Archive for Temmuz 2008
You are browsing the archives of 2008 Temmuz.
You are browsing the archives of 2008 Temmuz.
KREMALI SEBZE ÇORBASI (4-5 Kişilik)
MALZEMELER
1 orta boy soğan 1 orta boy havuç 1 orta boy patates 1/2 su bardağı bezelye 2-3 dal brokoli 1 yumurta sarısı
2 çorba kaşığı un
1.5 su bardağı süt
1/4 limon suyu
1/2 çay bardağı sıvı yağ
3-4 su bardağı et suyu veya su
tuz, karabiber
YAPILIŞI
Tencereye tavla zarı iriliğinde doğranmış patatesleri, havuçları, bezelyeleri [...]
HÜNKAR BEĞENDİ (4-5 kisttik)
MALZEMELER
1/2 kilogram kuşbaşı et (bonfilelik et tercih edilir) 1 iri boy soğan 4-5. diş sarımsak 1 iri boy domates 1/2 çorba kaşığı salça 1/2 çay bardağı sıvı yağ toz, karabiber, kekik
5 orta boy patlıcan (çekirdeksiz)
2 çorba kaşığı un
2.5 su bardağı süt
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1/2 limon suyu
75 gram kaşar [...]
SULTAN KÖFTESİ
400 gram kıyma {yağsız)
4-5 dilim bayat ekmek içi
1 orta boy soğan
kuz, karabiber, köfte baharatı
100 gram kaşar rendesi
YAPILIŞI
Kıymayı bir kaba alıp İçine ufalanmış ekmek içini, tuzu, baharatları ve kaşar rendesini ekleyelim. Soğanı rendeleyip suyunu sıkarak posasını ekleyelim. Köfte harcım iyice yoğurarak yuvarlak ve yassı köfteler hazırlayalım. Köfteleri fırın ızgarasında arkah önlü pişirerek [...]
Kuru Fasulye Tarifi
MALZEMELER
1/2 kilogram kuru fasulye (akşamdan ıslatılmış) 150 gram pastırma 2 orta boy soğan 1 orta boy domates
3-4 çuçka biberi (arzuya göre) 1/2 çorba kaşığı biber salçası 2 çorba kaşığı tereyağ veya margarin (60 gram) tuz
YAPILIŞI
Fasulyeleri 3-4 su yıkayıp üzerini 2 parmak aşacak kadar su ekleyerek en az 2 saat ıslatalım. [...]
KREMALI MANTAR ÇORBASI (4-5 kişilik)
MALZEMELER
25 gram mantar 2 çorba kaşığı un 1 yumurta 1 su bardağı süt
4-5 su bardağı tavuk suyu veya su
5 çorba kaşığı sıvı yağ
1/2 demet dereotu (arzuya göre)
YAPILIŞI
Tencereye sıvı yağı alalım. İnce uzun dilimlenmiş mantarlan ilave edip, suyunu bırakıp çekene kadar pişirelim. Mantarlar sadece yağı İle kaldığında unu serperek ilave [...]
SARAYLI PİRZOLA
MALZEMELER
1/2 kilogram pirzola 3 orta boy soğan 3 orta boy domates
4-5 sivribİber 4-5 diş sarımsak 1/2 çay bardağı sıvı yağ tuz, kekik
YAPILIŞI
Pirzolalara arkalı önlü tuz ve kekik serperek yayvan bir tencereye dizelim. Üzerine piyaz doğranmış soğanları, sarımsakları, iri kesilmiş sivri biberleri ve domates dilimlerini dizip tuz İle sıvı yağ gezdirelim. Ağır ateşte [...]
ISPANAKLI KATMER
MALZEMELER
1 yumurta 4 su bardağı un 3 çorba kaşığı sıvı yağ 1 çorba kaşığı şeker 1/2 kibrit kutusu kadar yaş maya (30 gr.)
1.5 su bardağı su Tuz İçi için 2 yumurta
750 gr. ıspanak (yapraklı kısımları)
100 gr. beyaz peynir veya lor peyniri
2 çorba kaşığı un
1/2 çay bardağı sıvı yağ
2 çorba kaşığı tereyağı veya margarin [...]
YAPILIŞI
Ön hazırlık olarak krebİ hazırlayalım. Bir kapta yumurtaları, sütü, unu, sıvıyağı ve tuzu mikserde çırpalım. Teflon tavayı hafifçe yağlayarak birer kepçe krep hamuru boşaltalım. Arkalı önlü pişen krepleri bekletelim. Tencereye sıvı yağla, küçük kuşbaşı iriliğinde doğranmış etleri ilave edelim. Etler suyunu bırakıp çekene dek pİşirelim. Etler sadece yağı ile kaldığında küp doğranmış soğanları ilave ilave [...]
Çullu Köfte (4-5 kişilik)
MALZEMELER:
200 gr. tavuk veya hindi kıyması
200 gr. dana kıyması
1 çay bardağı pirinç
1 iri boy soğan
1/2 demet maydanoz
3 yumurta (2 tanesi köftelerin dışı için)
1 kase galeta unu
3/4 su bardağı sıvı yağ
Birer çay kaşığı kimyon
karabiber, kekik, tuz
YAPILIŞI :
Pirinçleri yıkayıp 1:5 su bardağı sıcak su ilave ederek suyunu İyice çekene dek haşlayalım. Bir tavaya [...]
Fırında Sebzeli Köfte ( 5-6 kişilik )
Hazırlanışı: 15-20 dakika
Pişirme süresi: 30-35 dakika
MALZEMELER
400 gr yağsız kıyma 1 orta boy sağan 3-4 dilim bayat ekmek içi (ufalanmış)
1 yumurta
1/2 demet maydanoz 3-4 diş sarımsak 5-6 orta boy patates 5-6 sivri biber
2 iri boy domates
4 çorba kaşığı sıvı yağ Birer çay kaşığı karabiber, kimyon, kekik Tuz
YAPILIŞI
Bir kabın içine kıymayı, ufalanmış [...]
MALZEMELER
1/2 çay bardağı sıvıyağ
7-8 kurutulmuş patlıcan Tuz, karabiber, dolma baharatı
7-8 kurutulmuş dolmalık biber 1/2 çorba kaşığı salça (Yemeğin 2 orta boy soğan sosu için)
1/2 çorba kaşığı domates salçası
1/2 çorba kaşığı biber salçası
2-3 diş sarımsak
1/2 çay bardağı sıvıyağ
YAPILIŞI
Ön hazırlık olarak tencereye kuru patlıcan ve biberleri alarak üzerlerini aşacak kadar sıcak su İlave edip 10-15 dakika haşlayalım. [...]
Sezeryan ile Doğum Videosu
Şu Sayfalarımıza da Bakmanızı Tavsiye Ediyoruz:
Sezaryen Doğum mu Normal Doğum mu?
Suda Doğum Videoları
Normal Doğum Videoları
Anne Karnında Yaşama Yolculuk Belgeseli (Muhteşem Bir Şey)
1. Normal Doğum Videosu :
2. Normal Doğum Videosu :
3. Normal Doğum Videosu
4. Doğum Videosu
Gerekli malzeme:
1 piliç, 750 gr. patlıcan, 3/4 kahve fincanı un, 3 silme çorba kaşığı yağ (margarin), 4 kahve fincanı süt, 1 kahve fincanı rendelenmiş kaşer, tuz.
Hazırlanması:
Pilici salçalı piliçde anlatıldığı gibi pişirin. Beyendiyi de «beyendili kebap» ta anlatıldığı şekilde [yapın].
Beyendiyi önce yemek tabaklarının içine koyun, üzerlerine pilici yerleştirerek salçasını dökün
Yaşlı insanlar kendilerini birbirinden temelde fark gösteren iki durumla karşı karşıya bulurlar: Ya evlerinde oturacaklar ya da bir yere yerleştirileceklerdir.
1) Evlerinde yaşayan kadınlar
Bu durumda da karşımıza iki yol çıkıyor:
- Yemekleri kendileri veya bir aile üyesi, hizmetçi taraf-fından pişirilenler: Bu guruptakilerin yedikleri, çok dengeli ve doğru kalır.
- Bir kuruluşa bağlanıp evlerine hazır yemek servisi yaptıranlar. [...]
Prostatta ameliyattan başka seçenek var mı?54 yaşındayım. Prostatla ilgili sorunum var.
Ancak ameliyat olmadan da tedavi olabilirmişim? Prostat için ameliyatdışında başka hangi tedaviler uygulanır?
CEVAP
Isı tedavisi, ultrason tedavisi, mikrodalga tedavisi, balonla germe tedavisi gibi birtakım ek tedavi yöntemleri denenmektedir. Ama bunun en başarılı | tedavisi cerrahi tedavidir. Ameliyat olamayacak
kadar ağır durumda olanlar, kalp hastalığı olanlar, anestezi [...]
Bu ilaçlar sinir hastalıklarının tedavilerine yöneliktir. Bunlar beynin belirli merkezlerinde (hipotalamus) etkili olurlar. Bu merkezler aynı zamanda “açlık merkezleridir” ve vücut ağırlığını da dengelerler.
Oragnizmanın endokrin bezleri hormonlarını salgılamasında bir orkestra şefi görevi olan hipofiz, bu ilaçlardan etkilenir.
Psikotrop ilaçlar familyasında bir çok değişik tip ilaç vardır.
1) Anti depresanlar
Bunların içinden anafronil ve Tafranil gibi bazı ilaçlar ağır [...]
VARİKOSEL
Spermatik kordonun çevresinde bulunan ve Plexus pampiniformis adını alan toplardamarların varisleşmesidir. Nedeni bilinmemektedir. Seyrek olarak, hastada sancı şikâyeti vardır, fakat vakaların çoğu, genel muayene sırasında rastlantıyla dikkati çeker ve önemsizdir. Rahatsızlık vermediği takdirde, bir aşıcı bandaj kullanılabilir.
Son günlerde bu tür hastalıkların fazlalaştığı iddia edilmektedir. Başlıca zührevi hastalıklar; bel soğukluğu, frengi ve şankroid (yumuşak şankr) dır. Bunların her biri kendi başlığı altında anlatılmıştır. (Aynı anda, birden fazla zührevi hastalık bulaşabilir). Bir hastalığın zührevi olmasının (yani, cinsel birleşmeyle bulaşabilmesinin) nedeni, etken organizmaların, üreme organlarının ısı ve nemliliğinden uzakta yaşayamamasıdır. Frengi, vücudun her bölgesine [...]
ZONA (Herpes zoster). Duyusal sinirlerin ağrılı bir hastalığıdır. Hasta sinirin etkilediği deri bölgesinde de iltihap görülür.
Nedeni: Suçiçeği etkeni olan virüstür. İki hastalık arasındaki ilgi tam saptanamamıştır, çünkü zonalı bir erişkinden, çocuklara suçiçeği bulaşabildiği halde, suçiçekli çocuklardan erişkinlere zona geçememekte ve bir erişkinden diğerine de zona bulaşamamaktadır. Çocuklukta geçirilmiş bir enfeksiyon sonrası, vücutta sessiz kalmış bir [...]
ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU. Pankreastaki Langerhans adacıklarına ait bir tümör. Bol miktarda gastrin hormonu yaparak iyileşmeyen mide ülserlerine yol açar; şiddetli ishaller meydana getirir.
ZİGOMATİK KEMİK. Gözün kemik yuvasının (orbita) dış duvarının bir bölümüyle, tabanını yapan yanak kemiği.
ZERKLER. Zerkler, intradermal (deri içi), hipodermal veya sublitan (deri altı), tinramüsküler (kas içi) veya intra-venöz (damar içi) olabilir. Bir ilacı, genel dolaşıma ve etkileyeceği organa en çabuk gönderme yolu, damar içi zerktir. Kas içi zerkler; acil bir vakada, zerk yapmasını bilmeyenlerin kullanacağı en güvenli yoldur. Bu durumda deri mümkünse su ve sabunla yıkanır veya üzerine [...]
ZENCEFİL. Doğu Hindistan ve Kara-yipler’de yetişen Zingiber officinale kökünden hazırlanan ve sindirimi uyarıcı ya da barsak gazlarını giderici olarak kullanılan bir maddedir. Beyaz zencefil, üstü kazınmış köke verilen addır.
ZEKÂ GERİLİĞİ. Zihinsel gelişimin olamaması demektir. Başlangıçtan itibaren bu gelişimin eksik olması haline, amentia (amensia), önceleri bu yönden normal olup da bir hastalık sonrası bu yeteneğin kaybolması durumuna ise, de-mentia (demans) adı verilir. Zekâ geriliğinin sınıflandırılması çeşitlidir. Örneğin, İngiltere’de hukukî yönden, idiosi, embesilite ve basit zekâ geriliği ya da moralite eksikliği diye ayrılmaktadır. A. B.D.’de [...]
ZEHİRLİ BİTKİLER. Mantarlar: A manita cinsi çok zehirlidir ve bunun bazı türleri, yenebilen mantarlarla karış-tınlabilir. Amanita phalloides, hem yenebilen mantarlara benzer, hem de çok güzel bir tadı vardır. Genellikle beyaz benekli tüm mantarlar zehirlidir. Belirtileri: Mantarın yenmesinden 6-36 saat sonra, şiddetli karın ağrısı, is- hal, kusma ve sarılık belirir. Karaciğer yetmezliği oluşup, ölümle sonuçlanır. Amanita [...]
ZEHİRLER. Zehirlenme olayında, ilk alınacak önlem; doktora başvurmak ve zehirlenmenin türünü belirtebilecek ma-teryeli (kusmuk gibi) toplamaktır. Anti-dotlara fazla güvenmemek gerekir; çünkü bunlar, sanıldığı kadar çok sayıda bulunmaz. Hastanın genel durumunu takviye etmek, onu ılık tutmak, bilincini kaybettiyse, solunum yollarını açık tutmak daha önemlidir. Hasta, başı yana döndürülerek yatırılır. Bazı barbitürat zehirlenmelerinde, suni solunum gerekebilir.
Hastaneye gitmek [...]
ZEHİRLENME, İntoksikasyon. Zehirlenme sayfamızı ya da zehirlenme etiketimizi ziyaret edininiz.
ZAFİYET. Halk dilinde ‘zafiyet” anlamında kullanılan debilite, türlü hastalığın belirtisi olabildiği gibi, hiçbir semptomatik değeri de olmayabilen bir haldir. Tıp dilinde, zafiyetin önemli bir belirti olduğu hastalıklar, akciğer vereminin belli birkaç tipi, Addison hastalığı (bkz.) ve pernisyöz anemidir (bkz.) Böylelikle, “zafiyet” deyiminin, halk dilinde, ne kadar gereksiz ve fazla kullanıldığı anlaşılmış olur. Kendini halsiz hisseden [...]
YÜZ SİNİRİ (Fasyal sinir). Yedinci kafa çiftidir; yüzdeki ifade sağlayan kasları sinirlendirir. (Yüzün duygusal sinirleri ise, beşinci kafa çifti olan trigemi-nus sinirine aittir). Bu sinirin felcinde, yüzün bir yarısı ifadesiz ve hareketsizdir. Bell Felci.
YÜRÜYÜŞ ŞEKLİ. Kişide var olan iç ve cerrahî hastalıklar, yürüyüşünden anlaşılabilir. Tipik yürüyüş şekillerinden biri, şiddetli düztabanlıkta, başparmakların dışarı dönük ve tabanların dümdüz olduğu, Şarlovari yürüyüştür. Hemiple-ji, ya da felçte, bacak sürüklenir. Alkoliklerle diğer nörit vakalarında, ayağın bilekten düşük olmasından ötürü, çamurda yürürcesine dizler normalden yukarı kaldırılır. Paralysis agitansta, kısa, çabuk adımlar atılır. Diz eklemi [...]
YUVARLAK BAĞ (Ligament). Rahim’ in yuvarlak bağı, erkekteki gubernaku-lum testis’in karşılığıdır. Yumurtalık’tan, över bağı adı altında rahim’e uzanır veburadan, yuvarlak bağ olarak derin kasık kanalına varır. Kasık kanalından geçip, büyük dudağa erişir. Çok seyrek olarak, bu yol boyunca bir dolaylı kasık fıtığı oluşabilir.
YUTMA GÜÇLÜĞÜ. Yutma eylemi sırasında lokmanın mideye doğru gidişinde zorlanması. Çoğu kez yemek borusunu ilgilendiren anormal bir duruma (darlık, tümör) bağlıdır.
YUMURTLAMA (Ovulasyon). Dişilerde dönüşümlü olarak cereyan eden bir olay. Her yumurtlamada bir tek yumurta; karın boşluğuna salınır.
YUMURTALIK İLTİHABI (Ooforit). Dişi cinsiyet bezleri olan överlerin iltihaplanması.
YUMURTALIK (Över). Överler, dişi cinsiyet bezleridir.
Anatomisi: Överler, 4×2×1 cm. boyutlarında, badem biçimli organlardır. Çocuk doğurmamış kadınlarda, ilyak atardamarların ayrılma yerinin önünde, rahim ve fallop borularını kaplayan geniş bağa bağlı olarak, pelvis duvarına yapışık durumdadırlar. Doğurmuş kadınlarda, konum değişken olmakla beraber, daima fallop borularının açık ağızlarına yakmdıriar. Yumurtalıkların bir korteks, bir de medulla bölümleri vardır. Organın [...]
YUMURTA (Ovum). Kadın cinsiyet hücresi, Cinsel Organlar.
YTTRIUM 90. Beta tanecikleri yayan ve yarı-ömrü 64 saat kadar olan radyoaktif bir madde.
YORGUNLUK. İki tip yorgunluktan söz edilebilir:
1. Organik yorgunluk: Ağır kas idmanı sonucu, kanda laktik asit gibi, kasdoku-su metabolizması artık ürünleri belirir;
2. Psikolojik yorgunluk: Sinir dokusu yorgunluğu söz konusu olmadığından, burada artık madde birikimi yoktur. Bu durumda yorgunluk, can sıkıntısının bir ifadesidir. Can sıkıntısı, tekdüze veya istenmeyen bir işin yapılması sırasında bu tip [...]
YOLCULUK İSHALİ. Birçok kişi, yabancı bir ülkeye ilk vardığında, kısa ishal nöbetleri geçirir. Her ne kadar bazı vakalar, basil enfeksiyonuna bağlıysa da, çoğu zaman, bu durum, kahnbarsaktaki normal bakteri ortamının değişmesiyle ilgilidir. Tedavi gerekmekteyse (ishal şiddetliyse), basit önlemlere başvurulmalı, örneğin kaolen karışımı verilmelidir. Teşhisin konamadığı, patojen mikrobun bulunamadığı vakalarda, antibiyotik ya da sülfonamid uygulamak yanlıştır.
YILDIZSI GANGLİYON Boyunda üç tane sempatik sinir gangliyonu vardır: En üstteki, ikinci ve üçüncü boyun omurunun karşısında, ortadaki, altıncı boyun omurunun karşısında ve en alttaki de, birinci kaburga boynunun üstünde bulunur. En alt gangliyon, çoğu kişide birinci torakal gangliyonla (göğüs gangliyo-nuyla) birleşir. (Birinci torakal gangliyon, birinci kaburga boynunun altındadır). Bu şekilde ortaya çıkan, sınırlan düzensiz [...]
YILANCIK (Erizipel). Derinin bir streptokok enfeksiyonudur. Nedeni: Küçük yara veya sıyrıklardan içeri girmiş olan streptococcus pyo-genes’tir. Belirtileri: Deride, çevresinden kabarık olan ağrılı, duyarlı ve yayılan bir kızartı, ateş ve titremedir. Enfekte bölgenin sınırlan çok çabuk yayılır ve belirtiler arttıkça hastada delirium başlar, hasta gittikçe ağırlaşır. Enfeksiyon, vücudun herhangi bir yerinde olabilir. En sık yüzde, burun [...]
YIKAMA. Bir vücut boşluğu ya da yaranın, bol miktarda suyla (su içine başka maddeler de eklenebilir) yıkanmasıdır.
YENİ DOĞANLA İLGİLİ (Neonatal). Yeni doğan bebeği ilgilendiren.
YENİ DOĞANIN HEMOLİTİK HASTALIĞI (Yeni doğan sarılığı) Bu hastalığın nedeni, bebek kan hücreleriyle, anne kanı arasındaki uyuşmazlıktır. Anne kanı antikorları, plasenta’dan (son) geçebilmekte ve bebek hücrelerini yıkmaktadır. Bu uyuşmazlık, aşağı yukarı bütün vakalarda, Rh-faktörüne ilişkindir (bkz. Kan Grupları) ve Rh-negatif bir annenin Rh -pozitif bir bebeğe karşı antikor oluşturmasına bağlıdır. Gebenin Rh-negatif olduğu bilinir bilinmez, [...]
YEMEK BORUSU (Özofagus). Yutak ya da boğazla mideyi birleştirir. Göğüs boşluğunda, diyaframa uzanır ve onu geçip mideye varır. Organın hastalıkları; kanser, hiatus fıtığı (bkz.), kaza sonucu oluşan daralmalar (örneğin, kılıç yutan birinin yapabileceği ufak bir yanlışlık sonucu, ya da yakıcı madde içil-mesiyle), alt uçta oluşan spazm sonucu daralma, karaciğer sirozu gibi vakalarda, portal dolaşım basıncının [...]
YATAK YARALARI. Durumlarını sık ve düzenli olarak değiştiremeyen yatalak hastalarda oluşur. Özellikle, topuklar ve kuyruk sokumu bölgesinde bu yaralara sık rastlanır, çünkü bu bölgelerde deriye olan basınç, kan akımına engel olmakta ve dokularda ölüme yol açmaktadır. Yatak yaralarına, omuzlar, dirsekler ve ayak bileklerinde de rastlanır. Etkilenen bölge başta morarır; ondan sonra da yara açılıp, yüzeyinden [...]
YATAĞA İŞEME (Enuresis). Yatağa işemektir. Bir çocukta bu hal varsa, diyabet, böbrek hastalığı ya da mesanenin sinirsel kontrolunda bir bozukluk aranmalıdır. Hiçbir organik anomali bulunmadığı halde, bu durumun aslının psikolojik nedeni araştırılır. Genellikle, çocuğun üstüne fazla düşen anne ve babalar, bu psikolojik nedeni oluşturur: Unutulmamalıdır ki, 18 aylık olana kadar, normal bir çocuk mesanesini her [...]
YARIM KÖRLÜK. Hemianopsi, ya da hemiopi adları da verilebilen bu durum, görme alanının yarısının görülememesi-dir. İki gözün simetrik yarılarında görme olmaması haline, homonim hemiano-pi; asimetrik yarılarmdakine ise, heteronim hemianopsi denir. Görmenin kaybolduğu alanların özellikleri ve genişliği göz önünde tutularak, hastalığın, retina ile beynin görmeyle ilgili alanları arasındaki görme siniri yollannm neresinde olduğuna ilişkin fikir edinilebilir.
YARIM FELÇ (Femipleti). Vücudun bir yarısının felcidir. Hemiparize de, hemip-leji de felç olayı sonucudur. Neden, beynin sağ tarafındaki kan damarlarına ilişkin bir olaysa, vücudun sol tarafı etkilenir; sol beyin yarımküresindeki kan damarları hastalanmışsa, vücudun sağ yarısında hemipleji veya hemiparezi görülür (sağ elini kullananlarda, konuşma yeteneği yok olur).
YARIK DAMAK. Cenin’de burun, üst dudak ve damak, üç ayrı doku kitlesinin birleşmesiyle oluşur. Alın bölgesinden aşağı doğru, fronto-nasal (alın -burun) uzantısı, her iki yandan orta çizgiye doğru, sağ ve sol maksiller (üst-çene) uzantılar ilerler. Alm-burun uzantısı, üst dudağın ortasını, burnu, alnı ve sert damağın en ön bölümünü yapar. İki maksiller uzantılar, yanakları, [...]
YAPIŞIKLAR (Adhezyonlar). Vücuttaki yapıların çoğu, birbirleri üzerinde serbestçe hareket edebilmelerini sağlayacak dokularla bifbirinden ayrılmıştır: Akciğerleri göğüs duvarından ayıran plevra zarıdır; eklemlerin iç yüzleri kaygan si-novia zarıyla örtülüdür; karın içi organlarının birbiri üzerinde serbestçe hareketini sağlayan yapı, bu organların üstünü örten periton zarıdır. Bazen bu zarların da iltihaplandığı görülür. Bu iltihaplanmanın nedeni genellikle, zarın üzerini kapladığı [...]
YANILSAMA (Delüzyonlar). Genellikle ciddi bir akıl hastalığının belirtisi olan yanlış inanç ve düşüncelere verilen addır. Bununla birlikte, her yanlış inanç ve düşünceyi de akıl hastalığına bağlamanın hatalı olabileceğini unutmamalıdır. Örneğin, bir kişi, bir gerçeği abartabilir (mesela, terlediği zaman çok kötü koktuğunu iddia edebilir) ve ‘bunun da herkesi rahatsız ettiğine inanabilir (ki bu doğru olmayabilir), ama [...]
YALANCI GEBELİK. Tüm gebelik belirtilerinin varlığına rağmen, rahim boştur. Olay daha ziyade çocuğu olmayan, fakat çok çocuk isteyen kişilerde görülen psikolojik bir reaksiyondur.
YAĞ NEKROZU. Bazı hallerde, örneğin, bir darbe sonucu, göğüste kanseri andıran ve deriye yapışık bir şişkinlik belirir; bu, aslında, ölü yağ hücrelerinden ibarettir. Kanserden ayırıcı teşhis, biyopsiyle (parça alınmasıyla) konur.
Çok seyrek görülen bazı hallerde de, bir yaralanma sonucu veya ağır bir iltihap sırasında, pankreas enzimleri, karın boşluğuna sızıp, omentum veya mezen-terdeki yağ hücrelerini öldürebilir.
YAĞ KİSTİ. Yağ bezlerinin büyümesi sonucu deri altında oluşan kistlerdir. Deride yağ bezlerinin (sebase guddelerin)bulunduğu her yerde, özellikle baştaki saçlı deride bulunabilirler. (Deride yağ bezlerinin bulunmadığı yerler, tabanlar ve avuç içleridir). Tedavi, yerel anesteziyle, kistlerin çıkartılmasıdır.
YAĞLI DEJENERASYON. Yağlı dejenerasyon, bazı kansızlıklar, organın kanlanması veya sinirlenmesini önleyen haller, kloroform, karbontetraklorür veya fosfor zehirlenmeleri sonucu oluşur. Bu dejenerasyonun en sık görüldüğü organlar, kalp, karaciğer ve böbreklerdir. Bu organlarda, hücreler dejenere olup, normal çalışma yeteneklerini kaybederler ve içlerinde yağ tanecikleri belirir.
YAĞLANMA (Adiposis). Yağdokusu-nun vücutta anormal birikimidir. Bunun kadınlarda rastlanan bir şekline adiposis dolorosa adı verilir ve burada sinir sistemi bozukluklanyla beraber ağrılı yağlı şişkinlikler görülür.
YAĞ AMBOLİSİ. Kemik kırılmalarında görülebilen bir komplikasyondur. Ağır kırıklarda, kemik iliğindeki yağın bir bölümü açığa çıkar ve yağ damlaları kan dolaşımına karışıp amboli (bkz. Ambolizm) oluşturur.
YABANCI İSİMLER. Vücudun belirli bir yerinde, normalde bulunmayan herhangi bir madde, yabancı cisimdir. Bunlara, özellikle çocuklarda, barsaklar, kulak ve burunda rastlanır. Göze giren yabancı cisimler, tahriş edici ve tehlikelidir. Yabancı cisimler, özellikle askerî cerrahîde önemlidir, çünkü çıkartılmadıkları takdirde, kronik enfeksiyona yol açıp, yaraların iyileşmesini engellerler. Yutulan yabancı cisimler, yemek borusunda takılabilir, ya da tehlikeli olabilir [...]
VURMA DİRSEĞİ, ELİ, DİZİ. Maden ocakları işçilerinin kullandıkları bir deyimdir. Eklemlerin devamlı basınç sonucu ve derialtına giren toz taneciklerinin etkisiyle iltihaplanıp şişmesi demektir.
VURGUN (Caisson hastalığı). Yol ve su işlerinde basınçlı hava odalarında veya su altında 20 metreye kadar derinliklerde çalışmak olağandır. Caisson adı verilen bu basınçlı odalarda ya da dalma çanlarında sıkıştırılmış hava vardır. İç basıncı her 10 metre derinlik için 1 atmosfer olarak ayarlanan bu odalarda iç ve dış basıncı ayarlayan ek bir bölme de vardır.
Bu [...]
VULVA. Kadının dış genital (üretim) organlarıdır.
VON VILLEBRAND HASTALIĞI.
Kılcal damarların yapısındaki bir bozukluk nedeniyle ortaya çıkan kanamalarla özellenen bir rahatsızlık.
VON RECKLINGHAUSEN HASTALIĞI (Neurofibomatosis). Deride 75-100 mm. çapma kadar büyüyebilen tümörlerin belirdiği bir hastalıktır. Ayrıca, sinirlerin üzerinde de bağdokusu tümörleri oluşur ve deride kahverengi lekeler ortaya çıkar. Kalıtsal olan bu hastalığın özel tedavisi yoktur, fakat rahatsız eden tümörler, cerrahî yoldan çıkartılabilir. Beyin zarlarının tümörleri bazen bu hastalıkla ilgilidir ve sinirlerin üzerindeki bağdokusu tümörleri bazen kafatası [...]
VOLVULUS. Bir barsak kıvrımının kendi çevresinde dönüp düğümlenmesidir. bkz. Obstrüksiyon.
VİTAMİNLER. Yaşamın devamı ve normal sağlık durumu için gerekli olan, yiyecek maddelerinde çok az miktarda bulunan organik maddelerdir. Vücut bunları yapamadığından, besinlerde bulunmaları gereklidir.
A vitamini: Yağda erir. Balıkyağı, peynir, tereyağı, yumurta sarısı, süt ve yeşil sebzelerde bulunur. Eksikliğinde: Gece körlüğü, enfeksiyona dirençsizlik, gözdeki kornea tabakasının saydamlığını kaybetmesi (keratomalasi) görülür. Fakir ülkelerde hâlâ her yıl binlerce [...]
VİSERA. Akciğerler, karaciğer, barsak-lar gibi büyük iç organlara verilen ad.
VİRÜS. Adi mikroskopla görülemeyecek kadar ufak olan, bir proetinle kaplı, D.N.A., ya da R.N.A.’dan oluşan taneciklerdir. Ancak, yaşayan hücrelerde çoğalabilirler ve konak hücrenin ribosom-ları olmaksızın, yaşayamazlar; çünkü, kendi ribosomları yoktur (bkz. Hücre).Çiçek, poliomiyelit, sarıhumma ve birçok daha az önemli hastalığın etkeni olan viruslar, antibiyotiklerden etkilenmezler, bununla birlikte, virüs hastalıklarına karşı zayıflatılmış ya da ölü virüs [...]
VİRULANS. Bir mikro-organizmanm, yani bakteri ya da virüsün hastalık yapabilme gücü.
VİRİLİZM. Kadında, erkek karakteristiklerinin belirmesidir. Böbreküstü bezinin tümörlerinde, ya da anabolizan ilaçların (bkz.) kullanılmasında görülebilir.
VİNKRİSTİN. Hücre öldürme özelliği olan (bkz. Sitotoksik) bir ilaç. Özellikle kan kanserinin tedavisinde kullanılır.
VINCENT ANJİNİ. Bir ağız ve dişeti enfeksiyonudur; ağız mukozasında ülser-leşme görülür. Nedeni, Vincent organizması da denen, Borrelia vincentii adlı spirokettir. Bu mikro-organizma, normalde, ağız içinde bulunur. Kişinin sağlık durumunun bozulması, ağız ve diş temizliğine önem vermemesi sonucu, bu spiroketler çoğalır ve iğsi ülserli bölge-* lerinde bulunur. Belirtiler, ağız ve boğaz ağrısı, kötü kokan soluktur. Yerel [...]
VİLLUS. Bir zarın yüzeyindeki ufak uzantıdır. Latincede “tüy demeti” anlamına gelmektedir.
VIBRIO. Spirillaceae ailesinin iki türü, Vibrio cholerae ve Vibrio eltor, tıpta önemlidir. Her ikisi de, kolera etkenidir. Vibrio eltor, ilk olarak Mısır’daki karantina istasyonu El Tor’da izole edilmiştir, bkz. Kolera.
VİABL. “Yaşayabilir” demektir. Rahim dışmda yaşayabilir duruma gelen, 28.
gebelik haftasından büyük bebekler için kullanılır.
VEREM (Tüberküloz):
Nedeni:
Mycobacterium tuberculosis adlı basil enfeksiyonudur. Bu basilin çeşitli türleri vardır: İnsanda hastalık yapanlar, insan ve sığır tipleridir. İnsan tipi, genellikle akciğerleri istila eder. Sığır tipi, son yıllarda, çevre sağlığı koşullarının gittikçe düzelmesi, sütün pastörize edilmesi, sığırın veremden korunması sonucu, çok seyrekleşmiştir. Bu tip basil, çocuklarda hastalığa yol açıp, lenf bezleriyle kemikleri enfekte eder. İnsan [...]
VENTRİKÜLOGRAFİ. Sinir cerrahîsinde kullanılan bir tekniktir: Kafatasında açılan bir delik yoluyla sevk edilen hava. ya da oksijen yardımıyla beyin ven-triküllerimn sınırlarının görülmesi sağlanır. Bu sınırdaki şekil bozukluğu ya da normalden farklı durumun belirmesi, bir tümör ya da kan birikmesinin varlığına işaret eder. Bazı vakalarda, özellikle üç ve dördüncü ventriküllerin incelenmesinde, radyo-opak bir madde olan Myodil [...]
VENİSEKSİYON. Kan akıtmak için yüzeysel bir damarın kesilmesi.
VENA CAVA (Vena kava), Vücudun en büyük iki toplardamarı, baş, boyun,
VEKTÖR. Hastalık yapıcı organizmaları taşıyan hayvandır. Örneğin, sıtma etkenini taşıyan sivrisinek, bir vektördür.
VEGETASYON. Görünümleri karnıba-harı andıran küçük, kabarcık şeklinde oluşumlar.
VEBA. Nedeni: Pasteurella pestis adlı mikroorganizmanın yaptığı enfeksiyondur. Güney Amerika, Hindistan, Çin ve Afrika’nın bazı bölgeleriyle, A.B.D. ‘de, Mississippi nehrinin batısında ende-miktir (bkz. Endemik). Organizma, normalde sıçan ve diğer kemiricileri etkiler, fakat bu hayvanlar öldüğünde, Pasteurella pestis’in konağı olan sıçan piresi,diğer bir sıçan bulamazsa, bir insanın üstünde yaşamaya başlar. Bu, veba salgınının başlangıcıdır, çünkü veba, [...]