Angs-tröm dalga boyları), ültraviyole ışınları­nın doğal bir kaynağıdır ve güneşin bu ışınları, deri rengini koyulaştırır. Fakat, ültraviyole ışınları, aynı zamanda yaka­bilir ve ameliyat odalarıyla, steril labo- ratuvarlarm havalarını sterilize etmekte kullanılır, bkz. Enfraruj (Kızılaltı).

ÜLTRASES

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜLTRASES. Değişik akustik değerleri olan vücut yüzeylerinin birbirlerine göre sınırları, ültrasesle belirlenir. Bir ültraso-nik ışın, iki değişik yüzeyin birleştiği yerden geriye yansır ve bu ışının kay­nağıyla, saptırıldığı yüzey arasındaki uzaklığı bir alet kaydeder. Bu teknik, özellikle, sağlam kafatası içindeki beynin incelenmesinde yararlıdır, çünkü, içinde beyin-omurilik sıvısı bulunan beyin ven-triküllerinin duvarları saptanabilir ve bunların normal konumları [...]

ÜLSERATİF KOLİT

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜLSERATİF KOLİT. Kolon (bkz.) ve rektumun kronik ütihap ve ülserasyonu-dur (yaralanmasıdır). Nedeni: Bilinmemektedir. Belirtileri: Genellikle genç eriş­kin olan hastada, ishal ve barsaktan ka­namayla birlikte bazen görülen kabızlık belirir. Zamanla, ishal başlıca belirti ha­line gelir, karında ağrı ve duyarlık var­dır ve durumun ağır olduğu hallerde su kaybı, damardan sıvı verilmesini gerek­tirecek niteliktedir. Hastalık, zayıflatı­cı, çalışmayı önleyicidir; [...]

ÜLSER

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜLSER. Bir epitel yüzeyindeki, deri ya da mukoza altı dokuları açıkta bırakan kronik yaradır. Ülser, çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşur. Bunlar, do­laşım ya da boşaltım yetersizliği, enfek­siyon, ısı, soğuk, kimyasal maddeler, ba­sınç, ışınlanmanın neden olduğu yıkım, habis tümörler ve sinir sistemi hastalık­larıdır. Son sayılan neden, ağrı duyu­sunun yok olmasıyla etkisini gösterir, çünkü, bu duyunun [...]

ÜÇ BOYUTLU GÖRMEK

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ÜÇ BOYUTLU GÖRMEK, Stereos kopik Görmek.

UYUZ

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UYUZ. Bir deri hastalığıdır. Nedeni: Sarcoptes scabiei enfestas-yonudur. Belirtileri: Hastalığın en tanıtıcı özelliği, çok rahatsız eden kaşıntıdır. Hastalık etkeni, doğrudan dokunmayla bulaşır (bazı vakalarda, uyuz, bir zührevi hastalıktır). Sarcoptes scabiei, de­ride 1/2 cm. boyunda tüneller açar ve bunların deri ucunda ufak bir sivilcey­le birlikte, küçük bir nokta şeklinde, böceğin kendi bulunur. Bu tünellere, parmak kenarlarında, [...]

UYUYAMAMAK

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UYUYAMAMAK. İnsomnia. Ya­tar yatmaz uyuyamamak, çok erken uyanmak, kişiyi dinlendirmeyen rahatsız uyku, korkunç rüyalı, kâbuslu uyku şek­linde belirebilir. Vakaların çoğunda, ne­deni psikolojiktir. Bazen, zihin çalışması üzerindeki kontrolün kalkması korkusu, neden olabilir, bazen de, endişe ya da üzüntü, uykuya engel olur. Özellikle ka­fasıyla çalışanlarda, beyin bütün gün boyunca o kadar fazla işler ki, gece, dü­şüncelerin pek [...]

UYLUK KEMİĞİ

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UYLUK KEMİĞİ (Femur). Üst bacak kemiğidir. Vücuttaki en büyük ve en kuvvetli kemiktir. Üst ucunda, pelvis’in acetabulum adı verilen girintisi içinde eklem yapar. Alt ucu, alt bacağın bü­yük kemiği olan tibya ile, dizde eklem-leşir. Diz ekleminin ön yüzünde dizka-pağı kemiği vardır. Diz eklemi, tek ek­senli bir eklemdir. Gövdenin ayak üze­rindeki dönme hareketi ise, kalçada olur. [...]

Uyku ilaçları

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

Uyku İlaçları Asıl hedefi beyne etki ederek normal özelliklerde bir uykunun sağlanması ve sağlanan bu uykunun kişinin yeteri kadar dinlenmesini sağlayacak nitelikte devam ettirilmesi olan tıpta hipnotik adı verilen uyku ilaçlarından beklenen daha uzun süre, derin ve kesintiler yaşanmadan uyunması, kişinin erken uyanma sorunu varsa bu sorunun ortadan kaldırılması ve bu uykunun daha kaliteli ve [...]

UYKU HASTALIĞI

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UYKU HASTALIĞI (Trypanosomiasis). Protozoonlann, trypanosoma cinsinin et­ken olduğu bir tropikal hastalıktır. Bu organizmayı, çeçe sinekleri yayar ve an-sephalit letarji’yle (bkz.) karıştırılmama­lıdır. Nedeni: Trypanosomiasis’e, Doğu ve Batı Afrika, Kongo, Rodezya’da rastla­nır. Trypanosoma gambiense’yi yayan, Glossina palpalis sineği, Trypanosoma rhodesiense’yi yayansa, Glossina morsi-tans’trc. Belirtileri: Hastalığın en tipik yö­nü, uzun gizli dönemidir. Erken dönem (vücut ısısının periyodik yükselmeleri, [...]

UYKU

29 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UYKU. 24 saatin 8′inde, bilinç dünya­sından çekilip, uykuya yatıyoruz. Uyku, bir çeşit bilinç kaybı değildir, çünkü uyandırılabilmek çok kolaydır. Uyku sü­resince, zihin çalışmaktadır, çünkü uyan­dırıcı işaretleri seçici bir şekilde algı­layabilmekteyiz. Örneğin, uyuyan bir anne, ağlayan çocuğunun sesinin, diğer gürültü arasında, kolayca tanır. Uyku eksikliği, öldürücü değildir, fakat uya­nıklık süresi uzadıkça, kişi daha asabi-leşir ve düşünme [...]

UVEİT

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UVEİT. Uvea (göz küresinin koroid ta­bakası, kirpiksi cismi ve iris’i) iltihabı­dır, bkz. Göz.

UVEA

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UVEA. Gözün boya maddesi (pigment) içeren bölümleri; yani iris, kirpiksi cisim ve koroid.

UTERUS

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UTERUS. Rahim. bkz  RAHİM

UNDESİLENİK ASİT

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UNDESİLENİK ASİT. Yüzeysel man­tar enfeksiyonu tedavisinde kullanılan bir madde.

UMBILICUS

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UMBILICUS. Göbek.

ULTRAMİKROSKOPİK

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ULTRAMİKROSKOPİK. Işık mikros­kobuyla görülemeyecek kadar küçük olan ve ancak elektron mikroskobuyla görülebilen mikro-organizmaları kasden kullanılan bir deyim.

ULNA

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

ULNA. Önkolun iki kemiğinden içte bu­lunanıdır. Üst bölümü, alt bölümünden kalın olup, humerus’un alt ucuyla ek-lemleşerek, dirsek eklemini yapar. Dir­sek çıkıntısı, ulna’nın olecranon çıkm-tısıdır. Gergin kol üstüne düşüldüğü za­man, alt uçta, radiyus kırılır (bkz. Colles Kırığı). Dirsek çıkıntısına gelen doğru­dan darbelerde de, olecranon kırılabilir.

UĞRAŞI TEDAVİSİ

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UĞRAŞI TEDAVİSİ, Meşguliyet Tedavisi.

Uçuk

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

UÇUK (Herpes simplex). Soğuk ya da diğer bir enfeksiyonla ilgili olarak, ağız kenarlarında, cinsel organ yakınlarında, ya da ender olarak parmakta, ufak ka­barcıklar belirir. Nedeni: Zona’nmkinden farklı olan, hücrelerde kalıp, zaman zaman çalışma­sını yenileyen bir virüstür. Tedavi: Neomycin (neomisin) ile bir­likte kullanılan kortikosteroid merhem­dir.  Zona, ömür boyu bağışıklık sağla­dığı halde, uçuk, tekrarlar. Uçuk çoğunlukla ağız [...]

TÜRK EYERİ

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TÜRK EYERİ. Sella Turcica.

Tükürük Bezi

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TÜKÜRÜK BEZİ., Parotis Bezi. Tükürük Bezlerimiz Nerelerdedir? Ağzımızda ve boğazımızın çevresinde yerleşen tükürük bezlerimiz parotis (kulak önü), submandibüler (çene altı) ve sublingual (dil altı) bezlerimizdir. Bütün tükürük bezlerimiz sadece ağız içerisinde tükürük salgılamaktadırlar. Ağız içerisinde parotis bezi üst azı dişleri yanından, submandibüler bez dilin alt ve ön kısmından, sublingual bez ağzın taban kısmından olmak üzere [...]

TÜKÜRÜK

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TÜKÜRÜK. Parotis, çene altı, dil altı tükürük bezleriyle ağızdaki daha birçok ufak bezin salgısıdır. Tükürüğün içinde, nişastayı şeker ve suya yıkan ptyalin ve ağız içi yemek borusunun iç yüzeyle­rini kayganlaştınp yutmayı kolaylaştıran müküs vardır. Ağızdaki yiyecek ya da sinirsel bir refleksle, yemek yemeyi dü­şünmek, tükürük salgısını uyarır.

TÜBERKÜLOZ

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TÜBERKÜLOZ, Verem. bkz  VEREM

TÜBERKÜLİN

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TÜBERKÜLİN. Verem mikrobunun proteinlerini içeren saflaştırılmış bir hu­lasa. Kişinin önceden verem mikrobuyla karşı karşıya kalıp, ona bağışık duruma geçip geçmediğinin araştırılmasında kul­lanılır.

TROMBOZ

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TROMBOZ. Kan damarlarında bir pıh­tının (thrombus) oluşmasıdır. Trombo-za, özelilke, aterom (bkz. Koroner Trom-boz) sonucu duvarları bozulmuş ve kay-’ ganlığını kaybetmiş atardamarlar, ya da toplardamarlarında pıhtı oluşmasının tehlikesi, bu pıhtının parçalanıp, dola-

TROMBOSİTOPENİK PURPURA

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TROMBOSİTOPENİK PURPURA. Kıl­cal damarların, deri içine kanamaları (purpura), kandaki trombosit eksikliğine (trombositopeni) bağlı olabilir, çünkü, damar sisteminin devamlılığı ve kanın normal pıhtılaşması için, trombositlerin varlığı gereklidir. Dolaşım kanındaki trombositlerin azalmasıyla seyreden bir­kaç hastalık vardır. Bunlar; lösemi, aplastik anemi, böbrek hastalığı, kalp yetmezliği, kemik iliğinde kanser metas­tazları, çok ağır seyreden bakteri enfek­siyonları, kollagen hastalıklar, sıtma, bilharzia, [...]

TROMBOSİT

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TROMBOSİT. Kanda bulunan, çekir­deksiz, ufak, yuvarlak, renksiz hücreler. Alyuvarlardan ufak olup, kan pıhtı-laşmasıyla ilgilidirler. Sayıları, normal­de, milimetreküpte 300.000 kadardır ve 10 gün yaşarlar. Kemik iliğindeki mega-karyosit adlı hücreler tarafından yapı- lırlar. Bir kan damarı zedelendiğinde, trombositler, zedelenmiş bölgeye yapışır ve delik ufaksa, açılan deliği tıkar. Bun­dan sonra, trombositlerden, fibrinojen-le, pıhtı oluşumu için gerekli reaksiyon­ları mümkün [...]

TROMBOFLEBİT

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TROMBOFLEBİT. Bir toplardamar il­tihabı sonucu, o toplardamarda, trom-boz oluşmasıdır. Bu olaya, özelrjkle ba­cağın yüzeysel, varisli toplardamarların­da sık rastlanır. Belirtileri: Toplardamarlar, ağrı­lıdır, kızarır ve genellikle, çevrelerindeki doku da iltihaba katılır. Durum, yürü­meyi güçleştirecek kadar ağrılı olabilir. Tedavi: Normalde, iltihap, kendili­ğinden 1-2 haftada iyileşir. Tedavide, sadece ağrı giderici ilaçlar ve sıkıca bir bandaj kullanılır.

TROMBICULA

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TROMBICULA. Bir kene cinsidir. Trombicula akamustri, Japon nehir hum­ması hastalığıyla, tifüsün bir çeşidini ta­şır; Trombicula deliensis ise, Çuçugamu-şi hastalığının taşıyıcısıdır.

TROKAR

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TROKAR. Bir vücut boşluğu duvarını delmeye yarayan, sivri bir alettir. Ge­nellikle, sivri bir kanülle birlikte kulla­nılır. Kanül, trokarın üstünden geçen, trokardan kısa, içi boş bir tüptür ve tro­karın sivri ucu, kanülün dışında kalır. Örneğin, trokarla kanül, skrotum derisi­ni delerek, bir hidrosel (bkz.) içine so­kulduğunda, trokar geri çekilir ve hidro­sel sıvısının kanül içine girmesi sağla­nır.

TRİSOMİ

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİSOMİ. Bölünme sırasında kromo­zomun iki yerine üçe bölünerek yavruda bir tane fazladan kromozom meydana getirmesi.

TRİPSİN

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİPSİN. Pankreas salgısında bulunan ve proteinleri eritme özelliğine sahip olan bir enzim.

TRİPARSAMİD

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİPARSAMİD. Yıllar boyunca, trypa-nosomiasis tedavisinde kullanılmış olan bir ilaçtır. Fakat, optik sinirle, karaci­ğerde yıkıma yol açabildiğinden, bugün, yerini melarsoprol (Mel B) almıştır.

TRİMESTER

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİMESTER. Üç aylık dönem anlamın­da kullanılan bir deyim; özellikle gebe­liğin üçer aylık dönemleri için kullanılır.

TRİLL

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİLL. Bir iç organda titreşim olduğu zaman, vücut yüzeyine konan elin duy­duğudur. Böylece, ileri derecede kapak hastalığı olan bir kalpte, hasta kapaktan kan geçerken oluşan titreşim, göğüs du­varı üzerine konan bir el tarafmdan trill olarak duyulur.

TRİLEN

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİLEN. Trikloretilen.

TRİKLORETİLEN

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİKLORETİLEN (Trilen). Genel anestezik olarak kullanılan bir uçucu sı­vıdır. Buharı solunulduğunda, hafif bir anesteziyle, belirli analjezi sağlanır. Bu ilaç genellikle kalp atımını yavaşlatıp, solunumu hızlandırır ve uygun vakalar­da, azot protoksitle birlikte kullanılır. Doğum süresince, doğuracak kadın, ken­di kendine trilen maskesini uygular ve sancı sırasında, birkaç derin soluk alıp, maskeyi yüzünden uzaklaştırır.

TRİKOMONAS

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRİKOMONAS. Bazı hayvanlar ve in­sanda bulunan bir parazit protozoondur. Trichomonas vaginalis, kadında, vaginada ve erkek üretrasmda iltihaba yol açan bir türüdür. Bu organizma, genellikle cinsel birleşmeyle bulaşır, fakat aynı za­manda, tuvalet tahtasından da geçebilen tek üreme-idrar yolları mikrobudur. Metronidazol’la tedavi edilir.

TRISMUS

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRISMUS. Çene kaslarının spazmı.

TRIGEMINUS SİNİRİ

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRIGEMINUS SİNİRİ. Beşinci kafa çifti olup, yüzün duyu siniridir. Oftalmik (göze ilişkin), maksiller (üstçeneye iliş­kin) ve mandibüler (altçeneye ilişkin) ol­mak üzere üç dalı vardır.

TRICHOBEZOAR

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRICHOBEZOAR. Yıllar boyu saç-kıl yutulduğu takdirde, bunlar midede biri­kip, bir saç-kıl yumağı ya da bilimsel adıyla, trichobezoar yapabilir. Bu olu­şumlara, mide ülseriyle bir arada rastla­nabilir.

TRICHINELLA

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRICHINELLA (Trişinella). Trichinel-la spiralis pişmemiş domuz etinde bulu­nan ve insanda enfestasyon yapabilen bir parazittir. Hastalığın adı, tricfıinosis’dk ve parazitler, kaslarda bulunur.

TREPANASYON

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TREPANASYON. Kafatasında delik delme. Trepanasyon aleti (kafatasmdan bir ufak kemik diski çıkartır), günümüz­de pek kullanılmaz, fakat çok ufak, bü tür bir delici aletle göz cerrahisinde, skle-ra ya da kornea’dan ufak bir doku dis­ki çıkartılabilir.

TREMATODLAR

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TREMATODLAR (Sülükler). Tıpta önemli olanları, Schistosoma (bilharzia), Paragonimus ve Clonorchis’tir. Vantuzlu, yaprak şekilli asalak kurtlardır; bar-saklar, kan, akciğerler ve karaciğeri en-fekte ederler. Yaşam evrimlerinde, en az iki konakları vardır: Erişkin devirlerini,omurgalılarda, gençliklerini; omurgasız hayvanlarda, genellikle bir sümüklübö­cek türünde geçirirler. Erişkin trematod, barsakta yaşadığı zaman, yumurtaları, dışkıyla çıkar. Bunlar, ancak nemli or­tamda yaşayabilir ve suya düşecek [...]

Travma

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAVMA. Bir yara ya da zedelenme. Canlılar üzerinde fiziksel ve ruhsal açıdan yaralanma izleri bırakan olay, doku veya vücudumuzdaki uzuvların yapı ve şeklini değiştiren / bozan mekanik bir etki ile ortaya çıkan yaradır. İnsanların istediği gibi tepkisini gösteremediği, uğraştığı halde çözümleyemediği ve de bu nedenlerle bilincinin dışına ittiği gelişmelerdir. Travmalar kişinin bilinçaltı vasıtasıyla var olduğunu [...]

TRANSVESTİZM

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSVESTİZM. Kişinin, karşı cinsin kılığına bürünmeyi sevmesi şeklindeki bir cinsel sapıklık.

TRANSUDA

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSUDA. Hücreler tarafından bir vücut boşluğuna (periton boşluğuna sal­gılanan asit sıvısı) veya vücut yüzeyine (yamklarda deriden dışarıya sızan serum) salgılanan sıvı.

TRANSPLANTASYON

27 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSPLANTASYON, Organ Nakli, Doku Aşısı.

TRANSFÜZYON

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANSFÜZYON. Dolaşıma sıvı veril­mesidir. Genellikle, toplardamarlara kan verilmesi anlamında kullanılır, bkz. Kan Grupları, Çapraz-Karşılaştırma.

TRANS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANS. Bilincin kısmen ortadan kalk­tığı, uykuyu andıran bir durum.

TRANKİLİZAN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRANKİLİZAN. Sakinleştirici.

TRAKEOTOMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAKEOTOMİ. Orta çizgi üzerinde, boyun alt bölümünde, trakea’nın (soluk borusunun) delinmesi ameliyatıdır. Ge­nellikle, larinks tıkandığında, yapay so­lunum yolu sağlamak amacıyla bu delik açılır ve bu durumda, trakeostomi adını alır. Genellikle, lokal anestezi yardımıy­la, soluk borusu meydana çıkarıldıktan sonra, üç ve dördüncü kıkırdak halkalar düzeyinde bir oval delik açılır ve bu trakeostomi deliğinden içeri uzatılan tüp, [...]

TRAKEA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAKEA. Soluk borusu.

TRAHOM

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TRAHOM. Kornea ve konjunktiva’yı etkileyen ve Bedsoniae’nin (bkz. Orni-toz) neden olduğu bir göz hastalığıdır. Gözkapaklarmın şekil bozukluğuna, ül-serleşme ve körlüğe yol açar. Pislik ve fakirliğin yaygın olduğu bölgelerde görüldüğünden, tropikal ülkelerde sık rast­lanır. Hastalığı, sinekler bulaştırır.

TORTICOLLIS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORTICOLLIS. Boyun Çarpıklığı.

TORASİK GİRİŞ SENDROMU

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORASİK GİRİŞ SENDROMU. Ko­lun sinirleri, omurilikten çıktıktan sonra ve kan damarları da, göğüs büyük da­marlarından ayrılıp, koltuk altından, üst kola geçerlerken, birinci kaburgayı çap-razladıklarmda, basınca uğradıkları tak­dirde, ortaya çıkan durumdur. Bu olay­la ilgili birkaç yerel durum ortaya çıkar: 1) Ön skalen kas (omurgayla birinci ka­burga arasında, bir halat gibi durmak­tadır) ve birinci kaburga arasındaki açı­da, [...]

TORAKS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORAKS. Göğüs.

TORAKOTOMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TORAKOTOMİ. Göğüs duvarını açmak operasyonu.

TOPLARDAMAR TAŞI

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPLARDAMAR TAŞI (Flebolit). Özellikle pelvis toplardamarlarında taş­lara rastlanabilir ve bunlar, röntgen film­lerinde, dikkat edilmezse, üreter taşlarıy­la karıştırılabilir.

TOPLARDAMAR İLTİHABI

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPLARDAMAR İLTİHABI. Genel­likle, yüzeysel toplardamarlardaki trom-boza (kan pıhtılaşmasına) bu ad verilir. En sık görüldüğü yer, bacaklardaki va­rislerdir; yaralanma veya enfeksiyonu izleyerek ortaya çıkabilir. Varisleri teda­vi etmenin de bir yoludur, çünkü flebit ya da pıhtılaşma sonucu, toplardamar fibröz bir kordon halini alır. Varislere tahriş edici bir madde zerk etmekle, aseptik bir flebit ortaya çıkar. bkz. Va­ris. [...]

TOPLARDAMARLAR

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPLARDAMARLAR. Dokulardan kalbe kan taşıyan damarlardır. Pis kan, kullanılmış kan olduğundan, rengi ko­yudur. Bunun tek ayrıcalığı, akciğer top-lardamarlarındaki kandır, çünkü bu damarlar, akciğerlerdeki oksijenlenmiş ka­nı, kalbe getirmektedir. Toplardamar du­varları, atardamarlannki gibi, üç taba­kadan oluşmuştur, fakat buradaki esnek dokuyla kas dokusu çok az olup, her bir tabaka da çok ince olduğundan, toplar­damar duvarları çok kolaylıkla birbiri­ne [...]

TOPALLAMA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOPALLAMA (Claudication). Claudi-cation Latinceden gelme bir addır (İm­parator Claudius bir topaldı). Topalla­ma deyimi genellikle, bacaklardaki kan dolaşımının kötü olmasından ötürü has­tanın belirli bir uzaklığı yürüdüğü za­man (bu uzaklık hastadan hastaya deği­şir), topallamasına ve durmasına neden olan, bacaklarında duyduğu kramplı ağ­rılardan doğan durum için kullanılır. Dinlenme sırasında bu ağrıların kaybol­masından ötürü Claudication’a aralıklı (entermitan) adı da [...]

TONSİLLEKTOMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TONSİLLEKTOMİ. Bademciklerin (ton-silla palatina) cerrahî olarak çıkarılma­sı; bademcik ameliyatı.

TOMOMANİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOMOMANİ. Kesme manisidir.

TOMOGRAM

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOMOGRAM. Vücudun belirli bir ke­skindeki yapıları gösterebilmek için çe­kilen, özel bir röntgen filmidir. Burada, istenen kesitten değişik derinliklerde bu­lunan yapılar belirlenmez. İstenen kesit bellendikten sonra, X-ışmları tüpüyle plaka, vücudun bir optik kesitini alabil­mek için, bu kesit çevresinde döndürü­lür.

TOKSOPLASMOZ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSOPLASMOZ. Bir parazit proto-zoon olan Toxoplasma gondii enfeksiyo­nudur. Nedeni: Ev köpek ve kedilerinin ço­ğu, Toksoplasma taşıyıcılarıdır. Etken or­ganizma, bu konaktan Toxacara mystex adlı solucanın yumurtalarına geçer. Bu yumurtaların yiyeceklere bulaşması ola­ğandır. İnsana enfeksiyon bu yolla ge­çer. Ayrıca, bu asalak; birçok memeli hayvanla kuşlarda bulunabildiğinden, az pişmiş et yemek de enfeksiyonu bulaş­tırabilir. Bütün bu verilere göre, [...]

TOKSOİD

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSOİD. Değişikliğe uğrayıp, zehirli özelliğini kaybetmiş, fakat antikor yapı­mını uyaracak antijen niteliğini hâlâ ta­şıyan bir toksindir. Örneğin, tetanoz toksoidi, zerk edildiğinde, tetanoza karşı aktif bağışıklık verir, fakat belirtiler or­taya çıkmaz.

TOKSİKOLOJİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSİKOLOJİ. Zehirli maddeler bili­midir.

Toksin

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSİN. Zehirdir. Genellikle, bakteri­nin yaptığı zehire bu ad verilir. Toksinler suda erirler. Bu nedenle bulundukları ortamda çabucak yayılırlar. Bakteriler haricinde bazı hayvanlar da ekzotoksin yapar. Toksinler son derece kuvvetli zehirlerdir. Sıvı halde ve beklemekle etkinliklerini kısmen kaybederler. Clostridium botulinum toksini dünyada bilinen en güçlü toksindir. Toksinler çoğunlukla polipeptid yapısında maddelerdir. Molekül ağırlıkları 10-90.000 arasında farklılık [...]

TOKSİK

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSİK. Zehirli.

TOKSEMİ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKSEMİ. Kanda toksinlerin bulunma­sıdır. Gebelik toksemisi, pre-eklampsi ve eklampsi durumlarını içine alır.

TOKOFEROL

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOKOFEROL. E vitamini.

TOFUS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TOFUS. Damla hastalığı vakalarında, kulak kepçesi ya da parmaklarda görü­len, sodyum biürat birikimidir.

TİTRASYON

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİTRASYON. Nitelikleri kesin olarak bilinen Standard çözeltilerden yararlanı­larak yapılan hacim analizi.

TİROTOKSİKOZ

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİROTOKSİKOZ. Guatr.

TİROKSİN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİROKSİN, Tiroid, Guatr.

Tiroid

Tiroid

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİROİD. Boyun bölgesinde,  gırtlağın hemen altında bulu­nan bir iç salgı bezidir. Trakea’nın her iki yanında bulunan iki lobunu, trakea önünden geçen bir bölüm birleştirir. Her bir lobun içinde, iki paratiroid bezi bulunur. Tiroidin görevi, metabolizma­yı (yaşamak ve vücut çalışması için ge­rekli, kimyasal ve fiziksel olaylar) ayar­lamaktır. İyod ve tirozin’den, Tiroksin (T4) ve Triodotironin (T3) yaparak, [...]

TİOTEPA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİOTEPA (Trietilen tifofosforamid). Me­me ve över kanseri tedavisinde kullanı­lan bir sitotoksik ilaçtır.

TİOPENTON

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİOPENTON (Pentothal). Damar içi anestezik olarak kullanılan, bir kısa et­kili barbitürik asit türevidir.

Tinnitus

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİNNİTUS. Hastalık sonucu ortaya çı­kan kulak çınlamasıdır. Tinnitus başlı başına bir hastalıktan ziyade bir hastalığın belirtisidir.Tinnitus, uzmanlarr tarafından, mekanoakustik ve elektrik sinyallerin aynı anda oluşturduğu ses duyamsaması olarak açıklanır. Tinnitus, önceleri hastalara eksternal bir ses kaynağından geliyormuş gibi gelebilir. Bu açıklama tıbbi olarak tinnitus olarak prezente olan kimi halleri teşhis dışı bırakmaktadır.  Mesela fizyolojik tinnitus, [...]

TİNEA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİNEA. Derinin çeşitli mantar enfeksi­yonlarına verilen ad. Örneğin, tinea pe-dis (atlet ayağı), tinea capitis (kellik), tinea corporis (gövdedeki mantar enfek­siyonu), tinea cruris (bacak mantar en­feksiyonu) dur. bkz. Mantar Dermatoz-ları.

TİMUS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİMUS. Boynun alt ve göğüs boşluğu­nun üst bölgesinde bulunan bir bezdir. Fonksiyonu, son yıllara kadar pek bilin­memekteydi. Günümüzde, bunun vücu­dun lenfoid sisteminin en önemli organı olduğu ve gelişen hayvanda, lenfosit ya­pımını etkileyen bir hormon salgıladığı anlaşılmıştır. Buluğdan sonra, normalde bu bez, ufalıp, hemen hemen kaybolur. İnsanda, timus’un en büyük olduğu za­man, 9 yaşıdır. Erişkinde de [...]

TİMOL

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİMOL. Bir antiseptik maddedir. Gar­garalarda kullanılır.

TİK

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİK. Süratli bir spazmodik harekettir. Belirli bazı hareketlerin tekrarlanması da tik adını alır ve bazen akıl hastalık­larında görülür. Tic douloureux (ağrılı tik), trigeminal nevraljideki çok şiddetli ağrı sonucu, yüz kaslarında görülen spaz­ma verilen addır. bkz. Nöralji.

TİFÜS

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİFÜS. Bitle taşman ve bundan ötürü, savaş zamanlarında ve çok kalabalık top­lumlarda sık görülen bir hastalıktır. Nedeni: Ricketssia prowazeki enfeksi­yonudur. Hastalık, özellikle Doğu’da, Akdeniz kıyılarında, Kuzey Afrika’da ve ayrıca dünyanın her bölgesinde görüle­bilir. Belirtileri: Kuluçka devri 5-21 gündür. Baş- sırt, kol, bacak ağrıları ve titremeyle ani başlar. Hastalığın dördün­cü günü, “dut döküntüsü” denen deri döküntüsü [...]

TİFO

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİFO. Bir barsak hastalığıdır. Nedeni: Salmonella typhi (bir gram -negatif bakteri) enfeksiyonudur. Hasta­lık, su ve yiyeceklerin lağımla bulaşması sonucu yayılır, geçtikten sonra (çok ha­fif şeklinde dahi) bakteri, yıllarca safra kesesinde yaşayabildiğinden, böyle bir kişi taşıyıcı olur ve yiyecek dağıtımı gibi bir işle ilgilendiği takdirde de, sağlık şartlarına uyulmayan yerlerde, enfeksi­yon yayılır. Belirtileri: Kuluçka devresi 1-2 [...]

TİFLİT

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİFLİT. Çekum iltihabıdır. Nedenleri, aktinomikoz, bir divertikül, çekum içi ülseri, habis tümörü ya da apandisit ola­bilir. Duruma, genellikle, apandisit teş­hisi konur (eskiden apandisit, peritiflit diye adlandırılırdı) ve gerçek hastalık ameliyatta anlaşılır.

TIRNAKLAR

TIRNAKLAR

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

Yüzün bir parçası olmamakla birlikte el tırnaklarının renklendirilmesi de aslında yüz makyajının belirleyiciliği altındadır. Zira özellikle ruj rengi ile oje renginin birbirini tutması, hatta bir olması güzelllik kurallarından biri olarak kabul edilmekte­dir. Ancak bu genel kuralı da yine özgürlüğü içinde değerlendirip, uygula­mak gerekir. Zira dudaklar gibi tırnaklar da çeşit çeşit biçimlidirler. Dolayısıyla her renk, her [...]

TİBYA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TİBYA. Alt bacağın büyük kemiğidir. Tibya, Latince, çubuk anlamına gelir.

TIAMIN

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TIAMIN. Bx vitaminidir. Eksikliğinde, beriberi hastalığı görülür.

TIKANMA

26 Haziran 2008 tarihinde • • tarafından eklendi

TIKANMA (Barsaklarda). Nedeni: Tümör, iltihap, barsağın kendi çevresinde düğümlenmesi (volvu-lus) ya da yapışıklıklar çevresinde dü­ğümlenmesi veya bir fıtık kesesine girip çıkamamasıdır.Belirtileri: Birdenbire gelişen tı­kanmada, karında kolik şeklinde sancı, kusma, kabızlık, karın gerginliği ve ba­yılmadır. Tedavi: Devamlı kusmayla su ve tuz kaybedildiğinden, hastanın durumu, mi­dedeki maddelerin tüple boşaltılması ve damardan sıvı ve tuz verilmesiyle düzel­tilip, karın [...]

19 Sayfadan 1. Sayfa1234510>Son Sayfa »
.