Kabızlık

Kabızlık

Kabızlık vücuttaki dışkının susuzluğa bağlı olarak, bo­şalma işleminin gecikmesi olarak tanımlanabilir. Kabızlık dışkılamanın haftada 3′e inmesi olarak tanımlanabilir. Normal olarak bu oran günde üç ile haftata 4 kez arasında değişir. Fransa’da nüfusun yüzde ellisi kabızlıktan şikayetçidir ve bu yüzde ellisinden dötte üçü kadınlardır. Kabızlığı şu iki şekilde görebiliriz: Ya dışkılama reflek­si kaybolur, ya da barsaklann içindeki işlem gecikmeli ola­rak yapılır. Dışkılama ihtiyacının ve dışkılama duygusunun ortadan kalkması durumunda ilaçlar hatta bir refmi bile etkisiz ka­labilir. Eğer vaka ağırsa, kaybedilen refleksin tekrar kaza­nılması için öneğin bir fizyo terapistin bir teknik uygula­ması veya biyo feed-back denilen yöntemlere buşvurulması yeride olabilir. İkinci durum olan barsak tembelliği ise daha sık görü­lür. Bu durumda tedavide şunlar önerilebilir.
- Dengeli besin alımı.
- Bağırsaklann eğitilmesi; örneğin ihtiyaç duyulmasa bile belirli saatlerde tuvalete gitmek gibi.
- Mide kaslarını güçlendirecek bir fiziksel faaliyet; yü­rüme, yüzme, jimnastik, bisiklet gibi.
- Laksatif (müshil alımından vazgeçmek. Çünkü bu ilaçlar antifizyolojiktir. Fazla kullanımları sonucu ağır is­hal vakaları, karın ağrıları, potasyumun çok büyük oranlar­da düşmesi gibi barsak patolojilerine yol açabilir.
- Kabzlık yapan, antidepresif ilaçlar gibi ilaçları kullan­mamalı, Parafin yağı ve benzeri gibi uzun kullanımda tehlikeli olacak alışkanlıklardan vazeçmek.
Kabızlık çeken kadının beslenmesi
Uyanınca aç karnına bir bardak taze sıkılmış meyve su­yu ile güne başlayın. Boş mideye giren sıvı, gastrokolik bir refleksi uyandıracağı için dışkılama isteği yaratacaktır.
Ayrca, lifli besinlere ağırlık vermek gerekir. Rafine edilmemiş tam tahılların yanısıra (makarna, pirinç ve entegral ekmek) eriyebilen lifleri zengin sebzelere de yer ve­rilmelidir. Yoğurda 20 gr kepek karıştırıp yemek de fayda­lıdır. Birden bire çok fazla miktarda lif alımı midede şişkin­lik, gaz, karın ağrısı yaratabilir çünkü barsaklar zaten has-saslaşmıştır. Bu durumda her gün yavaş yavaş kepek alımı­nı arttırarak vücudu alıştırmak gerekir: Kepek, günde 5 gr ile başlar ve 20 grama ulaşana dek haftada 5 gr arttırılabi­lir. Barsaklar önceleri bu durumu biraz protesto etseler bi­le, bu beslenmeye devam edilmelidir. Çünkü barsaklar za­manla normal çalışmaya başlayacaklardır. Alınan gıdalarla gerekli lif miktarına ulaşılabilir. Ayrı­ca eczanelerden barsak yumuşatan çikletler, şuruplar veya şupositorler almaya gerek yoktur.
Eğer yeterince su içmiyorsak, yeni günde 1.5 litenin al­tında sıvı alıyorsak, dışkının kuruyup, atılmasının zorlaşa­cağını aklımızdan çıkarmamamız gerekir.
Safra kesesini boşaltmak suretiyle, kabıza karşı daha et­kili bir savaş vermek için, sabah uyanıklığında bir çorba kaşığı zeytinyağı içebilirsiniz. Ağzınızda bırakacağı nahoş tadı yok etmek için de, hemen ardından taze sıkılmış limon suyu içebilirsiniz.
Son olarak, kabızlığın dolaylı olarak getireceği diğer önemli sorunları da önlemek açısından, tedavinin önemini belirtelim. Bu sorunlar:
- Gastroösofaji (mideden yemek borusuna asitlerin yükselmesi)
- Fıtık
- Hemoroit (Basur)
- Kabızlığa bağışıklık kazanma sonucu, karın bölgesin­deki güçlü baskı sonucu ortaya varislerin çıkması.

Seyrek dışkılama ya da hiç. dışkılayamama halidir. Nedeni: Mutlak kabızlık, barsak tı­kanmasının sonucu olabilir. Diyetteki de­ğişiklik, barsak enfeksiyonu ve bozuk­lukları, başta ishal, sonra da kabızlığa yol açabilir. Burada kısmî kabızlık var­dır. Kabızlığın en sık rastlanan nedeni, zaman azlığından, ya da sancıdan ötürü, dışkılamayı geciktirmektir. Ayrıca, ço­cukta Hirschprung hastalığı (bkz.) ve ihtiyarlıkta, genel çöküntü hali de kabız­lık nedenleridir.
Belirtileri: Kabızlık, rektumun ge­rilmesi ve bunun verdiği rahatsızlık duy­gusu dışında, başlı başına hiçbir belir­tiye yol açmaz. Geçen yüzyılda doktorlar tüm hastalıkların nedenini kabız­lıkta bulmaktaydı. Bu yönde, “otoentoksikasyon” (kendi kendini zehirleme) kav­ramı ortaya atıldı ve müshil ilaçları rağ­bet görmeye başladı. Günümüzde, bu görüşler tamamen değişmiştir. Düzenli bir dışkılama olduğu sürece, kişinin haf­tada bir, barsaklarmı boşaltması, hiçbir rahatsızlığa yol açmaz. Tedavi: Dışkılama, bir alışkanlık so­runudur ve çocuğa, bunu bir düzen için­de yapması öğretilmelidir. İhmalden do­ğan kabızlıkta, yeniden eski düzene dön­mek gerekir. Megakolon (Hirschprung hastalığı), tıkanma ya da sancılı dışkılamadan doğan kabızlıkta, tedavi nedene yönelir. Diyet değişikliğine bağlı kabız tedavisi için, diyete dikkat gerekir: Ge­nellikle, fazla sıvı ve selüloz alınmalıdır. Ara sıra, herhangi bir müshili kullan­makta, ne yarar, ne de sakınca vardır. Buna karşılık, düzenli şekilde müshil al­mak, barsakları tahriş ettiğinden, zarar­lıdır. Ara sıra alınan bir pürgatifle bo­şalan barsaklarm yeniden dışkılaması için bir süre geçeceğinden, kişi bu uzayan zamanı kabızlık diye nitelendirip yeni­den müshil almaya kalkışırsa, bu ilaçları kullanmak bir alışkanlık haline gelebilir. İhtiyarlarda, kabızlık tedavisi kolay de­ğildir ve diyet, alışkanlık, genel sağlık durumu gibi pek çok özelliklere bağım­lıdır. Yaşlı ve çocukta, kronik kabızlık, uzun süre kalınbarsakta kalan sert dış­kıların rektumu tahriş etmesinden ötürü, ishale neden olabilir.

Bu sayfa için yorum yazın

Bu kategoriye son eklenenler

Bu kategorinin diğer yazıları

Kadinlar,Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin

Yorum yaz