SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENME NEDİR VE NASIL SAĞLANIR?
1) NEDÃŽR?
insan vücudunun normal çalışabilmesi, saÄŸlıklı ve düzenli bir yaÅŸam için gerekli olan enerjiyi besinlerden saÄŸladığını söylemiÅŸtik. Ancak, her insanın da aynı mikÂtar enerjiye ihtiyacı olmadığını da belirtmiÅŸtik. Demek oluyor ki, her kiÅŸinin kendisine göre günlük enerji ihÂtiyacı vardır. Birisi için normal ve yeterli olan enerji, diÄŸer bir kiÅŸi için çok veya az olabilir. Åžu halde, kiÅŸinin günlük enerji ihtiyacı, o kiÅŸinin boyuna, kilosuna, günlük yaÅŸamına, iÅŸ ve çalışma hayaÂtına göre hesaplanır. Günlük kalori ihtiyacı nasıl sapÂtanır sorusunu daha etraflı olarak kitabımızın 8′inci böÂlümünün «önerilerimiz» kısmında ele alacağız.
Enerji açısından yetersiz bir beslenme, insanı yalÂnız zayıflamaya deÄŸil, aynı zamanda birçok komplikas-yonlara ve hastalıklara götürür. Beslenme yetersizliÄŸi ani ve birden baÅŸlarsa, örneÄŸin bir açlık grevine baÅŸlanÂdığında, kısa zamanda ağır bir tablonun ortaya çıkmasıÂna sebep olur. DiÄŸer taraftan, beslenme yetersizliÄŸi ne kadar zararlı ise, aşırı beslenme ve enerji fazlalığı da o kadar zararlıdır. Çünkü, aşırı beslenme kiÅŸiyi ÅŸiÅŸmanlıÂÄŸa götürür. Ne var ki, aşırı beslenme, bilerek veya bilÂmeyerek, iki ÅŸekilde yer alabilir.
Birincisi, vakitli vakitsiz her ÅŸeyden fazla miktarda yemekle meydana gelebilir, ikincisi ise, bazı yemekleri diÄŸerlerinden ‘fazla yemekle kendini gösterir, örneÄŸin, fazla yaÄŸlı veya fazla ÅŸekerli maddeler yenerek. Her iki ÅŸekilde aşırı beslenme evvela ÅŸiÅŸmanlığa ve sonra da, daÂha önce de belirttiÄŸimiz gibi çeÅŸitli zararlara ve hastaÂlıklara neden olur.
Şu halde, dengeli beslenme deyince, konuya geniş bir açıdan bakmak gerekir.
insan vücudunu bir fabrikaya veya bir otomobile benzetmiÅŸtik. Bir fabrikanın enerji dışında diÄŸer temel maddelere veya bir otomobilin yürüyebilmesi için nasıl yalnız benzine deÄŸil aynı zamanda yaÄŸ ve suya da ihÂtiyaç varsa, vücudun tüm fonksiyonlarını normal olarak yapabilmesi için de yalnız enerji yeterli deÄŸildir, daha birçok kalori vermeyen ve sözünü ettiÄŸimiz vitaminlere ve minerallere de ayrı ayrı ihtiyaç vardır. Nitekim, denÂgesiz ve yetersiz beslenmenin uzun sürdüğü bölgelerde, savaÅŸlarda veya ülkelerin ekonomik sıkıntılarında, gerek çocuklarda ve gerekse yetiÅŸkinlerde çeÅŸitli hastalıklaÂrın meydana geldiÄŸi görülmüştür.
Daha önce de belirttiÄŸimiz gibi enerjiyi, deÄŸiÅŸik oranlarda olmak, üzere, üç ana besin grubu (proteinler, karbonhidratlar ve yaÄŸlar) saÄŸlar. Bu görüşe göre, bir insanın devamlı olarak günîük enerji ihtiyacını bunlaÂrın birinden veya ikisinden karşılamak ve diÄŸer grup veÂya gruplardan almamak teorik (nazarî) olarak mümkün görülürse de, yapılan çalışmalar ve araÅŸtırmalar bunun çok yanlış ve hatta zararlı bir uygulama olduÄŸunu kaÂnıtlamıştır. ÖrneÄŸin, gerektiÄŸinden fazla karbonhidrat ve özellikle ÅŸeker alınması ÅŸiÅŸmanlığa ve ÅŸeker hastalığına neden olurken, yaÄŸların fazla alınması da yine ÅŸiÅŸmanÂlığa, safrakesesi hastalığına ve damar sertliÄŸine sebep olmaktadır. Åžu halde, günlük gerekli kalori ihtiyacı orantılı olarak her üç ana gruptan saÄŸlanmalıdır.
Bugün modern beslenme tekniÄŸine göre, normal ve dengeli bir beslenme için enerji ihtiyacı, azar da olsa üç ana gruptan karşılanmalıdır. Bilginlere göre, sindirimin normal olabilmesi, organ ve sistemlerin fonksiyonlarını tam yapabilmeleri için, deÄŸiÅŸik oranlarda da olsa, her üç ana gruptan yiyecekler, beslenmede yer almalıdır. Yine bu bilginlere göre, normal bir kiÅŸinin günlük kalori ihÂtiyacının % 15′ini proteinlerden, % 60′mı karbonhidratÂlardan ve %% 25′ini de yaÄŸlardan saÄŸlanmalıdır.
Bununla beraber, zayıflama rejimlerinde —kuÅŸkuÂsuz ÅŸiÅŸmanlık derecesine göre — veya ÅŸeker, kalp, daÂmar, karaciÄŸer veya böbrek hastalıkları gibi özel rejimÂler, gerektiren hallerde bu oranlarda deÄŸiÅŸikliklerin yer almaları normal ve zorunlu kabul edilmektedir.
YaÄŸlar ile ilgili bir noktayı açıklığa kavuÅŸturmak gerek. Bazı insanlar sabah kahvaltılarında veya öğlen veya akÅŸam yemeklerine baÅŸlarken (ki bu gelenek daÂha ziyade lüks lokantalarda yer almaktadır) tereyağı yemezler ve kendilerinin yaÄŸ yemediklerini sanırlar ve savunurlar. Oysa, bu kiÅŸiler, yaÄŸ almaktadırlar. Şöyle ki, gözle görünmeyen yaÄŸlar etlerin ve balıkların lifleri arasında mevcuttur, kuÅŸkusuz deÄŸiÅŸik oranlarda. AyrıÂca, tencerede piÅŸirilen pilav ve çeÅŸitli sebze ve yemekler, tavada kızartılan etler, balıklar ve patates tahminin üsÂtünde yaÄŸ çekmiÅŸlerdir hazırlanırlarken. Ayrıca, süt, peynir, fındık, fıstık ve ceviz gibi birçok yiyeceklerde ve içeceklerde deÄŸiÅŸik oranlarda yaÄŸ vardır.
Kalori veya enerji saÄŸlayan gıdaların üç ana gruÂba ayrıldıklarını ve bu gruplara ayrümalarındaki esaÂsın da, gıdalar içinde her ne kadar deÄŸiÅŸik oranlarda olÂmak üzere (protein, hidrokarbon ve yaÄŸ) mevcut ise de bu bileÅŸimde en yüksek oran hangi gruptan ise, yiyeÂcek veya içeceÄŸin o gruba dahil edildiÄŸini söylemiÅŸtik. Ne var ki yiyecek ve içeceklerin bu üç ana gruba ayrılması bilimsel açıdandır ve bileÅŸimindeki orana göredir. OyÂsa, gerek pratik bakımdan ve gerekse halk arasında yiÂyecekler ve içecekler iki ana gruba ayrılmışlardır. BunÂlar:
1) Hayvansal gıdalar ve 2) Bitkisel gıdalar, diye.
Bu ayırımda kriter veya ölçü ise ÅŸudur: Bir yiyecek ve içeceÄŸin kökeni hayvansal ise, hayvansal gıdalar gruÂbuna, bitkisel ise, bitkisel gıdalar grubuna dahil edilÂmiÅŸlerdir.
DiÄŸer taraftan, bu üç ana grup yani proteinlerin, karbonhidratların ve yemeklik yaÄŸların dışında kalan, her ne kadar kalori saÄŸlamasalar da yaÅŸam için çok zoÂrunlu olan diÄŸer iki gruba gelince: Yani vitaminler ve mineraller ne olacak? Daha Önce de belirttiÄŸimiz gibi bu çok önemli iki grupta yer alan vitamin ve mineral çeÂÅŸitlerini yiyeceklerden ve içeceklerden almaktayız. Åžu halde bunlar da hayvansal veya bitkisel kökenlidirler, iÅŸte bu bakımdan tüm yiyecekler ve içecekler «HayvanÂsal Besinler» ve «Bitkisel Besinler» diye iki gruba ayÂrılmaları genel olarak kabul edilmiÅŸtir. Birçok yayınÂlarda ve kitaplarda bu ikili sınıflama kullanılmaktadır.
Hayvansal Gıdalarla Bitkisel Gıdalar Arasında Ne Fark Vardır?
Genel olarak, hayvansal kökenli gıdaların sindirimi nispeten daha kolaydır. Bununla beraber, bitkisel yiyeÂcekler de yaÅŸam için zorunludur. Bitkisel yiyeceklerin arasında sindirimi kolay olmayan ve selüloz denilen lifli ve posa bırakan madde vardır. Ancak, buna da ihtiyaç vardır. Bunlar sindirim borusu ve özellikle kaim bar-sakların hareketleri için zorunludur. Bunların azlığı veÂya yokluÄŸu kabızlığa neden olur. Bu itibarla, günlük yiÂyecekler arasında bir miktar posa bırakanların da buÂlunması yararlı ve çok önemlidir. Posa bırakanlar araÂsında bazı meyveleri, sebzeleri, marul, salatalık ve hıÂyar gibi yiyecekleri sayabiliriz.
