Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: suzan

  • Baharın Gelişini Müjdeleyen Paskalya Yumurtası

    Baharın Gelişini Müjdeleyen Paskalya Yumurtası

    Paskalya Yumurtası baharın gelişini ve doğanın yeniden canlanmasını bir nevi  yeniden doğuşu anlatan temsili  bir objedir.

    Ukraynalı Paskalya yumurtaları olarak da bilinen çarpıcı şekillere boyanan yumurtalar boyama değildir aslında bal mumu uygulamasıdır.  Balmumu uygulamak için “kistka” denen tahta bir alet kullanılır. En yaygın Pysanky yumurtaları Vikipedi kullanıcı Lubap’ınki gibi bir desen kullanan motifler olsa da, yöntemler Van Gogh’un Yıldızlı Gece’sinin bu muhteşem rekreasyonu da dahil olmak üzere tüm tasarım çeşitlerini yaratmak için kullanılabilir.

    Ukraynalı Paskalya yumurtaları, karmaşık tasarımları ve güzel sanat çalışmaları için dünya çapında biliniyor, ancak Ukraynalı sanatçı Forostyuk Inna olağan balmumu ve boya yöntemlerinden vazgeçmeye karar verdi ve onun yerine yumurtalarını dikmeye karar verdi. Kimse bu havalı tasarımları yaratmak için kullandığı yöntemlerden tam olarak emin değil gibi görünüyor, ancak bu sadece onları daha da inanılmaz kılacak.

    Emu yumurta kabuğu, doğal olarak beyazdan yeşilliklere ve genellikle siyah görünen koyu yeşile kadar değişen üç renk katmanına sahiptir. Bu katmanlardan yararlanarak sanatçı Gary LeMaster, bir dizi oyma aletinden başka bir şeyle birlikte, ayrıntılı ve renkli yumurta kreasyonları yaratabiliyor. Ayrıca normal eski tavuk yumurtası da dahil olmak üzere diğer tüm yumurta türleri ile çalışmakta, üslubunu yumurta tipine uygun hale getirmekte ve buna göre dizayn etmektedir.

    Ünlü görüntülere sahip Paskalya yumurtaları söz konusu olduğunda, her şeyden önce bir isim öne çıkıyor. Sanatçı John Lamoroni, Başkan Obama’dan Elton John’a kadar herkesin inanılmaz yumurta portrelerini yapıyor. Benim kişisel favorim, Tim Burton’un Alice Harikalar Diyarında karakterlerini içeren bu harika parça.

    Herkesin hatırlayacağı yumurtalar yaratmak için profesyonel bir sanatçı olmanız gerektiğini kim söylüyor? Flickr kullanıcısı Rakka, bu unutulmaz rock yıldızı yumurtalarını bir parça yaratıcılıktan ve bir dizi işaretleyiciden başka bir şeyle yaratmadı.

    Şaşırtıcı yumurta tasarımları oluşturmak için profesyonel bir sanatçı olmanız gerekmiyor.  Egg Bot, yumurta ve diğer yuvarlak nesneleri süslemek için sadece tek bir amaca hizmet eden özel olarak tasarlanmış bir buluştur.

    Belki de yumurtalarınız biraz daha egzotik, ama% 100 doğal. Eğer öyleyse, bu geode yumurtaları evde zaten sahip olduğunuz birkaç basit malzemeyi kullanarak kolayca yapabileceğiniz bir şeydir.

    Çocuklarınızın tadını çıkarabilecekleri basit bir Paskalya yumurtası projesi arıyorsanız, Skip to My Lou’da sunulan bu kara tahta yumurtaları harika bir seçenek. Sadece kara tahta boya ile yumurta örtün ve küçüklerin yazdıklarını ve tebeşirleriyle çizmelerini sağlayın.

    Herkes yumurta yemeyi sevmez ve yemek istemiyorsanız gerçek yumurtaları süslemek için bir israfa benziyor. Neyse ki, bu örme Paskalya yumurtaları Purl Bee tarafından çok daha az kırılgan olma avantajına sahip vegan dostu bir alternatif sunuyor.

    Craftzine’de görülen bu yumurtalar gerçek yumurta kullanmıyor gibi görünebilirken, kabuk aslında keçeli yuva yapısının çok önemli bir parçasıdır. Keçeli yün, çok özenle kesilmiş bir yumurtanın dış kısmı etrafında basitçe oluşturulmuştur.
    * * *
    Kendi en sevdiğiniz sanatsal eğimli yumurtalarınızla bağlantılarınız varsa, lütfen yorumlarda bağlantıları paylaşın.

  • Neden Köpekler Çikolata Yememeli Köpeği Olan Herkes Okumalı

    Neden Köpekler Çikolata Yememeli Köpeği Olan Herkes Okumalı

    Köpekler insan dostu hatta bazı kişiler için hayat arkadaşıdır.  Sadakat ve karşılıksız sevgi bekliyorsan bir köpek edinmelisin.  Hergün yürüyüşe çıkması gereken küçük dostun sayesinde formunu da koruyabilirsin.

    Köpekler tüm diğer hayvanlar gibi kokuya duyarlıdır. Ve yemek kokusunu hemen alırlar, yemek yedikten sonra senin tabağını temizlemekten emin ol çok mutlu olurlar. Sana küçük bir tiyo daha üstelik pek yemekte seçmezler.

    Veterinerler  genellikle köpeğinize verdiğiniz yiyecek miktarını sınırlandıracaktır.  Köpek gıdaları, köpeklere ihtiyaç duydukları besinleri (vitamin vb) vermek için özel olarak formüle edilmiştir.  Kendimiz için hazırladığımız yemeklerden vermek köpekler için çok iyi değildir.

    Anlıyoruz o mahsun bakışlara kim hayır diyebilir diyorsunuz. Özellikle yalvaran gözlerle baktıklarında vicdanınızı sızlıyor olmalı. Ancak emin olun köpeklerin sağlıkları için iyi olan sadece onlar için hazırlanmış gıdalar ile beslemektir.

    Özellikle çikolata köpekler için oldukça toksittir.  Birçok kişi çikolatanın kafein içerdiğinden dolayı zararlı olduğunu düşünüyor. Çikolata çok az miktarda kafein içeriyor olsa da köpeğiniz için zararlıdır.  Çünkü içinde köpekler için çok zararlı olan Theobromin adlı bir madde barındırır.

    Theobromine, kafein gibi uyarıcı olarak işlev gören bir alkaloid (bağımlılık yapan kimyasal içerik). Köpeklerin, insanlar gibi teobromini zararlı içeriklerini yok edecek  bir enzimi yoktur. Sonuç olarak, teobromin köpeklerde merkezi sinir sistemi ve kardiyovasküler sistemi aşırı uyararak kan basıncının artmasına, kusmaya, dehidrasyona, karın ağrılarına, nöbete ve hatta ölüme yol açabilir.

    Az yada çok bir ölçüsü yok, köpeğin boyutundan cinsine göre birçok faktörü göze alırsak emin olamayacağınız bir durumda riske girmeye gerek var mı? Elbette yok! Köpeğinizin sağlığı hatta hayatına mal olacak bir hata yapmaktan kaçınmanızı öneririz.

    Dikkat !Bazı çikolata tipleri diğerlerinden daha çok teobrom içerir. Genel bir kural olarak, çikolata ne kadar koyu renkte olursa, o kadar çok teobromin olur. Beyaz çikolata ve sütlü çikolata az miktarda teobrom içerir. Koyu çikolata, diğer yandan, sütlü çikolatadan yaklaşık üç kat fazla teobromindir.

    Çikolata ve kakao, fıstık, kavrulmuş, kabuklu ve öğütülmüş kakao çekirdeği  iki madde içerir.   Teonromin ve kafein…

    Her çikolata için 1-9 miligram, teobromin daha koyu çikolata içerdiği yüksek seviyelerdedir. Beyaz çikolata sıfır toksik olma riski taşımaktadır.

    Çikolata bir köpek için zehirdir. Vücut ağırlığı kilogram başına yaklaşık 20 mg teobrominden başlar. 5 kg ağırlığındaki küçük bir köpek için, 100 mg teobromin (yaklaşık 70 g sütlü çikolata veya 20 g koyu çikolata) sorunlara neden olacağı anlamına gelir.

    Kakao tozunda teobromin daha yüksek seviyelerde bulunur. Sadece 4 g kakao tozu 100 mg teobromin içerir.

    Özetlememiz gerekirse ;

    Çikolatanın toksik bileşeni, teobromindir. İnsanlar teobromini kolaylıkla metabolize eder, ancak köpekler sisteminde toksik seviyelere gelir ve kolaylıkla metabolize edilemez.  Az miktarda çikolata muhtemelen köpeğinize kusma veya ishal şeklinde belirtiler verecektir.  Büyük miktarlarda verilen çikolata teobromin kas titreme, nöbetler, düzensiz kalp atışı, iç kanama veya kalp krizine kadar birçok olumsuz duruma yol açabilir.  Theobromine zehirlenmesinin başlangıcı genellikle şiddetli hiperaktivite ile işaretlenir.

    Köpeğinizi çikolata ile beslemeyin, bir parçadan ne olur demeyin.   Ve aşırı çikolata tükettiğini görürseniz lütfen hemen veterinerinize başvurun.

  • 21 Gün Sonra Işıl Işıl Canlı ve Parlak Bir Cilde Kavuşmanızı Sağlayacak Tüyolar

    21 Gün Sonra Işıl Işıl Canlı ve Parlak Bir Cilde Kavuşmanızı Sağlayacak Tüyolar

    Pürüzsüz pırıl pırıl bir cilt için neler yapmıyoruz ki ? Sabah akşam cilt temizleme ve besleme rutini, bol su içmek, düzenli spor yapmak bunlar  tabi işe yarar.  Ancak birde genetik yapıdan ötürü cildin görünümünde problemler olabiliyor.

    Cilt en büyük organımız ve zaman zaman bu problemler gerçekten çok can sıkıcı olabiliyor. Deri altında başlayan sorunlar tedavi edilmez ise cildin üst tabakasında estetik olmayan görüntülere sebep olabiliyor. Cilt probleminiz varsa öncelikli yapmanız gereken bir uzmana başvurmaktır.

    Çoğumuz ergenlik dönemleri ile başlayan sivilce oluşturan salgılardan ötürü acı çekmişizdir.  Hormonlar yada stres sebebi ne olursa olsun, günümüz dünyasında bu konu ile ilgili estetik kaygısı toplum baskısını birlikte getiriyor.

    Cildi ihtiyacı olduğu kadar temizlemek abartmamak cildinizin rutini için iyidir. Aşırı temizlemek inanın iyilikten çok cildinize  zarar verir.  Parlayan sağlıklı bir cilde sahip olmak isterseniz;

    Cildinizin Tedavisi  Evde Başlar

    Kendinize bir rutin oluşturarak başlamalısınız. Yüzünüzü günde iki kez (sabah – akşam) köpük veya jel temizleyici ile yıkayın. Mümkünse içinde Benzoil peroksit etken maddesi olan bir ürünle çünkü “benzoil peroksit” cildin oksijen ihtiyacını karşılar. Akne tedavisinde özellikle çok kullanılır.  Birçok yüz yıkama ürününde mevcuttur.  Sabah uyandığında ve gece yatmadan önce mutlaka doğru ürün ile yüzünü yıkayın. Haftada bir gün mutlaka peeling kullanın. Çünkü cilt kendini 9 ve 21 gün içerisinde iki kez yeniler. Ölü derileri peeling ile tamizlemelisiniz.
    Vücudunuzun omuz, sırt ve göğüs gibi diğer bölgelerinde sivilceniz varsa, bu bölgelere yüzünüzde kullandığınız aynı temizleyici ile günde iki kez yıkayın.

    Makyaj yapan biriyseniz cildinizi  temizlemeden asla yatağa gitmeyin. Makyaj ile uyumak cildinize yaptığınız en büyük kötülüktür. Tüm gözenekler tıkalı olduğundan cilt kendini yenileyemeyecektir.  Yıkama sonrası cildinizin PH dengesini geri  getirebilmek için tonik kullanın.

    Benzoil peroksit jeli ile akne tedavisi mümkündür.  Bu jel marketlerden, eczanelerden ve güzellik mağazalarından satın alınabilir. Jelin bir noktasını sivilce üzerine uygulayın.  Cildinizi tahriş etmemek için % 3 veya daha az benzoil peroksit içeren ürünlerini tercih edin.

    Lazer destekli tedaviler akneleri kurutmak için en yaygın yöntemlerdendir. Mutlaka dermotologların yapması gerektiğini dip not olarak hatırlatalım.   Lazer tedavisi uzman olmayan ellerde leke gibi cilt sorunlarına yol açabilir.

    Sakın Siyah Noktalarını Sıkma !

    Yüzüne dokunma, gün içerisinde bir çok yere dokunuyoruz ellerimizde bakteri oluşmasını engellememiz mümkün değil. En azından taşıyoruz. Üstelik akneli yüzünüze dokunarak bir yerden başka bir yere akneyi taşıyabilirsiniz. Özellikle normal havlu yerine kurutmak için kağıt havlu kullanmanızı da öneririz.

    Günde iki kez duş alın. Sabah ve geceleri duş veya banyo yapın.  Tüm vücudunuzu yumuşak bir temizleyici ile yıkayın ve saçınızda yağ üretimini sınırlayan şampuan kullanın. Vücudunuzun terleme yoluyla dışarı attığı ölü deri hücrelerini çıkarmak için egzersiz yaptıktan sonra daima duş aldığınızdan emin olun.

    Sağlıklı yemekler ile beslenin. İşlenmiş ve çok miktarda yağ içeren gıdalar, vücudunuzdaki akne miktarını büyük ölçüde artırır. Tam tahıllardan, meyvelerden, sebzelerden ve proteinden uygun miktarda besin almak cildinizin daha hızlı yeniden üretilmesini ve gereksiz yağ üretimini sınırlandırmasını sağlar. Mümkün olduğunda, işlenmiş veya çok fazla şeker içeren yiyeceklerden kaçının.

    En az sekiz saat uyuyun. Uyku, vücudunuzu rahatlatmak ve detoksifiye etmek için yardımcı olduğu için, iki kuşu tek bir taşla öldürür. Eğer yeterince uyumadıysanız, cildiniz cilt hücrelerini yenilemek için yeterli zamana  sahip olamaz. Her gece uygun bir zamanda yatıp en az sekiz saat uyuyarak uyku döngüsünüzü düzenleyin.

    Lütfen bol bol su için

    Bu makaleyi okuyarak uygularsanız 21 gün sonunda emin olun daha iyi bir cilde sahip olacaksınız.

  • Örümcek Fobisi Ve Örümceklerden Evimizi Temizleme Yolları

    Örümcek Fobisi Ve Örümceklerden Evimizi Temizleme Yolları

    Örümcek fobisi küçük yaşlar itibarı ile hayatınızı kabusa çevirebilir. Köpeğiniz ile sarılıp uyurken küçücük bir varlıktan bu kadar korkmak çevreniz tarafından anlaşılabilir olmayabilir.  Hatta kendiniz bile bunu zaman zaman anlamsız bulabilirsiniz.

    Araknafobi örümcek korkusu en yaygın fobilerden biridir.  Evinizde bir örümcek gördüğünüzde çığlık atabilir, donup kalabilir veya kaçabilirsiniz. Evden dışarı çıkmak kadar ağır yaşayan kişiler olabiliyor.

    Peki Sebep Nedir? 

    Uzmanlar henüz bu korkuya neden sebep olduğuna dair bir yanıt malesef bulamadılar.  Ancak bazı teoriler öne sürülmüştür. Örneğin evrimci psikologlar tarafından öldürücü türleri sebebiyle bilinçaltımıza işlenmiş bir hayatta kalma psikolojisi olduğunu öne sürerler.  Bazı kişiler ise bin yıllar önce timsahlar kadar tehlikeli bir tür olduğunu iddia ediyor.

    Tedavi Yolları Nedir? 

     Genellikle bilişsel-davranışçı tekniklerle tedavi edilir.  Bazı yeni araştırmalar, hastanın korktuğu şeye görsel olarak maruz bırakıldığında yavaş yavaş korkusunun üstesinden gelebildiğini göstermiştir.

    Bulunduğum ortamları örümceklerden nasıl arıtabilirim? 

    Örümcek gibi tüm böcekler çatlakları sever.  Ve bu canlılar sirkeden pek hoşlanmazlar. Yapmanız gereken bir şişeyi biraz su biraz beyaz sirke ile doldurun.  Daha sonra cam ve kapı kenarlarına sıkın. Özellikle çatlakları gözden kaçırmayın.  Örümceklerin içeri girmesini  engellemek için günde bir kez bu rutini tekrarlamanız gerekiyor.  Sirke vernikli yüzeylere zarar verebilir bu yüzden dikkat edilmesi  gerekiyor.

    Esansiyel yağlarda kullanabilirsiniz.  Ancak sürekli  aynı yağları kullanmayın ki örümcekler kokuya alışmasın.

    Narenciye örümcekleri uzaklaştırır mı? 

    Evet, narenciye kokusu asitik olduğu için birçok canlı hoşlanmaz.  Limon ve portakal kabuğu doğal bir caydırıcıdır. Ayrıca mutfağınızda bir kase içinde bulundurabilirsiniz.

    At kestaneleri pencere eşiklerine ve odaların köşelerine koyduğunuzda kesinlikle örümcek gelmeyecektir.  Uzun süre dayanan at kestanesi en tercih edilen yöntemlerden biridir.

    Hiçbir köşede yiyecek kırıntısı kalmasın evinizi  temiz tutmak elbette ilk etapta yapmanız gerekendir.  Ağların oluşmasını önledikçe örümcekler kendilerine farklı yerler arayacaktır.  Düzenli silmek süpürmek size çok yardımcı olacaktır.  Esansiyel yağlar ile yapılan temizlik ise gerçekten çok faydalı olacaktır.

    Örümcekler sinek gibi küçük haşerat ile beslenirler.  Özellikle geceleri dış mekan aydınlatmaları bu haşeratı kendine çeker.  Beslenmek içinse örümcekler ışığa doğru gelecektir.  Bu yüzden dış mekan aydınlatmalarını  geceleri kapatıyor olmanız bir nebze sizi rahatlatacaktır.

    Tekrar özetlememiz gerekirse;

    1-Doğal Sprey Uygulaması

    • Esansiyel Yağlar
    • Beyaz Sirke
    • At Kestanesi

    2-Evinizi Çok Sık Temizleyin

    • Süpürün
    • Toz Alın

    3-Kapı ve Pencerelerinizi Açık Tutmayın

    • Özellikle ev hayvanınız varsa onun giriş  çıkış noktasınıda kontrol edin.

    4- Dış mekan aydınlatmalarınızı  geceleri açmayın.

    5- Evinizdeki çatlak vb. kapatın, her sene boya yapmaya çalışın. Koku onları uzak tutacaktır.

    Bitkiler örümcek gibi küçük haşeratı çeker. Fobiniz varsa mutlaka evinizin çevresindeki bitkileri kapı ve pencerelerinizden uzaklaştırmalısınız.

    Tabi stabil bir hayat istemiyorsanız, bir an önce bir uzman ile görüşmelisiniz. Böylece piknikte, iş yerinde, lokantada her an karşınıza çıkabilecek bu şirin varlıkları belki bir gün seveceksiniz.

  • Cildinizdeki Kırışıklıklara Evde Kesin Çözüm

    Cildinizdeki Kırışıklıklara Evde Kesin Çözüm

    Kırışıklık kolejen ve elastin miktarınızın düşmesi ile belirginleşen bir cilt hastalığıdır. Bildiğiniz gibi cilt en büyük organımız ve maalesef yediklerimiz ve içtiklerimizden ihtiyacı olan gerekli vitamini alamıyor.  Buda zamanla cilt üzerinde lekelenmelere, elastikiyet kaybına ve derin kırışıklıklara yol açıyor.

    Kırışık kişinin özgüvenini etkilediği gibi kişiyi bazen olduğu yaştan büyükte gösterebiliyor. Örneğin kuru bir cilde sahipseniz ve cildinize koruyucu  bakım uygulamıyorsanız hava şartları dahi sizi etkileyebilir. Nemlendiricinizi ve güneş koruyucunuzu sürmeden sokağa çıkmayın.

    Cildinizin makyajsız pürüzsüz, parlak ve sağlıklı görünmesini istiyorsanız ilk olarak kolejen ve elastin miktarını artırmalısınız.  35 yaş itibarı ile kolejen ve elastin miktarı gün be gün azalmaya başlar.  bunu geciktirmek ve kırışıklıklarınızdan kurtulmak istiyorsanız işe düzenli bir yaşam tarzını benimsemekle başlamalısınız.

    Kırışıklıklarımdan Nasıl Kurtulurum? 

    Öncelikle cilt rutininizi atlamayın.  Sabah ve akşam cildinizi düzenli olarak temizleyerek kirlerden arındırın. Temizliğin ardından tonik ile cildinizin ph dengenizi yerine getirmeniz gerekir. Sonrada cildinize en uygun krem ile nemlendirmelisiniz.  Ayda bir yaptıracağınız profesyonel cilt bakımı ve cildinize uygulanacak maskeler kırışık oluşumunu geciktirecektir.

    C vitamini kolejen ve elastin miktarınızı artırır, günlük tablet olarak alabileceğiniz gibi  turunçgil tüketerek de edinebilirsiniz.

    Sigara kullanıyor musunuz?  Hemen bırakmalısınız! Yapılan araştırmalar alkol ve sigaranın cilt üzerindeki olumsuz etkisini kanıtlamıştır.

    Uyku düzeninize dikkat edin.  Deriniz dahil tüm organlarınız akşam 21:00 itibarı ile kendini yenilemeye başlar.  Organlarınızın dinlenmesine ve kendini yeni güne hazır hale getirmesi  için düzenli  uyku şarttır.

    Daha genç bir cilt için meyve, sebze ve fındığın yanı sıra cildin daha genç görünmesini sağlayan yağ asitleri bakımından zengin balıklar yiyin. Diyetiniz ayrıca portakal ve kırmızı sebzelerde bulabileceğiniz birçok antioksidan içermelidir.

    Stres cildinizin düşmanıdır.  Ondan kaçınmak için hobiler edinin.  Spor yapın, spor deriniz dahil tüm vücudunuzu sağlıklı kılar.

    Cildinizi güneş ışınlarından koruyun. Güneş cilt için en faydalı proteinlere (kolejen ve elastin) zarar verir.

    Peki eski çağlarda kırışıklıklardan kurtulmak için neler yapılıyordu?

    Bitkilerinin gücü,  kırışıklıkları önlemek ve tedavi etmek için kullanıldı. Ama atalarımız sadece bitkisel tarifleri bilmiyordu; Aynı zamanda hayvansal ürünler, metaller ve minerallerin iyileştirici özelliklerini kullanmışlardır.

    Mısır Kraliçesi Kleopatra, gümüş bir kasede hazırlanan bal, yulaf ezmesi, süt ve kozmetik kilden oluşan bir yüz maskesi kullanmıştır.
    Roma İmparatoru Nero’nun karısı olan Poppaea Sabina, süt banyosu yapardı. Banyo cildi yenilemek ve gençliği korumak için iyi bir seçim sütle yapıyor olması ise mucizevi sonuçlara yol açabilir.
    Rus İmparatoriçesi Catherine II, yumurta sarısı, badem sütü, gül suyu ve votka içeren bir balsamla banyo yaptı!
    Eski bir Farsça tarifi ekşi krema kıvamında püre, olgun hurma, pirinç unu ve yeşil çay, hamuru içerir.
    Çin, yüzüne alkollü bir balsamı uygulayarak ve ardından hafifçe yakarak yüzünü tedavi etti. Oldukça aşırı bir yöntemin cildi canlandırdığını, yüz tonunu iyileştirdiğini ve kırışıklıkları giderdiğine inanıyorlardı.
    Japon maskesinin soyulma etkisi sağladığı ve amino asitler ve mayalanmalar nedeniyle cildi yenilediği söylenir.

  • Bu 7 Adımla Horlamadan Ebediyen Kurtulun

    Bu 7 Adımla Horlamadan Ebediyen Kurtulun

    Erkek, kadın herkesin başına gelebilecek bir sorundur horlama ve erkelerde malesef daha fazla görülmektedir. Kadınlarda bu sorununu oranı %40 iken  erkek nüfusunun %60’ı bu sorunla savaşmaktadır. Bu istatistiğe göre mutlaka evinizde en az bir horlayan kişi bulunmaktadır.  O halde yazıyı okumaya başlayın. 🙂

    Horlama Nedir ?

    Horlamaya birçok sebep yol açabilir.  Bunun bir nedeni yaş aldıkça dokularımız gevşer ve nefes almamız zorlaşır. İkinci bir faktör kilolardır. Biriken yağlar hava geçişini engeller ve solunum yolu tıkalı olduğundan horlamaya sebep olabilir.  Burundaki kemik eğriliği ve boğazdaki bademcikler horlamaya yol açabilir. Alkol, sinir sistemini uyaran ilaçlar kas reaksiyonunu etkileyebilir.

    Uyku sırasında yatış pozisyonunuzu gözden geçirmenizi öneririz.  Bu hastalık solunumu aktivitesiyle ilişkilidir ve uyku sırasında bir ses çıkar.  Bu ses bazen çok rahatsız edici boyutlara çıkabilir. Horlama gece boyunca dinlenme süresinin azalması ile uyku kalitesi  şüphesiz etkilenir.

    Genellikle horlayan kişiler uykularını sağlıklı alamazlar ve organlarda dinlenmez.  Buda baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, zor yürüyüş, ritim bozukluğu ve hipertansiyona yol açabilir.

    Aşırı yorgunluğa yada gribal enfeksiyonlara bağlı olarak her birimiz bazen horlayabilir.  Ancak sürekli devam eden bir durum ise; sorunu çözmek için adım atmak gerekir.

    Horlamaya yol açan nedenler birden fazla olabilir .  Dilinizin uyku sırasında  aldığı pozisyon bile bu soruna yol açabilir.

    Gürültü (horlama sesi), uyku sırasında, nefesin burun boşluğundan ve ağızdan doğal rutininde çıkamadığında oluşur. engellendiğinde oluşur.  Burun veya ağız içindeki engeller, hava geçiş kanallarının daralmasına neden olur ve bu dışarıya yansıyan gürültünün sebebidir.

    Uyku sırasında ağızdan ve burun boşluklarından hava geçişini etkileyebilecek en yaygın faktörler şunlardır:

    Yaş

    Boğaz içindeki dokular ilerleyen yaş ile gevşer ve  özellikle kaslarınızı çalıştırarak sıklaştırdığınızda bu nefesinizin serbestçe  akmasına yardımcı olur. Ve gürültüye neden olmasına izin vermez.

    Burun sorunları

    Soğuk algınlığı, sinüzit, nazal septal defektten burun delikleriyle ilgili sorunlar ve çeşitli türlerdeki solunum yollarının kısmi tıkanmaları, horlama fenomeninin oluşmasına katkıda bulunabilecek faktörler arasındadır.

    Uyku pozisyonu

    Uykunuz sırasında aldığınız pozisyon önemlidir. Horlayanlar sırt üstü uyumamalıdır, çünkü bu tür bir yatış pozisyonu solunum yolunu kısmen tıkar. Buda horlama sesine yol açar.

    Sigara, alkol ve ilaçlar

    Sigara, alkollü içecekler ve bazı ilaç türleri, yukarıda bahsedilen sonuçlarla birlikte, kasların daha fazla gevşemesine katkıda bulunabileceğinden, horlamayı artırmaya  katkıda bulunabilir.

    İnsanlar neden horlar ?

    Solunum sırasında hava akımının geçme zorluğuna atfedilen nedenler, adenoid ve genişlemiş bademcikler, bir burun sızıntısı veya yüksek düzeyde solunumsal sekresyonların salgılanmasına bağlı olabilir. Sıklıkla, horlama, burun da dahil olmak üzere yumuşak damak kaslarının güç kaybı ve bunun sonucunda solunum yollarının azalmasının bir sonucudur; bu sebeple fenomen yaşlılıkta sık görülür. Nazal boşlukları tıkayabilir ve ayrıca nazal polipleri, düzenli rüptürü, riniti ve sinüziti de belirleyebilirler.

    Horlama, gece geçiş apnesinin tipik bir semptomudur ve uyku sırasında boğaz kaslarının ve üst solunum yollarının gevşemesi ve hava geçişi engelleri ile karakterizedir. Predispozan faktörler obezdir (özellikle boyun etrafında fazla yağ birikmesi varsa), alkol tüketimi etkendir.

    Horlamadan Nasıl Kurtulabilirim?

    • Uyuma pozisyonunuzu değiştirin
    • Zayıflayın, en sağlıklı kilonuza dönün
    • Fazla alkol tüketmeyin
    • Yeteri kadar uyuyun
    • Burun delikleriniz açık olsun ( Eğer  grip değilseniz, doktorunuza başvurarak kontrol ettirin)
    • Yüksek bir yastıkta uyuyun (Horlayan kişilere uygun birçok yastık var)
    • Bol su tüketin ( Burun salgıları az üretildiğinde burun iç yüzeyi sertleşir ve buda horlamaya yol açar.

    Toparlamak gerekirse yeterince uyuyun, yan uyumaya çalışın, yatmadan önce alkolden kaçının ve burun delikleriniz  tıkanmışsa sıcak bir duş alın. “Bu basit uygulamalar horlama azaltmada büyük bir fark yaratabilir.”

  • Her Evde Bulunan 2 Malzeme ile 2 Dakikada Bembeyaz Dişlere Kavuşun

    Her Evde Bulunan 2 Malzeme ile 2 Dakikada Bembeyaz Dişlere Kavuşun

    Sarı dişler ikili ve çoklu  ilişkilerde rahatsızlık ve utanç vericidir. Estetik ve gülümsemenizi sarı dişler negatif anlamda etkiler.  Hatta pis bir algı oluşturur.  Gülümsemenin başkalarıyla iletişim kurarken akla ilk gelen şeylerden biri olması tesadüf değildir ve bu durumda sarı dişler kesinlikle iyi bir şey değildir.

    Beyaz ve sağlıklı dişlerin kişinin görünümünü değiştirdiğini, düzen ve temizlik algısı oluşturduğu bilinmektedir. Sarı, lekeli ve opak dişleri açığa çıkaran bir gülümseme, yüzün uyumunu bozar ve kişinin kendisi ile ilgilenmediğine delili teşkil eder.  Ancak her zaman hijyen ile ilgili olmaya bilir. Bir sağlık sorununa da işaret ediyor olabilir.

    Diş minesini normalde beyazdır, ancak bazı yiyecekler veya kötü alışkanlıklar ile rengi değiştirebilir. Kahve, sigara dumanı ve renkli içecekler dişlerin üzerinde koyu lekelere neden olabilir ya da sarıya dönüşebilir. Diş beyazlatma için doğal ilaçlar gerçekten işe yarıyor mu? Birlikte görelim.

    Dişin Rengi

    Vücutta en sert ve mineralize ve yarı saydam beyaz meddedir. Ağız ortamına maruz kalan dişin alanını kaplar, onu kanserojen bakterilerin aşınması ve asit saldırısından korur. Yüksek oranda mineralize edilmiş mine,% 4-5 su ve organik bileşenlerden (proteinler) oluşurken, kalan% 95-96 inorganik maddelerdir (kalsiyum, potasyum, sodyum, fosfor, sezyum ve diğerleri). Emaye kronu bir kukuleta gibi sarar, çiğneme yüzeyinde (cusp) maksimum kalınlığa ulaşır ve yakanın yanında inceltilerek, sert bir tabaka ile kaplanır.

    Sertliğine rağmen, içindeki hücrelere ya da kan damarlarına sahip olmayan mine (avasküler doku) – oldukça kırılgan görünmektedir. Böyle bir kırılganlık, dentin olarak adlandırılan alttaki gözenekli doku eksik olduğunda ortaya çıkar. Emaye, çeşitli taç bölgelerinde farklı oranlarda da olsa, asitlere karşı oldukça duyarlıdır, bu nedenle çürüklerden sorumlu ağız çürüklerinden etkilenebilir.

    Adamantin maddesi olarak da bilinen mine, özel olarak mineralize edilmiş bir interplasmatik madde ile bir arada tutulan ince polihedrik prizmalardan oluşur. Bu prizmalar emayenin temel birimini temsil eder: bir çubuk şeklinde, daha sonra gerilir ve birbirine paralel düzenlenir, yaklaşık 3-10 mikrometre çapındadır ve derin yüzeyden (amelo-dentinal bağlantı) emaye dış yüzeyi. Derinliklerde dentin dikine diktir, sonra orta bölgede dalgalı hale gelir ve sonunda dişin yüzeyine diktir.

    Beyazın fildişi, bazen mavi tonları ile değişen dişin yarı saydam tonları, altındaki dentin rengini ortaya çıkarır. Sadece üst kesici dişlerin alt kenarlarında – ki bu hemen hemen hiç bulunmaz – bazen emaye beyazın rengini, bazen de mavi tonları ile takdir edebilirsiniz. Dişin diğer bölgelerinde, dişin rengi, genetik bileşenden etkilenen, genellikle sarımsı olma eğiliminde olan altta yatan dentin gölgesi tarafından belirlenir.

    Kahve, kırmızı şarap, çay, çiğneme tütünü, sigara, ceviz ve daha fazlası gibi gıdalarda pigmentleri emebileceği de unutulmamalıdır. Dişlerdeki kromatik değişiklikler ayrıca hastalıklardan (florozis) veya özellikle neonatal yaşam boyunca anne tarafından alındığında yüksek doz tetrasiklin gibi belirli ilaçların alınmasıyla meydana gelebilir.

    Emaye erozyonu çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir: bulimia (psikolojik bir rahatsızlık, çok yemek yiyerek kusmak), gastroözofageal reflü (yemek borusu boyunca artan asidik sular ), bruksizm, asidik alım (alkolsüz içecekler, turunçgiller) C vitamini tabletleri veya tatlı (şekerli meyve, bal, reçel, meyve suları, genel olarak şeker ve şekerler, şekerli içecekler, rafine edilmiş tahıllar), düşük veya aşırı ağız hijyeni (özellikle aşındırıcı diş macunları ile).

    Peki tüm bunlardan en az biri başınıza geldi ise ne yapacaksınız? Hemen doktorununuza başvurarak , florür mine minerali yeniden mineralize etmek ve erozyonu önlemek için verilen önerilere kulak vermelisiniz.. Bununla birlikte, aşırıya kaçmamak önemlidir: fluorid fazlalığı, zararlı da olabilir.

    Dişlerimi kaybettim, neden?

    Diş sararması, her zaman kolayca tanımlanamayan çok sayıda ve farklı sebebi barındırabilir.  Örneğin, ağız hijyenine önem veren titiz bir insan bile, dişlerinde beklenmedik ve anlamsız sarı lekelere sahip olabilir.

    Yiyecek – İçecek Alışkınlarınız 

    Dişlerin renk değişimi, günlük alışkanlıklarınızın sonucu olabilir. Yiyecek, içecek ve tütün, bu alışkanlıkların örnekleridir.

    Aşağıdakilerin büyük miktarlarda tüketilmesinin  renk bozulmasına katkıda bulunabileceğinden emin olabiliriz:

    • Kahve
    • Çay
    • kırmızı şarap
    • Meyveler
    • Soya
    • Coca Cola

    Sigara, içki, kahve, asitik içecekler tümü dişlere zararlıdır.  Bağımlıysanız kullanımın sonrasında her defasında dişlerinizi fırçalamalısınız.

    Evde 1 Dakikada Diş Beyazlatmak
    Malzemeler:

    • 1 tane limon
    • Kabartma tozu

    Tarifi:

    Bir kabın içerisine bir yemek kaşığı limon suyunu ekleyin. Üzerine de 1 yemek kaşığı kabartma tozunu ekleyin. Bu 2 malzemeyi iyice karıştırın ve hazır hale getirin.

    Nasıl Uygulanır?

    Hazırladığınız bu karışımı peçete yardımıyla dişlerinize uygulayın. İki dakika kadar bekletin. Ağzınızı iyice durulayın.

    İşte bu kadar kolay!

  • En Hızlı Nasıl Hamile Kalınır?

    En Hızlı Nasıl Hamile Kalınır?

    Gamet dişi veya erkek üreme organlarına verilen genel isimdir.  Aynı isme sahip olmalarına rağmen iki hücre birbirinden farklıdır.  Erkeklerde sperm iken kadınlarda yumurtadır.  Aslında tüm olay burada başlıyor.

    Belki uzun süredir bebek istiyorsun, belki henüz yeni yeni düşünmeye başlıyorsun, belki çevrende bebek sahibi olmak isteyen çok sevdiğin çiftler var.  Hangi sebebe sahipsin bilmiyorum ancak bu yazıyı okuduğunda emin ol gebe kalma olasılığını yükseltecek bir kaç öneri bulacaksın.

    1. Konunun Uzmanı Ziyeret Edin 
    Vücudunuzdaki hangi  problem sebebi ile gebe kalamadığınızı  bilmek önemlidir.  Birproblem varsa baştan önlem almak yada gerekli vitamin veya ilaçlarla hamile kalma riskini artırmak  önemlidir.

    Sağlık sorununuz yoksa dahi bebek için en sağlıklı durumda olmanız önemlidir. Yapacağınız birkaç basit kan testi sizlere yardımcı olacaktır.

    2. Hamilelik Planlaması Yapın 
    Gebe kalmaya başlamadan önce en az bir ay folik asit almaya başlayın. Folik Asit  kadınlık hormomları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.

    Sağlıklı bir bebeğe kavuşmanıza yardımcı olabilecek diğer iyi tavsiyeler: Vücudunun olumsuz yönde etkileyen alışkanlıları bırak. (içki, sigara içme veya uyuşturucu kullanma gibi) Kilonuza dikkat edin ve kafein tüketim miktarınızı  azaltın yada toptan bırakın.

    3.Yumurtlama Zamanlarınızı Not Alın ve Gebe Kalmak için Uygun Tarihleri Değerlendirin 

    Her adet döngüsünde sadece bir kez yumurtlayabildiğinizi biliyor muydunuz?  Ne zaman yumurtlayacağınızı bilirseniz, siz ve eşiniz o döngünün hamile kalma şansını değerlendirebilirsiniz.  Ne zaman yumurtladığınızı belirlemek için birkaç farklı yöntem kullanabilirsiniz.

    Yumurtlama dönemlerinizde ısınız artar  ve rahim ağzından şeffa kaygan bir akıntı gelir.  Bu akıntının olduğu günler gebe kalma şansınızın arttığı günlerdir.

    (Düzensiz periyotlarınız varsa, yumurtlama tarihini saptamak zor olabilir. Uzmanınızdan tavsiye isteyin.)

    4. Doğru zamanda seks yapın

    Yumurtlama için zaman takviminizi bildiğiniz zaman, en verimli döneminizi kaçırmayın. Seks yapmayı planlayın;  yumurtlama yaptığınız gün boyunca yumurtlamadan iki ila üç gün önce sık seks yapın.
    Verimli döneminizin ne zaman olacağından emin değilseniz, döngünüzün ikinci ve üçüncü haftalarında her gün veya her gün seks yapmayı hedefleyin. Bu şekilde, vücudunuz bir yumurtayı serbest bıraktığında, fallop tüplerinde sağlıklı sperminiz olabilir.
    Başka bir ipucu: Siz ve eşiniz bu en bereketli  zamanınıza kadar seks yapmak için bekliyorsanız, eşinizin önceden çok uzun bir perhiz yapmadığından emin olun. Eşiniz en bereketli olan bu döneminizden hemen önceki günlerde en az bir kez boşalmalıdır. Aksi halde, pasif spermler sebebi ile hamile kalma şansınız azalabilir. Bu küçük tavsiyeler uzun zamandır beklediğiniz bebeğe çok yakında kavuşmanıza yardımcı olabilir.

    (Spermin dölleme için hızının artması için birçok ürün vardır.  Ancak doğal yöntemler ile ilerlemek isterseniz  zeytinyağı gibi ev yapımı doğal ürünlerde kullanılabilir.  Pek çok vajinal kayganlaştırıcı ürün piyasada mevcuttur.  Birini kullanmak isterseniz, uzmanınızdan tavsiye isteyebilirsiniz. )

  • Evde Kendiniz Çok Etkili Tamamen Doğal Bir Sivrisinek Savar Yapın

    Evde Kendiniz Çok Etkili Tamamen Doğal Bir Sivrisinek Savar Yapın

    Yaz ayını düşünürken elbette serin yaz geceleri balkon ya da teras sefası hayali bize neşe veriyor. Ancak bahçe yada terasta oturmak için sivrisinekler ile ilgili  önlemler alınması şüphesiz iyi olur. Pencerelerinizi sık tellerle çevirerek sivrisineklerin içeriye girişlerini engelleyebilirsiniz.  Peki ya dış mekanlardaysanız nasıl bir yol izlemeniz gerekiyor.

    Mağazalarda bu hayvanlardan sizi koruyacak elbette birçok ürün mevcuttur. Ancak alerjik reaksiyonlar, tahriş ve sinir sisteminin zarar görmesi gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilen kimyasal bir bileşikleri vardır.

    Ve elbette onların da yaşam haklarına saygı duymamız gerekir. Tüm dünya hepimizin ve birlikte yüzyıllardır var olduğumuz gibi tüm canlıların yaşam haklarına saygı duyarak yaşamalıyız.   Bunun için size birkaç doğal yöntem sunacağız.

    Doğal böcek kovucular

    Kendiniz evinizde bulunan birkaç malzeme ile doğal sinek kovucular yapabilirsiniz. Kendinizi zararlı ve tehlikeli kimyasallara maruz bırakmadan ve canlılara zarar vermeyeceğiniz doğal yöntemler mevcut.

    Birçok bilimsel çalışma, limon okaliptüs uçucu yağının, sivrisineklerin kovulmasında çok etkili olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca, sitronella esansiyel yağı, güçlü kokusu nedeniyle çok yararlı olarak kabul edilir.

    Bir çalışma, mandalina meyvelerinin, mandalina, limon, portakal, limon ve greyfurt gibi kabuklarının sivrisinekleri ve diğer birçok böcekleri kovabilecek maddeler içerdiğini göstermiştir. Bu narenciye meyveleri, güçlü kokusu nedeniyle çok etkilidir ve sivrisinekleri sizden uzak tutmaya yardımcı olur.

    Sivrisinek kovucu kavanozlar

    Sivrisineklerin püskürtülmesi için narenciye ve esansiyel yağların kullanılmasının en etkili yollarından biri de kavanozlarının kullanılmasıdır. Size bir sivrisinek kovucu kavanozu nasıl yapacağınızı anlatacağız;

    Gerekli Malzemeler:

    2 dilimlenmiş limon
    2 kavanoz
    10 damla limon okaliptüs esansiyel yağı
    10 damla limon esansiyel yağı
    4 dal biberiye (isteğe bağlı)

    Hazırlanışı

    Kavanozlara aynı miktarda biberiye ve limon dilimi ekleyin. Daha sonra, kavanozlara su dökün ve uçucu yağları ekleyin, ancak bunları karıştırmamaya dikkat edin.

    Bu kavanozlar için arka bahçeler ve kamp yerleri için idealdir.  Bu sivrisinek kovucularını aktive etmek için yapmanız gereken tek şey bir mum yakmaktır. Isı kokuyu daha yoğun şekilde hissettirir.

    Tüm canlıların yaşam hakkı vardır. Sivrisinekler  hastalıkları, virüsleri yayarlar ve salgın hastalıkları başlatabilirler ve mutlaka korunma yollarını bulmak gerekir.

    Bu böcek savurucu kavanozlar, yaz gecelerini geçirdiğiniz açık alanlara mükemmel bir katkı sağlar.

    Diğer Korunma Yolları 

    • Terli nemli bölgeleri çok severler ve sık sık duş almak sizi bir süre için korur.
    • Bahçe ve balkonunuzda sodyum lambaları bulundurun.
    • Portakal, karanfil ve lavanta yağlarının kokusu çok keskindir ve bundan hoşlanmazlar.  Losyon olarak kullanmanı sizi bu saldırılardan koruyacaktır.
    • Çay ağacı ve  nane gibi yağlar ısırılan bölgeye sürüldüğünde bölgeyi rahatlatacaktır.
    • Evinizin cam kenarlarına fesleğen ve lavanta saksıları yerleştirin.
    • Teknolojiden hoşlanıyorsanız iyi bir yazılım indirin. Hayır, şaka değil. Telefonunuza yükleyeceğiniz sinek kovar çok işinize yarayacaktır.
  • Şarap Seçimi İle İlgili Bilmeniz Gerekenler ve püf noktaları

    Şarap Seçimi İle İlgili Bilmeniz Gerekenler ve püf noktaları

    Gelecek hafta arkadaşlarınızı evinize davet ettiniz ve şarap seçimi hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz.  Eyvah demeden önce bu yazıya göz atın! Elbette şarap konusunda uzman bir arkadaşınız varsa bu yazıyı çok dikkatli okuyun. Güzel bir şarap güzel bir kadın gibidir derler.  Onu anlamalı iyi analiz etmelisiniz. Zevk veren bu içecek size çok mutluluk verebilir.

    İşte ipuçları! Bir şişe şarap seçerken düşünmeniz gereken 5 temel nokta:

    Yemek ve Şarap Uyumu

    Örneğin, akşam yemeği için balık yiyorsanız, damak tadınız bir Merlot üzerinden bir Chardonnay veya Pinot Grigio’yu tercih edebilir. Tatlı beyaz şaraplar tatlılar ve meyveler ile de servis edilebilir. Takip edilecek bazı temel kurallar var. Şarap moda gibidir. Aynı kurallar şarap ve yemek için de geçerlidir!

    Fiyat Aralığını Düşünün

    Şarap dükkanına gitmeden önce, ne kadar ödeyebileceğinizi  düşünün. Size sunulan şişe çeşitlerinin arasında seçim yapmak daha kolay olacaktır. Ancak dikkat edin… Bazen bir şişenin fiyatı genellikle kalitesini gösterir, ancak bunun yalnızca satın alma motivasyonu olmasına izin vermeyin. Mükemmel kalitede ucuz şarap bulabilirsiniz. Tersine, çok pahalı bir şişe şarap satın alabilirsiniz ve yiyeceklerinizle eşleşmiyorsa  gerçekten hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

    Şarap Şişesi

    Şarap şişesinin altındaki bombe hiç dikkatinizi çekti mi? O bombe köpüklerin oluşması içindir.  Bombeli şişelerden almaya dikkat edin.

    Etiket 

    İyi görünümlü bir etiket her şey değil! Güzel bir yazı tipi ve çekici renkler çok önemli değil. Ancak, üzerinde yazanlar önemli ve dikkatlice okumalısınız.

    Genellikle şarap türü, çeşidi, bölgesi ve yaşı  hakkında daha çok şey öğreneceksiniz.

    Vidalı Kapak

    Bunun zor olduğunu biliyoruz! Vidalı kapaklı şaraplar kesinlikle düşük kaliteli, ucuz şaraplar olarak ün kazanmıştır, ancak bu her zaman doğru değildir. Şarap üreticileri maliyet tasarrufu için bunları kullanıyor (mantarlar vidalı kapaklar daha 2-3 kat daha pahalıdır).

    Bazı uzmanlar, vidalı kapaklarla, beyaz şarapların kalitesinin aynı kaldığını doğrulamaktadır; Bazılarına göre, bir vidalı kapak bir şarabı mantardan daha iyi bir şekilde mühürleyebilir. Bununla birlikte, özellikle çok daha sonraya kadar açmayı planlamıyorsanız, vidalı kapakları olan kırmızı şarap şişelerini almamalısınız. Kırmızı şaraplar, mantarlar tarafından izin verilen oksijen akışından faydalanır.

    Şarap Bardağı

    Son olarak, bir Fransız Sauvignon Blanc ve bir Avustralya Chardonnay arasında tereddüt ediyorsanız, sadece yardım isteyin. Market çalışanları çalışanları size yardım edemeyebilir, ancak şarap üreticileri yani uzmanları kesinlikle işe yarayacaktır. Çoğunun şarap hakkında tutkulu olduğunu unutmayın!

    Elbette, bir akşam yemeği partisi düzenliyorsanız veya Chefxchange ile  partiye  ev sahipliği yapıyorsanız, özel şefinizle şarap seçenekleriniz hakkında konuşmaktan çekinmeyin.  Size bir tavsiyede bulunmaktan ve hatta sizin için şarabı almaktan mutluluk duyacaktır!

    Şefiniz yok mu? O halde bu yazıyı şimdi baştan bir kere daha okuyun ve hadi alışverişe doğru yollanın. Zamanla sizde kendi çağınızda bir uzman olacaksınız.

     

  • Kısırlık Neden Olur Bebek İsteyen Kadınlar Neler Yapmalı

    Kısırlık Neden Olur Bebek İsteyen Kadınlar Neler Yapmalı

    Bazı infernilite (kısırlık) problemleri çok çabuk tespit edilerek tedavi edilebilir.  Bazılarını tedavi  etmek ise aylar alabilir.   Genel olarak, 35 yaş sonrası kadınların hormon değerleri düşmeye başlar ve buda maalesef doğurganlığı da etkiler. Olasılık azalır ancak hala bebek sahibi olmak mümkündür.

    Eğer 35 yaşında veya üzerindeyseniz, doktorunuz genellikle çiftlerin bazı adımlarını atlamanızı tavsiye edebilir. Çünkü her geçen yıl bir bebek sahibi olma şansınız azalır. Bu yüzden bir an önce en hızlı bebek sahibi olunabilecek yöntemlere yönlendirebilir.

    Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler normal doğurganlığı anlamalı ve ne zaman yardım almaları gerektiğini bilecek bilgiye sahip olmalıdır. Gebelik ihtimalinin en yüksek olduğu dönem birlikteliğin ilk yılıdır.  Sonuç olarak 12 ay içerisinde hamilelik gerçekleşmiyorsa infertilite (kısırlık) olarak adlandırılır. Gebelik gerçekleşmiyorsa bir yılın sonunda mutlaka kısırlık tedavisi ile ilgili uzmana başvurmalısınız.

    Hamile kalsanız bile sağlıklı bir bebeğe sahip olmak için dikkatli olmalı ve doktorunuzun sözünden çıkmamalısınız.  Maalesef hiçbir tedavinin yüzde yüz garantisi yoktur.   Ancak öte yandan hergün yüzlerce bebek  alternatif tıbbi yöntemler ile dünyaya gözlerini açmaktadırlar.

    Bebek istiyorsanız ilk önce planlama yapmalısınız 

    Siz ve eşiniz tedaviye başlamadan önce, her şeyi detaylıca konuşun.  Örneğin, ilaç tedavisini denemek isteyebilir ancak ameliyat ile tedavi yöntemlerinden birini  tercih etmek istemeyebilirsiniz.  Her iki yöntemde birbirinizi anlamanız gerekir. Bu zor süreçleri geçirirken olumlu olumsuz sonuçlara hazırlıklı olmalısınız.   Tedavi sırasında özellikle kadınların kullandığı ilaçlar ve tedaviler  hormonal değişikliklere yol açacağından karakter özelliklerinde değişikliklere sebep  olabilir. Aşırı gergin olunabilir, erkeğe düşen görev sabırla eşinin yanında olmaktır.

    Kısırlık tedavisi de çok maliyetli olabilir. Ve sigorta genellikle bu giderleri kapsamaz. Maliyet sizin için bir endişe ise, ilaçların ve prosedürlerin maliyetinin ne kadar olduğunu öğrenerek işe başlayın.  Sonra sigortanızın herhangi bir masrafı karşılayıp karşılamadığını öğrenin.

    Bunu önceden düşünmek, planladığınız bir dizi tedaviyi denemek duygusal ve finansal açıdan zorlayıcı olabilir. Bu sebeple program yaparak ilerlemek her zaman çok faydalı olacaktır.

    Tedavi Olmalı Mıyım ?

    Kadın ve erkekte malesef bazı durumlarda inferniliteye yol açan sebepler bilinememektedir.  Kısırlığa yol açan bazı durumlar tespit edilmiştir. Ancak tüm dünyada %20 kısırlık vakasına teşhis konulamamaktadır. Psikolojik olduğu düşünülmektedir.

    Beslenmeden yumurtalık sorunlarına, tüpler ile ilgili  sorunlardan rahim ağzı enfoksiyonlarına kadar birçok sebep kısırlığa yol açabilir. Örneğin tıkalı tüpleriniz varsa ve yaşınız 40’a dayandıysa zaman kaybetmeden tüp bebek sahibi olmayı düşünmelisiniz.

    Troit ve Guatr kısırlık sebeplerinden biridir.  Fazla kafein ve alkol tüketimi sebeplerden biridir. Genetik faktörler beslenme alışkınlıklarınız tümü sebep oluşturabilir.

    Önemli olan doğru  uzmana ulaşarak her şeyi çok açık konuşarak tedavi yöntemlerini  ve bebek sahibi olma oranlarını iyi analiz etmelisiniz.  Bu üç kişinin birlikte yürüyeceği bir yoldur. Doktorunuz, karı-koca birlikte tüm seçenekleri değerlendirerek bu uzun yolda birbirinize umut vererek yürümelisiniz.

  • Mükemmel Kaş ve Kirpikler İçin Evde Hazırlayabileceğiniz Doğal Hazır Reçeteler

    Mükemmel Kaş ve Kirpikler İçin Evde Hazırlayabileceğiniz Doğal Hazır Reçeteler

    Kaş ve kirpikleriniz az ise, dökülüyorsa veya daha kalın, daha dolgun veya daha yoğun kaşlara sahip olmak istiyorsanız doğru yazıyı okumaktasınız.

    Piyasada saç, kaş ve kirpik için birçok takviye ürün mevcuttur. Özellikle takma kirpik gibi  ticari ürünler kullanmadan daha kalın kirpikler ve kaşlar elde etmek mümkündür.  Doğal serumlar ve yağlar sizlere oldukça yardımcı olacaktır. İşte doğal yöntemler ile kirpiklerinizi uzatacak ve kaşlarınızı dolgunlaştıracak birkaç yöntem sunuyoruz.

    Etkili saç büyütme serumu sadece doğal bileşenlerden oluşur ve hormonal dengenizi hiçbir şekilde etkilemez, diğer birçok pahalı farklı markadan farklı olarak, piyasada bulunan saç uzatma serumu doğaldır.

    Mükemmel Gözler İçin Mükemmel Kirpikler ve Şekilli Kaşlar

    Saç, kaş ve kirpiklerin köklerini uyararak kıl büyümesini sağlayabilirsiniz.  Öncelikle kaş, kirpik  tarağı almanızı öneririz. Bu tarağı kullandığınızda kıl kökleri uyarılacak kan akışı hızlanacak ve kıllar daha hızlı uzayacak ve boş bölgeler daha hızlı dolacaktır.  Günde iki kez fırçalayın.

    Keratin destekli serumlar ve yağlar işinizi kolaylaştıracaktır.

    Özellikle E vitamini yağını fırçanın üstüne birkaç damlatmanız dökülmelerin önüne geçecektir. Ve daha yumuşak olur.

    Saf zeytinyağı saça iyi geldiği gibi kirpikleriniz ve kaşlarınız içinde mucizevidir. Bir pamuğa birkaç damla damlatarak kirpik ve kaşlarınızı  hafif dokunuşlarla temizleyebilirsiniz.  5 dakikadan sonra ılık su ile durulamanız önerilir.  Dört haftanın sonunda sonuçlar sizi şaşırtacaktır.

    Vazelin kirpikler ve saçlar için besleyicidir.  Geceleri uyumadan kirpiklerinize vazelin uygulayın ve sabah fırça ile temizleyin ve rutin yüz yıkamanızı yapın.

    B, D ve E gibi vitaminler kirpikler için faydalıdır.  Bu vitaminler, kirpiklere uygulanan maskaranın veya kirpik kıvırıcının verdiği zararı korumak için kullanılabilir. Bu vitaminler ayrıca saç  ve kaş uzamasını da teşvik eder.

    Ve tabi var olan kirpiklerinizi lütfen koruyun.  Makyajınızı mutlaka hırpalamadan yumuşak hareketler ile çıkarın.  Ve onlara karşı nazik olun.

    Kirpik kıvırıcılar kirpikleri zayıflatıyor ve kırıyor. Lütfen kullanmayı bırakın.  Gözlerinizi sıkı sıkı iki kez kapatıp açın kirpikleriniz zaten kıvrılır. Tamam tamam şaka tabi aynı etkiyi vermez ancak şüphesiz kırılmayacaktır da değil mi?

    Kirpik ve kaşları güçlendiren en faydalı doğal üç madde Aloe Vera Jeli, Organik Hint Yağı, ve E Vitamini Kapsülüdür.

    Bunların karışımından oluşan serumu dört hafta kullandığınızda farkı net olarak görebilirsiniz.

    Nasıl mı hazırlayacaksınız? 

    Oldukça kolay! Bir kabın içinde 1 çay kaşığı aloe vera jeli, 2 çay kaşığı hint yağı, 2 adet E vitamini kapsülünü karıştırın. Kulak çubuğu yardımı ile bu yağı 3 gece boyunca kaşlarınıza ve kirpiklerinize uygulayın.

    Doğal güzelliğe sahip olmak istiyorsanız.  Emek vermeniz gerekecek ünlü markaların kaş, kirpik serumlarına yüzlerce lira vermek yerine evinizde hazırlayabileceğiniz bu pratik doğal serum ile hem paranız cebinizde kalır hem de güzel kirpik ve kaşlara sahip olursunuz.

    Emek  verin ve sonuçları size haz versin.