Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: suzan

  • Doğal Kürler ile Saç Bakımı

    Doğal Kürler ile Saç Bakımı

    Saçlarınız donuksa, yıpranmışsa ya da boyalar ve kimyasallardan zarar görmüşse, şimdi daha sağlıklı saçlara kavuşmak  elinizde.  Stil alışkanlıklarınıza dikkat ederek (kırılma olmaması için)  beslenme alışkanlıklarınızı düzenleyerek daha sağlıklı saçlara kavuşabilirsiniz.

    Yıkama rutininizi değiştirin

    Saçınızı her gün yıkıyor musunuz? Kafa derisinin saçlarınızı parlak ve sağlıklı tutmak için ürettiği yağları yıkandığınızda temizlersiniz ve kafa derinizi kurutabilir. Her gün yıkamak yağlı saçlara neden olabilir, çünkü saçlarınızı her yıkadığınızda saç derinizin ihtiyacı olan yağları yıkarsınız. Ve vücut deride yanlış bir şeyler olduğunu düşünerek fazla yağ üretmeye başlar. Bunun yerine bu rutini deneyin;  Saçınızı sadece haftada üç veya dört kez yıkayın. Saçlarınıızın bu rutine alışması bir iki hafta alabilir. Ancak saçlarınız 2 hafta sonra  daha sağlıklı ve canlı görünecektir.

    Kremi soğuk suyla durulayın. Sıcak su saçinizi sertleştirir ve kırılmalara yolaçabilir.   Soğuk su ile saç kremini yıkamanız kan dolaşımını artıracağından parlak, canlı saçlar elde edersiniz.

    Hepimiz saçlarımızın harika görünmesini isteriz, ancak bazen ne yaparsak yapalım, en pahalı ürünleri bile kullansak saçlarımız istediğimiz yumuşaklıkta olmaz ve hatta dökülür.  Birçoğumuz saç sağlığı için çeşitli kimyasal bileşimler de dahil olmak üzere hemen hemen her şeyi kullanmaya hazırız. Ancak  kulllanılan kimyasal ürünler malesef fayda sağlamıyor.  İşte tam da bu sebepten doğal ürünlere yönleniyoruz.

    Domates şampuanı

    Domates suyunun sayısız faydasının yanısıra saç dökülmesine karşı güçlü bir içeriğe sahip olduğu bilimsel olarak da bilinmektedir. Domatesi tüketmek kadar suyunu saç derinizde kullanmanız da faydalıdır.

    Birkaç domatesin suyunu sıkarak kullandığınız şampuana ekleyin. Bu karışım, yağlı saçlılar için mükemmeldir. Saçlarınıza hacim ve parlaklık vermek için doğal yöntemlerden faydalanmak kimyasal bileşimlerden çok daha fayda sağlar. Saç dökülmesi, hacim ve parlaklık, kaşıntı ve kepek sorunlarınızın çözümü için bu doğal yöntemi tercih edebilirsiniz.

     

    Aloe Vera şampuanı

    Aloe vera, kafa derisi üzerindeki ölü cilt hücrelerini onaran proteolitik enzimler denilen maddeler içerir. Aynı zamanda mükemmel bir kremsi yapısı vardır. Saçlarınızı pürüzsüz ve parlak yapar. Saç uzamanızı destekler, kafa derisinde kaşıntıyı önler, kepek sorunuzu çözer ve saçlarınızı sağlıklı hale getirir. Aloe Vera doğanın yatıştırıcı şifacı ürünüdür. Saçların birincil proteini olan amino asit, oksijen, karbon ve az miktarda hidrojen, azot ve sülfürden oluşan keratin desteğini sağlar.  Aloe vera tüy köklerini besleyerek gençleştirir parlaklık kazandırır ve saç kırılmasını önler.

    Eşit miktarda aloe vera ve hindistancevizi yağı karıştırın. Sonra saçınıza yedirin. Güçlü, pürüzsüz ve canlı saçlar için mümkün olduğunca uzun süre uygulayın.  Saçlarınızın durumuna göre haftada bir yada iki defa uygulamanız uygun olur.

    Bu inanılmaz doğal şampuanlar saç ve kafa derinizdeki iltihaplanmayı azaltacak ve saçlarınızı harika gösterecektir. Saç derinizi temizleyecek, hidratlayacak ve yenileyecektir ve mağazadan satın alınmış şampuanlardan daha iyi bir seçenektir.

  • Diyet yapmadan belinizi nasıl inceltebilirsiniz?

    Diyet yapmadan belinizi nasıl inceltebilirsiniz?

    Bu yazıda, size gerçekten belinizi inceltmek için harika birkaç ipucu sunmaya karar verdik. Kilo vermek ve belinizi inceltmek için hızlı ve en kolay  çözümleri paylaşacağız. Hepimiz karın yağlarının  erimesinin çok zor bir süreç olduğunu biliyoruz. Çok zaman, çaba ve özveri gerekiyor.  Ancak çıkan sonuç şüphesiz hayatınıza neşe ve yüzünüze gülümseme katacaktır.

    Ancak,  karın yağını eritmenize ve metabolizmanızı hızlandırmanıza  yardımcı olacak bazı ipuçları!

    BOL SU İÇ

    Kilo vermeye çalışıyorsanız su içmek son derece önemlidir. Her gün yemekten önce  en az yarım litre su içmeye ihtiyacınız var. Su, metabolizmanızı korumanıza ve düzgün çalışmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca iştahınızı da azaltacaktır.

    Su içmeyi çok sevmiyorsanız meyve ve bitki çayları ile açığı kapatabilirsiniz.  Özellikle yeşil çay göbek yağlarını eritme konusunda sindirimi kolaylaştırdığından yüzyıllardır özellikle doğu tıbbı  tarafından kullanılmaktadır. Hergün düzenli olarak bir bardak yeşil çay içenler daha hızlı bir metabolizmaya sahip olurlar.  Yeşil çay içmek sağlık açısından alışkanlık haline getirilmesi gereken bir içecektir.

    DÜZENLİ BESLENME

    Dengeli beslenme önemlidir.  Özellikle metabolizmanın yavaşladığı 30’lu yaşlar itibarı ile düzenli beslenmenin önemi alınan kilolar ile daha iyi anlaşılıyor. Dengeli protein, vitamin, mineral  değeri yüksek yiyecekler yenmesi şüphesiz sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmamızı sağlıyor.

    Belinizi  inceltmek istiyorsanız sağlıklı bir beslenme programı izlemelisiniz.  Karın bölgesinin en büyük düşmanı şüphesiz şeker ve alkoldür.

    Beslenme planınıza acıyı ekleyin. Acı kırmızı biberin içerisinde kapsaisin adlı bir madde mevcuttur ve bu  metabolizmayı hızlandırarak vücut ısısını artırıyor böylelikle  yağ yakımını hızlandırıyor.  Herhangi bir sindirim sistemi rahatsızlığınız yoksa acı biber tüketimi belinizin incelmesine yardımcı olacaktır.

    Porsiyonlarınıza dikkat edin ve mümkünse kendi yemeğinizi kendiniz hazırlayın. Lifli yiyecekler tüketin.

    EGZERSİZ

    Belinizi inceltmek isterseniz, düzenli olarak egzersiz yapmanız da çok önemlidir.  En iyi ve hızlı sonuçları elde etmek için haftada en az  5 gün size en uygun egzersizleri bulmalı ve yapmalısınız.

    Bisiklete binebilir veya yürüyebilirsiniz.  Metabolizmanızı  hızlandırın, yapabiliyorsanız düzenli koşun.

    ŞEKER VE TATLILARDAN KAÇININ

    Hepimiz tatlı şeyleri severiz, ancak  kilo vermek isteyen biri için şeker  en çabuk kilo aldıran ve organlarınıza zarar veren en kötü besindir. Tüm tatlılardan koşarak kaçmalısınız! Zaman zaman küçük bir kaçamak olabilir ancak abartmanız tüm emeklerinizi boşa çıkarabilir.

    Tüm bu adımlardan önce kilo almanıza yol açan faktörü tespit edin.  Abur cubur mu?  Tatlı mı?  Hamur işi tüketmek mi?  Farkına vardığınızda hayatınızdan çıkarmanız daha kolay olacaktır.

    Sakın açken markete gitmeyin, giderseniz kan şekeriniz düşük olacağından tatlı, abur cubur veya hamurişi yiyeceklere doğru çekileceksiniz.

    Tüm bu çabalarınızın sonuçlarını adım adım fotoğraflamanızı öneririz.  Şüphesiz bu motivasyonunuz açısından yardımcı olacaktır.  Her şey hayal etmekle başlamaz mı? İstediğiniz formda olduğunuzu hayal etmek size motivasyon açısından yardımcı olacaktır.

     

  • Göbek Eritmek İçin Doğal İçecek Tarifi  

    Hiç kimse göbekli olmak istemez, sadece görünüş açısından değil yaşam kalitesi açısında da sağlığımızı etkiler.  Ayakkabı bağlamaktan rahat nefes almaya birçok hoşlanmayacağınız sizi zorlayan şeye sebep olur.

    Peki, göbeğinizi eritmek için doğal bir yöntem var mı? Elbette var. Tek yapmanız gereken beslenme şeklinizi değiştirmek hem doğal detoks ile kilo verecek hem daha sağlıklı olacaksınız.   Kalori için endişelenmeyi artık bırakın.

    • Limon ile başlayalım. Limon, hemen hemen her yemek ile yakışır. . Tüm narenciye gibi limonun C vitamini oranı çok yüksektir. B vitamini söz konusu olduğunda, limonun içinde yüksek bir B1 vitamini mevcuttur. Ayrıca mineral yönünden zengindir. Bu mineraller sodyum, magnezyum, demir, kalsiyum, potasyum, flor ve fosfor…

     

    Peki, faydaları nelerdir? Vücut bağışıklığını sistemini güçlendirir. Kan şekeri seviyesini dengeler, vücuttaki toksinleri atmaya yardımcı olur. Kılcal ve kan damarlarının akışkanlığını artırır.  Yaraların çabuk iyileşmesine yardımcı olur ve böbrek taşlarının düşmesine yardımcı olur.   Kabızlık, soğuk algınlığı, asidoz, pnimoni, uykusuzluk, bronşit konusunda koruyucudur.

    • Salatalık ile devam edelim. Kalorisi çok düşük olan bir besindir. Salatalığın %96’sı sudur. Yaklaşık 50 gram salatalık sadece 10 kaloriye sahiptir. Salatalık tüketimi bel bölgesini inceltmenize yardımcı olur. Tokluk hissi verdiğinden daha az yemek isteği duyacaksınız.  Her yemekten önce küçük bir salatalık yemek iştahınızı birazda olsa durduracaktır.

    Mide duvarlarını korur, su oranı yüksek olduğundan detoks için faydalıdır. Bağırsak temizliğine yardımcı olabilir.  Ürik asid seviyesini düzenlemeye yardımcı olur.  Ancak meteorizm, ishal, kronik gastrit ve irritabl bağırsağınız varsa çok salatalık tüketmekten sakının.

    • Zencefil en yaygın kullanımı baharat türlerinden biridir. Yemeklere lezzet katan baharat Çin tıbbında birçok hastalığın tedavisinde kullanır. Zencefilin birçok anti-inflamatuar özelliği vardır. Buna ek olarak uçucu yağlar, vitaminler, amino asitler, antioksidanlar ve mineraller bulunur. Ayrıca, vücudunuza zindelik verir.

    Depresyon, Artrit, baş dönmesi, baş ağrısı, kan dolaşımına bağlı kalp hastalıkları, solunum problemlerinde, sindirim problemlerinde, soğuk algınlığı ve gripte yardımcıdır.

    • Nane, doğal tıpta kullanılan ve birçok kullanım alanına sahip hoş kokulu bir bitkidir. Solunum sistemi için iyidir. Nane anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve bu yüzden kuru bir öksürük, bronşit gibi solunum hastalığını tedavi eden bir ilaçtır. Ayrıca, nane antiseptiktir. Nane, sümük ve balgam sökülmesini kolaylaştıran askorbik asit içerir ve bu da sinüslerinizin enfekte olmasına yardımcı olur. Cildiniz için iyidir, çünkü egzama gibi cilt sorunlarının tedavisinde yardımcı olabilir. Sindirim sisteminiz için de iyidir, gaz sıkışmalarını önler. Uyku kalitesini artırır ve uykusuzluğa karşı savaşır. İnfüzyonlarda tüketilirse kas gevşetici

    Genellikle grip, bağırsak kolik, astım, kusma, soğuk algınlığı, diyare, meteorizm, Crohn hastalığı tedavisinde kullanılır; kardiyovasküler hastalığın önlenmesine yardımcı olabilir.

     

    Nane, zencefil ve salatalıklı limonata

    Gerekli Malzemeler

    Nane tozu veya taze nane yaprakları  (10 adet yaprak)

    Su – 2 litre

    Salatalık-1 tane orta boy

    Limon – Ortalama boy 4 tane limon

    Soyulmuş zencefil kökü – 1 inç

    Nasıl Yapılır

    Önce, limonlardan birini alın ve çekirdeklerini çıkarın. Ardından ince dilimler halinde kesin.  Salatalıkları da aynı şekilde ince dilimleyin.

    Diğer 3 limonu sıkın. 2 litre suya nane yaprakları, limon suyu, limon dilimleri, salatalık dilimleri ve zencefil soyulmuş dilimlerini koyun. Sonra küçük bir stevia (şeker otu) ekleyin ve birlikte iyice karıştırın.

    İçeceği alın ve buzdolabınıza koyun ve en az 6 saat bekletin. Soğutulduktan sonra afiyetle içebilirsiniz.

  • Balın Bu Mucizevi Faydalarını Öğrendiğinizde Direkt Mutfağa Koşacaksınız

    Balın Bu Mucizevi Faydalarını Öğrendiğinizde Direkt Mutfağa Koşacaksınız

    Tıbbi tedaviyi destekleyici bitkisel tedavi ve doğal beslenme günümüzde oldukça rağbet görüyor.  Sağlığınızı korumak için önerilen besinlerden biride baldır. Eğer diyabet hastası değilseniz, önerilerimizi dikkate alın. Bu doğal mucizeyi günde bir kaşık tüketerek çok fazla faydasını görebilirsiniz.

    Yakın zamanda bir bilim dergisinde yayınlanan makale dikkatleri balın üzerine çekti.  Balın “yaşlanmaya karşı olumlu etkisi”, “kaygıyı azaltması” ve “hafızayı güçlendirmesi” konusundan bahsetti.

    Makalenin ardından konferansta “Balın yetişkin farelerde anksiyete ve hafıza üzerindeki etkileri” üzerine 20 dakikalık bir sunum yapıldı.  New Scientist dergisindeki kısa bir makaleye dayanan konferansta  araştırmanın derinleştirilmesi ve değerlendirilmesi önerildi.

    Çalışma, Yeni Zelanda’nın Waikato Üniversitesi’nden Lynne Chepulis ve Dr Nicola Starkey tarafından gerçekleştirildi. Sonuçlar, Hayvan Davranışı Araştırmaları Derneği’nin 2007 yıllık konferansında sunuldu.

    Yakın zamanda insanlar üzerinde yapılacak araştırmalar başlayacak, şimdiye kadar balın tespit edilen en önemli faydalarını aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

    Daha güçlü kalp

    Bal kalbinize dosttur. Daralmış arterler baş ağrısı, hafıza kaybı ve kalp yetmezliğine neden olur, ancak baldaki çok sayıda antioksidan bu sorunları önler ve kalp sağlığını destekler.

    Daha sağlıklı karın

    Bal güçlü bir antiseptiktir. Sindirim sistemlerini tedavi eder ve bakterileri yok ettiği gibi midedeki küçük yaraları iyileştirir.  Uzmanlar diyabet hastası değilseniz her sabah bir kaşık bal tüketimini onaylıyor.

    Kilo kaybı

    Metabolizmayı hızlandırdığı için bal yemek kilo vermeyi hızlandırır.  Tatlandırıcılar yerine doğal olan balı tercih etmenizi öneririz.

    Kolesterol seviyesini düşürür

    Bal, vitaminler, mineraller ve besin maddelerinde kolesterol seviyesini düşürür.

    Daha güzel bir cilt

    Doğal bir antioksidan olan balı tükettiğinizde ya da yüzünüzde maske olarak kullandığınızda yumuşak ve pürüzsüz bir cilde sahip olacaksınız. Sağlıklı bir cilt için yüzyıllardır balın faydaları bilinmekte ve kullanılmaktadır.

    Bellek iyileştirir

    Kalsiyum bakımından zengin olan bal stresi azaltır, hafızayı ve savunma sisteminizi de güçlendirir.

    Sinir gerginliğini giderir

    Bal, sinirleri yatıştırır ve içerdiği glikoz nedeniyle yorgunluğu tedavi eder, bu da nöronlar için yararlıdır.

    Rahat uykuya geçişi sağlar

    Bal insülin düzeylerini yükselttiğinden kesinlikle diyabetik kişilere önermiyoruz. Ancak bu sebepten balın içindeki şeker melatonine dönüştürerek serotenin salgısını artırır ve kolay bir uykuya geçmenize yardımcı olur.

    Üstelik en güçlü doğal antibiyotikler arasında yer alan sarımsak ile bal karışımı, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek genel sağlığınıza doğal yoldan destek sağlamış olacaksınız.

    Bal ve Sarımsak İle Doğal Tarif

    • 1 su bardağı çiğ bal
    • 3-4 sarımsak kafası
    • Kapaklı küçük bir kavanoz

    Nasıl Uygulanır

    Sarımsak kafalarını temizleyin, soyun ve kavanozun içine koyun. Ardından balı üzerine dökerek kapağını sıkı sıkı kapatın. Kavanozu birkaç gün boyunca karanlık ve soğuk bir yerde saklayın. Ardından, günlük olarak aç karnına bir çorba kaşığı yemeye başlayın. Kullanmaya başladıktan sonra vücudunuz enerji dolu olacak ve her zamankinden daha sağlıklı hissedeceksiniz!

  • Alkali Detoksu ile Ph Dengeniz Yerine Gelir Kalori ve Yağ Miktarı Azalır Kendinizi Mermi Gibi Hissedersiniz Peki Alkali Detoksu Nasıl Yapılır

    Alkali Detoksu ile Ph Dengeniz Yerine Gelir Kalori ve Yağ Miktarı Azalır Kendinizi Mermi Gibi Hissedersiniz Peki Alkali Detoksu Nasıl Yapılır

    Alkali Nedir?

    Asit ve alkali gıdalar kavramı kafa karıştırıcıdır. Örneğin, limonlar ekşi ve asidiktir, ancak vücuda alkalize edici bir etkiye sahiptirler. Bunun sebebi, limon mineral içeriği ve bu minerallerin pH veya asit / alkalin ölçeği üzerindeki etkisinden kaynaklanmaktadır. Sonuç, asitli gıdalar vücudun alkali dengesini sağlar.

    Vücuttaki pH seviyeleri değişir. Örneğin mide asidi düşük (veya asidik) pH değerinin 2-3 olduğu halde, yağın parçalanmasına yardımcı olan safra, 8-9’un daha yüksek (veya daha fazla alkalin) pH değerine sahiptir. Kan pH’sı 7.35-7.45 veya hafif alkalidir. PH’daki en ufak bir değişim, vücur sağlığınız üzerinde olumlu bir etki yapacaktır.

    Natüropatlar, artrit, kanser, osteoporoz, gut ve egzamanın doğasında asidik olduğu belirli koşulların olduğuna inanılıyor.  Önlemenin en iyi yolu, asit oluşturan gıdaları azaltmak ve alkalin oluşturan gıdaları arttırmaktır. Bu 10 günlük alkalinize detoks, vücudunuzu daha alkalin bir halde süratle takip edecektir.

    Alkol ; alkol kendiliğinden asidik değilken, tüm hücreler için toksiktir. En büyük detoksifikasyon organımız olan karaciğerin, alkolün zararlı etkilerini ortadan kaldırmak için çok çalışması gerekiyor. Bu yüzden özellikle detoks sırasında içkiye ara verin.

    Asit oluşturan şeker grubunda buğday, çavdar, yulaf, arpa, pirinç, darı, kinoa dahil olmak üzere tahıllar geliyor. Hayvansal protein; sığır eti, kuzu eti, domuz eti, tavuk, balık, yumurta vb.

    Kahve asit oluşturmaz, ancak uyarıcıdır, bu nedenle bu detoks sırasında kullanılması tavsiye edilmiyor. Hindistancevizi, saf zeytin yağı kullanımı önerilir. Otlar ve baharatlar – örneğin zerdeçal, kekik, nane, maydanoz, sarımsak faydalıdır. Bitkisel çaylar – detoks yaparken, nane veya papatya gibi bitkisel çaylar alkali hale geliyor.

    Sağlıklı bir diyet ile asidik gıdayı azaltmak ve alkali değeri yüksek gıdalar tüketerek vücudunuzu alkalize etmeye başlamanın zamanı geldi.

    Ph dengesi sağlıklı bir vücudun anahtarıdır diyebiliriz.   Ph bir şeylerin ne kadar asidik veya alkalin olduğunu ölçer ve kanımızın temiz  olması için alkali seviyemizin sağlıklı olması gerekir.

    Alkali seviyenizi artırmak için detoks yapmak gerekir. Ve detoksa hayvansal gıdaları azaltmak ile başlamak gerekiyor. Alkalin detoksu denemek isterseniz, herhangi bir hayvansal ürünü ifade eden hayvan proteinlerini kademeli olarak kesmeniz gerekecek! Et,yumurta, peynir, süt ya da herhangi bir süt ürünü. Tahıl ürünlerini  çavdar, yulaf, darı, buğday, arpa veya pirinç tüketimini kesmek gerekir.  Diyetinizde daha çok taze sebze ve meyve yeme alışkanlığını kazanmalı ve yapraklı yeşillikler ile yemek yeme alışkanlığı edinmelisiniz.

    Alkalin detoksifikasyon, sağlıklı ve doğal gıdalar üzerine kuruludur ve günlük yağ alımını da azaltmanız gerekir.
    Herhangi bir detoks programı gibi, bol miktarda su, yeşil meyve suları ve işlenmiş gıdalar, alkollü içecekler, kafein, nikotin ve şekeri önlemeye başlamanız gerekir.

    Bu diyete geçtiğinizde otomatik olarak daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.  Ph dengeniz yerine geleceğinden asitik olan vücut Ph dengenizin yol açtığı tüm korkunç semptomlardan kurtulacaksınız. Bu şekilde kalori ve yağ miktarını azaltarak kilo kaybına da neden olacaktır. Vücut yağında genel bir kayıp, daha fazla enerji, daha iyi zihinsel netlik ve daha iyi konsantrasyon fark edeceksiniz ve ayrıca cildinizde parlaklık, canlılık olarak da kendini gösterecektir.

  • Karaciğer Neden Yağlanır Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

    Karaciğer Neden Yağlanır Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

    Toksinleri yok etmeye yardımcı en önemli  organlarımızdan biri karaciğerimizdir.  Özellikle yaşadığımız çevre ve hızlı yaşam tarzı karaciğerimizin daha hızlı  toksit madde barındırmasına olanak sağlıyor.

    Karaciğerinizde bir sorun olduğunda enzimler yavaşlar ve toksit maddeler birikebilir. Ve midede yağ hücreleri gibi birçok sorunun başlangıcı olabilir.

    Karaciğer  Yağlanması Neden Olur?

    Karaciğer yağlanması obezite ile bağlantılı olabilir. Fazla ekmek, makarna, pasta gibi unlu mamüllerin tüketimi karaciğer yağlanmasına sebep olabilir.

    Aslında karaciğer yağlanması alkole bağlı veya alkol dışı sebeplere bağlı olabilir. Gıda alışkanlıklarının değişmesi, egzersiz yapmamak, yoğun çalışma temposu dahi etken olabildiği gibi alkolik karaciğer hastalığı, Hepatit C, Wilson hastalığı, çok uzun süre aç kalma, damardan beslenme, bazı ilaçlarda karaciğer yağlanmasına yol açabiliyor.

    Ani kilo alımı  

    Karaciğer düzgün çalıştığında ve toksinleri vücuttan attığında vücut yağ depolamaz. Karaciğer, toksinleri uygun bir şekilde filtrelemezse, dolaşımdaki tüm yağ hemen geri gelir.

    Kesin kanıt olmamasına rağmen sorunun şişmanlık ve metabolik sendrom gibi insülin direnci ile ilişkili olabileceği düşünülüyor.

    Alerjiler

     Karaciğeriniz düzgün çalışıyorsa alerjileri yok eden antikorları serbest bırakır. İyi çalışmadığında ise beyin histamin üretmeye başlar ve buda kaşıntı, baş ağrısı gibi alerji belirtilerini artırır.

     

    Kronik yorgunluk

     Toksinler kas ağrısına ve yorgunluğa neden olabilir ve bu da ruh hali dalgalanmalarına ve depresyona neden olabilir.

    Aşırı terleme

     Karaciğer aşırı çalıştığında, işlevleri azalır ve karaciğer ısınır. Bu ısı daha sonra tüm vücuda yayılır ve aşırı terleme ile sonuçlanır.

    Akne görünümü

    Karaciğer sorunlarından kaynaklanan hormonal dengesizlik sivilceye neden olabilir. Eğer bu akne problemleri karaciğerden kaynaklanıyorsa, harici olarak tedavi edilemezler en kısa zamanda doktorunuza başvurmalısınız.

    Ağız kokusu

     Ağız hijyeninize her zaman dikkat ediyorsanız ve hala nefesinizin kötü koktuğunu fark ediyorsanız karaciğer probleminiz olabilir ve bir an önce doktorunuza gitmelisiniz.

    Karaciğer hastalıklarını tedavi etmenize yardımcı olabilecek ürünler nelerdir?

    Karaciğeri tedavi etmek için uygun anahtar diyettir.  Sağlıklı beslenmek ve varsa fazla kilolarınızdan kurtulmanız gerekir. Protein, yağ ve karbonhidratların dengeli oranda olduğu ve tek besine yönelik kısıtlamanın olmadığı sürdürülebilir diyetler tercih edilmelidir. Kilo kaybına ihtiyaç varsabu konuda dikkate alınmalıdır.

    Günde 1-2 porsiyonu geçmeyecek şekilde taze meyveler tüketilmelidir. Sakatat, krema, margarin, çikolata gibi yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalardan kaçınılmalıdır. Glisemik indeksi düşük gıdalar, lif içeriği yüksek yeşil sebzeler ve tahıllar, baklagiller tercih edilmelidir.

    Muz, zencefilli kök, karahindiba kökü, yeşil çay, ıspanak,yaban mersini enginar,brokoli, kahve, yulaf ezmesi, sarımsak ve su  karaciğerinizin toksit atmasına yani detoksa  destek olacak gıdalardır.

    Karaciğer yağlanması genellikle hiç bir belirti göstermez. Farkına varmanız tesadüf olabilir yada yıllar sürebilir. Ancak kritik düzeye gelince kilo kaybı, aşırı halsizlik, karın bölgesinde ağrı ve zihin karışıklığı gibi bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Ailenizde genetik yatkınlık varsa doktorunuzun uygun göreceği sıklıkta kontrollerini yaptırmalısınız.