2008 Temmuz

Archive for Temmuz 2008

You are browsing the archives of 2008 Temmuz.

KREMALI SEBZE ÇORBASI TARİFİ

KREMALI SEBZE ÇORBASI TARİFİ

31 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

KREMALI SEBZE ÇORBASI (4-5 Kişilik)
MALZEMELER
1 orta boy soğan 1 orta boy havuç 1 orta boy patates 1/2 su bardağı bezelye 2-3 dal brokoli 1 yumurta sarısı
2 çorba kaşığı un
1.5 su bardağı süt
1/4 limon suyu
1/2 çay bardağı sıvı yağ
3-4 su bardağı et suyu veya su
tuz, karabiber
YAPILIŞI
Tencereye tavla zarı iriliğinde doğranmış patatesleri, havuçları, bezelyeleri [...]

HÜNKAR BEĞENDİ TARİFİ

HÜNKAR BEĞENDİ TARİFİ

31 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

HÜNKAR BEĞENDİ (4-5 kisttik)
MALZEMELER
1/2 kilogram kuşbaşı et (bonfilelik et tercih edilir) 1 iri boy soğan 4-5. diş sarımsak 1 iri boy domates 1/2 çorba kaşığı salça 1/2 çay bardağı sıvı yağ toz, karabiber, kekik
5 orta boy patlıcan (çekirdeksiz)
2 çorba kaşığı un
2.5 su bardağı süt
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1/2 limon suyu
75 gram kaşar [...]

SULTAN KÖFTESİ

31 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

SULTAN KÖFTESİ
400 gram kıyma {yağsız)
4-5 dilim bayat ekmek içi
1 orta boy soğan
kuz, karabiber, köfte baharatı
100 gram kaşar rendesi
YAPILIŞI
Kıymayı bir kaba alıp İçine ufalanmış ekmek içini, tuzu, baharatları ve kaşar rendesini ekleyelim. Soğanı rendeleyip suyunu sıkarak posasını ekleyelim. Köfte harcım iyice yoğurarak yuvarlak ve yassı köfteler hazırlayalım. Köfteleri fırın ızgarasında arkah önlü pişirerek [...]

Kuru Fasulye Tarifi

Kuru Fasulye Tarifi

31 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

Kuru Fasulye Tarifi
MALZEMELER
1/2 kilogram kuru fasulye (akşamdan ıslatılmış) 150 gram pastırma 2 orta boy soğan 1 orta boy domates
3-4 çuçka biberi (arzuya göre) 1/2 çorba kaşığı biber salçası 2 çorba kaşığı tereyağ veya margarin (60 gram) tuz
YAPILIŞI
Fasulyeleri 3-4 su yıkayıp üzerini 2 parmak aşacak kadar su ekleyerek en az 2 saat ıslatalım. [...]

KREMALI MANTAR ÇORBASI

KREMALI MANTAR ÇORBASI

31 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

KREMALI MANTAR ÇORBASI (4-5 kişilik)
MALZEMELER
25 gram mantar 2 çorba kaşığı un 1 yumurta 1 su bardağı süt
4-5 su bardağı tavuk suyu veya su
5 çorba kaşığı sıvı yağ
1/2 demet dereotu (arzuya göre)
YAPILIŞI
Tencereye sıvı yağı alalım. İnce uzun dilimlenmiş mantarlan ilave edip, suyunu bırakıp çekene kadar pişirelim. Mantarlar sadece yağı İle kaldığında unu serperek ilave [...]

SARAYLI PİRZOLA

SARAYLI PİRZOLA

30 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

SARAYLI PİRZOLA
MALZEMELER
1/2 kilogram pirzola 3 orta boy soğan 3 orta boy domates
4-5 sivribİber 4-5 diş sarımsak 1/2 çay bardağı sıvı yağ tuz, kekik
YAPILIŞI
Pirzolalara arkalı önlü tuz ve kekik serperek yayvan bir tencereye dizelim. Üzerine piyaz doğranmış soğanları, sarımsakları, iri kesilmiş sivri biberleri ve domates dilimlerini dizip tuz İle sıvı yağ gezdirelim. Ağır ateşte [...]

ISPANAKLI KATMER

30 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

ISPANAKLI KATMER
MALZEMELER
1 yumurta 4 su bardağı un 3 çorba kaşığı sıvı yağ 1 çorba kaşığı şeker 1/2 kibrit kutusu kadar yaş maya (30 gr.)
1.5 su bardağı su Tuz İçi için 2 yumurta
750 gr. ıspanak (yapraklı kısımları)
100 gr. beyaz peynir veya lor peyniri
2 çorba kaşığı un
1/2 çay bardağı sıvı yağ
2 çorba kaşığı tereyağı veya margarin [...]

Gelin Sandığı

30 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

YAPILIŞI
Ön hazırlık olarak krebİ hazırlayalım. Bir kapta yumurtaları, sütü, unu, sıvıyağı ve tuzu mikserde çırpalım. Teflon tavayı hafifçe yağlayarak birer kepçe krep hamuru boşaltalım. Arkalı önlü pişen krepleri bekletelim. Tencereye sıvı yağla, küçük kuşbaşı iriliğinde doğranmış etleri ilave edelim. Etler suyunu bırakıp çekene dek pİşirelim. Etler sadece yağı ile kaldığında küp doğranmış soğanları ilave ilave [...]

Çullu Köfte

30 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

Çullu Köfte (4-5 kişilik)
MALZEMELER:
200 gr. tavuk veya hindi kıyması
200 gr. dana kıyması
1 çay bardağı pirinç
1 iri boy soğan
1/2 demet maydanoz
3 yumurta (2 tanesi köftelerin dışı için)
1 kase galeta unu
3/4 su bardağı sıvı yağ
Birer çay kaşığı kimyon
karabiber, kekik, tuz
YAPILIŞI :
Pirinçleri yıkayıp 1:5 su bardağı sıcak su ilave ederek suyunu İyice çekene dek haşlayalım. Bir tavaya [...]

Fırında Sebzeli Köfte

Fırında Sebzeli Köfte

30 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

Fırında Sebzeli Köfte ( 5-6 kişilik )
Hazırlanışı: 15-20 dakika
Pişirme süresi: 30-35 dakika
MALZEMELER
400 gr yağsız kıyma 1 orta boy sağan 3-4 dilim bayat ekmek içi (ufalanmış)
1 yumurta
1/2 demet maydanoz 3-4 diş sarımsak 5-6 orta boy patates 5-6 sivri biber
2 iri boy domates
4 çorba kaşığı sıvı yağ Birer çay kaşığı karabiber, kimyon, kekik Tuz
YAPILIŞI
Bir kabın içine kıymayı, ufalanmış [...]

KURU PATLICAN BİBER DOLMASI

KURU PATLICAN BİBER DOLMASI

30 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

MALZEMELER
1/2 çay bardağı sıvıyağ
7-8 kurutulmuş patlıcan Tuz, karabiber, dolma baharatı
7-8 kurutulmuş dolmalık biber 1/2 çorba kaşığı salça (Yemeğin 2 orta boy soğan sosu için)
1/2 çorba kaşığı domates salçası
1/2 çorba kaşığı biber salçası
2-3 diş sarımsak
1/2 çay bardağı sıvıyağ
YAPILIŞI
Ön hazırlık olarak tencereye kuru patlıcan ve biberleri alarak üzerlerini aşacak kadar sıcak su İlave edip 10-15 dakika haşlayalım. [...]

Suda Doğum Videoları

Suda Doğum Videoları

30 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

Suda Doğum Videosu – 1

Suda Doğum Videosu – 2

Sezeryan Doğum Videoları

Sezeryan Doğum Videoları

29 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

Sezeryan ile Doğum Videosu

Şu Sayfalarımıza da Bakmanızı Tavsiye Ediyoruz:

Sezaryen Doğum mu Normal Doğum mu?
Suda Doğum Videoları
Normal Doğum Videoları
Anne Karnında Yaşama Yolculuk Belgeseli (Muhteşem Bir Şey)

Normal Doğum Videoları

Normal Doğum Videoları

29 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

1. Normal Doğum Videosu :

2. Normal Doğum Videosu :

3. Normal Doğum Videosu

4. Doğum Videosu

BEYENDİLİ PİLİÇ

BEYENDİLİ PİLİÇ

29 Temmuz 2008 tarihinde • yonca • tarafından eklendi

Gerekli malzeme:
1 piliç, 750 gr. patlıcan, 3/4 kahve fincanı un, 3 sil­me çorba kaşığı yağ (margarin), 4 kahve fincanı süt, 1 kahve fincanı ren­delenmiş kaşer, tuz.
Hazırlanması:
Pilici salçalı piliçde anlatıldığı gibi pişirin. Beyendiyi de «beyendili kebap» ta anlatıldığı şekilde [yapın].
Beyendiyi önce yemek tabaklarının içine koyun, üzerlerine pilici yerleştire­rek salçasını dökün

Yaşam şeklinin değişmesi

29 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

Yaşlı insanlar kendilerini birbirinden temelde fark gös­teren iki durumla karşı karşıya bulurlar: Ya evlerinde otu­racaklar ya da bir yere yerleştirileceklerdir.
1) Evlerinde yaşayan kadınlar
Bu durumda da karşımıza iki yol çıkıyor:
- Yemekleri kendileri veya bir aile üyesi, hizmetçi taraf-fından pişirilenler: Bu guruptakilerin yedikleri, çok denge­li ve doğru kalır.
- Bir kuruluşa bağlanıp evlerine hazır yemek servisi yaptıranlar. [...]

Prostatta Ameliyattan Başka Seçenek Var Mı?

28 Temmuz 2008 tarihinde • kumtanesi • tarafından eklendi

Prostatta ameliyattan başka seçenek var mı?54 yaşındayım. Prostatla ilgili sorunum var.
Ancak ameliyat olmadan da tedavi olabilirmişim? Prostat için ameliyatdışında başka hangi tedaviler uygulanır?
CEVAP
Isı tedavisi, ultrason tedavisi, mikrodalga tedavisi, balonla germe tedavisi gibi birtakım ek tedavi yöntemleri denenmektedir. Ama bunun en başarılı | tedavisi cerrahi tedavidir. Ameliyat olamayacak
kadar ağır durumda olanlar, kalp hastalığı olanlar, anestezi [...]

Hipotalamus

28 Temmuz 2008 tarihinde • yonca • tarafından eklendi

Bu ilaçlar sinir hastalıklarının tedavilerine yöneliktir. Bunlar beynin belirli merkezlerinde (hipotalamus) etkili olurlar. Bu merkezler aynı zamanda “açlık merkezleridir” ve vücut ağırlığını da dengelerler.
Oragnizmanın endokrin bezleri hormonlarını salgılama­sında bir orkestra şefi görevi olan hipofiz, bu ilaçlardan etkilenir.
Psikotrop ilaçlar familyasında bir çok değişik tip ilaç vardır.
1) Anti depresanlar
Bunların içinden anafronil ve Tafranil gibi bazı ilaçlar ağır [...]

VARİKOSEL

28 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VARİKOSEL
 Spermatik kordonun çev­resinde bulunan ve Plexus pampiniformis adını alan toplardamarların varisleşmesidir. Nedeni bilinmemektedir. Seyrek olarak, hastada sancı şikâyeti vardır, fakat vakaların çoğu, genel muayene sı­rasında rastlantıyla dikkati çeker ve önemsizdir. Rahatsızlık vermediği takdirde, bir aşıcı bandaj kullanılabilir.

ZÜHREVİ HASTALIKLAR

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

Son gün­lerde bu tür hastalıkların fazlalaştığı id­dia edilmektedir. Başlıca zührevi hasta­lıklar; bel soğukluğu, frengi ve şankroid (yumuşak şankr) dır. Bunların her biri kendi başlığı altında anlatılmıştır. (Aynı anda, birden fazla zührevi hastalık bu­laşabilir). Bir hastalığın zührevi olma­sının (yani, cinsel birleşmeyle bulaşabilmesinin) nedeni, etken organizmaların, üreme organlarının ısı ve nemliliğinden uzakta yaşayamamasıdır. Frengi, vücu­dun her bölgesine [...]

ZONA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZONA (Herpes zoster). Duyusal sinirle­rin ağrılı bir hastalığıdır. Hasta sinirin etkilediği deri bölgesinde de iltihap gö­rülür.
Nedeni: Suçiçeği etkeni olan virüs­tür. İki hastalık arasındaki ilgi tam sap­tanamamıştır, çünkü zonalı bir erişkin­den, çocuklara suçiçeği bulaşabildiği hal­de, suçiçekli çocuklardan erişkinlere zo­na geçememekte ve bir erişkinden diğe­rine de zona bulaşamamaktadır. Çocuk­lukta geçirilmiş bir enfeksiyon sonrası, vücutta sessiz kalmış bir [...]

ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU. Pankreastaki Langerhans adacıklarına ait bir tümör. Bol miktarda gastrin hor­monu yaparak iyileşmeyen mide ülserle­rine yol açar; şiddetli ishaller meydana getirir.

ZİGOMATİK KEMİK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZİGOMATİK KEMİK. Gözün kemik yuvasının (orbita) dış duvarının bir bö­lümüyle, tabanını yapan yanak kemiği.

ZERKLER

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZERKLER. Zerkler, intradermal (deri içi), hipodermal veya sublitan (deri al­tı), tinramüsküler (kas içi) veya intra-venöz (damar içi) olabilir. Bir ilacı, ge­nel dolaşıma ve etkileyeceği organa en çabuk gönderme yolu, damar içi zerktir. Kas içi zerkler; acil bir vakada, zerk yapmasını bilmeyenlerin kullanacağı en güvenli yoldur. Bu durumda deri mümkünse su ve sabunla yıkanır veya üzerine [...]

ZENCEFİL

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZENCEFİL. Doğu Hindistan ve Kara-yipler’de yetişen Zingiber officinale kö­künden hazırlanan ve sindirimi uyarıcı ya da barsak gazlarını giderici olarak kullanılan bir maddedir. Beyaz zencefil, üstü kazınmış köke verilen addır.

ZEKÂ GERİLİĞİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZEKÂ GERİLİĞİ. Zihinsel gelişimin olamaması demektir. Başlangıçtan itiba­ren bu gelişimin eksik olması haline, amentia (amensia), önceleri bu yönden normal olup da bir hastalık sonrası bu yeteneğin kaybolması durumuna ise, de-mentia (demans) adı verilir. Zekâ geri­liğinin sınıflandırılması çeşitlidir. Örne­ğin, İngiltere’de hukukî yönden, idiosi, embesilite ve basit zekâ geriliği ya da moralite eksikliği diye ayrılmaktadır. A. B.D.’de [...]

ZEHİRLİ BİTKİLER

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZEHİRLİ BİTKİLER. Mantarlar: A manita cinsi çok zehirlidir ve bunun bazı türleri, yenebilen mantarlarla karış-tınlabilir. Amanita phalloides, hem yene­bilen mantarlara benzer, hem de çok güzel bir tadı vardır. Genellikle beyaz benekli tüm mantarlar zehirlidir. Belirtileri: Mantarın yenmesinden 6-36 saat sonra, şiddetli karın ağrısı, is- hal, kusma ve sarılık belirir. Karaciğer yetmezliği oluşup, ölümle sonuçlanır. Amanita [...]

ZEHİRLER

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZEHİRLER. Zehirlenme olayında, ilk alınacak önlem; doktora başvurmak ve zehirlenmenin türünü belirtebilecek ma-teryeli (kusmuk gibi) toplamaktır. Anti-dotlara fazla güvenmemek gerekir; çün­kü bunlar, sanıldığı kadar çok sayıda bulunmaz. Hastanın genel durumunu takviye etmek, onu ılık tutmak, bilincini kaybettiyse, solunum yollarını açık tut­mak daha önemlidir. Hasta, başı yana döndürülerek yatırılır. Bazı barbitürat zehirlenmelerinde, suni solunum gereke­bilir.
Hastaneye gitmek [...]

ZEHİRLENME

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZEHİRLENME, İntoksikasyon. Zehirlenme sayfamızı ya da zehirlenme etiketimizi ziyaret edininiz.

ZAFİYET

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

ZAFİYET. Halk dilinde ‘zafiyet” an­lamında kullanılan debilite, türlü has­talığın belirtisi olabildiği gibi, hiçbir semptomatik değeri de olmayabilen bir haldir. Tıp dilinde, zafiyetin önemli bir belirti olduğu hastalıklar, akciğer ve­reminin belli birkaç tipi, Addison has­talığı (bkz.) ve pernisyöz anemidir (bkz.) Böylelikle, “zafiyet” deyiminin, halk di­linde, ne kadar gereksiz ve fazla kullanıl­dığı anlaşılmış olur. Kendini halsiz his­seden [...]

YÜZ SİNİRİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YÜZ SİNİRİ (Fasyal sinir). Yedinci ka­fa çiftidir; yüzdeki ifade sağlayan kas­ları sinirlendirir. (Yüzün duygusal sinir­leri ise, beşinci kafa çifti olan trigemi-nus sinirine aittir). Bu sinirin felcinde, yüzün bir yarısı ifadesiz ve hareketsizdir. Bell Felci.

YÜRÜYÜŞ ŞEKLİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YÜRÜYÜŞ ŞEKLİ. Kişide var olan iç ve cerrahî hastalıklar, yürüyüşünden an­laşılabilir. Tipik yürüyüş şekillerinden biri, şiddetli düztabanlıkta, başparmak­ların dışarı dönük ve tabanların dümdüz olduğu, Şarlovari yürüyüştür. Hemiple-ji, ya da felçte, bacak sürüklenir. Al­koliklerle diğer nörit vakalarında, ayağın bilekten düşük olmasından ötürü, ça­murda yürürcesine dizler normalden yu­karı kaldırılır. Paralysis agitansta, kısa, çabuk adımlar atılır. Diz eklemi [...]

YUVARLAK SOLUCAN

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUVARLAK SOLUCAN. Solucan­lar.

YUVARLAK BAĞ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUVARLAK BAĞ (Ligament). Rahim’ in yuvarlak bağı, erkekteki gubernaku-lum testis’in karşılığıdır. Yumurtalık’tan, över bağı adı altında rahim’e uzanır veburadan, yuvarlak bağ olarak derin ka­sık kanalına varır. Kasık kanalından ge­çip, büyük dudağa erişir. Çok seyrek olarak, bu yol boyunca bir dolaylı kasık fıtığı oluşabilir.

YUTMA GÜÇLÜĞÜ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUTMA GÜÇLÜĞÜ. Yutma eylemi sı­rasında lokmanın mideye doğru gidişin­de zorlanması. Çoğu kez yemek boru­sunu ilgilendiren anormal bir duruma (darlık, tümör) bağlıdır.

YUMUŞAK ŞAKR

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUMUŞAK ŞAKR. Şankroid.

YUMURTLAMA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUMURTLAMA (Ovulasyon). Dişiler­de dönüşümlü olarak cereyan eden bir olay. Her yumurtlamada bir tek yumur­ta; karın boşluğuna salınır.

YUMURTALIK İLTİHABI

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUMURTALIK İLTİHABI (Ooforit). Dişi cinsiyet bezleri olan överlerin il­tihaplanması.

YUMURTALIK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUMURTALIK (Över). Överler, dişi cinsiyet bezleridir.
Anatomisi: Överler, 4×2×1 cm. boyutla­rında, badem biçimli organlardır. Çocuk doğurmamış kadınlarda, ilyak atarda­marların ayrılma yerinin önünde, rahim ve fallop borularını kaplayan geniş bağa bağlı olarak, pelvis duvarına yapışık du­rumdadırlar. Doğurmuş kadınlarda, ko­num değişken olmakla beraber, daima fallop borularının açık ağızlarına yakmdıriar. Yumurtalıkların bir korteks, bir de medulla bölümleri vardır. Organın [...]

YUMURTA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YUMURTA (Ovum). Kadın cinsiyet hücresi, Cinsel Organlar.

YTTRIUM 90

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YTTRIUM 90. Beta tanecikleri yayan ve yarı-ömrü 64 saat kadar olan radyo­aktif bir madde.

YORGUNLUK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YORGUNLUK. İki tip yorgunluktan söz edilebilir:
1. Organik yorgunluk: Ağır kas idmanı sonucu, kanda laktik asit gibi, kasdoku-su metabolizması artık ürünleri belirir;
2. Psikolojik yorgunluk: Sinir dokusu yorgunluğu söz konusu olmadığından, burada artık madde birikimi yoktur. Bu durumda yorgunluk, can sıkıntısının bir ifadesidir. Can sıkıntısı, tekdüze veya istenmeyen bir işin yapılması sırasında bu tip [...]

YOLCULUK İSHALİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YOLCULUK İSHALİ. Birçok kişi, ya­bancı bir ülkeye ilk vardığında, kısa is­hal nöbetleri geçirir. Her ne kadar bazı vakalar, basil enfeksiyonuna bağlıysa da, çoğu zaman, bu durum, kahnbarsaktaki normal bakteri ortamının değişmesiyle ilgilidir. Tedavi gerekmekteyse (ishal şiddetliyse), basit önlemlere başvurulma­lı, örneğin kaolen karışımı verilmelidir. Teşhisin konamadığı, patojen mikrobun bulunamadığı vakalarda, antibiyotik ya da sülfonamid uygulamak yanlıştır.

YILDIZSI GANGLİYON

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YILDIZSI GANGLİYON Boyunda üç tane sempatik sinir gangliyonu vardır: En üstteki, ikinci ve üçüncü boyun omu­runun karşısında, ortadaki, altıncı boyun omurunun karşısında ve en alttaki de, birinci kaburga boynunun üstünde bulu­nur. En alt gangliyon, çoğu kişide birin­ci torakal gangliyonla (göğüs gangliyo-nuyla) birleşir. (Birinci torakal gangli­yon, birinci kaburga boynunun altında­dır). Bu şekilde ortaya çıkan, sınırlan düzensiz [...]

YILANLAR

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YILANLAR, Isırıklar.

YILANCIK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YILANCIK (Erizipel). Derinin bir strep­tokok enfeksiyonudur. Nedeni: Küçük yara veya sıyrıklar­dan içeri girmiş olan streptococcus pyo-genes’tir. Belirtileri: Deride, çevresinden kabarık olan ağrılı, duyarlı ve yayılan bir kızartı, ateş ve titremedir. Enfekte bölgenin sınırlan çok çabuk yayılır ve belirtiler arttıkça hastada delirium baş­lar, hasta gittikçe ağırlaşır. Enfeksiyon, vücudun herhangi bir yerinde olabilir. En sık yüzde, burun [...]

YIKAMA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YIKAMA. Bir vücut boşluğu ya da ya­ranın, bol miktarda suyla (su içine başka maddeler de eklenebilir) yıkanmasıdır.

YENİ DOĞANLA İLGİLİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YENİ DOĞANLA İLGİLİ (Neonatal). Yeni doğan bebeği ilgilendiren.

YENİ DOĞANIN HEMOLİTİK HAS­TALIĞI

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YENİ DOĞANIN HEMOLİTİK HAS­TALIĞI (Yeni doğan sarılığı) Bu hastalı­ğın nedeni, bebek kan hücreleriyle, anne kanı arasındaki uyuşmazlıktır. Anne kanı antikorları, plasenta’dan (son) geçebil­mekte ve bebek hücrelerini yıkmaktadır. Bu uyuşmazlık, aşağı yukarı bütün vaka­larda, Rh-faktörüne ilişkindir (bkz. Kan Grupları) ve Rh-negatif bir annenin Rh -pozitif bir bebeğe karşı antikor oluştur­masına bağlıdır. Gebenin Rh-negatif oldu­ğu bilinir bilinmez, [...]

YEMEK BORUSU

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YEMEK BORUSU (Özofagus). Yutak ya da boğazla mideyi birleştirir. Göğüs boşluğunda, diyaframa uzanır ve onu geçip mideye varır. Organın hastalıkla­rı; kanser, hiatus fıtığı (bkz.), kaza so­nucu oluşan daralmalar (örneğin, kılıç yutan birinin yapabileceği ufak bir yan­lışlık sonucu, ya da yakıcı madde içil-mesiyle), alt uçta oluşan spazm sonucu daralma, karaciğer sirozu gibi vakalar­da, portal dolaşım basıncının [...]

YATAK YARALARI

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YATAK YARALARI. Durumlarını sık ve düzenli olarak değiştiremeyen yatalak hastalarda oluşur. Özellikle, topuklar ve kuyruk sokumu bölgesinde bu yaralara sık rastlanır, çünkü bu bölgelerde deriye olan basınç, kan akımına engel olmakta ve dokularda ölüme yol açmaktadır. Ya­tak yaralarına, omuzlar, dirsekler ve ayak bileklerinde de rastlanır. Etkilenen böl­ge başta morarır; ondan sonra da yara açılıp, yüzeyinden [...]

YATAĞA İŞEME

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YATAĞA İŞEME (Enuresis). Yatağa işemektir. Bir çocukta bu hal varsa, di­yabet, böbrek hastalığı ya da mesanenin sinirsel kontrolunda bir bozukluk aran­malıdır. Hiçbir organik anomali bulun­madığı halde, bu durumun aslının psiko­lojik nedeni araştırılır. Genellikle, çocu­ğun üstüne fazla düşen anne ve babalar, bu psikolojik nedeni oluşturur: Unutul­mamalıdır ki, 18 aylık olana kadar, nor­mal bir çocuk mesanesini her [...]

YAŞ DÖNÜMÜ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAŞ DÖNÜMÜ, Menopoz.

YAŞLILIK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAŞLILIK, Geriyatri.

YARIM KÖRLÜK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YARIM KÖRLÜK. Hemianopsi, ya da hemiopi adları da verilebilen bu durum, görme alanının yarısının görülememesi-dir. İki gözün simetrik yarılarında gör­me olmaması haline, homonim hemiano-pi; asimetrik yarılarmdakine ise, heteronim hemianopsi denir. Görmenin kay­bolduğu alanların özellikleri ve genişliği göz önünde tutularak, hastalığın, retina ile beynin görmeyle ilgili alanları ara­sındaki görme siniri yollannm neresinde olduğuna ilişkin fikir edinilebilir.

YARIM FELÇ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YARIM FELÇ (Femipleti). Vücudun bir yarısının felcidir. Hemiparize de, hemip-leji de felç olayı sonucudur. Neden, bey­nin sağ tarafındaki kan damarlarına iliş­kin bir olaysa, vücudun sol tarafı etkile­nir; sol beyin yarımküresindeki kan da­marları hastalanmışsa, vücudun sağ ya­rısında hemipleji veya hemiparezi görü­lür (sağ elini kullananlarda, konuşma ye­teneği yok olur).

YARIK DAMAK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YARIK DAMAK. Cenin’de bu­run, üst dudak ve damak, üç ayrı doku kitlesinin birleşmesiyle oluşur. Alın böl­gesinden aşağı doğru, fronto-nasal (alın -burun) uzantısı, her iki yandan orta çizgiye doğru, sağ ve sol maksiller (üst-çene) uzantılar ilerler. Alm-burun uzan­tısı, üst dudağın ortasını, burnu, alnı ve sert damağın en ön bölümünü yapar. İki maksiller uzantılar, yanakları, [...]

YARALANMA SONRASI

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YARALANMA SONRASI, Post Travmatik.

YAPIŞIKLAR

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAPIŞIKLAR (Adhezyonlar). Vücutta­ki yapıların çoğu, birbirleri üzerinde ser­bestçe hareket edebilmelerini sağlayacak dokularla bifbirinden ayrılmıştır: Akci­ğerleri göğüs duvarından ayıran plevra zarıdır; eklemlerin iç yüzleri kaygan si-novia zarıyla örtülüdür; karın içi organ­larının birbiri üzerinde serbestçe hareke­tini sağlayan yapı, bu organların üstünü örten periton zarıdır. Bazen bu zarların da iltihaplandığı görülür. Bu iltihaplan­manın nedeni genellikle, zarın üzerini kapladığı [...]

YAPAY DÖLLENME

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAPAY DÖLLENME, Suni İlkah.

YANILSAMA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YANILSAMA (Delüzyonlar). Genellik­le ciddi bir akıl hastalığının belirtisi olan yanlış inanç ve düşüncelere verilen ad­dır. Bununla birlikte, her yanlış inanç ve düşünceyi de akıl hastalığına bağla­manın hatalı olabileceğini unutmamalıdır. Örneğin, bir kişi, bir gerçeği abartabi­lir (mesela, terlediği zaman çok kötü koktuğunu iddia edebilir) ve ‘bunun da herkesi rahatsız ettiğine inanabilir (ki bu doğru olmayabilir), ama [...]

YALANCI GEBELİK

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YALANCI GEBELİK. Tüm gebelik be­lirtilerinin varlığına rağmen, rahim boş­tur. Olay daha ziyade çocuğu olmayan, fakat çok çocuk isteyen kişilerde görülen psikolojik bir reaksiyondur.

YAĞ NEKROZU

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAĞ NEKROZU. Bazı hallerde, örne­ğin, bir darbe sonucu, göğüste kanseri andıran ve deriye yapışık bir şişkinlik belirir; bu, aslında, ölü yağ hücrelerin­den ibarettir. Kanserden ayırıcı teşhis, biyopsiyle (parça alınmasıyla) konur.
Çok seyrek görülen bazı hallerde de, bir yaralanma sonucu veya ağır bir ilti­hap sırasında, pankreas enzimleri, karın boşluğuna sızıp, omentum veya mezen-terdeki yağ hücrelerini öldürebilir.

YAĞ KİSTİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAĞ KİSTİ. Yağ bezlerinin büyümesi sonucu deri altında oluşan kistlerdir. De­ride yağ bezlerinin (sebase guddelerin)bulunduğu her yerde, özellikle baştaki saçlı deride bulunabilirler. (Deride yağ bezlerinin bulunmadığı yerler, tabanlar ve avuç içleridir). Tedavi, yerel aneste­ziyle, kistlerin çıkartılmasıdır.

YAĞLI DIŞKI

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAĞLI DIŞKI. Steatore.

YAĞLI DEJENERASYON

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAĞLI DEJENERASYON. Yağlı de­jenerasyon, bazı kansızlıklar, organın kanlanması veya sinirlenmesini önleyen haller, kloroform, karbontetraklorür veya fosfor zehirlenmeleri sonucu oluşur. Bu dejenerasyonun en sık görüldüğü organ­lar, kalp, karaciğer ve böbreklerdir. Bu organlarda, hücreler dejenere olup, nor­mal çalışma yeteneklerini kaybederler ve içlerinde yağ tanecikleri belirir.

YAĞLANMA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAĞLANMA (Adiposis). Yağdokusu-nun vücutta anormal birikimidir. Bunun kadınlarda rastlanan bir şekline adiposis dolorosa adı verilir ve burada sinir sis­temi bozukluklanyla beraber ağrılı yağlı şişkinlikler görülür.

YAĞ AMBOLİSİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YAĞ AMBOLİSİ. Kemik kırılmaların­da görülebilen bir komplikasyondur. Ağır kırıklarda, kemik iliğindeki yağın bir bölümü açığa çıkar ve yağ damla­ları kan dolaşımına karışıp amboli (bkz. Ambolizm) oluşturur.

YABANCI İSİMLER

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

YABANCI İSİMLER. Vücudun belir­li bir yerinde, normalde bulunmayan herhangi bir madde, yabancı cisimdir. Bunlara, özellikle çocuklarda, barsaklar, kulak ve burunda rastlanır. Göze giren yabancı cisimler, tahriş edici ve tehlike­lidir. Yabancı cisimler, özellikle askerî cerrahîde önemlidir, çünkü çıkartılma­dıkları takdirde, kronik enfeksiyona yol açıp, yaraların iyileşmesini engellerler. Yutulan yabancı cisimler, yemek boru­sunda takılabilir, ya da tehlikeli olabi­lir [...]

VURMA DİRSEĞİ, ELİ, DİZİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VURMA DİRSEĞİ, ELİ, DİZİ. Maden ocakları işçilerinin kullandıkları bir de­yimdir. Eklemlerin devamlı basınç so­nucu ve derialtına giren toz tanecikleri­nin etkisiyle iltihaplanıp şişmesi demek­tir.

VURGUN

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VURGUN (Caisson hastalığı). Yol ve su işlerinde basınçlı hava odalarında veya su altında 20 metreye kadar derinlikler­de çalışmak olağandır. Caisson adı veri­len bu basınçlı odalarda ya da dalma çanlarında sıkıştırılmış hava vardır. İç basıncı her 10 metre derinlik için 1 atmosfer olarak ayarlanan bu odalarda iç ve dış basıncı ayarlayan ek bir bölme de vardır.
Bu [...]

VULVA

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VULVA. Kadının dış genital (üretim) organlarıdır.

VON VILLEBRAND HASTALIĞI

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VON VILLEBRAND HASTALIĞI.
Kılcal damarların yapısındaki bir bozuk­luk nedeniyle ortaya çıkan kanamalarla özellenen bir rahatsızlık.

VON RECKLINGHAUSEN HASTA­LIĞI

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VON RECKLINGHAUSEN HASTA­LIĞI (Neurofibomatosis). Deride 75-100 mm. çapma kadar büyüyebilen tümörle­rin belirdiği bir hastalıktır. Ayrıca, si­nirlerin üzerinde de bağdokusu tümör­leri oluşur ve deride kahverengi lekeler ortaya çıkar. Kalıtsal olan bu hastalığın özel tedavisi yoktur, fakat rahatsız eden tümörler, cerrahî yoldan çıkartılabilir. Beyin zarlarının tümörleri bazen bu has­talıkla ilgilidir ve sinirlerin üzerindeki bağdokusu tümörleri bazen kafatası [...]

VOLVULUS

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VOLVULUS. Bir barsak kıvrımının ken­di çevresinde dönüp düğümlenmesidir. bkz. Obstrüksiyon.

VİTİLİGO

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİTİLİGO. Lökoderm.

VİTAMİNLER

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİTAMİNLER. Yaşamın devamı ve normal sağlık durumu için gerekli olan, yiyecek maddelerinde çok az miktarda bulunan organik maddelerdir. Vücut bunları yapamadığından, besinlerde bu­lunmaları gereklidir.
A vitamini: Yağda erir. Balıkyağı, pey­nir, tereyağı, yumurta sarısı, süt ve ye­şil sebzelerde bulunur. Eksikliğinde: Gece körlüğü, enfeksiyona dirençsizlik, gözdeki kornea tabakasının saydamlığını kaybetmesi (keratomalasi) görülür. Fakir ülkelerde hâlâ her yıl bin­lerce [...]

VİSERA

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİSERA. Akciğerler, karaciğer, barsak-lar gibi büyük iç organlara verilen ad.

VİRÜS

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİRÜS. Adi mikroskopla görülemeye­cek kadar ufak olan, bir proetinle kaplı, D.N.A., ya da R.N.A.’dan oluşan tane­ciklerdir. Ancak, yaşayan hücrelerde ço­ğalabilirler ve konak hücrenin ribosom-ları olmaksızın, yaşayamazlar; çünkü, kendi ribosomları yoktur (bkz. Hücre).Çiçek, poliomiyelit, sarıhumma ve bir­çok daha az önemli hastalığın etkeni olan viruslar, antibiyotiklerden etkilen­mezler, bununla birlikte, virüs hastalık­larına karşı zayıflatılmış ya da ölü virüs [...]

VİRULANS

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİRULANS. Bir mikro-organizmanm, yani bakteri ya da virüsün hastalık ya­pabilme gücü.

VİRİLİZM

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİRİLİZM. Kadında, erkek karakteris­tiklerinin belirmesidir. Böbreküstü bezi­nin tümörlerinde, ya da anabolizan ilaç­ların (bkz.) kullanılmasında görülebilir.

VİREMİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİREMİ. Kanda virüs bulunması.

VİNKRİSTİN

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİNKRİSTİN. Hücre öldürme özelliği olan (bkz. Sitotoksik) bir ilaç. Özellikle kan kanserinin tedavisinde kullanılır.

VINCENT ANJİNİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VINCENT ANJİNİ. Bir ağız ve dişeti enfeksiyonudur; ağız mukozasında ülser-leşme görülür. Nedeni, Vincent organiz­ması da denen, Borrelia vincentii adlı spirokettir. Bu mikro-organizma, nor­malde, ağız içinde bulunur. Kişinin sağ­lık durumunun bozulması, ağız ve diş temizliğine önem vermemesi sonucu, bu spiroketler çoğalır ve iğsi ülserli bölge-* lerinde bulunur. Belirtiler, ağız ve boğaz ağrısı, kötü kokan soluktur. Yerel [...]

VİLLUS

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİLLUS. Bir zarın yüzeyindeki ufak uzantıdır. Latincede “tüy demeti” anla­mına gelmektedir.

VIBRIO

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VIBRIO. Spirillaceae ailesinin iki türü, Vibrio cholerae ve Vibrio eltor, tıpta önemlidir. Her ikisi de, kolera etkenidir. Vibrio eltor, ilk olarak Mısır’daki ka­rantina istasyonu El Tor’da izole edil­miştir, bkz. Kolera.

VİABL

2 Temmuz 2008 tarihinde • admin • tarafından eklendi

VİABL. “Yaşayabilir” demektir. Rahim dışmda yaşayabilir duruma gelen, 28.
gebelik haftasından büyük bebekler için kullanılır.

VERTEBRA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VERTEBRA. Omur. VERTEX.

VEREM DUTU

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VEREM DUTU. Frambezi.

VEREM

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VEREM (Tüberküloz):
Nedeni:
Mycobacterium tuberculosis adlı basil enfeksiyonudur. Bu basilin çeşitli türleri vardır: İnsanda hastalık ya­panlar, insan ve sığır tipleridir. İnsan tipi, genellikle akciğerleri istila eder. Sı­ğır tipi, son yıllarda, çevre sağlığı koşul­larının gittikçe düzelmesi, sütün pastö­rize edilmesi, sığırın veremden korun­ması sonucu, çok seyrekleşmiştir. Bu tip basil, çocuklarda hastalığa yol açıp, lenf bezleriyle kemikleri enfekte eder. İnsan [...]

VENÜL

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VENÜL. Küçük toplardamar.

VENTRİKÜLOGRAFİ

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VENTRİKÜLOGRAFİ. Sinir cerrahî­sinde kullanılan bir tekniktir: Kafatasın­da açılan bir delik yoluyla sevk edilen hava. ya da oksijen yardımıyla beyin ven-triküllerimn sınırlarının görülmesi sağ­lanır. Bu sınırdaki şekil bozukluğu ya da normalden farklı durumun belirmesi, bir tümör ya da kan birikmesinin varlı­ğına işaret eder. Bazı vakalarda, özel­likle üç ve dördüncü ventriküllerin ince­lenmesinde, radyo-opak bir madde olan Myodil [...]

VENTRİKÜL

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VENTRİKÜL. Karıncık.

VENİSEKSİYON

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VENİSEKSİYON. Kan akıtmak için yü­zeysel bir damarın kesilmesi.

VENA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VENA (Portal) HEPATİS. Portal top­lardamar.

VENA CAVA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VENA CAVA (Vena kava), Vücudun en büyük iki toplardamarı, baş, boyun,

VEN

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VEN. Toplardamar.

VEKTÖR

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VEKTÖR. Hastalık yapıcı organizmala­rı taşıyan hayvandır. Örneğin, sıtma et­kenini taşıyan sivrisinek, bir vektördür.

VEGETASYON

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VEGETASYON. Görünümleri karnıba-harı andıran küçük, kabarcık şeklinde oluşumlar.

VEBA

2 Temmuz 2008 tarihinde • 13eta • tarafından eklendi

VEBA. Nedeni: Pasteurella pestis ad­lı mikroorganizmanın yaptığı enfeksi­yondur. Güney Amerika, Hindistan, Çin ve Afrika’nın bazı bölgeleriyle, A.B.D. ‘de, Mississippi nehrinin batısında ende-miktir (bkz. Endemik). Organizma, nor­malde sıçan ve diğer kemiricileri etkiler, fakat bu hayvanlar öldüğünde, Pasteu­rella pestis’in konağı olan sıçan piresi,diğer bir sıçan bulamazsa, bir insanın üstünde yaşamaya başlar. Bu, veba sal­gınının başlangıcıdır, çünkü veba, [...]

2 Sayfadan 1. Sayfa12İleri »