ZÜHREVİ HASTALIKLAR

ZÜHREVİ HASTALIKLAR. Son gün­lerde bu tür hastalıkların fazlalaştığı id­dia edilmektedir. Başlıca zührevi hasta­lıklar; bel soğukluğu, frengi ve şankroid (yumuşak şankr) dır. Bunların her biri kendi başlığı altında anlatılmıştır. (Aynı anda, birden fazla zührevi hastalık bu­laşabilir). ... DEVAMI...>>

ZONA

ZONA (Herpes zoster). Duyusal sinirle­rin ağrılı bir hastalığıdır. Hasta sinirin etkilediği deri bölgesinde de iltihap gö­rülür. Nedeni: Suçiçeği etkeni olan virüs­tür. İki hastalık arasındaki ilgi tam sap­tanamamıştır, çünkü zonalı bir erişkin­den, çocuklara suçiçeği bulaşabildiği hal­de, suçiçekli ... DEVAMI...>>

ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU

ZOLLINGER-ELLISON SENDROMU. Pankreastaki Langerhans adacıklarına ait bir tümör. Bol miktarda gastrin hor­monu yaparak iyileşmeyen mide ülserle­rine yol açar; şiddetli ishaller meydana getirir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ZİGOMATİK KEMİK

ZİGOMATİK KEMİK. Gözün kemik yuvasının (orbita) dış duvarının bir bö­lümüyle, tabanını yapan yanak kemiği. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ZERKLER

ZERKLER. Zerkler, intradermal (deri içi), hipodermal veya sublitan (deri al­tı), tinramüsküler (kas içi) veya intra-venöz (damar içi) olabilir. Bir ilacı, ge­nel dolaşıma ve etkileyeceği organa en çabuk gönderme yolu, damar içi zerktir. Kas içi zerkler; ... DEVAMI...>>

ZENCEFİL

ZENCEFİL. Doğu Hindistan ve Kara-yipler'de yetişen Zingiber officinale kö­künden hazırlanan ve sindirimi uyarıcı ya da barsak gazlarını giderici olarak kullanılan bir maddedir. Beyaz zencefil, üstü kazınmış köke verilen addır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ZEKÂ GERİLİĞİ

ZEKÂ GERİLİĞİ. Zihinsel gelişimin olamaması demektir. Başlangıçtan itiba­ren bu gelişimin eksik olması haline, amentia (amensia), önceleri bu yönden normal olup da bir hastalık sonrası bu yeteneğin kaybolması durumuna ise, de-mentia (demans) adı verilir. Zekâ geri­liğinin ... DEVAMI...>>

ZEHİRLİ BİTKİLER

ZEHİRLİ BİTKİLER. Mantarlar: A manita cinsi çok zehirlidir ve bunun bazı türleri, yenebilen mantarlarla karış-tınlabilir. Amanita phalloides, hem yene­bilen mantarlara benzer, hem de çok güzel bir tadı vardır. Genellikle beyaz benekli tüm mantarlar zehirlidir. Belirtileri: ... DEVAMI...>>

ZEHİRLER

ZEHİRLER. Zehirlenme olayında, ilk alınacak önlem; doktora başvurmak ve zehirlenmenin türünü belirtebilecek ma-teryeli (kusmuk gibi) toplamaktır. Anti-dotlara fazla güvenmemek gerekir; çün­kü bunlar, sanıldığı kadar çok sayıda bulunmaz. Hastanın genel durumunu takviye etmek, onu ılık tutmak, ... DEVAMI...>>

ZEHİRLENME

ZEHİRLENME, İntoksikasyon. Zehirlenme sayfamızı ya da zehirlenme etiketimizi ziyaret edininiz.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ZAFİYET

ZAFİYET. Halk dilinde 'zafiyet" an­lamında kullanılan debilite, türlü has­talığın belirtisi olabildiği gibi, hiçbir semptomatik değeri de olmayabilen bir haldir. Tıp dilinde, zafiyetin önemli bir belirti olduğu hastalıklar, akciğer ve­reminin belli birkaç tipi, Addison has­talığı (bkz.) ... DEVAMI...>>

YÜZ SİNİRİ

YÜZ SİNİRİ (Fasyal sinir). Yedinci ka­fa çiftidir; yüzdeki ifade sağlayan kas­ları sinirlendirir. (Yüzün duygusal sinir­leri ise, beşinci kafa çifti olan trigemi-nus sinirine aittir). Bu sinirin felcinde, yüzün bir yarısı ifadesiz ve hareketsizdir. Bell ... DEVAMI...>>

YÜRÜYÜŞ ŞEKLİ

YÜRÜYÜŞ ŞEKLİ. Kişide var olan iç ve cerrahî hastalıklar, yürüyüşünden an­laşılabilir. Tipik yürüyüş şekillerinden biri, şiddetli düztabanlıkta, başparmak­ların dışarı dönük ve tabanların dümdüz olduğu, Şarlovari yürüyüştür. Hemiple-ji, ya da felçte, bacak sürüklenir. Al­koliklerle diğer nörit ... DEVAMI...>>

YUVARLAK SOLUCAN

YUVARLAK SOLUCAN. Solucan­lar. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YUVARLAK BAĞ

YUVARLAK BAĞ (Ligament). Rahim' in yuvarlak bağı, erkekteki gubernaku-lum testis'in karşılığıdır. Yumurtalık'tan, över bağı adı altında rahim'e uzanır veburadan, yuvarlak bağ olarak derin ka­sık kanalına varır. Kasık kanalından ge­çip, büyük dudağa erişir. Çok seyrek olarak, ... DEVAMI...>>

YUTMA GÜÇLÜĞÜ

YUTMA GÜÇLÜĞÜ. Yutma eylemi sı­rasında lokmanın mideye doğru gidişin­de zorlanması. Çoğu kez yemek boru­sunu ilgilendiren anormal bir duruma (darlık, tümör) bağlıdır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YUMUŞAK ŞAKR

YUMUŞAK ŞAKR. Şankroid. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YUMURTLAMA

YUMURTLAMA (Ovulasyon). Dişiler­de dönüşümlü olarak cereyan eden bir olay. Her yumurtlamada bir tek yumur­ta; karın boşluğuna salınır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YUMURTALIK İLTİHABI

YUMURTALIK İLTİHABI (Ooforit). Dişi cinsiyet bezleri olan överlerin il­tihaplanması. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YUMURTALIK

YUMURTALIK (Över). Överler, dişi cinsiyet bezleridir. Anatomisi: Överler, 4x2x1 cm. boyutla­rında, badem biçimli organlardır. Çocuk doğurmamış kadınlarda, ilyak atarda­marların ayrılma yerinin önünde, rahim ve fallop borularını kaplayan geniş bağa bağlı olarak, pelvis duvarına yapışık du­rumdadırlar. Doğurmuş ... DEVAMI...>>

YUMURTA

YUMURTA (Ovum). Kadın cinsiyet hücresi, Cinsel Organlar. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YTTRIUM 90

YTTRIUM 90. Beta tanecikleri yayan ve yarı-ömrü 64 saat kadar olan radyo­aktif bir madde. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YORGUNLUK

YORGUNLUK. İki tip yorgunluktan söz edilebilir: 1. Organik yorgunluk: Ağır kas idmanı sonucu, kanda laktik asit gibi, kasdoku-su metabolizması artık ürünleri belirir; 2. Psikolojik yorgunluk: Sinir dokusu yorgunluğu söz konusu olmadığından, burada artık madde ... DEVAMI...>>

YOLCULUK İSHALİ

YOLCULUK İSHALİ. Birçok kişi, ya­bancı bir ülkeye ilk vardığında, kısa is­hal nöbetleri geçirir. Her ne kadar bazı vakalar, basil enfeksiyonuna bağlıysa da, çoğu zaman, bu durum, kahnbarsaktaki normal bakteri ortamının değişmesiyle ilgilidir. Tedavi gerekmekteyse (ishal ... DEVAMI...>>

YILDIZSI GANGLİYON

YILDIZSI GANGLİYON Boyunda üç tane sempatik sinir gangliyonu vardır: En üstteki, ikinci ve üçüncü boyun omu­runun karşısında, ortadaki, altıncı boyun omurunun karşısında ve en alttaki de, birinci kaburga boynunun üstünde bulu­nur. En alt gangliyon, çoğu ... DEVAMI...>>

YILANLAR

YILANLAR, Isırıklar. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YILANCIK

YILANCIK (Erizipel). Derinin bir strep­tokok enfeksiyonudur. Nedeni: Küçük yara veya sıyrıklar­dan içeri girmiş olan streptococcus pyo-genes'tir. Belirtileri: Deride, çevresinden kabarık olan ağrılı, duyarlı ve yayılan bir kızartı, ateş ve titremedir. Enfekte bölgenin sınırlan çok çabuk ... DEVAMI...>>

YIKAMA

YIKAMA. Bir vücut boşluğu ya da ya­ranın, bol miktarda suyla (su içine başka maddeler de eklenebilir) yıkanmasıdır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YENİ DOĞANLA İLGİLİ

YENİ DOĞANLA İLGİLİ (Neonatal). Yeni doğan bebeği ilgilendiren. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YENİ DOĞANIN HEMOLİTİK HAS­TALIĞI

YENİ DOĞANIN HEMOLİTİK HAS­TALIĞI (Yeni doğan sarılığı) Bu hastalı­ğın nedeni, bebek kan hücreleriyle, anne kanı arasındaki uyuşmazlıktır. Anne kanı antikorları, plasenta'dan (son) geçebil­mekte ve bebek hücrelerini yıkmaktadır. Bu uyuşmazlık, aşağı yukarı bütün vaka­larda, Rh-faktörüne ilişkindir ... DEVAMI...>>

YEMEK BORUSU

YEMEK BORUSU (Özofagus). Yutak ya da boğazla mideyi birleştirir. Göğüs boşluğunda, diyaframa uzanır ve onu geçip mideye varır. Organın hastalıkla­rı; kanser, hiatus fıtığı (bkz.), kaza so­nucu oluşan daralmalar (örneğin, kılıç yutan birinin yapabileceği ufak bir ... DEVAMI...>>

YATAK YARALARI

YATAK YARALARI. Durumlarını sık ve düzenli olarak değiştiremeyen yatalak hastalarda oluşur. Özellikle, topuklar ve kuyruk sokumu bölgesinde bu yaralara sık rastlanır, çünkü bu bölgelerde deriye olan basınç, kan akımına engel olmakta ve dokularda ölüme yol ... DEVAMI...>>

YATAĞA İŞEME

YATAĞA İŞEME (Enuresis). Yatağa işemektir. Bir çocukta bu hal varsa, di­yabet, böbrek hastalığı ya da mesanenin sinirsel kontrolunda bir bozukluk aran­malıdır. Hiçbir organik anomali bulun­madığı halde, bu durumun aslının psiko­lojik nedeni araştırılır. Genellikle, çocu­ğun üstüne ... DEVAMI...>>

YAŞ DÖNÜMÜ

YAŞ DÖNÜMÜ, Menopoz. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YAŞLILIK

YAŞLILIK, Geriyatri. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YARIM KÖRLÜK

YARIM KÖRLÜK. Hemianopsi, ya da hemiopi adları da verilebilen bu durum, görme alanının yarısının görülememesi-dir. İki gözün simetrik yarılarında gör­me olmaması haline, homonim hemiano-pi; asimetrik yarılarmdakine ise, heteronim hemianopsi denir. Görmenin kay­bolduğu alanların özellikleri ve ... DEVAMI...>>

YARIM FELÇ

YARIM FELÇ (Femipleti). Vücudun bir yarısının felcidir. Hemiparize de, hemip-leji de felç olayı sonucudur. Neden, bey­nin sağ tarafındaki kan damarlarına iliş­kin bir olaysa, vücudun sol tarafı etkile­nir; sol beyin yarımküresindeki kan da­marları hastalanmışsa, vücudun sağ ... DEVAMI...>>

YARIK DAMAK

YARIK DAMAK. Cenin'de bu­run, üst dudak ve damak, üç ayrı doku kitlesinin birleşmesiyle oluşur. Alın böl­gesinden aşağı doğru, fronto-nasal (alın -burun) uzantısı, her iki yandan orta çizgiye doğru, sağ ve sol maksiller (üst-çene) ... DEVAMI...>>

YARALANMA SONRASI

YARALANMA SONRASI, Post Travmatik. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YAPIŞIKLAR

YAPIŞIKLAR (Adhezyonlar). Vücutta­ki yapıların çoğu, birbirleri üzerinde ser­bestçe hareket edebilmelerini sağlayacak dokularla bifbirinden ayrılmıştır: Akci­ğerleri göğüs duvarından ayıran plevra zarıdır; eklemlerin iç yüzleri kaygan si-novia zarıyla örtülüdür; karın içi organ­larının birbiri üzerinde serbestçe hareke­tini sağlayan ... DEVAMI...>>

YAPAY DÖLLENME

YAPAY DÖLLENME, Suni İlkah. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YANILSAMA

YANILSAMA (Delüzyonlar). Genellik­le ciddi bir akıl hastalığının belirtisi olan yanlış inanç ve düşüncelere verilen ad­dır. Bununla birlikte, her yanlış inanç ve düşünceyi de akıl hastalığına bağla­manın hatalı olabileceğini unutmamalıdır. Örneğin, bir kişi, bir gerçeği abartabi­lir ... DEVAMI...>>

YALANCI GEBELİK

YALANCI GEBELİK. Tüm gebelik be­lirtilerinin varlığına rağmen, rahim boş­tur. Olay daha ziyade çocuğu olmayan, fakat çok çocuk isteyen kişilerde görülen psikolojik bir reaksiyondur. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YAĞ NEKROZU

YAĞ NEKROZU. Bazı hallerde, örne­ğin, bir darbe sonucu, göğüste kanseri andıran ve deriye yapışık bir şişkinlik belirir; bu, aslında, ölü yağ hücrelerin­den ibarettir. Kanserden ayırıcı teşhis, biyopsiyle (parça alınmasıyla) konur. Çok seyrek görülen bazı hallerde de, ... DEVAMI...>>

YAĞ KİSTİ

YAĞ KİSTİ. Yağ bezlerinin büyümesi sonucu deri altında oluşan kistlerdir. De­ride yağ bezlerinin (sebase guddelerin)bulunduğu her yerde, özellikle baştaki saçlı deride bulunabilirler. (Deride yağ bezlerinin bulunmadığı yerler, tabanlar ve avuç içleridir). Tedavi, yerel aneste­ziyle, kistlerin ... DEVAMI...>>

YAĞLI DIŞKI

YAĞLI DIŞKI. Steatore. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YAĞLI DEJENERASYON

YAĞLI DEJENERASYON. Yağlı de­jenerasyon, bazı kansızlıklar, organın kanlanması veya sinirlenmesini önleyen haller, kloroform, karbontetraklorür veya fosfor zehirlenmeleri sonucu oluşur. Bu dejenerasyonun en sık görüldüğü organ­lar, kalp, karaciğer ve böbreklerdir. Bu organlarda, hücreler dejenere olup, nor­mal ... DEVAMI...>>

YAĞLANMA

YAĞLANMA (Adiposis). Yağdokusu-nun vücutta anormal birikimidir. Bunun kadınlarda rastlanan bir şekline adiposis dolorosa adı verilir ve burada sinir sis­temi bozukluklanyla beraber ağrılı yağlı şişkinlikler görülür. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YAĞ AMBOLİSİ

YAĞ AMBOLİSİ. Kemik kırılmaların­da görülebilen bir komplikasyondur. Ağır kırıklarda, kemik iliğindeki yağın bir bölümü açığa çıkar ve yağ damla­ları kan dolaşımına karışıp amboli (bkz. Ambolizm) oluşturur. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

YABANCI İSİMLER

YABANCI İSİMLER. Vücudun belir­li bir yerinde, normalde bulunmayan herhangi bir madde, yabancı cisimdir. Bunlara, özellikle çocuklarda, barsaklar, kulak ve burunda rastlanır. Göze giren yabancı cisimler, tahriş edici ve tehlike­lidir. Yabancı cisimler, özellikle askerî cerrahîde önemlidir, ... DEVAMI...>>

VURMA DİRSEĞİ, ELİ, DİZİ

VURMA DİRSEĞİ, ELİ, DİZİ. Maden ocakları işçilerinin kullandıkları bir de­yimdir. Eklemlerin devamlı basınç so­nucu ve derialtına giren toz tanecikleri­nin etkisiyle iltihaplanıp şişmesi demek­tir.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VURGUN

VURGUN (Caisson hastalığı). Yol ve su işlerinde basınçlı hava odalarında veya su altında 20 metreye kadar derinlikler­de çalışmak olağandır. Caisson adı veri­len bu basınçlı odalarda ya da dalma çanlarında sıkıştırılmış hava vardır. İç basıncı her ... DEVAMI...>>

VULVA

VULVA. Kadının dış genital (üretim) organlarıdır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VON VILLEBRAND HASTALIĞI

VON VILLEBRAND HASTALIĞI. Kılcal damarların yapısındaki bir bozuk­luk nedeniyle ortaya çıkan kanamalarla özellenen bir rahatsızlık. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VON RECKLINGHAUSEN HASTA­LIĞI

VON RECKLINGHAUSEN HASTA­LIĞI (Neurofibomatosis). Deride 75-100 mm. çapma kadar büyüyebilen tümörle­rin belirdiği bir hastalıktır. Ayrıca, si­nirlerin üzerinde de bağdokusu tümör­leri oluşur ve deride kahverengi lekeler ortaya çıkar. Kalıtsal olan bu hastalığın özel tedavisi yoktur, fakat ... DEVAMI...>>

VOLVULUS

VOLVULUS. Bir barsak kıvrımının ken­di çevresinde dönüp düğümlenmesidir. bkz. Obstrüksiyon. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VİTİLİGO

VİTİLİGO. Lökoderm. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VİTAMİNLER

VİTAMİNLER. Yaşamın devamı ve normal sağlık durumu için gerekli olan, yiyecek maddelerinde çok az miktarda bulunan organik maddelerdir. Vücut bunları yapamadığından, besinlerde bu­lunmaları gereklidir. A vitamini: Yağda erir. Balıkyağı, pey­nir, tereyağı, yumurta sarısı, süt ve ye­şil ... DEVAMI...>>

VİSERA

VİSERA. Akciğerler, karaciğer, barsak-lar gibi büyük iç organlara verilen ad. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VİRÜS

VİRÜS. Adi mikroskopla görülemeye­cek kadar ufak olan, bir proetinle kaplı, D.N.A., ya da R.N.A.'dan oluşan tane­ciklerdir. Ancak, yaşayan hücrelerde ço­ğalabilirler ve konak hücrenin ribosom-ları olmaksızın, yaşayamazlar; çünkü, kendi ribosomları yoktur (bkz. Hücre).Çiçek, poliomiyelit, sarıhumma ve ... DEVAMI...>>

VİRULANS

VİRULANS. Bir mikro-organizmanm, yani bakteri ya da virüsün hastalık ya­pabilme gücü. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VİRİLİZM

VİRİLİZM. Kadında, erkek karakteris­tiklerinin belirmesidir. Böbreküstü bezi­nin tümörlerinde, ya da anabolizan ilaç­ların (bkz.) kullanılmasında görülebilir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VİREMİ

VİREMİ. Kanda virüs bulunması.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VİNKRİSTİN

VİNKRİSTİN. Hücre öldürme özelliği olan (bkz. Sitotoksik) bir ilaç. Özellikle kan kanserinin tedavisinde kullanılır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

VINCENT ANJİNİ

VINCENT ANJİNİ. Bir ağız ve dişeti enfeksiyonudur; ağız mukozasında ülser-leşme görülür. Nedeni, Vincent organiz­ması da denen, Borrelia vincentii adlı spirokettir. Bu mikro-organizma, nor­malde, ağız içinde bulunur. Kişinin sağ­lık durumunun bozulması, ağız ve diş temizliğine önem ... DEVAMI...>>

VİLLUS

VİLLUS. Bir zarın yüzeyindeki ufak uzantıdır. Latincede "tüy demeti" anla­mına gelmektedir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>